• Reklam
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    alanay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-01-2008
    Mesajlar
    1,318
    Karizma Gücü
    0
    BugÜn Anneler GÜnÜ
    Herkesİn Dİlİnde Ayni Şarki
    Herkes EĞlenİyor
    Ben HİÇ Ben HİÇ SÖyleyemeceĞİm DeĞİl Mİ Anne


    BugÜn Okulda GÖmleĞİmİn DÜĞmelerİ Koptu
    Babam GÜzel Dİkemİyor Olsun
    Ama Okula DÜĞmelerİ Olmayan GÖmlekle Gİttİm
    Sen HİÇbİr Sen HİÇbİr Zaman Dİkemeyeceksİn DeĞİl Mİ Anne


    ÖĞretmenİm Dedİkİ
    Velİ Toplantisina Annen Veya Baban Gelsİn Dedİ
    Ben Babamin İŞİ ÇikmiŞ Dedİm
    Oda Annen Gelsİn Dedİ
    SÖyleyemedİm Anne ÖldÜĞÜnÜ SÖyleyemeyeceĞİm DeĞİl Mİ Anne


    Yİne Gece Batiyor GÖzlerİme
    Yİne GeÇ Vakİt Çarpiyor GÖzlerİme
    Ben Yİne Pencerenİn BaŞindayim
    Senİ Beklİyorum Anne
    Ama Kİmse Gelmİyor Gelmeyecek DeĞİl Mİ Anne

    Evde Tek Bİr Şemsİyem Var
    Üstelİkte HİÇ Montum Yok
    OgÜn Bastir YaĞmur Ve RÜzgar
    Yirtildi Şemsİyem ÜstÜme DÜŞtÜ Kara KiŞ
    Sen HİÇ Korumayacaksin DeĞİl Mİ Anne


    Okul Çikisi Gİderken Eve
    GÖrdÜm Annesİ GelmİŞ Herkesİn
    Sen HİÇ Gelmeyecekmİsİn Dİye Merak Ederİm
    Cevabimi Aldim Gelmeyeceksİn DeĞİlmİ Anne

    Okuldakİ ArkdaŞlarimin Hepsİnİn SaÇi DÜzgÜn
    Taraklarla TaranmiŞ Tokalarla ToplanmiŞ
    Benİm SaÇim DarmadaĞin ÜstÜm BaŞim Yirtik
    Sen HİÇ Yapmayacaksin DeĞİl Mİ Anne
    __________________


    şiir anneler günü için yazılmış ama sözleri çok etkiledi beni bütün bayanların 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

    ßir meLek Kanatlanıyor Sanırım
    El sallıyor gibi sanki bana
    Utanmadan ben giderim diyor ya..
    inanaßiLiyormusun ?

    O melek annense inanamazsın
    Rüya Sanarsın
    Ama herşey gerçek
    ve oyunlara ßu sahada yer yok

    Ağlarsın Ağlarsın çare bulamazsın
    En Sevdiğin en değer verdiğin insanı
    tutamazsın Sarılmak istersin
    Kucaklayamazsın

    Şimdi Bir melek ßana El Sallıyor
    Sanırım Hüzünlü Son yaklaşıyor
    Dur Melek gitme Anne gitme kaL
    ßu Cocuk Sensiz Yapamıyor



    --------------------------------------------------------------------------------

    8 mart dünya kadınlar gününüz kutlu olsun



    «-(¯¥¯)-«Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun martı sevdiği denizden asla...!!!vazgeçmez unutma...!!!«-(¯¥¯)-«
    Bu mesaj en son " 08.03.08 " tarihinde saat 11:40 itibariyle Holocaust tarafından düzenlenmiştir...
    Durumum (Çevrimiçi) Beynim (Me$gul) Ruhum (Hemen Dönecek) Aklım (Dışarıda) Kalbim (Çevrimdı$ı)

  2. #2
    Die Holocaust Industrie Holocaust adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    7,081
    Karizma Gücü
    8
    Türk kadınının mücadele tarihi

    Dünyada kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olma mücadelesinin üzerinden 151 yıl geçerken, bazı Türk kadınları da gazetecilikten hakimliğe, jet pilotluğundan maç hakemliğine, bakanlıktan başbakanlığa kadar pek çok alana isimlerini yazdırdı.

    Türk kadını, tarihte ilk kez 1843 yılında Tıbbiye Mektebi bünyesinde aldıkları ebelik eğitimi ile sosyal yaşamda yerlerini almaya başladı.

    1847’de yayımlanan İrade-i Seniye ile Türk kadınlarına erkek çocuklarla eşit miras hakkı tanınırken, 1858’de yayımlanan Arazi Kanunnamesi ile de miras yoluyla mülkiyet hakkını elde etti.

    Yine 1858 yılında Kız Rüştiyeleri açılırken, kızların eğitimine yasal zorunluluk getiren Maarif-i Umumiye Nizamnamesi de 1869 yılında yayımlandı.

    Sosyal yaşamda giderek daha çok yer almaya başlayan Türk kadınları, iş hayatına da ilk olarak 1897 yılında ücretli işçi olarak atıldı.

    Kadınlar, ilk kez 1913 yılında da devlet memuru olarak çalışmaya başladı.

    Kızlar için ilk yüksek öğretim kurumu, 1914 yılında “İnas Darülfünunu” adı altında açılırken, bilim dünyasıyla da ilk kez 1922 yılında tanıştı. Bu tarihte, bir kız öğrenci tıp fakültesine kayıt yaptırarak eğitime başladı.

    Kadınlar siyasi hayatta var olma mücadelesine de ilk kez 1923 yılında geçti. İlk kadın partisi olan “Kadınlar Halk Fırkası”nı, Nezihe Muhittin’in başkanlığında 1923 yılında kurmak isteyen kadınlar, kadınlara oy hakkı tanımayan 1909 tarihli Seçim Kanunu gereğince parti kurulmasına izin verilmemesi nedeniyle bu girişimi dernekleşmeyle sonuçlandırdı.

    CUMHURİYETİN İLANI VE TÜRK KADINLARI
    29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanı Türk kadınları için dönüm noktası oldu.

    Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte kadınların kamusal alana girmesini sağlayan yasal ve yapısal reformlar hızlandı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun 3 Mart 1924’te çıkarılmasıyla kızlar da erkeklerle eşit haklarla eğitim görmeye başladı.

    Erkeğin çok eşliliği ve tek taraflı boşanmasına ilişkin düzenlemelerin kaldırıldığı, kadınlara boşanma hakkı, velayet hakkı ve malları üzerinde tasarruf hakkı tanıyan Türk Medeni Kanunu da 17 Şubat 1926’da kabul edildi.

    Kadınlara siyasetin kapısını aralayan Belediye Yasası ise 1930 yılında çıkarıldı. Böylece Türk kadınları belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı kazandı.

    Kadınlara köylerde muhtar olma ve ihtiyar meclisine seçilme hakları ise 1933 yılında Köy Kanunu’nda yapılan değişiklikle verildi.

    Türk kadınları, 1934’te yapılan Anayasa değişikliğiyle seçme ve seçilme hakkı elde ederken, 8 Şubat 1935’deki seçimler sonucunda 17 kadın milletvekili ilk kez Meclise girdi. 1950 yılında da ilk kadın belediye başkanı Müfide İlhan, Mersin’den seçildi.

    İLK KADIN BAKAN VE BAŞBAKAN
    İlk kadın bakan Türkan Akyol, 1971 yılında göreve atandı. 1989 yılında kadınlara da kaymakamlık yolu açılırken, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kadın Vali Lale Aytaman, 1991 yılında Muğla’da görevlendirildi.

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Başbakan koltuğuna da ilk kez bir kadın oturdu ve Türkiye’nin ilk kadın başbakanı olan Tansu Çiller, 25 Haziran 1993 tarihinde hükümeti kurdu.

    MESLEKLERİNDE İLK OLAN TÜRK KADINLARI
    * İlk kadın TBMM Başkanvekili - Nermin Neftçi
    * İlk kadın Başbakan - Prof. Dr. Tansu Çiller
    * İlk kadın bakan - Prof. Dr. Türkan Akyol
    * İlk kadın Anayasa Mahkemesi Başkanı - Tülay Tuğcu
    * İlk kadın Danıştay Başkanı - Füruzan İkincioğulları
    * İlk kadın avukat - Süreyya Ağaoğlu
    * İlk kadın belediye başkanları - Müfide İlhan, Sadiye Ardahan
    * İlk kadın büyükelçi - Filiz Dinçmen
    * İlk kadın Danıştay üyesi - Şükran Esmerer
    * İlk kadın dışişleri görevlisi - Adile Ayla
    * İlk kadın dişhekimi - Ferdane Bozboğan Erberk
    * İlk kadın doktor - Safiye Ali
    * İlk dünya güzeli - Keriman Halis
    * İlk kadın eczacı - Rukiye Kanat Arran
    * İlk kadın emniyet müdürü - Feriha Sanerk
    * İlk kadın fotoğrafçı - Semiha Es
    * İlk kadın gazeteci - Selma Rıza
    * İlk kadın genel müdür - Mükerrem Aker
    * İlk kadın hakim - Suat Berk
    * İlk kadın hazine genel müdürü - Aysel Gönül Öymen
    * İlk kadın hemşire - Esma Deniz
    * İlk kadın hesap uzmanı - Müşerref Çallılar
    * İlk kadın heykeltıraş - Sabiha Bengütaş
    * İlk kadın jet pilotu - Leman Altınçekiç
    * İlk kadın karakol amiri - Nevlan Kulak
    * İlk kadın kaymakam - Özlem Bozkurt
    * İlk kadın kimyacı - Remziye Hisar
    * İlk kadın makinist - Seher Aytaç
    * İlk kadın milli eğitim müdürü - Güler Karakülay
    * İlk kadın milli maç hakemi - Lale Orta
    * İlk kadın muhtar - Gül Esin
    * İlk kadın mühendis - Sabiha Gürayman
    * İlk kadın müzeci - Seniha Sami
    * İlk kadın orman mühendisi - Binnaz Zehra Sert
    * İlk kadın petrol mühendisi - Halide Ural Türktan
    * İlk kadın pilot - Sabiha Gökçen
    * İlk kadın polis memuru - Betül Diker
    * İlk kadın profesör - Prof. Dr. Fazıla Şevket Giz
    * İlk kadın radyo spikeri - Emel Gazimihal
    * İlk kadın rektör - Prof. Dr. Safet Rıza Alpar
    * İlk kadın savcılar - Işık Tüzünkan Koçhisaroğlu, N. Meliha Sanu
    * İlk kadın Sayıştay üyesi - Fahrünisa Etmen
    * İlk kadın sendika başkanı - Dervişe Koç
    * İlk kadın çöpçü - Elif Yazgandır

    NİÇİN 8 MART?
    Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı, 8 Mart 1857 yılında ABD’nin New York kentinde başladı. Konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan 40 bin işçinin insanlık dışı çalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı başlattığı grev, polisin saldırısıyla kanlı bitti. Saldırı sırasında çıkan yangında çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

    Danimarka’nın Kopenhag kentinde 1910 yılında toplanan 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin, bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi. Kadınlar Günü önerisi oybirliği ile kabul edildi.

    1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı’nı ilan eden Birleşmiş Milletler, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın tüm kadınlar için “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmasını kararlaştırdı.


    Kaynak

    Bu özel gününüz kutlu olsun efem
    Greatest Leader of All Time !


  3. #3
    alanay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-01-2008
    Mesajlar
    1,318
    Karizma Gücü
    0
    tşk çok naziksiniz ben dahil bütün bayanların günü kutlu olsun
    Durumum (Çevrimiçi) Beynim (Me$gul) Ruhum (Hemen Dönecek) Aklım (Dışarıda) Kalbim (Çevrimdı$ı)

  4. #4
    alanay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-01-2008
    Mesajlar
    1,318
    Karizma Gücü
    0
    herkesin dünya kadınlar günü kutlu olsun :hz annecim seni çokkk seviyorum :hz
    Durumum (Çevrimiçi) Beynim (Me$gul) Ruhum (Hemen Dönecek) Aklım (Dışarıda) Kalbim (Çevrimdı$ı)

  5. #5
    alanay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-01-2008
    Mesajlar
    1,318
    Karizma Gücü
    0

    8 mart dünya kadınlar gününüz kutlu olsun

    Merhaba anne,
    Yine ben geldim.
    Merak etme okuldan çıktımda geldim.
    Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
    Ali "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder" demişti de
    Onun için söylüyorum.
    Geçen hafta öğretmen,
    Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte
    Öğretti sağımı solumu.
    Ben biliyorum artık anne sağım neresi, solum neresi
    Ağrıyan yanımın neresi olduğunu
    Şimdi iyi biliyorum anne.
    Hani geçen geldiğimde
    Şuram acıyor işte şuram demiştim de
    Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
    Bak şimdi söylüyorum
    Şuram işte,
    Sol yanım çok acıyor anne.
    Hem de her gün acıyor anne her gün.
    Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
    Elinden tutup okula getirdi.
    Yakası da danteldi.
    Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
    Bende ağladım,
    Ağladım hiç de utanmadım.
    Öğretmen ne oldu dedi.
    Düştüm dizim çok acıyor dedim.
    Yalan söyledim anne.
    Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.
    Bugün bende saçım örülsün istedim.
    Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
    Dantel yaka istedim.
    Babam "Ben bilmem ki kızım" dedi.
    Bari okula sen götür dedim.
    "kızım, iş" dedi.
    Bende banane dedim, ağladım.
    "kızım, ekmek" dedi babam.
    Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
    Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne.
    Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi.
    Zeynep "annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş" dedi.
    Babam hepsini birlikte yıkıyor.
    Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
    Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme.
    Üzülmesin diye söylemiyorum ama
    Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor.
    Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne.
    Hava kararıyor, ben gideyim anne.
    Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
    Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
    Kim bozuyor toprağını,
    Çiçeklerini kim koparıyor.
    İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme.
    Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. >>
    Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım.
    Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını
    Şu kavanozda biriktirdim.
    Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum.
    Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
    Kimseye söyleme ama anne
    Bazen de konuşuyorum onunla.
    Ne yapayım seni çok özlüyorum anne.
    Ha unutmadan,
    Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi.
    Ben babama yazdıracağım.
    Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın.
    Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.
    Senin adın geçince sol yanım acıyor anne.
    Hiç bir şey yutamıyorum.
    Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
    Kağıda da böyle yazamam ya anne.
    Ben gidiyorum anne,
    Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp.
    Mutlaka gel anne,
    Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. >>
    Sol yanım acıyor anne.
    İşte tam şurası,
    Sol yanım çok acıyor anne.
    Seni çok özledim,
    Anne çook...


    (Bedirhan Gökçe'nin Şiir Albumünden)



    8 mart dünya kadınlar gününüz kutlu olsun
    Durumum (Çevrimiçi) Beynim (Me$gul) Ruhum (Hemen Dönecek) Aklım (Dışarıda) Kalbim (Çevrimdı$ı)

  6. #6
    GizLiDüş adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-12-2007
    Mesajlar
    3,656
    Karizma Gücü
    0
    Her Kadın Bir Hikayedir

    Hayatınız boyunca kaç kadını tanıdınız?

    Ya da soruyu şöyle soralım, kaç kadını GER&#199Kten tanıdınız?

    Bir kadına bakarken aklınızdan geçenler neler?

    Her kadın kendi içinde bir yaşamdır..

    Yaşamın iniş çıkışları onların da içindedir..

    Eğer bir kadına baktığınızda aklınızdan göğüsleri, bacakları ya da kalçaları geçiyorsa asla bir kadını tanıyamayacaksınız demektir..

    Bir kadın duygularıyla vardır..

    Güzellik gelip geçici olsa da içindekiler kalıcıdır..

    Bir kadını tanıma serüveni hayatın en sürükleyici anıdır..

    Kadın herkese sunmaz gerçek yüzünü..

    Erkek egemen toplumun açmazları kadını da oyunculuğa iter..

    Küçük yalanlar, büyük yalanları doğurur..

    Büyük yalanlar dev itiraflara yolculuktur..

    İster 15 olsun ister 25 isterse 35,

    Her kadın bir hikayedir..

    Kadının anlamı içindeki hikayelerdir..

    Herşeyi bulabilirsiniz orda..

    Aşkları..

    Hayalleri..

    Hayal kırıklıklarını..

    Hoyrat seksleri..

    Bırakıp gitmeleri..

    Sevmeleri..

    Çocuklukları..

    Zekayı..

    Yalanları..

    Herşeyi..

    Hikayelerin sonu mutlu ya da mutsuz olsun yıllar sonra bile orada kalacaktır..

    *

    Erkeğin hayatı kadınları tanıdıkça yükselir..

    Kadınları tanıdıkça hayata bakışı değişir erkeğin..

    Komplekslerinden arınır erkek, kadınlara değer vermeyi öğrenir..

    Değer verdikçe kendi değerinin yükseldiği hisseder..

    Değer verilen erkek sürprizlere hazırlıklı olmalıdır..

    Herşey vardır bir kadının yüreğinde..

    Bu yüzden farklıdırlar..

    Kadınlar oyun oynamayı da severler..

    Mesajlarının ardında küçük gizemler yerleştirilmiştir..

    Üşüdüm diyen kadın gerçekten üşümüştür belki..

    Ama istediği bir palto ya da mont değildir, erkeğin sevgisiyle ısınmak ister..

    Hikayeler devam eder..

    *

    Hayattaki en güzel yolculuklarsa bir kadını tanıma evresindekilerdir..

    Hayatın sırrı bir kadının küçük yüreğinde saklanmıştır..

    Her erkek kadınların kendisinde bıraktığı izleri yaşamak zorundadır..

    Kadını tanıdıkça izleri artar..

    İzler arttıkça sürüklenen yerlerin derinliği de yükselir..

    İzlerin kendisini sürüklediği yerler ne kadar derin olursa olsun, adım atmaktan çekinmemelidir..

    Orda hayatın özü vardır çünkü..

    Hayatın her evresi kadının iç dünyasında saklıdır..

    Kadın, çocuktur.

    Kadın, annedir,

    Kadın, sevgilidir,

    Kadın, gizemdir..

    Kadın, hayattır..

    Kadın herşeydir..

    Şimdi tekrar sorun kendinize..

    Kaç kadını tanıyorsunuz?

    ALINTI


    Günümüz kutlu olsun,dilerim ezilen kadınlar hak ettikleri yere gelir.
    ...Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın.
    ” Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir “diye endişe etme.
    Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

  7. #7
    şeytanınavukatı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-03-2007
    Mesajlar
    834
    Karizma Gücü
    0
    Biraz konuyu açalım

    Birkaç resim ekleyelim fikir jimnastiği yapalım kadıköy 8 mart dünya kadınlar günü ön saflarda posterler HATİCE YÜREKLİ

    kimdir HATİCE YÜREKLİ Bir DHKP-C militanı yani Devlete karşı gelen bir terörist Dünya kadınlar gününde ön saflarda posteri var

    Hatice Yürekli Yoldaş ölümsüzdür!


    Partimizin kurucu üyelerinden Hatice Yürekli yoldaş Ölüm Orucu Direnişi’nin 182. gününde ölümsüzleşti

    23.04.07) - Ankara’da sınıf devrimcileri 22 Nisan günü Hatice Yürekli yoldaşın Ölüm Orucu Direnişi’nin 182. gününde ölümsüzler kervanına katılmasının 6. yıldönümünde Yüksel Caddesi’nde bir eylem gerçekleştirdiler. Eylemde kızıl bayraklar, Ümit, Habip, Hatice yoldaşların fotoğrafları ile “Hatice Yürekli yoldaş yaşıyor! Zafer devrim davasınındır!/BDSP” imzalı pankart taşındı.

    Eylem Yüksel Caddesi’nin Mithatpaşa Caddesi çıkışından yürüyüşle başladı. Eylemde “Habip, Ümit, Hatice yoldaş yaşıyor!”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm!”, “Bedel ödedik, bedel ödeteceğiz!”, “Katil devlet hesap verecek!” sloganları coşkuyla ve öfkeyle hep bir ağızdan haykırıldı. Yüksel Caddesi’ne gelindiğinde Hatice Yürekli’nin devrimci mücadelesini, kimliğini anlatan bir metin okundu. Metinde bir kez daha Hatice yoldaş şahsında devrim davasının baş eğmezliğine ve yenilmezliğine vurgu yapıldı. Hatice yoldaştan devralınan bayrağın işçi sınıfının devrimci programı önderliğinde burjuvazinin kalelerine dikileceği bir kez daha kararlılıkla yinelendi. 1 Mayıs alanlarına çağrıyla eylem sona erdi.

    Kızıl Bayrak/Ankara



    8 mart ın kurucusu CLARA ZETKİN

    Marxists’ Internet Archive

    Clara Zetkin, Almanya'da proleter kadın hareketinin öncülüğünü yapıyordu. 1897'de Parti Denetim Kurulu'na seçildi. Parti çalışmasına aktif olarak katılıyor, grevleri ziyaret ediyor ve toplantılar

    8 MART KOMÜNİST BİR FİKİR hiç biri zerre kadar bizim kadınlarımızı kızlarımızı alakadar eden yanı yoktur
    Eklenmiş Resimler Eklenmiş Resimler
    Madem ayrılığa hüküm giymiş bu yürek ; O zaman ölmek için yaşa mak gerek !!!

    Bana sırça köşk çocukları Argo sun terbiyesizsin diyorlar .

    Nedir Argo :?
    üslup sahibi kişilerin ağzinda yapmacik durmayan, yerinde ve kıvamında kullanılması durumunda tadına doyulmayan lezzet.
    Başkası olacağıma sokak çocuğu olurum kelimeleri ağzında yavşata yavşata konuşanlardan olacağıma ARGO olurum

  8. #8
    Misafiruye
    Ziyaretçi
    Bu günde;

    "Cennet anaların ayakları altındadır" diyen; kız çocuklarını diri diri toprağa gömülmekten kurtaran Rahmet Peygamberini saygı ve sevgiyle anıyorum. Salat ve selam O'nun üzerine olsun.

    Bu günde;

    Atatürk ün yanında savaşmış nice Nene Hatunları; cepheye kınalı kuzularını gönderen Şehit Analarını saygı ve sevgiyle anıyorum.

    Bu günde;

    Dünyayı kan gölüne çeviren; anaların, kızların, çocukların haksız yere canına ırzına kasteden katilleri insan hayvanlarını kınıyorum.

    (sadece bugünde değil hergünde)

  9. #9
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7
    Türk kadınının çağdaş seviyeye erişmesinde katkısı olan devrimlerin başında Lâiklik ve Harf Devrimi gelir. Lâiklik ile hukuk sistemi şeriat kurallarından kurtarılarak Türk kadınına, toplumda çağdaş bir yer ve görünüm kazandırılmıştır. 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim, devlet denetimi altına alınarak kadın ve erkek için eşit ve gerekli hale getirilir. Kadınların da erkeklerin gibi bütün kademelerdeki eğitim hakkından yararlanması kabul edilir.



    Atatürk 21.3.1923’de Konya gezisinde şöyle der: “Dünyada hiçbir milletin kadını ‘Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek gösterdim’ diyemez. Erkeklerimizin oluşturduğu ordunun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Ülkenin varlık nedenini hazırlayan kadınlarımız olmuş ve olmaktadır. Hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı şükran ve minnetle sonsuza dek kutlayalım ve büyük saygı gösterelim. "



    Atatürk’ün belirttiğine göre “Batılılar Türk kadınını boş, cahil, uygar olmayan ve toplumsal hayata karşı ilgisiz ve hayattan, dünyadan, insanlıktan, iş ve güçten uzak tutulan varlıklar olarak görmektedirler.” Kadınların dış görünüşleri bu gerçek dışı yargılara sebep olmaktadır. Atatürk Türk halkının dış görünüşünü değiştirmek için kıyafet devriminin yapılmasını gerekli görmektedir. Bu devrim erkek ve kadınların kıyafet biçimini kapsayacaktır.



    Atatürk gezilerinde gördüğü, yüzü gözü kapalı kadınların, yanlarından bir erkek geçerken sırtlarını çevirip yere çökmelerini garip ve gülünç bulmaktadır.

    "Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştemal veya buna benzer birşeyler asararak yüzünü, gözünü gizler ve yanında geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır."



    Kılık kıyafetlerimizin çağdaşlaştırılması için 25 Ekim 1925’de çıkanları yasa ile fes, çarşaf, takke, külah gibi geri kalmışlığı simgeleyen ve bizim olmayan bütün giyecekler yasaklanır.



    Atatürk’e göre “bir toplum aynı amaca bütün kadınları ve erkekleri ile birlikte yürümezse uygarlaşmak hiçbir şekilde mümkün olamaz. İlerleme ve yenilik alanında birlikte yol almak gereklidir. Böyle olursa devrim başarılı olacaktır”



    Atatürk Türk kadınına en büyük hediyeyi, 4 Ekim 1926’da Türk Medeni Kanunu ile verir. Aile hukukunu düzenleyen Medeni Kanun ile, kadın-erkek eşitliği getirilip çok eşlilik kaldırılır, resmî nikâh şartı konulur. Birbirini görmeksizin vekiller vasıtası ile evlenme uygulamadan kaldırılmış, birbirini tanıyan, anlayan çiftlerin aile kurmaları yolu açılmıştır.



    Bundan sonra kadınlar sırayla, 1930’da Belediye, 1934’de Milletvekili seçme ve seçilme haklarına kavuşarak birçok batı ülkesinden daha ileri konuma gelmiştir. 18 Nisan 1935 de dünyada ilk defa “Milletlerarası Kadın Kongresi” İstanbul'da toplanır.



    Atatürk, 1935 yılında Türk Kadını'na seçme ve seçilme hakkı tanınması nedeniyle şunları söyler:

    "Bu karar Türk kadınına sosyal ve siyasal hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni konumunu yetki ile işgal etmiş, iş hayatının her aşamasında başarılar göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin bir çoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu kendine yaraşır şekilde kullanacaktır."



    Bugün, Türk kadını her türlü siyasal ve sosyal haklara sahiptir. Bu haklar yasal güvence altındadır. Türk kadını kendisine fırsat verildiğinde üstesinden gelemeyeceği bir şey olmadığını göstermiştir. Günümüz Türk kadını ileriyi görebilmekte ve kendi ayakları üzerinde yürüyebilmektedir. Kadınlarımız ekonomik yönden, tüketici rolünden sıyrılmaktadırlar



    "Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım."



    Kadınlarımızın, kendisine verilen hakları koruyabilmek için mücadeleye devam etmelidir. Çünkü halen bazı gerici akımlar Cumhuriyetimizi tehdit etmektedir. Tekrar çağ dışılığa döndürülmek istenen ülkemizde Türk Kadını Cumhuriyetinin ve haklarının savunucusu olmak zorundadır. Aksi halde 100 yıl geriye dönmek kaçınılmazdır.

    alıntı



    Tüm Kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.Çağdaş Türk Kadınlarımızın ve bize kazandırdığı hakların Önderi Mustafa Kemal Atatürk'üde şükranla anıyorum:hz
    [COLOR="Red"][B][CENTER]CHP ye karşı hazımsızlığı olan Atatürk düşmanı&dinci&bölücü&yolsuz-hırsız&satılmış&kansız kesim ve
    kesimin ,ezberci şakşakçı destekçileri olan ,geri kafalar
    iyi izleyin!
    CHP nin yükselişini[/CENTER][/B][/COLOR]

  10. #10
    John_er adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2004
    Mesajlar
    9,214
    Karizma Gücü
    9
    Çok iyi çalışmalar okudum elinize sağlık...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun
    2006 Konuları bölümünde KeLebeK tarafından açılmış
    Yanıt: 55
    Son Mesaj: 08.03.06, 18:13

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •