• Reklam
Kapalı Konu
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
28 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    fightclub11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    5,458
    Karizma Gücü
    8

    Tartışma Askerlik Hukuku Bilgi Bankası

    Arkadaşlar
    Bu konuda Askerlik Hukuku konusunda

    *Askeri Tanımlar
    *Askerlik Hizmetinin Şart ve Esasları
    *TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği
    *Deniz,Hava,Kara,Jandarma Görev ve Yetkiler Yönetmeliği
    *Askeri Yüksek İdare Mahkemesi
    *Askeri Ceza Hukuku
    *Askerlik Kanunu
    *Mahkeme Kararları


    Konularında bir bilgi bankası oluşturuyoruz.Bu bilgi bankası ile,Askerlik konusundaki tüm sorularınızın cevaplarını ,hukuksal olarak cevap verebileceğiz
    Ayrıca Askerlikteki bir konuyu derinlemesine incelemek,araştırmak isteyenler içinde güzel bir kaynak oluşacaktır.
    Mahkeme Kararları ile de Örnek olayları inceleyeceğiz
    Bu mesaj en son " 19.03.08 " tarihinde saat 00:13 itibariyle fightclub11 tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    fightclub11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    5,458
    Karizma Gücü
    8

    Tartışma Türk Silâhlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği

    TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ SAĞLIK YETENEĞİ YÖNETMELİĞİ

    Türk Silâhlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği

    Bakanlar Kurulu Karar Tarihi - No: 08/10/1986 - 86/11092

    Dayandığı Kanunlar Tarihi - No: 21/07/1927 - 1111 ; 27/07/1967 - 926 ; 04/01/1961 - 211 ; 24/06/1965 - 635 ; 18/03/1986 - 3269 ; 16/06/1927 - 1076

    Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi - No: 24/11/1986 - 19291

    BİRİNCİ BÖLÜM : AMAÇ, KAPSAM, KANUNİ DAYANAK VE EKLER

    AMAÇ

    Madde 1 - Bu Yönetmeliğin amacı, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli askeri ve sivil personel ile askerlik görevi ile yükümlü vatandaşların Silahlı Kuvvetlerdeki görevlere uyarlık bakımından sağlık yeteneklerini tesbit etmek ve barışta ve savaşta yapılacak sağlık işlemlerini düzenlemektir.

    KAPSAM

    Madde 2 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/1.mad) Bu Yönetmelik; 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu, 1111 sayılı Askerlik Kanunu, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu ve 4678 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun gereğince Türk Silâhlı Kuvvetleri mensubu olan personeli, askerî öğrenci ve askerî öğrenci adaylarını, sivil personel ile ilgili kanunlar gereğince Türk Silâhlı Kuvvetlerinde görevli personeli, askerlik görevi ile yükümlü vatandaşları ve bu Yönetmeliği uygulamakla görevli kişi, makam ve kuruluşları kapsar.

    DAYANAK

    Madde 3 - Bu Yönetmelik, 2 nci maddede belirtilen kanunlarının ilgili maddeleri uyarınca hazırlanmıştır.

    YÖNETMELİĞE BAĞLI EKLER

    Madde 4 - Bu Yönetmeliğe bağlı ekler aşağıda gösterilmiştir:

    1) Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general, amiral, üstsubay, subay, yedek subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, askeri öğrenci, yedek subay adayları, yükümlüler ve erlerin sağlık yeteneklerine göre gruplandırmalarını gösteren Hastalık ve Arızalar listesi.

    2) General, amiral, üstsubay, subay, yedek subay ve astsubayların sağlık yeteneklerine göre yapılacak sınıfında bırakma, yeniden sınıflandırma, sağlık sebebiyle Silahlı Kuvvetlerden ayırma ve askerlikten çıkarma işlemlerine esas teşkil eden 1 ve 2 numaralı Sınıflandırma Çizelgeleri.

    3) Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Raporu örneği.

    4) Sağlık Kurulu Muayene Fişi örneği.

    İKİNCİ BÖLÜM : YÜKÜMLÜLERİN SAĞLIK MUAYENELERİ

    İLK SAĞLIK MUAYENESİ

    Madde 5 - Yükümlülerin ilk sağlık muayeneleri Askerlik Kanunu gereğince son yoklama sırasında askerlik şubelerinde toplanan askerlik meclisindeki iki tabip (birisi sivil olabilir) tarafından aşağıdaki şekilde yapılır.

    1) Ruh ve beden durumları ile iç organları dikkatle gözden geçirilir, nabız sayılır, kan basıncı ölçülür, çıplak olarak belirlenen boy ve kilolar tesbit edilir. Soluk alma ve vermedeki göğüs genişlikleri ve muayene sonunda bulunan hastalık ve arızalar kaydedilir.

    2) Muayeneler sonunda karar verilemeyenlerle gözlem altında bulunmaları gerekenler en yakın askeri hastaneye gönderilir.

    GRUPLANDIRMA

    Madde 6 - Askerlik çağına giren yükümlüler, askerlik yoklamasında veya askeri hastanelerin sağlık kurullarında, askerliğe elverişli olanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olmak üzere gruplandırılır.

    1) Askerliğe elverişli olanlar: Sağlık yetenekleri bakımından hiç bir hastalık ve arızası bulunmayanlar ile hastalık ve arızaları, Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimine girenlerdir.

    2) Askerliğe elverişli olmayanlar: Hastalık ve arızaları, Hastalık ve Arızalar Listesinin B ve D dilimlerine girenlerdir.

    SON YOKLAMA DIŞINDA YAPILAN SAĞLIK MUAYENELERİ

    Madde 7 - Son yoklamada arıza ve hastalıkları gözden kaçanlarla, son yoklama ile sevk tarihi arasında geçen sürede hastalananlar ve Askerlik Meclisi son yoklaması dışında yoklaması yapılacakların (yoklama kaçakları dahil), muayeneleri askeri hastane veya en az iki tabibi bulunan birlik ve kurumlarda yapılır.

    YURTDIŞINDA BULUNAN YÜKÜMLÜLERİN SAĞLIK MUAYENELERİ

    Madde 8 - Yurtdışında bulunan, askerlikle yükümlü vatandaşların son yoklamaları veya askerlikle ilgili diğer muayeneleri, o ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti Elçilik veya Konsoloslukları tarafından uygun görülen sağlık kurumlarında veya iki tabibe yaptırılır. Bu muayene sonucu düzenlenen raporlar, Elçilik ve Konsolosluklarca onaylandıktan sonra Milli Savunma Bakanlığına gönderilir.

    (Değişik fıkra: 30/01/1997 - 97/9106 K.) Bu raporlar, Milli Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığınca incelenerek;

    1) "Askerliğe elverişlidir" şeklinde onaylanan raporlar yükümlünün sınıflandırılması için bağlı bulunduğu askerlik şubesine gönderilir.

    2) Yurt dışındaki resmi sağlık kurumlarından aldıkları raporlarda yurda gelemeyecek derecede hastalık veya arızası olduğu belirtilen yükümlülere onay makamının kararına göre ertesi yıla bırakma veya sevki geciktirme işlemi uygulanır.

    3) Yurt dışından elçilik veya konsolosluk aracılığı ile usulüne uygun olarak alınan "Askerliğe Elverişli Değildir" şeklindeki raporlar. Milli Savunma Bakanlığı Sağılık Dairesi Başkanlığınca incelenir. Uygun görülen raporlar, onaylanır; yetersiz ve şüpheli görülen raporlar onaylanmayıp, yükümlünün yurt içindeki bir askeri hastahanede muayenesi yaptırılır.

    4) Yurt dışından alınan raporlara itirazlar, yükümlünün yurt içindeki askeri sağlık kurumlarından birinde yapılacak muayenesine göre sonuçlandırılır.

    SON YOKLAMADA YAPILACAK SAĞLIK İŞLEMLERİ

    Madde 9 - Son yoklamada yapılan sağlık muayenelerinin kontrolu barışta, o bölgede bulunan kolordu, tümen baştabipleri tarafından savaşta üst makamlarca verilecek emre göre en yakın sağlık kurulu tarafından yapılır. Bundan başka son yoklama ile görevlendirilmiş bulunan askeri tabipler, çevrede görecekleri bulaşıcı hastalıkları muayenenin yapıldığı yerdeki hükümet tabibine yazılı olarak bildirmek zorundadırlar.

    Ayrıca muayeneler sonucu düzenleyecekleri askerlik şubelerindeki sağlık istatistiklerini de doldururlar ve bu şubeler kanalıyla ilgili makama gönderirler.

    ASKERLİĞE ELVERİŞLİ OLAN VE OLMAYANLAR HAKKINDA YAPILACAK İŞLEMLER

    Madde 10 - Son yoklamaları yapılan yükümlüler, askerliğe elverişli olanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olmak üzere gruplandırılır.

    Askerliğe elverişli olmayan yükümlüler, askere alınmazlar. Bunlardan arızaları gözle görülebilecek kadar belirgin olanların raporlarına, arızayı gösteren bir boy fotoğrafı eklenerek iki nüsha rapor düzenlenir ve onay makamlarına gönderilir, onaylanan raporlar kesinleşir. Kesinleşen raporlardan biri ilgiliye verilir, diğeri askerlik şubesindeki özlük dosyasına konur.

    Sağlık durumları geçici olarak bozuk olan yükümlülere ertesi yıla bırakma kararı verilir ve iki nüsha rapor düzenlenerek onay makamlarına gönderilir. Raporları onaylanan bu yükümlülere ertesi yıla bırakma işlemi yapılır. Onay makamlarınca tekrar muayenesine lüzum görülen yükümlüler, yeniden muayeneye gönderilir ve bunlara muayene sonucu alacakları rapor kararlarına göre işlem yapılır.

    Tabipler tarafından kesin karar verilemeyenler, en yakın askeri hastanelere gönderilir. Bunların kesin kararları, bu hastanelerin sağlık kurullarınca verilir.

    GEÇİCİ SAĞLIK KURULU RAPORU

    Madde 11 - Sağlık durumları askerliğe elverişli olmayanlar ile geçici arızalarından ötürü ertesi yıla terk edilenlere askerlik meclisi geçici sağlık kurulunca düzenlenen raporlar, Askerlik Şubesi Rapor Defterine işlenir.

    Raporlar onaylandıktan sonra kesinleşir.

    HASTALIK VE ARIZALARI DEVAMLI OLACAKLARA YAPILACAK İŞLEM

    Madde 24 - Hastalık ve arızaları devamlı ve her türlü askerlik görevine engel olacak durumda olan yükümlülerle erlere, bu yönetmeliğin 6 ncı maddesine göre işlem yapılır.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : YÜKÜMLÜLERLE ERLERİN SAĞLIK YETENEĞİNE GÖRE SINIFLANDIRILMALARI

    YÜKÜMLÜLERLE ERLERİN SAĞLIK YETENEKLERİNE GÖRE SINIFLANDIRILMALARINDAKİ İLKELER

    Madde 12 - Sağlık yeteneklerine göre askerliğe elverişli olan yükümlülerin Türk Silahlı Kuvvetlerinin hangi sınıflarına ayrılacakları sağlık ve diğer yetenekleri gözönünde tutularak askeralma teşkilatı tarafından tesbit edilir.

    Birlik ve kurumlarda görevli erlerle sevk erlerinde bulunan, hayat için tehlike göstermeyen ameliyatla giderilmesi mümkün hastalık ve arızalar, istedikleri takdirde giderilir. Ameliyata razı olmayanlara bu Yönetmelik hükümlerine göre işlem yapılır.

    Hayat için tehlike oluşturan hastalıklarda (mide delinmesi, akut apandisit, boğulmuş fıtık gibi) kişinin izni alınmaksızın cerrahi girişim ve tedavi sonucuna göre işlem yapılır.

    ASKERLİĞE ELVERİŞLİ OLANLARIN SINIFLANDIRILMASI

    Madde 13 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/2.mad) Askerliğe elverişli olanların sınıflandırılmaları, aşağıdaki sağlık ve diğer yetenekleri göz önünde bulundurularak yapılır.

    1) Piyade: Sağlamlar ile arızaları A dilimine girenler bu sınıfa verilir.

    2) Topçu:

    A - Sağlamlar,

    B - Arızaları A dilimine girenler,

    C - Kas ve iskelet sistemi gelişmiş olanlar, bu sınıfa verilir.

    D - Sahra topçusuna ayrılacakların boyları 160 cm'den aşağı olmamalıdır.

    E - Kulak zarları delik olanlar tercih edilir.

    3) Hava Savunma: Sağlamlar ve arızaları A dilimine girenler bu sınıfa verilir.

    4) Tank ve Zırhlı Süvari:

    A - Solunum, dolaşım ürogenital sistemleri ve özellikle büyük eklemleri sağlam olanlar,

    B - Her iki gözde görme derecesi, ayrı ayrı tam olan ve diskromatopsi bulunmayanlar (Tank şoförlerinde gözlükle düzeltme kabul edilmez, ancak geri kalan tank personelinde 3.00 diyoptriye kadar miyopi, hipermetropi ve her çeşit astigmatizma kabul edilir.),

    C - İşitmesi tam olan, kulaklarda yerleşmiş iltihaplı hastalıklar bulunmayanlar,

    D - Sinir ve ruh sistemleri sağlam olanlar,

    E - Bedenen ağır işlere dayanacak güçte olanlar,

    F - Sindirim sisteminde göreve engel olacak iltihaplı hastalıklar, faal veya geçirilmiş mide ve barsak ülserleri bulunmayanlar,

    G - Ağır işlere ve fizikî hareketlere engel derecede şişmanlığı bulunmayanlar,

    H - Ayaklarında motor çalıştırmaya engel şekil bozuklukları, eklem yapışıklıkları ve bacaklarda varis bulunmayanlar,

    I - Boyları 160 cm'den aşağı olmayanlar, bu sınıfa verilir.

    J - Göz kapakları rahatsız olmak ve konjektiva hastalıkları, bu sınıfa verilmeye engeldir. Klostro-fobia (kapalı yerde bulunma fobisi) bulunanlar bu sınıfa alınmaz. Uzun müddet kapalı yerde kalmaya dayanıklı olanlar tercih edilir.

    5) Süvari: Kas ve iskelet sistemleri iyi gelişmiş bulunan, boyları 164 ilâ 172 cm arasında olan tam sağlamlar bu sınıfa verilir.

    6) İstihkâm: Diskromatopsi bulunmayan, sağlamlar ve arızaları A dilimine girenler bu sınıfa verilir.

    7) Muhabere: Görme ve işitme fonksiyonları sağlam olup, diğer sistemlerdeki sağlık nitelikleri A dilimine girenler bu sınıfa verilir.

    8) Ulaştırma: Diskromatopsi bulunmayan, sağlamlar ve arızaları A dilimine girenler bu sınıfa verilir.

    9) Sıhhiye: Sağlamlar ve arızaları A dilimine girenler bu sınıfa verilir.

    10) Kimya: Sağlamlar ve arızaları A dilimine girenler bu sınıfa verilir. Endüstri meslek lisesi, meslek lisesi ve

    ya teknik liseyi bitirmiş veya bitirmeden ayrılmış olanlara öncelik verilir.

    11) Ordudonatım: Sağlamlar ve arızaları A dilimine girenler bu sınıfa verilir.

    12) Mızıka (Bando): Dişleri muntazam, dudakları ince olanlar ve solunum sistemi sağlam olanlar bu sınıfa verilir. Saz, caz ve diğer müzik aletlerinden birini çalabilenlere öncelik verilir.

    13) Jandarma: Sağlamlar ve arızaları A dilimine girenler, kas ve iskelet sistemleri iyi gelişmiş olanlar, gö z, kulak, burun ve boğazları sağlam olan, kekemeliği olmayanlar, boyları 165 cm'den yukarı bulunanlar, bu sınıfa verilir.

    14) Şoför: Motorlu ulaştırma ve harp araçlarını kullanan erler:

    A - Trafik ehliyetnameleri için sağlık nitelikleri, Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre tespit edilir.

    B - Türk Silâhlı Kuvvetleri motorlu araçları için verilecek şoför ehliyetnamelerinde sağlık nitelikleri, Kara Kuvvetleri Komutanlığının "Şoför Eğitimi Devamlı Talimatı"na göre tespit edilir.

    C - Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesinden alınan ehliyetnameleri bulunan şoförlerin ayrıca askerî hastahanelerin sağlık kurullarından rapor almasına ihtiyaç yoktur.

    D - Şoför olacak erlerin sağlık nitelikleri:

    Göz:

    (I) Görmeleri iki gözde de ayrı ayrı 0,7'den az olmayanlar,

    (II) Gece görüşleri ve görme alanları normal olanlar,

    (III) Göz hareketleri normal olup çift görmesi olmayanlar,

    (IV) Diskromatopsi, albinismus, nistagmus ve kapak hastalığı (entropium, ektropium ve benzeri) bulunmayanlar,

    (V) Refraksiyon kusuru -3 diyoptriyi aşmayan hipermetropi miyopi ve eksenler arasındaki farkı 1 diyoptriyi aşmayan muhtelif cins astigmatizması olanlar, askerî şoför olarak yetiştirilirler.

    (VI) Tank şoförleri hariç olmak üzere diğerlerinde gözlükle düzeltme kabul edilir, ancak araç kullanırken gözlük takmaları zorunludur. Gözlüğü yanında bulunmayanlar, araç kullanamazlar.

    (b) Kulak:

    (I) Kulaklarda işitme kuvveti tam olmalıdır.

    (II) Kulak uğultusu, çınlama, baş dönmesi gibi arızalar bulunmamalıdır.

    (III) Burun ve boğazda, Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimlerinde belirtilen arızalar, şoförlüğe engel değildir. B dilimlerinde belirtilen arızalar şoför olmaya engeldir.

    (c) İç sistemler: Ağır diyabet, araç kullanırken hayatı tehdit edici kalp ve damar hastalıkları, ileri derecede böbrek yetersizliği, açık akciğer tüberkülozu, devam eden bulaşıcı hastalıklar bulunmamalıdır.

    (d) Kas ve iskelet sistemi tam ve sağlam olmalıdır. Şoför olacak erlerin boyları 160 cm'den aşağı olmamalıdır. Fıtık, varis gibi arızaları bulunmamalıdır.

    (e) Ruhsal durum:

    (I) Psikotik reaksiyonları (skizofreni, paranoya, mani, melankoli, ayırt edilmeyen psikotik reaksiyonlar, envolüsyon psikozları, reaktif psikotik reaksiyonlar) bulunmamalıdır. Bu ruhsal reaksiyonlardan birini geçirdiği saptananlar, muayene sırasında sağlam bulunsalar da şoför olamazlar.

    (II) Zeka geriliği bulunmamalıdır.

    (III) Toksikomani olmamalıdır.

    (IV) Organik beyin hastalıkları sonucu psikozlar, zeka ve karakter bozuklukları (konfüzyon, delirium, genel paralizi ve benzeri) bulunmamalıdır.

    (V) Psikonevrotik reaksiyonları, psikopatik reaksiyonları, antisosyal ve antimoral davranışları bulunmamalı ve mükerrer suç işlememiş olmalıdır.

    (f) Sinir sistemi:

    (I) Santral sinir sisteminin hastalık, arıza ve sekelleri bulunmamalıdır.

    (II) Travmatik nevrozları, yeni geçirilmiş ağır travmaları olmamalıdır.

    (III) Periferik sinir sisteminin araç kullanmaya engel felçleri bulunmamalıdır.

    (IV) Araç kullanmaya engel olan kas hastalıkları olmamalıdır.

    (V) Her türlü konvülsiyonlu veya konvülsiyonsuz epileptik nöbetleri olmamalıdır.

    (VI) Otonom sinir sistemi arızası olmamalıdır.

    Devamlı olarak ve özellikle eğitim ve öğrenim başlangıcında şoförlüğe ayrılmış erlerin kendilerine verilmiş göreve karşı olan tavır ve hareketleri, amirleri ve kıt'a tâbipleri tarafından dikkatli ve yakından tetkik ve takip edilerek, yetersizlik gösterenler, şoförlük görevinden uzaklaştırılırlar. Beden ve ruh yeteneklerinde en küçük bir şüpheyi uyandıranlar, izleyenler tarafından bir anketle uzman tabibe gönderilirler.

    15) Komando: Kendi beyanı ve doktor muayenesi ile sağlam olanlardan; kas ve iskelet sistemi iyi gelişmiş bulunanlar, çevik olanlar, yargılama ve kavrama yeteneği süratli bulunanlar, refleksleri kuvvetli olanlar, görme dereceleri düzeltmesiz tam olanlar arasından ve sağlık kurulundan geçirilmek kaydıyla seçilirler.

    Bunların, iç hastalıkları, ortopedi, genel cerrahî, göz, kulak burun boğaz, ruh sağlığı ve hastalıkları ile lüzum görülen diğer branşlardan sağlık muayeneleri yapılır. Aşağıda yazılan lâboratuvar muayeneleri her komando adayına kesinlikle yapılır.

    A - Mikrofilm veya postero anterior akciğer grafisi,

    B - Kan sayımı,

    C - Tam idrar tahlili,

    D - HbsAg,

    E - Lüzum görülen diğer lâboratuvar muayeneleri.

    16) Paraşütçü: Piyade sınıfı sağlık niteliklerine sahip olanlardan:

    A - Boyları 160 (dahil) cm'den aşağı olmayanlar,

    B - Öncelikle gönüllü olanlar,

    C - Benzin kokusundan etkilenmeyenler,

    D - Evvelce kırık, çıkık gibi kaza geçirmemiş ve romatizması bulunmayanlar,

    E - Paraşütle atlamaya engel herhangi bir ameliyat geçirmemiş olanlar,

    F - Paraşütçü muayenesini kazanmış bulunanlar,

    G - Atletik bir vücuda sahip bulunanlar,

    H - Görme dereceleri düzeltmesiz tam olanlar, arasından seçilirler.

    17) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/1.mad) Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığına ayrılacak erlerin sağlık yetenekleri bu Yönetmeliğin altıncı ve yedinci bölümlerinde belirtilmiştir.

    18) Uzman erbaş adaylarında askerî öğrenci adaylarının sağlık nitelikleri aranır.

    19) Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimlerinde belirtilen rahatsızlıklara sahip olan uzman erbaşlar, sınıfı görevlerine devam eder.

    Uzman erbaş statüsünde olup da, astsubay olmak için başvuranlar hakkında müracaat ettiği sınıfın "Astsubay Çavuş ve Astsubay Kıdemli Üstçavuş" rütbelerindeki astsubayların sağlık nitelikleri aranır.

    Hastalık ve Arızalar Listesinin B ve D dilimlerinde belirtilen rahatsızlıklara sahip olan uzman erbaşlar hakkında "Türk Silâhlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz" kararı verilir.

    20) Uzman jandarma yetiştirilmek üzere uzman jandarma okuluna alınacak uzman jandarma adaylarında, askerî okullara alınacak öğrenci adaylarının sağlık nitelikleri aranır.

    21) Uzman jandarma statüsünde bulunup, astsubay olmak için başvuranlar hakkında, "Jandarma Astsubay Çavuş ve Jandarma Astsubay Kıdemli Üstçavuş" rütbelerindeki astsubayların sağlık nitelikleri aranır. Belirtilen rütbelerde sınıfı görevini yapabilecek derecede hastalık ve arızası bulunan uzman jandarmalar astsubay adayı olabilir, ancak sınıf değişikliğini gerektiren hastalık ve arızası bulunan uzman jandarmalar astsubay adayı olamaz.

    Uzman jandarma çavuş ile uzman jandarma üçüncü kademeli çavuş rütbelerindeki uzman jandarmalara, "Astsubay Çavuş ve Astsubay Kıdemli Üstçavuş"; uzman jandarma dördüncü kademeli çavuş ve daha üst rütbedeki uzman jandarmalara ise "Astsubay Başçavuş ve Astsubay Kıdemli Başçavuş" rütbelerindeki astsubayların sağlık nitelikleri uygulanır. Ancak, bunlardan sınıfı ile ilgili sağlık niteliklerini kaybedenlere sınıf değişikliği işlemi yapılmayıp, bu personel, sınıflarının geri hizmetlerinde veya karargâh ve kurumlarda istihdam edilirler (Jandarma sınıfında söz konusu rütbelerde sınıfı görevini yapamayacak derecede hastalık ve arızası olup da, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2 Numaralı Sınıflandırma Çizelgesinde levazım, personel, ordudonatım ve maliye sınıflarında görev yapabilecek durumda bulunan uzman jandarmalar hakkında, karargâh ve kurumlarda görev yapma kararı verilir. Ancak, belirtilen sınıflarda da görev yapamayacak derecede hastalık ve arızası bulunanlar hakkında "Türk Silâhlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz" kararı verilir.).

    SINIF DEĞİŞTİRMESİ GEREKEN ERLER HAKKINDA YAPILACAK İŞLEM

    Madde 14 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/3.mad;Değişik madde: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/2.mad )

    Uzman erbaşlar hariç olmak üzere askere alındıktan sonra askerî hastanelerin sağlık kurullarından aldıkları rapor üzerine sınıf değiştirme işlemi yapılması gereken erlerin raporları, Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Komutanlığı Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından onaylanır ve bu erler kuvvet komutanlıkları tarafından kendi kuvvet komutanlıkları içinde sağlık yeteneklerine uygun başka bir sınıfa geçirilir.

    ASKERLİĞE ELVERİŞLİ OLMAYAN ERLER HAKKINDA YAPILACAK İŞLEM

    Madde 15 - (Değişik madde: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/3.mad)

    Askere alındıktan sonra askerî hastanelerin sağlık kurullarından "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alan erler, raporlarının onaylanmasını beklemek üzere bu hastaneler tarafından yerli kayıtlı bulunduğu askerlik şubesi emrine gönderilir. Ayrıca durum ilgililerin birliğine duyurulur. Terhis işlemleri, raporları ilgili makamlarca onaylanıp askerlik şubesine geldikten sonra yapılır. "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alanlar gerektiğinde ilgili makamlarca yeniden askerî hastanelerin sağlık kurullarına muayeneye gönderilerek alacakları son rapor kararına göre, Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Sağlık Muayene Yönergesi gereğince işlem görür. "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alanlar emsalinin çağ dışı kalma tarihine kadar Millî Savunma Bakanlığınca gerektiğinde tekrar muayene ettirilerek alacakları son rapor kararına göre işlem görür.

    GEÇİCİ HASTALIKLARI VE ARIZALARI TESBİT EDİLEN YÜKÜMLÜ, ER VE ERBAŞLARA YAPILACAK İŞLEMLER

    Madde 16 - Geçici hastalık veya arızaları olan yükümlülerle er ve erbaşlara aşağıdaki işlemlerden biri yapılır.

    1) Ertesi yıla bırakma,

    2) Sevki geciktirme,

    3) Hava değişimi.

    Bu işlemleri gerektiren hastalık ve arızalar bu yönetmeliğin arızalar listesinin C dilimlerinde gösterilmiştir.

    ERTESİ YILA BIRAKMA İŞLEMİ

    Madde 17 - Son yoklamada veya son yoklamadan sonra gönderildikleri sağlık kurullarında yapılan muayeneleri sonucu geçici bir hastalık veya arızaları tesbit edilenlere ertesi yıla bırakma işlemi yapılır.

    SEVKİ GECİKTİRME

    Madde 18 - Askerliklerine karar verilen yükümlülere, sevkleri tarihine kadar geçecek süre içerisinde, hastalanır veya arızalanırlarsa, askerlik şubelerince gönderilecekleri sağlık kurullarında muayene sonucu alacakları raporlara göre sevki geciktirme işlemi yapılır.

    HAVA DEĞİŞİMİ

    Madde 19 - Askerlik şubelerince birliklerine sevklerinden sonra geçici bir hastalığı tesbit edilen er ve erbaşlara hava değişimi işlemi yapılır.

    YÜKÜMLÜLER VE ERLERE YAPILACAK KESİN İŞLEMLER

    Madde 20 - (Değişik madde: 04/05/1993 - 93/4398 K.)

    Ertesi yıla bırakma, sevki geciktirme veya hava değişimi işlemi yapılan yükümlü, er ve erbaşların ilk işlem tarihinden itibaren en fazla 5 yıl (5 yıl dahil) sonunda devam ettiği tesbit edilen hastalık ve arızaları sabitleşmiş kabul edilir. Hastalık ve Arızalar Listesinin uygun madde ve fıkralarına göre kesin işlem yapılır.

    DERHAL KESİN İŞLEM YAPILACAK HALLER

    Madde 21 - Yükümlü, er ve erbaşlarda sabitleşmiş hastalık ve arızalar bulunursa ertesi yıla bırakma, sevki geciktirme veya hava değişimi işlemi yapılmaz; ilk raporları ile Hastalık ve Arızalar Listesindeki uygun madde ve fıkralara göre kesin işlem yapılır.

    HASTALIK VE ARIZALARIN BİRLEŞMESİ

    Madde 22 - Yükümlü, er ve erbaşlarda tesbit edilen birden fazla hastalık veya arıza sekelleri ayrı ayrı olarak Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimlerindeki askerliğe elverişli fıkralarına girdikleri halde, bu hastalık ve arızaların toplamı kişinin askerlik görevi yapmasına engel olacak nitelikte ise, sağlık kurullarınca bu kişiye "Askerliğe elverişli değildir" işlemi yapılır.

    SINIR VAKALARDA KARAR YETKİSİ

    Madde 23 - (Değişik madde: 30/01/1997 - 97/9106 K.)

    Bu Yönetmeliğin Hastalık ve Arızalar Listesinde tam karşılığı bulunmayan sınır vak'alarda son karar, Milli Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığı kanalı ile gönderileceği, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Profesörler Sağlık Kurulunca verilir. Bu karar kesindir, karara itiraz edilemez.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : ASKERİ ÖĞRENCİ ADAYLARI İLE ASKERİ ÖĞRENCİLERDE ARANACAK SAĞLIK YETENEKLERİ

    ÖĞRENCİ ADAYLARININ SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 25 - (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/4.mad) Askerî öğrenci adaylarının sağlık kurulu muayeneleri; Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının belirleyeceği tam teşekküllü askerî hastahanelerde yapılır.

    (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/4.mad) Türk Silâhlı Kuvvetlerinin askerî okullarına alınacak öğrenci adayları, tam sağlam olmalı ve diskromatopsi bulunmamalıdır. Kız öğrencilerde genital muayene, anamnez ve inspeksiyonla yapılır. Hekim lüzum gördüğünde pelvik ultrasonografi ve diğer muayeneler ile lâboratuvar muayenelerini yapabilir (Hymen muayenesi yapılmaz.). Öğrenci adaylarının boy ve kilo oranları ile ilgili değerlendirmeler aşağıdaki tablolara göre yapılır.

    Bu tablolar tam teşekküllü askerî hastahanelerde görevli uzmanlar tarafından kullanılacaktır. As-kerî öğrenci alımı yapacak komutanlıklar, aşağıdaki tablolarda belirtilen alt limitlerin daha aşağısında olmamak kaydıyla, öğrenci adaylarında arayacakları boy ve kilo alt limitlerini kendileri tespit edecekler ve broşürlerinde yayımlayacaklardır. Bu esaslara göre ön elemeden geçirilecek olan adaylar, daha sonra tam teşekküllü askerî hastahanelerde yapılacak muayeneleri sırasında aşağıdaki tablolara göre değerlendi-rilecek ve sağlıklı bir boy-kilo oranına sahip olup olmadıkları tespit edilecektir.

    11 ilâ 18 yaş kız ve erkek normal çocuklar ile 18 ve üzerindeki yaş grupları için boy ve ağırlık ölçümleri, beden-kitle indeks değerleri tablo 1,2,3,4 ve 5

    de gösterilmiştir.

    TABLO 1

    11 ilâ 18 Yaş Kız Çocuklarında En Alt ve En Üst Normal Boy ve Kilo Persantil Değerleri :

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Yaş 3 Persantil (%3 En Alt (Dahil) 97 Persantil (%97) En Üst (Dahil)

    11 Yaş cm.kg. 133,5 26,5 157,5 53,5

    11,5 Yaş cm.kg. 137,0 28,3 161,5 56,6

    12 Yaş cm.kg. 140,5 30,4 165,0 59,2

    12,5 Yaş cm.kg. 143,0 32,5 167,5 61,5

    13 Yaş cm.kg. 144,5 34,6 169,0 63,3

    13,5 Yaş cm.kg. 146,0 36,5 170,0 65,0

    14 Yaş cm.kg. 147,5 38,0 170,4 66,3

    14,5 Yaş cm.kg. 148,0 39,3 170,7 67,5

    15 Yaş cm.kg. 148,5 40,3 171,0 68,4

    15,5 Yaş cm.kg. 148,5 41,0 171,0 69,2

    16 Yaş cm.kg. 148,5 41,8 171,0 70,0

    16,5 Yaş cm.kg. 148,5 42,5 171,2 70,5

    17 Yaş cm.kg. 149,0 43,0 171,8 71,2

    17,5 Yaş cm.kg. 151,5 43,5 173,5 71,5

    18 Yaş cm.kg. 152 44 174 72

    TABLO 2

    11 ilâ 18 Yaş Erkek Çocuklarında En Alt ve En Üst Normal Boy ve Kilo Persantil Değerleri :

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Yaş 3 Persantil (%3 En Alt (Dahil) 97 Persantil (%97) En Üst (Dahil)

    11 Yaş cm.kg. 130,0 24,1 158,0 52,8

    11,5 Yaş cm.kg. 132,5 25,4 161,8 56,6

    12 Yaş cm.kg. 135,0 26,7 165,0 60,1

    12,5 Yaş cm.kg. 137,5 28,3 168,5 64,0

    13 Yaş cm.kg. 140,5 30,0 171,5 67,5

    13,5 Yaş cm.kg. 143,0 32,0 175,0 70,4

    14 Yaş cm.kg. 146,5 34,2 178,5 72,8

    14,5 Yaş cm.kg. 149,0 36,8 181,0 75,5

    15 Yaş cm.kg. 152,5 39,5 182,5 77,6

    15,5 Yaş cm.kg. 155,5 42,1 184,0 79,5

    16 Yaş cm.kg. 158,0 44,9 185,0 80,8

    16,5 Yaş cm.kg. 161,0 47,4 186,0 82,0

    17 Yaş cm.kg. 162,0 49,4 186,0 82,7

    17,5 Yaş cm.kg. 162,0 50,4 186,0 83,0

    18 Yaş cm.kg. 163 51 187 84

    TABLO 3

    11 ilâ 18 Yaş Arası Kız Çocukları için Yaşlara Göre Beden-Kitle İndeks Değerleri

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Yaş Beden-kitle indeksi

    5

    inci Persantilde olanlar

    (5 Dahil) Beden-kitle indeksi

    85-95 Persantil arası

    riskte olanlar Beden-kitle indeksi

    95

    inci Persantilin

    üzerinde aşırı ağırlıkta

    olanlar

    11 Yaş 14,5 22,6 26,1

    11,5 Yaş 14,8 23,1 26,8

    12 Yaş 15,1 23,6 27,5

    12,5 Yaş 15,5 24,0 28,1

    13 Yaş 15,9 24,4 28,6

    13,5 Yaş 16,3 24,7 29,0

    14 Yaş 16,6 24,9 29,3

    14,5 Yaş 16,9 25,1 29,5

    15 Yaş 17,1 25,2 29,6

    15,5 Yaş 17,3 25,4 29,8

    16 Yaş 17,4 25,5 29,9

    16,5 Yaş 17,6 25,7 30,6

    17 Yaş 17,7 25,9 31,3

    17,5 Yaş 18,3 26,0 30,6

    18 Yaş 18,8 26,0 30,0

    TABLO 4

    11 ilâ 18 Yaş Arası Erkek Çocukları için Yaşlara Göre Beden-Kitle İndeksleri

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Yaş Beden-kitle indeksi

    5 inci Persantilde

    olanlar (5 Dahil) Beden-kitle indeksi

    85-95 Persantil arası

    riskte olanlar Beden-kitle indeksi

    95 inci Persantilin üzerinde

    aşırı ağırlıkta olanlar

    11 Yaş 14,9 21,9 25,7

    11,5 Yaş 15,1 22,3 26,1

    12 Yaş 15,3 22,6 26,5

    12,5 Yaş 15,6 22,9 26,8

    13 Yaş 15,9 23,2 27,1

    13,5 Yaş 16,2 23,5 27,5

    14 Yaş 16,5 23,7 27,8

    14,5 Yaş 16,9 24,1 28,3

    15 Yaş 17,2 24,5 28,7

    15,5 Yaş 17,6 25,0 29,3

    16 Yaş 17,9 25,4 29,8

    16,5 Yaş 18,1 25,7 30,0

    17 Yaş 18,3 25,9 30,1

    17,5 Yaş 18,6 26,0 30,0

    18 Yaş 18,8 26,0 30,0

    NOT :

    1) Tablo 1 ve 2

    de gösterilen 11 ilâ 18 yaş kız ve erkek çocuklarının boy ve ağırlık ölçümleri 3 üncü persantil (%3 dahil) ve 97 nci persantil (%97 dahil) arasında olmalıdır.

    2) 97 nci persantil üzerinde boya sahip olanlar, kiloları ile birlikte değerlendirilerek, bir hastalığa sahip değiller ise kabul edilirler.

    3) Tablo 3 ve 4

    de gösterildiği gibi yaşa göre beden-kitle indeksi (kg/m2) 95 inci persantilin üzerinde olanlar kabul edilmemelidir. %85-95 persantil arasında beden-kitle indeksine sahip olgularda gerekli araştırmalar yapılmalı, normalse kabul edilmeli, tedavi açısından gerekli tıbbî yaklaşımlarda bulunulmalıdır. Beden kitle indeksi = ağırlık (kg olarak) / Boy (metre olarak)2 formülünden hesaplanmalıdır. Yaşa göre 5 inci persantilin altında beden-kitle indeksi olanlar fizik muayenede protein-enerji malnutrisyonu gösterirse kabul edilmemelidir.

    4) Beden-Kitle indeksi 95 persantil üzerinde ise, fizik muayenede aşırı ağırlıklı olma yönünde şüphe varsa (atletler, geniş omuzlu olanlar, iri kemikliler) uygun standart kaliper ile uygun şekilde triseps deri altı deri kıvrım kalınlığı ölçülerek nomogramlarda değerlendirilmelidir. Şüpheli durumlarda diğer anatomik bölgelerde (sol skapula altı, sol krista iliaka anteriyör süperiyör üzeri karın ve biseps üzeri) deri altı deri kıvrım kalınlığı ölçülerek standart nomogramlarda değerlendirilerek fizik muayeneyle birlikte yorumlanmalıdır.

    5) Yaşa göre ağırlığı 97 nci persantil üzerinde olan olgularda beden-kitle indeksi aşırı ağırlıklı ise kabul edilmemeli, beden-kitle indeksi ve boy normal ise kabul edilmelidir. Beden-kitle indeksine göre riskte olanlar, yukarıdaki 3 ve 4 numaralı bentlere göre değerlendirilmelidir.

    TABLO 5 (Değişik tablo: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/4.mad)

    18 ve Üzeri Yaş İçin Boy ve Kilo Oranlarını Gösteren Nomogram

    -----------------------------------------------------------------------------------------------

    Boy (cm) Ağırlık Üst Sınırı (kg) Ağırlık Alt Sınırı (kg)

    ------------------------------------------------------------------------------------------

    150 59 43

    151 60 43

    152 60 44

    153 61 44

    154 62 45

    155 62 46

    156 63 46

    157 64 47

    158 65 47

    159 66 48

    160 67 49

    161 67 49

    162 68 50

    163 69 50

    164 70 51

    165 71 52

    166 72 52

    167 73 53

    168 73 54

    169 74 54

    170 75 55

    171 76 56

    172 77 56

    173 78 57

    174 79 58

    175 80 58

    176 81 59

    177 81 60

    178 82 60

    179 83 61

    180 84 62

    181 85 62

    182 86 63

    183 87 64

    184 88 64

    185 89 65

    186 90 66

    187 91 66

    188 92 67

    189 93 68

    190 94 69

    191 95 70

    192 96 70

    193 97 71

    194 98 72

    195 99 72

    196 100 73

    197 101 74

    198 102 75

    199 103 75

    200 104 76

    201 105 77

    202 106 78

    203 107 78

    204 108 79

    205 109 80

    206 110 81

    207 111 81

    208 112 82

    209 114 83

    210 115 84

    NOT : Ağırlık alt ve üst sınırlarının hesaplanmasında vücut kitle indeksinin alt sınırı 19 (kg/m2) üst sınırı 26 (kg/m2) esas alınmıştır.

    (Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/4.mad) Kara, Deniz ve Hava Harp Okulları ile astsubay meslek yüksek okulları hariç olmak üzere, üniversite fakültelerine veya yüksek okullara alınacak askerî öğrenci adaylarında düzeltme ile her iki gözde görmeler ayrı ayrı tam olmak şartıyla üç diyoptriye kadar (üç dahil) miyopi ve hipermetropi ile doksan derecelik iki eksen arasındaki kırılma kusuru farkı üç diyoptriyi geçmeyen astigmatizmalar bu okullara girmeye engel değildir.

    (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/4.mad) Her askerî öğrenci ve uzman erbaş adayına, aşağıdaki lâboratuvar muayeneleri yapılır.

    1) Mikrofilm veya postero anterior akciğer grafisi, direkt üriner sistem grafisi,

    2) HBsAg, Anti-HCV,

    3) Kan sayımı ve sedimantasyon,

    4) Tam idrar muayenesi,

    5) Kanda üre ve kreatinin, SGOT ve SGPT,

    6) Açlık kan şekeri,

    7) Lüzum görülen diğer lâboratuvar muayeneleri ve tetkikleri.

    Askerî öğrenci adayları hakkında hastahanelerce verilecek ön raporlara, ön rapor tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir.

    (Ek fıkra: 19/01/2006 - 2006/9974 S.B.K. Yön/1.mad) Uçucu yetiştirmek amacıyla yapılan ilave laboratuvar muayeneleri sonrası elde edilen, bu Yönetmeliğin eki Hastalık ve Arızalar Listesinde yer alan bazı klinik tanıları, Hava Kuvvetleri Komutanlığı hariç diğer kuvvet komutanlıkları namına Askerî Liseler ile Bando Astsubay Hazırlama Okullarına alınacak öğrenciler için tam sağlam olma kriterlerini bozmaz. Laboratuvar muayeneleri ve tetkikleri sonucunda;

    1) Askerî öğrenci olur,

    2) Askerî öğrenci olur, uçucu yetiştirmeye elverişlidir,

    3) Askerî öğrenci olur, uçucu yetiştirmeye elverişli değildir,

    4) Askerî öğrenci olamaz,

    raporları düzenlenir.

    (Ek fıkra: 19/01/2006 - 2006/9974 S.B.K. Yön/1.mad) Askerî öğrenci olamaz raporu alanlar askerî okullara alınmaz. Askerî öğrenci olur, uçucu yetiştirmeye elverişlidir raporu alanlar Hava Kuvvetleri Komutanlığı namına uçucu yetiştirilmek üzere askerî okullara alınırlar. Askerî öğrenci olur raporu, askerî öğrenci olur, uçucu yetiştirmeye elverişlidir raporu ve askerî öğrenci olur, uçucu yetiştirmeye elverişli değildir raporu alanlar Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı namına Askerî Liseler ile Bando Astsubay Hazırlama Okullarına alınırlar.

    ASKERİ ÖĞRENCİLERE YAPILACAK İŞLEMLER

    Madde 26 - Askeri öğrencilerin okul yönergelerine göre belirli zamanlarda okul tabibi tarafından gereken muayeneleri yapılır. Boyları ölçülür, kiloları tartılır ve sağlık fişlerine işlenir. Gerekli görülenler sağlık kurullarına gönderilirler. Bu işlemlerin yapılması okul komutanı ile okul tabibinin başlıca görevlerindendir.

    ASKERİ ÖĞRENCİLERİN SIHHİ İZİN SÜRESİ VE DİĞER SAĞLIK İŞLEMLERİ

    Madde 27 - Tüm askeri öğrencilerin sıhhi izin süresi okulun normal öğrenim süresinin her üç yılı için her çeşit hastalıklarda toplam olarak bir yıldır. Bu süre tüberküloz için iki yıldır. Öğrenci, sıhhi izin süresini doldurduğu ayın son haftasında kesin işlem yapılmak üzere sağlık kuruluna gönderilir. Hastalık ve arıza öğrenciliğe devamına engel ise kesin işlem yapılır. Tedavisi mümkün olmayan hastalık veya bedeni arızaları nedeni ile beden eğitimi ile askeri eğitim derslerine devamlı şekilde katılamayacakları onaylı sağlık kurulu raporu ile saptanan öğrenciler, sağlık izin süresinin doldurulması beklenilmeden okuldan çıkarılır.

    Hastalık ya da arızaları nedeni ile tedavi görmüş öğrencilerin geriye kalan hastalık sekelleri (A) ve (B) dilimlerine uyuyorsa, bunların 1 ve 2 numaralı sınıflandırma çizelgelerinde Subay Astsubay Sütununda (+ işaretli sınıflar varsa okuldan çıkarılmazlar ve bu sınıflardan birinde yetiştirilmek üzere öğrenimlerine devam ederler. Sabitleşmiş arıza ve hastalık sekelleri için uygun sınıflar yoksa veya sekel (D) dilimine uyuyorsa, sıhhi izin süresini doldurması beklenilmeden okuldan çıkarılırlar.

    ASKERİ OKULLARI BİTİRİRKEN YAPILACAK MUAYENE

    Madde 28 - Kara Harp Okulu öğrencilerine, meslek sınıflarına ayrılmadan önce sağlık kurulu muayenesi yapılır. Muayene sonunda arıza ve hastalık sekelleri saptananlar, bu yönetmeliğin 1 ve 2 numaralı Sınıflandırma Çizelgesindeki artı (+) işaretli sınıflarda görevlendirilirler.

    (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/5.mad) Harp okullarının dışında kalan ve eğitim süreleri bir yıldan fazla olan askerî okulları bitirenlere de aynı sağlık işlemleri uygulanır. Eğitim süreleri bir yıl ve altında olan okul öğrencilerine aynı sağlık işlemi uygulanmaz ancak, bunlardan yıl içerisinde kıt'a tâbibince takibi yapılanlardan sağlık durumunun yeniden değerlendirilmesi uygun görülenlerin sağlık kurulu muayeneleri yapılır.

    Deniz ve Hava Harp Okulunu bitirenlere kendi bölümlerindeki sağlık işlemleri uygulanır.

    ASKERİ OKULLARDAN ÇIKARILAN ÖĞRENCİLER

    Madde 29 - Türk Silahlı Kuvvetleri Askeri Okullarından sağlık yetenekleri nedeni ile çıkarılan askeri öğrenciler tekrar bu okullara alınmazlar.

    TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİNDE ÖĞRENİM GÖRECEK SİVİL ÖĞRENCİ ADAYLARI İLE SİVİL ÖĞRENCİLERİN SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 30 - (Değişik madde: 30/01/1997 - 97/9106 K.;Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/6. mad) Sivil öğrenci adaylarında askerî öğrenci adaylarının sivil öğrencilerde ise askerî öğrencilerin sağlık nitelikleri aranır. Sivil öğrenci adaylarında Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimlerinde belirtilen rahatsızlıkların belirlenmesi durumunda söz konusu adaylar sağlam kabul edilir.

    BEŞİNCİ BÖLÜM : SUBAY VE ASTSUBAYLARIN SAĞLIK YETENEKLERİNE GÖRE GÖRECEKLERİ İŞLEMLER

    SUBAY VE ASTSUBAYLARIN SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 31 - Subay ve Astsubayların barışta ve savaşta, yurdun her yerinde sınıfları görevini yapabilecek sağlık yeteneğine sahip bulunmaları gereklidir. Sağlık yetenekleri bozulanlara aşağıdaki işlemler yapılır:

    1) (Değişik bend: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/7. mad) Barışta ve savaşta hizmet yapamayacak şekilde hastalanan subaylar ve astsubaylar, hastalıkları geçici ise veya geçici olup sekel bırakan hastalıklardan ise, hastahanelerde geçen tanı ve tedavi süreleri dışında ay ve gün hesabı ile her bir hastalığı için toplam olarak ve fiilen iki yılı geçmemek üzere, nekahet tedavisi, istirahat ve hava değişimi işlemine tâbi tutulurlar. Bu gibiler hakkındaki raporlar sağlık kurulunca verilir.

    2) (Değişik bend: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/7. mad) Kanser, her türlü kötü huylu tümör, tüberküloz, kronik böbrek yetmezliği ile ruh ve sinir hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananlar, sağlık kurulları raporlarında gösterilecek lüzum üzerine, toplam olarak ve fiilen üç yılı geçmemek şartıyla tedavi, istirahat veya hava değişimine tâbi tutulabilirler.

    3) (Değişik bend: 24/07/2002 - 2002/4557 S.Yön./1. md.) İstirahati sonunda klinik olarak iyileştiği veya tam remisyon içinde olduğu saptanan kanser ya da kötü huylu tümör tanısı almış olan general, amiral, subay ve astsubaylara (Uçucular dahil), ilgili uzmanın gerekli gördüğü aralıklarda kontrol muayenesi yapılmak kaydı ile veya belirli aralıklarla 3 yıl izlendikten sonra sağlık kurullarınca kendi sınıflarında veya uygun görülecek diğer sınıflarda (uçucuların ise aşağıdaki kriterleri karşılaması koşulu ile ulaştırma uçakları ve helikopterlerde uçuculuk görevlerine devam ettirilmesine) görev yapma kararı verilir.

    Uçuş görevi verilebilme kriterleri aşağıda belirtilmiştir:

    a) Erken dönemde teşhis edilmiş olması,

    b) Medikal ve cerrahi olarak başarılı bir şekilde tedavi edilmesi,

    c) Tedaviden sonra tamamen iyileşmiş veya tam remisyonda olması,

    ç) Metastaz yapmamış olması,

    d) Herhangi bir hastalık semptom ve belirtisi göstermemesi,

    e) Laboratuvar ve radyolojik tetkiklerinin tamamen normal olması,

    f) Ani yetersizlik riski taşımaması,

    g) Özellikle yüksek duyularla ilgili performans yetersizliği riski taşımaması,

    ğ) Tekrarlama veya ilerleme riski olması durumunda semptomların kolayca tanınabilir olması,

    ı) Şahsın ve diğerlerinin güvenliği için risk taşımaması,

    i) Tıbbi durumun takibinin özel invaziv yöntemler ve sık görevden ayrılmaları gerektirmemesi,

    j) Tıbbi durumun uzun süreli uçuş görevleri ile uyumlu olması.

    4) (Değişik bend: 24/07/2002 - 2002/4557 S.Yön./1. md.;Değişik bend: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/7. mad) Sağlık durumları nedeniyle sınıfı görevini yapamayacağı tespit edilen general ve amirallere (uçucular hariç) sınıf değiştirme işlemi uygulanmaz. Bunlar fiilî kıt'a komutanlığı görevine atandırılmayıp; idarî, yönetim ve diğer geri hizmetlerle ilgili kadro görev yerlerine atandırılırlar.

    Sağlık durumları nedeniyle sınıfı görevini yapamayacağı tespit edilen kıdemli yüzbaşı ve daha üst rütbedeki subaylar ile başçavuş ve daha üst rütbedeki astsubaylardan kendi istekleri ile müracaat edip bu istekleri, bilgi ve tecrübelerinin sınıfı için faydalı olacağı öngörülerek, mensup olduğu kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından uygun görülenlere sınıf değiştirme işlemi uygulanmaz. Bunlar fiilî kıt'a görevine atandırılmayıp; idarî, yönetim ve diğer geri hizmetlerle ilgili kadro görev yerlerine atandırılırlar. Bu bent gereğince sınıfları değiştirilmeyen personelin 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile getirilen malûllük hakları saklıdır.

    5) (Değişik bent: 30/01/1997 - 97/9106 K.; Değişik bend: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/7. mad) Sekel haline gelmiş olan hastalık ve arızaları için sınıflandırma çizelgelerinde (x) işareti bulunan subay ve astsubaylar hakkında, ilgili uzmanın gerekli gördüğü aralıklarla kontrol muayenesi yapılmak üzere, sağlık kurullarınca kendi sınıflarının kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yönergelerde belirlenecek kıt'a komutanlığı olmayan uygun kadro görev yerlerinde görev yapma kararı verilir.

    Hastalık ve arızalar için sınıflandırma çizelgelerinde çarpı (x) işareti bulunan uçucu subay ve astsubaylar hakkında ise, ilgili uzmanın gerekli gördüğü aralıklarla kontrol muayenesi yapılmak üzere sağlık kurullarınca "Pilotaja Elverişli Değildir" veya "Görevli Olarak Uçamaz. Fiilen Uçuşu Gerektirmeyen Sınıfının Uygun Kadro Görev Yerlerinde Görev Yapar" kararı verilir. Ayrıca, hastalık ve arızaları için sınıflandırma çizelgelerinde eksi (-) işareti bulunan jet pilotları hakkında, ulaştırma pilotu ve başlangıç eğitim uçağı sütununda artı (+) işareti bulunması durumunda, sağlık kurullarınca "Muharip Jet Uçağı Pilotu Olamaz. Ulaştırma Pilotu ile Başlangıç Eğitim Uçağı (Jet Uçakları Hariç) ve Helikopter Pilotu Olur" kararı verilir.

    Haklarında uçuşa elverişsizlik raporu verilen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ise, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait 1 ve 2 numaralı sınıflandırma çizelgelerine göre işlem yapılır.

    6) (Değişik bent: 30/01/1997 - 97/9106 K.;Değişik bend: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/7. mad;Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/5.mad) "Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz" raporu alan ve organ kaybı veya organ zafiyeti bulunan subay, astsubay ve uzman jandarmaların raporları, ilgili kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderilir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından söz konusu personelin malullük durumunun tespit edilmesini müteakip, organ kaybı veya organ zafiyeti bulunan personelden kendi istekleriyle müracaat edip bu istekleri, bilgi ve tecrübelerinin sınıfı için faydalı olması ve fiziki noksanlıklarını kapatabilmesi nedeniyle mensup olduğu kuvvet komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından uygun görülenler, kuvvet komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığınca Gülhane Askeri Tıp Akademisi Profesörler Sağlık Kuruluna sevk edilir. Sevk yazısında görevlendirilecekleri yerlerde çalışmaya uygun olup olmadığının tayin edilmesi istenir. Profesörler Sağlık Kurulunca bu kişiler hakkında "Belirtilen Görevleri Yapar" veya "Belirtilen Görevleri Yapamaz" şeklinde karar verilir. Profesörler Sağlık Kurulu kararında bu personelin kontrol muayenelerinin yapılıp yapılmayacağı ya da hangi aralıklarla yapılacağı da belirtilir ve "Belirtilen Görevleri Yapar" kararı alanların raporları Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca onaylanıp, kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından, Genelkurmay Başkanlığının onayı alındıktan sonra uygun göreve ataması yapılır. Müteakiben personelin durumu ilgili kuvvet komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bildirilir.

    7) Sağlık durumundan dolayı "Yurdun alçak veya alçak ılıman bölgelerinde faal görev yapar", "Muayyen bölgelere gidemez", "Denizin kara teşkillerinde çalışır" şeklinde iklim değiştirme raporları alanlar ile kıt'a veya diğer görevlerde çalışması sağlık kurulu raporu ile kayıt ve şartlara bağlı olanların bu durumdaki sıhhi izin süreleri tüm askerlik görevi süresince 4 (dört) yıl olarak hesaplanır: Uçucuların sağlık durumları sebebi ile geçici olarak yer hizmetine verilmeleri ve denizaltı, dalgıç, kurbağa adam, su altı, komando birlikleri personeli ile, denizdeki patlayıcı maddeleri zararsız hale getiren personelden hizmetlerini yapamaz kararı alanların diğer görevlere verilmeleri sıhhi izin süresinden sayılmaz.

    Sıhhi izin süresini doldurmak durumuna girenler, sıhhi izin sürelerini dolduracakları ayın ilk haftasında haklarında kesin işlem yapılmak üzere tekrar muayeneye gönderilirler. Sıhhi arızaları devam eden ve hiç bir sınıfta görev yapamıyacak durumda olanlara, T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır.

    8 ) (Değişik bent: 11/01/2000 - 2000/34 S.Yön./2. md.) Bayan subaya doğum yapmasından önce üç hafta ve doğum yaptığı tarihten itibaren altı hafta süre ile izin verilir. Bu süreden sonra altı ay süre ile de günde bir buçuk saat süt izni verilir. Ayrıca, isteği üzerine en çok altı aya kadar aylıksız izin verilebilir.

    9) Barışta ve savaşta görev sırasında veya görev dışında görevlerinden dolayı bir saldırıya veya kazaya uğrayan veya bir meslek hastalığına yakalanan subay ve astsubaylar, müddet ne olursa olsun, iyileşinceye kadar izinli sayılırlar.

    10) Personelin sıhhi izin süresi hesapları, özlük dosyalarının bulunduğu Personel Başkanlıkları ilgili sınıf şubelerince bu yönetmelik hükümlerine göre yapılır.

    SIHHİ İZİN SÜRELERİ

    Madde 32 - Sıhhi izin süreleri aşağıda gösterilmiştir.

    1) (Değişik bent: 30/01/1997 - 97/9106 K.) Her türlü tüberküloz için üç yıla kadardır.

    2) (Değişik bent: 30/01/1997 - 97/9106 K.) Her türlü kanser, kötü huylu tümörler için üç yıla kadardır.

    3) (Değişik bent: 30/01/1997 - 97/9106 K.) Her türlü akıl ve ruh hastalıkları için üç yıla kadardır.

    4 ) (Değişik bent: 30/01/1997 - 97/9106 K.) Hastalık ve Arızalar Listesinde açıklanmayan ve bu fıkranın (1), (2) ve (3) numaralı bendleri dışında kalan hastalık ve arızalar için sıhhi izin süresi iki yıla kadardır.

    5) Hastalık ve arızalardan dolayı tedavi için hastanede yatarak geçen günlerle ayaktan tanı ve kontrol için geçen günler sıhhi izin süresinden sayılmaz.

    6) Sonunda muayene kaydı ile rapor alanlar, kesinlikle hastaneye yatırılarak tetkik ve tedavi edilirler. Hastaneye yatırılmada özellikle dış garnizonlardan gelenlere öncelik verilir. Yatırılmalarına imkan bulunmadığından ayaktan tetkik ya da sağlık işlemleri yapılanlar için geçen bu süre sıhhi izin süresinden sayılmaz. Bunların tetkik ve sağlık işlemleri en çok bir ay içinde tamamlanır.

    7) Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verilen personele kesin işlem yapılıncaya kadar birlik ve kurumlarınca görev verilmez. Kesin işlem kararları rapor onaylanıp gelinceye kadar ilgili izinli sayılır.

    KOMANDO VE PARAŞÜTÇÜ OLACAKLAR İLE ÖZEL KUVVETLER, DAĞ VE SAVAŞ BEDEN EĞİTİMİ KURSU GÖRECEKLERİN SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 33 - (Değişik madde: 11/01/2000 - 2000/34 S.Yön./3 md.)

    Komando olacaklar ile savaş beden eğitimi kursu görecekler ve bu görevlerde yetiştirilecek subay ve astsubayların ilk ve müteakip muayenelerinde Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimine girme veya tam sağlam olmaları şartı; paraşütçü olacaklar ile özel kuvvetler kursu göreceklerin ve bu görevlerde yetiştirilecek subay ve astsubayların ilk muayenelerinde tam sağlam olma şartı aranır.

    Ancak, komando ve paraşütçü olacaklar ile özel kuvvetler ve savaş beden eğitimi kursu göreceklerden veya bu görevlerde yetişmiş personelden; Kara Kuvvetleri Komutanlığına ve Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait 1 Numaralı Sınıflandırma Çizelgelerinde hastalık ve arızaları A dilimine giren ve sınıf ve rütbeleri hizalarında eksi (-) veya çarpı (X) işareti bulunan personel, bu görevlerine devam edemezler.

    (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/8. mad) A dilimine giren hastalık ya da arızalardan tıbbî ve cerrahî tedavi ile giderilemeyeceği sağlık kurulu raporu ile belirlenenler, komando, paraşütçü, arama kurtarma ve özel kuvvetlerdeki görevlerine devam edemezler. Ancak sınıfı görevlerini yaparlar.

    SUBAY VE ASTSUBAYLARIN YENİDEN SINIFLANDIRILMALARI

    Madde 34 - Hastalık ve arızaları sekel haline gelmiş bulunan subay ve astsubaylar, sınıflandırma çizelgelerine göre sınıfları görevini yapamayıp, diğer sınıflarda görev yapabilecekleri anlaşıldığı takdirde, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun ilgili hükümleri gereğince yeniden sınıflandırılır.

    (Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/6.mad) Kara, Deniz, Sahil Güvenlik ve Hava Kuvvetlerinin sınıflandırma çizelgelerinde gösterilmeyen (mevcut ya da yeni teşekkül eden) sınıflarda görev alacak subay ve astsubaylar, bu Yönetmeliğe ekli sınıflandırma çizelgelerinde mevcut ve yapılacak göreve en yakın bulunan sağlık niteliğine uygun olarak yeniden sınıflandırılır.

    EMEKLİLİK İŞLEMLERİ

    Madde 35 - Subay ve astsubayların sağlık kurullarında yapılan muayeneleri sonucu hastalık ve arızalarının tedavi, istirahat, hava değişimi ve yer değiştirmesi ile geçmiyeceği anlaşılanlara, sıhhi izin sürelerini bitirmeleri beklenmeden kesin işlem yapılır.

    KESİN İŞLEM KARARLARI RAPORLARIN ONAYI, RAPOR KARARLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE RAPOR KARARINA YAPILACAK İTİRAZ SÜRESİ

    Madde 36 - (Değişik madde: 30/01/1997 - 97/9106 K.;Değişik madde: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/7.mad)

    Subay ve astsubayların aldıkları kesin işlemli raporlar, Millî Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığınca onaylanır. Raporda ve kararında bir noksanlık varsa bu Daire, raporu tekrar incelemek üzere raporu veren sağlık kuruluna gönderir. Sağlık kurulu ilk kararında direnirse Millî Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Sağlık Muayene Yönergesinin ilgili maddelerini uygular.

    SUBAY VE ASTSUBAYLARIN SAĞLIK KURULU MUAYENELERİ

    Madde 37 - Subay ve astsubaylar aşağıdaki durumlarda sağlık kurulu muayenelerine gönderilirler:

    1) Son sağlık durumlarının saptanmasını yazılı olarak isteyenler,

    2) Amiri veya kıt'a tabibi tarafından sağlık durumlarında herhangi bir değişme olduğu görülenler,

    3) Gerilla, komando, dağ kursu gibi ağır şartlı kurslara ayrılanlar,

    4) Görev, eğitim veya kurs sebebiyle üç aydan fazla süre ile yurtdışına gönderilecekler,

    5) Akademilerde eğitim görecekler,

    6) 211 Sayılı Kanuna göre periyodik muayeneleri yapılacaklar,

    7) 211 Sayılı Kanunun 68 inci maddesi gereğince tedavi için yurtdışına gönderilecekler, (bunların muayeneleri Gülhane Askeri Tıp Akademisi Profesörler Sağlık Kurulunda yapılır).

    Yurtdışında yapılacak muayeneler için İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uygulanır.

    (Ek fıkra: 20/09/1988 - 88/13300 K.) Harp Akademilerinde öğrenim görecek yardımcı sınıf subaylar hakkında "Faal kıt'a görevi yapar" raporu verilmesinde kendi sınıflarının sağlık nitelikleri dikkate alınır.

    ATANMA DURUMUNDA OLAN SUBAY VE ASTSUBAYLARLA DİĞER PERSONELE YAPILACAK SAĞLIK İŞLEMLERİ

    Madde 38 - Subay ve astsubaylarla Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan diğer personel, kendisinin ve kanunen bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin ameliyat veya tedavi ile geçecek hastalıklarını, vaktinde tedavi ettirmekle yükümlüdürler.

    Barış ve savaşta atama gören ve bu sırada rahatsızlanan subay ve astsubaylarla diğer personel ile bunların aile fertleri hakkında aşağıdaki işlemler yapılır.

    1) Atama görüp de, atanmadan önce ameliyat veya tedaviyi gerektiren bir hastalığı bulunan (acil hastalıklar hariç) ancak hastalığı tedavi ettirmeyen subay ve astsubaylar atandıkları yere veya göreve giderler ve tedavilerini gittikleri yerlerde yaptırırlar.

    2) Herhangi bir göreve atandığı sırada acil tedaviyi gerektiren bir hastalığa tutulan subay ve astsubaylar, en yakın askeri hastaneye (yoksa sivil hastaneye) gönderilir. Tedavi sonunda alacakları rapor kararlarına göre işlem görürler.

    3) Atanmadan önce müracaat edip de gerekli ameliyat veya tedaviyi kabul etmeyenlerin hastalıkları sabitleşmiş olarak kabul edilir ve haklarında kesin işlemli rapor düzenlenir.

    4) Bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinden birinin ameliyatı ve tedaviyi gerektiren bir hastalığı olup da barışta bir göreve atanan subay ve astsubayların atanmalarında "Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri uygulanır.

    5) Acil durumlar hariç olmak üzere seferberliğe hazırlık döneminde ve seferberlik sırasındaki sağlık müracaatları kabul edilmez.

    RAPOR KARARINA YAPILACAK İTİRAZ SÜRESİ

    Madde 39 - Bütün Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile askeri öğrenciler, aldıkları rapor kararına karşı yapacakları itirazlarını, raporların en son onay makamı tarafından onaylanıp kesin kararlı raporun tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde itiraz edebilirler. Bundan sonra yapılacak itirazlar kabul edilmez.

    VAZİFE MALÜLLERİ

    Madde 40 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/9. mad) Subay, astsubay ve erlerin görev sırasında veya görevden doğan malûllükleri, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 49 uncu maddesine göre gerekli işlemler yapıldıktan sonra, subay ve astsubaylar için bir yıl, erler için 1,5 yıllık bir süre içinde Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne bildirilir. Vazife malûllüğü kararı, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından verilir.

    Terörle mücadelede sağlık yeteneği bozulan personelin sağlık durumu, Gülhane Askerî Tıp Akademisi Profesörler Sağlık Kurulu tarafından incelenerek tespit edilir. Tespit edilen sağlık durumunun, Türk Silâhlı Kuvvetlerinde (uçucular hariç) mevcut herhangi bir sınıf ve rütbede bulunan personel için "Sınıfı Görevini Yapamaz" raporu verilmesine neden olacak bir nitelik taşıması hâlinde, bu sınıfın ve personelin sıhhî arızasına sebep olan olayın gerçekleştiği tarihteki bulunduğu rütbeye ait Türk Silâhlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Sınıflandırma Çizelgelerinde yer verilen kriterler, durumu incelenen personel hakkında Gülhane Askerî Tıp Akademisi Profesörler Sağlık Kurulu tarafından verilecek kararda da esas kabul edilir. Bu durumda olan personel hakkında "Sınıfı Görevini Yapamaz" kararı verildikten sonra, vazife malûllüğüne karar verilebilmesi için, durumu, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne bildirilir. Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü, anılan personelin durumunu, tevsik yönüyle inceleyerek, vazife malûllüğü konusunda karar verir.

    İNTİHARA TEŞEBBÜS DURUMLARINDA YAPILACAK SAĞLIK İŞLEMLERİ

    Madde 41 - Herhangi bir sebep ve şekilde intihara teşebbüs edenlerin sağlık işlemleri, intihar teşebbüsüne sebep olan hastalık ve intihar teşebbüsü sonucu kalan sekeller gözönünde tutulmak sureti ile yapılır.

    DİSKROMATOPSİ

    Madde 42 - (Değişik madde: 20/09/1988 - 88/13300 K.)

    Uçucu sınıflara mensup bütün rütbelerdeki subay ve astsubaylarda, aşağıda 1, 2 ve 3 üncü bentlerde gösterilen sınıf ve branşlardaki asteğmen - yüzbaşı (dahil) rütbelerindeki subaylar ve her rütbedeki astsubaylarda diskromatopsi bulunmaz. Diskromatopsi tespit edilenler yeniden sınıflandırılırlar. Bu şekilde sınıflandırılanlar üst rütbelerde eski sınıflarına iade edilmezler.

    1) Kara Kuvvetleri:

    Piyade, Süvari, Tank, Topçu, Kara Havacılık, İstihkam, Muhabere, Jandarma, Ulaştırma, Harita.

    2) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/8.mad) Deniz Kuvvetleri, Sahil Güvenlik:

    Güverte, Makine, Deniz, Deniz Piyade, Deniz İstihkam, Denizaltıcı, Dalgıç, Sahil Güvenlik.

    3) Hava Kuvvetleri:

    Pilot, Seyrüsefer, Hava Yer (kontrol ve ihbar, uçak, elektronik, esliha ve mühimmat, uçak bakım, ikmal, istihbarat, foto) Piyade, İstihkam, Muhabere, Füze, Uçaksavar, Ulaştırma.

    Türk Silahlı Kuvvetleri Askeri Okullarına alınacak öğrencilerde (Yedeksubay öğrencileri hariç), Türk Silahlı Kuvvetlerine muvazzaf olarak sivil kaynaktan ve yedeksubaylıktan alınacak adaylarda diskromatopsi bulunmaz. Diskromatopsi muayenesi İschiara (Psödo İzokromatik renk levhaları) yöntemi ile yapılır. Gerek duyulduğunda, muayene yardımcı metodlarla desteklenir.

    YURTDIŞINA GÖNDERİLECEKLERİN SAĞLIK İŞLEMLERİ İLE KUVVET HARP AKADEMİLERİ VE ASKERÎ HÂKİMLİK SINAVINA GİRİŞ İLE İLGİLİ İSTİSNAÎ HÜKÜMLER

    Madde 43 - (Değişik madde:10/12/1998 - Yön: 98/12161 - 1. md.;Değişik madde: 30/09/2005-2005/9492 S.B.K. Yön/1.mad)

    Eğitim ve sürekli görev sebebi ile yurtdışına gönderilecek subay, astsubay ve askerî öğrenciler, gönderilmeden önce tam teşekküllü askerî hastane sağlık kurulunda 37 nci maddeye uygun olarak muayene ettirilirler. Alacakları raporda hastalık ve arızaları; gönderilecekleri sınıfta artı (+) işaretli olanlar gönderilir, eksi (-) işaretli olanlar gönderilmezler. Ancak 31 inci maddenin birinci fıkrasının numaralı bendi gereğince göreve devam edenlerden;

    a) Geçici görev, eğitim, kurs ve staj nedeniyle yurtdışına gönderilmek üzere seçilenler,

    b) Organ kaybı ve organ zafiyeti terörle mücadele esnasında olanlardan Kuvvet Harp Akademileri sınavına ya da Askerî Hâkimlik sınavına başvuranlar ile sürekli görev için aday olarak seçilenler,

    Gülhane Askerî Tıp Akademisi Profesörler Sağlık Kuruluna sevk edilirler. Sevk yazısında görevlendirildikleri yerlerin özellikleri açıkça belirtilir. Sınıflandırma çizelgeleri dikkate alınmaksızın Gülhane Askerî Tıp Akademisi Profesörler Sağlık Kurulunca, bunlardan; Kuvvet Harp Akademisi sınavlarına başvuranlara "Türk Silâhlı Kuvvetlerinde Karargâh Görevlerinde Kurmay Subay Olarak Çalışır/Çalışamaz", Askerî Hâkimlik sınavına başvuranlara "Askerî Hâkim Sınıfına İlişkin Görevlerde Çalışır/Çalışamaz" şeklinde, diğerlerine ise söz konusu görevleri yapıp yapamayacakları konusunda rapor verilir.

    Eğitim amacıyla dış ülkelere gönderilecekler, raporları Millî Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığınca onaylanıp, kesinleşmeden yurtdışına çıkarılamazlar.

    YURTDIŞINA GÖNDERİLECEK SİVİL PERSONELİN SAĞLIK İŞLEMLERİ

    Madde 44 - Halen Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli ve özel kanunlara tabi olup, yurtdışına gönderilecek sivil personele, görev ve mesleğine göre, bu Yönetmeliğin Subay ve Astsubay Sınıflandırma Çizelgelerinde karşılığı bulunan dilimler uygulanır. Karşılığı bulunan bir sınıf yoksa, bu Yönetmeliğin personel sınıfına uygulanan hükümlerine göre işlem yapılır.

    ALTINCI BÖLÜM : DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI VE SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞINA AYRILACAK YÜKÜMLÜLER İLE DENİZ VE SAHİL GÜVENLİK ERLERİNİN SAĞLIK YETENEKLERİ

    DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI VE SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞINA AYRILACAK YÜKÜMLÜLERİN SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 45 - (Değişik madde: 30/01/1997 - 97/9106 K.; Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/11. mad) Son yoklamada veya sağlık kurullarında; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına ayrılacak yükümlülerde aranacak ruh ve beden nitelikleri aşağıda belirtilmiştir. Sınıflandırma, bu Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde belirtilen hükümler göz önünde tutularak yapılır.

    1) Sağlamlar, hastalık ve arızaları Hastalık ve Arızalar Listesinin (A) dilimlerine girenler ile öncelikle denize sahildar askerlik şubelerinden seçilen erler, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına verilir.

    2) Aşağıdaki yükümlüler Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına verilmezler:

    a) Zamanla ve deniz iklimi ile artacak hastalık ve arızaları bulunanlar,

    b) Sık sık tekrarlayan akut belirtili deri hastalıkları, hiperhidroz, bromhidroz ve benzeri rahatsızlıkları bulunanlar,

    c) Gözlerinde diplopi, hemerolopi bulunanlar.

    DENİZ VE SAHİL GÜVENLİK ERLERİNİN SINIFLARA AYRILMASI

    Madde 46 - (Değişik madde: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/9.mad)

    Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak şartı ile Deniz Kuvvetlerindeki, Sahil Güvenlikteki sınıfların özel sağlık nitelikleri, kuvvet komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca hazırlanacak yönerge ile tespit edilir. Bu Yönetmelikte sınıflara ayırma konusundaki esaslara ilişkin ana kurallar ayrıca sınıflandırma yönergesinde gösterilir.

    SAĞLIK NİTELİĞİNİ KAYBEDENLER

    Madde 47 - (Değişik madde: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/10.mad)

    Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik sınıflarından birinde iken bu sınıfların sağlık niteliğini kaybedenler 14 üncü madde gereğince Deniz Kuvvetlerindeki ve Sahil Güvenlikteki diğer uygun sınıflardan birine geçirilir.

    DENİZ KUVVETLERİNDE VE SAHİL GÜVENLİKTEKİ SINIF VE BRANŞLAR

    Madde 48 - (Değişik madde: 30/01/1997 - 97/9106 K.;Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/12. mad)

    Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına ayrılan erlerin, Deniz Kuvvetleri ile Sahil Güvenlikteki sınıfları ve bu sınıflara ayrılacak erlerin sağlık nitelikleri, aşağıda gösterilmiştir: *

    1) Topçu: Kas ve iskelet yapıları sağlam olanlardan seçilir.

    2) Manzumeci: Gemide ve karada kullanılmakta olan bu erler, topçunun atış elemanlarını teşkil ederler.

    3) Torpidocu: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, kas ve iskelet yapıları sağlam olanlar arasından seçilir.

    4) Seyirci (Serdümen, Vardabandra, Gözcü): % 95'i gemilerde görevlendirilmekte olan bu erler, sağlam bünyeli ve denize dayanıklı olmaları gerektiğinden, diskromatopsi bulunmayanlar arasından seçilir.

    5) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/11.mad) Porsun: Sağlam bünyeli ve denize dayanıklı olmalıdırlar. Gemicilikle ilgili her türlü işlemleri yürütmekle görevlendirilecek olan bu meslek erleri, diskromotopsi bulunmayanlar arasından seçilir.

    6) Mayıncı: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, mayın silâhının her türlü bakım, tutum ve hazırlanması işlerinde kullanılacaklar arasından seçilir.

    7) Deniz Polisi: Gemilerde ve kara birliklerinde her türlü inzibat işlerinde kullanılacak olan bu erler, boyları 170 cm'den kısa olmayanlar arasından seçilir.

    8) Radarcı: Gemilerde ve kara birliklerinde, genellikle de radar istasyonlarında görevlendirilecek olan bu erler, kavrayış yetenekleri iyi olanlar arasından seçilir.

    9) Telsizci (Telsiz, Telem): Gemilerde ve kara birliklerindeki telsiz istasyonlarında görevlendirilecek olan bu erler; işitmesi sağlam olanlar ve kavrayış yetenekleri yüksek olanlar arasından seçilir.

    10) Denizaltı Savunma Aletçisi: Düşman denizaltılarını arayıp bulmak, dinlemek ve takip etmekle görevlendirilecek olan bu erler, gemilerde görev alacaklarından, denize dayanıklı ve işitme yönünden tam sağlam olanlar arasından seçilir.

    11) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/11.mad) Fotoğrafçı: Kara birliklerinde her türlü fotoğraf işlerinde kullanılacak olan bu erler, sivil hayatta fotoğrafçılıkla uğraşanlara öncelik verilerek seçilir.

    12) Boru-Trampetçi: Kara birliklerinde ve gerektiğinde de denizde görevlendirilecek olan bu erler, meslekte yetişmiş, müzik bilgisine sahip olanlar arasından seçilir.

    13) Denizaltıcı (Güverte-Makine-İkmal): Denizaltılarda görevlendirilecek olan ve güverte, makina, ikmal olmak üzere üç grupta toplanan bu erler, "Denizaltıcı Olur" kararlı sağlık muayenesine tâbi tutulurlar.

    14) Talim Öğretmeni: Kara birliklerinde ve özellikle eğitim merkezlerinde acemi erlerin yetiştirilmelerinde görevlendirilecek olan bu erler, boyları 170 cm'den uzun, konuşmaları ve lisanı düzgün olanlar arasından seçilir.

    15) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/11.mad) Deniz Piyadesi: Kara birliklerinde amfibi birliklerde ve merasim kıt'alarında görevlendirilecek olan bu erler, boyları 1.70 cm.'den kısa olmayanlar arasından; amfibi birliklerde görev alacaklar, ayrıca komando niteliği taşıyanlar arasından seçilir.

    16) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/11.mad) Hizmet: Gemilerde ve kara birliklerinde her türlü hizmet işlerinde kullanılacak erler arasından seçilir.

    17) Muhafız: Kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sağlam yapılı ve boyları 165 cm'den kısa olmayanlar arasından seçilir.

    18) Telefoncu (Kurucu, İşletmeci): Kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler; işitmesi sağlam olan, diskromotopsi bulunmayan, kavrayış düzeyi ve lisanı düzgün olanlar arasından seçilir.

    19) Motorcu: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta bu işlerle uğraşmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    20) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/11.mad) Elektrikçi: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, elektrikçilikten anlayan ve sivil hayatta bu işlerle uğraşmış olanlara öncelik verilmek üzere, diskromotopsi bulunmayanlar arasından seçilir.

    21) Çarkçı: Gemilerin makina bölümlerinde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, denize dayanıklı olanlar arasından seçilir.

    22) Kazancı: Gemilerin kazan dairelerinde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, denize ve sıcağa dayanıklı olanlar arasından seçilir.

    23) Yara Savunmacı: Gemilerde ve kara birliklerinde tamirci parti ekiplerinde görevlendirilecek olan bu erler, benzer işlerde yetişmiş sanatkar olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    24) Şoför: Bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde belirtilen sağlık yetenekleri bulunanlar arasından seçilir.

    25) Dalgıç, Kurbağa Adam: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler; sağlam yapılı, yüzme bilen, denize dayanıklı, sivil hayatta bu işlerle uğraşmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    26) Matbaacı: Kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta bu işte çalışmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    27) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/11.mad) İkmalci: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek şekilde seçilir.

    28) Aşçı: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta bu işte çalışmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    29) Kâtip: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, kavrayış ve temsil yetenekleri yüksek olanlar arasından seçilir.

    30) Kamarot: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta bu işte çalışmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    31) Berber, Terzi, Kunduracı: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta bu işlerde çalışmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    32) Sıhhiye: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta bu işlerle uğraşmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    33) Mekanikçi: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta torna, freze ve kaynak işlerinde çalışmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    34) Betoncu: Kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta duvarcı, sıvacı ve badanacı olarak çalışmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    35) Demirci: Kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta bu işlerle çalışmış olanlara öncelik verilerek seçilir.

    36) İnşaat Elektrikçisi: Kara birliklerinde elektrik tesislerinin yapılması, bakım ve tutumu işlerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta yetişmiş yükümlülere öncelik verilmek suretiyle diskromotopsi bulunmayanlar arasından seçilir.

    37) Borucu: Kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta bu işlerle uğraşmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    38) Marangoz: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta bu işlerle uğraşmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    39) İstihkâmcı: Kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta dozer, loder, greyder gibi iş makinaları kullanmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    40) Kademeci: Kara birliklerinde görevlendirilecek olan bu erler, sivil hayatta bu işlerle uğraşmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    41) (Ek bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/11.mad) Fırıncı: Gemilerde ve kara birliklerinde görevlendirilecek bu erler, sivil hayatta bu işte çalışmış olanlara öncelik verilmek suretiyle seçilir.

    DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI OKULLARINA ALINACAK ÖĞRENCİ ADAYLARI VE ÖĞRENCİLERDE ARANACAK SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 49 - Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Okullarına alınacak öğrenci adayları ve öğrencilerde aranacak sağlık yetenekleri hakkında, bu yönetmeliğin 25, 26 ve 27 nci maddesi hükümleri uygulanır.

    DENİZ OKULLARINI BİTİRİRKEN YAPILACAK İŞLEMLER

    Madde 50 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/13. mad) Deniz harp okulu öğrencileri ve eğitim süreleri bir yıldan fazla olan deniz okullarını bitiren öğrenciler, okullarını bitirirken deniz hastahaneleri sağlık kurullarında muayene edilirler. Bu muayene, öğrencilerin sağlık yeteneklerinin tespit edilmesi ve sınıflandırılmaları amacıyla yapılır. Eğitim süreleri bir yıl ve altında olan deniz okulları öğrencilerine aynı sağlık işlemi uygulanmaz ancak, bunlardan yıl içerisinde kıt'a tâbibince takibi yapılanlardan sağlık durumunun yeniden değerlendirilmesi uygun görülenlerin sağlık kurulu muayeneleri yapılır.

    Deniz harp okulu, astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay sınıf okullarını bitirenlerin almış oldukları kesin kararlı raporlara bu Yönetmeliğin 1 ve 2 numaralı sınıflandırma çizelgelerindeki maddeler uygulanır. Piyade ve istihkâm sınıfı astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay sınıf okulları öğrencilerine de aynı işlem uygulanır.

    DENİZ VE SAHİL GÜVENLİK SUBAYLARININ SAĞLIK YETENEĞİ

    Madde 51 - (Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/12.mad) Deniz ve Sahil Güvenlik subaylarının sağlık yetenekleri her zaman sınıfları görevlerini faal olarak yapacak nitelikte bulunmalıdır. Denizaltı ve sualtı branşlarındaki subayların sağlık yetenekleri ilgili bölümlerde gösterilmiştir.

    (Değişik fıkra: 04/05/1993 - 93/4398K.;Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/12.mad) Deniz ve Sahil Güvenlik uçucu subaylarda, uçtukları uçak tipi dikkate alınarak hava uçucu subaylarda aranan sağlık nitelikleri aranır.

    Deniz Piyade ve Deniz İstihkam Subaylarında kara ordusu Piyade ve İstihkam Subaylarında aranan sağlık nitelikleri aranır.

    (Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/12.mad) Deniz şartlarının özellikleri göz önünde tutularak Deniz ve Sahil Güvenlik subaylarının sağlıklarına itina gösterilmesi zorunludur. En küçük arazı veya hastalığı görülenler birlik tabibi tarafından tedavi edilir ve gerektiğinde en yakın asker hastanesi sağlık kuruluna gönderilir. Tedavi sonunda sağlık kurullarınca verilecek raporlarda denizde görev yapmaya engel arızaları görülenler, hastalıklarını artırıcı etki tespit edilenler deniz görevlerinden geçici olarak alınır. Bu durumdaki personel için düzenlenecek raporlarda, denizde görev yapmayı engelleyen veya deniz şartlarında hastalıklarını artırıcı etki yapan hastalıklarla ilgili gerekçeler bilimsel olarak belirtilir. Deniz ve Sahil Güvenlik birliklerinin kara teşkillerinde tüm askerlik hizmetleri müddetinde en çok dört yıl süre ile görevlendirilir. Bu süre sonunda yeniden sağlık kurullarına gönderilirler ve alacakları raporlara göre işlem yapılır.

    DENİZ VE SAHİL GÜVENLİK SUBAYLARININ SAĞLIK MUAYENELERİ VE SIHHİ İZİN SÜRELERİ

    Madde 52 - (Değişik madde: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/13.mad)

    Deniz ve Sahil Güvenlik subaylarının sağlık muayeneleri ve sıhhi izin süreleri, bu Yönetmeliğin 31 ve 32 nci maddelerinde yazılı hükümlere göre yürütülür.

    DENİZ VE SAHİL GÜVENLİK ASTSUBAYLARININ SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 53 - Deniz ve Sahil Güvenlik astsubaylarının sağlık yetenekleri, Deniz ve Sahil Güvenlik subaylarının sağlık yeteneklerinin aynıdır. Sınıflara göre yapılacak işlemler aşağıda belirtilmiştir. *

    1) (Değişik bend: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/14. mad;Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/14.mad) Topçu, güdümlü mermi, torpidocu, mayın, seyir, porsun, denizaltı, savunma aletleri (D.S.A.), radar, telsiz, silah astsubayları, sağlık muayenelerinde güverte subaylarının bağlı olduğu hükümlere göre işlem görür.

    2) Çarkçı, kazancı, motorcu, elektrikçi, yara savunma ve elektronik astsubaylar sağlık muayenelerinde makina subaylarının bağlı olduğu hükümlere göre işlem görürler.

    3) (Değişik bend: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/14. mad) Deniz piyade, deniz istihkâm ile istihbarat astsubayları sağlık muayenelerinde deniz piyade, deniz istihkâm ve deniz istihbarat subaylarının bağlı olduğu hükümlere göre işlem görürler.

    4) (Değişik bend: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/14. mad;Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/14.mad) İkmal astsubayları ile idari ve teknisyen astsubaylar sağlık muayenelerinde ikmal subaylarının bağlı oldukları hükümlere göre işlem görür.

    5) (Değişik bend: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/14. mad) Sağlık ve sıhhiye teknisyeni astsubayları, sağlık muayenelerinde tabip, eczacı, diş tabibi ve sağlık subaylarının bağlı oldukları hükümlere göre işlem görürler.

    6) Bando astsubayları, sağlık muayenelerinde bando subaylarının bağlı oldukları hükümlere göre işlem görürler.

    7) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/14.mad) Görevleri itibarıyla Hava Kuvvetleri Komutanlığında uçak bakım sınıfına dahil olan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensubu uçak bakım astsubayları, sağlık yönünden bu Yönetmelikte Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki uçak bakım sınıfı astsubayların tabi oldukları hükümlere göre işlem görür.

    DENİZ VE SAHİL GÜVENLİK ASTSUBAYLARINA MUAYENELERİ SONUNDA YAPILACAK İŞLEMLER

    Madde 54 - (Değişik madde: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/15.mad)

    Deniz ve Sahil Güvenlik astsubayları, gemi ve birliklerde tabipler tarafından, görevlerini yapmaya elverişli olacak şekilde daima sağlık kontrolüne tabi tutulmalı ve en küçük arızası bulunanlar derhal tedavi edilmelidir. Tedavi sonunda sağlık kurullarınca verilecek raporlarda, denizde görev yapmaya engel arızaları görülenler ve hastalıklarını artırıcı etki tespit edilenler deniz görevlerinden geçici olarak alınır. Bu durumdaki personel için düzenlenecek raporlarda, denizde görev yapmayı engelleyen veya deniz şartlarında hastalıklarını artırıcı etki yapan hastalıklarla ilgili gerekçeler bilimsel olarak belirtilir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının kara teşkillerinde birer yıl olmak üzere, tüm askerlik görev süresinde toplam olarak en çok dört yıl olarak görevlendirilir. Bu süre sonunda sağlık kurullarına gönderilirler ve alacakları raporlara göre haklarında işlem yapılır.

    FAAL KITA GÖREVİ YAPAMAYACAKLARA YAPILACAK İŞLEM

    Madde 55 - Sağlık niteliği sebebiyle, denizüstü ve denizaltı sınıflarında faal kıta görevi yapamayacak olanlar hakkında bu yönetmeliğin ilgili maddeleri uygulanır.

    YURT DIŞINA GÖNDERİLECEK DENİZ VE SAHİL GÜVENLİK SUBAY VE ASTSUBAYLARININ MUAYENELERİ

    Madde 56 - (Değişik madde: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/16.mad)

    Kısa süreli kurs, eğitim, geçici veya sürekli görev amaçlarıyla yurt dışına gönderilecek olan Deniz ve Sahil Güvenlik subay ve astsubaylarının sağlık muayeneleri askerî hastanelerin sağlık kurullarında yapılır. Bu muayenede, personelin sınıf ve branşlarıyla ilgili sağlık nitelikleri gözönünde bulundurulur. Bütün sistem muayeneleri ve dişler üzerinde önemle durularak, mikrofilm ve diğer laboratuvar tetkikleri yapılır.

    YURT DIŞINA GÖNDERİLECEK DENİZ VE SAHİL GÜVENLİK SUBAY, ASTSUBAY VE ÖĞRENCİLERİNE YAPILACAK İŞLEM

    Madde 57 - (Değişik madde: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/17.mad)

    Yurt dışına gönderilecek Deniz ve Sahil Güvenlik subay, astsubay ve öğrencilerine bu Yönetmeliğin 43 üncü maddesi hükümleri uygulanır.

    DENİZALTI SUBAY, ASTSUBAY VE ERLERİNİN SAĞLIK NİTELİKLERİ

    Madde 58 - Denizaltı görevinin özellikleri gözönünde tutularak, bu sınıf eğitimi için seçilecek olan personel, tam sağlam olmakla beraber aşağıda yazılan beden niteliklerine de sahip olmalıdır.

    1) Ruh Sağlığı: Denizaltı gemisinde görevli subay, astsubay ve erlerin görevlerinin özelliği ve sorumlulukları gözönünde tutularak ve denizaltı eğitimi için seçilecek adayların muayenelerinde psikolojik uygunlukları dikkatle değerlendirilir ve ruh sistemlerinin tam sağlam olmalarına dikkat edilir.

    Denizaltında çalışacak personel, öncelikle bu işe istekli olanlar arasından seçilmeli ve adayda emosyonel uygunluk, sağlamlık, mesleğe bağlılık ve zeka aranmalıdır. Denizaltında çalışacak personelin ruhsal fonksiyonları ve sinir sistemleri tam sağlam olmalıdır.

    2) Görme: Bu sınıfa ayrılacak bütün personelin görme kuvveti tam olmalıdır. Denizaltı sınıfına girdikten sonra bu hizmete devam için gözlükle düzeltmeden önce bir gözde görme 7/10 iken diğerinde 6/10'dan aşağı görmesi bulunanlar denizaltı hizmetinde çalıştırılamazlar. Bunlar denizüstü gemilerinde veya Deniz Kuvvetlerinin kara teşkillerinde görevlendirilirler.

    3) Renk Görme: Diskromatopsi bulunmamalı, bütün adaylara (Pseudoisochromatic plate) testi yapılmalıdır.

    4) Optik aletlere uyum bakımından iki göz arasındaki uzaklık visual screening instrument ile ölçülür.

    Radar aletlerini kullanmaya olan yetenekleri Orthorater aleti ile ölçülür ve aletin çizelgelerine göre değerlendirilir.

    Gece körlüğü özel adaptometre ile saptanır. Bu aletin bulunmadığı yerlerde göz uzmanının kararı kabul edilir.

    5) Burun-Boğaz: Adayların nazofarinks ve larinksleri dikkatle muayene edilir. Burun, farinks, larinks nezlelerine yol açabilecek kronik tonsillitis, atrofik rinit, kronik ve sık sık nükseden sinüzitis olmadığı ya da bu hastalıkları daha önce geçirmediği saptanır. Ön sinüslerin radyografik muayenesi yapılır. Adayda solumaya engel burun yolu veya burun delikleri şekil bozuklukları bulunmamalıdır.

    6) İşitme kuvveti her iki kulakta normal ve birbirine eşit olmalı, fısıltıyı 5 metreden duymalıdır. Dinleme işlerinde görevlendirilecek personele ediometrik muayene yapılır. Akut veya kronik dış, orta ve iç kulak hastalıkları, kulak zarı perforasyonu bulunmamalı ve Eustachi borusu açık olmalıdır.

    Bu sınıfa girdikten sonra, her iki kulağın ayrı ayrı işitme kuvvetleri, fısıltıyı 3 metre kadar mesafeden işitecek derecede azalanlar denizaltı sınıfından alınırlar ve deniz üstü gemilerinde veya Deniz Kuvvetlerinin teşkillerinde görevlendirilirler.

    7) Vücut Kokusu: Yanındakileri rahatsız edecek derecede ağız ve solunum kokusu olanlarla bromhidroz ve hiperhidrozu bulunanlar bu sınıfa alınmazlar.

    8) Dişler: Diş muayenesi bir diş tabibi tarafından yapılır. Beslenmeyi bozacak derecede diş noksanlığı olanlar, diş etlerinde hastalığı bulunanlar bu sınıfa alınmazlar. Kısmi protez ve diş köprüleri bu sınıf personelin görevden çıkarılmasını gerektirmez.

    9) Solunum Sistemi: Her adaya akciğer radyografisi yapılır. Adayda geçirilmiş veya aktif bir akciğer hastalığı bulunmamalıdır. Yapılacak muayenede tüberküloz üzerinde özellikle durulur ve tanı için özel bir dikkat gösterilir. Adayın vital kapasiteleri normal olmalıdır.

    10) Dolaşım Sistemi: Her adaya tele-radyografi elektro-kardiyografi ve kalp fonksiyon deneyleri yapılır. Sistolik arteriyel kan basıncı 140 mm., diyastolik kan basıncı 90 mm.nin üzerinde bulunmamalıdır. Sinuzal taşıkardisi, aritmileri, kalp ve damar sisteminde hastalık ve arızaları bulunanlar bu sınıfa alınmazlar.

    11) Sindirim Sistemi: Denizaltı sınıfına seçilecek olanlarda kronik kabızlık, sık sık tekrarlayan diyare, kolitis, açken ve yemekten sonra meydana gelen karın ağrılarıyla birlikte sindirim şikayetleri, mide ve duodenum ülserleri, mide ve barsakların kronik hastalıkları, kolesistit, birden fazla sarılık v.b., sindirim sistemi hastalıkları bulunmamalıdır.

    12) Deri: Aktif veneral hastalığı veya evvelce geçirmiş oldukları veneral hastalıkları, yapılan tedaviye rağmen nüksetmiş bulunanlar, orta derecede akne hariç diğer sık sık nükseden akut belirtili deri hastalıkları olanlar denizaltı sınıfına alınmazlar.

    13) Boy ve Kilo: Adayların boy ve ağırlıkları, ağırlık orantılarına uygun olur kabul edilen tolerans % 20'yi geçemez.

    14) Basınç Karşılama Yeteneği: Denizaltı sınıfına ayrılacak adaylar, dalış personelinde olduğu gibi, basınç odasında muayene edilirler. Basınç odasında 25 kilogram basınç altında normal işitmenin devamlılığı ve basıncın diğer etkilerine karşı dirençleri incelenir. Bu muayene personelin denizaltı kurtarma cihazı eğitimi için yapılması gereken bir testtir.

    DENİZALTICI PERSONELİN MUAYENESİ SONUNDA YAPILACAK İŞLEM

    Madde 59 - (Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/17.mad) Denizaltıcı personel her yıl tam teşekküllü asker hastanesi sağlık kurullarında muayene ettirilir. Bu muayenelerde, 58 inci maddede belirtilen sağlık niteliklerini kaybetmiş oldukları saptananlar denizaltı sınıfından çıkarılır.

    Gerektiğinde dalıştan önce ve sonra muayeneleri yapılarak, sağlık durumlarında görülecek değişiklikler fişlerine yazılır.

    Denizaltıcı subay, astsubay ve erlerde aranan sağlık niteliklerine haiz olmayan, denizaltı gemileri ile kısa süreli dalışa iştirak edecek (Müşahit olarak, tecrübeler v.s. maksatlar için) personelin geçmişinde kulak, burun, boğaz, solunum ve dolaşım sistemi ile psikiyatrik yönden bir rahatsızlığı olmamalıdır. Şahsın dalışa mani bir şikayeti bulunmaması halinde sağlık muayenesine gerek olmadan dalışa katılır. Dalış için muayenesini talep edenler, Denizaltı Filo Tabibince muayene edilir ve kısa süreli dalmaya engel hali saptanmayanlar dalışa katılırlar.

    DENİZALTICILIK VEYA DALGIÇLIKTAN AYRILMA KARARI

    Madde 60 - (Değişik madde: 30/01/1997 - 97/9106 K.;Değişik madde: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/17.mad)

    Denizaltıcılık veya dalgıçlıktan geçici veya sürekli ayrılma kararları STANBUL/Kasımpaşa Asker Hastanesi ile KOCAELİ/Gölcük Asker Hastanesi tarafından verilir. Denizaltıcılık ve dalgıçlık için itiraz ve kontrol muayeneleri, Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Komutanlığı emrindeki askerî hastaneler tarafından sağlanır. Anlaşmazlık ve karar aykırılığında kesin karar, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Profesörler Sağlık Kurulu tarafından verilir.

    Kurbağa adamların her türlü sağlık kurulu muayeneleri; Kasımpaşa ve Gölcük Asker Hastanelerinde yapılır.

    DALGIÇ EĞİTİMİ İÇİN SEÇİLECEK PERSONELİN MUAYENESİ

    Madde 61 - (Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/20.mad) Dalgıç eğitimi için seçilecek personelin sağlık kurul muayeneleri; asker hastanelerince, basınç odası basınç testleri; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığı Deniz ve Sualtı Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanlığınca yapılır. Dalgıç eğitimi için seçilecek personelde aşağıdaki nitelikler aranır.

    Personelin seçilmeleri, yetenekleri ve eğitimlerinin diğer özellikleri yürürlükte olan yönergelere göre uygulanır.

    Dalgıçlığa kabul edilecek bütün adaylarda aranacak sağlık nitelikleri:

    1) Geçirdiği Hastalıklar: Aşağıdaki hastalıklardan herhangi birini geçirmiş olan adaylar dalgıç olamazlar.

    A - Tüberküloz, astımbronşial, kronik akciğer hastalıkları,

    B - Kronik veya tekrarlıyan sinüzüt, dış kulak yolunun kronik hastalıkları, orta kulağın kronik ve akut hastalıkları,

    C - Kronik ve tekrarlayan ortopedik hastalıklar,

    D - Kronik veya tekrarlayan mide, barsak hastalıkları,

    E - Kronik alkolizm,

    F - Tedavi görmüş olan veya devam eden aktif sifiliz.

    2) Yaş: 30 yaşından büyük olanlar, dalgıç adaylığına kabul edilmezler. En uygun yaş 20 - 30 arasındaki yaştır.

    3) (Değişik bend: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/16. mad) Boy ve Ağırlık: Dalgıç adayları sağlam yapılı olmalı, şişmanlığa eğilimli bulunmamalıdır. Genel olarak adayların "Sualtı Personelinin Yaşlara Göre Boy ve Ağırlık Standart Oranlarını Gösteren Çizelge"de belirtilen değerlerde % 10'dan fazla bir değişiklik göstermemesi gerekir. Ancak, kalın kemikli ve adaleli olmaları sebebiyle ağırlıkları fazla olanların durumları göz önünde bulundurulur. Adayların boyları; 157 cm'den aşağı 185 cm'den yukarı olmamalıdır.

    4) Görmeler: Sualtı çalışmalarında kullanılacak aletlere engel olması bakımından, gözlük takılması uygun değildir. Bu bakımdan adayların görmeleri düzeltmeden önce tam olmalı ve 0.25 diyoptriye kadar miyopi, 0.50 diyoptriye kadar hipermetropi bulunanların göreve devamları kabul edilmelidir. Adaylarda oftalmoskopik bulgular normal olmalıdır.

    5) Kulaklar: Dış kulak yolu kronik hastalıkları, orta kulak kronik ve akut hastalıkları, kulak zarı perforasyonları, atrofisi, orta kulak adesiv proçesi bulunanlar kabul edilmezler. Eustachi borusu basınç değişikliklerini eşitleyecek durumda ve açık olmalı, gerekirse kateterizasyonla kontrol edilmelidir. İşitme kuvveti her iki kulakta normal ve eşit derecede olmalı, fısıltı 5 metreden işitilmelidir. Adayların odiometrik muayenelerinin yapılması zorunludur.

    6) Burun ve Boğaz: Burunda, farinks ve larinks nezlelerine eğilim, kronik tonsilit, atrofik rinit, kronik ve sık sık tekrarlayan sinüzit bulunmamalı ve ön sinüslerin grafisi yapılmalıdır. Solumaya engel burun bölgelerinde veya burun deliklerinde şekil bozuklukları bulunanlar dalgıç adaylığına seçilmezler.

    7) Dişler: Adayların dişleri, diş tabibi tarafından muayene edilir. Belirli ağız hastalıkları ve genel olarak bozuk dişleri olanlar adaylığa kabul edilmezler. Sağlam köprülerle yenilenmiş dişler, dalgıç olmaya engel değildirler. Dalgıç personelin iyi bir ağız hijyenine ve su altında çeşitli cihazları kullanmalarına engel olmayacak dişlere sahip olmaları zorunludur.

    8) Solunum Sistemi: Solunum sistemi klinik ve radyografik olarak kontrol edilir. Geçirilmiş veya aktif hiç bir hastalık belirtisi bulunmamalı ve vital kapasite normal olmalıdır.

    9) ( Değişik bent: 04/05/1993 - 93/4398 K.) Dolaşım Sistemi: Yapılan klinik ve laboratuvar inceleme ve testlerde dolaşım sistemi normal olmalıdır. Arteriyel kan basıncı normal sınırlar içinde olmalı, sinüzal taşikardi, aritmi, damar sertliği, varis ve hemoroid gibi damar hastalıkları bulunmamalıdır. Adaylarda EKG çekilir, tam kan sayımı ve sedimantasyon tayini, biyokimyasal testlerden; açlık kan şekeri, üre, SGOT, SGPT, serolojik testlerden; sifiliz testi, immünolojik testlerden; HBsAg ve HİV(Elisa) testleri ile ilgili uzmanın gerekli gördüğü diğer tetkik ve testler yapılır.

    10) ( Değişik bent: 04/05/1993 - 93/4398 K.) Sindirim Sistemi: Açlıktan ve yemekten sonra gelen karın ağrılarıyla sindirim şikayetleri, mide ve duodenum ülserleri, sık sık tekrarlayan bağırsak bozuklukları, kolesistit (kolesistektomi operasyonu ile izale edilenler hariç), konjenital hiperbilirübinemi sendromları (Gilbert Dubin-Johnson-Rotor, Crigler-Najjar tip II) ve viral hepatit portörlüğü (B-Hepatiti, Delta Hepatiti, Non-A, Non-B Hepatiti) saptananlar dalgıç görevine alınmazlar.

    11) Genito-Üriner Sistem: Adayların tam idrar muayenesi yapılır. Kronik ve tekrarlayıcı genito-Üriner sistem hastalıkları veya şikayetleri aktif veya tekrarlayıcı venerial hastalıklar bulunmamalıdır. Son 5 sene içinde aktif veya gizli sifiliz geçirmiş olanlar, klinik veya serolojik bulguları olanlar veyahut geçmişinde kardiovaskuler, santral sinir sistemi sifilizine ait bulgular tesbit edilenler dalgıç olamazlar.

    12) Adayların birbirlerine yakın çalışmaları veya dalgıç elbiselerinin değiştirilmesi halinde, birinden diğerine geçebilecek herhangi bir akit veya kronik deri hastalığı bulunmamalıdır.

    13) Sinir Sistemi ve Ruh Sağlığı: Dalgıç görevinin özelliği gereği adayların kişilik, ruh ve entellektüel durumları dikkatle incelenir. Aday, dalgıçlık eğitimine başlamak kararını herhangi bir etkiden uzak bulunarak vermeli ve bu görev için kendisinde bir istek duymalıdır. Bu sebeple adaylarda, sinir ve ruh hastalıkları bakımından, bu yönetmeliğin Hastalık ve Arızalar Listesindeki hastalık ve arızalardan hiç birisi bulunmamalıdır. Bundan başka kişilik, karakter ve mizacında askerliğe uyumsuzluk, kararsızlık, asosyal ve antisosyal davranışları bulunmamalı ve zekaları normal olmalıdır.

    14) Basınç Eşitleme Yeteneği: Deniz hastanelerinde yapılacak sağlık kurulu muayenesinde, dalgıçlığa uygun sağlık niteliklerine sahip olduğu tesbit edilerek dalgıç seçilenlerin son muayeneleri, basınç odasında yapılacak deneylerle tamamlanır. Bütün adaylar, basınç odasında Puskareye 50 librelik (25 Kgr.) bir basınç altında bırakılır. Bu sırada kulakların basınç eşitlemeye dayanma yeteneği tesbit edilir. Aynı zamanda östaki kanalının tıkanmasından dolayı basınç eşitleme yeteneğinin geçici aksamasına sebep olan yukarı solunum yolları enfeksiyonunun bulunup bulunmadığı da incelenir.

    Adayların oksijene karşı duyarlılıklarının bulunup bulunmadığını anlamak için, bunlara 60 feet (27 libre) 30 dakika süreyle oksijen solunumu yaptırılır, belirgin bulgular fişine işlenir.

    DALGIÇLARIN YILLIK MUAYENELERİ

    Madde 62 - (Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/21.mad) Bütün dalgıçların senelik sağlık muayeneleri 61 inci maddede bulunan standartlara göre, tam teşekküllü asker hastaneleri sağlık kurulları tarafından büyük bir dikkatle yapılır. Bu muayenelerde bütün laboratuvar tetkiklerine önem verilir. Muayeneler sırasında, dalgıçlık sağlık niteliklerini kaybettiği tespit edilenler Deniz Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik kara teşkillerine veya diğer görev yerlerine atanır.

    KIRK YAŞINA GELMİŞ DALGIÇLARIN MUAYENESİ

    Madde 63 - Dalgıçlık mesleğinde 40 yaşına gelmiş olan kalifiye dalgıçlar, dalgıçlığa devam etmek isterlerse tam teşekküllü deniz hastaneleri sağlık kurulları tarafından büyük bir dikkatle muayene edilirler. Bu muayeneyi yapacak sağlık kurullarında derin su dalgıçlığı veya deniz tababeti branşında ihtisas yapmış en az bir tabip üye bulundurulur. Böyle bir tabip bulunmazsa, onun yerini kıdemli bir dalgıç subayı alır.

    Uzun tecrübesi ve dalışta yüksek yeteneği olan bir dalgıca bazı toleranslar tanınabilir. Bununla beraber, dolaşım, solunum, sindirim, göz, nöropsikiyatrik ve kulak hastalıkları bakımından tam sağlam olmaları gerekir. Dalgıç sağlam ve aktif durumda olursa az bir kilo fazlalığı dikkate alınmamalıdır. Sağlık niteliğini kaybetmeyen dalgıçlar ikinci sınıf dalgıçlık ve kurbağa adam görevlerine devam edebilirler. Sağlık niteliklerini kaybedenlere 62 nci madde hükümleri uygulanır.

    "Sualtı Personelinin Yaşlara Göre Boy ve Ağırlık Standart Oranlarını Gösterir Çizelge" için ilgili resmi gazeteye bakınız.

    YEDİNCİ BÖLÜM : HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA AYRILACAK YÜKÜMLÜLERİN SAĞLIK YETENEKLERİ

    HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA AYRILACAK YÜKÜMLÜLERİN SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 64 - Son yoklamada veya sağlık kurullarında yapılan muayenelerde sağlam bulunanlar ile hastalık ve arızaları hastalık ve arızalar listesinin A dilimlerine giren yükümlüler Hava Kuvvetleri Komutanlığına verilirler.

    HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI ERLERİNİN SINIFLANDIRILMASI

    Madde 65 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/17. mad) Hava Kuvvetlerindeki sınıfların özel sağlık nitelikleri ve er sınıflandırma esasları, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak şartıyla Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından hazırlanacak yönerge ile tespit edilir.

    Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki sınıflardan birinde iken bu sınıfların sağlık niteliğini kaybedenler, Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki diğer uygun sınıflara geçirilirler. Hava Kuvvetlerine ayrılacak erlerin sınıf, branş ve ihtisaslarına göre sağlık nitelikleri aşağıda belirtilmiştir:

    1) Radar, istihbarat, muhabere sınıfı:

    a) Göz hareketleri ve görme alanları normal olmalı.

    b) Diskromatopsi bulunmamalı.

    c) Çevreyle uyumunu, çalışma güç ve verimini bozan kişilik bozukluğu, psikiyatri veya nörolojik hastalığı, geçirilmiş dahi olsa madde bağımlılığı olmamalı.

    d) Sağlamlar ve diğer sistemlerde sağlık nitelikleri A Dilimine girenler de bu sınıfa verilirler.

    2) Füze, uçaksavar, uçak bakım, silâh ve mühimmat, istihkâm, teknisyen sınıfı:

    a) Beden yapısı sağlam olmalı.

    b) Göz hareketleri ve görme alanları normal olmalı.

    c) Diskromatopsi bulunmamalı.

    d) Tashihli görme tam olmalı, konuşma bozukluğu bulunmamalı.

    e) Çevreyle uyumunu, çalışma güç ve verimini bozan kişilik bozukluğu, psikiyatri veya nörolojik hastalığı, geçirilmiş dahi olsa madde bağımlılığı olmamalı.

    f) Paroksismal bayılma nöbetleri olmamalı.

    g) Sağlamlar ve diğer sistemlerde sağlık nitelikleri A dilimine girenler de bu sınıfa verilirler.

    3) Hava ulaştırma sınıfı:

    a) Beden yapısı sağlam olmalı.

    b) Göz hareketleri, görme alanları normal olmalı, gece körlüğü bulunmamalı.

    c) İşitme ve tashihli görme tam olmalı, konuşma bozukluğu bulunmamalı.

    d) Diskromatopsi bulunmamalı.

    e) "Albinoz", görmeyi bozan "Pitozis" ve fonksiyon bozukluğu yapmış diğer göz kapağı hastalıkları, "Nistagmus", şaşılık olmamalı.

    f) Çevreyle uyumunu, çalışma güç ve verimini bozan kişilik bozukluğu, psikiyatrik hastalığı bulunmamalı, geçirilmiş dahi olsa madde bağımlılığı olmamalı.

    g) Komplikasyon yapmış "Periferik Venöz Dolaşım Bozukluğu" bulunmamalı.

    h) Araç kullanmaya engel teşkil edecek "Kas-İskelet" ve "Periferik Sinir Sistemi" hastalığı ve diğer hastalık ve arazlar bulunmamalı.

    ı) Boyu 160 cm'den kısa, 185 cm'den uzun olmamalı.

    j) Paroksismal bayılma nöbetleri olmamalı.

    k) Sağlamlar ve diğer sistemlerde sağlık nitelikleri A dilimine girenler de bu sınıfa verilirler.

    4) Hava piyade sınıfı:

    a) Beden yapısı sağlam, kas-iskelet sistemi iyi gelişmiş olmalı.

    b) Tashihli görme tam olmalı.

    c) "Nistagmus" olmamalı; göz hareketleri, görme alanları normal olmalı.

    d) "Periferik Sinir Sistemi"nin fonksiyon bozukluğu yapmış hastalık ve sekelleri olmamalı.

    e) "Paroksismal Bayılma Nöbetleri" olmamalı.

    f) Konuşma bozukluğu bulunmamalı.

    g) Çevreyle uyumunu, çalışma güç ve verimini bozan kişilik bozukluğu, psikiyatrik hastalığı bulunmamalı, geçirilmiş dahi olsa madde bağımlılığı olmamalı.

    h) Komplikasyon yapmış "Periferik Venöz Dolaşım Bozukluğu" bulunmamalı.

    ı) Sağlamlar ve diğer sistemlerde sağlık nitelikleri A dilimine girenler de bu sınıfa verilirler.

    5) Hava sağlık, hava levazım (garson, aşçı, fırıncı, berber ve benzeri) sınıfı:

    a ) Beden yapısı sağlam olmalı.

    b) Konuşma bozukluğu bulunmamalı.

    c) Kronikleşme özelliğinde olan bulaşıcı hastalığı bulunmamalı, taşıyıcısı olmamalı.

    d) Bulaşıcı veya alerjik özellikte cilt hastalığı bulunmamalı.

    e) Çevreyle uyumunu, çalışma güç ve verimini bozan kişilik bozukluğu, psikiyatrik hastalığı bulunmamalı, geçirilmiş dahi olsa madde bağımlılığı olmamalı.

    f) Sağlamlar ve diğer sistemlerde sağlık nitelikleri A dilimine girenler de bu sınıfa verilirler.

