• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
32 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Kapkarışık adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-01-2008
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    5

    Allah ganimet alırmı?

    ENFAL SURESİ 1-41-69:
    (Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler Allah'a ve Resûlüne aittir. O halde, eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.
    Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah'a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.
    Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yiyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Arkadaşlar,mülkün sahibi olan Allah neden ganimet alır,ganimeti(teknik olarak) nasıl alır,bu ganimet ne işine yarar?Ben bunu bir türlü anlayamıyorum.Buradaki hikmet nedir?

    Ve neden önce Allah,sonra Peygamber,ve de onun yakınları öncelik sahibi olur?

    Bu teklif bugün yapılsa idi tavrınız ne olurdu?Bu soruma özellikle samimi ve net bir cevap istiyorum.

    Umarım saygı ve sevgi çercevesinde bir paylaşım olur.

  2. #2
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    Bu hususta direk Elmalı'nın tefsirinin ilgili bölümünü alıntılıyorum:
    (Gerçi bunu sen de yapabilirdin neden yapmadın merak ettim)

    41- "Ğunm": Esasen bir şeye sıkıntı ve zahmet çekmeden nail olmak veya düşmandan doyumluk almak mânâlarına gelir ve alınan doyumluğa da isim olarak söylenilir ki, "ganimet" kelimesi de her iki bakımdan aynı anlama gelir. Şeriat ıstılahında ise ganimet, küffardan savaşla ve zor kullanılarak alınan maldır. Şu halde isterse harbin sonunda yapılan barış anlaşması gereğince olsun, düşmandan alınan mala ganimet adı verilmez. Lâkin "fey" adı verilir. Bundan dolayı ganimet kelimesi fey kelimesinden daha özel bir anlam taşır.

    Ve biliniz, yani gereğince amel etmek üzere malumunuz olsun ki, aldığınız ganimet ne şeyden olursa olsun, isterse bir iğne veya iplikten ibaret bulunsun, bu sûrenin başında da beyan olunduğu üzere her şeyden önce "Enfâl Allah'a ait" olduğundan onun beşte biri sırf Allah içindir. Ve Peygamber içindir, ve ona yakınlığı olanlar içindir, ve yetimler içindir, ve miskinler (yani yoksullar) içindir, ve yolda kalmış yolcular içindir.

    İlk önce ganimetin beşte birini Allah için ayırmak, onu da beş hisseye ayırıp, bu âyette açıklandığı gibi, bu beş gruba taksim etmek gerekir. Yani Allah, kendi hakkı olarak zikrettiği beşte biri, yine beşe ayırıp önce Resulullah'a, sonra da sırasıyla zikredilen bu insanlara verilmesini emreder.İşte bu sûrenin ilk âyetinde "Enfâl, (yani ganimetler), Allah'a ve Resul'e aittir." hükmünün ayrıntılı olarak açıklaması budur. Herşeyden önce enfâlin ve ganimetlerin hepsi Allah'ındır. Şu halde hepsi gaziler elinde emanettir. Bu ilâhî hükme göre, hepsinin kamu yararına sarfolunması gerekir. Fakat ilâhî hüküm, siz gazileri, diğer milletlerin geleneklerinde olduğu gibi, özel menfaatlerinizden de büsbütün mahrum etmez. Ancak ganimetten beşte birinin Allah için ayrılması ve kamu yönetimi tarafından, açıklandığı şekilde toplum yararına sarfedilmesini emreder. Ganimetin beşte birden geriye kalan beşte dördünü de siz gazilere bırakır. Şu halde gaziler, dilerlerse haklarını isterler. O zaman ganimetin onlar arasında taksimi vacip olur. Veya her biri dilerse kendi hakkından dilediği kadarını taksimden önce veya sonra yine Allah için terk edebilir. Çünkü hak sahibi, kendi hakkında dilediği gibi tasarruf etmekte hür ve serbesttir.
    ...

    Eğer siz Allah'a ve iki ordunun karşı karşıya geldiği, müslüman ve kâfirlerin çarpıştığı gün, o furkan günü (yani hak ile batılın ayrıldığı Bedir günü) kulumuza indirdiğimiz şeylere, ki bunlar vahiy âyetleri, yardım melekleri ve ilâhî nusret ve zaferdir, işte bunlara iman etmiş hakiki müminler iseniz biliniz ki, bu böyledir. Yani enfâl ve ganimetin bu şekilde taksim olunması gerekir. Bunun böyle olduğunu bilin, ona göre gereğini yaparsınız. Ve Allah her şeye kâdirdir. O gün gözlerinizle gördüğünüz gibi, çoğa karşı aza, kuvvetliye karşı zayıfa zafer ve nusret vermeye kadir olan Allah, daha nelere, nelere kâdirdir ve siz O'nun emrine uyar, hükmüne uygun hareket ederseniz size daha neler neler verecektir.
    Ibn Abbas (r.a)’tan, Peygamber (s.a.v):"Sen Allah’ı bollukta bil, Allah da seni şiddet anında bilsin, istediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile. Olacak şeyler hakkında kalem kurudu. Eğer yaratıkların tümü Allah’ın hükmetmediği birşeyle sana fayda vermek isteseler, buna güç yetiremezler. Şayet Allah’ın senin aleyhine yazmadığı birşeyle sana zarar vermek isteseler, buna da güç yetiremezler. Bil ki hoşlanmadığın şeye sabırda çok hayır vardır, zafer sabırladır, çıkış kapısı sıkıntıyladır ve zorlukla beraber kolaylık vardır."
    [Hadis Hasen-Sahihtir. Tirmizi, Sünen - Ahmed b. Hanbel, Müsned - Abd b. Humeyd, Müsned - İbn Receb, Câmiu'l-Ulûm, vd.]

  3. #3
    Kapkarışık adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-01-2008
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    5
    Sayın recognizeren pek anlamadım ve açıkcası tatmin olmadım.Şunu günümüz türkcesiyle anlatmaya çalışırsak eğer;

    Mesela ortada bir ganimet var.5 adet gramajı aynı altın bilezik olsun.Bunu bi taksim edermisiniz.Oradaki Peygamber yakınlarından kasıt nedir?Dereceler varmıdır?Mesela aile eşrafı birinci sırada,kuzenler vs ikinci sırad gibi bi derecelendirme mesela.

    Bu konuyu açabilirmiyiz lütfen?

    Teşekkürler..

  4. #4
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Yazılanı ( ki ağır bir Türkçede değil ) anlamamakta ve tatmin olmama ısrarınızdan , daha sonra verilecek cevaplardan da tatmin olmayacağınızı tahmin etmek hiçde zor değil .


    Anlamak istediğinizde anlarsınız ,yeter ki amacınız öğrenmek olsun



    Ahzab Suresi

    28- "Ey Peygamber! Eşlerine söyle: "Eğer dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız gelin size boşanma bedelinizi vereyim ve güzellikle salıvereyim."

    29- "Eğer Allah'ın Peygamberini ve ahiret yurdunu istiyorsanız bilin ki, Allah içinizden iyi davrananlara büyük mükâfat hazırlamıştır."

    Peygamber efendimiz hem kendisi hem de ailesi için sade bir hayat seçmişti. Kuşkusuz bu sadelik dünya nimetlerinden yararlanamamaktan kaynaklanmıyordu. Nitekim Peygamber efendimiz henüz hayattayken geniş araziler fethedilmiş, çok sayıda ganimet ve bol zenginlik kaynakları elde edilmişti. Bu sayede daha önce malı ve serveti bulunmayan birçok kişi zengin olmuştu. Buna rağmen bir ay boyunca Peygamberimizin evlerinde ateşin yanmadığı olurdu. Bununla birlikte sadaka vermede, bağışta bulunma ve hediye etmede son derece eli açıktı. Ancak bu tavır dünya hayatının nimetlerinin üstüne çıkma ve içtenlikle yüce Allah'ın katındaki nimetleri arzulama duygusundan kaynaklanıyordu. Mal mülk elde etme imkanına sahip bulunduğu halde sakınan, yeryüzünün nimetlerini geride bırakan, Allah katındaki sonsuz ve kalıcı nimetleri seçen birinin arzusuydu bu. Peygamber efendimiz inancı ve inancının öngördüğü şeriatı açısından hem kendisine hemde aile fertlerine böyle bir hayat yaşatmakla yükümlü değildi. Çünkü onun inancına ve şeriatına göre güzel ve temiz şeyler haram değildi. Nitekim peşlerine düşmeden, arzuyla kavrulmadan, tamamen içine dalmadan, onlarla uğraşmadan, zorlanmaksızın kendisine sunulan şeyi, beklenmedik bir şekilde tesadüfen eline geçen şeyi kendisine haram kılmazdı. Ayrıca kendisi için seçtiği bu sade hayatı yaşamaya da ümmetini zorlamazdı. Ancak dileyen bunu seçebilirdi. Dünya zevklerini ve nimetlerini aşmak, onların ağırlıklarından kurtulmak, nefsin istek ve eğilimlerinden bağımsız tam bir özgürlük elde etmek isteyenler bu yolu seçebilirdi.

