• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
22 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir Anektod adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-07-2006
    Mesajlar
    7,319
    Karizma Gücü
    0

    Mimar Sinan’ın sırrı hâlâ çözülemedi

    Yüzyıllar öncesinden muhtemel bir depremde hangi taşın düşeceğini dahi hesaplayabiliyordu.



    Mimar Sinan’ın eseri olan Selimiye Camii için “Dünya topraklarına insan eliyle konulmuş en estetik ve etkileyici yapıdır” diyen Prof. Dr. Erhan Karaesmen, “Sinan’ın yaptığı binanın ve kubbenin ayrı bir ruhaniyeti var. Bir dinginlik ve huzur var. Günümüzde çözemediğimiz bilgi ve sezgisini eserlerine yansıtmış” diyerek eserlerin eşsizliğini dile getiriyor.

    ODTÜ’den emekli Prof. Dr. Erhan Karaesmen, bugünkü teknolojinin Mimar Sinan’ın deprem sezgisini çözmekten aciz olduğunu söyledi. Mimar Sinan’ın eserlerinin insan eliyle çıkan en estetik ve etkileyici eser olduğunu söyleyen Karaesmen, “Mimar Sinan yüzyıllar ötesinden bir depremde hangi taşın düşeceğini hesaplamıştır” diyerek büyük mimarın eserlerinin dimdik ayakta olduğuna dikkati çekti.

    ODTÜ’den emekli Prof. Dr. Erhan Karaesmen, “Mimar Sinan’ın deprem sezgisini hâlâ çözmüş değiliz. O, yüzyıllar ötesinden depremde neler yaşanabileceğini çözmüş. Biz bilim adamları, günümüz tekniğinde bile şaşırıyoruz” dedi. Karaesmen, yaptığı açıklamada, Mimar Sinan’ın eserleri ve depreme dayanıklılığına ilişkin bir araştırma yaptığını ve bunun önümüzdeki aylarda yayınlayacağını kaydetti. Mimar Sinan’ın eserlerini izlerken ve gezerken insanların ruhsal yönden büyük bir rahatlama hissettiklerini anlatan Karaesmen, bu huzurun, insan eliyle yapılmış her mekanda hissedilemediğini belirtti. Karaesmen, şunları söyledi:

    SİNAN’IN SEZGİSİ ARŞİMED’DEN NEWTON’DAN DAHA ÖNDE
    “Onun yaptığı binanın ve kubbenin ayrı bir ruhaniyeti var. Genel olarak, Mimar Sinan yapılarında bir dinginlik ve huzur var. Mimar Sinan günümüz bilgisiyle dahi çözemediğimiz bir bilgi anlayışı ve fiziki güzelliği keşfetmiş ve eserlerine yansıtmış. O dönem insanları matematik, fizik ve malzeme bilgisine sahip değillerdi ancak seçicilik ve sezgileri vardı. Sanat ve sezgi mimaride çok önemli. Özellikle depremde bir binanın nasıl hareket edeceğini hissetmek çok daha önemli. O insanlar bunu hissederek bu binaları yapıyorlardı. Sinan’ın estetik anlayışı deprem ön sezgisiyle birleşince aşırı zarif binalar ortaya çıktı. Bugün hâlâ yıkılmayan binalar onun eserleri. Sinan yaşanabilecek bir depremden nereden hangi taşın düşebileceğini hesaplamıştır. Özellikle Selimiye Camisi dünya topraklarına insan eliyle konulmuş en estetik ve etkileyici yapıdır. Bunu bütün bilgi birikimim ve deneyimimle söylüyorum. Sinan’ın güçlü sezgisi Arşimed, Newton gibi bilim adamlarından daha öndeydi. Bu büyük mimarı bugün ne Türk insanı yeterli tanıyor ne de Avrupalılar ve diğerleri. Biz Mimar Sinan’ın deprem sezgisini hâlâ çözmüş değiliz. O yüzyıllar ötesinden depremde neler yaşanabileceğini çözmüş. Biz bilim adamları günümüz tekniğinde bile bunlara şaşırıyoruz.”

    DEPREM BASİTE ALINACAK BİR DURUM DEĞİL
    Depremin basite alınacak bir durum olmadığını ifade eden Karaesmen, buna karşın insanların yeni bir deprem oluncaya kadar depremi aklına getirmediğini savundu. Halkın depreme her zaman hazırlıklı olması gerektiğini kaydeden Karaesmen, doğa ile dalga geçilmeyeceğini, yaşanan son depremlerde Türkiye’nin gördüğünü anlattı. Yumuşak ve kaygan zemin üzerine yapılan binaların tamamen yok olduğuna dikkati çeken Karaesmen, şöyle konuştu: “Depremden sonra ilk 48 saat psikolojik olarak toplumda hassasiyet görülüyor. Üçüncü yıldan sonra ise deprem tamamen unutuluyor. İnsanlar, depremin yarattığı felaketi hafızalardan siliyorlar. Sonra meydana gelen bir depremde 3-4 yıl önce yaşadıklarını bir anda hatırlıyorlar. Hassasiyetler yeniden harekete geçiyor. Bu da depremle yaşama kurallarına aykırı bir durum. Türkiye’nin deprem kuşağı üzerinde olduğu unutulmadan her zaman hazırlıklı ve sürekli deprem konusunda yayın organlarından bilgilendirilen bir tutum izlenmeli. Deprem duyarsızlığı adeta toplumsal ihanete dönüştü. Her sene büyük bir deprem mi olması gerekir?”
    Karaesmen, ilköğretim okullarından itibaren afet ve ağırlıklı olarak deprem dersleri konulması ve toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.


