KOPAR SİMİTLE ÇIĞLIK

Kim görmüş
ölümü !
Bulutlardan
beyaz
Düşüşümü

Siz uçmadınız mı
benimle
Sevginiz kanatlarımda

Ya kondum
yanı başınıza
Ya kaybolup gittim
gözünüz önünden

Şöyle bir dönerdim
başınızda
Mısralar örneği,
Ufka dalanlar
Bensiz …
batıramazdı güneşi

Görmüyorsunuz artık
Girsem de gözünüze
Keza ben de sizi
eskisi gibi
Zira sarıyorsunuz
Yalancıktan birbirinizi

Bilmez
Boşa kanat çırpmayı
Arkadaşlardan hiç biri,
Balık kaçırma
bahanemizdi
Sevinçle gördüğümüz
Kaçamak sarılışlar
ve öpüşleri

En sevdiğimiz …
Kaçırılan vapurla,
Zamanı durduran
Taze çiçektir
Solukları dumanlı
Heyecanlı
İskele bekleyişleri

Kazara düşmüş …
Bir rüzgar uçurmuş
gazeteleri okurdum
ta … deniz dibinden,

Kumbaramızdı kıyılar
Parlar …! aldatırdı
dönen balık gibi
Yirmi beş kuruşlar.
Tutsun diye mi atılırdı !
Aldatmadı mı !
İnsanları da
Pasa direnen
Dilekli, iki buçuk liralar

Karışık küçüklerin
kafaları
Çorba yaptığından
Büyükler, kırlangıçları

Ya orkinoslar …
Hala bekliyorlar mı !
Dalyanda onu
Sarıyerli balıkçılar

Üzülmezdim
astığınıza
Arkadaşlarımı,
Yanlarına acurların …
Soğanların,
kıpkırmızı
Herkes alabilirdi
manavdan
Şimdi ayrım oldu
Zengini fukaradan …
Değişmeyen
bahisti
Anılır hala
sizinkiler
Onunla
zayıflıktan.

Hiç gördünüz mü
ölümü !
Dalıp gittiğiniz
berrak sularda.

Üstünüze düşünce,
şanstı !
Arardınız hemen
Kim satıyor !
Tayyare bilâdı

Ya düşmeyince !
Ya siz,
Düşmeyince benim üstüme !
Ah …
Nasıl unutursunuz !
Boğazı yırtan çığlığımı

Ben
İskeleden sancaktan
Daha ziyade kıçtan
attığınız
simit gibi
Taze … bayat
Aşklarınızı paylaştığınız …

“Ki tutardım onları”

Kursağımda
yuvaya dönüş tatları.
Açsanız,
paylaşır
yavrum !
benim
Ben !

vefalı
Arkadaşınız …

MARTI !




Öncel İpekçi