Hindistan'dan esen buğulu,mistik ve incelik dolu bir ses..
Duyguların en büyük şairi,ülkesinin yüz akı;
( Sir ) RABİNDRANATH TAGORE ( 1861-1941 )
(Bengal- Kalküta ) HİNDİSTAN
Hintçe söylenişiyle RABİNDRANATHA TAKURA olan Sir RABİNDRANATH TAGORE 1861 de Bengal-Kalküta'da doğdu.Babası Maharashi Debendranath Tagore zengin ve eğitimli bir Brahmandı.Çocukluğunda müzikle,edebiyatla ilgilenmeye başladı.1878 de bir kardeşiyle birlikte İngiltere'ye gitti.Londra'da University College'de öğrenimini yapmak istiyordu.Ama Hindistan'a döndü.1883 de yeniden İngiltere'ye gidecekti ki başından geçen bir kaza buna engel oldu.Bu arada 1878 de ilk kitabını " BİR ŞAİRİN MASALI" nı yayınlamış, Mrinalini Debi isimli on altı yaşında kendi kastından bir kızla evlenmişti.
TAGORE,1913 yılında NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ nü kazandı.Aldığı bütün parayla Bengal de SANTİNİKETAN da bir okul kurdu.İki yıl sonra da ( SIR ) ünvanı verdiler ona.Fakat 1919 da İngiltere' nin PENCAB daki bir direniş girişimini kanlı bir şekilde bastırması üzerine ( SIR ) ünvanını geri verdiğini açıkladı.MAHATHMA GANDHI ve Hindistan'ın 1947 de bağımsızlığını kazanmasından sonra Başbakan ve Dış işleri bakanı olan PANDİT SRİ JAVAHARLAL NEHRU ile yakın dostluklar kurdu.
Dünyanın gördüğü gelmiş geçmiş en üretken, yalın dili ve felsefesindeki derinlikle aşka ve hayata dair dizelerin şairi TAGORE, dünya edebiyatının unutulmazları arasında yerini almıştır.İngitere' de bulunmuş,batı medeniyetini tanımış ama her zaman özüne sadık kalarak bir Hintli olduğunu asla unutmamış ve bununla gurur duymuştur.68 yaşında resim yapmaya başlamış..Moskova Berlin,Münih, Paris,Birmingham ve New york'da sergiler açmış, konferanslar vermiştir.Müzikle ilgisi öteden beri bilindiğinden binden fazla şarkı bestelemiş olmasına şaşmamak gerekir.Şu anda söylenen Hindistan Ulusal Marşı sözü ve müziğiyle onun eseridir.
TAGORE uzun süren bir hastalıktan sonra 7 Ağustos 1941 de Kalküta' da 1912 de kendi kurduğu VİŞVA BHARATİ isimli okulun (ki daha sonra Üniversite haline getirilmiştir ) bulunduğu yerde SANTİNİKETAN' da öldü.Bu okul bireyin hayata uyumlu bir şekilde eğitilmesini öngörüyordu.1902 de karısının, 1904 de en iyi öğrencisi SATİŞ ÇANDRA 'nın yine 1904 de kızı RANUKA 'nın 1905 de babasının 1907 de küçük oğlunun ölümleri yüreğini dağlamasına rağmen onun üretkenliğini engelleyememiştir TAGORE Sanskritçe, Bengalce ve İngilizceyi mükemmel yazar ve konuşurdu.Bu yüzden yazdıklarını İngilizceye kendi çeviren şairin 100 000 kadar dizesi vardır.En önemli eserleri:
ÇİTRA 1896
SVADEŞİ SAMAÇ 1904
GORA 1910
GİTANJALİ 1912
BÜYÜYEN AY 1913
BAHÇEVAN 1913
SADHANA 1913
MEYVE ZAMANI 1916
AVARE KUŞLAR 1916
KİŞİLİK ; ; ; ; ; ; ; ; ; ; 1917
SEVGİLİNİN ARMAĞANI 1918
YURT VE DÜNYA 1919
KAÇAK 1921
ATEŞ BÖCEKLERİ 1922
MUKTHADARA 1922
CİVANSARTI ( Hatıralar ) 1940
TAGORE'un şiirinden örnekler:
HAYATIM SANA OLAN AŞKIMDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL.....
Gözlerin sorguluyor beni, hüzünlü ve sessiz
Düşüncelerime sızmağa çalışarak
Tıpkı ayın okyanusun derinliklerini görmek istemesi gibi
Hiç bir şey saklamadan hayatımı apaçık önüne serdim
Bu yüzden çözemiyorsun beni.
Eğer hayatım sıradan renkli bir taş olsaydı
Onu yüz parçaya bölebilir ve
Boynunda taşıman için ondan sana bir kolye yapabilirdim
Eğe o yuvarlak,kokulu sıradan küçük bir çiçek olsaydı
Onu hemen tutup koparabilir ve saçlarına kondurabilirdim
Eğer hayatım yalnızca bir zevk anı olsaydı
Huzurlu bir gülümseyişte belirebilir ve
Sen onu o anda çözebilirdin
Eğer o yalnızca bir keder yumağı olsaydı
Berrak gözyaşlarıyla sırrını sessizce açığa vurabilirdi
Ama benim hayatım sana olan aşkımdan başka bir şey değil
Ey benim en sevdiğim;
Zevkim ve cezam sınırsız
Yoksulluğum ve zenginliğim sonsuz...
Kalbim, kendi hayatın gibi hemen yanı başında duruyor
Ama sen, hiç bir zaman bütünüyle anlayamayacaksın onu.
RABİNDRANATH TAGORE
( GİTANJALİ )
İtalyanca'dan çeviren: ERGUVAN
ELLERİNİ SIMSIKI TUTUYORUM...
Ellerini sımsıkı tutuyorum göğsüme bastırıyorum
Güzelliğiyle kollarımı doldurmaya
Öpüşlerimle o tatlı gülüşünü çalmaya
Gözlerimle o esmer bakışlarını içmeye uğraşıyorum
Ama nerde..?
Gökyüzünün mavisini kim çekip alabilir ki?
Güzelliğini yakalamaya uğraşıyorum kan ter içinde
O ise, yalnızca vücudunu ellerime terk ederek
Ustaca sıyrılıyor işin içinden
Yorgun ve yenilmiş geri çekiliyorum
Yalnızca bir ruhun dokunuşuyla açılabilen bir çiçeğe
Bir bedenle nasıl dokunulabilir ki..?..
RABİNDRANATH TAGORE
İtalyanca'dan çeviren: ERGUVAN
KOPAR BU KÜÇÜK ÇİÇEĞİ,AL ONU...!
Kopar bu küçük çiçeği,al onu
Çekinme..!
Solmasından,kırılıp yerlere düşerek
Tozlara bulanmasından korkuyorum.
Çiçeklerden örülü tacında kendine bir yer bulabilir mi
Bilemem ama
Elinin merhametli okşayışıyla yücelt onu
Kopar ve al..!
Ben daha uyanmadan günün sona ermesinden ve
Onu sana sunmak için geç kalmaktan korkuyorum
Rengi henüz çok parlak, kokusu henüz çok keskin olmasa da
Henüz vakit varken yararlan bu çiçekten ve
Kopar...al onu..!
RABİNDRANATH TAGORE
İtalyanca'dan çeviren: ERGUVAN
TAGORE'un el yazısı....
Düzenleyen Hale Oyal
( *Hale Oyal , üstad'a teşekkürlerimi sunarım
MeDiD )


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı Yaparak Cevapla