    Kaynak

    Gelirmi böyle mimarlar bir daha

  2. #2
    şeytanınavukatı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-03-2007
    Mesajlar
    834
    Karizma Gücü
    0
    Niye gelsinki kime gelecek
    Madem ayrılığa hüküm giymiş bu yürek ; O zaman ölmek için yaşa mak gerek !!!

    Bana sırça köşk çocukları Argo sun terbiyesizsin diyorlar .

    Nedir Argo :?
    üslup sahibi kişilerin ağzinda yapmacik durmayan, yerinde ve kıvamında kullanılması durumunda tadına doyulmayan lezzet.
    Başkası olacağıma sokak çocuğu olurum kelimeleri ağzında yavşata yavşata konuşanlardan olacağıma ARGO olurum

  3. #3
    Misafir Anektod adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-07-2006
    Mesajlar
    7,319
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı şeytanınavukatı tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Niye gelsinki kime gelecek
    Sende haklısın abi

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    13-12-2007
    Mesajlar
    1,882
    Karizma Gücü
    0
    Ne alakası var. Refah seviyesi biraz yükselsin bakın ne cevherler çıkar bizden.
    Tohum aynı toprak aynı, sadece su(rahmet) yok o kadar

  5. #5
    dgn1915 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-08-2005
    Mesajlar
    1,521
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Trgcelik tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ne alakası var. Refah seviyesi biraz yükselsin bakın ne cevherler çıkar bizden.
    Tohum aynı toprak aynı, sadece su(rahmet) yok o kadar
    Mimarlarımızın refah seviyesinin kötü olduğunu düşünmüyorum. Hem 500 yıl önceki bilgi birikiminin şu anda kat kat fazlası var. Ona rağmen dünyada ve ülkemizde onun gibi eserler çıkaran mimarlar hala yok diyebilirim.

  6. #6
    ...almina... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2008
    Mesajlar
    894
    Karizma Gücü
    0
    Tarihte kayıtsız şartsız memnuniyetin de mimarı olan Sinan büyükadamdır sözünü fazlasıyla hakedendir vesselam...
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    ."Eğer ikimizin de elinde kılıç var ise ikimiz de ölmek istemiyoruz demektir."

    .
    .

    .Gerçeğin ömrü sonsuzdur...

  7. #7
    ƒαiяƒαχ™ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-03-2008
    Mesajlar
    42
    Karizma Gücü
    0
    Mimar Sinan'in Selimiye Camii'nin kubbesini o genislige oturtmak için 13bilinmeyenli bir denklemi matematigin bilinen 4 ana isleminden farkli besinci bir islem bularak cozdugu soylenir. Ayrica minarelerin serefelerine cikanlarin yolda birbirlerini gormemeleri ise buyuk bir bir dehanin urunudur.

    Almanlar ayni sistemi meclislerinin onundeki dev kurede
    kullanmislar. Mimar Sinan bu sistemi 2 metre capindaki minarelere yuzyillar once monte edebilecek bir dehadir. Almanlarin dehasi ise, o cirkin metal yiginina Selimiye'den fazla turist cekebilmelerindedir..


    Bir gun Selimiye Camii'ne girenler, kubbenin altinda bir Japon'un ayaklarini kibleye dogru uzatmis sirtustu yattigini gormusler. Tabii hemen Japonu,

    "Burasi kutsal bir yer. Bu sekilde yatmak bizim inanclarimiza gore saygisizliktir. Lutfen oturun veya ayakta durun" diyerek
    uyarmislar.

    Ancak, Japon trans vaziyetteymis, gozlerini kubbeden ayirmadan soyle sayikliyormus:

    "Bu imkansiz. Ben yillarin muhendisiyim. Bu kubbe var olamaz.
    Hayal goruyorum. Bu kubbenin orada o sekilde durmasi fizik ve matematik kurallarina aykiri. Bu imkansiz, orada hicbir sey yok, orada hicbir sey yok...."

    Selimiye camisisinin zemini gevsek toprakmis. Bu nedenle minarelerinin yakin zamanda yikilacagi farkedilmis. Uluslararasi bir grup bilim adami toplanmislar. Nasil kurtaririz bu tarihi minareleri diye kafa kafaya vermisler. Sonucta en son teknoloji olan metal kelepcelerle minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi cozum olduguna karar vermisler. Minarelerin temellerini acinca, koymayi dusundukleri kelepcelerin aynisiyla karsilasmislar. Mimar Sinan bilmem kaç yüzyil once ayni seyi dusunmus megerse...

