Kim bu El Kaideci Türkler?
ABD'deki turuncu alarm sonrası başlayan operasyonlar zincirinde dün Pakistan'da El Kaide için çalışan 3 Türk yakalandı. Yetkililere göre bu kişiler Türkiye ile bağlantılı.
Terör örgütü El Kaide'nin Amerika'daki New York, New Jersey ve Washington'da bulunan finans merkezlerine saldırı hazırlığında olduğu yolunda alınan istihbarat sonrası turuncu alarma geçen Amerika, örgütün lideri Usame Bin Ladin'in saklandığı düşünülen Pakistan'da da operasyonlara hız kazandırıldı. Dün, erken saatlerde Pakistan'ın Lahor kentinde düzenlenen operasyonda Pakistanlı istihbarat yetkilileri El Kaide üyesi 3 Türk'ü ele geçirdi. Amerikan CNN televizyonuna konuşan istihbarat yetkilileri, yakalanan 3 şüphelinin Türk olduğunu doğrularken, şüphelilerin Pakistan'daki ve Türkiye'deki El Kaideciler'le temas içinde olduğunu doğruladı. Fakat şüphelilerin kimliği hakkında bilgi vermedi.
PAKİSTAN'DA SORGULANIYOR
Uluslararası haber ajansı Associated Press ise yakalananların sadece 2'sinin Türk asıllı olduğunu 3'üncü kişininse Afrikalı bir El Kaide militanı olduğunu belirtti. Lahor'a düzenlenen ani operasyonun istihbaratı hakkında da herhangi bir açıklama yapmadı. Uluslararası haber ajansı Reuters'a konuşan bir Pakistanlı üst düzey istihbarat yetkilisi de cuma günü Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)'nin ikinci büyük kenti Dubai'de ele geçirilen Kari Seyfullah Aktar'ın Pakistanlı istihbaratçılar tarafından sorgulandığını belirtti.
GEYLANİ BAĞLANTISI İNCELENİYOR
Yetkili Aktar'ın daha önce yakalanan Tanzanyalı Ahmed Kalfan Gaylani ve Pakistanlı bilgisayar mühendisi Muhammed Han'ın verdiği bilgiler sayesinde ele geçirildiğini belirtti. Ayrıca şu an Pakistan'da düzenlenen operasyonlarla El Kaide'nin operasyonlarını planlayan Libyalı "Hamza" ve Mısırlı "Ebu Farj" kod adlı kişilerin arandığını söyledi. Pakistan'ın Keşmir bölgesinde ise Harakat-ül Mücaheden isimli grubun lideri ve Taliban'larla yakın ilişki halinde olan Molana Rahman Halil'i ele geçirdi
3 Türk kökenli El Kaideci, ABD üssünü vuracaktı
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Almanya'nın güneyindeki Amerikan askeri hedeflerine saldırı planlayan 3'ü Türk kökenli Alman vatandaşı, 2'si İslamiyete geçmiş Alman olmak üzere 5 kişilik aşırı İslamcı bir terör hücresinin ortaya çıkarıldığı bildirildi.
Alman Focus dergisinin internet sayfasında yer alan habere göre, El Kaide terör örgütü ile bağlantılı İslami Cihad Birliği adlı bir örgüt mensubu oldukları belirtilen grup, Stuttgart'taki ABD Avrupa Komuta Merkezi'ne intihar saldırısı düzenlemeye hazırlanıyordu. Gruptakilerin Pakistan'da askeri eğitim gördükleri ve saldırı öncesinde genellikle intihar eylemlcilerinin yaptığı gibi "veda videosu" hazırladıkları belirtildi. Focus Online'da Federal Başsavcılık ve Federal Kriminal Dairesi'ne dayanarak verilen haberde, Almanya'nın Rhein Main bölgesinde ortaya çıkarılan grubun, Özbekistan'da 52 kişinin öldürülmesinden sorumlu oldukları da kaydedildi. Haberde, Amerikan CNN ve ABC televizyonlarının, Amerikan ordusunun Stuttgart'taki Avrupa merkezine saldırı olacağına dair bir haber yayımladığı hatırlatıldı. Ancak Amerikan ve Alman yetkilileri, üslere yönelik yakın bir tehdit olmadığını, haberlerin abartıldığını ifade ettiler.
Pakistan'da biri Türk 6 El Kaideci yakalandı
El Kaide'nin Irak'taki yapılanmasının lideri olan Ürdünlü terörist Ebu Musab El Zerkavi'nin Avrupa'da kimyasal silahlarla saldırı hazırlığı içinde olduğu öne sürüldü. Alman siyaset dergisi Cicero'nun nisan sayısında yer alan habere göre, Alman İstihbarat Teşkilatı'ndan (BND) adını açıklamak istemeyen bir yetkili, 'Bir gün burada Avrupa'da büyük bir patlama (big bang) olacak ve bunu Zerkavi düzenleyecek'' dedi.
Irak'taki direnişin en güçlü isimlerinden olan El Zerkavi'nin Kuzey Kafkasya ve Gürcistan gibi karışık bölgelerde kimyasal silah üretmek için gerekli malzemeleri sağlama arayışında olduğunu belirten Alman istihbaratçı, 'Zerkavi'nin bu çabalarının hangi aşamada olduğunu bilmiyoruz. Ancak bu konuda çalıştığını biliyoruz'' diye konuştu.
Alman istihbarat ajanı, Irak'ın en çok aranan 150 teröristinin de Almanya'nın güneyindeki Bavyera ve Baden-Würtemberg eyaletleri ile başkent Berlin'de 'Kutsal Savaş' için hücre oluşturdukları bilgisi değerlendirdiklerini ifade etti.
El Zerkavi 2002 Eylül'ünde başkent Amman'da Amerikalı bir diplomatı öldürdüğü için Ürdün hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırılmıştı. Amerika'nın başına 25 milyon dolar ödül koyduğu Ürdünlü terörist Irak'taki direnişi organize etmekle suçlanıyor.
Saddam Hüseyin rejiminin devrildiği günden beri Irak'ta düzenlenen saldırıların sorumluluğunu El Zerkavi'ye bağlı grup üstlendi.
--------------------------------------------------------------------------------
TÜRK EL KAİDECİ TUTUKLANDI
Pakistan güvenlik güçleri Afganistan sınırı yakınlarındaki Peşaver'de El Kaide militanlarının saklandığı bir eve baskın düzenleyerek biri Türk vatandaşı 6 yabancıyı tutukladı. Haklarında soruşturma başlatılan bu kişiler arasında bir Afganlı bir Müslüman Rus vatandaşı ve Ortadoğu kökenli bir İspanyol vatandaşının da bulunduğu belirtildi. Tutuklananlardan ikisinin uyruğu açıklanmadı.
Pakistan Enformasyon Bakanı Şeyh Raşid Ahmet, bu kişilerin El Kaide üyesi olduklarını ancak en çok aranan teröristler listesinde olmadığını, operasyonda küçük çapta bazı silahlar, bilgisayar diskleri ve bazı yazılı dökümanların ele geçirildiğini açıkladı. Ayrıca operasyon düzenlenen evin bir Afganlıya ait olduğu belirtildi. 11 Eylül saldırılarının ardından sadece Pakistan'da El Kaide üyesi oldukları şüphesiyle toplam 700 kişi tutuklandı.
EL KAİDECİ TÜRKLER HAKKINDA DERSLER
Yılmaz ve Işık, Türk güvenlik güçlerinin iyi tanıdığı, sürekli takip altında tuttuğu iki isimdi. İkilinin değişik Avrupa ülkeleri, Suriye ve İran’da kolları olan, Irak’taki direnişe lojistik destek sağlamaya yönelik önemli bir El Kaide şebekesinin Türkiye ayağını oluşturduğu düşünülüyordu30.06.2007 13:31
Irak'ta öldürülen El Kaideci Türkler ve gerçekler Ruşen ÇAKIR analizi
Yılmaz ve Işık, Türk güvenlik güçlerinin iyi tanıdığı, sürekli takip altında tuttuğu iki isimdi. İkilinin değişik Avrupa ülkeleri, Suriye ve İran’da kolları olan, Irak’taki direnişe lojistik destek sağlamaya yönelik önemli bir El Kaide şebekesinin Türkiye ayağını oluşturduğu düşünülüyordu. Örneğin Avrupa’da düzenlenen bazı operasyonlarda yakalanan El Kaide militanlarının üzerinde Yılmaz’ın değişik zamanlarda kullandığı cep telefonlarının numaraları bulunduğu saptanmıştı. Ancak sahte pasaport temini, yasadışı sınır geçişi gibi faaliyetlerin cezası çok ağır olmadığı için uzun süreli hapis yatmadılar.
İkili son olarak geçen yılın Ekim ayının son günlerinde Gaziantep’te gözaltına alındı ve kısa süre sonra tahliye edildiler. Ancak söz konusu operasyonun El Kaide’yi ağır hasara uğrattığı, bundan Yılmaz ve Işık’ı sorumlu tutan örgütün ikiliyi Irak’a çağırıp yargıladığı ileri sürülüyor. Sonuç olarak Amerikan yetkililerin Yılmaz ve Işık hakkında yaptıkları açıklama gerçekleri tam olarak yansıtmıyor. Daha önce girip çıkmış olsalar bile ikili Irak’a son olarak 2007 yılında girdiler. Zaten örgüt tarafından şüpheyle bakılan ikilinin bu kadar kısa süre içinde Irak’taki El Kaide yapılanması içinde çok üst düzey görevlere gelmesi mümkün değil. Dolayısıyla Türk basınında çıkan “Usame’nin sağ kolu” gibi yakıştırmaların da gerçekle ilgisi yok.
Engellenen eylemler
Mehmet Yılmaz’ın Afganistan’a ilk olarak, yaklaşık 20 kişiyle birlikte, 11 Eylül 2001’den sonra gittiği biliniyor. 8 Ağustos 2004 günün Pakistan’da yakalanan ve 4.5 ay sonra Türkiye’ye iade edilen Yılmaz’ın El Kaide için İncirlik Üssü hakkında istihbarat çalışması yaptırdığı öne sürülmüştü. 2005 Ocak ayında tahliye edilen Yılmaz’la ilişkide oldukları sanılan biri yabancı on kişi geçen yıl Nisan ayında Gaziantep’te gözaltına alındı. Güvenlik güçleri, bu yılın Nisan ayı başlarında, yine Yılmaz’la bağlantılı bir başka grubun eylem hazırlığı içinde olduğunu, ama son anda gelen talimat üzerine vazgeçtiklerini saptadıklarını söylüyorlar. Son olarak bu yılın Mayıs ayı sonunda El Kaide ile ilişkili oldukları gerekçesiyle Suriye tarafından Türkiye’ye iade edilen yedi kişiden bazılarının da Yılmaz ile ilişkide oldukları sanılıyor.
El Kaide dersleri
Yılmaz ve Işık’ın Irak’ta öldürülmeleri şu gerçekleri bize hatırlatıyor:
1) Irak’ta sadece Arap kökenliler değil çok sayıda Türk vatandaşı da El Kaide saflarında çarpışıyor.
2) El Kaide öteden beri Türkiye’yi lojistik nedenlerle kullanırdı. Irak Savaşı ile birlikte, Türkiye’nin örgüt nezdindeki önemi daha da arttı. Özellikle Avrupa’dan Irak’a silah, savaşçı, mali yardım vb. iletmede genellikle Türkiye üzerinden Suriye güzergahı seçiliyor.
3) Güvenlik güçleri El Kaide ile irtibatlı olabilecek kişileri çok yakından takibe alıyorlar ama onları Türkiye dışındaki faaliyetleri nedeniyle yargılayabilmek epey zor.
4) 15-20 Kasım 2003 tarihlerinde İstanbul’da dört kanlı eylem gerçekleştirmiş olan El Kaide yeniden Türkiye’yi hedef alabilir. Çok sayıda kişinin El Kaide ile ilişkili olarak gözaltına alınması yeni eylemleri engellemek için yeterli olmayabilir.
5) Çünkü gerek kamuoyu, gerekse siyasi otorite gereken hassasiyeti göstermiyor. Hatta yükselen Amerikan aleyhtarlığı, bu ülkeye savaş açmış olan El Kaide’ye belli ölçülerde sempatiyle bakılmasına neden olabiliyor
http://www.youtube.com/watch?v=45RqutQH3A4
http://www.youtube.com/watch?v=zx1ynBQZQ4Y
http://www.youtube.com/watch?v=CoGVf41l3bA
http://www.youtube.com/watch?v=nSBr9BECwEM
Ebu Garib tutanakları...
El Kaide`nin Türkiye sorumluları Burhan Kuş ve Sadettin Aktaş, Ebu Garib Cezaevi`nde verdikleri ifadede, İstanbul`u kana bulayan 15-20 Kasım saldırılarını nasıl planladıklarını en ince detayına kadar anlattı. Canlı bomba olmayı kabul etmediğini söyleyen Kuş, `Eylemlerin Türkiye`de yapılmasına çok üzüldüm` dedi.
IRAK `ın başkenti Bağdat `ta ABD `li askerlerin kontrolündeki Ebu Garib Cezaevi `nde tutuklu bulunan, 15-20 Kasım 2003`te İstanbul `da meydana gelen bombalı saldırılarının firari sanıkları Burhan Kuş ve Saadettin Akdaş `ın ifadeleri 27 Temmuz -7 Ağustos 2005 tarihleri arasında alındı. Sanıklar, Alanya `da İsrail yolcu gemisine 1 ton bomba yüklü yatla saldırı hazırlığı yapan sonra Diyarbakır Havalimanı `nda tutuklanan Louai Sakka `yı, Ebu Muhammed ismiyle teşhis ettiler. Her iki sanık da, Louai Sakka `nın, Felluce bombardımanı`nda öldüğünü söylediler. Oysa, sorgulama sürerken 6 Ağustos 2005 tarihinde Louai Sakka , Diyarbakır Havalimanı `nda yakalandı. EKİNCİ ÖLDÜ Sanıkların ifadelerine göre, İstanbul `daki bombalı saldırıların ardından Irak `a kaçanlar arasında başka ölenler de var. İşte, Ebu Garib sorgulamasına göre `Kim öldü` listesi: Felluce Mecmuan Emiri (Komutan) Louai Sakka ile İstanbul `daki bombalı eylemlerinin beyni Habip Akdaş Felluce bombardımanında, Ebu Enes Türki , hastanede öldü. Şişli `deki sinegog saldırısında kullanılan 34 UHK 68 plakalı beyaz Isuzu kamyoneti, kardeşi Murat Ekinci adına satın alan Azad Ekinci , Irak `ta bir karakola intihar saldırısı yaparak öldü. Feridun Uğurlu ile birlikte bombalı kamyonetlerden ikisini satın alan Gürcan Baç ve İran `da Türk şoförlerin kaçırılması eylemlerine katıldığı öne sürülen, Celalabad `daki kamplarda Türk militan yetiştiren Muhammed Tokaş bir tank saldırısında öldü. ÖRGÜT ŞOFÖRÜ Halasının oğlu Habip Akdaş `ın telkinleri ile içkiyi bırakıp namaza başlayan Burhan Kuş , örgütün şoförlüğünü yapmış. 1990`lı yıllarında kamyonuyla Irak `a pek çok kez gidip gelen Burhan Kuş , kamyonculuğu beceremeyince Habip Akdaş `ın ticaret yapma teklifini kabul edip, deterjan işi için Mersin `den İstanbul `a gelmiş. Bir anlamda örgütün şoförü olmuş. Beyoğlu `ndaki İngiltere Başkonsolosluğu `na bomba yüklü kamyonla giren canlı bomba Feridun Uğurlu `ya şoförlüğü o öğretmiş. Bombala eylemleri için alınan kamyonları, eylem sırasında bir sorun olmaması için servise götürüp bakımını yaptırmış. BOMBA TEKLİFİ Burhan Kuş , sorgusunda Habip Akdaş `ın, ABD `nin yaptıklarının yanına kalmayacağını, onları bombayla vuracaklarını söyleyerek canlı bomba olmasını istediğini, ancak kabul etmediğini anlattı. Akdaş , aynı teklifi Fevzi Yitiz `e de yapmış o da kabul etmedi. Burhan Kuş , Habip Akdaş `ın, ABD `ye karşı eylem yapacağını bildiğini ancak bunun Türkiye `de olacağını tahmin etmediğini söyledi. Kuş , `Eylemlerin Türkiye `de yapılmasına çok üzüldüm` dedi. İşte belge EBU Garib Cezaevi `nde tutuklu bulunan Burhan Kuş ve Sadettin Akdaş , yaklaşık iki hafta süren sorgularında, İstanbul saldırılarıyla ilgili önemli ayrıntılar anlattılar. El Kaidecilerin sorgusuna, ABD İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi D.T., İngiltere Büyükelçiliği görevlisi P.H., Türk tercüman N.S. ile İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü `nden iki komiser katıldı. 50 bin $ götürmüş
Ebu Garib tutanakları
El Kaide`nin Türkiye sorumluları Burhan Kuş ve Sadettin Aktaş, Ebu Garib Cezaevi`nde verdikleri ifadede, İstanbul`u kana bulayan 15-20 Kasım saldırılarını nasıl planladıklarını en ince detayına kadar anlattı. Canlı bomba olmayı kabul etmediğini söyleyen Kuş, `Eylemlerin Türkiye`de yapılmasına çok üzüldüm` dedi.
IRAK `ın başkenti Bağdat `ta ABD `li askerlerin kontrolündeki Ebu Garib Cezaevi `nde tutuklu bulunan, 15-20 Kasım 2003`te İstanbul `da meydana gelen bombalı saldırılarının firari sanıkları Burhan Kuş ve Saadettin Akdaş `ın ifadeleri 27 Temmuz -7 Ağustos 2005 tarihleri arasında alındı. Sanıklar, Alanya `da İsrail yolcu gemisine 1 ton bomba yüklü yatla saldırı hazırlığı yapan sonra Diyarbakır Havalimanı `nda tutuklanan Louai Sakka `yı, Ebu Muhammed ismiyle teşhis ettiler. Her iki sanık da, Louai Sakka `nın, Felluce bombardımanı`nda öldüğünü söylediler. Oysa, sorgulama sürerken 6 Ağustos 2005 tarihinde Louai Sakka , Diyarbakır Havalimanı `nda yakalandı. EKİNCİ ÖLDÜ Sanıkların ifadelerine göre, İstanbul `daki bombalı saldırıların ardından Irak `a kaçanlar arasında başka ölenler de var. İşte, Ebu Garib sorgulamasına göre `Kim öldü` listesi: Felluce Mecmuan Emiri (Komutan) Louai Sakka ile İstanbul `daki bombalı eylemlerinin beyni Habip Akdaş Felluce bombardımanında, Ebu Enes Türki , hastanede öldü. Şişli `deki sinegog saldırısında kullanılan 34 UHK 68 plakalı beyaz Isuzu kamyoneti, kardeşi Murat Ekinci adına satın alan Azad Ekinci , Irak `ta bir karakola intihar saldırısı yaparak öldü. Feridun Uğurlu ile birlikte bombalı kamyonetlerden ikisini satın alan Gürcan Baç ve İran `da Türk şoförlerin kaçırılması eylemlerine katıldığı öne sürülen, Celalabad `daki kamplarda Türk militan yetiştiren Muhammed Tokaş bir tank saldırısında öldü. ÖRGÜT ŞOFÖRÜ Halasının oğlu Habip Akdaş `ın telkinleri ile içkiyi bırakıp namaza başlayan Burhan Kuş , örgütün şoförlüğünü yapmış. 1990`lı yıllarında kamyonuyla Irak `a pek çok kez gidip gelen Burhan Kuş , kamyonculuğu beceremeyince Habip Akdaş `ın ticaret yapma teklifini kabul edip, deterjan işi için Mersin `den İstanbul `a gelmiş. Bir anlamda örgütün şoförü olmuş. Beyoğlu `ndaki İngiltere Başkonsolosluğu `na bomba yüklü kamyonla giren canlı bomba Feridun Uğurlu `ya şoförlüğü o öğretmiş. Bombala eylemleri için alınan kamyonları, eylem sırasında bir sorun olmaması için servise götürüp bakımını yaptırmış. BOMBA TEKLİFİ Burhan Kuş , sorgusunda Habip Akdaş `ın, ABD `nin yaptıklarının yanına kalmayacağını, onları bombayla vuracaklarını söyleyerek canlı bomba olmasını istediğini, ancak kabul etmediğini anlattı. Akdaş , aynı teklifi Fevzi Yitiz `e de yapmış o da kabul etmedi. Burhan Kuş , Habip Akdaş `ın, ABD `ye karşı eylem yapacağını bildiğini ancak bunun Türkiye `de olacağını tahmin etmediğini söyledi. Kuş , `Eylemlerin Türkiye `de yapılmasına çok üzüldüm` dedi. İşte belge EBU Garib Cezaevi `nde tutuklu bulunan Burhan Kuş ve Sadettin Akdaş , yaklaşık iki hafta süren sorgularında, İstanbul saldırılarıyla ilgili önemli ayrıntılar anlattılar. El Kaidecilerin sorgusuna, ABD İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi D.T., İngiltere Büyükelçiliği görevlisi P.H., Türk tercüman N.S. ile İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü `nden iki komiser katıldı. 50 bin $ götürmüş BURHAN Kuş , ifadesinde, Alanya `da İsrail yolcu gemisine saldırı planlarken yakalanan Louai Sakka `nın İstanbul `a 50 bin dolar para getirdiğini, 2 gün kaldıktan sonra yakalanmamak için hemen ayrıldığını öne sürdü. Kuş , Sakka `nın 1-2 yıl kaldığı İstanbul `da militanlar için pasaport işini organize ettiğini de söyledi. 64 kişi ölmüştü İSTANBUL , 2003 yılının kasım ayında 5 gün arayla düzenlenen iki saldırıyla uluslararası terörün hedefi olmuştu. 15 Kasım Cumartesi sabahı Galata `daki Neveşalom ve Şişli `deki Beth İsrail sinagogları, bomba yüklü kamyonlarla havaya uçurulmuştu. Bu saldırılardan beş gün sonra da Beyoğlu `ndaki İngiliz Konsolosluğu ve Levent `teki HSBC Genel Müdürlüğü binalarına aynı şekilde saldırı düzenlenmişti. Dört saldırıda, teröristler de dahil 64 kişi ölmüş, 718 kişi de yaralanmıştı. Suriye `de izlediler İSTANBUL `u kana bulayacak bombalar hazırlandıktan sonra Habip Akdaş `ın talimatıyla yeni bir pasaport ve Suriye vizesi alan Burhan Kuş , Mersin `de Habip Akdaş ve kardeşi Sadettin Akdaş ile buluşup, Antakya üzerinden Halep `e geçti. TÜCCAR SÜSÜ Louai Sakka kaldıkları otele gelip onları, Abdülkadir Karakuş ve Muhammed Tokaş `ın bulunduğu eve götürdü. Bu buluşmadan sonra Kilis üzerinden İstanbul `a döndüler. Habip Akdaş `ın, elinde içinde kamera olduğunu söylediği bir çanta vardı. `Çekimler yapacağız` dedi. Habip Akdaş `ın talimatı üzerine ticaret yapıyormuş gibi çok miktarda iç çamaşırı alan Burhan Kuş , yeniden Halep `e gitti. TV `YE GÖRDÜLER Louai Sakka `nın onu götürdüğü eve birkaç gün sonra Habip Akdaş da geldi. İlk patlama haberlerini televizyondan izlediler. Bu evde 5-6 ay kaldılar . Yerleri belli olmaması için ailelerini hiç aramadılar. Haftada bir veya 2 gezmek için dışarı çıktılar. `Yenge` için kasede kayıt SADETTİN Akdaş , eylemlerin üstlenildiği CD `deki ses ve görüntünün ağabeyi Habip Akdaş `a ait olduğunu söyledi. Irak `ta Eylül 2004`te Habip Akdaş ve Muhammet Toktaş birlikteyken evin bombalandığını öne süren Akdaş , şunları anlattı: `Ağabeyim ağır yaralandı ve hastanede öldü. Üzerinden çıkan parayı ve resmini bana verdiler ancak, yine üzerinden çıkan vasiyetini vermediler. Gürcan Baç `a verilen bu vasiyetnamenin daha sonra bir bombardıman sırasında yandığını öğrendim. 2-3 gün sonra Gürcan Baç bana bir kağıt getirdi. `Bu kağıtta yazılanları okuyarak kasede kaydedelim ve gönderelim o zaman yengen (Cemile Akdaş ) serbest kalır` dedi. Bunun üzerine kağıtta yazılanları okuyarak walkman`e kaydettim.` İlk hedef ABD Konsolosluğu BURHAN Kuş , ifadesinde ilk olarak ABD `nin İstanbul Başkonsolosluğu `nu hedef aldıklarını, ancak çok sıkı korunduğu için bundan vazgeçtiklerini belirtti. Kuş , şunları söyledi. `Önce, Alanya `ya yolcu getiren bir İsrail gemisine saldırı planlanıyordu. Feridun Uğurlu Alanya `ya geldi, burada 2-3 gün bekledi ama geminin geç gelmesi ya da gelmemesi nedeniyle bu saldırıdan vazgeçildi. Yeni hedef İstanbul `daki ABD Konsolosluğu `ydu ama çok sıkı korunduğu için vazgeçildi.` Bombacı: Güzel bir eylem oldu İFADELERE göre, bomba yapımında kullanılacak asidi Gürcan Baç buldu. Yaklaşık 60-70 litre asidi, satıcıyla bağlantı kurup İkitelli `de tuttukları depoya, örgütün şoförü Burhan Kuş getirdi. Burhan Kuş , bomba yapımında kullanılan gübre örneğinin numunelerini Mersin `den aldı. Habip Aktaş , numuneleri suya koyup denedikten sonra 15-16 ton gübre almasını istedi. Mersin `de Erol adında birinden aldığı gübreyi kiraladığı bir kamyona yükleyip, İstanbul Gaziosmanpaşa `daki BP benzin istasyonunda Feridun Uğurlu ile buluştu. Gübreyi, Hamza Yerlikaya Spor Salonu `na giderken yol üstündeki depoya bıraktılar. BORULARA DOLDURDULAR Burhan Kuş , Mersin `den geldikten sonra İkitelli `deki işyerinde Habip Akdaş ve Gürcan Baç `ın, işyerinin ortasındaki ocak koyarak kazanda bir şeyler kaynattıklarını, boru ve benzeri malzemelerle bir şeyler yaptıklarını anlatıyor. Bomba yaptıklarını sonradan öğrenmiş. İfadesine göre, bombalar borularla yapıldı. RDX doldurdukları, soba borusundan biraz daha dar boruların uçlarına ampul koydular. Boruları pamukla ve kağıtla sarıp, teneke kutulara yerleştirdiler. Teneke kutuları, siyah renkli bir madde ile doldurup ağzını bantla kapattılar. HER ARACA 15 KUTU Bu şekilde tam 60 kutu hazırlandı. Saldırıya katılan her araca 15 kutu yerleştirildi. Düzeneklerin tamamını Gürcan Baç yaptı. Eylem yerlerinin keşfini yaptığını söyleyen Burhan Kuş , firari sanıklardan Gürcan Baç `ın, İngiliz Konsolosluğu `na düzenlenen saldırıda, binanın yakınlarında bulunduğunu, kendisine, `güzel bir eylem oldu` dediğini iddia etti. `Yıkacağız` sözü vermişti ABD kuvvetleri, direnişin en güçlü olduğu bölge olan başkent Bağdat `ta gözaltına aldığı Iraklıları Ebu Garib Cezaevi `ne doldurmuştu. İşkence görüntülerinin ortaya çıkmasıyla gözlerin çevrildiği ABD yönetimi, cezaevinin yıkılmasını gündeme getirmişti. ABD Başkanı George W . Bush, Ebu Garib yerine inşa edilecek yeni cezaevinin masraflarını Washington `ın karşılayacağını açıklamıştı. İşkencesi ile meşhur olmuştu SADDAM Hüseyin döneminde işkenceleriyle ünlenen Bağdat `taki Ebu Garib Cezaevi , ABD `nin Irak `a müdahalesinin ardından bu kez işgal güçlerinin işkencelerine sahne olmuştu. ABD `li askerlerin Iraklı esirlere yaptıkları işkence görüntülerinin basına sızdırılmasıyla dünya kamuoyu ayağa kalkmıştı. ABD bunun üzerine işkenceye karışan birçok askeri cezalandırmak zorunda kalmıştı
Ölü ya da diri yakalandılar
SABAH, İstanbul'daki saldırıları düzenleyen El Kaide'nin 22 kişilik hücre şemasına ulaştı.
Emniyet'in hazırlayıp Washington'da ABD'lilere de sunduğu şemaya göre, El Kaide-Türk'ün elebaşı Irak'ta öldürülen Habib Akdaş. Finansal yardım ise Afganistan'dan Ebu el Mafs Mısri ile Almanya'dan Alaattin kod adlı bir kişi tarafından sağlandı. 22 terörist ölü ya da diri ele geçirildi
El Kaide'nin Türkiye hücresinin 22 adamı
2003'teki saldırıları gerçekleştiren Türk El Kaide'nin hücre tipi örgüt şemasını SABAH ele geçirdi. Bunlardan birçoğu öldürüldü, geri kalanı da sağ yakalandı.
- Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat ve Terörle Mücadele dairelerince hazırlanan örgüt şemasında 22 militanın vesikalık fotoğrafı yer alıyor. "El Kaide Türkiye Organizasyon Şeması" başlıklı fotoğraflı belgede, Habib Akdaş için "Türkiye'deki El-Kaide Örgütünün lideri. Dead-ölü" ifadesi yer alıyor. Akdaş'ın Ebu Enes- Selim ve Hüseyin kod adlarını kullandığı da şemada belirtiliyor. Şemaya göre, Türk El Kaidesi'nin, merkez komitesinde Baki Yiğit, Harun İlhan, Gürcan Baç ve Adnan Ersöz yer alıyor. Baki Yiğit, Harun İlhan ve Adnan Ersöz ise tutuklandıkları bilgisine de şemada yer veriliyor. Merkez komite üyesi Gürcan Baç ise Türk El Kaidesi'nin elebaşı Habib Akdaş ile birlikte 15-20 Kasım 2003'teki bombalı saldırıların ardından Suriye üzerinden kaçtıkları Irak'ta, ABD askerlerince ölü ele geçirilmişti
FİNANSMAN AFGANİSTAN'DAN
Şemada, Türk El Kaidesi'ne, Afganistan'dan Abu el Mafs Mısri ile Almanya'da bulunan Alaattin kod adlı kişilerin finansal destek sağladığı belirtiliyor. Ancak bu kişilerin yakalanamadığı öğrenildi. Hücre tipi yapılanmayı benimseyen El Kaide'nin lojistik desteğini sağlayan kişiler arasında bulunan Burhan Kuş ile Abdulkadir Karakuş da İstanbul'daki olaylardan sonra kaçtıkları Irak'ta, ABD askerlerince yakalanmıştı. Tutuklu bulundukları cezaevinde hem ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA hem de Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevlilerince sorgulanan Burhan Kuş ve Abdülkadir Karakuş'un Türkiye'ye iadeleri için girişimler sürüyor. Her iki zanlının, Irak'ta cezalarını tamamladıktan sonra iade edilmesi bekleniyor.
BOMBA DÜZENEĞİ BENZİYOR
El Kaide'nin 15-20 Kasım 2003'te İstanbul'da patlattığı gübre bombalar ile Pakistan'ın Kandahar şehrinde yakalanan El Kaide militanlarında ele geçirilen patlayıcıların düzeneklerinin ve malzemelerin aynı olduğu belirlendi. Pakistan'da bir kamyonda ele geçirilen patlamaya hazır bomba ile İstanbul'da patlatılan bombaların kamyonlara yerleştirme biçimlerinin de aynı olduğu tespit edildi. Emniyet yetkilileri, Türk El Kaidesi ile ilgili bilgileri, Washington'da, 8-9 Eylül tarihleri arasında düzenlenen "Terörle Mücadele" konferansında da ABD'li yetkililere de anlattılar. Emniyet yetkilileri, "15 20 Kasım saldırılarını gerçekleştiren Türk El Kaide militanlarının tamamı ölü ya da diri ele geçirildi" dediler.
ABD güçlerinin, Irak'ın kuzeyinde iki Türk üst düzey El Kaide mensubunu öldürdüğü bildirildi. ABD ordusundan yapılan açıklamada, Mehmet Yılmaz ve Mehmet Reşit Işık'ın, 23 Haziran'da Kerkük'ün güneyindeki Havica yakınında ABD güçleriyle girdikleri çatışmada öldükleri kaydedildi. Açıklamayı yapan askeri sözcü yarbay Christopher Garver, Haldi El Türki olarak da bilinen Yılmaz'ın, Irak'a yabancı savaşçı toplayan bir El Kaide hücresinin üst düzey yetkililerinden, Işık'ın da Yılmaz'ın ve diğer üst düzey El Kaide liderlerinin yakın yardımcısı olduğunu belirtti. Garver ayrıca bunların çok tehlikeli ve çok önemli iki uluslararası terörist olduğunu söyledi.
YILMAZ'I TÜRKİYE DE ARIYORDU
Açıklamada, Yılmaz'ın 2001 yılında Afganistan'a bir grup Türk'ü götürdüğü, istihbarat raporlarına göre Afganistan'da yaralandığı, Pakistan'da tedavi gördüğü, 2004'de de bu ülkede yakalanarak Türkiye'ye iade edildiği bildirildi. 2005'te serbest bırakılan Yılmaz'ın, çalışmalarını Irak üzerinde yoğunlaştırdığı da kaydedildi. Türk yetkililerin, Yılmaz'ı bazı saldırılara karışmış olabileceği ihtimaliyle aradığı da Amerikalı yetkililerce açıklandı.
TÜRK EL KAİDE'SİNİN YOL HARİTASI
Bu arada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türk El Kaidesi'nin fotoğrafını çekti. Örgütün Irak lideri Abdullah El Iraki'nin Türkiye'de yakalandığı haberleri üzerine, Türkiye'nin hedef konumuna geldiği belirtilen iddianamede, Ebubekir Dilek ile Halil Abanoz'un "Cihad bölgesine" gitmek istedikleri, Ömer Öztürk'ün yardımıyla İran üzerinden Pakistan'a geçtikleri ifade edildi. Abanoz'un bir telefon görüşmesinde "Cihat bölgelerinde canlı bomba olmak istiyorum" derken, bir başka şüpheliye "Büyükelçiliklere ve İncirlik Üssü'ne eylem yapılabilir mi" diye sordu. İddianamede, Abanoz ve Dilek'in 15 yıla kadar hapsi istendi.
Irak’ta ABD’ye karşı savaşan 400 Türk var
Tempo dergisi, Irak'ta yaklaşık 400 Türkün, ‘Yürüyüş’ adı altında Zarkavi ile birlikte ABD’ye karşı savaştığını yazdı.
Tempo’nun son sayısında, Irak’ta ABD ile savaşan Türklerle ilgili geniş bir haber yer aldı. Okan Konuralp imzalı haberde, yaklaşık 400 Türk’ün, ‘Yürüyüş’ adı altında Zarkavi ile birlikte ABD’ye karşı savaştığı belirtiliyor.
Haberde, Yürüyüş Örgütü’nde hayatını kaybeden Türklerin sayısının 30’u geçtiği bilgisi de yer alıyor. Yürüyüş Örgütü sözcüsü, ‘Biz Türkiye’de bir eylemden yana değiliz. Ama bu yaklaşımımız ABD hedefleri için söz konusu değil. Irak’ta direnişçiler tarafından kaçırılan Türklerin öldürülmemesi için çaba gösteriyoruz’ diyor.
ABD’nin Irak’a müdahalesiyle başlayan sürece, son noktanın ne zaman konulacağı bilinmiyor; halin ve ahvalin bir noktalı virgülle beraber Suriye ve İran’ın da bulunduğu diğer ülkelere yönelip yönelmeyeceği ise tahminlerin ötesine geçmiyor. Bu bilinmezlik ve tahminler enflasyonu içinde, bazı gerçeklerin de üstü örtülemiyor. Bu önemli gerçeklerin başında ABD’nin bir türlü kırmayı beceremediği Irak direnişi geliyor.
DİRENİŞ BAŞLIYOR
Irak’ta ABD işgaline karşı sürdürülen mücadele, kimileri tarafından ‘Sünni Direnişi’ olarak adlandırılıyor. Bu adlandırılış aslında bir mezhepten çok, direnişin siyasi kimliğine yönelik bir gönderme anlamına geliyor. Çünkü, Irak’ta sürdürülen direniş, aylarca daha çok Irak haklının ABD’nin işgaline yönelik tepkisinin sonucu olarak ulusal bir karakter taşıdı. Fakat bu direniş kısa sürede, temelleri özellikle Afganistan’da atılan, Moro, Çeçenistan ve Bosna Hersek ile devam eden, neredeyse enternasyonal hale gelen cihat anlayışı, kendini Irak’ta da gösterdi ve Irak direnişi İslami bir kimlik kazanmaya başladı.
Irak direnişinin, İslami kimliği Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Bu ilgiyi sağlayan ise Yürüyüş adlı yepyeni bir örgüt. Yürüyüş’ün temelleri 1994 yılında Bosna’ya savaşmaya giden dört Türk mücahit tarafından atıldı. O tarihten itibaren de büyük bir hızla büyümeyi başardı. Fakat misyonu daha çok, savaş bölgesine gitmek isteyen Türk gençlerinin örgütlenmesini sağlamaktı. Örgüt, ABD’nin Irak’a müdahalesiyle birlikte, aktif silahlı mücadele kararı alarak direnişe katıldı. Bu katılımla birlikte örgüt, faaliyetleriyle ilgili bilgileri internet aracılığıyla kamuoyuna aktarmaya başladı. Buna rağmen örgüt üzerindeki sis perdesi tam olarak aralanabilmiş değil.
ONGANİZE ETTİK
Grubun Mısır’da bulunan ve internet üzerinden yapılan görüşmeye ‘Yürüyüş’ takma adıyla katılan Şura üyesi, örgütün yapısıyla ilgili şu bilgileri veriyor:
‘Daha önceleri cihat amacıyla yola çıkan Müslümanlar, organize olma konusunda çeşitli teşkilatlardan yararlanırlardı. Örneğin Afgan-Rus savaşı sırasında Abdullah Azzam’ın kurduğu ‘Mekteb- el Hidamat’ gibi buralarda toplanılır ve önce eğitim amacıyla cihat bölgelerindeki kamplara sonra da Ruslarla savaşmak için cephelere gönderilirdi. Bu düzen, Afganistan’da iç savaşın başlamasıyla bitti. Daha doğrusu o bölge El- Kaide gibi gruplara geçti. Afganistan’a sadece eğitim amaçlı gidildi. Kamplarda, savaş eğitimlerinin yanı sıra dini dersler de veriliyordu. Fakat Türkiye’den katılanların oluşturduğu bir organizasyon yoktu ve daha çok diğer organizasyonlarda çalışılıyordu. Öte yandan böyle bir organizasyon olmadığı için Afganistan’a gitmek isteyenler birtakım zorluklar da yaşıyordu. Bosna Savaşı’yla birlikte bu sıkıntılar bir kez daha su üstüne çıktı.
‘Fakat Bosna Savaşı’na katılan dört kişi, cihat bölgelerine katılımın kolaylaştırılması konusunda bir şeyler yapmak istedi. Çünkü Bosna Hersek’te süren savaş sırasında, bir grup savaşa katılmak için yola çıktığında birtakım zorluklarla karşılaştı. Kendi imkánlarıyla, yardım almadan yola çıkmışlardı. Birçok kez sınırdan geri dönmek zorunda kaldılar. Ayrıca bölgede bütün mücahitler, daha kendi ülkelerindeyken örgütleniyordu. Bu örgütlenme; ulaşım, eğitim ve bölgede birlik oluşturmak açısından önemliydi. Bu sıkıntılar ‘Yürüyüş’ün kurucusu dört kişiyi karar almaya itti. Örgüt de bu kararın ardından kuruldu.
Türk vatandaşları hedefimiz değil
‘Biz Türkiye’de bir eylemden yana değiliz. En azından sivil halka ve Türk sistemine karşı eylemlerden yana değiliz. Ama ABD hedefleri konusunda değil tabii bu yaklaşımımız. Hiçbir Türk vatandaşı hedefimiz değil. Fakat ABD kurum ve kuruluşları hedef dahilindedir. Sivil kaybı en küçük ihtimal dahilinde bile olsa biz buna karşıyız. Sonuçta ABD bizim vatanımızda oturuyor, onlara karşı bir eylemde siviller zarar görecekse eylem yapmayız. Ama her zaman bu hedefleri takip ediyoruz. Gözümüzün önündeler her an. Her an vurabiliriz, ama sadece ABD’lileri. Irak’ta da özellikle direnişçiler tarafından kaçırılan Türklerin öldürülmemesi için de çaba gösteriyoruz. Zaten son zamanlarda Türklerden kaçırılarak öldürülen olmadı.’
Sadıkoğlu’nu kim serbest bıraktırdı
Yürüyüş Örgütü’nün yayımladığı internet bildirilerinde dikkat çeken bir başka konuysa geçen günlerde fidye karşılığında serbest bırakılan Armatör Kahraman Sadıkoğlu ile ilgili. Sadıkoğlu serbest bırakılmadan hemen önce yayımlanan Yürüyüş bildirisinde, şu satırlar dikkat çekiyor: ‘...Kahraman Sadıkoğlu’nun ailesine buradan duyuralım, kendisini kaçıran direnişçi grubu ile Yürüyüş Grubu Mücahitlerinin görüşmelerinin ardından, Türk halkına bir jest ve iyi niyet yaklaşımı olarak, kendisinin salıverileceği söylendi...
HAMAS tipi yapılanma
‘Örgüt, Şura tarafından alınan kararlarla yönetiliyor. Bölgeler konusunda kararlar üye sayısını veremeyeceğim bir Şura’nın önderliğinde yapılan toplantılardan alınıyor. Kişilerle ilgilenen alt birimler var, yapmaları gerekenler bellidir. Örneğin, gruba katılmak isteyenler hakkında araştırma yapar, gruba alır ve eğitir. Ayrıca hücre tipi grupçuklar vardır. Birbirlerini tanımazlar. Dediğim gibi, kararları Şura verir. Daha çok HAMAS’ın yapısı esas alınmıştır.
EL KAİDENİN YENİ SORUMLUSU YAKALANDI
İstanbul'da 2003'te gerçekleşen bombalı saldırıları organize ettiği iddiasıyla yakalanan Louai Sakka’nın ardından El Kaide’in Türkiye sorumluluğunu üstlendiği öne sürülen Malek Charahılı’nın 4 ay önce Hatay’da yakalandığı öğrenildi.
İstanbul'da 2003'te gerçekleşen bombalı saldırıları organize ettiği iddiasıyla yakalanan Louai Sakka’nın ardından El Kaide’in Türkiye sorumluluğunu üstlendiği öne sürülen Malek Charahılı’nın 4 ay önce Hatay’da yakalandığı öğrenildi.
Hatay'da üç yıldır yaşayan Tunuslu Charahılı’nın, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı, MİT ve Hatay Emniyet Müdürlüğü’nün ortak operasyonuyla, 15 Ağustos 2006’da yakalandığı bildirildi.
6 ay boyunca takibe alınan ve telefon görüşmeleri dinlenen Malek Charahılı'nın yurt içi ve yurt dışındaki tüm bağlantıları belirlenirken, kendisine tüccar süsü verdiği anlaşıldı. Hatay Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ve Özel Harekat timleri 15 Ağustos 2006’da, Charahılı ile birlikte Fas ve Tunus uyruklu 2 kişinin evine eş zamanlı 3 operasyon düzenledi. Operasyonda, bomba yapımında kullanılabilecek malzemelerle bir kurusıkı tabanca ele geçirildi. Charahılı ile Fas ve Tunuslu 2 kişi de yakalandı. Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgularının ardından hakim karşısına çıkarılan zanlılardan Charahılı tutuklanırken, diğer zanlılar serbest bırakıldı. Fas uyruklu zanlı daha sonra sınır dışı edildi.
25 Ocak 2006’da Adana 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılananacağı kaydedilen Malek Carahılı’nın ‘Aziz Ebu’ ve ‘Mezin Eslim’ kod ismilerini kullandığı, yakalandığında ise üzerinden ‘Faid Zagdaudi’ adına düzenlenmiş sahte pasaport çıktığı öğrenildi.
Carahılı’nın 15-20 Kasım 2003'te İstanbul’da bomba yüklü araçlarla yapılan saldırıların planlayıcısı olduğu iddiasıyla yakalanan Louai Sakka’nın ardından El Kaide’nin Türkiye sorumluluğuna getirildiği, Irak’a gidecek direnişçilere sahte pasaport temin ettiği ve organizasyonu Hatay’da yaptığı öne sürülüyor.
Ebu Garip'te Louai Sakka sorgusu
11/10/2005 (391 kişi okudu)
RADİKAL - İSTANBUL - İstanbul'da 2003 yılında düzenenlenen bombalı saldırılara karıştıkları öne sürülen 71 sanığın yargılandığı davaya dün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Mahkeme heyeti, İstanbul Emniyeti'nden bir ekibin Irak'taki Ebu Garib Cezaevi'nde tutuklu bulunan Burhan Kuş ve Sadettin Akdaş'ın ifadelerini aldığını ve bu ifadelerin kendilerine ulaştığını açıkladı. İfadeye göre Kuş ve Akdaş, Louai Sakka'yı fotoğraflarından teşhis etti. Kuş, Sakka'nın Suriye'de saklandıkları dönemde İstanbul'a giderek bir-iki gün kaldığını ve 50 bin dolar getirdiğini söyledi. Kuş, Sakka'nın daha önce de bir-iki yıl İstanbul'da kaldığını söyledi.
İstanbul'daki saldırılarının organizatörü olduğu öne sürülen ve Irak'ta öldürülen Habip Akdaş'ın kardeşi Sadettin Akdaş da, saldırılardan önce ağabeyinin talimatıyla Suriye'ye geçtiklerini, kendilerini Sakka'nın karşıladığını söyledi.
Sakka, geçen Ağustos'ta Antalya'da yakalanmıştı.
KONYA (İHA) - Konya İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 7 ilde eş zamanlı yürütülen operasyonda terör örgütü El Kaide ile bağlantıları oldukları iddia edilen 48 kişi gözaltına alındı.
Operasyonda Konya dışındaki illerde gözaltına alınan şüpheliler Konya'ya getirilirken, şüphelilerden 46'sı sabah erken saatlerde tekrar sağlık kontrolünden geçirildi.
Edinilen bilgiye göre, Konya Emniyet İl Müdürlüğü tarafından 1,5 yıldır sürdürülen istihbarat çalışmaları sonrası Konya, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Mardin, Afyonkarahisar ve Bursa'da eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda terör örgütü El Kaide üyesi oldukları iddia edilen 48 kişi gözaltına alındı.
Konya'daki operasyonda örgütün Türkiye sorumlusu olduğu öne sürülen, "Usame" kod adlı Ekrem K. ile Türkiye örgütlenmesindeki iki ve üç numaralı isimlerin de aralarında bulunduğu şüpheliler gözaltına alındı. Konya dışındaki illerde gözaltına alınan şüpheliler, sabah erken saatlerde Konya Emniyet Müdürlüğü'ne ait otobüs ve minibüslerle Konya'ya getirildi. Gözaltında bulunan şüphelilerden 46'sı Konya Numune Hastanesi'ne getirilerek sağlık kontrolünden geçirildi. Hastanede geniş güvenlik önlemleri alan polis, hastane içinde ve dışarısında kuş uçurtmadı. Sağlık kontrolleri tamamlanan şüpheliler sorgulanmak üzere Terörle Mücadele Şubesi'ne (TEM) götürüldü.
Operasyonun daha ileriki bir zamanda gerçekleştirilmesinin planlandığı ancak, örgütün yurt dışındaki terör örgütü El Kaide ile bağlantılı olarak Türkiye'de büyük kentlerde bombalı eylem hazırlığı içerisinde olduğu istihbaratının alınması nedeniyle operasyonun erken başlatıldığı bildirildi. Örgütün Türkiye sorumlusu olduğu iddia edilen Ekrem K'nin terör örgütü El Kaide'nin yurt dışındaki örgütlenmesi ile şifreli iletişim sağladığı, ev toplantılarında "Yusuf" kod adlı İhsan D. ile örgüte yeni kazandırılan kişileri eğittiği belirtildi. Eğitim çalışmalarının Konya'nın Karatay İlçesi Çatalhöyük Mahallesi'ndeki bir villada verildiği bildirildi. Polisin villaya yaptığı baskın sırasıda, örgüt üyelerinin gizli bilgilerinin yer aldığı CD ve dökümanları yakmaya çalıştığı ancak başarılı olamadıkları öğrenildi
Gaziantep'te dev El Kaide operasyonu
Polisle çatışmaya giren 2 terörist ölü ele geçirilirken, operasyon yapılan evlerde yakalanan ve teslim olan 20 kişi gözaltına alındı
Gaziantep Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü mensuplarının barındığına ilişkin duyumlar üzerine, Gaziantep merkez ile Nizip ilçesi ve Şehitkamil ilçesine bağlı Sofdağı eteklerindeki Karadere köyü ve Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde eş zamanlı operasyonlar düzenledi.
Operasyonun yapıldığı Karşıyaka Mahallesi güvenlik güçlerince kordan altında alındı. Özel harekat görevlileri ve çevik kuvvet ekipleri ile 5 panzerin bulunduğu bölgede trafik akışına izin verilmedi. Bölgede ambulanslar bekletildi. Bölgeye bomba imha ve olay yeri inceleme ekipleri de sevk edildi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'ne ait 2 cenaze aracı da bölgeye getirildi. Operasyonu Gaziantep Emniyet Müdürü Ali Yılmaz koordine etti.
Çıkan silahlı çatışmada, polis memuru Ahmet Çandul (35) çatışmada şehit oldu. Yaralanan polis memurları Deniz Bayram (34), Hüseyin Çiftçi (37), Mehmet Ağca (42) ve Mehmet Ali Koca'nın (35) özel Sani Konukoğlu Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Polis memurlarından Hüseyin Çiftçi'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.
Terör örgütü El-Kaide üyesi oldukları tahmin edilen 2 kişi ölü, 18 kişi de sağ ele geçirildi.
Gaziantep'in çeşitli semtlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda teröristler, evlerdeki kadın ve çocukları kalkan olarak kullanıldı.
Karşıyaka Mahallesi Tekel Caddesi'nde geniş güvenlik önlemleri alınan bölgede şiddetli bir patlama sesi duyuldu.
VALİ KAMÇI OLAY YERİNDE
Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı, operasyonun sürdüğü Karşıyaka Mahallesi Tekel Caddesi'nde geniş güvenlik önlemlerin alındığı bölgeye gelerek, yetkililerden bilgi aldı.
Teröristlerden gözaltına alınanlar olduğunu, ancak 2 kişinin teslim olmak istemediğini belirten Kamçı, “arkadaşlarımız, teslim almak için çalışmalar yapıyor” dedi. Vali Kamçı, basın mensuplarının “hangi örgüt” sorusunu karşılık, gerekli açıklamayı sonra yapacağını söyledi. Kamçı, daha sonra yaralı polis memurlarını Özel Sani Konukoğlu Hastanesi'nde ziyaret etti.
Gaziantep İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Tapan ve Cumhuriyet Başsavcısı Kazım Arapoğlu da olay yerine geldi.
KİMLİKLERİ BELİRLENDİ
Gaziantep Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Özel Harekat Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerin, Hasırcıoğlu Mahallesi Farabi Caddesi 4 numaralı sokaktaki bir evde gerçekleştirdiği operasyonda polisle girdiği çatışmada ölen kişinin Servet Sarıoğlu, Yazıcık Mahallesi Tüfekçi Yusuf Bulvarı'ndaki bir eve yapılan operasyonda ölenin ise Cebrail Kirazoğlu olduğu öğrenildi.
Karşıyaka Mahallesi Tekel Caddesi'ndeki devam eden çatışmada ise teslim olmayı reddeden ve zaman zaman polise ateş açan 2 kişinin El Kaide mensubu ve uzaktan akraba Mehmet Polat (28) ve Mehmet Polat (46) olduğu öğrenildi.
Teröristler, güvenlik güçlerinin “teslim ol” çağrısına yine olumsuz yanıt verdi. Bunun üzerine, otomatik silahların da kullanıldığı çatışma devam etti.
18 AYRI NOKTAYA EŞ ZAMANLI OPERASYON
Gaziantep ve Kahramanmaraş'ta 18 ayrı noktaya eş zamanlı operasyon düzenlendi. Çatışmaların yaşandığı Gaziantep'teki Yazıcık ve Hasırcıoğlu mahallelerindeki yapılan aramada, 5'i glock marka olmak üzere 6 tabanca ve bir pompalı tüfek ile çok miktarda mermi ele geçirildi.
Çatışmanın devam ettiği Karşıkaya Mahallesi Tekel Caddesi'ndeki evden terör örgütü mensuplarının polise ateş açması sırasında, yoldan geçen Sadettin Özen'in vücuduna isabet eden kurşunla yaralandığı ve olay yerinde bekleyen 112 ekipleri tarafından Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesinde tedavi altına alındığı bildirildi.
Bu arada, çatışmanın devam ettiği Karşıyaka Mahallesi Tekel Caddesi'ndeki evden iki kadının çıkarak polise teslim olduğu öğrenildi.
Kadınlar, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından gözaltına alındı.
Bazi videolar
http://www.youtube.com/watch?v=9274dnDV4EM
http://www.youtube.com/watch?v=45RqutQH3A4
http://www.youtube.com/watch?v=CoGVf41l3bA
http://www.youtube.com/watch?v=nSBr9BECwEM
http://www.youtube.com/watch?v=IjOnqtcwqHI
http://www.youtube.com/watch?v=zx1ynBQZQ4Y
Tarafsiz ve objektif goruslerinizi bekliyorum........


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı Yaparak Cevapla