    Ancak, Peygamberimizin eşleri de kadındılar, insandılar. Her insanda bulunan duygulara onlar da sahipti. Üstünlüklerine, saygınlıklarına ve yüce Peygamberlik kaynağına olan yakınlıklarına rağmen dünya nimetlerine yönelik doğal arzu içlerinde canlılığını korurdu. Yüce Allah'ın Peygamberine ve mü'minlere bol nimetler bahşettiğini görünce; kendilerine verilen nafakanın arttırılması konusunda Peygamber efendimize başvurdular. Ne varki Peygamberimiz bu başvuruyu memnunlukla karşılamadı. Tam tersine üzüldü ve hoşnutsuzluğunu belirtti. Çünkü O, kendisi için tercih ettiği hayat biçimi ile serbest, yüce ve hoşnutluk içinde yaşamak istiyordu. Dünya nimetlerinden yararlanmak gibi bir mesele ile en alt düzeyde ilgilenmek, hem kendi hayatının hemde yakınlarının hayatının, dünyanın her türlü gölgesinden ve lekesinden arı, yüce ve aydınlık ufuklara yükselmesini istiyordu. Peygamber efendimiz bu olaya helal ve haram açısından yaklaşmıyordu. -Çünkü helal ve haram olan şeyler açıklanmıştır- Basit yeryüzünün baştan çıkarıcı cazibesine kapılmadan, özgür, serbest ve bağımsız bir hayat sürdürme meselesidir bu.
    Peygamber efendimiz eşlerinin kendisinden nafaka istemelerinden dolayı o kadar üzülmüştü ki, arkadaşları ile görüşmek istememişti. Hz. Peygamberin onlarla görüşmek istememesi ashabın ağırına gidiyordu. Hiçbir mesele bu kadar önemli değildi onlara göre. Yanına gitmek istiyorlardı ama izin verilmiyordu. İmam Ahmed, Cabir r.a.'den şöyle rivayet eder: Ebubekir kalkıp Resulullah'ın yanına gitmek için izin istedi. -O sırada sahabeler Peygamberimizin kapısında oturuyorlardı. Peygamberimiz de içerde oturuyordu- Ama Ebu Bekir'e girmek için izin verilmedi. Sonra Ömer geldi izin istedi, ona da izin verilmedi. Ardından Ebubekir ve Ömer'e -Allah onlardan razı olsun- birlikte izin verildi. Onlar da içeri girdiler. Peygamberimiz sessizce oturmuş, eşleri de çevresinde toplanmışlardı. Hz. Ömer: "Ben, Peygamber efendimize bir şey söyleyeyim de belki onu güldürebilirim" dedi. Sonra şunları söyledi: "Ya Resulallah, eğer Zeyd'in kızı -Ömer'in karısı biraz önce benden nafaka istemiş olsaydı, kesinlikle boynunu koparırdım." Bunun üzerine Peygamber efendimiz azı dişleri görünecek kadar güldü. Ve şöyle dedi: "Şu etrafımdakiler de benden nafaka istiyorlar." Hz. Ebubekir r.a. Hz. Aişe'yi dövmek için Hz. Ömer r.a. de Hz. Hafsa'yı dövmek için kalkıp şöyle dediler: "Yanında olmayan bir şeyi mi Hz. Peygamberden istiyorsunuz?" Peygamber efendimiz onların kızlarını dövmelerine engel oldu. Sonra Peygamberimizin eşleri: "Allah'a andolsun ki, bundan sonra, sahip olmadığı bir şeyi Resulullah'tan istemeyeceğiz" dediler. Bunun üzerine yüce Allah eşlerini dünya nimetleri ile kendisi arasında dilediklerini seçmekte serbest bırakmasını emrettiği ayetleri indirdi. Peygamber efendimiz önce Hz. Aişe r.a.'den başladı: "Sana bir şey söyleyeceğim, ama anne ve babana danışmadan acele ile karar vermeni istemiyorum" dedi. Hz. Aişe: "Ne söyleyeceksin?" dedi. Peygamber efendimiz: "Ey Peygamber! Eşlerine söyle.." ayetini okudu. Hz. Aişe: "Senin hakkında anne ve babama mı danışacağım, kesinlikle, Allah'ı ve Peygamberini tercih ediyorum. Bir de benim hangisini tercih ettiğimi diğer eşlerine söylememeni istiyorum" dedi. Bunun üzerine Peygamber efendimiz: "Allah beni güçlük çıkarmam için göndermedi. Beni bir öğretici, kolaylaştırıcı olarak gönderdi. Onlardan biri senin hangisini seçtiğini sorarsa söyleyeceğim" dedi. (Müslim, Zekeriyya bin İshak'tan aktarmıştır)

