• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    21-01-2008
    Mesajlar
    209
    Karizma Gücü
    0

    Başarılı Demokrasi ayıbı hangisi ...

    :hz

    Erol Manisalı

    www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali
    Son Güncelleme: 17.03.2008

    Demokrasi Ayıbı Hangisi? EROL MANİSALI
    17.03.2008



    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın açtığı kapatma davası için AKP, "Demokrasiye ayıp" diyerek bildiri yayımladı. Eğer aşağıda sıraladıklarım AKP hükümetleri tarafından yapılmamış olsaydı, gerçekten de bu bir demokrasi ayıbı olurdu.

    1) Milletvekillerinin, "A'dan Z'ye dokunulmazlıkların arkasına saklanmaları", demokrasi ayıplarının en büyüğü değil mi? Demokratik bir biçimde sorgulanmalarının önü, AKP tarafından kapatılmış olmuyor mu?

    2) Kamusal içerikli iktisadi ve sosyal faaliyetlerin bir bir özelleştirilerek piyasanın ve yabancı tekellerin insafına terk edilmeleri demokrasi ayıbı değil mi?

    3) Köylünün, " yabancı tekellerin kölesi durumuna düşürülmeleri" demokrasi adına bir felaket değildir de nedir?

    4) Ekonominin bir bir yabancı tekellere ve yeşil sermayeye terk edilmesi demokrasi ayıbından sayılmıyor mu?

    5) Futbol Federasyonu'ndan işçi sendikalarına kadar "kadrolaşmanın her alanda yaygınlaştırılması" hangi demokraside görülür?

    6) IMF ve büyük sermayenin dayatmaları sonucu "çalışanların sosyal haklarının kısıtlanarak, zaman içinde tasfiyesi" gerçek demokrasilerde olabilir mi?

    7) Bush ve Blair 'in ricaları sonucu bu ülkelerin şirketlerine "kolaylıklar sağlanması", hangi demokratik ölçüye sığar?

    Yasama, yürütme ve yargı arasında kurulan ve demokrasinin olmazsa olmaz kurallarından olan dengeyi, "yargı aleyhine bozmaya yönelik yasa ve uygulamalar" demokrasi ayıbı değil mi?

    9) 2004 ve 2005 yıllarında imzaladığınız anlaşmalarla ülkeyi AB'ye tek yanlı "bağlı ve bağımlı duruma sokmanız" hangi demokratik ülkede yaşanabilir?

    10) Arap ülkeleri, İran ve Türkiye'yi hedef alan BOP'ye/ büyük ortadoğu projesine bağlılığınızı ilan etmeniz, demokrasi ile nasıl bağdaşır?

    11) Kıbrıs konusunda Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını ve TBMM kararlarını hiçe sayarak AB (ve ABD) taleplerine boyun eğmeniz, demokrasiyle bağdaşır mı?

    Olayda bir gariplik var!..

    Bu sıraladıklarım, dinle imanla ilgisi olmayan antidemokratik uygulama ve girişimlerdir. Başsavcının iddianamesinin, "sadece bazı dinci öğelerle sınırlı kalmasına" şaşırdım. Bence sıraladıklarım, en az dinsel olanlar kadar önemlidir.

    Dini, iktisadi, siyasi ve kültürel öğeler (ve gerekçeler) bir bütünün parçalarıdır. Organik bir bütünleşme gösterirler. Neden sadece dini (ve dinci) öğeler üzerinde durulmuş?

    Bu konularda, toplumda bir "algılama bozukluğu" gözleniyor. Türkiye'de oligarşik bir yönetimin egemenliği ve "dinciler dışında da oligarşiye katılımın varlığı", bu çelişkileri yaratıyor.

    - Kimileri bu nedenle, "sadece dini sakıncalara" değiniyor.

    - Diğer "antidemokratik uygulamalardan uzak duruyor".

    Bunun gerisinde, "oligarşiyle" (sistemle) olan örtülü çıkar birliği yatıyor.

    Savcılığın gerekçelerinin "çok sınırlı kalmasının nedenlerini" düşünürken aklımdan bunlar geçti. Her şey ortada yaşanıyor, herkes her şeyi görüyor. Yine de "üç maymunu oynayanlar" çoğunlukta.

    Başbakan ve çalışanlar...

    Başbakan'ın 14 Mart Cuma günü çalışanların ,

    "yeni sosyal güvenlik yasa tasarısı"

    ile ilgili tepkilerine karşı söyledikleri çok ilginçti;

    - Çalışanların tepkisini anlayamıyor ve her şeyi "kendi patronajındaymış gibi görüyor".

    - " İki saatinizi boşa harcıyorsunuz, gidin çalışın" diyor. Çalışanların tepkisinin, "onların toplumsal haklarına yönelik", uzun vadeli ve kapsamlı bir girişim olduğunu göremiyor. Yanında çalışan insanlara nasihat eder gibi konuşuyor.

    Demokratik ülkelerde bir başbakan, " haklarını arayan milyonlara karşı", bu gözle bakamaz, bu üslupla konuşamaz. Gerçek demokrasi ayıbı burada kendini gösteriyor.

    Türkiye çok tehlikeli bir süreçten geçiyor. Taraflardan bir tanesi AKP ve onu destekleyen iç ve dış ortakları. ABD ve AB Türkiye'de gerçek bir demokrasi yerine, kendilerinin her dediğini yerine getirecek bir "ılımlı İslam yönetimi" istiyorlar. Suudi Arabistan ve Irak'ta olduğu gibi, demokrasi umurlarında değil. Üstelik, "halkçı bir demokrasiye" kesinlikle karşılar.

    AB ve ABD'nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın başvurusunu eleştirmeleri ve demokrasiye aykırı görmeleri büyük çelişkidir. Kendilerine şu soruları sormak gerek:

    - AB içinde, AKP benzeri antidemokratik uygulamalar yapan bir hükümet var mı?

    - Fransa'yı, Almanya'yı, İsveç'i

    "Dışardan bölmeye çalışan devletler" bulunuyor mu?

    Onların derdi başka: Türkiye'de oluşturmaya başladıkları sömürü düzeninin engellenmesini istemiyorlar: BOP için buldukları yerli ortaklarını kaybetmekten korkuyorlar.

    Cumhuriyet başsavcısının girişimini sadece dar bir "laiklik karesi" içinden değil, çok daha geniş kapsamlı görmek ve değerlendirmek gerekir.

    Gerekçeler buzdağının, sadece su üstündeki küçük bir parçası...


    www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali


    Erol Manisalı
    :hz

  2. #2
    Misafir Anektod adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-07-2006
    Mesajlar
    7,319
    Karizma Gücü
    0
    Herkes SAF bi sen AKILLI.!!
    +
    Bunların hangisi PARANOYA değil, şöyle yaptılar ve BÖYLE OLACAK diyorsun.!!
    +
    Allah bilir sen ne zaman ölceğinide biliyorsundur.! He unutmadan bi dahaki hükümet kim olcak onuda yaz köşende.!! Pehhh

  3. #3
    Koyu Siyah adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-12-2007
    Mesajlar
    3,067
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Neden ki çoğu doğru

    Özelleştirmeler,yabancı sermaye,BOP yahuu tayyib ağzıyla diyo,Biz diyor ortadoğuda br görevimiz var diyor,o da genişletilmiş ortadoğu projesi ve kuzey afrika diyor,bizde onun eşbaşkanlarından biriyiz diyor..Youtube da bunun videosu var..kaçak girmeyi biliyorsan bop-tayyib yaz çıkar

    BOP'la ilgili kaynağındna haber..Aşağıdaki sitede Bop anlatılıyor ve en altta WİNNERS(KAZANANLAR)-LOSERS(KAYBEDENLER) var.Kaybedenlere iyi bakın,hangi ülkeyi göreceksiniz..AAuuu Turkey

    ARMED FORCES JOURNAL - Blood borders - June 2006

    Bop haritasınıda siz bulun...

    Futbol federasyonu Hasan Doğan'ın ablası başbakan'ın bir başka yakını remzi gür ile evli.

    remzi gür başbakan'ın çocuklarına yurtdışındaki okul masrafları için burs veren ramsey firmasının sahibi.

    dışişleri bakanı ali babacan`ın baldızı didem yurter, remzi gür'ün oğlu ömer gür ile evli.
    Patronlar Dünyası (Patronların Buluşma Noktası) [ TFF Başkanlığı'na ortak aday ] Bu birçok gazetede çıkmıştı..

    Sooracıma Tekel ve İşçi Sendikalrının eylemleri hak,hukuk dışı,ama Batman,Diyarbakır,Van,Siirtt'teki pkklıların eylemi çok demokratik,Hatta Cizre'de bayrağı ayak altına almak da demokratik...

    Lütfen şu partizancılığı bırakıp azıcık aklıselim olalım...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Malatya Ayıbı
    2005 Konuları bölümünde Rasyonalist tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 04.12.05, 01:53

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •