AKP hükümetinin göz ardı ettiği Türkiye ekonomisi, ciddi risklerin tehdidi altında.
Ekonomideki olumsuz gidiş uyarılarına her gün bir yenisi ekleniyor. AKP hükümeti, dışta ve içte tehlike sinyalleri veren ekonomiyi unuttu. Enflasyonda yıllık hedefin yarısı 2 ayda geçildi.
Yıllık büyüme beklentisi yüzde 4.7'ye inerken, enflasyonun dizginlenmesi için döviz kurunun değerinin düşük tutulması 38 milyar dolara çıkan cari açığın daha da artmasına neden olacak. Bunun finansmanı, küresel dalgalanma ile hükümetin istihdam ve enerji maliyetlerini düşürmek gibi rekabet arttırıcı önlemler almadığı bir ortamda daha da zorlaşacak.
Ekonominin karşı karşıya olduğu yedi önemli sorun şöyle:
Enflasyon: Türkiye İstatistik Kurumu şubat ayı Tüketici Fiyat Endeksi enflasyonunun yüzde 1.29'a çıkmasından sonra ilk iki ayda yüzde 2.11 olarak gerçekleşen enflasyon, hükümetin yıl sonu hedefi olan yüzde 4'ün yarısını geçti. Aracı kurumlar, tahmini yüzde 7'ye çıkardı.
Kur: Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, enflasyon hedeflerindeki yüzde 100'lük sapma ile en büyük bedeli ihracatçı ve sanayicinin ödediği itirafında bulundu. Tüzmen enflasyonun düşürülmesi uğruna döviz kurunun düşük, YTL'nin yüksek tutulduğunu belirterek "Bunun en yıkıcı etkisi; bizim şikâyet ettiğimiz cari açık. Cari açığın da tetikleyecisi dış ticaret açığı" dedi.
Cari açık: Cari açık 2007'de, bir önceki yıla göre yüzde 18 artarak 37 milyar 996 milyon dolara çıktı. Aynı dönemde ithalat ile ihracat arasındaki fark ise yüzde 14.9 artışla 47 milyar 498 milyon dolara yükseldi. Hükümet, cari açığın, 2007 yılında yüzde 9.8 artarak 21 milyar 873 milyon dolara çıkan doğrudan yabancı sermaye girişi ile karşılanmasına güveniyor.
Büyüme: Geçen yılın üçüncü çeyreğinde tarımdaki küçülme, ticaret ve inşaatın da yavaşlaması nedeniyle yüzde 1.5'e düşen büyüme oranında, piyasaların 2008 yılı beklentisi yüzde 4.7'ye geriledi. Hükümet, özellikle gelecek yılki yerel seçimler öncesi büyümeyi desteklemek için kaynakları bütçe dışına çıkarma yönünde adımlar atmaya başladı. Ancak bu tür girişimler hem enflasyonun artmasına, hem de mali disiplini bozarak cari açığın kapatılması için hayati olan yabancı sermayenin kaçmasına neden olacak.
İç pazar: Ankara Ticaret Odası'nın 4 bin 46 işyerinde yaptığı ankete göre 2007 yılı, her 100 işletmeden 56'sı için 2006 yılından daha kötü geçti. Ankete katılan işletmelerin sadece yüzde 27.8'i 2006'ya göre satışlarını arttırdıklarını bildirdi. İşletmelerin yüzde 80.5'inin işletmecilik maliyetleri, yüzde 67.6'sının da borçları arttı. İşverenin SSK'ye 11.5 milyar YTL; esnaf, bağımsız çalışanlar ve çiftçinin Bağ-Kur'a 34.9 milyar YTL; mükelleflerin Maliye'ye ise 29 milyar YTL borcu var.
İşsizlik: Türkiye'de geçen yılki resmi işsiz sayısı 2 milyon 333 bine ulaştı. İş aramayıp çalışmaya hazır olan 1 milyon 805 bin kişi de eklendiğinde, gerçek işsiz sayısı 4 milyon 138 bine yükseldi. Yavaşlayan büyüme işsizliğin daha da artacağına dikkat çekerken, hükümet de istihdam maliyetlerini düşürecek veya kayıt dışını kayıt içine alacak çalışmalara hâlâ başlamadı.
Borçlanma: Özel sektörün dış borcunun son beş yılda ortalama yüzde 28 artarak Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 30'u seviyesine, bir başka deyişle 147 milyar dolara ulaştı. Hükümete yakınlığıyla bilinen Raymond James aracı kurumuna göre 2008'de özel sektör dış borç geri ödemelerinin 36 milyar dolara ulaşması pek çok yatırımcı açısından korkutucu gözüküyor ve yatırımcıların "Borçların yeniden finanse edilmesinde bir problem yaşanıp yaşanmayacağı" sorusuna neden oluyor.
kaynak
Ekonomideki sorunlar bizi ilgilendirmez biz asıl sorunlara bakalım
1-%1 türbanlı öğrenci sorunu
2-Milletvekilleri hala gazi maaşlarından mahrum(temmuza kadar)
3-Terör konuları hala ''sayın'' apoya danışılmadı
4-Fethullah yeni anayasa taslağı hakkında ne düşünüyor
5-Gül 'ün Noterliği çokmu farkediliyor
6-İmam Hatiplerin sayısını çoğaltılması üzerinde kim daha fazla taahütte bulunuyor
7- Hala Cumhuriyetçi bir iki yayın kuruluşu mevcut ,buna karşı önlemler şart vs. vs.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