    Buhari doğrudan Ebu Seleme b. Abdurrahman'dan şu hadisi aktarır. Ebu Seleme der ki: "Peygamber efendimizin eşi Hz. Aişe r.a. şöyle dedi: Yüce Allah Peygamberimize eşlerini serbest bırakmasını emredince, Peygamberimiz önce benden başladı ve şöyle dedi: Sana bir şey söyleyeceğim, anne-babana danışmak için acele karar vermemende bir sakınca yok. -Kuşkusuz Peygamberimiz anne babamın kendisinden ayrılmanı istemeyeceklerini biliyordu- Sonra, Peygamber efendimiz yüce Allah'ın "Ey Peygamber! Eşlerine söyle..." diye başlayan iki ayeti indirdiğini söyledi. Ben de "Bunlardan hangisi için ana-babama danışacağım? Ben Allah'ı, Peygamberini ve ahiret yurdunu istiyorum" dedim.



    selam ve dua ile,
    Bu mesaj en son " 19.03.08 " tarihinde saat 14:07 itibariyle student tarafından düzenlenmiştir...
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  5. #5
    Kapkarışık adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-01-2008
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yazılanı ( ki ağır bir Türkçede değil ) anlamamakta ve tatmin olmama ısrarınızdan , daha sonra verilecek cevaplardan da tatmin olmayacağınızı tahmin etmek hiçde zor değil .


    Anlamak istediğinizde anlarsınız ,yeter ki amacınız öğrenmek olsun


    selam ve dua ile,
    Sayın Student,buradaki türkçenin ne kadar ağır olup olmadığı görecelidir.Siz bu türkçeden zorlanmadan çıkarımlar yapabilirsiniz,fakat bu herkes için geçerlimidir?Tatmin olmama ısrarımıda nereden çıkardınız?Altı üstü basit bi örnekle çözelim dedim.Örnek soruya verecek cevabınız yok ise aradan çekilebilirsiniz.Şayet mesleğiniz avukatlık ise,burası mahkemede değil.Bu yaptığınız bebeğin ağzına zorla kaşık sokmaya benziyor.''Al işte cevap bu,ister al,ister gargara yap'' mantığı.

    Bu konuda katılımcı olmak isterseniz,fikirlerinize ve bilginlerinize açığız(açığım).Yok eğer dayatmacı ve önyargılı olacaksanız,müsade sizin efendim.

    Teşekkürler..

  6. #6
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Kapkarışık , burda kimse balık hafızalı değil , zamanla insnların mesajlarından öğrenmek için mi yoksa başka bir amaçlamı soru sorduklarını anlayabiliyoruz.

    Yukarıda avukatlıkta yapmadım ,üstelik konuyu anlayabilmen için alıntı da yaptım ama sen anlaşılan o alıntıyıda okumamışsın , ilk mesajımda dediğim gibi ;

    '' Yazılanı ( ki ağır bir Türkçede değil ) anlamamakta ve tatmin olmama ısrarınızdan , daha sonra verilecek cevaplardan da tatmin olmayacağınızı tahmin etmek hiçde zor değil . ''

    Bizim cevaplarımız sizi tatmin etmeyeceği zaten baştan belli ,


    Verilen cevabı okumama özgürlüğün var , kimse zorla sana okutmuyor ,yani '' bebeğin ağzına zorla kaşık sokmaya benziyor '' şeklindeki benzetmen yanlış.

    Önyargılı değilim ama balık hafızalı da değilim , dayatmacı değilim vekendi önyargısıyla dinimize sinsice yaklaşıp güya birşeyler öğrenmek (!) için soru soranların fikirlerimizde ve bilgilerimizden faydalanmak için soru sormadıklarını bilecek kadar da forumda tecrübe sahibiyim.

    Sen ilk değilsin , sonda olmayacaksın ,


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  7. #7
    Kapkarışık adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-01-2008
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Kapkarışık , burda kimse balık hafızalı değil , zamanla insnların mesajlarından öğrenmek için mi yoksa başka bir amaçlamı soru sorduklarını anlayabiliyoruz.

    Yukarıda avukatlıkta yapmadım ,üstelik konuyu anlayabilmen için alıntı da yaptım ama sen anlaşılan o alıntıyıda okumamışsın , ilk mesajımda dediğim gibi ;

    '' Yazılanı ( ki ağır bir Türkçede değil ) anlamamakta ve tatmin olmama ısrarınızdan , daha sonra verilecek cevaplardan da tatmin olmayacağınızı tahmin etmek hiçde zor değil . ''

    Bizim cevaplarımız sizi tatmin etmeyeceği zaten baştan belli ,


    Verilen cevabı okumama özgürlüğün var , kimse zorla sana okutmuyor ,yani '' bebeğin ağzına zorla kaşık sokmaya benziyor '' şeklindeki benzetmen yanlış.

    Önyargılı değilim ama balık hafızalı da değilim , dayatmacı değilim vekendi önyargısıyla dinimize sinsice yaklaşıp güya birşeyler öğrenmek (!) için soru soranların fikirlerimizde ve bilgilerimizden faydalanmak için soru sormadıklarını bilecek kadar da forumda tecrübe sahibiyim.

    Sen ilk değilsin , sonda olmayacaksın ,


    selam ve dua ile,
    Sayın(!)* student,balık hafızalı olup olmamanız(!)* beni şahsen hiç ilgilendirmiyor.Bu sitede yazı yazıp soru sorabilmek için sizden(!)* icazet alınıp alınmadığı hakkında da herhangi bir bilgim yok.Elinizde(!)* bizim bilmediğimiz ''niyet ölçer'' bir cihazınız var ise Türk PATENT enstitüsünden ''faydalı model'' başvurusu yapar,bu cihazı öyle kullanırsınız(!)*.

    Altı üstü bir basit soru sordum.Bu sorunun arkasından gelecek sorulardan ürküyorsanız(!)* eğer,bu da sizin(!)* sorunsalınızdır.

    Önyargısız bu soruma cevap verebilecek arkadaşlar var ise,üslubumuzu bozmadan bilgi alışverişi yapalım artık.

    3 nolu mesajımda sorduğum sorumu burada tekrar edeyim;

    ''Mesela ortada bir ganimet var.5 adet gramajı aynı altın bilezik olsun.Bunu bi taksim edermisiniz.Oradaki Peygamber yakınlarından kasıt nedir?Dereceler varmıdır?Mesela aile eşrafı birinci sırada,kuzenler vs ikinci sırad gibi bi derecelendirme mesela.

    Bu konuyu açabilirmiyiz lütfen? ''

    *Buradaki ünlemler ısrarla senli benli konuşan arkadaşımıza bir mesajdır..

  8. #8
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Atatürk Ve Din - 3.Sayfa - TurkForum.Net linkinde 35 nolu mesajda ;

    Durup dururken yepyeni bir din getiren Peygamberler bile siyaset yaparken,savaşlara Medine döneminde başlarken,Atatürk'ün böyle bir saflık yapacağını düşünmek,''Atatürk'' gerçeğine hakarettir.

    Peygamberlere durup dururken yeni bir din getiren diyen ;


    Dini Sorular, Aklınıza Takılan, Çözüm Aradığınız Konular... - 46.Sayfa - TurkForum.Net linkinde 678 nolu mesajında

    Selamlar herkese

    Benim merak ettiğim,peygamber eşi hz.Ayşenin peygambere hangi cüretle '' senin tanrın sadece senin özel hallerinle ilgileniyor '' diyebiliyor.Sanırım bu bir hadis kitabında vardı.Meselenin özü nedir?
    diye Hz.Aişe (ra) ın söylemediği bir sözü '' sanırım bir hadis kitabında vardı '' diye alıntılayıp soran ( ki bu sorusunda aslanbash arkadaşımız böyle bir söz hatırlamıyorum , kaynağını verirmisiniz dediğinde kapkarışık herhangi bir cevap veremedi ) birisini bu forumda benim veya başka bir arkadaşımın vereceği cevaplar tatmin etmeyecektir.Bu kişiyi soruları alıntıladığı sitelerdeki yazılar tatmin edecektir.


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  9. #9
    Kapkarışık adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-01-2008
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Atatürk Ve Din - 3.Sayfa - TurkForum.Net linkinde 35 nolu mesajda ;




    Peygamberlere durup dururken yeni bir din getiren diyen ;


    Dini Sorular, Aklınıza Takılan, Çözüm Aradığınız Konular... - 46.Sayfa - TurkForum.Net linkinde 678 nolu mesajında



    diye Hz.Aişe (ra) ın söylemediği bir sözü '' sanırım bir hadis kitabında vardı '' diye alıntılayıp soran ( ki bu sorusunda aslanbash arkadaşımız böyle bir söz hatırlamıyorum , kaynağını verirmisiniz dediğinde kapkarışık herhangi bir cevap veremedi ) birisini bu forumda benim veya başka bir arkadaşımın vereceği cevaplar tatmin etmeyecektir.Bu kişiyi soruları alıntıladığı sitelerdeki yazılar tatmin edecektir.


    selam ve dua ile,
    Student;beni neyin tatmin edeceği seni hiç ilgilendirmez.Aslanbaş arkadaşımızada kaynak vereceğim,ihmal etmişim,rahat ol.Sen kalbini ferah tut,hakemlik misyonu içinde TFF'una başvurabilirsin.

    Bu sitede soru sorabilmek için sendenmi izin alıyoruz,başka krıterlermi var?

    Laf kalabalığı yapma student,uslubumuzu bozmayalım dedikce,beni olmadık yerlere çekmeye çalışıyorsun.Bu sitedeki işiniz sadece ''s.a'' ''a.s'' ''Allah razı olsun paylaşım için'' demekse,bunu diyeceğiniz topiklerde mevcuttur.

    3 nolu sorumu studente rağmen tekrar etmek istiyorum.

  10. #10
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Kapkarışık tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sayın recognizeren pek anlamadım ve açıkcası tatmin olmadım.Şunu günümüz türkcesiyle anlatmaya çalışırsak eğer;

    Mesela ortada bir ganimet var.5 adet gramajı aynı altın bilezik olsun.Bunu bi taksim edermisiniz.Oradaki Peygamber yakınlarından kasıt nedir?Dereceler varmıdır?Mesela aile eşrafı birinci sırada,kuzenler vs ikinci sırad gibi bi derecelendirme mesela.

    Bu konuyu açabilirmiyiz lütfen?

    Teşekkürler..
    Kısaca cevaplayayım,
    Peygamber yakınlarından kasıt, yalnızca peygamberin ailesidir yani hanımları ve kızlarıdır.

    Örneğinize gelince; 5 bilezik örneği uygun değil... Bunu 25 yapalım anlaması kolay olur.

    25 bilezik, beşe ayrılır;
    ilk beşi ele alınır ve bu da beşe ayrılır:
    Allah içindir. Ve Peygamber içindir, ve ona yakınlığı olanlar içindir, ve
    1) Allah'a (yani emrettiği takdirde savaş ve savunma için)
    2) Peygamber ve ailesine,
    3) yetimlere
    4) yoksullara,
    5) yolda kalmış yolculara

    Kalan yirmisi ya gazilere dağıtılır veya direk kamu yararına devletin hazinesine gider.
    Ibn Abbas (r.a)’tan, Peygamber (s.a.v):"Sen Allah’ı bollukta bil, Allah da seni şiddet anında bilsin, istediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile. Olacak şeyler hakkında kalem kurudu. Eğer yaratıkların tümü Allah’ın hükmetmediği birşeyle sana fayda vermek isteseler, buna güç yetiremezler. Şayet Allah’ın senin aleyhine yazmadığı birşeyle sana zarar vermek isteseler, buna da güç yetiremezler. Bil ki hoşlanmadığın şeye sabırda çok hayır vardır, zafer sabırladır, çıkış kapısı sıkıntıyladır ve zorlukla beraber kolaylık vardır."
    [Hadis Hasen-Sahihtir. Tirmizi, Sünen - Ahmed b. Hanbel, Müsned - Abd b. Humeyd, Müsned - İbn Receb, Câmiu'l-Ulûm, vd.]

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Tenya'lara el-hücummmm allah allah allaahhh
    2005 Konuları bölümünde CreMaToRiuM tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 13.10.05, 19:18

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •