Yüzyıllar öncesinden muhtemel bir depremde hangi taşın düşeceğini dahi hesaplayabiliyordu.
Mimar Sinan’ın eseri olan Selimiye Camii için “Dünya topraklarına insan eliyle konulmuş en estetik ve etkileyici yapıdır” diyen Prof. Dr. Erhan Karaesmen, “Sinan’ın yaptığı binanın ve kubbenin ayrı bir ruhaniyeti var. Bir dinginlik ve huzur var. Günümüzde çözemediğimiz bilgi ve sezgisini eserlerine yansıtmış” diyerek eserlerin eşsizliğini dile getiriyor.
ODTÜ’den emekli Prof. Dr. Erhan Karaesmen, bugünkü teknolojinin Mimar Sinan’ın deprem sezgisini çözmekten aciz olduğunu söyledi. Mimar Sinan’ın eserlerinin insan eliyle çıkan en estetik ve etkileyici eser olduğunu söyleyen Karaesmen, “Mimar Sinan yüzyıllar ötesinden bir depremde hangi taşın düşeceğini hesaplamıştır” diyerek büyük mimarın eserlerinin dimdik ayakta olduğuna dikkati çekti.
ODTÜ’den emekli Prof. Dr. Erhan Karaesmen, “Mimar Sinan’ın deprem sezgisini hâlâ çözmüş değiliz. O, yüzyıllar ötesinden depremde neler yaşanabileceğini çözmüş. Biz bilim adamları, günümüz tekniğinde bile şaşırıyoruz” dedi. Karaesmen, yaptığı açıklamada, Mimar Sinan’ın eserleri ve depreme dayanıklılığına ilişkin bir araştırma yaptığını ve bunun önümüzdeki aylarda yayınlayacağını kaydetti. Mimar Sinan’ın eserlerini izlerken ve gezerken insanların ruhsal yönden büyük bir rahatlama hissettiklerini anlatan Karaesmen, bu huzurun, insan eliyle yapılmış her mekanda hissedilemediğini belirtti. Karaesmen, şunları söyledi:
SİNAN’IN SEZGİSİ ARŞİMED’DEN NEWTON’DAN DAHA ÖNDE
“Onun yaptığı binanın ve kubbenin ayrı bir ruhaniyeti var. Genel olarak, Mimar Sinan yapılarında bir dinginlik ve huzur var. Mimar Sinan günümüz bilgisiyle dahi çözemediğimiz bir bilgi anlayışı ve fiziki güzelliği keşfetmiş ve eserlerine yansıtmış. O dönem insanları matematik, fizik ve malzeme bilgisine sahip değillerdi ancak seçicilik ve sezgileri vardı. Sanat ve sezgi mimaride çok önemli. Özellikle depremde bir binanın nasıl hareket edeceğini hissetmek çok daha önemli. O insanlar bunu hissederek bu binaları yapıyorlardı. Sinan’ın estetik anlayışı deprem ön sezgisiyle birleşince aşırı zarif binalar ortaya çıktı. Bugün hâlâ yıkılmayan binalar onun eserleri. Sinan yaşanabilecek bir depremden nereden hangi taşın düşebileceğini hesaplamıştır. Özellikle Selimiye Camisi dünya topraklarına insan eliyle konulmuş en estetik ve etkileyici yapıdır. Bunu bütün bilgi birikimim ve deneyimimle söylüyorum. Sinan’ın güçlü sezgisi Arşimed, Newton gibi bilim adamlarından daha öndeydi. Bu büyük mimarı bugün ne Türk insanı yeterli tanıyor ne de Avrupalılar ve diğerleri. Biz Mimar Sinan’ın deprem sezgisini hâlâ çözmüş değiliz. O yüzyıllar ötesinden depremde neler yaşanabileceğini çözmüş. Biz bilim adamları günümüz tekniğinde bile bunlara şaşırıyoruz.”
DEPREM BASİTE ALINACAK BİR DURUM DEĞİL
Depremin basite alınacak bir durum olmadığını ifade eden Karaesmen, buna karşın insanların yeni bir deprem oluncaya kadar depremi aklına getirmediğini savundu. Halkın depreme her zaman hazırlıklı olması gerektiğini kaydeden Karaesmen, doğa ile dalga geçilmeyeceğini, yaşanan son depremlerde Türkiye’nin gördüğünü anlattı. Yumuşak ve kaygan zemin üzerine yapılan binaların tamamen yok olduğuna dikkati çeken Karaesmen, şöyle konuştu: “Depremden sonra ilk 48 saat psikolojik olarak toplumda hassasiyet görülüyor. Üçüncü yıldan sonra ise deprem tamamen unutuluyor. İnsanlar, depremin yarattığı felaketi hafızalardan siliyorlar. Sonra meydana gelen bir depremde 3-4 yıl önce yaşadıklarını bir anda hatırlıyorlar. Hassasiyetler yeniden harekete geçiyor. Bu da depremle yaşama kurallarına aykırı bir durum. Türkiye’nin deprem kuşağı üzerinde olduğu unutulmadan her zaman hazırlıklı ve sürekli deprem konusunda yayın organlarından bilgilendirilen bir tutum izlenmeli. Deprem duyarsızlığı adeta toplumsal ihanete dönüştü. Her sene büyük bir deprem mi olması gerekir?”
Karaesmen, ilköğretim okullarından itibaren afet ve ağırlıklı olarak deprem dersleri konulması ve toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak
Gelirmi böyle mimarlar bir daha![]()


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


İnsan üstü eserler olmasını beklemek için biraz farklı çağdayız? Bellide olmaz birde baktın çıkarmı çıkar.