    1950-60 arasi bir tarihte insaat muhendisi, mimar ve
    jeofizikçilerden olusan bir Japon heyeti Turkiye'ye gelmis. Heyet Imar ve Iskan Bakanligi'ndan izin alarak ulkemizdeki tarihi yapilari incelemeye baslamis. Ayasofyayi, Yerebatan Sarnicini filan gezdikten sonra sira Sinan'in kalfalik eseri Suleymaniye Camii'yle Sinan'in ogrencisi Mimar Davut Aga'nin
    eseri Sultanahmet Camii'ne gelmis. Japonlar bu camiler zerinde gunlerce inceleme yapmislar.

    Her geçen gun saskinliklari daha da artiyormus. Cunkü Japonlar daha ilk incelemede camilerin gevsek bir zemin uzerine insa edildigini anlamislar. Ama bunca yil, bu camilerde bir catlak dahi olmamasina akil sir erdirememisler. Bunun uzerine Türkiye programinin gerisini tamamen
    Arastirmalarinin sonucunda herhangi bir sarsinti sirasinda bu
    iki caminin sabitlenmedigini aksine yerinde oynayarak yikilmaktan kurtulabildigi ortaya çikmis. Minareleri incelediklerinde ise dumurlari ikiye katlanmis.
    Minarelerin cok daha gelismis bir rayli sistem mekanizmasi
    uzerine oturtuldugunu ve her yone yaklasik 5 derece yatabildigini gormusler.

    Daha derin arastirma yapmak için Edirne'ye, Sinan'in ustalik
    eseri Selimiye Camii'ne gitmisler. Ordaki olaganustu sistemleri gorunce iyice dumur olmuslar. Selimiye'nin tüm sirlarini aylarini harcayarak cozmüsler.
    Japonya'ya donduklerinde ise Sinan'in sirlarini uygulamaya
    sokarak sehirlerini Sinan'in kullandigi sistemlerle kurup muazzam gokdelenler dikmisler. Yani su an gelismis ulkelerin gokdelen yapiminda kullanildiklari cogu sistem, yuzyillar önce Sinan'in gelistirdigi mekanizmalarmis.


    Tac Mahalin mimari Mehmet Efendi mimar Sinanin ogrencisidir

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    13-12-2007
    Mesajlar
    1,882
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı dgn1915 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Mimarlarımızın refah seviyesinin kötü olduğunu düşünmüyorum. Hem 500 yıl önceki bilgi birikiminin şu anda kat kat fazlası var. Ona rağmen dünyada ve ülkemizde onun gibi eserler çıkaran mimarlar hala yok diyebilirim.
    Mimarlar ceplerinden çıkarıp da başyapıtmı yapacak?
    Sonuçta parayı adam bol verir bana şunu yap der, Mimar ona göre bir eser çıkarır İnsan üstü eserler olmasını beklemek için biraz farklı çağdayız? Bellide olmaz birde baktın çıkarmı çıkar.
    Aynı şey her dalda geçerli.

  9. #9
    dgn1915 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-08-2005
    Mesajlar
    1,521
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Trgcelik tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Mimarlar ceplerinden çıkarıp da başyapıtmı yapacak?
    Sonuçta parayı adam bol verir bana şunu yap der, Mimar ona göre bir eser çıkarır İnsan üstü eserler olmasını beklemek için biraz farklı çağdayız? Bellide olmaz birde baktın çıkarmı çıkar.
    Aynı şey her dalda geçerli.
    Ya kardeşim Mimar Sinan sanki yaptığı eserleri kendi cebinden mi yaptı? Sinan padişahın, Osmanlının başmimarı. Devletin, padişahın, sadrazamın isteği olur Sinan da yapardı. Örneğin Süleymaniye Camii'yi yada Büyük Çekmece köprüsünü kendi parasıyla mı yaptı? Senin de dediğn gibi adam parayı verir mimar da yapar ama bugünkü mimarlar parayı alıyor ama onun gibi bir eser ortaya koyamıyor.

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    13-12-2007
    Mesajlar
    1,882
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı dgn1915 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ya kardeşim Mimar Sinan sanki yaptığı eserleri kendi cebinden mi yaptı? Sinan padişahın, Osmanlının başmimarı. Devletin, padişahın, sadrazamın isteği olur Sinan da yapardı. Örneğin Süleymaniye Camii'yi yada Büyük Çekmece köprüsünü kendi parasıyla mı yaptı? Senin de dediğn gibi adam parayı verir mimar da yapar ama bugünkü mimarlar parayı alıyor ama onun gibi bir eser ortaya koyamıyor.
    Biraz Türkiye zenginleşsin gör bak neler çıkar
    Bir şeyi para kazanmak için değilde esinlendiği için yapacak derecede bir gelire veya garantiye sahip olmalılarki dediğimde olsun.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Mimar Sinan Eserleri Londrada!
    2005 Konuları bölümünde destina tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 02.03.05, 13:13

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •