Balıkesir’in Susurluk İlçesi'nde süt ve süt ürünleri üreten YÖRSAN fabrikasında 402 işçinin sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkarılmasının ardından başlayan direniş 90. gününe girerken Türk-İş'e bağlı Türkiye Tütün Müskirat Gıda ve Yardımcı İşçileri Sendikası (Tek Gıda-İş), taleplerini görmezden gelen YÖRSAN yönetimine karşı mücadeleyi yükseltme kararı aldı. İşçilerin anayasal haklarını kullanarak sendikalı olmalarının ardından, "otomasyona geçiyorum" bahanesiyle dört günde 402 işçiyi işten çıkaran YÖRSAN yönetiminin, 1984'te kurulan fabrikada, 200 stajyer, 380 civarında sigortalı işçinin yanı sıra taşeron firmalar için çalıştırılanlarla birlikte 800'den fazla işçi çalıştırdığını belirten sendika yöneticileri, her gün Balıkesir'in ilçelerinden toplanan işçilerin fabrikaya taşındığını, sigortasız ve günübirlik çalıştırılmak istendiğini ifade etti.

STAJYER ADI ALTINDA KAYIT DIŞI

İlçede bulunan meslek yüksekokulundan öğrencilerin de fabrikada stajyer adı altında sömürüldüğünü vurgulayan Tek Gıda-İş İstanbul Bölge Başkan Yardımcısı Göksel Şengün, Mehmet Karaman adlı işçinin YÖRSAN'da işçi örgütlenmesini başlattığını ancak işverenin adamlarının Karaman’ı bir bağ evine götürerek sendikal çalışmalardan vazgeçmesi ve diğer işçileri de vazgeçirmesi için önce para teklif ettiğini, ardından da dövdüğünü iddia etti.

‘BAKANLIK BİZİ YÖRSAN'A BİLDİRDİ’

YÖRSAN ürünlerinin boykot edilmesine yönelik kamuoyunda başlatılan kampanyanın öncüsünün kendileri olmadığını belirten Şengün, "Çünkü böyle bir durumda YÖRSAN markası yara alacak ve pazardaki payını kaybedecektir. Bu da arzu ettiğimiz bir durum değildir. Firma ne kadar güçlü olursa sendika olarak işçilerimiz için o kadar çok imkân kazanabilir" diye konuştu.
Tek Gıda-İş Sendikası olarak Çalışma Bakanlığı'na yetki belgesi için başvurduklarında YÖRSAN'da 380 işçinin çalıştığını dile getiren Şengün, "Sendikamız bu 380 işçinin 226’sının imzası ile yetki belgesi istedi ancak Bakanlık yasal prosedürde 6 iş günü içinde cevap vermesi gerekirken bize 2 ay boyunca ne kabul ne de red yanıtı vermedi. Sonradan öğrendik ki bu süre zarfında Bakanlık YÖRSAN’a bir mektup yollayarak işyerinde sendikal faaliyetler olduğunu bildirmiş. Bu gelişmeler üzerine fabrikadaki işçi sayısı birden yükseldi. Bir gecede geçmiş dönem borçları cezalı olarak ödenerek yüzlerce işçi sigortalı gösterildi. Bu şartlarda sendikanın toplusözleşme yapabilmesi için gereken yetersayısı kaybedildi" açıklamasını yaptı.
YÖRSAN yönetiminin, Susurluk dışından işçi getirerek direnişi engellemeye çalıştığını hatırlatan Tek Gıda-İş Sendikası İstanbul Bölge Başkan Yardımcısı Göksel Şengün, mücadeleyi sonuna kadar sürdürmekte kararlı olduklarını ifade ederek, "İşveren taleplerimizi göz ardı etmeye devam ederse fabrikadaki direnişimizi yükseltmekte kararlıyız. Gerekirse işyerimizden haftalarca çıkmayız da. Anayasal sendikal haklarımıza sonuna kadar sahip çıkacağız" dedi.
Öte yandan direnişteki YÖRSAN işçilerine destek vermek amacıyla bu akşam Susurluk Belediyesi Düğün Salonu'nda, sendika yöneticileri ve Balıkesir'deki sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla, işçi aileleriyle dayanışma gecesi düzenlenecek.

* * *
YÖRSAN'ın en büyük destekçisi Migros
YÖRSAN'ın ürettiği süt ürünlerinin en önemli alıcısı Koç Holding’e aitken geçtiğimiz günlerde satış anlaşması yapıyan perakende devi Migros. Doğrudan bir sorumluluğu olmadığı halde işçilerin anayasal haklarını çiğneyen YÖRSAN firmasından alım yaptığı için eleştirilerin hedefi haline gelen Migros, uluslararası sosyal sorumluluk anlaşmalarına da aykırı davranıyor. Sosyal sorumluluk sahibi bir şirket olduğunu kanıtlamak için Global Compact adlı bir anlaşmanın altına imza atan Migros yönetimi, “İşçilerin hiçbir misilleme ve aşağılanma korkusu olmaksızın kendi seçecekleri bir sendikaya katılabilmesini garanti altına alırız” taahhüdünde bulundu. Oysa YÖRSAN'da yaşananlar Migros'un kabul ettiği bu anlaşmaya taban tabana zıt durumlar içeriyor. Buna karşın Migros yönetiminin YÖRSAN'da yaşananlar karşısında sessizliğini koruması tepkilere neden oluyor.

Kaynak


Bir bez her yeri kaplamış,bunlara kimsenin sesi çıkmıyor.