    6) Hava bando sınıfı:

    a) Beden yapısı sağlam olmalı.

    b) Dişleri muntazam, dudakları ince olmalı.

    c) Solunum sistemi hastalığı bulunmamalı.

    d) Boyu 170 cm'den kısa, 185 cm'den uzun olmamalı.

    e) Fıtık, komplikasyon yapmış "Periferik Venöz Dolaşım Bozukluğu" bulunmamalı (Grade II, III, hemoroid, varis ve benzeri).

    f) Çevreyle uyumunu, çalışma güç ve verimini bozan kişilik bozukluğu, psikiyatrik hastalığı bulunmamalı, geçirilmiş de olsa madde bağımlılığı olmamalı.

    g) İşitme ve konuşma bozukluğu olmamalı.

    h) Sağlamlar ve diğer sistemlerde sağlık nitelikleri A dilimine girenler de bu sınıfa verilirler.

    7) Hava personel sınıfı:

    a) Beden yapısı sağlam olmalı.

    b) Tashihli görme tam olmalı, konuşma bozukluğu bulunmamalı.

    c) Çevreyle uyumunu, çalışma güç ve verimini bozan kişilik bozukluğu, psikiyatrik hastalığı bulunmamalı, geçirilmiş dahi olsa madde bağımlılığı olmamalı.

    d) Sağlamlar ve diğer sistemlerde sağlık nitelikleri A dilimine girenler de bu sınıfa verilirler.

    HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI OKULLARINA ALINACAK ÖĞRENCİ ADAYLARI VE ÖĞRENCİLERDE ARANACAK SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 66 - Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Okullarına alınacak öğrenci adayları ve öğrenciler hakkında bu Yönetmeliğin 25,26 ve 27 nci madde hükümleri uygulanır.

    UÇUŞ HİZMETLERİNDE GÖREVLENDİRİLECEKLERİN SAĞLIK MUAYENELERİ

    Madde 67 - (Değişik fıkra: 11/01/2000 - 2000/34 S.Yön./4. md.;Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/18. mad) Hava Harp Okuluna alınacak öğrenci adaylarının, hava harp okulu mezunlarının, Türk Silâhlı Kuvvetlerinde ilk defa uçuşa başlayacak personelin, pilot, silâh sistem, uçuş ekibi gibi (arama ve kurtarma ihtisaslı personel dahil) yetişmiş uçucuların, uçuş tâbibi, paraşütçü, uçuş ekibi dışındaki uçan uçak bakım personeli, alçak basınç odası gözlemci subay ve astsubayları gibi görevli olarak uçacakların, sağlık yeteneklerini belirlemek için yapılacak muayeneler Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından belirlenecek hava sağlık muayene merkezlerinde yapılır. Anılan personelden Hava Harp Okuluna alınacak öğrenci adayları haricindekilerin fizyolojik eğitimleri, Eskişehir'deki 600 Yataklı Hava Hastahanesi Hava Sağlık Muayene ve Fizyolojik Eğitim Merkezi Başkanlığında yapılır. Muayeneler ve fizyolojik eğitimde, yönergelerde belirtilecek özel yöntemler uygulanır.

    (Değişik fıkra: 20/09/1988 - 88/13300 K.) Kara Havacılık pilotlarının (Kara Havacılık turbo jet pilotları hariç) muayeneleri için Kara Kuvvetleri Komutanlığınca hazırlanacak yönergede yer alacak esaslar dikkate alınır.

    HAVA HARP OKULU ÖĞRENCİ ADAYLARI İLE UÇUCU YETİŞTİRİLECEK ADAYLARIN SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 68 - (Değişik madde: 30/1/1997-97/9106 K.)

    Hava Harp Okuluna alınacak öğrenciler ile uçucu yetiştirilecek adaylara bu Yönetmeliğin 25 (Boy ile ilgili hükümler hariç), 26 ve 27 nci maddesi hükümleri uygulanmakla beraber, bunlarda boy 165 cm.den kısa, 190 cm.den uzun, oturma yüksekliği 98 cm.den fazla olmamalıdır. Yaşlarına göre boy ve ağırlıkları, "Uçucu Yetiştirilecek ve Uçucu Personelin Yaşlarına Göre Boy ve Ağırlıklarını Gösterir Çizelge"ye uygun olmalı, Askeri Havacılığa Uyarlılık Yeteneği yeterli bulunmalı, havacılığa uygun kişilik testlerinde başarılı olmalıdır.

    UÇUCU ADAYLARININ SAĞLIK NİTELİKLERİ

    Madde 69 - (Değişik madde: 20/09/1988 - 88/13300 K.)

    İlk defa uçuşa başlayacakların ve uçuş eğitimindeki adayların tam sağlam olmaları şarttır. Uçuş eğitimi sırasında çıkacak arıza ve hastalıklar için yetişmiş uçucuların sağlık yetenekleri ile ilgili hükümler uygulanmaz. Uçucu aday uçuculuk sağlık niteliğini kaybedenlere, Hava Sağlık Muayene Merkezleri Sağlık Kurullarınca "uçucu yetiştirilmeye elverişli değildir" kararı verilir ve bunlar hakkında bu Yönetmeliğin 1 ve 2 numaralı sınıflandırma çizelgelerine göre işlem yapılır.

    (Ek fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/19. mad) İlk defa uçuşa başlayacak uçuş ekibi personeli adaylarının muayenelerinde, bu Yönetmeliğin 72 nci maddesinde belirtilen kriterlere göre karar verilir.

    (Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/22.mad) Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı uçucu adaylarına Kara Kuvvetleri Komutanlığı 1 Numaralı Sınıflandırma Çizelgesindeki uçucuların sağlık yetenekleri ile ilgili hükümler, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı uçucu adayları için ise Hava Kuvvetleri Komutanlığı uçucu adaylarına uygulanan sağlık yetenekleri ile ilgili hükümler uygulanır.

    (Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/22.mad) Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Harita Genel Komutanlığı uçucu adayları için; uçucu adayı uçuculuk sağlık niteliğini kaybettiğinde, Hava Sağlık Muayene Merkezleri tarafından "Uçucu Yetiştirilmeye Elverişli Değildir" kararı verilir ve uçucu adayları hakkında bu Yönetmeliğin 1 ve 2 Numaralı Sınıflandırma Çizelgelerine göre işlem yapılır.

    YETİŞMİŞ UÇUCULARA UYGULANACAK SAĞLIK İŞLEMLERİ

    Madde 70 - (Değişik madde: 20/09/1988 - 88/13300 K.;Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/20. mad)

    Türk Silâhlı Kuvvetlerindeki yetişmiş pilotlar, silâh sistem ve uçuş ekibi (arama ve kurtarma ihtisaslı personel dahil) personelinin periyodik kontrol muayeneleri ve fizyolojik eğitimleri, aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır.

    1) Periyodik Kontrol: Uçuşun insan organizması üzerinde yapması muhtemel bozuklukları kontrol, uçuşa bağlı ya da bunun dışında herhangi bir sebeple meydana gelip uçucunun farkına varamadığı ve uçuş emniyeti ile bağdaşmayacak olan sağlık durumlarındaki arızaları tespit etmek ve uçucuya sağlık durumunun tam olduğunu bilmesinin yaratacağı güven ve morali sağlamak amacı ile yapılır. Rutin olarak yapılan bu periyodik kontroller aşağıda belirtilmiştir.

    A - Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığına ait yetişmiş uçucular için:

    Periyodik ağız ve diş kontrol muayenesi: Pilotlar, silâh sistem ve uçuş ekibi (arama ve kurtarma ihtisaslı personel dahil) personeli, her altı ayda bir kendi birlik sağlık ünitelerinde ağız ve diş muayenesine tâbi tutulur.

    (b) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/23.mad) Yıllık periyodik kontrol muayenesi: Pilotlar, silah sistem ve uçuş ekibi (arama ve kurtarma ihtisaslı personel dahil) personeli, her yıl Hava Kuvvetleri Komutanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığınca yapılacak bir program dahilinde Eskişehir, Etimesgut, İzmir Güzelyalı ve Merzifon Asker Hastanesi Hava Sağlık ve Muayene Merkezlerinde periyodik kontrol muayenesine tabi tutulur.

    (c) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/23.mad) Beş yılda bir yapılacak periyodik kontrol muayenesi ve fizyolojik eğitim: Pilotlar, silah sistem ve uçuş ekibi (arama ve kurtarma ihtisaslı personel dahil) personelinin Hava Kuvvetleri Komutanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığı tarafından yapılacak bir program dahilinde, beş yıllık periyodik kontrol muayeneleri; Eskişehir Asker Hastanesince, fizyolojik eğitimleri; Eskişehir'deki Uçucu Sağlığı Araştırma ve Eğitim Merkezi Başkanlığınca, bu konuda yürürlüğe konulacak özel yönerge esaslarına göre yapılır. Fizyolojik eğitimlerini tamamlamış olanlara fizyolojik eğitim kartı verilir.

    (d) Herhangi bir nedenle muharip jet pilotu statüsündeki personelin sağlık niteliklerindeki "Tam sağlam" koşulunun azaldığı durumlarda uçucunun halihazırdaki sağlık verilerine göre, bunlara Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait 1 numaralı sınıflandırma çizelgesindeki ulaştırma uçağı pilotu, başlangıç eğitim uçağı ve helikopter pilotu sağlık nitelikleri uygulanabilir. Jet uçaklarında görev yapan silâh sistem subayları, muharip jet uçağı pilotları ile uçuş ekibi (arama ve kurtarma ihtisaslı personel dahil) personeli, seyrüsefer sınıfı ile aynı sağlık işlemlerine tâbidir.

    B - Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Harita Genel Komutanlığına ait yetişmiş pilotlar için:

    Periyodik ağız ve diş muayenesi: Yetişmiş pilotlar, her yıl ağız ve diş sağlığı yönünden muayeneden geçirilir. Bu muayeneler yıllık periyodik kontrol muayenelerinde yapılır.

    (b) Yıllık periyodik kontrol muayenesi: Pilotlar her yıl hava sağlık ve muayene merkezlerinde periyodik kontrol muayenesine tâbi tutulur. Muayenelerin yapılış zamanı, yeri ve şekli Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile yapılacak protokol ile tespit edilir.

    (c) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/23.mad) Beş yılda bir yapılacak periyodik kontrol muayenesi ve fizyolojik eğitim : Pilotların Hava Kuvvetleri Komutanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığınca yapılacak bir program dahilinde, beş yıllık periyodik kontrol muayeneleri; Eskişehir Asker Hastanesi Hava Sağlık Muayene Merkezince, fizyolojik eğitimleri; Eskişehir'deki Uçucu Sağlığı Araştırma ve Eğitim Merkezi Başkanlığınca, bu konuda yürürlüğe konulacak özel yönerge esaslarına göre yapılır. Fizyolojik eğitimlerini tamamlamış olanlara fizyolojik eğitim kartı verilir.

    C - Ağız ve diş kontrol muayenesini, yıllık ve beş yıllık periyodik kontrol muayeneleri ile beş yılda bir fizyolojik eğitimlerini tamamlamayan uçuculara uçuş verilmez.

    D - Uçucular hakkında; geçici uçuştan men, uçuşa elverişlilik veya elverişsizlik kararları sadece hava sağlık ve muayene merkezlerince verilebilir.

    2) Hastalık ve Kaza: Birlik uçuş tâbibi, hastalık veya herhangi bir nedenle uçucunun uzun bir süre uçmasını sakıncalı gördüğü hâllerde, 20 güne kadar (20 gün dahil) geçici uçuştan men kararı veya istirahat verebilir. Bu süre sonunda birlik uçuş tâbibi uçucuyu muayene ederek uçuş kararı verebilir. Aynı hastalıktan aralıksız 20 günden fazla tedavi, uçuştan men veya istirahat gereken durumlarda uçucular, uçuş tâbiplerince en yakın hava sağlık ve muayene merkezine gönderilir.

    Herhangi bir askerî hastahanede kaza ya da hastalık nedeniyle tedavi veya ameliyat edilen pilot, silâh sistem, uçuş ekibi (arama ve kurtarma ihtisaslı personel dahil) personele, tedavileri bitiminde gerekli istirahat verilir ve bu istirahatleri sonunda uçuş yönünden değerlendirilmek üzere en yakın hava sağlık ve muayene merkezine gönderilirler.

    Uçucular, küçük kaza kırımlardan sonra ya da uçuş esnasında ortaya çıkabilecek bazı tıbbî problemlerden sonra birlik uçuş tâbibi tarafından muayene ve kontrol edilirler. Uçuş tâbibi, küçük kaza kırım geçiren personeli gerekli gördüğünde, büyük kaza kırım geçirenleri ise zorunlu olarak en yakın hava sağlık ve muayene merkezine gönderir.

    Sivil tâbip veya sivil hastahanede muayene ve tedavi gören uçucular hakkında 211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği hükümlerine göre işlem yapılır. Aynı hastalık veya arızadan dolayı 20 günden fazla tedavi gören veya istirahat alan uçucular, tedavi ve istirahatları bitiminde, uçuş yönünden değerlendirilmek üzere amirleri tarafından en yakın hava sağlık ve muayene merkezine gönderilirler.

    3) Uçuş Tâbibinin Gerekli Gördüğü Durumlar: Uçuş tâbibinin görevlerinden biri de uçucunun günlük yaşantısına, zevklerine, endişelerine, malî durumuna, hayat anlayışına ve ailevî mahremiyetine kadar, en yakın sırdaşı olmaktır. Uçucunun tüm beden ve ruhsal yapısının devamlı bir gözlemcisi ve mimarı olmak durumunda bulunan ideal bir uçuş tâbibi, uçucuda, uçuş emniyeti ve yeteneğini tehlikeye düşürecek en ufak bir ruhsal veya beden aksaklığını fark ettiği anda, durumu birlik komutanına arz ederek uçucuyu muayeneye çağırır ve hastalık veya kaza hâllerinde belirtilen şekillerde kendisi ile ilgilenir. Kendi ihtisası dışında olan durumlarda, uçucuyu en yakın hava sağlık ve muayene merkezine gönderir.

    Bayan uçucular hamilelik döneminde uçamazlar ve fizyolojik eğitimden muaftırlar. Ancak, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı uygun gördüğü takdirde, ulaştırma, helikopter ve başlangıç eğitim uçağı uçucularına, gebeliklerinin 13 ilâ 24 üncü haftaları arasında uçuş müsaadesi verilir.

    Bayan uçuculardan doğum sonrası göreve başlayıp uçmak isteyenler, doğum yaptığı tarihten altı ay sonra uçuş için periyodik muayeneye gönderilir. Bu süreye kadar uçurulmazlar. Periyodik muayene sonucuna göre işlem yapılır. Ulaştırma pilotu ile başlangıç eğitim uçağı (jet uçakları hariç) ve helikopter pilotu için bu süre üç aydır. Emzirme döneminde de 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 128 inci maddesi hükümleri saklı kalmak üzere yukarıdaki hükümler uygulanır.

    Bayan uçucular menstrüasyon süresince uçamazlar. Bu süre öncesi ve sonrası günlerde uçuş, uçuş tâbibinin iznine bağlıdır.

    Bayan uçucular, uçuşta oral kontraseptifler kullanabilir. Oral kontraseptiflere ilk başlarken veya preparat değiştirilirken, bir hafta süre ile uçamazlar. Jet uçağı pilotu bayan uçucular, rahim içi araç kullanamazlar.

    4) Birlik Komutanının Gerekli Gördüğü Durumlar: Birlik komutanı, birliğinde bir uçucunun uçuş niteliğinde aksaklık görürse, hakkında, meslek yetersizliği kararı vermeden önce, bu yetersizliğe sebep olabilecek bir sağlık sorunu bulunup bulunmadığını anlamak üzere uçucuyu, birlik uçuş tâbibinin muayenesine gönderir. Tatmin edici bir cevap alamadığı kanaatına vardığı zaman uçucuyu en yakın hava sağlık ve muayene merkezine gönderir.

    5) (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/23.mad) Yetişmiş uçucular, fizyolojik eğitim için Eskişehir'deki Uçucu Sağlığı Araştırma ve Eğitim Merkezi Başkanlığına, komutanlıklarınca düzenlenen kıt'a anketi ile birlikte gönderilirler. Anket içeriği, yönergede belirlenir.

    RAPORLARIN ONAY MAKAMLARI VE İTİRAZLARI

    Madde 71 - (Değişik madde: 20/09/1988 - 88/13300 K.;Değişik madde: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/24.mad)

    Hava Sağlık ve Muayene Merkezlerinin düzenlediği istirahat, geçici uçuştan men veya uçuşa elverişlilik raporları o merkezin baştabipliğince, uçuşa elverişsizlik raporları ise Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Komutanlığı Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığınca onaylanır. Sınıf değişikliğini gerektiren raporların son onay makamı, Millî Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığıdır.

    Hava Sağlık ve Muayene Merkezlerince verilen raporların en son onay makamı tarafından onaylanıp ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz edildiği veya karar onay makamlarınca tatminkar bulunmadığı takdirde ya da herhangi bir ihbarda, uçucu Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Komutanlığınca, birinci kontrol muayenesi için diğer bir Hava Sağlık ve Muayene Merkezine gönderilir. Yapılan ilk muayenenin kararı ile sonraki kontrol muayenesi arasında uyumsuzluk bulunmazsa karar kesinlik kazanır. Kararlar arasında uyumsuzluk bulunursa; uçucu, ikinci kontrol muayenesi için üçüncü bir Hava Sağlık ve Muayene Merkezine gönderilir. Bu merkezin kararı önceki iki karardan hangisine uyuyorsa ona göre işlem yapılır. Şayet ikinci kontrol muayenesi sonucu düzenlenen rapor ile önceki iki rapor arasında tanı ve karar bakımından bir uyumsuzluk görülürse; raporlar, Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Komutanlığınca Millî Savunma Bakanlığı Sağlık Daire Başkanlığına gönderilir. Bu makam ilgiliyi, kesin kararlı raporun düzenlenmesi için Gülhane Askeri Tıp Akademisi Profesörler Sağlık Kurulu muayenesine gönderir. Bu Kurulca düzenlenen rapor üzerinde hiçbir değişiklik yapılamaz. Rapor kararı kesindir. Bu raporların onayı, Millî Savunma Bakanlığı Sağlık Daire Başkanlığınca yapılır.

    PİLOT, SİLÂH SİSTEM VE UÇUŞ EKİBİ PERSONELİNİN SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 72 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/21. mad)

    Yetişmiş uçucular hakkında, hava sağlık muayene merkezlerindeki muayeneleri sırasında uçuş yönünden karar verilirken, uçucu adayların nitelikleri uygulanmakla beraber uçuş araç ve gereçlerini kullanmaya engel teşkil etmeyecek, uçuş emniyetini bozmayacak ve zamanla artmayacak aşağıdaki arızalar da uçuşa engel teşkil etmez. Bu arızalar daha kısa süre içinde muayene ve kontrolü gerektirirse, hava sağlık muayene merkezince raporun karar hanesinde bu süre açıkça belirtilir.

    Sınıflandırma çizelgesinin A diliminde (+) , (x) veya (-) işaret almayan hastalık ve arızalar bu madde hükümlerine göre değerlendirilir.

    1) Baş (saçlı deri yüz) ve Boyun:

    A - Saçlı deri, yüz ve boyunda ameliyat, yaralanma, yanık ya da ülserasyona bağlı nedenle, doku kayıpları ve kısmî paraliziler (konuşma, görme ve boyun hareketlerini engellemeyen),

    B - Temporo-mandibuler eklemin kronik artriti veya tekrarlayan çıkıklar,

    C - Aktivitesi tamamen durmuş, sınırlı, kalsifiye, tüberküloza bağlı adenopatiler,

    D - Selim adenopati ve selim tümörler,

    E - Boyun kaslarının geçici spastik veya nonspastik kontraksiyonları.

    2) Burun, Sinüsler, Ağız ve Boğaz:

    A - Nefes almayı ve konuşmayı güçleştirmeyen septum deviasyonu, hafif atrofik ve kronik rinitler,

    B - Ameliyatla iyileşmiş septum deviasyonları ve nasal polipler,

    C - Hafif derecede veya ameliyatla iyileşmiş nüks etmemiş kronik sinüzitler, sinüs havalanmasını bozmayan ve semptom vermeyen 1 cm'den küçük selim tümörler (osteom, papillom),

    D - Asemptomatik (kanama, kabuklanma yapmayan) küçük septum perforasyonları.

    3) Kulak:

    A - Kronik otitis eksterna,

    B - Dış kulak yolunda ufak egzostozlar,

    C - İşitme fonksiyonunu bozmayan, asemptomatik kapalı otit skatrisiyel,

    D - İşitme fonksiyonu normale dönen kulak ameliyatları (otoskleroz ve iç kulak cerrahisi hariç).

    4) İşitme: Bir veya iki kulakta 500, 1.000 ve 2.000 frekanslarda ortalama olarak 25 dB'i geçmeyen işitme kayıplarıyla bir veya iki kulakta 4.000 ve 8.000 frekanslarda ortalama 60 dB'i geçmeyen işitme kayıpları ile arama ve kurtarma ihtisaslı personel için işitme fonksiyonları sağlam veya Hastalık ve Arızalar Listesinin 19 uncu maddesinin A dilimine uyan bozukluklar.

    5) Diş: Her türlü parsiyel ya da total protezler.

    6) Göz:

    A - Her iki gözün görme derecesi camlarla düzeltildikten sonra ayrı ayrı 20/20 (10/10) 'den aşağı olmamalıdır.

    B - Görme fonksiyonunu bozmayan, irritasyon yapmayan, ilerleme göstermeyen, tıbbî ve cerrahî tedavi ile iyileşmiş kirpik ve kapak hastalıkları,

    C - Görme keskinliğini bozmayan, ilerleme göstermeyen kornea, konjonktiva hastalıkları ve sekelleri,

    D - Tıbbî ve cerrahî tedavi ile iyileşmiş gözyaşı sistemi hastalıkları,

    E - Binoküler görmeyi ve derinlik hissini bozmayan, 10 prizma dereceyi geçmeyen esoforyalar, 6 prizma dereceyi geçmeyen ekzoforyalar, 1,5 prizma dereceyi geçmeyen hiperforyalar, mikrotopiya da dahil olmak üzere heterotropiyası olmayanlar, ekstra oküler kas cerrahî geçirenlerde rezidüel heteroforya, heterotropi (mikrotopiya dahil) ve motor-

    duyu problemi olmayanlar,

    F - 20/20 (10/10) görmeyi bozmayan, çeşitli nedenlerle oluşmuş kornea kesafetleri, parasantral lens kesafetleri, santral lens kesafetleri, vitreus kesafetleri ve dejenerasyonları, göz tabakalarının çeşitli şekil bozuklukları ve sekelleri (ulaştırma, pervaneli uçak ve genel maksat helikopter pilotları için),

    (b) 20/20 (10/10) görmeyi bozmayan, çeşitli nedenlerle oluşmuş kornea, lens ve vitreus kesafetleri, göz tabakalarının çeşitli şekil bozuklukları ve sekelleri (mantral lens kesafetleri hariç, muharip jet ve taarruz helikopter pilotları ve silâh sistem operatörleri için),

    G - Her iki gözün görmeleri ayrı ayrı 20/50 (4/10) olup, düzeltmeden sonra 20/20 (10/10) olmak şartıyla 3.00 diyoptri (dahil) hipermetropi, -2.00 diyoptri (dahil) miyopi ve diyoptrisi en fazla olan eksendeki refraksiyon bozukluğu +2.00 diyoptri veya -2.00 diyoptriyi geçmeyen çeşitli astigmatizmalar,

    (b) Her iki gözde yakın görme 20/200 (1/10) 'dan aşağı olmayıp düzeltme ile 20/20 (10/10) olanlar.

    Yumuşak kontakt lens kullanılabilmesi için, yumuşak kontakt lens ile uzak ve yakın görmelerin bifokal, multifokal veya variofokal yumuşak kontakt lens kullanımı veya yumuşak kontakt lens üzerine gözlük kullanılmaması kaydıyla, her iki gözde ayrı ayrı 20/20 (10/10) olması, yumuşak kontakt lens çıkarıldıktan hemen sonra gözlükle uzak veya yakın görmelerin uçuş esnasında birer adet gözlük, güneş gözlüğü ile yedek yumuşak kontakt lens ve bakım seti bulundurulması kaydıyla, her iki gözde ayrı ayrı 20/20 (10/10) olması gerekir.

    Yumuşak kontakt lens kullanan uçucu personel, bir hafta önceden kontakt lenslerini çıkartmış olarak her altı ayda bir periyodik muayeneye tâbi tutulur.

    Kontakt lens ile ilgili her türlü masraf, personel tarafından karşılanır.

    H - Uçucu personelde diskromatopsi bulunmaz. Diskromatopsi tespit edilenler yeniden sınıflandırılırlar. Diskromatopsi muayenesinde standart renk görme testinin (ıshıhara) her bir sayfasına 3 ilâ 5 saniye bakarak en az 14 kart görmek şartıyla 2 veya daha az yanlış yapanlar sağlam kabul edilir.

    Tam şifa bulmuş, nüks göstermeyen, santral ve parasantlar hariç olmak üzere görme alanında toplam 1/10'dan fazla kayıp yapmayan, uzak görme 20/20 (10/10) olmak şartıyla iris, kopus siliare, retina, korodea ve görme siniri hastalıkları, metamorfobsi oluşturmayan drusen ve benzeri paramakuler ve lezyonlar (retina dekolmanı ve flörosan anjigrafi ile görme derecesinde azalma riski taşıyan makula lezyonları hariç),

    (b) Giriş esnasında veya cerrahî girişim ile çıkarıldığında görmeyi bozmayan veya ilerlemeyen, komplikasyon yapmamış, göz ön segmentinin yabancı cisim ameliyatları (retina ve koroideayı zedeleyen arka segment yabancı cisimleri hariç),

    (c) Komplikasyon yapmayan ve görmeyi bozmayan tam şifa bulmuş selim ekstraokuler tümörler (lipom, kist dermoid ve benzeri),

    (d) Göz içi basıncı, birbirini takip eden en az iki ölçüm sonucunda 22 mmHg. applanasyondan aşağıda olan glokoma ait görme alanı ve optik sinir değişiklikleri gelişmeyen her iki göz arasında 6 mmHg. applanasyondan daha az farkı olanlar. Göz içi basıncı 22 mmHg. ilâ 30 mmHg. applanasyon arasında olup, üç aylık periyodlarla yapılan kontrollerde görme sinirinde veya görme alanında göz içi basıncına bağlı değişiklikler tespit edilmeyenlere oküler hipertansiyon olarak tanı konulur.

    7) Akciğer ve Göğüs Kafesi:

    A - Klinik ve lâboratuvar muayeneleri sonucu aktivitesinin tamamen durduğu saptanan tüberküloza bağlı sınırlı fibroz artıklar,

    B - Akciğer ve mediastenin sınırlı, tek ya da birkaç tüberküloz dışı fibroz ya da kalsifiye artıkları,

    C - Akciğer fonksiyonlarını bozmayan ve kot aralıklarının daralmasına yol açmayan plevranın inaktif şeridi kalınlaşmaları, fisüritler ve sinüs kapalılıkları, radyolojik diyafragma dantellenmeleri,

    D - Belirli bir sebebe bağlı olmayan akciğerlerin radyolojik bronkovasküler arborizasyonları, konjenital anomalileri ve küçük yabancı cisimleri (küçük lokalize hava kistleri, küçük kist hidatikleri ve lâboratuvar muayeneleri ile tanı konulmuş lokalize bronşektazi ve amfizem hariç),

    E - Toraksta fonksiyonel hiçbir bozukluk yapmamış yaralanma, yanık sekelleri ya da cerrahî girişimler,

    F - Kosta, klavikula ya da skapulanın hareket ve toraks fonksiyonlarını bozmayan iyileşmiş kırık sekelleri.

    8) Kardiyovasküler Sistem:

    A - 35 yaşından sonra hiçbir komplikasyon yapmamış, sistolik 160 mmHg. diyastolik 100 mmHg.'ye kadar olan arteriyal kan basıncı,

    B - Uygun süre uçuştan alıkoymadan sonra klinik, lâboratuvar, röntgen ve EKG ile tamamen iyileşmiş ve kalpte sekel bırakmamış akut eklem romatizması,

    C - Venöz dolaşım yetersizliği yapmamış olan hafif yüzeysel varisler,

    D - Geçirilmiş veya iyileşmiş nörosirkülatuvar asteni,

    E - Sebebi bulunamayan ve organik kalp hastalığına bağlı olmayan fizyolojik suffler,

    F - Organik nedene bağlı olmayan eksik ve tam sağ dal blokları,

    G - Eko ve anjiografi çalışmaları sonucunda kalp hastalığı tespit edilmeyen seyrek gelen ventriküler prematüre atımlar (VPA), ektopik atımlar.

    9) Hematolojik Hastalıklar: Tedavi ile düzelmiş kan kaybına bağlı anemiler ve karans anemiler.

    10) Karın ve Gastrointestinal Sistem:

    A - Ameliyatla düzeltilmiş karın duvarı zayıflıkları,

    B - Tedavi ile iyileşmiş özofajitler, özofagus spazmaları ve özofagusun diğer hastalıkları,

    C - Gastropitozis, gastrit, duodenit, mide ve duodenumun tıbbî tedavi ile iyileşmiş peptik ülser sekelleri (radyolojik veya endoskopik pilor ve bulbus deformasyonları), mide ve duedenumun semptomsuz divertikülleri,

    D - Komplikasyon yapmamış, radyolojik veya endoskopik olarak pasaj normal, ilaç ve diyeti gerektirmeyen her türlü mide ve duedonum ameliyatları (kötü huylu tümör hariç),

    E - Semptomsuz visseropitoz, midenin ince ve kalın barsağın konjenital malformasyonları (megakolon hariç), divertikülleri, ince ve kalın barsağın rezeksiyonsuz veya uçuş görevine engel teşkil etmeyen (klinik ve lâboratuvar bulgularının normal olduğu) segmenter rezeksiyonlu ameliyatları, tek veya birkaç adet polipleri, hafif irritabl kolon sendromu (kötü huylu tümör hariç),

    F - Karaciğerin konjenital lop anomalileri,

    G - Tıbbî tedavi veya ameliyatla tamamen şifa bulmuş ve sekel bırakmamış safra kesesi ve safra yollarının hastalıkları (tümör hariç),

    H - Laparotomiler, karnın ateşli silâh ve travmalarla komplikasyon yapmamış yaralanmaları ve bunların komplikasyonsuz ameliyatları,

    I - Total bilirübin düzeyi % 1 ilâ 3 mg arasında olan, diğer karaciğer fonksiyon testlerinin tamamen normal bulunduğu hafif hiperbilirübinemiler,

    J - Radyolojik veya gastroskopik olarak pasaj ve mukozal yapının normal bulunduğu ilaç ve özel diyeti gerektirmeyen ve ameliyattan sonra en az 6 ay süre ile hiçbir komplikasyon ve nüks belirtisi olmayan rezeksiyonsuz ve rezeksiyonlu peptik ülser ameliyatları,

    K - Travmaya bağlı splenektomiler.

    11) Anüs - Rektum: Anüs ve rektumun hafif şekil bozuklukları, inaktif küçük hemoroidler, fistülleri veya bunların komplikasyon göstermemiş ameliyatları.

    12) Genito - Üriner Sistem:

    A - Ortostatik veya fonksiyonel albüminüriler,

    B - Renal kolik geçirmekle beraber klinik, lâboratuvar, ürografik ve böbrek fonksiyonları normal bulunanlar,

    C - Klinik, lâboratuvar, ürografik ve renal fonksiyonları normal bulunan böbrek ve idrar yolu taşı ameliyatları,

    D - Kollektör sistemle herhangi bir irtibatı olmayan radyolojik tetkikler sonunda hareket etmeyeceği kesin olan konjenital veya edinsel bir patolojiye bağlı olmayan (avitaminoz, hipoparatiroidi, idiopatik veya endokrin nedenlere bağlı hiperürisemi ve benzeri) ve üriner fonksiyonda bozukluk yapmayan parankim taşları ilgili uzmanın uygun göreceği aralıklarla kontrol edilmek kaydıyla uçuşa elverişlidir.

    E - Mesanede fonksiyon bozukluğu yapmayan her türlü hastalık ve ameliyatlar (mesane taşı, selim tümör ameliyatları),

    F - Fonksiyon bozukluğu yapmamış benign prostat hiperplazisi ve mesane boynu kol stenozu ameliyatları,

    G - Küçük ve ağrısız sol varikosel veya komplikasyon göstermemiş her türlü hidrosel ve sol varikosel ameliyatları,

    H - Tıbbî tedavi ile iyileşmiş üriner sistem iltihapları,

    I - Tıbbî ve cerrahî tedaviden sonra hiçbir komplikasyon ve sekel bırakmayan üretra hastalıkları.

    13) Sinir Sistemi:

    A - Aşağıdaki komplikasyonlardan biri veya birkaçı ile birlikte kafa travması geçirenler, her altı ayda bir kontrol edilmek üzere en az iki yıl uçuştan alıkonur. Bu süre sonunda klinik, nörolojik, EEG ve psikometrik muayenelerde normal bulunan kafa travmaları,

    Kafatasında kırık (lineer) olsun ya da olmasın, iki saatten uzun 24 saatten kısa süreli şuur kayıplarına yol açan, kafatasının kırıksız ya da linear kırıklı travmaları (baziler kırıklar, linear kırık kabul edilir.),

    (b) 48 saatten uzun süren posttravmatik amneziler (tam ya da kısmî) deliryum, dezoriyantasyon ya da zeka ve muhakeme bozuklukları,

    (c) Yaralanmayı takip eden bir ay içinde iyileşebilen ve kişilik değişimleri, yüksek zeka fonksiyonları gerilemesi anksiyete, baş ağrısı ve denge bozukluğu gibi belirtiler ile kendini gösteren post travmatik sendrom,

    B - Aşağıdaki komplikasyonlardan biri veya birkaçı ile birlikte olan kafa travması geçirenler en az üç ay uçuştan alıkonur ve ilk fırsatta EEG çekilir. Bu süre sonunda klinik, nörolojik, EEG ve psikometrik bulguları normal bulunan kafa travmaları,

    Şuur kaybı yapmayan veya 15 dakikadan az şuur kaybına yol açan linear kafatası kırıkları,

    (b) Kafatasında linear kırıkları veya kırıksız 15 dakikadan uzun iki saatten kısa süreli şuur kayıpları, posttravmatik amnezi veya 48 saati geçmeyen konfüzyonla sonuçlanan kafa travması olanlar en az bir ay uçuştan alıkonur. Bu süre sonunda radyolojik, EEG ve ortostatik tolerans testi dahil nörolojik muayenede normal bulunan kafa travmaları,

    C - Herhangi bir sebebe bağlı epilepsiler hariç, kaza, akut enfeksiyon veya hastalıklar, ağır kan kaybı gibi sebeplerle meydana gelen bayılma (senkop) geçirip, uygun bir süre istirahati sonunda klinik, nörolojik, EEG ve lâboratuvar bulguları normal bulunanlar,

    D - Klinik, lâboratuvar bulguları normal olup da, EEG'de belirgin bulgular (fokal veya jenaralize diken, keskin dalga, kompleksler, fokal veya jeneralize yavaş aktivite) gösterenlerin dışında kalan nonspesifik EEG değişiklikleri.

    14) Ruh Hastalıkları: Reaktif psikonevrotik reaksiyonlar hariç, tek hecme halinde geçirilmiş psikonevrotik reaksiyonlar.

    15) Ekstremiteler: Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimine uyan üst ve alt ekstremitelerin kemik ve oynaklarında geçirilmiş kaza, hastalık, ameliyat, yanık ve benzeri sonucu oluşan hafif sekelleri.

    16) Bel Kemiği ve İskelet Sistemi: Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimine uyan bel kemiği ve iskelet kas sisteminin geçirilmiş kaza, hastalık, ameliyat, yanık ve benzeri sonucu oluşan hafif sekelleri.

    17) Deri: Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimine uyan derinin hastalık, kaza, ameliyat ve yanık ve benzeri sonucu oluşan sekelleri.

    18) Endokrin ve Metabolik Hastalıklar:

    A - Diyabetes Mellitusa bağlı olmayan idiopatik glikozüriler ve çeşitli mellitüriler,

    B - Tıbbî tedavi ya da ameliyatla şifa bulmuş, salgı bozukluğu belirtisi vermeyen tiroid bezi hastalıkları.

    19) Boy, Ağırlık, Vücut Yapısı: Uçucu personel ile uçucu olarak yetiştirileceklerin vücut kitle indeksleri 19 kg/m2 (dahil) ilâ 29 kg/m2 (dahil) arasında olmalıdır. Bu personelin boyu ise 165 cm (dahil) ilâ 190 cm (dahil) arasında olmalıdır.

    20) Diğer Hastalıklar:

    A - Hiçbir klinik belirtisi olmayan, kan ve BOS'ta (beyin omurilik sıvısında) serolojik testleri menfî olan, sinir sistemi komplikasyonu yapmamış ve yeterli antisifilitik tedavi görmüş primer ya da sekonder sifiliz,

    B - Tedavi ile tamamen iyileşmiş ve altı ay içinde malarya ilaçları kullanmadan nüks belirtisi göstermeyen eritrositleri normal sayı ve yapıda bulunan, hemoglobin oranı % 12 gramın altına düşmeyen ve kalın damla ile malarya paraziti saptanmayan sıtma,

    C - Tedavi ile iyileşen parazit enfestasyonları,

    D - Tedavi ile iyileşmiş geçici allerjik reaksiyonlar.

    KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI, DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI, JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI, SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI VE HARİTA GENEL KOMUTANLIĞINDA UÇUŞ EKİBİ PERSONELİNİN SAĞLIK NİTELİKLERİ

    Madde 73 - (Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/25.mad) Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Harita Genel Komutanlığında görevli uçuş ekibi personeline (silahçı, uçuş makinisti, uçuş operatörü ve benzeri), görevli olarak uçan personelin sağlık nitelikleri uygulanır.

    Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki uçuş ekibi personelinden "Uçuşa Elverişli Değildir" raporu alanlar, Kara Kuvvetleri Havacılığı ile ilgili ikmal bakım, onarım ve yer hizmetlerinde istihdam edilirler. Bunlardan "Sınıfı Görevini Yapamaz" raporu alanlara, Kara Kuvvetleri Komutanlığı çizelgelerine göre işlem yapılır.

    GÖREV NEDENİYLE UÇAN PERSONELİN SAĞLIK NİTELİKLERİ

    Madde 74 - (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/22. mad) Türk Silâhlı Kuvvetleri personelinden; uçakta pilot, silâh sistem ve uçuş ekibi (arama ve kurtarma ihtisaslı personel dahil) dışında bulunan, uçağın sevk ve idaresinde doğrudan rolü olmadığı gibi görevin emniyet ve başarı ile tamamlanmasında katkısı olmayan ve sadece görevleri nedeniyle uçan personel (uçuş tâbibi, paraşütçü, uçuş ekibi dışındaki uçan uçak bakım personeli, alçak basınç odası gözlemci subay ve astsubayı ve benzeri) giriş muayenelerinde, bu Yönetmelikte belirtilen sınıflarına uygun sağlık niteliklerine sahip olmalı ve bunların uçuş görevlerine engel teşkil edecek ve uçuş emniyetini tehlikeye düşürecek, uçuşla bağdaşmayan ve zamanla artacak arıza ve hastalıkları bulunmamalıdır.

    (Değişik fıkra: 20/09/1988 - 88/13300 K.;Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/26.mad) Bu personel kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca hazırlanacak yönergelerdeki esaslara göre; her yıl birliklerinde iki uçuş tabibi ve bir diş tabibinden oluşan geçici sağlık kurullarınca, beş yılda bir Hava Sağlık ve Muayene Merkezlerince muayene ve kontrol edilirler. İlk muayenelerinde ve beş yılda bir yapılacak muayenelerde fizyolojik eğitime de tabi tutulurlar.

    Hastalık, ameliyat veya kazadan sonra birlik uçuş tabibinin gerekli gördüğü hallerde en yakın Hava Sağlık Muayene Merkezine gönderilirler.

    KARA, DENİZ, JANDARMA, SAHİL GÜVENLİK VE HARİTA UÇUCULARININ SAĞLIK NİTELİKLERİ

    Madde 75 - (Değişik madde: 04/05/1993 - 93/4398 K.;Değişik madde: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/27.mad)

    Kara, Deniz Kuvvetleri, Jandarma ile Sahil Güvenlik ve Harita Genel Komutanlıklarına seçilecek pilot adaylarına yaş ve yaşa tekabül eden beden ölçüleri hariç olmak üzere bu Yönetmeliğin 69 uncu maddesi esasları uygulanır.

    UÇAKLA SEYAHAT EDECEKLERİN SAĞLIK NİTELİKLERİ

    Madde 76 - (Değişik fıkra: 20/09/1988 - 88/13300 K.) Herhangi bir görev veya sebeple uçakla seyahat edecek kişilerden aşağıda belirtilen hastalık ve arızaları olmayanların uçuşuna müsaade edilir. Aşağıdaki hastalık ve arızaları bulunduğunu beyan edenlerin durumları uçuş tabibince değerlendirilir.

    1) Göz: Glokom, retina dekolmanı, hemorajik retinit.

    2) Kalp Damar Hastalıkları: Angina pektoris, miyokart enfarktüsünü takiben 4-6 hafta, senkop yapan A-V komplet blok, ağır dolaşım yetmezliği, hipertiroild ve mitral kapağı hastalığına bağlı takiaritmi komplet (Atrium fibrilasyonu.)

    3) Nöro - Psikiatri İntrakranial hipertasyon, serebro - vasküler aksidanlar, status epiliptikus.

    4) Kulak, Burun, Boğaz: Akut otit, akut mastoidit, akut sinüzit.

    5) Solunum Sistemi: Pnömoni, astım (Dispne ile birlikte) ileri derecede akciğer tüberkülozu, sekel bırakmış akciğer ameliyatları.

    6) Sindirim Sistemi: İtilmeyen büyük herniler, delinme ve kanama yapan hastalıklar, karında asit, yeni ameliyatlar.

    7) Kan Hastalıkları: Anemi (Eritrositler 2.000.000'dan az ise)

    8) Gebelik: 7 nci aydan sonra.

    HAVA ASTSUBAYLARININ SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 77 - Hava Astsubay Okulu öğrenci adayları ile öğrencilerinin ve Hava Astsubaylarının Sağlık Yetenekleri bu Yönetmeliğin 4 üncü ve 5 inci bölümlerindeki hükümlere göre tesbit edilir. Ancak uçuş görevi alacak astsubaylarda görevli olarak uçacakların sağlık yetenekleri aranır.

    (Değişik fıkra: 20/09/1988 - 88/13300 K.) Hidrazinle çalışan astsubayların sağlık yetenekleri bu göreve ilk başlayışta tam sağlam olmakla beraber periyodik kontrolları yılda bir Hava Sağlık ve Muayene Merkezinde yapılır. Diğer sağlık nitelikleri yönergede gösterilir.

    "Uçucu Yetiştirilecek ve Uçucu Personelin Yaşlarına Göre Boy ve Ağırlıklarını Gösterir Çizelge" için ilgili resmi gazeteye bakınız.

    SEKİZİNCİ BÖLÜM : YEDEK SUBAY ADAYLARI İLE ÖĞRENCİLERİN VE YEDEK SUBAYLARIN SAĞLIK YETENEKLERİ

    YEDEK SUBAY ADAYLARININ SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 78 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/23. mad)

    1076 sayılı Kanuna göre yedek subay yetiştirilecek adaylar sevklerinden önce askerlik şubelerinde kurulan askerlik meclisindeki çift tâbibe, bu muayenelere yetişemeyenler ise sevk edildikleri askerî hastahanelerdeki baştâbip tarafından tefrik edilecek çift tâbibe muayene ettirilir. Bu muayeneler sonucunda adaylar hakkında "Sağlam-Askerliğe Elverişlidir" veya "Askerî Hastahane Sağlık Kurulunca Muayenesi Uygundur" kararı verilir. Çift tâbip tarafından sağlam kararı verilen adaylardan;

    1) Tam sağlam olanlar,

    2) Kas ve iskelet sistemi gelişmiş ve çevik olanlar,

    3) Yargılama ve kavrama yeteneği süratli bulunanlar,

    4) Refleksleri kuvvetli olanlar,

    5) Görme derecesi tam olanlar ile

    0,5 diyoptri cam ile tam olanlar, ayrılarak "Komando Olabilir" şeklinde rapor alabilmeleri için, askerî hastahane sağlık kuruluna sevk edilir.

    Askerliğe elverişli olma veya askerliğe elverişli olmama durumu aşağıdaki esaslara göre tespit edilir.

    1) Askerliğe elverişli olanlar:

    A - Ruh ve beden sağlığı bakımından hiçbir hastalığı bulunmayanlar,

    B - Hastalık ve arızaları, bu Yönetmeliğin Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimlerine giren 1 ve 2 numaralı sınıflandırma çizelgelerindeki subay ve astsubay sütununda artı (+) işareti olanlardır.

    2) Askerliğe elverişli olmayanlar:

    A - Hastalık ve arızaları, bu Yönetmeliğin Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimlerine giren 1 ve 2 numaralı sınıflandırma çizelgelerindeki subay ve astsubaylar sütununda bütün sınıflarda eksi (-) işareti olanlar,

    B - Hastalık ve arızaları, bu Yönetmeliğin Hastalık ve Arızalar Listesinin B ve D dilimlerine girenlerdir.

    YEDEK SUBAY ADAYLARININ SAĞLIK YETENEKLERİNE GÖRE SINIFLANDIRMA, SEVKİ GECİKTİRME VE ERTESİ YILA BIRAKMA İŞLEMLERİ

    Madde 79 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/24. mad)

    Yedek subay adaylarının sağlık yeteneklerine göre sınıflandırma, sevki geciktirme ve ertesi yıla bırakma işlemlerine ilişkin esaslar aşağıda belirtilmiştir.

    1) Askerliğe elverişli olan yedek subay adayları: Sağlık yeteneği bakımından bu Yönetmeliğin Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimlerindeki hastalık ve arızaları bulunan adaylar, yapılan test sonucuna göre 1 ve 2 numaralı sınıflandırma çizelgelerindeki hastalık ve arızalarına uygun artı (+) işaretli sınıflardan birine verilir.

    2) Askerliğe elverişli olmayan yedek subay adayları:

    (A) Sağlık yeteneği bakımından hastalık ve arızaları bu Yönetmeliğin Hastalık ve Arızalar Listesinin 1 ve 2 numaralı sınıflandırma çizelgelerinin A dilimlerinde her sınıfta eksi (-) işaretli olanlar ile B ve D dilimlerinde gösterilen hastalık ve arızaları bulunan yedek subay adayları, askerliğe elverişli değildir. Bunlardan okula girmiş olanlar çıkarılır, subay nasbedilmiş olanlar terhis edilir.

    (B) Yedek subay adaylarında tespit edilen birden fazla hastalık veya arıza sekelleri, ayrı ayrı olarak bu Yönetmeliğin Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimlerindeki fıkralara girdikleri hâlde, bu hastalık ve arızaların toplamı, kişinin askerlik görevini yapmasına engel olacak nitelikte ise, sağlık kurullarınca bu kişiye "Askerliğe Elverişli Değildir, Yedek Subay Adayı Olamaz" raporu verilir. Bunlardan okula girmiş olanlar çıkarılır, subay nasbedilmiş olanlar terhis edilir.

    3) "Askerliğe Elverişli Değildir" kararlı rapor alan yedek subay adayı veya yedek subaylar, gerektiğinde Millî Savunma Bakanlığı tarafından yeniden muayeneye sevk edilir ve alacakları raporlara göre işlem görürler.

    4) Geçici hastalık ve arızaları olanlara hastalıkları geçinceye veya sekel haline gelinceye kadar, sevki geciktirme veya ertesi yıla bırakma işlemi yapılır. Bu süre, hiç bir zaman toplam olarak ilk işlem tarihinden itibaren beş yılı geçemez. Sabitleşmiş hastalık ve arızalarda bu beş yıllık süre beklenmeden kesin karar verilir ve buna göre işlem yapılır. Söz konusu geçici hastalık ve arızalar, bu Yönetmeliğin Hastalık ve Arızalar Listesinin C dilimlerinde belirtilmiştir.

    5) Yedek subay adaylarından sevklerinden önce veya sevkleri sırasında hastalananlar askerlik şubesince; varsa askerî hastahaneye, yoksa askerî tabibe, askerî tabip de bulunmuyor ise resmî hastahaneye, o da yoksa resmî görevli sivil tabibe sevk edilerek, usulüne uygun olarak alacakları raporlara göre işlem görürler. Ancak askerliğe elverişli olup olmama konusunda askerî hastahane sağlık kurullarınca verilecek raporlara göre işlem yapılır.

    YEDEK SUBAY ÖĞRENCİLERİNİN SIHHİ İZİN SÜRESİ

    Madde 80 - Yedek subay öğrencilerine, hastalık ve arızaları nedeni ile alacakları hava değişimi, istirahat ve hastanede yatarak geçen süre toplam olarak okul döneminin 1/3'den fazla olursa, geçici terhis işlemi yapılır. Bir sonraki dönemde hastalık ve arızalarının devam etmediği sağlık kurulu raporu ile saptananlar, yeni dönemin tamamına katılırlar.

    Devam edilmeyen süre dönemin sonuna rastlar ve aralıksız olursa bir sonraki dönemde yalnız devam edilmeyen süre tamamlatılır. Geçici terhisi gerekenlerin hastalık ve arızaları kronik değilse, isterlerse tedavileri sonuna kadar askeri hastanelerde bırakılabilirler.

    Yedek subay öğrenciler, okul döneminde hastalanırlarsa ya da bir azızaları tesbit edilirse askeri hastane ve sağlık kurullarından alacakları rapor kararlarına göre yeniden sınıflandırılırlar.

    YEDEK SUBAYLARA YAPILACAK SAĞLIK İŞLEMLERİ

    Madde 81 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/25. mad)

    Yedek subayların hastalanması veya arızalanması hâlinde aşağıdaki işlemlerden biri yapılır.

    1) Sağlık nitelikleri bakımından hiçbir hastalık ve arızası kalmayanlar sınıflarında bırakılır.

    2) Almış oldukları raporlarda hastalık ve arızaları olanlara rütbelerine uyan muvazzaf subaylar gibi işlem yapılır (Hastalık ve arızaları A dilimine girip 1 ve 2 numaralı sınıflandırma çizelgelerinde subay, astsubay sütununda (-) olanlar ile B ve D dilimlerine uyanlara, bu Yönetmeliğin 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi hükümleri uygulanır.) .

    RAPORLARIN ONAYI

    Madde 82 - (Değişik madde: 30/01/1997 - 97/9106 K.)

    Yedek subay adayları, yedek subay öğrencileri ile yedek subayların kesin işlem kararlı raporları, Milli Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığınca onaylanır.

    HARP OKULU DIŞINDAKİ KAYNAKLARDAN MUVAZZAF SUBAY OLARAK ALINACAK ADAYLARIN VE İSTİHDAM EDİLECEKLERİN SAĞLIK YETENEĞİ

    Madde 83 - (Değişik madde: 11/01/2000 - 2000/34 S.Yön./7. md.)

    Türk Silahlı Kuvvetleri adına yetiştirilenler hariç olmak üzere fakülte veya yüksek okul mezunlarından yahut yedek subaylardan, Türk Silahlı Kuvvetlerinde muvazzaf subay olarak istihdam edileceklerden, HIV enfeksiyonu, kronik Hepatit B ve C enfeksiyonu, sifiliz gibi kronikleşme özelliğinde bulaşıcı hastalığı bulunmayanlar, sağlık yetenekleri yönünden istihdam edilecekleri sınıfın sağlık yeteneğine uygun olmak üzere harp okulları mezunları ile aynı işlemlere tabi tutulurlar.

    (Ek fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/26. mad; Değişik fıkra: 30/09/2005-2005/9492 S.B.K. Yön/2.mad) Türk Silâhlı Kuvvetlerine dış kaynaktan alınacak subay ve astsubaylar ile sözleşmeli olarak alınacak subay ve astsubay adaylarında, istihdam edileceği sınıfın subay veya astsubay sağlık niteliği ile 25 inci maddede belirtilen boy ve kilo oranları esas alınır.

    MUVAZZAF SUBAYLARDAN YEDEKLİĞE GEÇMİŞ BULUNANLARLA YEDEK SUBAY YETİŞTİRİLMİŞ OLANLARIN SAĞLIK YETENEĞİ BAKIMINDAN GÖRECEKLERİ İŞLEMLER

    Madde 84 - Türk Silahlı Kuvvetlerinden istifa, emeklilik, hastalık veya arızaları sebebiyle ayrılmış ve yedekliğe geçmiş bulunanlar ile yedek subay olarak hizmetlerini tamamlamış olanların yeniden sevklerinde veya yazılı olarak sağlık durumlarının tesbitini istediklerinde, sağlık kurullarına gönderilerek muayeneleri yaptırılır. Bunlar alacakları rapor kararına göre işlem görürler.

    DOKUZUNCU BÖLÜM : TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİNE ALINACAK SİVİL PERSONEL İLE DİĞER KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDAN TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİNE NAKLEDİLECEK SİVİL PERSONELİN SAĞLIK İŞLEMLERİ

    SİVİL PERSONEL GÖREVE ALINIRKEN YAPILACAK SAĞLIK İŞLEMLERİ

    Madde 85 - (Değişik fıkra: 11/01/2000 - 2000/34 S.Yön./8. md.;Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/28. mad;Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/28.mad) Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak sivil personel ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarından Türk Silahlı Kuvvetlerine nakledilecek sivil personelin sağlık yeteneği, yapacakları göreve engel olmayacak, rahatsızlığı zamanla artmayacak nitelikte olmalı ve bu nitelikteki adaylardan, HIV enfeksiyonu, kronik Hepatit B ve C enfeksiyonu, sekelli veya sekelsiz iyileşmiş veya aktif tüberküloz, sifiliz ve diğer kronikleşme özelliğinde bulaşıcı hastalıkları bulunmamalı ve refraksiyon değerleri A diliminde olmak şartıyla görmeleri her iki gözde de tashihle tam olmalıdır. Sivil personelin sağlık kurullarında yapılan muayeneleri sonunda alacakları raporlar; Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Komutanlığı Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığınca; Millî Savunma Bakanlığı karargâhı ve bağlılarına girecek sivil personelin raporları, Millî Savunma Bakanlığı Sağlık Daire Başkanlığınca onaylanır. Sivil personelin sağlık yetenekleri askerî hastanelerin sağlık kurullarınca Hastalık ve Arızalar Listesinin ilgili maddeleri kullanılarak belirlenir. Sivil personel hastanelere sevk edilirken; sevki yapan makamlar tarafından sevk edilen personelin sınıfı, branşı ile sınıfına karşılık gelen varsa subay sınıfı, yoksa personelin görevinin fikir ya da beden ağırlıklı mı olduğu sevk belgelerinde belirtilir. Sivil personelin rapor kararları sivil görev ve mesleğine göre bu Yönetmeliğin Subay ve Astsubay Sınıflandırma Çizelgelerinde karşılığı bulunan sınıfın subay sütununa göre; karşılığı bulunan bir sınıf yoksa ve personel fikir ağırlıklı işlerde görev yapacaksa personel sınıfına göre; beden ağırlıklı işlerde görev yapacaksa teknisyen sınıfına göre işlem görür ve bu sınıflarda artı (+) işaretli olanlar göreve alınır, eksi (-) işaretli olanlar göreve alınmazlar.

    (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/28. mad) Türk Silâhlı Kuvvetlerine alınacak bayan memurlarda; boy alt sınırı 150 cm (dahil), kilo sınırı ise vücut kitle indeksi 19 kg/m2 (dahil) ile 29 kg/m2 (dahil) sınırlar içerisinde olmalıdır.

    (Ek fıkra: 04/05/1993 - 93/4398 K.) Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak bayan memurlarda; boy alt sınırı 150 cm.(150 cm. dahil), kilo sınırı ise boy ölçülerinin son iki rakamının 5 kg. (5 kg. dahil) fazlalığı ve 15 kg. (15 kg. dahil) noksanlığı olarak uygulanır.

    Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak sivil sakat memurlara, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca çıkarılan ve 27 Temmuz 1983 tarihli ve 18117 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Sakatların Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Hangi İşlerde Çalıştırılacakları Hakkında Yönetmelik" hükümleri uygulanır.

    Ancak bu yönetmeliğe göre alınacak sakat sivil memurların sakatlık derecelerinin tesbiti 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinin 3 üncü bendi uyarınca çıkarılan 28/04/1981 tarihli ve 17234 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli ile Uygulanması Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre yapılır.

    (Ek fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/28. mad) Türk Silâhlı Kuvvetlerinde görevlendirilecek Devlet memuru aday adaylarının hamile olmaları durumunda, sağlık muayeneleri, hamilelik sonlandıktan sonra 1,5 ay içerisinde yapılmak üzere ertelenir.

    SİVİL PERSONELİN SIHHİ İZİN SÜRELERİ, EMEKLİLİK İŞLEMLERİ VE SAĞLIK YETENEKLERİ

    Madde 86 - Sivil personel hastalanır veya arızalanırsa, ilgili kanun ve yönetmeliklerde belirtilen süreler kadar sıhhi izin süresi kullanırlar.

    Sivil personel; hastalık ve arızalarda sıhhi izin süresi sonunda, sabitleşmiş olan hastalık ve arızalarda, sıhhi izin süresi bitimini beklemeden muayeneye gönderilir. Hastane sağlık kurullarında bu personele kesin işlem kararlı rapor düzenlenir. Rapor kararları personelin görev ve mesleğine göre bu yönetmeliğin sınıflandırma çizelgelerinde karşılığı bulunan sınıfın subay sütunu uyarınca, karşılığı bulunan bir sınıf yoksa, personel fikir ağırlıklı işlerde görev yapacaksa personel sınıfına, beden ağırlıklı işlerde görev yapacaksa teknisyen sınıfına göre işlem görür ve artı (+) işaretli olanlar görevlerine devam eder, eksi (-) işaretli olanlar emekliye sevk edilir.

    85 inci maddenin 2 ve 3 üncü fıkralarına göre sakat olarak göreve alınan personele, sonradan başka bir hastalığa yakalandıklarında, bu madde hükümleri uygulanır.

    RAPORLARIN ONAYI

    Madde 87 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/29. mad;Değişik fıkra: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/29.mad)

    Sivil personel hakkında düzenlenen oniki aya (oniki ay dahil) kadar istirahat raporları hastane baştabipliği tarafından; oniki aydan daha uzun süreli istirahat raporları Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Komutanlığı Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından; kesin işlem kararlı ve "Türk Silahlı Kuvvetlerinde Devlet Memuru Olarak Görev Yapamaz" raporları Millî Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığı tarafından onaylanır.

    TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İŞYERLERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİ PERSONELE YAPILACAK SAĞLIK İŞLEMLERİ

    Madde 88 - Askeri işyerlerinde çalışan işçilerin sağlık işlemleri iş ve işçi ilişkilerini düzenleyen yasa ve toplu sözleşmelerine göre yürütülür.

    ONUNCU BÖLÜM : ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER

    YÜRÜRLÜKTEN KALDIRMA

    Madde 89 - 28 Şubat 1978 tarihli ve 7/15002 sayılı kararname ile yürürlüğe konan "Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği" ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.

    GEÇİCİ MADDELER

    Geçici Madde 1 - ( Mülga madde: 20/09/1988 - 88/13300 K.)

    Geçici Madde 2 - Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce hakkında "Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz" şeklinde rapor düzenlenmiş olup ilişikleri kesilmeyenlerden, kendi isteği ile başvuranların, sıralı komutanlıklar kanalı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde hizmete devamlarının yararlı olacağı teklif edilmesi halinde, durumları bu Yönetmelik hükümlerine göre yeniden değerlendirilir.

    Geçici Madde 2 - Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce hakkında "Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz" şeklinde rapor düzenlenmiş olup ilişikleri kesilmeyenlerden, kendi isteği ile başvuranların, sıralı komutanlıklar kanalı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde hizmete devamlarının yararlı olacağı teklif edilmesi halinde, durumları bu Yönetmelik hükümlerine göre yeniden değerlendirilir.

    Geçici Madde 3 - Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce, haklarında "Sınıf Görevini Yapamaz" şeklinde rapor düzenlenmiş olanlardan;

    1) Malülen emekliye ayrılanlar ve yeniden sınıflandırılıp da yeni sınıfının temel kursuna katılmış veya bitirmiş olanlara hiç bir işlem yapılmaz.

    2) Henüz sınıflandırılmamış olanların durumları, istekleri halinde bu Yönetmelik hükümlerine göre yeniden değerlendirilir.

    Geçici Madde 4 - Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce "askerliğe elverişli değildir" kararlı rapor alanlardan, herhangi bir sebeple sonradan yapılan muayenelerinde bu Yönetmeliğe göre aynı arıza ve hastalık yüzenden "askerliğe elverişlidir" kararı verilenlere hiçbir işlem yapılmaz.

    Geçici Madde 5 - (Ek madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/57. mad) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe konulmasından önceki bir tarihte, organ kaybı ya da organ zaafiyetine uğradığı için hakkında Türk Silâhlı Kuvvetlerinde Fikren Çalışır, Bedenen Çalışamaz raporu düzenlenen ve Türk Silâhlı Kuvvetlerinde göreve devam ettirilen personele yapılacak işlemler de, 31 inci maddenin birinci fıkrasının numaralı bendi kapsamına uygun olarak tatbik edilir.

    YÜRÜRLÜK

    Madde 90 - Sayıştay'ın görüşü alınarak hazırlanan bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    YÜRÜTME

    Madde 91 - Bu Yönetmelik hükümlerini Milli Savunma ve İçişleri Bakanları yürütür.

    24/11/1986 tarihli ve 19291 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan; 8/10/1986 tarihli ve 86/11092 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına bağlı "Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği"nin ekleridir.

    AÇIKLAMA

    I. General, Amiral, Subay ve Astsubayların Hastalık ve Arızalarına göre Sınıflandırma Çizelgelerinin Uygulanması:

    1. (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/30.mad) Sınıflandırma Çizelgeleri 1 ve 2 numaralı olmak üzere iki grupta toplanmıştır. Bu çizelgelerde Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığındaki bütün sınıflar belirtilmiş ve Hastalık ve Arızalar listesindeki maddelerle bu maddelerdeki A, B ve D dilimleri ve bu dilimlerdeki fıkralar sıralanmıştır. Sınıflandırma Çizelgelerindeki artı (+) işaretleri general, amiral, üstsubay, subay, yedek subay ve astsubayların o sınıfta görev yapacaklarını, çarpı (x) işaretleri sınıflarında kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca yönergelerde belirtilecek olan kadro görev yerlerinde görev yapacaklarını, eksi (-) işaretleri general ve amirallerin fiili kıt'a komutanlığı görevini yapamayacaklarını, buna mukabil yönetim, idari ve diğer geri hizmetlerle ilgili kadro görevlerini yapabileceklerini, üstsubay, subay, yedek subay ve astsubayların ise sınıflarında görev yapamayacaklarını belirtir.

    2. (Değişik bend: 21/03/2007 - 2007/11783 B.K. Yön/30.mad) Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline Sınıflandırma Çizelgeleri ile beraber, ayrıca bu Yönetmeliğin Kara, Deniz ve Sahil Güvenlik ile Hava Kuvvetleri Komutanlıkları bölümlerinde belirtilen sağlık nitelikleri hükümleri gereğince işlem yapılır.

    3. Bütün sınıflarda artı (+) işaretli olan maddelerin A dilimi fıkraları ve bütün sınıflarda eksi (-) işaretli bulunan maddelerin D dilimi fıkraları Sınıflandırma Çizelgelerinde gösterilmemiştir. İşlemler bu durumlar gözönüne alınarak yapılacaktır.

    4) (Değişik alt bent: 20/09/1988 - 88/13300 K.) 1 ve 2 numaralı Sınıflandırma Çizelgelerinde, kendi sınıfında eksi (-) işaretli bulunan bir hastalık ve arızası olan personele, 1 ve 2 numaralı Sınıflandırma Çizelgelerinde aynı hastalık ve arızalardan (+) işaretli bir sınıf varsa, sınıf değiştirme işlemi uygulanır.

    5. 1 ve 2 numaralı Sınıflandırma Çizelgelerinde bütün sınıflarda eksi (-) işaretli fıkralarda gösterilen hastalık ve arızası bulunan personeli Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verilir.

    6) (Değişik alt bent: 20/09/1988 - 88/13300 K.) Sınıflandırma Çizelgelerinin kullanılışı: Bir hastalık ve arızası bulunan kişiye önce kesin tanı konulur, sonra bu hastalık ve arızanın Hastalık ve Arızalar Listesinde hangi madde, dilim ve fıkraya girdiği saptanır. Daha sonra bu madde, dilim ve fıkra Sınıflandırma Çizelgesinde bulunur. Madde, dilim ve fıkra için personelin görev yaptığı sınıfta (+), eksi (-) ya da çarpı (x) işareti bulunduğuna göre sınıfı görevini yapar, sınıfı görevini yapamaz, sınıfı görevini uygun kadro görevinde yapar ya da Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verilir. Hastalık ya da arızası personelin görev yaptığı sınıf ve rütbede eksi (-) işaretli ise 1 ve 2 Numaralı Sınıflandırma Çizelgelerine bakılır. O hastalık ya da arızanın bulunduğu fıkra herhangi bir sınıfta personelin bulunduğu rütbe için artı (+) ise sınıf değiştirme işlemi yapılır.

    Örnek: 1

    Tanı: Gastropitozis

    Hastalık ve Arızalar Listesinde yeri:

    Madde 45, Dilim A, Fıkra 3

    Rütbesi: Üsteğmen

    Sınıfı: Piyade

    Sınıflandırma Çizelgelerinde yeri: Yok

    Karar: Durumu Madde 45, Dilim A, Fıkra 3'e uyar, sınıfı görevini yapar.

    Örnek: 2 (Değişiklik: 20/09/1988 - 88/13300 K.)

    Tanı: Sol böbrekte fonksiyon bozukluğu yapmış uretoro-pelvik darlık

    Hastalık ve Arızalar Listesinde yeri:

    Madde 53, Dilim B, Fıkra 1

    Rütbesi: Üsteğmen

    Sınıfı: İstihkam

    Karar: Durumu 53 üncü madde, B Dilimi, Fıkra 1'e uyar, sınıfı görevini yapamaz. 1 ve 2 numaralı sınıflandırma çizelgesindeki artı (+) işaretli sınıflardan birinde görevlendirilmesi uygundur.

    Örnek: 3

    Tanı: Böbrek tüberkülozu (Tedaviye cevap veren)

    Hastalık ve Arızalar Listesinde yeri:

    Madde 53, Dilim B, Fıkra 3

    Rütbesi: Binbaşı

    Sınıfı: Topçu

    Karar: Durumu 53 üncü madde, B Dilimi, Fıkra 3'e uyar. Sınıfının uygun kadro görev yerlerinde görev yapar.

    Örnek: 4

    Tanı: Zeka geriliği ile beraber Von Rocklinghausen

    Hastalık ve Arızalar Listesinde yeri:

    Madde 29, Dilim D, Fıkra 2

    Sınıfı: Muhabere

    Karar: Durumu 29 uncu madde, D Dilimi, Fıkra 3'e uyar. T.S.K.lerinde görev yapamaz kararı uygulanır.

    II. Yükümlü, Er ve Erbaşlara Hastalık ve Arızalar Listesinin Uygulanması:

    Tüm hastalık ve arızalar askerliğe uyarlık açısından Yönetmelik kapsamına alınmıştır. Hastalık ve Arızalar Listesinde her madde hastalık ve arızaların ağırlık derecesine göre A, B, C, D dilimlerine, dilimler de fıkralara ayrılmıştır. A dilimlerinde askerliğe elverişli olan hastalık ve arızalar, B ve D dilimlerinde askerliğe elverişli olmayan hastalık ve arızalar toplanmıştır. C dilimlerinde; A, B, D dilimlerinde toplanan hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat hallerinde geçici olarak askerliğe elverişli olmayan durumları belirtilmiştir. D dilimlerinde barış ve savaşta sürekli olarak askerliğe elverişli olmayan, B dilimlerinde barışta askerliğe elverişli olmayan, savaşta gereksinme duyulduğu zaman askerliğe alınabilecek durumlar belirtilmiştir.

    NOT

    Not 1: Kara Kuvvetleri Komutanlığı General, Üst Subay, Subay, Yedek Subay ve Astsubayların Hastalık ve Arızalarına Göre Görevlendirilecekleri Sınıfları Gösteren 1 ve 2 Numaralı Sınıflandırma Çizelgeleri için 05/01/1999 tarih ve 23574 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10/12/1998 tarih ve 98/12161 numaralı Yönetmeliğe bakınız.

    Not 2: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Amiral, Üst Subay, Subay, Yedek Subay ve Astsubayların Hastalık ve Arızalarına Göre Görevlendirilecekleri Sınıfları Gösteren 1 ve 2 Numaralı Sınıflandırma Çizelgeleri için 05/01/1999 tarih ve 23574 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10/12/1998 tarih ve 98/12161 numaralı Yönetmeliğe bakınız.

    Not 3: Hava Kuvvetleri Komutanlığı General, Üst Subay, Subay, Yedek Subay ve Astsubayların Hastalık ve Arızalarına Göre Görevlendirilecekleri Sınıfları Gösteren 1 ve 2 Numaralı Sınıflandırma Çizelgeleri için 05/01/1999 tarih ve 23574 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10/12/1998 tarih ve 98/12161 numaralı Yönetmeliğe bakınız.

    NOT 4: 10/02/2000 tarih ve 2000/34 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Yönetmeliğin 11, 12 ve 13. maddelerine göre değiştirilmiş çizelgeler için 10/02/2000 tarihli Resmi Gazeteye bakınız

    EK (HASTALIK VE ARIZALAR LİSTESİ)

    GÖZ HASTALIKLARI

    Madde 1 -

    A) (Değişik dilim: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/30. mad)

    1. Camlarla düzeltildikten sonra her iki gözün görme dereceleri (bir gözün görmesi 0.2 den aşağı olmamak kaydı ile) toplam 10/10 ilâ 20/10 arasında olması (10/10 dahil).

    AÇIKLAMA:

    0.2 + 0.8 ile TAM arası,

    0.3 + 0.7 ile TAM arası.

    0.4 + 0.6 ile TAM arası,

    0.5 + 0.5 ile TAM arası,

    0.6 + 0.4 ile TAM arası,

    0.7 + 0.3 ile TAM arası,

    0.8 + 0.2 ile TAM arası,

    TAM + 0.2 ile TAM arası.

    B) (Değişik dilim: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/30. mad)

    1. Camlarla düzeltildikten sonra her iki gözün görme dereceleri toplamı 10/10 ile 4/10 arasında olması (10/10 ve 4/10 hariç).

    AÇIKLAMA:

    0.4 ile 0.8 arası + 0.1,

    0.4 ile 0.7 arası + 0.1 ile 0.2 arası,

    0.4 ile 0.6 arası + 0.3,

    0.1 ile 0.5 arası + 0.4.

    2. Camlarla düzeltildikten sonra bir gözün görme derecesinin 4/10 ile tam arasında olduğu hâlde, diğer gözün görmesinin 2/10'un altında olması (0.1 ve altı).

    AÇIKLAMA:

    TAM ile 0.4 arası ve + 0.1 ve altı.

    C) Bu dilim uygulanmaz.

    D) 1. Camlarla düzeltildikten sonra her iki gözün görme dereceleri toplamının 4/10 ve daha aşağı olması.

    2. Bir gözün görme derecesi ne olursa olsun, diğer gözde görme yokluğu (ışık hissi olsa da)

    Açıklama I: 0.1 + 0.1 ile 0.3 arası

    0.2 + 0.1 ile 0.2 arası

    Açıklama II: (P + P +) + Tam ile (P + P +) arası

    Madde 2 - A) 1. Görmeyi bozmayan kronik konjonktivit ve blefaritler.

    2. Bir veya iki gözde santral görmeyi bozmayan pitozisler.

    3. Bir veya iki gözde hafif semblefaron.

    4. Göz kapaklarında hafif şekil bozuklukları, noksanlıkları lagoftalmi, kirpik yokluğu ve tik.

    B) 1. Bir veya iki gözde askerliğe engel olacak derecede ve görmesi 1. Maddenin B dilimi kadar olan tedavisi olanaksız kronik blefarit konjonktivitler.

    2. Bir veya iki gözde santral görmeyi bozan ve cerrahi tedavi ile sonuç alınmayan pitozisler.

    3. Bir veya iki gözde göz hareketlerine ileri derecede engel olan, cerrahi tedavi ile düzeltilemeyen, görmesi 1. maddenin B dilimi kadar olan semblefaronlar.

    4. Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan bir veya her iki göz kapağında askerlik görevlerini yapmaya engel olacak derecede şekil bozuklukları, noksanlıkları, lagoftalmi ve tikler.

    C) Kapak ve konjonktivanın uzun zaman tedaviyi gereken hastalıkları ve nekahat halleri.

    D) 1. Bir veya her iki gözde 1. maddenin B diliminden az olan korneayı kısmen veya tamamen örten semblefaronlar.

    Madde 3 - A) 1. Görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan kornea, konjonktiva ve kapaklarda sikatris bırakmış hastalıklar ve trahom sekelleri.

    B) 1. Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan kornea, konjonktiva ve kapaklarda sikatris bırakmış hastalıklar ve trahom sekelleri.

    C) 3 üncü maddenin A, B, D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Görme derecesi 1. maddenin B diliminden az olan kornea, konjonktiva ve kapaklarda sikatris bırakmış hastalıklar ve trahom sekelleri.

    Madde 4 - A) 1. Bir veya iki gözde göz yaşı yolları ve kesesinin deformiteleri ve fonksiyon bozukluklarına bağlı göz yaşarmaları.

    B) 1. Her iki göz yaşı kesesinin ameliyatla alınmış olması.

    C) Göz yaşı yolları ve kesesi hastalıklarının tedavi ve nekahat halleri.

    D) Bu dilime uyan hastalık ve arıza yoktur.

    Madde 5 - A) 1. Görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan şaşılıklar.

    2. Bir gözde tek kasın paralizisi.

    3. Görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan nistagmuslar.

    B) 1. Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan şaşılıklar.

    2. Her iki gözde birer veya tek gözde birden fazla kas paralizileri (Sekel halinde).

    3. Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan nistagmuslar.

    C) Göz kasları hastalıklarının tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. İki gözde ayrı ayrı, birden fazla kas paralizileri.

    2. Görme derecesi 1. maddenin B diliminden daha az olan nistagmuslar.

    Madde 6 - (Değişik madde: 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    A) 1. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan kornea, lens ve vitreusun kesafetleri,göz tabakalarının çeşitli şekil bozuklukları ve hastalıklarının bıraktığı sekeller.

    2. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan bir veya iki gözde psödofaki (ameliyatla lens ekstraksiyonu + göz içi lens implantasyonlusu).

    3. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan bir gözde vitrektomi ameliyatı.

    4. Keratorefraktif ameliyat geçirmiş, görmesi tashihle 1 inci maddenin A dilimi kadar olanlar.

    B) 1. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan kornea, lens ve vitreusun kesafetleri, göz tabakalarının çeşitli şekil bozuklukları ve hastalıklarının bıraktığı sekeller.

    2. Görmesi düzeltikten sonra 1. maddenin A dilimi kadar olan bir gözde lens yokluğu (konjenital, operatuvar ve başka nedenlerle).

    3. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan bir veya iki gözde psödofaki.

    4. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan bir gözde vitrektomi ameliyatı.

    5. Keratorefraktif ameliyat geçirmiş, görmesi tashihle 1 inci maddenin B dilimi kadar olanlar.

    6. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/31. mad) Görme keskinliği 1 inci maddenin (A) dilimi kadar olan her iki gözde penetran keratoplasti ameliyatları.

    C) 6 ncı maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B diliminden az olan kornea, lens, vitreus kesafetleri, göz tabakalarının şekil bozuklukları ve hastalıklarının bıraktığı sekeller.

    2. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan her iki gözde lens yokluğu.

    3. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B veya D dilimi kadar olan her iki gözde lens yokluğu.

    4. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan tek gözde lens yokluğu.

    5. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin D dilimi kadar olan bir veya iki gözde psödofaki.

    6. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin D dilimi kadar olan bir veya iki gözde vitrektomi ameliyatlıları.

    7. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/31. mad) Görme keskinliği 1 inci maddenin (B) ve (D) dilimi kadar olan her iki gözde penetran keratoplasti ameliyatları.

    Madde 7 - (Değişik madde: 10/12/1998 Yön: 98/12161 - 3. md.)

    A) 1. Bir veya iki gözde 7 diyoptriye kadar olan (7 hariç) miyopi ve hipermetropi.

    2. Bir veya her iki gözde 7 diyoptriye kadar olan (7 hariç) astigmatizmalar.

    NOT: Mixt astigmatizmalarda iki eksen arasındaki fark dikkate alınır.

    3. Her iki gözün refraksiyon değerlerinin sferik eşdeğerleri farkı 6 diyoptriye kadar (6 dahil) olan miyopi, 4 diyoptriye kadar (4 dahil) olan hipermetropi ve astigmatizmalar

    NOT: Sferik Eşdeğer = (Sferik kusur + silenderik)/2kusur şeklinde hesaplanır.

    4. Her iki göz refraksiyon kusuru toplamı 14 diyoptriye kadar (14 hariç) olan miyopi, hipermetropi ve astigmatizmalar.

    NOT: Astigmatizmalarda, iki göz arasındaki refraksiyon kusuru toplamında, refraksiyon kusuru yüksek olan meridyenler esas alınır.

    B) 1. Her iki gözde 7 - 11 diyoptrilik (7 dahil, 11 hariç) miyopi ve hipermetropi.

    2. Her iki gözde iki meridyen arasında 7 - 11 diyoptrilik (7 dahil, 11 hariç) fark veya 7 - 11 (7 dahil, 11 hariç) diyoptri arasındaki astigmatizmalar.

    3. Her iki gözün refraksiyon değerlerinin sferik eşdeğerleri farkı 6 diyoptri (6 hariç) ile 11 diyoptriye (11 hariç) kadar olan miyopi, 4 diyoptri (4 hariç) ile 11 diyoptriye (11 hariç) kadar olan hipermetropi ve astigmatizmalar.

    4. Her iki göz refraksiyon kusuru toplamı 14 diyoptri (14 dahil) ile 23 diyoptri (23 hariç) arasındaki miyopi, hipermetropi ve astigmatizmalar.

    C) Bu dilim uygulanmaz.

    D) 1. Görme derecesi ne olursa olsun, her iki gözde 11 diyoptriyi (11 dahil) aşan miyopi veya hipermetropi.

    2. Görme derecesi ne olursa olsun, her iki gözde iki meridyen arasında 11 diyoptriyi (11 dahil) aşan fark veya 11 diyoptriyi (11 dahil) aşan astigmatizmalar.

    3. Görme derecesi ne olursa olsun, her iki gözün refraksiyon değerlerinin sferik eşdeğerleri farkı 11 diyoptriyi (11 dahil) aşan miyopi, hipermetropi ve astigmatizmalar.

    4. Görme derecesi ne olursa olsun, her iki göz refraksiyon kusuru toplamı 23 diyoptriyi (23 dahil) üzerinde olan miyopi, hipermetropi ve astigmatizmalar.

    Madde 8 - A) 1.Görme derecesi tam veya 1. maddenin A dilimi kadar olan diskromatopsi ve hafif albinoz.

    B) 1. Albinoz (camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B dilimine kadar olan).

    2. Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan diskromatopsi.

    C) Bu dilim uygulanmaz.

    D) 1. İleri derecede albinoz (Görme derecesi 1. maddenin B diliminden az olan).

    2. Görme derecesi 1. maddenin B diliminden az olan diskromatopsi.

    3. Görme derecesi ne olursa olsun akromatopsi (tüm renk körlüğü).

    Madde 9 - (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    A) 1. Görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan koroidea, retina ve görme sinirleri hastalıklarının sekelleri, şekil bozuklukları ve konjenital defektleri.

    2. Görme yolları ve retina patolojileri nedeniyle görme dereceleri 1 inci maddenin A diliminde olan görme alanının; bir gözde 2/3

    den az yada her iki gözde 1/2

    den az kaybı.

    3. Reaksiyon göstermeyen orbita yabancı cisimleri.

    4. Tedaviden sonra görme kuvveti 1 inci maddenin A dilimi kadar olan bulbusun, adnexlerin ve orbitanın tümörleri ve ekzoftalmiler.

    5. Bir gözde retina dekolmanı (tedavi ve ameliyattan sonra dekolmanlı gözün görme derecesinin 0.2 veya yukarı olması kaydıyla).

    6. Bir veya iki gözün retina ve retina damarlarında patolojik değişiklikler göstermeyen retina kanaması (Görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olmak şartı ile).

    7. Bir veya iki gözde fonksiyonel bozukluk yapmamış glokom veya bir gözde glokom ameliyatlısı (Görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olmak şartı ile).

    B) 1. Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan koroidea, retina ve görme sinirleri hastalıklarının sekelleri, şekil bozuklukları ve konjenital anomaliler.

    2. Görme yolları veya retina patolojileri nedeniyle görme dereceleri 1 inci maddenin A diliminde olsa bile, görme alanı kaybı bir gözde 2/3 ve üstü yada iki gözde ayrı ayrı ½ ve üstünde olması .

    3. Gözde veya orbitada şekil ve fonksiyon bozukluğu yapmış orbita yabancı cisimleri (Görmesi 1. maddenin B dilimi kadar olması kaydı ile).

    4. Tedaviden sonra görme kuvveti 1. maddenin B dilimi kadar olan bulbusun, adnekslerinin ve orbitanın tümörleri ve ekzoftalmiler.

    5. Bir gözde retina dekolmanı (Ameliyattan sonra dekolmanlı gözün görme derecesi 0.1 dahil parmak sayar derecede olması kaydıyla) ya da tedavi edilmiş ve görme derecesi 1 inci maddenin A dilimi kadar olan her iki gözde retina dekolmanı.

    6. Bir gözde retina ve retina damarlarında patolojik değişikliklerde birlikte görülen retina kanaması (Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olması şartı ile ya da bilateral vakalarda görmeleri 1. maddenin A dilimi kadar olsa bile).

    7. Bir veya iki gözde glokom (Tedaviden sonra görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olması şartı ile veya görmesi 1. maddenin A dilimi kadar olsa dahi her iki gözde glokom ameliyatı geçirmiş olması ve periferik görme alanlarının 1/2 oranında daralmış olması şartıyla).

    C) 9. maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1.Görme derecesi 1. maddenin B diliminden az olan koroidea, retina ve görme sinirleri hastalıklarının sekelleri, konjenital anomalileri, fitizis bulbi, bir gözün ameliyatla alınmış olması.

    2. Görme yolları ve retina patolojileri nedeniyle görme derecesi 1 inci maddenin A veya B diliminde olsa bile, görme alanı kayıpları her iki gözde 2/3 ve üstünde olması.

    3. Görmesi 1. maddenin D dilimi kadar olan orbitada şekil ve fonksiyon bozukluğu yapmış orbita yabancı cisimleri.

    4. Bulbusun, adnekslerin ve orbitanın tedavi ve ameliyatla iyileşmesi imkansız kötü huylu tümörleri.

    5. Bir gözde retina dekolmanı (Ameliyattan istifade etmeyen ve santral görmesi olmayan) ya da tedavi edilmiş ve görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan her iki gözde retina dekolmanı.

    6. Her iki gözde vitreus, retina damarlarında organik ve anatomik bozukluklarla birlikte iki veya daha fazla tekrarlayan göz içi kanamaları (Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olsa bile).

    7. Bir veya iki gözde 1. maddenin B diliminden az olan primer veya sekonder glokom veya görmeleri 1. maddenin B dilimi kadar olsa dahi her iki gözde glokom ameliyatlısı.

    8. Kişinin gece karanlığında kendisini sevk ve idare etmesine engel olacak derecede ışık hissi noksanlığı husule getiren retina ve koroideanın herediter, organik ve tedavisi olanaksız hastalıkları (Retinit pigmenter, yaygın korioretinit sekelleri v.b.)

    SİNİR HASTALIKLARI

    Madde 10 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) 1. Santral sinir sisteminin ya da örtülerinin (dura, araknoid vb.) ve vasküler yapılarının hastalıklarının (vasküler patolojiler, tümörler hariç) hafif derecedeki fonksiyon bozuklukları ya da sekelleri (Hidrosefali, nörolojik defisit yapmamış Arnold-Chiari Malformasyonu veya syringomyeli veya Tip 1 araknoid kistler de bu madde içinde değerlendirilecektir).

    B) 1. Santral sinir sisteminin, örtülerinin ve vasküler yapılarının hastalıkları orta derecedeki fonksiyon bozuklukları ya da sekelleri, santral sinir sisteminin cerrahî ve diğer tedavi yöntemleri ile tam iyileşmemiş veya hafif derecede sekel bırakmış arterio-venöz malformasyon, anevrizma ve iyi huylu tümörleri (Yüksek basınçlı hidrosefali, şant ameliyatı ile düzeltilmiş hidrosefali, radyolojik ve elektrofizyolojik olarak gösterilen nörolojik defisit yapmış syringomyeli, EEG bozukluğu yapmış Tip 1 araknoid kistler, EEG bozukluğu yapmış veya yapmamış Tip 2-3 araknoid kistler bu madde içinde değerlendirilecektir).

    C) 10 uncu Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Santral sinir sisteminin, örtülerinin ve vasküler yapılarının hastalıklarının ileri derecedeki fonksiyon bozuklukları ya da sekelleri, santral sinir sisteminin cerrahî ve diğer tedavi yöntemleri ile tedavi edilmiş, orta veya ileri derecedeki sekel bırakmış veya ameliyat veya diğer tedavi yöntemleri ile tedavi edilemeyen arteriovenöz malformasyon, anevrizma ve tümörleri (Sekel yapmış yada yapmamış kötü huylu patolojiler, kalıcı nörolojik defisit yapmış, radyolojik olarak gösterilen, elektrofizyolojik testler ile desteklenen hidrosefali, syringomyeli ve araknoid kistler bu madde içinde değerlendirilecektir).

    Madde 11 - (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    A) 1. Periferik sinir sisteminin hafif derecedeki fonksiyon bozuklukları ya da sekelleri. (Spinal kord yada kök basısına neden olan veya foramende daralma yapan lezyonlar bu kapsamda değerlendirilmeyip, bu listenin 63 üncü maddesine göre karar verilecektir.

    2. Sinir sistemi ile ilgili kas hastalıklarının hafif derecedeki fonksiyon bozuklukları ya da sekelleri.

    B) 1. Periferik sinir sisteminin fonksiyon bozukluğu yapmış parsiyel lezyonları. (Spinal kord yada kök basısına neden olan veya foramende daralma yapan lezyonlar bu kapsamda değerlendirilmeyip, bu listenin 63 üncü maddesine göre karar verilecektir.)

    2. Sinir sistemi ile ilgili kas hastalıklarının fonksiyon bozukluğu yapmış parsiyel lezyonları.

    C) 11. Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Periferik sinir sisteminin tedavisi olanaksız total lezyonları. (Spinal kord yada kök basısına neden olan veya foromende daralma yapan lezyonlar bu kapsamda değerlendirilmeyip, bu listenin 63 üncü maddesine göre karar verilecektir.)

    2. Sinir sistemi ile kas ile ilgili kas hastalıklarının tedavisi olanaksız lezyonları.

    Madde 12 - (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    A) (Değişik dilim: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/33. mad) 1. Epilepsiler dışında kalan sinir sisteminin hafif derecedeki paroksismal hastalıkları ya da arızaları.

    2. Klinik ve lâboratuvar bulgular normal olup da, elektroansefalogramlar (EEG) 'da belirgin bulgular (fokal veya jeneralize diken, keskin dalga, kompleksler, fokal veya jeneralize yavaş aktivite) gösterenler.

    3. Son bir yıl içerisinde nöbeti olmayan, EEG'sinde spesifik anormalliği bulunmayan ilaçla kontrol altında olan epilepsiler.

    B) (Değişik dilim: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/33. mad) 1. Seyrek gelen ilaçla kontrol edilebilen parsiyel epilepsiler.

    2. Klinik müşahade ile epilepsi nöbeti gözlenmeyen, ancak epilepsili olduğu, anamnezi ve epilepsi nöbetleri geçirdiğini belirten klinik işaretler ile tıbbî dokümanlara dayanan, uzman tâbibe kesin tanı veren, seyrek gelen epilepsiler.

    C) 12. maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Klinik gözlem sonucu ilgili uzman tabip tarafından görülen tüm örnek epilepsiler.

    2. (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) Klinik observasyonla epilepsi nöbeti gözlenmeyen, ancak epilepsili olduğu, anamnezi epilepsi nöbetleri geçirdiğini belirten klinik işaretler ile tıbbî dokümanlara dayanan, uzman tabibe kesin tanı veren, bütün örnek epilepsiler.

    3. Tardiv olarak ortaya çıkan, belirli bir nedene bağlı ya da nedeni saptanamayan ve ilaçlarla kontrol altına alınanamayan bütün örnek epilepsiler.

    4. Nedeni saptanamayan ya da belirli nedeni giderilmiş, seyrek gelen ve ilaçlarda kontrol altına alınabilen Grand mal epilepsiler.

    5. Askerlik görevi ile bağdaşmayacak derecedeki epilepsiler dışında kalan sinir sisteminin paroksismal hastalıkları ya da arızaları (narkolepsi, somnambulizm, v.b.)

    NOT: Kardiyazol aktivasyonu ile epilepsi nöbeti uyarılanlar epileptik kabul edilmez.

    Madde 13 - A) 1. Otonom sinir sisteminin hafif derecedeki hastalık ya da fonksiyon bozuklukları.

    B) 1. (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) Refleks Sempatik Distrofi, arızanın yerine ve şekline göre Hastalık ve Arızalar Listesinin 43, 58 ve 64 üncü maddelerine göre işlem yapılır.

    C) 13 ncü maddenin A ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Otonom sinir sisteminin ileri derecedeki hastalık ya da fonksiyon bozuklukları.

    Madde 14 - (Değişik : 10/12/1998 - 98/12161 K.)

    A) 1. Kraniumun başlık altında belli olmayan hafif şekil bozuklukları.

    2. Nörolojik ve psikiyatrik semptom ve bulgu vermeyen ve ameliyat endikasyonu olmayan kranium içi yabancı cisimler.

    3. Teşhis ve tedavi amacı ile yapılmış, nabazanı olmayan, fibröz kal teşekkül etmiş trepanasyonlar.

    4. Nörolojik ve psikiyatrik semptom ve bulguları olmayan, kraniumun her iki laminasını ilgilendiren tek veya birden fazla, toplamı 8 cm2 (dahil) fibrözkal teşekkül etmiş ya da ameliyatla tamir edilmiş kemik defektleri.

    B) (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) 1. Hafif derecede nörolojik ve psikiyatrik semptomları olan, kranium içi yabancı cisimler.

    2. Kraniumda 8 cm2

    den büyük olan, kraniotomiler ve 8 cm2

    den büyük olan kranioplasti ile kapatılmış kraniektomiler (Travmatik, intrakraniyal selim lezyonlar veya cerrahî tedavi sırasında oluşan, EEG bulgusu vermeyen, nörolojik ve psikiyatrik semptom vermeyen).

    3. Ağır kapalı kafa travması sonrası oluşan ve nörolojik-psikiyatrik bulgu vermeyen postravmatik geniş ansefalomalaziler.

    C) 14 üncü Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri,

    D) 1. Başlık taşımaya engel olan ve görünüşü çok bozan kraniumun ileri derecede şekil bozuklukları.

    2. Nörolojik ve psikiyatrik semptom ve bulguları olan; travmatik, intra ve ekstra kraniyal selim lezyonlara bağlı kranium defektleri ile nörolojik ve psikiyatrik semptomları olan veya olmayan intra ve ekstra kraniyal malign lezyonlara bağlı her türlü ve her genişlikteki kranium kemik defektleri.

    3. Nörolojik ve psikiyatrik semptom ve bulgularla birlikte kraniostenozisler.

    4. Orta ve ağır derecede nörolojik ve psikiyatrik semptom ve bulgular ile birlikte kranium içi yabancı cisimler.

    5. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) Ağır kapalı kafa travması sonrası oluşan ve nörolojik-psikiyatrik bulgu veren postravmatik geniş ansefalomalaziler.

    RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI

    Madde 15 - (Değişik madde: 30/1/1997 - 97/9106 K.;Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/34. mad)

    A) 1. Şizoid, şizotipal, paranoid, borderline ve siklotimik kişilik örüntüleri.

    2. Tek hecme hâlinde geçirilmiş ve tamamen iyileşmiş, altı aydan kısa süren reaktif ya da genel tıbbî duruma bağlı kısa psikotik bozukluklar.

    B) 1. Altı aydan uzun süren tek hecme halinde geçirilmiş psikotik bozukluklar.

    2. Bir hecmeden fazla tekrarlayan psikotik bozukluklar.

    AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin hastalıklarının süreklilik göstermemesi, rezidüel bulgular taşımaması, çalışma güç ve verimliliklerinin azalmamış olması gerekir.

    C) 15 inci maddenin A, B, ve D dilimine giren bozuklukların tedavi ve nekahet hâlleri.

    D) 1. Kronik nitelik kazanmış psikotik bozukluklar.

    AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin tedavilerden yararlanmamış olması ya da tedaviye rağmen rezidüel bulgular taşıması ve bozukluğun süreklilik göstermesi gerekir.

    2. Şizoid, şizotipal, paranoid ve borderline kişilik bozuklukları.

    AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin psikotik ataklar geçirmesi, çalışma güç ve verimliliğinin azalması ya da ortama uyumlarının bozulması; bu durumun klinik gözlem veya resmi belgelerle saptanması gerekir.

    Madde 16 - (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.;Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/35. mad)

    A) 1. Nevrotik kişilik örüntüleri.

    2. Geçirilmiş nevrotik bozukluklar (anksiyete, somatoform, dissosiyatif, depresif bozukluklar, uyum bozuklukları ve bunların alt tipleri).

    3. Hafif ve orta derecede konuşma bozuklukları.

    B) 1. Nevrotik bozukluklar (anksiyete, somatoform, dissosiyatif, depresif bozukluklar, uyum bozuklukları ve bunların alt tipleri).

    AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin; tedaviden yararlanması, ancak hastalıklarının ataklar halinde sık sık tekrarlaması gerekir.

    C) 16 ncı maddenin A, B, ve D dilimine giren bozuklukların tedavi ve nekahet hâlleri.

    D) 1. Kronik nitelik kazanmış nevrotik bozukluklar (anksiyete, somatoform, dissosiyatif, depresif bozukluklar, uyum bozuklukları ve bunların alt tipleri).

    2. İleri derecede konuşma bozukluğu.

    AÇIKLAMA : Bu fıkralara gireceklerin tedavilerden yararlanmaması ve bozukluklarının süreklilik kazanarak kişinin işlevselliğini bozmuş olması gerekir.

    Madde 17 - (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.; Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/36. mad)

    A) 1. Antisosyal kişilik örüntüsü.

    2. Geçirilmiş madde bağımlılığı.

    3. Sınır zekâ.

    B) 1. Antisosyal kişilik bozukluğu.

    AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin; antisosyal kişilik bozukluğu tanısı alması, en az biri askerî mahkeme tarafından verilmiş olmak şartı ile en az üç antisosyal eyleminden dolayı almış oldukları hapis cezalarının, infaz edilmesine rağmen, davranış bozukluklarının devam ettiğinin ve askerlik ile uyumlarının bozulduğunun, kıt'a anketi ve diğer resmî belgelerle tespiti gerekir.

    2. Zeka yetersizliği.

    AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin işlevselliğinin bozularak askerliğin gereklerini yapamayacak nitelikte olduklarının, kıt'a anketi ile saptanması gereklidir.

    3. Psikoseksüel bozukluklar.

    AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin; seksüel davranış bozukluklarının askerlik ortamında bilinerek sakıncalara yol açması, bu durumun kıt'a anketi veya resmî belgelerle saptanması gereklidir.

    C) 17 nci maddenin A, B, ve D dilimine giren bozuklukların tedavi ve nekahet hâlleri.

    D) 1. İleri derecede antisosyal kişilik bozukluğu.

    AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin; antisosyal kişilik bozukluğu tanısı alması, öldürme, öldürmeye teşebbüs, gasp suçlarından en az bir ağır hapis veya diğer antisosyal eylemlerinden dolayı mahkemeler tarafından en az üç hapis cezası alması, bu cezaların infazına rağmen ıslah olmaması, bunların belgelerle tespit edilmesi gerekir.

    2. Alkol ya da madde bağımlılığı.

    AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin; madde bağımlılığının süreklilik kazandığının gözlem, kimyasal analizler ve adlî belgelerle ortaya konulması, askerî hastahanede müşahede sonucu yoksunluk bulgularının saptanması gereklidir.

    3. Mental retardasyon.

    4. İleri derecede psikoseksüel bozukluklar.

    AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin seksüel davranış bozukluklarının tüm yaşamlarında ileri derecede belirgin olması, askerlik ortamında sakıncalı bir durum yarattığının ya da yaratacağının gözlem veya belgelerle saptanması gerekir.

    Madde 18 - (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.;Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/37. mad)

    A) 1. Organik ruhsal nedenlere bağlı çok hafif derecede kişilik değişmeleri.

    2. Geçirilmiş organik ruhsal reaksiyonlar.

    3. Hafif derecede tik bozuklukları.

    4. Geçirilmiş insomnia.

    B) 1. Organik nedenlere bağlı ruhsal bozukluklar (organik nedenlere bağlı nöropsikolojik testlerle ortaya konan kognitif fonksiyonlarda bozukluk yapmış sekel niteliğindeki organik ruhsal bozukluklar).

    2. Tik bozuklukları.

    AÇIKLAMA : Bu fıkralara gireceklerin hastalıklarının tedaviye rağmen düzelmemesi, kişinin işlevselliğini bozması ve bu durumun kıt'a anketiyle saptanması gerekir.

    3. Kronik primer insomnia.

    AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin tedaviden yararlanmaması, bozukluğun polisomnografik olarak gösterilmesi ve nöropsikolojik testlerde bilişsel kayıplarının ortaya çıkmış olması gerekir.

    C) 18 inci maddenin A, B, ve D dilimine giren bozuklukların tedavi ve nekahet hâlleri.

    D) 1. Organik nedenlere bağlı ileri derecede kişilik bozuklukları.

    AÇIKLAMA : Bu fıkraya girecek bozukluklar alkol, ilaç, toksik maddeler, enfeksiyon, fiziksel veya travmatik nedenlere bağlı gelişen ruhsal bozukluklardır.

    2. Kronik organik ruhsal bozukluklar.

    3. Yaygın gelişimsel bozukluklar.

    4. Uyku bozuklukları (Narkolepsi, Klein-Levin Sendromu).

    AÇIKLAMA : Narkolepside en az bir, Klein-Levin'de en az iki atağın polisomnografik olarak tanımlanması gerekir.

    KULAK, BURUN VE BOĞAZ HASTALIKLARI

    Madde 19 - (Değişik : 7/1/2002-2002/3627 K.)

    Odyolojik incelemede her iki kulağın konuşma frekansları dahil tüm frekans ortalaması 0-25 dB arası olan işitme seviyesi sağlam kabul edilir. Bu maddenin değerlendirilmesinde odyolojik inceleme (saf ses odyometrisi) ve fısıltı sesi ile birlikte karar verilir. Gerekli görüldüğünde ileri objektif işitsel tetkik (otoakustik emisyon, stapes refleksi, İşitsel Uyarılmış Potansiyeller(ABR)) sonuçları mutlaka yazılmalıdır.

    A) 1. Bir kulağın sağlam olması durumunda (0-25dB arası) diğer kulağın total olmayan işitme kayıpları.

    2. Her iki kulağın fısıltı sesini 2 (dahil) metreden yukarı (30-40 dB arası) mesafeden işitecek derecedeki sağırlıkları.

    3. Her iki kulakta 4000 (dahil) frekanstan itibaren 60 dB

    in üstünde nörosensoriyel işitme kayıpları.

    B) 1. Bir kulak fısıltı sesini 3 (dahil) metreden (30 dB) mesafeden işittiği halde diğer kulağın fısıltı sesini 1 metreden daha az (65 dB ve daha fazla) mesafeden işitmesi, tam sağır olması ya da tam sağıra yakın olması.

    2. Her iki kulağın fısıltı sesini 1 ilâ 2 metre arası (40-65 dB arası) mesafeden işitmesi.

    3. Bir kulağın işitmesi normal olduğu halde diğer kulakta saf ses odyogramda konuşma frekanslarında total işitme kaybı veya 90 dB ve üzerindeki işitme kayıpları (Bu maddenin değerlendirilmesinde 100 dB seviyesindeki klik stimulusla yapılan işitsel uyarılmış potansiyeller (ABR) testinde cevap elde edilememiş olması şarttır).

    4. İşitme kuvvetini, bu maddenin (A) diliminin (1) veya (2) numaralı fıkralarında belirtilen miktar kadar azaltmakla birlikte her iki kulakta 4000 (dahil) frekanstan itibaren 60 dB

    in üzerinde nörosensoriyel işitme kaybı.

    C) 19 uncu Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Her iki kulağın fısıltı sesini 1 metreden aşağı (65 dB ve daha fazla) mesafeden işitecek olan ileri derecedeki sağırlıkları.

    2. Sağır ve dilsizlik.

    Madde 20 - A) 1. İşitme kuvveti A/19 kadar olan dış kulak yolları darlıkları ya da hafif derecedeki sayvan şekil bozuklukları.

    2. Dış kulak yolu normal olmak şartıyla bir taraflı kulak kepçesi yokluğu.

    3. Dış kulak yollarının travmaya veya kronik enfeksiyonlarına bağlı darlıkları veya hastalıkları (İşitmenin A/19 kadar olması hallerinde).

    B) 1. İşitme kuvvetini B/19 kadar azaltan dış kulak yollarının (bir veya iki taraflı) travmatik veya civar organların kronik enfeksiyonlarına bağlı ya da konjenital kaynaklı olan tedavisi olanaksız darlıkları, şekil bozuklukları.

    2. Dış kulak yolu normal olmak şartıyla iki tarafta kulak kepçesi yokluğu.

    3. (Ek : 30/1/1997 - 97/9106 K.) Hasta kulakta fısıltı sesini, 1 metrenin altında (65 dB ve daha fazla) duyacak derecede işitme kaybına neden olan tek taraflı kulak yolunun travmatik veya civar organlarının kronik enfeksiyonlarına bağlı ya da konjenital kaynaklı tedavisi olanaksız darlıkları, ileri derecedeki aurikula deformiteleri.

    C) 20 nci maddenin A, B, D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. İki taraflı tedavisi olanaksız dış kulak yollarının tam kapanıklığı.

    Madde 21 - A) 1. İşitme kuvvetini A/19 kadar azaltan, kataral, sikatrisiyel, adaziv ya da orta kulağın sklerotik iltihapları, otoskleroz, labirent atrofileri, labirenter hidropslar (işitme fonksiyonu bozmayan asemptomatik küçük kalker plakları sağlam kabul edilir.)

    ,

    2. İşitme fonksiyonu normal hudutlarda olan açık otit skatrisiyel.

    3. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) Her iki kulakta işitme fonksiyonu normal hudutlarda olan tek ya da çift taraflı stapedotomi, parsiyel ya da total stapedektomiler.

    4. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) İşitme kuvvetini A/19 kadar azaltan basit mastoidektomi, osiküloplasti, timpanotomi ve timpanoplastiler

    B) 1. İşitme kuvvetini B/19 kadar azaltan kataral, sikatrisiyel, adeziv ve orta kulağın sklerotik iltihapları, otoskleroz, labirent atrofileri, labirenter hidropslar.

    2. Hasta kulakta fısıltı sesini 2 (dahil) metrenin altında (40 dB ve daha fazla) duyacak derecede işitme kaybı olan, kolesteatomlu ya da kronik pürülan akıntısı bulunan bir taraflı kronik orta kulak iltihabı (Radyografide hasta taraf mastoidin sklerotik bir hal aldığının ya da hücre strüktürünün kaybolduğunun saptanması şarttır).

    3. Bir kulak EVİDE olmakla beraber diğer kulağın sağlam veya fonksiyonunun A/19 kadar olması.

    4. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) İşitmeyi A/19 kadar azaltan, en az bir yıl takibi yapılmış, objektif testlerle doğrulanan ve semptom veren periferik tipte bilateral vestibüler hastalıklar.

    C) 21 nci maddenin A, B, D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. İşitme kuvvetini D/19 kadar azaltan sikatrisiyel, adeziv ya da orta kulağın sklerotik iltihapları, iki taraflı kolesteatom ya da kemik iltihabı ile birlikte cerrahatlı akıntıları (radyografik muayene şarttır) iki taraflı otoskleroz, labirent atrofileri, labirenter

    hidropslar.

    2. Her iki kulağın ameliyatla evide ya da otovide olması (Radyografik muayene şarttır).

    3. Total perforasyonla birlikte iki taraflı kronik orta kulak akıntılı iltihapları iki taraflı mastoidit (Radyografide her iki mastoidin sklerotik bir hal aldığının ya da hücre strüktürünün kaybolduğunun saptanması şarttır.)

    Madde 22 - A) 1. Konka hipertrofileri, burun polipleri, nefes alma ve konuşmayı güçleştiren burun boşluklarının septum deviasyonları (Nefes alma ve konuşmayı güçleştirmeyen septum deviasyonları sağlam kabul edilir.)

    2. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) Nefes alma ve konuşmayı güçleştirmeyen yüz, farenks ve nazofarenkste şekil bozukluğu yapmamış, tedavi ile düzelebilen, sinüs havalanmasını bozmuş burun boşluğunun nazofarenks ve paranazal sinüslerin iyi huylu tümörleri (osteom, anjiofibrom, adenom vs.).

    B) 1. Konuşmaya güçlük veren, ağızdan nefes almayı gerektiren, tedavi ile giderilemeyen burun boşluklarının şekil bozuklukları.

    2. Etrafındakileri rahatsız edecek derecede kokusu bulunmayan hakiki ozen.

    3. Üçüncü devir sifilizin burun boşluğunda ve seste fazla bozukluk yapmamış harabiyetleri.

    4. Travmatik ya da yapısal kaynaklı ileri derecede olmayan rinit atrofikler (Kokusuz).

    5. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) Konuşmayı güçleştiren, ağızdan nefes almayı gerektiren, komplikasyon yapmış (intrakranial uzanımı olan, burun ya da yüz şekil bozukluğu yapmış vs.) iyi huylu tümörleri ( anjiofibrom, adenom vs.).

    C) 22 nci Maddenin A, B ve D dilimlerindeki arıza ve hastalıkların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Plastik ameliyatla düzeltilmesi olanaksız burun yokluğu ya da ileri derecedeki şekil bozuklukları.

    2. Nefes almayı ileri derecede güçleştiren ve göğüste şekil bozukluğu meydana getirmiş ve ağızdan nefes almayı gerektiren burun boşluklarının tedavisi olanaksız şekil bozuklukları.

    3. Burun boşluklarının ve sinüslerinin tedavisi olanaksız hastalıkları (Kötü huylu urları, lupus tüberküloz, lepra, sklerom, üçüncü devir sifilizinin seste bozukluk yapmış ya da estetiği tiksinti derecesinde bozmuş olan harabiyetleri, şekil bozuklukları, ileri derecede fena kokulu ozen).

    4. Yüzde önemli derecede şekil bozukluğu yapmış burun boşluklarının tedavisi olanaksız iyi huylu tümörleri (Osteokondrom, fibrom, nazofaranjiorinosklerom).

    5. Burun boşluklarının tedavi ile iyileşmiş ve B/22

    deki arızalar kadar şekil bozukluğu yapmış iyi ve kötü huylu tümörlerinden veya iltihaplardan kalan sekelleri.

    Madde 23 - A) 1. Hafif ses kısıklığı (Larenksin önemli şekil bozukluğu ya da hastalıklarına bağlı olmamak şartıyla).

    B) 1. Eforla nefes almaya fazla zorluk vermeyen larenks ve trakeanın darlıkları, ses kısıklıkları.

    2. Eforla nefes almaya fazla zorluk vermeyen ve ses kısıklığına sebep olmamış bir taraf ses telinin intratorasik bir sebeple veya boyun ameliyatı sonucu felci veya kriko-aretenoid eklem fiksasyonu sonucu (Romatizma, travma ya da herhangi bir enfeksiyona bağlı) medyan durumda fiksasyonu (Bir süre tedavi ve hava değişiminden sonra bu madde uygulanır).

    3. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) Solunum ve yutma fonksiyonlarını bozmayan parsiyel

    larenjektomiler.

    C) 23 ncü Maddenin A, B, D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Travmatik, cerrahi ya da herhangi bir hastalığa bağlı iki taraflı afoni derecesine varacak derecede ses kısıklığı yapmış, tedavi ile şifa bulması olanaksız iki taraflı addüktör felci. Ses kısıklığı yapmamış fakat hafif eforla dispneye sebep olan iki taraflı ses teli medyan felci (En az bir sene hava değişiminden sonra bu madde uygulanır).

    2. Larenksin veya trakeanın tedavisi olanaksız travmatik, kronik, hastalıkları, tüberküloz larenjiti, ileri derecede fonksiyon bozukluğu yapmış olan tümörler.

    3. Larenks ve trakeanın nefes almaya engel olan bozuklukları (Sürekli kanül taşıyanlar).

    4. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) Total larenjektomiler.

    Madde 24 - A) 1. Ameliyatla giderilmesi ve düzeltilmesi mümkün farenks şekil bozuklukları.

    B) 1. Tedavi ve ameliyatla giderilmesi olanaksız, gıda alma ve yutmayı güçleştiren farenks şekil bozuklukları.

    2. (Ek : 30/1/1997 - 97/9106 K.) Remisyonda nazofarenks kanseri.

    C) 24 ncü maddesinin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Yutmayı önemli derecede bozan, ameliyatla düzeltilmesi olanaksız farenkste şekil bozukluğu yapmış hastalıklar, tümörler.

    2. (Ek : 4/5/1993 - 93/4398 K.) Paranazal sinüslerin, burun boşluklarının, ağız boşluğunun, nazofarenks ve hipofarenksin malign tümörleri.

    PLASTİK VE REKONSTRÜKTİF ŞİRÜRJİ, AĞIZ, ÇENE, YÜZ, BOYUN VE DİŞ HASTALIKLARI

    Madde 25 - A) 1. Ameliyatla düzeltilebilen, tek ve iki taraflı dudağın yarıkları, anomalileri, hastalıkları, yarık sekelleri, iyi ve kötü huylu tümörleri (bir yıl süre ile remisyonda kalmış), ayrıca hemanjiom tatuaj, keloid, pigmente nevüsler (Yüz bölgesinde 4 cm2

    den, diğer vücut bölgelerinde 10 cm2

    den büyük olanlar), görünümü ve mimik hareketleri bozan skarlar.

    2. Ameliyatla düzeltilebilen burnun doğuştan büyüklükleri, şekil bozuklukları, anomalileri, sonradan olma kusurları ile çeşitli nedenlerle meydana gelmiş burun ucu şekil bozuklukları, kısa kolumella ve yaygın burun kanadı bozuklukları.

    ,

    3. Ameliyatla düzeltilebilen, kulak sayvanının doğmalık anomalileri, dış kulak yolu yokluğu, sonradan olma kulak sayvanı parsiyel ve total yoklukları, yanık sekelleri, selim tümörleri ve hastalıkları.

    4. Ameliyatla düzeltilebilen yüzün, yanağın, periorbital kaş ve alın sahasının doğmalık anomalileri, skatrisleri, defektleri, hastalıkları, selim tümörleri (4 cm2

    den büyük olanlar) ve malign tümörleri (bir yıl süre ile remisyonda kalmış).

    5. Ameliyatla düzeltilebilen boynun konjenital anomalileri (kist, fistül, tortikollis, kısa yelken boyun hastalıkları, yanık sekelleri ve selim tümörler).

    6. Ameliyatla düzeltilebilen tükrük bezlerinin hastalıkları ve selim tümörleri.

    7. Ameliyatla düzeltilebilen yaşlı yüzün, periorbital ve alın sahasının kırışıklığı, sarkıklığı ve fazla yağları.

    8. Ameliyatla düzeltilebilen, memenin konjenital ve hastalık sonucu meydana gelen şekil bozuklukları, pitozları, büyüklük ve küçüklükleri, yanık sekelleri ile selim tümörleri.

    9. Ameliyatla düzeltilebilen, karnın aşırı yağlanması, sarkıkları ve yanık sekelleri.

    10. Ameliyatla düzeltilebilen, alt ve üst ekstremitelerin deri ve yumuşak dokuların konjenital anomalileri, hastalıkları, selim tümörleri, yanık sekelleri, amputasyonları, replantasyonları.

    11. Ameliyatla düzeltilebilen, ağız içinin ve mukozalarının, dilin konjenital anomalileri ve hastalıkları ile selim tümörleri ve defektleri.

    12. Çeşitli nedenlerle meydana gelen vücudun tedaviden yararlanan fonksiyon ve görünüm bozukluğu yapmamış yanık sekelleri ve açık yaraları.

    B) (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) 1. Ameliyatla düzeltilmesi tam olmayan, gıda alma, konuşma, çiğneme ve yutma işlemini güçleştiren dudağın, damağın, yanakların, dilin, ağız içinin her türlü anomalileri, posttravmatik deformiteleri hastalıkları, tümörleri, defektleri ve yanık sekelleri.

    2. Ameliyatla düzeltilmesi tam olmayan görünümü bozan, gıda alma, konuşma ve çiğneme ile el ayak fonksiyonlarını güçleştiren her türlü doğumsal anomaliler, posttravmatik deformiteler ve yanık sekelleri.

    3. Tekrarlayan ameliyatlara rağmen, kapatılamayan geniş açık yaralar, kullanılan elde baş parmak veya 4-5 falanks, kullanılmayan elde baş parmak veya 5-8 falanks (dahil) başarısız ve fonksiyon kazandırılmamış replantasyonlar.

    4. Flep aktarımını takiben donör alanda belirgin fonksiyon veya ileri derecede görünüm bozukluğu oluşturmuş değişik flep uygulamaları.

    5. Ameliyatla düzeltilmesi tam olmayan fonksiyon kaybı oluşturan ön koldaki eski sinir ve tendon kesileri.

    C) 25 nci Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri,

    D) 1. Ameliyatla düzeltilmesi olanaksız, vazife noksanlığı yapmış, görünümü ileri derecede bozan dudağın, yüzün, dilin ve ağız içinin hastalıkları, geniş defektleri ve harabiyetleri.

    2. Ameliyatla düzeltilmesi olanaksız yüzün, dilin ağız içi ve boyunun konjenital anomalileri ve kötü huylu tümörleri.

    3. Gıda alma, çiğneme ve konuşma ile yüz görünümünü ileri derecede bozan yanık sekelleri.

    4. Ameliyatla tedavisi olanaksız yüzün, boyunun ve ağız içinin spesifik hastalıkları, travmatik defektleri ve skatrisleri.

    5. Kullanılan veya kullanılmayan elde baş parmağın metakarpı ile başarısız replantasyonu, kullanılan elde toplamı 6 veya daha fazla falanks replantasyonu, kullanılmayan elde 2 parmağın metakarpı ile birlikte veya 9 ve daha fazla falanksın başarısız ve fonksiyon kazandırılamayan replantasyonları.

    Madde 26 - A) 1. Ameliyat ve tedavi ile düzeltilebilen, çiğnemeyi kısmen bozan çenenin odontojenik ve nonodontojenik hastalıkları (kist, fistül, apse, selim tümörleri).

    ,

    2. Ameliyatla düzeltilebilen alt ve üst çenenin hafif derecedeki şekil bozuklukları.

    3. Ameliyat ve tedavi ile düzeltilebilen çene ekleminin hastalıkları.

    4. Ameliyat ve tedavi ile düzeltilebilen çenenin trismus, konstriksiyon ve ankilozları.

    B) 1. Ameliyatla tedavi edilse de fonksiyonu ve görünüşü bozan yüzün, boyunun saçlı derinin iyi huylu tümörleri, skatrisleri ve keloidleri.

    2. Ağızın açılması en fazla 2 cm.(dahil)

    e kadar izin veren çenenin konstriksiyonları ve ankilozları.

    3. Ameliyatla tedavisi tam olmayan çenenin odontojenik ve nonodontojenik kist, tümör defektleri.

    4. Ameliyatla tedavisi tam olmayan çene ve boyunun hareketlerini kısıtlayan yüz veboyunun skatristleri, konjenital anomalileri ve ameliyat sekelleri.

    C) 26 ncı Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Tedavisi olanaksız çene ekleminin tam ankilozu ve çiğnemeyi ileri derecede bozan çıkık sekelleri.

    2. Açılması 20 mm. (hariç)

    den az olan ve tedavisi olanaksız çene konstriksiyonları.

    3. Ameliyatla tedavisi olanaksız, çiğneme fonksiyonunu bozan çenenin konjenital ve sonradan olma şekil bozuklukları, tümörleri, hastalıkları, geniş defekt ve skatrisleri.

    Madde 27 - A) 1. Çiğneme, konuşma ve yutma fonksiyonlarını hafif derecede güçleştiren iyi olmuş, eski alt ve üst çene kırıkları, kemik iltihapları, şekil bozuklukları.

    2. Yüz görünümünü bozmayan yüz, orbita ve burun kemiği kırıkları ve sekelleri.

    3. (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.) Yüz görünümünü bozmayan ya da hafif şekil bozukluğu yapmış yüzün, sinüslerinin ve çene kemiklerinin iltihabı, kistleri, iyi huylu benion kitleleri, hastalıkları ve sekelleri.

    4. Ameliyat ve protezle düzeltilebilen yumuşak damağın fonksiyon bozuklukları yapmamış yarıkları, delikleri ve defektleri.

    5. Ameliyatla veya ortodonktik tedavi ile düzeltilebilen çene anomalileri.

    ,B) 1. Ameliyat ve protezle düzeltilebilen alt ve üst çenenin kısmi harabiyeti.

    2. Ameliyatla düzeltilmesine rağmen, fonksiyon kazandırılamayan sert ve yumuşak damak yarıkları, delikleri, defektleri, fistülleri ve anomalileri.

    C) 27 nci Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Ameliyatla düzeltilmesi olanaksız çiğneme, yutma, konuşma fonksiyonları ile diş artikülasyon ve oklüzyonunu bozan alt ve üst çenenin kısmi veya tam harabiyeti, şekil bozuklukları, anomalileri ve tümörleri,

    2. Ameliyatla düzeltilmesine rağmen fonksiyon bozukluğu yapmış sert ve yumuşak damağın yarık, defekt, delikleri ve anomalileri.

    Madde 28 - A) 1. 4 mm.den büyük, en az, karşılıklı 8 diş olmak üzere toplam 16 dişi ilgilendiren ön dişler arası açıklıklar.

    2. (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) Alt ve üst dişler arasında 6 -15 mm. (6 ve 15 mm. Dahil) iskeletsel alt çene gerilikleri (retgognatileri) veya 3-15 mm. (3 ve 15 mm. dahil) iskeletsel alt çene ilerilikleri (prognatileri).

    3. Arka dişlerin yatay yönde + 3 mm.den fazla 5 dişi ilgilendiren temassızlıkları (Laterognati).

    4. Alt ve üst çenenin herbirinde ayrı olarak 5

    den fazla dişi içine alan çapraşıklıkları.

    5. Alt ve üst çenenin çiğneme ve konuşmayı bozan çok derin damakla birlikte görülen aşırı çene darlıkları.

    6. Amilogenezis imperfekta ve dentinogenezis imperfekta.

    7. Alt ve üst çenenin herbirinde 5 diş olmak üzere toplam 10

    dan fazla dişleri ilgilendiren yaygın mine hipoplazileri.

    8. Sabit protezle düzeltilebilen, konuşma ve çiğnemeyi bozmayan alt ve üst çenenin,

    ortodontik tedavi gayesiyle çekilmiş dişler ile üçüncü büyük azı dişleri haricinde 5

    den

    fazla kısmi diş noksanlıkları.

    9. Her türlü dolgu ve endodontik tedavi ile kurtulması mümkün olmayan zorunlu 5

    den fazla diş çürükleri.

    10. Alveol kemiğinde en az 6 mm.ye varan kemik kaybına yol açan 5 dişden fazla dişleri ilgilendiren periodontitis ve periodontosis halleri.

    11. 5 dişden fazla üçüncü derecede (3 mm.) diş mobilitesi mevcudiyeti.

    12. 5

    den fazla konjenital diş noksanlıkları.

    B) 1. Protezle düzeltilebilen tam diş noksanlıkları.

    2. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) 15 mm.

    den büyük veya 10 diş olmak üzere karşılıklı toplam 20 den fazla dişi ilgilendiren cerrahî ortopedik tedaviden fayda görmeyen ön dişler arasında dik yönde açıklıklar.

    3. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) Tedaviden fayda görmeyen alt ve üst dişler arasında 15 mm.

    den fazla alt çene gerilikleri (retrognatileri) veya alt çene ilerilikleri (prognatileri)

    C) 28 nci maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. İleri derecede alveoler kret kayıpları sonucunda protezle ve ameliyatla düzeltilemeyen konuşma ve çiğnemeyi bozan tam diş noksanlıkları.

    DERİ HASTALIKLARI

    Madde 29 - A) (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    1. Çeşitli nedenlerle oluşmuş, silâhlı hizmete engel olmayan, lokalize ve az sayıda iyi huylu deri tümörleri, pigmente veya depigmente nevusler, tatuajlar, hemanjiomlar, keloidler, sikatrisler ve yanık sekelleri ( yüz bölgesinde 4 cm2

    den, diğer vücut bölgelerinde 10 cm2

    den büyük olanlar).

    2. Hareketlere güçlük vermeyen, zekâ geriliği olmayan, tümörlü, pigmentli Von Recklinghausen hastalığı.

    3. Tedavi ile iyileşmiş ve silâhlı hizmete engel olmayan deri tüberküloz ve tüberkülidleri.

    B) 1. Hareketlere güçlük veren, tedavi ile düzelmeyen nevüsler, büyük ve yaygın iyi huylu deri tümörleri, estetik görünümü bozan yüz ve boyun bölgesindeki yaygın skatrisler.

    2. Tedavi ile iyileşmeyen, yüzde ve vücutta ileri derecede şekil bozukluğu yapmış deri tüberküloz ve tüberkülidleri.

    3. Hareketlere güçlük verecek derecede büyük tümörleri olan ya da estetik görünümü ileri derecede bozan, zeka geriliği ile beraber olmayan Von Recklinghausen hastalığı.

    C) 29 ncu maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Tedavi ve ameliyatla iyileşmesi olanaksız ve askerlik hizmetlerine engel olan kötü huylu deri tümörleri.

    2. Tedavi ve ameliyatla düzelmesi olanaksız, hareketleri ya da estetik görünümü bozan çok yaygın skatrisler ve keloidler, vücutta büyük, yaygın pigmentli nevüsler.

    3. Hareketlere güçlük verecek derecede büyük tümörleri olan, ya da estetik görünümü ileri derecede bozan ve zeka geriliği ile beraber olan Von Recklinghausen hastalığı.

    Madde 30 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) 1. Silâhlı hizmete engel olmayan, tedavi ile iyileşen veya iyileşme dönemleri gösterebilen kronik ve sınırlı deri hastalıkları ve belirtileri (psoriasisler, skleroderma plakları, lokalize atrofiler, kronik ekzamalar, yaygın olmayan vitiligo plakları, yürüyüşe ve silâhlı hizmete engel olmayan çeşitli nedenlerle oluşmuş keratodermiler, sıcak mevsimlerde devam etmeyen iktiyozis ve benzeri deri hastalıkları).

    2. Tedavi ile iyileşmeyen sınırlı alopecia areata plakları.

    3. Askerlik hizmetine engel olmayan soğuk ürtikeri

    4. Silâhlı hizmete engel olmayan ve hareketlere güçlük vermeyen genetik geçişli deri hastalıkları.

    5. Sadece deri ve mukoza bulguları ile seyreden (aktif veya inaktif olabilir) Behçet hastalığı.

    B) 1. Hareketlere güçlük veren, tedavi ile iyileşmeyen, kronik ve yaygın deri hastalıkları ve sekelleri.

    2. Güneş ışınlarından etkilenen aktinodermatozlar, yaygın diskoid lupus erythematosus, deri porfiriası, el, yüz veya vücudu kaplayan yaygın vitiligo.

    3. Tedavi ile iyileşmeyen alopecia totalis veya alopecia universalis.

    4. Epidermolysis bullosa simplex.

    5. En az altı aylık takip ile aktivasyon ve remisyon periyotları saptanan majör organ tutulumlu Behçet hastalığı (göz, eklem, damar, merkezi sinir sistemi, gastrointestinal sistem vb.).

    AÇIKLAMA : Bu fıkra subay ve astsubaylarda en az bir yıl tedavi süresi beklenerek; yükümlülerde en az bir defa ertesi yıla bırakma veya en az bir yıl sevki geciktirme işleminden sonra uygulanır.

    C) 30 uncu Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Silâhlı hizmete engel olan ve tedavi ile iyileşmeyen, bulaşıcı ve diğer deri hastalıkları (Lepra, eritrodermik ve püstüler psoriasisler, ileri derecede iktiyozisler, kseroderma pigmentozum, güneş ışınları ile şiddetlenen veya sistemik belirtisi olan porfirialar, el ve ayaklardaki keratodermiler, pemfigoid ve pemfiguslar, jeneralize eritrodermiler, derin mikozlar, tedavi ile iyileşmeyen geniş ve çeşitli nedenli deri ülserleri, distrofik tip epidermolizis bülloza).

    2. Kalıcı organ fonksiyon bozukluğu yapmış Behçet hastalığı (görme kaybı, nörolojik sekel, büyük damar sekeli vb.).

    Madde 31 - A) 1. Tedavi ile tamamen iyileşmiş, sekel bırakmamış sifiliz.

    B) 1. Konjenital sifiliz.

    C) 31 nci Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. İç organlarda, kemiklerde ve eklemlerde ileri derecede tahribat yapmış, tedavisi olanaksız sifiliz sekelleri ve gomlar.

    İÇ HASTALIKLARI

    Madde 32 - A) (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) 1. 20 yaşına girdiği halde boya göre ağırlıkta, Boya Göre Standart Ağırlık Çizelgesindeki ağırlıkların alt sınırından 10 kg. (dahil)

    a kadar eksiklik (Daha önce geçirilmiş hastalığa bağlı olsun veya olmasın).

    2. Boyu 210 cm.

    den fazla olup vücut kitle indeksleri (vücut ağırlığı kg./boy uzunluğunun karesi m2) 19-35 kg/m2 arasında olanlar.

    B) (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) 1. 20 yaşına girdiği halde boya göre ağırlıkta, Boya Göre Standart Ağırlık Çizelgesindeki ağırlıkların alt sınırından 11 ilâ 20 kg. (dahil) arasında eksiklik.

    AÇIKLAMA : Bu Fıkra subay, astsubay, erbaş ve erlere 6 aylık bir rejimden sonra; yükümlülerde en az bir defa ertesi yıla bırakma veya bir yıl sevki geciktirme işleminden sonra uygulanır.

    2. Kemik yaşı 19 ve üzerinde olanlarda boy

    un 152 (dahil) santimetreden kısa olması.

    AÇIKLAMA : Bu fıkra yükümlülerde en az bir defa ertesi yıla bırakma ya da bir yıl sevki geciktirme işleminden sonra uygulanır.

    3. Boyu 210 cm.

    den fazla olup vücut kitle indeksleri (vücut ağırlığı kg./ boy uzunluğunun karesi m2)19 kg/m2 (dahil) altında olanlar ve 35 kg/m2 (dahil)

    den yukarı olanlar.

    C) 32. maddenin A, B, D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Hiç bir askerlik görevini yapamayacak derecede düşkün ihtiyarlık.

    2. (Değişik : 4/5/1993 - 93/4398 K.) Konjenital ya da kronik beslenme yetersizliğine bağlı beden gelişmesinin ileri derecede geriliği, boya göre ağırlığın, Boya GöreStandart Ağırlık Çizelgesinde gösterilen alt sınırdan 21 kg. ve daha fazla eksiklik.

    NOT: 2 nci ve 3 ncü fıkralar en az bir defa ertesi yıla bırakma ya da bir yıl sevki geciktirme işleminden sonra uygulanır.

    3. 20 yaşını bitirdiği halde boy

    un 150 (dahil) cm.den kısalığı.

    BOYA GÖRE STANDART AĞIRLIK ÇİZELGESİ

    Boy Ağırlık Ağırlık

    Ayakkabısız Üst Sınır Alt Sınır

    Cm Kg. Kg.

    ---------------------------------------------------------------------------

    150 55 43

    151 56 44

    152 56 45

    153 57 45

    154 57 46

    155 58 46

    156 59 47

    157 60 48

    158 61 48

    159 61 49

    160 61 50

    161 62 50

    162 63 51

    163 64 51

    164 64 52

    165 65 53

    166 66 53

    167 67 54

    168 68 54

    169 68 55

    170 69 55

    171 70 57

    172 71 58

    173 71 58

    174 72 58

    175 72 59

    176 73 60

    177 75 61

    178 75 61

    179 76 62

    180 77 63

    181 8 64

    182 79 65

    183 80 66

    184 81 66

    185 82 67

    186 83 68

    187 84 69

    188 85 69

    189 86 70

    190 87 71

    191 88 72

    192 89 73

    193 90 74

    194 91 75

    195 92 76

    196 93 77

    197 94 78

    198 95 79

    199 96 80

    200 97 81

    201 98 82

    202 99 83

    203 100 84

    204 101 85

    205 102 86

    206 103 87

    207 104 88

    208 105 89

    209 106 90

    210 107 91

    Madde 33 - (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    A) 1. 20 yaşına girdiği halde boya göre ağırlığın, Boya Göre Standart Ağırlık Çizelgesindeki üst sınırdan 30 kg. (dahil) fazlalığı.

    B) 1. 20 yaşına girdiği halde boya göre ağırlığın,Boya Göre Standart Ağırlık Çizelgesindeki üst sınırdan 31-40 kg. (dahil) fazlalığı.

    NOT: Bu fıkra subay ve astsubaylarda 1 yıllık istirahatsiz rejimden sonra; yükümlülerde en az bir defa ertesi yıla bırakma veya en az 1 yıl sevki geciktirme işleminden sonra uygulanır.

    C) 33. Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Boya Göre Standart Ağırlık Çizelgesindeki üst sınırdan 41 kg.(dahil) veya daha fazla olan şişmanlıklar.

    NOT: Bu fıkra subay ve astsubaylarda 1 yıllık zayıflama rejiminden sonra uygulanır.

    Madde 34 - A) (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.) 1. Bir bölgede lokalize lenf nodülleri büyüklüğünün tedavi sonucu geriye kalmış sekelleri (Lenfomalar ve Tbc. lenf nodülleri hariç).

    B) (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.) 1. Bir veya birden fazla bölgede lokalize, biyopsi ile kesin olarak saptanmış tüberküloz lenfadenit.

    C) 34. Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. (Değişik : 4/5/1993 - 93/4398 K.) Bir ya da daha çok bölgede her türlü tedaviye direnen iltihaplı lenf nodülü hastalıkları (komplikasyonlu Tbc.dahil).

    Madde 35 - (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    A) 1. (Değişik fıkra: 7/1/2002-2002/3627 S.B.K.Yön/1.; Değişik fıkra: 30/09/2005-2005/9492 S.B.K. Yön/3.mad) Sekonder Polisitemiler.

    2. (Değişik fıkra: 30/09/2005-2005/9492 S.B.K. Yön/3.mad) Anemi, lökopeni, trombositopeni ve benign monoklonal gamapatiler ve hiçbir klinik belirti vermeyen taşıyıcı durumundaki hemoglobinopatiler.

    NOT: Hiçbir klinik belirti vermeyen taşıyıcı durumundaki hemoglobinopatiler bulunan Kara Havacılık sınıfı uçucular taarruz helikopterlerinde uçamazlar.

    B) (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) 1. Eritrosit enzim defektleri, membran defektleri, hafif koagulasyon ve hemostaz bozuklukları, methemoglobinemiler.

    2. Tam remisyonda akut ve kronik lösemiler ve tam remisyonda lenfomalar, kemik iliği transplantasyonlular, diğer remisyonda hematolojik maligniteler, remisyonda myelodisplastik sendromlar, diğer remisyonda myeloproliferatif hastalıklar.

    3. Kronik idiopatik trombositopenik purpura (ITP), pansitopeniler.

    C) 35 inci Maddenin A,B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Remisyona girmeyen hematolojik maligniteler, ağır koagülasyon ve hemostaz defektleri, homozigot hemoglobinopatiler ve diğer iyileşme sağlanamayan kan hastalıkları.

    Madde 36 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/38. mad)

    A) 1. Klinik ve lâboratuvar bulguları tam olarak iyileşmiş veya tedavi ile baskılanmış romatizmal eklem hastalıkları.

    B) 1. Klinik ve lâboratuvar bulguları kesintisiz en az altı aylık tedavi veya takip ile tam olarak baskılanmadığı sağlık kurulu kararı ile gösterilmiş romatizmal eklem hastalıkları.

    AÇIKLAMA : Bu fıkra; subay ve astsubaylarda bir yıl tedavi süresi beklenerek; yükümlülerde en az bir defa ertesi yıla bırakma veya en az bir yıl sevki geciktirme işleminden sonra uygulanır.

    2. Klinik ve lâboratuvar bulguları kesintisiz olarak altı ay sürmeyen ancak, son bir yıl içinde en az iki kez tekrarladığı sağlık kurulu kararı ile gösterilmiş romatizmal eklem hastalıkları.

    3. En az iki kez tekrarlandığı sağlık kurulu kararı ile gösterilmiş Ailevî Akdeniz Ateşi ya da benzeri periyodik artrit yapan hastalıklar.

    4. Kas iskelet sisteminde kalıcı sekel geliştiği gösterilen hastalar (Arızanın yerine göre "Kas ve İskelet Sistemi Hastalıkları" ile ilgili bölümdeki maddelerin B dilimlerindeki fıkralar gereğince işlem yapılır.).

    C) 36 ncı maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahet hâlleri.

    D) 1. Beden hareketlerini ileri derecede bozan romatizmal hastalık sekelleri (Arızanın yerine göre 'Kas ve iskelet Sistemi Hastalıkları' ile ilgili bölümdeki maddelerin D dilimlerindeki fıkralar gereğince işlem yapılır.).

    Madde 37 - (Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/39. mad)

    A) 1. Tedavi ile tam olarak iyileşmiş, organ tutulumunu gösteren bulgusu olmayan otoimmün bağ dokusu hastalıkları veya vaskülitler.

    2. Osteoporoza neden olmamış doğumsal veya edinsel metabolik veya endokrin bozukluklara bağlı kemik hastalıkları (Osteogenezis İmperfekta, Paget Hastalığı ve benzeri).

    3. Eklem hareketlerinde belirgin gevşeklik, tekrarlayan çıkıklar veya organ tutulumu olmayan doğumsal bağ dokusu hastalıkları (Benign Hipermobilite Sendromu, Ehler Danlos Hastalığının hafif formları ve benzeri).

    4. Lâboratuvar bulguları olan ve bunun dışında herhangi bir tromboz bulgusu olmayan antifosfolipid sendromu.

    B) 1. Organ tutulum bulguları saptanan veya tedaviye dirençli otoimmün bağ dokusu hastalıkları veya vaskülitler.

    2. Osteoporoza neden olmuş doğumsal veya edinsel metabolik veya endokrin bozukluklara bağlı kemik hastalıkları (Osteogenezis İmperfekta, Paget Hastalığı ve benzeri).

    3. Eklem hareketlerinde belirgin gevşeklik ve tekrarlayan çıkıklara neden olan doğumsal bağ dokusu hastalıkları ( Ehler Danlos Hastalığı, Marfan Sendromu vb).

    4. Lâboratuvar bulguları ve herhangi bir vasküler yatakta trombozu olan antifosfolipid sendromu.

    C) 37 nci maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahet hâlleri.

    D) 1. Organlarda kalıcı fonksiyon veya patolojik bozukluklara neden olmuş otoimmün bağ dokusu hastalıkları veya vaskülitler.

    2. Osteoporoz veya kemiklerde kırıklara neden olmuş doğumsal veya edinsel metabolik veya endokrin bozukluklara bağlı kemik hastalıkları (Osteogenezis İmperfekta, Paget Hastalığı ve benzeri).

    3. Eklem hareketlerinde ileri derecede bozukluk yapan veya organ tutulumu olan doğumsal bağ dokusu hastalıkları ( Ehler Danlos Hastalığı, Marfan Sendromu ve benzeri).

    4. Lâboratuvar bulguları ve organlarda ve vücut hareketlerinde bozukluğa neden olan antifosfolipid sendromu.

    Madde 38 - (Mülga madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/58. mad)

    Madde 39 - (Mülga madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/58. mad)

    Madde 40 - (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    A) (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) 1. Diabetes mellitusa bağlı olmayan geçici hiperglisemiler, glikozüriler, mellitüriler.

    2. Önemli şikayeti olmayan kontrol edilebilen ve kişinin çalışmasına engel teşkil etmeyen hafif derecedeki hipoglisemiler.

    3. Glukoz tolerans bozukluğu olanlar.

    AÇIKLAMA: Sekonder tipde glikozürilerde (Hipertiroidi, Hiperpitüitarizm, Tireotoksikozis, Gastrektomi, Gastroenterostomi vb.) neden olan hastalığa göre işlem yapılır.

    4. Komplikasyon yapmamış kontrol altında tutulabilen primer hiperürisemiler.

    B) (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) 1. Önemli şikayete neden olan endokrin veya immün sisteme bağlı hipoglisemiler.

    2. Komplikasyon yapmamış ve kontrol altına alınabilen diabetes mellituslar (Diabetes mellitus tanısı konan yedek subay adaylarına, yedek subay öğrencilerine ve yedek subaylara; erlerde olduğu gibi "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı verilir).

    C) 40 ıncı maddenin A,B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D)1. Önemli şikayeti gerektirip kontrol edilemeyen hipoglisemik sendromlar.

    2. Her hangi bir organda komplikasyon yapmış diabetes mellitus.

    Madde 41 - A) 1. (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.) Kişinin çalışma gücünü bozmayan, şekil bozukluğu yapmamış ve endokrin salgılarda her hangi bir belirti vermeyen iç salgı bezlerinin hastalık veya hafif derecedeki arıza ve sekelleri (Gecikmiş puberte, infertilite, tedavi ile düzelmiş hipogonadizm, kriptorsizm ameliyatlısı, erkek ve kadın menopozu, fonksiyon ve şekil bozukluğu yapmamış basit guatr, ötroit nodüler guatr, jinekomasti, meme şekil bozuklukları v.b.).

    2. Fonksiyon bozukluğu yapmamış kısmi troidektomiler.

    3. Psikojenik poliüri ve polidipsiler.

    4. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) İdiyopatik hiperlipidemi ve sekonder hiperlipidemiler (Diyabetes mellitus, hipotiroidizm, karaciğer ve böbrek hastalıkları ve akromegali dışında ilaç kullanımı ve anoreksia nervosa gibi hastalıklara bağlı).

    B) 1. (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.;Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/40. mad) Kişinin çalışma gücünü bozan, şekil, fonksiyon bozukluğu yapmış iç salgı bezlerinin kronik hastalıkları ve sekelleri (operasyona bağlı, kalıcı hipotiroidi, hipoparatiroidi ve benzeri), aminoasit metabolizması hastalıkları, depo hastalıkları (glikojen depo hastalıkları ve benzeri) ve familyal hiperkolesterolemi.

    C) 41. maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.) Beden vazifelerini önemli derecede bozan, kişinin çalışma gücünü ileri derecede azaltan, endokrin salgıları ile ilgili belirti gösteren, tedaviye cevap vermeyen iç salgı bezleri hastalıkları, kötü huylu tümörleri, memenin kötü huylu tümörleri ve diabetes insipitus.

    Madde 42 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) 1. Sebebi bulunmayan ve organik kalp hastalığına bağlı olmayan fizyolojik suffller.

    2. Otonom sinir sistemi bozuklukları (Aşırı terleme, Labil Hipertansiyon, Postural Hipotansiyon, Vazovagal Senkop), sinüzal taşikardi,sinüzal bradikardi, nörosirkülatuar asteni.

    3. Aritmiye neden olmayan preeksitasyon sendromları.

    4. Kalpte fonksiyon bozukluğu yapmamış pozisyon ve yer değiştirme anomalileri (Dextrokardi, dextropozisyon).

    5. Organik nedene bağlı olmayan eksik veya tam sağ dal blokları.

    6. Eko veya anjio ile saptanmış, komplikasyon yapmamış mitral valv prolapsusu.

    7. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/41. mad) Eko ve anjiografi çalışmaları sonucunda kalp hastalığı tespit edilemeyen seyrek gelen unifokal ventriküler prematüre atımlar, Wandering Atrial Pacemaker, seyrek gelen atrial ve nodal ekstrasistoller.

    8. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/41. mad) Gradient yapmamış, yetmezlik oluşmamış bikuspit aorta, mitral kapak prolapsusu, patent foramen ovale, inter atrial septal anevrizma, çift aorta, persistan sol superior vena cava gibi hemodinamik fonksiyon bozukluğu yapmamış anomalili hastalar. Komplikasyona neden olmamış atrial ve ventriküler membranlar (embriyonel atıklar).

    9. Elektrofizyolojik çalışma ve kateter ablasyonu ile başarıyla komplikasyonsuz ve nüks görülmeden tedavi edilmiş olan çeşitli aritmiler.

    B) 1. 40 yaşına kadar bazal şartlarda 150/95 mm.Hg. 40 yaşından sonra 160/100 mm.Hg. dan daha yüksek olan ve belirli bir süre istirahatten sonra yüksek olarak devam eden komplikasyon yapmamış veya 42 nci Maddenin (D) diliminin (1) numaralı fıkrasında ifade edilen komplikasyonlardan başka komplikasyon yapmış (grade I ve II retinopati vb.) hipertansiyon olguları.

    AÇIKLAMA: (Ek: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/41. mad) Bu fıkra; erbaş ve erlerde en az altı aylık hava değişimi; yükümlülerde ise en az bir yıl sevki geciktirme işleminden sonra uygulanır.

    2. Nedeni bulunamayan ve başka kalp hastalığı ile birlikte olmayan sol dal blokları.

    3. Wolff-Parkinson-White sendromu.

    4. Organik kökenli olsun veya olmasın, tedaviye refrakter, couplet, bıgemine gibi sık veya salvo tarzında gelen, ventriküler veya supraventriküler prematüre atımlar.

    5. Tüberküloz dışı nedenlere bağlı perikardit sekelleri.

    6. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/41. mad) Ameliyat ile tam düzelmiş asiyanotik konjenital kalp hastalıkları (Primum Tipi ASD, Sekundum Tipi ASD, Sinus Venosus tipi ASD, Parsiyel Pulmoner Venöz Dönüşü Anomalisi, Koroner Arter Anomalisi,VSD, Sinus Valsalva Anevrizması, Aortika Pulmoner Pencere, Pulmoner Stenoz, Patent Ductus Arteriosus) ve cerrahî olarak tam düzeltilmiş atrium kalp kası ve büyük damar yaralanmaları ile mitral yetmezliği, supra ventriküler taşikardi veya sık gelen VPA gibi ciddi ritm bozukluğu yapmış mitral valv prolapsusu.

    7. Organik veya nedeni bilinmeyen artio-ventriküler veya ventrikül içi ritm bozuklukları nedeniyle pacemaker takılması.

    8. Operasyon ile tamamen düzelmiş atrial iyi huylu tümör operasyonları.

    9. Rapor ile belgelenmiş kalp fonksiyonları sağlam, perikardiektomiler ve tüberküloz perikarditler.

    10. Headup tilt testi ile belirgin kardiyoinhibitör (3 sn.den fazla sinüs duraklaması) tipte olan vazovagal senkop.

    11. Sık gelen ve kişinin çalışmasına engel olan Paroksismal Supraventriküler Taşikardiler.

    12. Elektrofizyolojik çalışma ile saptanmış suprahis ileti defekti yada proksimal ileti sistemi hastalığı.

    13. Kateter ablasyonu ile tedavi edilmiş olan ancak sonradan nüks görülen ventriküler taşikardi dışındaki aritmiler.

    C) 42 nci Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. 40 yaşına kadar (40 yaş dahil) 150/95 mm.Hg., 40 yaşından sonra 160/100 mm.Hg.

    dan daha yüksek olan renal, serebral, göz dibinde çok ve yaygın kanama yapan eksuda odakları, papilla ödemi bulunan kalpte EKG, radyolojik ya da fizik muayenelerle komplikasyon yaptığı saptanan hipertansiyonlar.

    2. Koroner Arter hastalığı olan ve koroner arterlerine başarılı koroner anjioplasti ya da by-pass yapılan hastalarda şahsın anginal yakınmaları varsa ve bunu tesbiten EKG

    de patolojik ST/T dalga değişiklikleri varsa gerektiği kadar hava değişimi veya istirahat verilir. Şahsın anginal şikayeti olup EKG bunu desteklemiyorsa stres testleri ve gerekirse K.Angio vb. tetkikler yapılır. Bu tetkikler sonucunda aktif iskemi veya şahsın anginal şikayetlerini destekleyen sonuçlar yoksa bu madde uygulanmaz.

    3. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/41. mad) Miyokard infarktüsü geçirmiş olanlarda hekimin lüzumlu göreceği istirahat ya da hava değişimi sonunda anjinal sendromlar, kardiyak sendrom ve bulguları kalmayan ve herhangi bir komplikasyon yapmamış olup sadece EKG sekeli (ORS-T izoelektrik çizgide yalnızca patolojik O ya da T değişiklikleri) kalmış olan olgular.

    AÇIKLAMA: Tüm uçucu sınıflarda (jet pilotu ve silâh sistem operatörü hariç) eforlu EKG, ekokardiyografi, sintigrafi ve girişimsel kardiyoloji çalışmalarıyla komplikasyon olmadığı tespit edilenlerin tekrar muayene süreleri belirtmek kaydıyla uçuculuk statüleri devam eder.

    4. Miyokard enfarktüsü geçirenlerden hekimin lüzumlu göreceği istirahat ya da hava değişimi sonunda hastanın hiç bir şikayeti olmasa da EKG

    de S-T segmentinin izoelektrik çizgiden 1 mm.

    den fazla sapması, her türlü kalp blokları, fibrilasyon, röntgende kalp büyümesi, aorta ve miyokard anevrizması ve diğer herhangi önemli kardiyovasküler komplikasyonların saptandığı olgular.

    5. Organik kalp hastalığı olsun ya da olmasın 2-3 derece ve ileri derecedeki atrioventriküler bloklar, hasta sinüs sendromu.

    6. Kronik atriyal flutter yada atrial fibrilasyon ile sık gelen paroksismal atriyal flutter yada paroksismal atrial fibrilasyon, Incessant tipte supraventriküler taşikardiler.

    7. Kardio-vasküler sifiliz.

    8. Ameliyat olsun yada olmasın sol veya sağ ventrikül anevrizması, aort anevrizması hastalığı, göğüs ağrısı ve ritm bozukluğuna neden olan koroner arter ektazileri.

    9. Ameliyatla tedavisi olanaksız ya da ameliyattan sonra kişinin çalışma gücüne engel olacak endokard, miyokard, perikard tümörleri.

    10. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/41. mad) Ameliyat olsun ya da olmasın her türlü komplikasyonsuz organik valvül lezyonları ve semptom vermeyen koroner arter ektazileri, cerrahî tedavi veya girişimsel kardiyoloji uygulamaları ile başarılı olarak düzeltilmiş komplikasyonsuz koroner damar hastalıkları (Valvül lezyonlarının organik olduğundan şüphe olursa kesin işlem yapılmadan önce C işlemi uygulanır).

    AÇIKLAMA: Tüm uçucu sınıflarda (jet pilotu, silâh sistem operatörü hariç) ameliyat olan organik valvül lezyonları haricinde, eforlu EKG, ekokardiyografi, sintigrafi ve girişimsel kardiyoloji çalışmalarıyla komplikasyon tespit edilenlerin tekrar muayene süreleri belirtilmek kaydıyla uçuculuk statüleri devam eder.

    11. Ameliyat olsun ya da olmasın, önemli komplikasyon yapmış, organik valvül lezyonları (Kalpte ileri derecede hipertrofi, kalp yetersizliği, kalp ritm bozuklukları vb.).

    12. Ameliyat olsun ya da olmasın siyanozla birlikte, EKG, röntgen ve diğer laboratuvar bulguları ile saptanmış, komplikasyon yapmış ya da yapmamış konjenital kalp hastalıkları.

    13. Ameliyat olmamış veya ameliyatla tam düzeltilmemiş konjenital kalp hastalıkları.

    14. Tüberküloza bağlı perikardit sekelleri ve ameliyatları.

    15. Kronik kor pulmonale (Klinik, radyolojik, EKG ve diğer laboratuvar bulguları ile saptanmış). Primer olan yani düzeltilebilen bir hastalığa bağlı olmadığı saptanmış pulmoner hipertansiyon, geçirilmiş ve tedaviye rağmen sağ kalp basınçlarını yükselten veya EKG

    de sağ ventrikül yüklenmesi yapmış pulmoner hipertansiyon.

    16. Nükslerle birlikte subakut bakteriel endokarditis.

    17. Klinik ve laboratuvar yöntemlerle (EKG, radyolojik, ekokardiyografik, katater, biyopsi vb.). saptanmış kardiomiyopatiler.

    18. Cerrahî olarak tedavi edilmiş ventrikül kalp kası yaralanmaları.

    19. Çeşitli yaşamı tehdit edici aritmiler nedeniyle otomatik implantable kardioverter defibrilatör takılması.

    20. Elektrofizyolojik çalışma ile saptanmış infrahis ileti defekti ya da distal ileti sistemi

    hastalıkları.

    21. Yaşamı tehdit edici ventriküler taşikardi ya da ventriküler fibrilasyon gibi ventriküler aritmiler ve bunların kateter ablasyonuyla tedavileri.

    Madde 43 - (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    A) 1. Ameliyatla giderilebilen bir veya iki ekstremitede (alt, üst) venöz dolaşım yetersizliği yapmamış, hafif yüzeysel varisler, küçük travmatik anevrizmalar ve hafif hemoroidler.

    2. Kişinin çalışmasına engel olmayan, organik ve trofik komplikasyon yapmamış, vazomotor bozukluklara bağlı ve önemsiz, damar arızaları (Raynaud Fenomeni, Akrosiyanoz, Livedo Retikülaris v.b.).

    3. Çalışma ve beden hareketlerine engel olmayan Hemanjiom, Telenjiektazi gibi iyi huylu damar tümörleri, hiç bir klinik belirti vermeyen ve sadece renk değişikliği ile kendini belli eden A-V fistüller.

    4. Çalışma gücünü bozmayan, hafif, lokal elefantiyazis ve diğer lenf sistemi hastalıkları.

    5. Ameliyat olsun ya da olmasın, trofik komplikasyon yapmamış servikal kot Sendromu, Omuz Kuşağı Sendromu, Scalenus Anticus Sendromu, Hiperabrüksiyon Sendromu, v.b.

    6. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/42. mad) Primer sütür ile müdahale yapılmış periferik damar hastalıkları veya yaralanmaları

    7. Ameliyat olsun ya da olmasın organik ve trofik bozukluk yapmamış Torasik Outlet Sendromlar.

    B) 1. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/42. mad) Bir veya iki ekstremitede radikal tedavisi olanaksız, beden hareketlerine engel olan venöz dolaşım yetersizliği yapmış, tromboflebit sekeli ya da varisler (bu arızaların 3 cm'den fazla hipertrofi ya da trofik bozukluk yapmaları hâlinde), klinik ve lâboratuvar olarak tanısı konulmuş çevre farkı yapsın veya yapmasın postflebitik sendrom.

    2. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/42. mad) Organik ve trofik bozukluğa neden olmuş ya da trofik veya vazomotor bozukluk yapsın veya yapmasın ameliyat olmuş (sempatektomi) vazospastik damar hastalıkları.

    3. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/42. mad) Rekonstrüktif ameliyatla düzeltilmiş (sentetik veya otojen greft ile) büyük damar, periferik damar veya visseral damar yaralanmaları, yalancı anevrizma veya hastalıkları.

    4. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/42. mad) Kalp damar cerrahî, ortopedi ve plastik cerrahî uzmanlarının her birince saptanan klinik veya lâboratuvar olarak tanısı konmuş ekstremitenin çalışma fonksiyonunu bozan lokal elefantiazis ve diğer lenf sistemi hastalıkları.

    5. Ameliyat olmuş, istirahat ağrısı olmayan, trofik ve vazomotor bozukluk yapmayan organik okluziv periferik damar hastalıkları (Arteriosklerozis, Obliterans, Thromboanjeitis Obliterans, Buerger v.b.).

    6. Ameliyat olsun ya da olmasın organik ve trofik komplikasyon yapmış Torasik Outlet Sendromları.

    7. (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) Ekstremitelerde çevre farkı yapsın veya yapmasın konjenital A-V fistül, klippel-Treunanay Sendromu.

    8. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) Çevre farkı 3 cm

    den az fakat aktif veya iyileşmiş ulkus kruris.

    9. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/42. mad) Kalp damar cerrahî, cildiye ve dahiliye uzmanlarının her birince saptanan; trofik bozukluk olsun veya olmasın soğuk testi pozitif vazospastik damar hastalıkları.

    10. (Ek fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/42. mad) Klinik ve lâboratuvar olarak tanısı konulmuş çevre farkı yapsın veya yapmasın akut iliak ven trombozu, akut femoral ven trombozu, akut aksiller ven trombozu, akut subklavian ven trombozu ve bunlar sonucunda gelişen pulmoner embolik olgular.

    C) 43 üncü Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Ekstremitelerde radikal tedavisi olanaksız beden hareketlerini ileri derecede bozan, venöz dolaşım yetersizliği yapmış tromboflebit sekeli ya da varisler (Bu arızaların 4 cm.

    den fazla hipertrofi ya da trofik bozukluk yapmaları halinde).

    2. Ameliyat olsun ya da olmasın ileri derecede organik ve trofik değişikliklere neden olmuş periferik damar arızaları ve Torazik Outlet Sendromları.

    3. Ameliyat olsun ya da olmasın istirahat ağrısı olan, trofik ve vazomotor bozukluk yapmış organik okluziv periferik damar hastalıkları (Arteriosklerozis, Obliterans, Thromboanjeitis Obliterans, Buerger).

    4. Tıbbi ve cerrahi tedaviye rağmen düzeltilemeyen fonksiyonel bozukluklar gösteren damar arızaları.

    5. Ameliyatla tedavisi olanaksız önemli anevrizmalar, hemangiomalar, kötü huylu damar tümörleri ve başka damar arızaları.

    6. İleri derecede yaygın elefantiazis ve diğer lenf sistemi hastalıkları.

    7. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/42. mad) Alt ekstremitede 3 cm'den fazla çevre farkına sebep olan ve abdominal kollateralleri gelişmiş olan vena kava inferior sendromu, klinik ve radyolojik olarak tanısı konulmuş, tedavisi olsun ya da olmasın Vena kava superior sendromu.

    8. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/42. mad) Alt ekstremitede 3 cm'den fazla çevre farkı yapmış aktif ya da iyileşmiş ulkus kruris.

    9. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) Ekstremitelerde 3 cm.

    den fazla uzunluk ve çevre farkına neden olmuş konjenital A-V fistüller (Klippel-Trenaunay Sendromu, F.P.Weber Sendromu vb.).

    Madde 44 - A) 1. Ortostatik albuminüriler, nefrit veya nefroz sekeli olmayan proteinüriler.

    2. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) Proteinüri, böbrek fonksiyon bozukluğu ve sistemik arteriyel hipertansiyon bulgularından hiçbirisi saptanamayan nefropatililer.

    B) 1. Nefritis ya da nefrotik sendrom belirtileri ile birlikte olmayan evvelce geçirilmiş nefritis ya da nefrozların sekeli olarak görülen (sistemik arteriyel hipertansiyon, ödem, hiposerinemi ve böbrek fonksiyon testlerinde bozukluk bulunmayan, göz dibi normal olan) proteinüriler.

    2. (Mülga : 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    C) 44. Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Yapılan tedavilere rağmen düzelmeyen, sistemik arteriyel hipertansiyon ve ödem, hiposerinemi, böbrek fonksiyon testlerinde bozukluk gösteren, her türlü nefropatiler (Kronik glomerulonefritis, kronik pyelonefritis, nefrotik sendrom, üremi sendromu).

    2. Nonfonksiyone transplante böbrek.

    3. (Ek : 30/1/1997 - 97/9106 K.) Böbrek fonksiyonlarını normal sınırlara getirmiş böbrek transplantasyonlu olgular.

    4. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) Renal kaynaklı olan ve sürekli tedaviye ihtiyaç gösteren persistan hipopotasemiler.

    SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARI

    Madde 45 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) 1. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/43. mad) Gastritler, hafif özofajitler (Savary-Miller Evre I, II) özefagusun spazmları, özefagusun semptomsuz divertikülleri, tedavi ile iyileşebilen diğer hastalıkları, komplikasyonsuz ve asemptomatik akalazya.

    2. Hiatal, paraözafajial ve diafragma fıtıklarının ve diafragma anomalilerinin komplikasyonsuz ameliyatları, komplikasyonsuz subdiyafragmatik apse ameliyatları.

    3. Semptomsuz ve fiziki bulgu vermeyen mide veya duodenum anomalileri, mide ve duodenumun tıbbî tedavi ile iyileşmiş peptik ülser sekelleri (Radyolojik veya Endoskopik Pilor ve/veya Bulbus Deformasyonları).

    4. Mide ve duodenumun semptomsuz divertikülleri.

    5. Fonksiyonel olarak komplikasyon yapmamış, mide veya duodenumun peptik ülser ameliyatları(her türlü vagotomi, piloroplastiler, primer sütür ve gastroduodenostomi operasyonları).

    6. Midenin, ince ve/veya kalın bağırsağın konjenital malformasyonları, ince ve kalın bağırsağın rezeksiyonsuz veya askerlik görevini yapmaya engel teşkil etmeyen (klinik ve laboratuvar bulgularının normal olduğu) segmenter rezeksiyon ameliyatları, tek veya birkaç adet polipleri, irritabl bağırsak sendromu.

    7. Karaciğer konjenital lob anomalileri.

    8. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/43. mad) Safra kesesi ve yollarının semptomsuz konjenital anomalileri, bilier diskinezileri, safra kesesi taşları, laparotomi veya laparoskopik yapılmış kolesistektomiler, endoskopik sifinkterotomiler, endoskopik olarak safra yolu taşlarının çıkarılması, safra yollarının Alonso-Lej sınıflamasına göre tip II kistleri.

    9. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/43. mad) Laparotomiler, askerlik görevine engel teşkil etmeyen karnın veya inguinal ya da perineal bölgenin ateşli silâh ve travmalarla, delici ve kesici aletlerle yaralanmaları ve bunların komplikasyonsuz ameliyatları, komplikasyonsuz karaciğer, pankreas ve dalak rüptür ameliyatları ile primer sütür ve splenorafiler sekelsiz batın içi abse ameliyatları.

    10. Uyarısız total bilirubin düzeyi % 1-3 mg. Arasında olan ve diğer karaciğer fonksiyon testlerinin normal bulunduğu hafif hiperbilirubinemiler.

    11. Fonksiyon testlerinde bozukluğa neden olmamış yağlı karaciğer; etiyolojisi bulunamayan ve karaciğer biyopsi sonucunun tamamen normal bulunduğu karaciğer transaminaz yükseklikleri.

    12. Karaciğer ve dalağın komplikasyonsuz, tesadüfen saptanan hemanjiomları, her türlü kistleri veya apseleri ile bunların sekel bırakmamış her türlü ameliyatları veya perkütan girişimleri.

    B) 1. Komplike veya semptomatik akalazya.

    ,

    2. Komplikasyonlu ve tedaviye refrakter gastroözefajial reflü hastalığı (Barret epiteli, özefagus ülserleri, Savary-Miller Evre III-IV özofajit).

    3. Objektif yöntemlerle kanıtlanmış, tıbbî ve/veya endoskopik (dilatasyon vb.) tedaviden istifade etmeyen pilor ve duodenum darlıkları.

    4. Radyolojik ve/veya endoskopik olarak belirlenebilen parsiyel rezeksiyonlu, gastroenterik anastomozlu, kalıcı komplikasyon yapmamış mide ameliyatları (gastrojejunostomi, gastroileostomi vb.).

    5. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/43. mad) Gluten enteropatisi, hafif seyirli (kronik diyare ile birlikte, boya göre standart ağırlık çizelgesindeki ağırlıkların alt sınırından 11 ilâ 20 kg. arasında eksiklik) malabsorbsiyon sendromları, sindirim sistemi tüberkülozları.

    6. Kalıcı ve organik nedenlere bağlı, ağır, mükerrer transfüzyonu gerektiren gastrointestinal mükerrer kanamalar.

    7. Absorbsiyon bozukluğu, darlık, körlup sendromu gibi komplikasyon yapmış ince veya kalın bağırsağın segmenter rezeksiyonları, iki veya daha fazla brit ileus nedeniyle geçirilmiş operasyonlar.

    8. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/43. mad) Komplikasyon yapmamış kronik iltihabî bağırsak hastalıklarının (Crohn Hastalığı, Kolitis Ülseroza ve benzeri) remisyonları, konjenital ve akkiz megakolon, altı aylık tedaviye rağmen iyileşmeyen veya nüks eden soliter rektal ülser.

    9. Tıbbî tedavi ile iyileşmiş tüberküloz peritonitis, (resmi kurumlardan alınan onaylı rapor ve patoloji raporu gereklidir.) komplikasyonsuz ve ağrı krizleri bir ay veya daha uzun sürede gelen periyodik peritonit.

    10. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/43. mad) Karnın; lâboratuvar bulguları ile doğrulanabilen birden fazla organ yaralanması, segmenter bağırsak rezeksiyonu veya birden fazla etaplı ameliyatı (ileostomi, kolostomi ve benzeri) gerektiren kesici delici alet, ateşli silâh ve travmalara bağlı yaralanmalar veya inflamasyon nedeniyle yapılan birden fazla etaplı ameliyatlar.

    11. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/43. mad) Karaciğer ve dalakta ameliyat sonrası nüksettiği görüntüleme ve parazitolojik veya histopatolojik yöntemlerle kanıtlanmış kist hidatikler, safra yolu fistülü ile seyreden karaciğer abseleri ve bunların ameliyatları, lâboratuvar bulguları ile doğrulanan kompikasyonlu karaciğer hemanjiomları, karaciğer rezeksiyonları (birden fazla düzenli segmentektomi veya lobektomi), nüks veya rezidü intra veya ekstra hepatik safra yolu taşları, karaciğerde fonksiyonel, komşu organlarda ise anatomik ve fonksiyonel bozukluklara yol açmış komplikasyonlu karaciğer rüptür ameliyatları, safra yollarının Alanso-Lej sınıflandırmasına göre Tip-II'nin dışında kalan kistleri ve bunların ameliyatları.

    12. Mükerrer kontrollerde total bilirubin düzeyleri % 3 mg.

    ın üzerinde konjenital hiperbilirubinemiler (Gilbert, Crigler-Najjar Tip II, Dubin Johnson, Rotor Sendromları).

    13. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/43. mad) En az bir yıl süre ile devam eden ve kot kenarını geçen splenomegaliler, organik nedenliler hariç bütün splenektomiler.

    14. Tekrarlayan akut pankreatitler.

    15. Askerlik görevine engel teşkil eden sindirim sisteminin tedavisi olanaksız konjenital yerleşme anomalileri (Intratorasik mide ve bağırsak ile dalak vb.).

    16. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/43. mad) Biyokimyasal ve histopatolojik olarak düşük veya orta aktiviteli kronik hepatitler, fonksiyon bozukluğu yapmış hepatosteatoz en az bir yıldır devam eden, sebebi bulunamayan, karaciğer biyopsisinde minimal reaktif değişikliklerin varolduğu kronik karaciğer fonksiyon bozuklukları.

    NOT : Viral kökenli kronik hepatitler, bu Yönetmeliğin eki Hastalık ve Arızalar Listesinin 52 nci maddesinin dilimlerine göre değerlendirilecektir.

    17. Karaciğerin tedavisi mümkün olan depo metabolik hastalıkları (Wilson Hastalığı, Hemokromatozis, Hepatik Porfirialar vb.).

    C) 45 inci Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Komplike akalazya ameliyatları, özofagusta disfajiye yol açmış, endoskopik, radyolojik olarak saptanmış darlıklar ve ameliyatları.

    2. Diyafragma fıtıklarının ve anomalilerinin komplikasyonlu ameliyatları.

    3. Komplikasyon yapmış mide ameliyatları (total veya parsiyel gastrektomi, gastrojejunostomi, gastroileostomi vb.). Zollinger Ellison sendromu, sindirim sisteminin diğer endokrin tümörleri.

    4. Kronik ve komplikasyonlu, iltihaplı, granülomlu bağırsak hastalıkları (Kolitis Ülseroza, Crohn Hastalığı, Diffüz Polipozis) ve bu nedenle yapılan total kolektomi, total kolektomi + Mukozal Proktektomi+ileal rezervuar ve ileo-anal anastomoz veya devamlı ileostomiler, ince bağırsak lenfoması ve bu nedenle yapılan ameliyatlar.

    5. Komplikasyonlu veya nöbeti bir aydan daha kısa aralıklarla gelen periyodik peritonitis, brit ileusları vb. gibi komplikasyon yapmış yaygın peritonit sekelleri ve yapışıklıkları, kronik (en az 6 ay süre ile devam eden) intestinal pseudo obstrüksiyon sendromu.

    6. Karaciğerin, radikal tedavileri mümkün olmayan, komplikasyon veya fonksiyon bozukluğu yapmış multipl kistleri.

    7. Organik nedenli splenektomiler.

    8. Biyokimyasal ve histopatolojik olarak orta ve yüksek aktivite gösteren kronik hepatitler, ağır toksik hepatitler, sirozlar, portal hipertansiyon, Banti Sendromu portal hipertansiyon nedeni ile yapılmış şant ve diğer ameliyatlar. Etken gözönüne alınmaksızın kesintisiz iki yıldan daha uzun istirahati gerektiren karaciğerde histopatolojik değişikliklerin saptandığı kronik karaciğer fonksiyon bozuklukları.

    9. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/43. mad) Sklerozan kolanjit, safra yolu darlıkları ve yaralanmaları, Caroli hastalığı ve bu nedenle yapılan bilioenterik anastomoz ameliyatları ve terapötik endoskopik girişimler.

    10. Kronik pankreatitler, pankreasın kistleri, mükoviscidosis.

    11. Ağır (kronik diyare ile birlikte boya göre standart ağırlık çizelgesindeki ağırlıkların alt sınırından 21kg. ve daha fazla eksiklik) malabsorbsiyon sendromları.

    12. Karaciğer, safra kesesi ve yolları, dalak, pankreas ve peritonun her türlü kötü huylu tümörleri.

    13. Gastrointestinal kanalın malign tümörleri ve bunların ameliyatları.

    14. Karaciğerin tedavisi mümkün olmayan metabolik ve depo hastalıkları.

    15. Karaciğer, pankreas, ince bağırsak transplantasyon ameliyatları.

    GÖĞÜS HASTALlKLARI

    Madde 46 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) 1. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/44. mad) Fonksiyon bozukluğu yapmamış, sınırlı, tüberküloz dışı primer ya da sekonder akciğer ve mediasten hastalıkları (akciğer fibrozisi, pnömokonyozis, sarkoidozis ve benzeri).

    2. Akciğer ve mediastenin tüberküloz dışı hastalıklarının birkaç tane fibröz ya da kalsifiye sekelleri.

    B) 1. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/44. mad) Tüberküloz basili çıkaran (basilifer) olgular ile basil çıkarmadığı hâlde radyolojik ve diğer lâboratuvar muayene yöntemleriyle akciğer tüberkülozu tanısı konmuş ve geçerli tüberküloz tedavisi yeterli süre uygulanmış olguların sekelsiz ya da lokalize-minimal sekelli olarak iyileşen hastalıkları ile radyolojik olarak saptanan 2 cm'den küçük tüberkülomalar (Tüm yükümlülerin eskiden geçirilmiş hastalıklarının kanıtı için tedavi gördüğü resmî hastahane ya da verem savaş dispanserlerinin onaylı resmî raporu gereklidir. İleri radyolojik incelemeler dahil, radyolojik sekel bulgusu olmayan hastalarda, raporla birlikte, hastalıklı döneme ait akciğer grafilerinin ibraz edilmesi gereklidir).

    2. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/44. mad) Tüberküloz basili çıkaran (basilifer) olgular ile basil çıkarmadığı hâlde radyolojik ve diğer lâboratuvar muayene yöntemleriyle akciğer tüberkülozu tanısı konmuş ve geçerli tüberküloz tedavisi yeterli süre uygulanmış olguların yaygın sekelleri ve 2 cm'den büyük tüberkülomalar (Tüm yükümlülerin eskiden geçirilmiş hastalıklarının kanıtı için tedavi gördüğü resmî hastahane ya da verem savaş dispanserlerinin onaylı resmî raporu gereklidir).

    3. (Ek fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/44. mad) Fonksiyon bozukluğu yapmış ya da fonksiyon bozukluğu yapmamış ancak akciğerler ve mediastende yaygın tutulumla seyreden, tüberküloz dışı, primer ya da sekonder kronik akciğer ve mediasten hastalıkları (interstisyel akciğer hastalıkları, pnömokonyozis, sarkoidozis ve benzeri) ya da bu hastalıkların sekelleri.

    C) 46 ncı maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/44. mad) Kronik ya da çok ilaca dirençli akciğer tüberkülozları ile tüberküloz tedavisi sonunda geride kalan, çok yaygın fibröz, kalsifiye ve fibrokalsifiye sekelleri.

    2. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/44. mad) İleri derecede fonksiyon bozukluğu yapmış, akciğer ve mediastenin tüberküloz dışı kronik hastalıkları ve sekelleri.

    Madde 47 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) 1. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/45. mad) Fonksiyon bozukluğu yapmamış lokalize anfizem ve obstrüktif tip akciğer hastalıkları (kronik bronşit, anfizem, bronşiyal astma ve benzeri), minimal bronşektazi, apne epizotları sırasında oksijen satürasyonu % 80-89 ve benign kardiyak aritmiler olan ya da apne - hipopne indeksi 5-19 arasında olan uyku apnesi.

    B) 1. Yaygın olmayan bronşektaziler.

    2. 2. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/45. mad) Fonksiyon bozukluğu yapmış obstrüktif tip akciğer hastalıkları (kronik bronşit, anfizem, bronşiyal astma), apne epizotları sırasında oksijen satürasyonu %70-79 ve hafif kardiyak aritmiler olan ya da apne - hipopne indeksi 20-59 arasında olan uyku apnesi.

    C) 47 nci Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Cerrahi tedaviden yararlanamayan yaygın bronşektaziler.

    2. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/45. mad) İleri derecede fonksiyon bozukluğu yapmış, klinik belirtileri de bulunan kronik obstrüktif tip akciğer hastalıkları, apne epizotları sırasında oksijen satürasyonu %69 ve altında ve ciddi kardiyak aritmiler olan ya da apne - hipopne indeksi 60 ve üzeri olan uyku apnesi.

    Madde 48 - (Değişik: 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    A) 1. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/46. mad) Akciğer ve mediastenin hiçbir klinik belirti vermeyen, fonksiyon bozukluğu yapmamış yabancı cisimleri, küçük lokalize hava kistleri, konjenital anomalileri, tam tedavi edilmiş iyi huylu tümörleri.

    B) 1. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/46. mad) Akciğerlerin, objektif klinik belirtilerle birlikte bulunan veya lâboratuvar yöntemleri ile fonksiyon bozukluğu yapmış yabancı cisimleri, konjenital anomalileri, hava kistleri ve kist hidatikleri.

    2. Akciğer ve mediastenin tıbbi ve cerrahi olarak tedavi edilmiş ancak fonksiyon bozukluğuna neden olmuş iyi huylu tümörleri.

    C) 48.Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Akciğerlerin ileri derecede irreversibl fonksiyon bozukluğu yapmış büyük hava kistleri, yabancı cisimleri, konjenital anomalileri, iyi huylu tümörleri, çok sayıda ya da çok büyük olup ameliyattan yararlanamayacak olan kist hidatikleri.

    2. Göğüs kafesi içinde primer ya da sekonder kötü huylu tümörler.

    Madde 49 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) (Değişik dilim: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/47. mad) 1. Faaliyet belirtileri bulunmayan kostodiafragmatik sinüs kapalılığı, fonksiyon bozukluğu yapmamış şeridi ya da lokalize bir sahadaki plevra kalınlaşmaları, fissüritler (tüberküloz etyolojili olanlar hariç).

    2. Tedavi edilmiş spontan pnomotorakslar.

    B) (Değişik dilim: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/47. mad) 1. Plevra biyopsisi ile kanıtlanabilmiş ya da diğer lâboratuvar muayene yöntemleri ile tüberküloz plörezi tanısı konmuş ve geçerli tüberküloz tedavisi yeterli süre uygulanmış olguların sekelsiz ya da lokalize-minimal iyileşen hastalıkları (Yükümlü, erbaş ve erlerin eskiden geçirilmiş hastalıklarının kanıtı için tedavi gördüğü eğitim hastahanesi, göğüs hastalıkları hastahanesi ya da verem savaş dispanserlerinin onaylı resmî raporu gereklidir. İleri radyolojik incelemeler dahil, radyolojik sekel bulgusu olmayan hastalarda, raporla birlikte, hastalıklı döneme ait akciğer grafilerinin ibraz edilmesi gereklidir.), fonksiyon bozukluğu yapmış ya da beş interkostal alanı tutmuş plevra kalınlaşmaları.

    2. Plevra biyopsisi ile kanıtlanabilmiş ya da diğer lâboratuvar muayene yöntemleri ile tanısı konmuş ve geçerli tüberküloz tedavisi yeterli süre uygulanmış tüberküloz plörezi (Tüm yükümlülerin eskiden geçirilmiş hastalıklarının kanıtı için tedavi gördüğü resmî hastahane ya da verem savaş dispanserlerinin onaylı resmî raporu gereklidir.) ya da tüberküloz dışı plevra hastalıklarına bağlı fonksiyon bozukluğu yapmış ya da beş interkostal alanı tutmuş plevra kalınlaşmaları.

    3. En az üç kez geçirilmiş spontan pnomotoraks (Yükümlü, erbaş ve erlerin geçirdiği pnomotoraksların kanıtı için resmi hastahanelerin onaylı resmi raporları gereklidir.).

    C) 49 uncu Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Etyolojisi ne olursa olsun ileri derecede fonksiyon ve şekil bozukluğu yapmış plevra kalınlaşmaları.

    2.Tıbbî ve cerrahî olarak tedavi edilemeyen pnömotorakslar ve kronik ampiyem.

    Madde 50 - A) 1. (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.;Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/48. mad) Fonksiyon bozukluğu ve komplikasyon yapmamış diafragma yükseklikleri ve evantrasyonlar.

    B) 1. Cerrahi ya da idiyopatik sürekli diafragma paralizileri.

    C) 50.Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızalarin tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Ameliyatla tedavisi olanaksız evantrasyonlar.

    Madde 51 - A) 1. Toraksta fonksiyonel hiç bir bozukluk yapmamış, cerrahi girişimler ve hafif derecede göğüs kafesi şekil bozuklukları.

    B) 1. (Değişik: 30/1/1997 - 97/9106 K.) İlgili sağlık kuruluşunun ameliyat raporu ile kanıtlanmış en az segmentektomi seviyesinde doku kaybına neden olmuş kist hidatik operasyonları, parsiyel akciğer rezeksiyonları, lobektomi, açık drenaj dekortikasyon ve fonksiyon bozukluğu yapmış göğüs kafesi sekil bozuklukları (Pectus Excavatum, Pectus Carinatum v.b) ile fonksiyon bozukluğu yapmış toraks ameliyatı sekelleri.

    C) 51. Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat

    halleri.

    D) 1. Akciğer fonksiyonlarını ileri derecede bozmuş her türlü toraks ameliyatlarının sekelleri ve pnomonektomiler, çok ileri derecede göğüs kafesi şekil bozuklukları.

    ENFEKSİYON HASTALIKLARI

    Madde 52 - (Değişik: 11/1/2000 - 2000/34 K; Değişik madde: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/49. mad) 1. Komplikasyon yapmadan tamamen iyileşmiş bakteri, virüs, fungus, protozoon ve diğer parazitlerin neden olduğu menenjit, meningo-ensefalit ve ensefalitler.

    2. Tedaviden sonra, lâboratuvar ve klinik olarak tam olarak iyileşmiş, hiçbir sekel kalmadığı teyit edilen tüberküloz menenjit.

    3. Hepatit B (inaktif HBsAg taşıyıcısı ile), Hepatit C (Anti-HCV pozitif, HCV-RNA negatifliği ile) ve serolojik olarak gösterilmiş diğer kronikleşme özelliğindeki primer ve sekonder hepatotrop virüslerin neden olduğu biyokimyasal bozukluk yapmamış hepatitler.

    B) 1. Komplikasyonla seyretmiş, sekel bırakarak iyileşmiş bakteriyel, viral, paraziter ve mikotik infeksiyonlar.

    2. Hepatit B ve C virüsleri ile diğer kronikleşme özelliğindeki primer ve sekonder hepatotrop virüslerin neden olduğu serolojik olarak kanıtlanmış, biyokimyasal bozukluğu sürekli, histopatolojik olarak aktivitesi ileri derecede olmayan kronik hepatitler.

    C) 52 nci maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahet hâlleri ile bu maddenin hiçbir fıkrasında adına yer verilmeyen diğer infeksiyon hastalıklarının tedavi ve nekahet hâlleri.

    D) 1. Sekel bırakmış menenjit, meningo-ensefalit, ensefalitler ve tüberküloz menenjit.

    2. Hepatit B, C ve diğer kronikleşme özelliğindeki primer ve sekonder hepatotrop virüslerin neden olduğu serolojik olarak kanıtlanmış, yeterli süreyle tedavi sonrası histopatolojik olarak ileri derecede aktivite ve ileri derecede fibrozis görülen kronik hepatitler.

    3. Doğrulama testleri ile kanıtlanmış HIV infeksiyonları.

    4. Kalıcı organ fonksiyon bozukluğuna yol açan sistemik infeksiyonlar.

    5. Tedavisi mümkün olmayan veya tedaviye yanıt vermeyen, lâboratuvar bulguları ile saptanmış infeksiyonlarla karışık diğer her türlü konjenital veya edinsel immün yetmezlik sendromları ve hastalıkları.

    ÜROGENİTAL ORGAN HASTALIKLARI

    Madde 53 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) Genel beden ve böbrek fonksiyonlarını bozmayan :

    1. Böbrek, pelvis renalis, üreter ve mesanenin şekil bozuklukları, iyi huylu tümörleri, konjenital anomalileri, nedeni bilinmeyen izole mikroskobik hematüriler.

    2. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/50. mad) Komplikasyon yapmamış böbrek, üreter, mesane taşları ve ameliyatlıları, nüks eden taşları.

    3. Tetkik ve kontroller sonucu idiopatik olduğu anlaşılan sıklıkla olmayan gece işemesi.

    4. Kadınlarda hafif sistoseller.

    B) 1. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/50. mad) Fonksiyon bozukluğu yapmış tek taraflı, komplikasyon yapmış iki taraflı böbrek ve üreter şekil bozuklukları, nüks eden taşları, mesane hastalıkları, sekelleri, bunların anomalileri ve ameliyatlıları.

    2. Tetkik ve kontroller sonucu idiopatik olduğu, sık sık tekrarladığı (en az gün aşırı) anlaşılan gece işemeleri.

    3. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/50. mad) Tedavi ve istirahat ile iyileşen, lâboratuvar bulguları ile saptanmış üriner sistem tüberkülozu.

    C) 53 üncü Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/50. mad) İstirahat ve tedavi ile iyileşmemiş, lâboratuvar bulguları ile saptanmış üriner sistem tüberkülozu.

    2. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/50. mad) Kişinin çalışma gücünü azaltan ve ileri derecede fonksiyon bozukluğu yapmış bir ya da iki taraflı böbrek, üreter ve mesanenin anomalileri, hastalıkları, sekelleri, ameliyatları, nükseden böbrek taşları.

    3. Üretero-kütanestomi ve üretero-enterestomi ameliyatlıları, üriner diversiyon amaçlı gastrointestinal sistemin kullanıldığı ameliyatlılar, mesanenin her çeşit ögmentasyon ameliyatlıları.

    4. Tıbbî ve cerrahî tedaviden yararlanmamış üriner sistem fistülleri.

    5. Bir böbreğin çıkarılması ya da fonksiyon bakımından yok hükmünde olması (Bu fıkra, Hava Kuvvetleri Komutanlığı uçucuları için, Yönetmeliğin 70 inci maddesinin periyodik kontrol ile ilgili bölümünün (A) bendinin (d) alt bendine göre uygulanır).

    6. Üriner sistemin kötü huylu tümörleri ve ameliyatlıları.

    Bu fıkra, subay ve astsubaylara bu Yönetmeliğin 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine göre uygulanır.

    7. İleri derecede fonksiyon bozukluğu yapmış, üriner sistemin inoperabl iyi huylu tümörleri.

    Madde 54 - A) 1. Fonksiyon bozukluğu yapmamış, tedavi ile iyileşen, prostat, üretra ve penisin hastalıkları, şekil bozuklukları.

    B) 1. (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) Ameliyat, üretrotomi intern veya üretrotomi ekstern ile üç kezden fazla tekrarlayan üretra darlıkları, penil protezliler ve üriner artifisyel sifinkter ameliyatlıları.

    C) 54 ncü maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) (Değişik dilim: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/51. mad) 1. Enkontinansla birlikte üretra anomali ve ameliyatlıları, devamlı dilatasyon gerektiren üretra darlıkları, artifisyel sfinkter ameliyatlıları.

    2. Kötü huylu prostat tümörleri ve ameliyatlıları (Bu fıkra, subay ve astsubaylara bu Yönetmeliğin 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine göre uygulanır.).

    Madde 55 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) 1. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/52. mad) İç salgı bozukluğu yapmamış ve kişinin erkeklik niteliklerini bozmamış bir ya da iki testisin arıza ve hastalıkları, sekeli ve ameliyatlıları (Hidrosel, tek taraflı inmemiş testis, grade III varikosel).

    AÇIKLAMA: Türk Silâhlı Kuvvetlerine katıldıktan sonra yukarıdaki fıkra kapsamına girenler sağlam kabul edilir.

    2. Diğeri normal olmak üzere bir testisin yokluğu veya çıkarılması.

    B) 1. Hormonal fonksiyon bozukluğu yapmış testis, epididimis hastalık sekelleri ve arızaları, iyi huylu tümörleri, ameliyatla düzeltilmesi imkansız, hormonal yönden bozukluk yapmamış bilateral inmemiş testis.

    2. Tedavi ve kontrol sonucu tıbbî ve cerrahî tedaviden yararlanmış bir veya iki taraflı epididim ve testis tüberkülozu.

    C. 55 inci Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Tıbbî ve cerrahî tedaviden yararlanmadığı saptanan iki taraflı testis ve epididimis tüberkülozu.

    2. Tedavi ile düzeltilmesi olanaksız hermafrodismus veya cerrahî tedavi ile kısmi düzelme sağlanmış hermafrodismus.

    3. Her iki testisin çıkarılması.

    4. Kötü huylu testis tümörleri (Bu fıkra subay ve astsubaylara bu Yönetmeliğin 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine göre uygulanır).

    5. Seks karakterini hormonal yönden engelleyen iki taraflı testis atrofisi ve

    mikropenis.

    KADIN HASTALIKLARI

    Madde 56 - A) 1. Dış genital organın şikayetlere neden olmayan trofik, variköz oluşumları, iyi huylu tümörleri, ikinci derecede perine yırtıkları, hafif sisterektoseller.

    2. İç genital organın belirti vermeyen küçük tümöral oluşumları ve akıntı ile birlikte basit kronik iltihapları.

    3. Geçirilmiş enfeksiyonların doğurduğu fizyolojik vazifelere engel olmayan sıkatrisler. Hafif deviasyon ve fleksiyouteri.

    4. Hafif klimakterium belirtileri, hafif premenstrüel sendromlar.

    5. Doğumlar sonucu meydana çıkan, şikayetlere neden olmayan, hafif karın duvarı diyastası.

    6. Hormonal nedenlere bağlı anemi yapmayan hipermenoreler.

    B) 1. Dış genital organın fizyolojik fonksiyonel bozukluk yapmış, variköz oluşumları, 3 ncü derecede perine yırtıkları ve desensus uteri, mesane sfinkteri yetersizlikleri.

    2. İç genital organın sancı, kanama, tazyik belirtileri veren iyi huylu tümörleri.

    3. Şiddetli dismenore, orta derecede anemi doğuran, menorajiler yapan uterus daviasyonları, peri ve parametrik apseler.

    4) Tedaviye direnen, ruhsal belirti yapmayan, orta derecede vazomotor bozuklukları, hafif hipertansiyonlu klimakterium

    a bağlı belirtiler.

    5. Korse kullanmayı gerektiren, ileri derecede karın duvarı diyastazı.

    6. Tedaviye direnen, orta derecede anemi doğuran, hormonal hipermenoreler.

    7. Tedavi görmüş ve nüksetmemiş, genital sistemin iyi ve kötü huylu tümörleri.

    C) 56 ncı maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Dış genital organın tedavisi olanaksız kötü huylu tümörleri ve nüksleri, rektovajinal fistülleri.

    2. İç genital organın ameliyatı olanaksız tümörleri, tedaviye direnen spesifik iltihapları, nüksetmiş kötü huylu tümörleri.

    3. Tedavisi olanaksız, ileri derecede ruhsal belirtiler yapan klimakterium

    a bağlı bozukluklar.

    4. Doğumlar sonucu meydana gelmiş, ameliyatla tedavisi olanaksız karın duvarının ileri derecedeki diyastazı.

    KAS VE İSKELET SİSTEMİ HASTALIKLARI

    Madde 57 - A) (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) 1. Silâh kullanmaya engel olmayan beden hareket ve vazifelerini bozmayan üst ve alt tarafların hafif şekil bozuklukları, hastalıkları, (Kübitüs varus, koksa vara, koksa valga, genu valgum, tibial torsiyon, konjenital boğumlar, genu recurvatum vb. şekil -1).

    AÇIKLAMA : Valgus açıları üst ekstremitede 30 dereceye kadar, alt ekstremitede 15 dereceye kadar; varus açıları üst ekstremitede 15 dereceye kadar, alt ekstremitede 5 dereceye kadar; 10 dereceye kadar olan recurvatumlar.

    B) (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) 1. Beden hareket ve vazifelerini bozan ve ameliyatla düzeltilmeyen üst ve alt tarafların şekil bozuklukları (A) diliminde belirtilen açılanmalardan daha fazla olan deformiteler).

    C) 57 nci Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Diz üstü ve dirsek üstü amputasyon veya diz ve dirsek eklemleri hizası dahil daha üst bölümlerden dezartikülasyon.

    2. Diz altı ya da dirsek altı amputasyon dezartikülasyon.

    3. Kol ya da bacaklardan birinin ya da bir bölümünün anadan doğma yokluğu ya da vazife bakımından anadan doğma ya da edinsel bir hastalık sekeli ile yok hükmünde olması.

    4. Travmatik bir nedenle oluşmuş üst ya da alt taraflarından birinin yok hükmünde fonksiyon kaybı.

    Madde 58 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) 1. Beden hareket ve vazifelerini bozmayan büyük eklemlerin yerine konmuş çıkığı veya hafif şekil bozukluğu, önemsiz derecede yapışıklıklar (Normal hareket açısı toplamının 1/4 (dahil) kadarının azalması) (Eklemlerin normal hareket açısına Şekil - 2, 3, 4 ve 5

    de yer verilmiştir).

    2. Üst ve alt taraf flanks ve flankslararası eklemlerin iyileşmiş, beden hareket ve vazifelerini bozmayacak derecedeki iltihap sekelleri.

    3. Beden hareket ve fonksiyonlarını bozmayan, hayat için tehlike göstermeyen, kemik ve yumuşak dokular içinde yabancı cisimler.

    4. Parsiyel ya da total menisektomi, menisküs yırtıklarına bağlı hastalıklar.

    5. Etkilediği eklem veya ekstremitenin fonksiyonunu bozmayan ve uygulanan tedaviye cevap veren hafif derecede Refleks sempatik distrofik veya kompleks bölgesel ağrı sendromları.

    B) 1. Üst tarafın büyük eklemlerinin (omuz, dirsek, ön kol ve el bileği) sık sık nükseden habitüel çıkığı, yarım yapışıklığı, normal hareket açısının 1/4 (hariç) ile 1/2 (dahil)

    sinekadar hareket noksanlığı ya da gevşekliği.

    AÇIKLAMA : Omuz ekleminin çok yönlü gevşekliğinde çekilen ağırlıklı stres grafilerinde eklem bütünlüğünün bozulması (humerus başının glenoid üzerinde 2 cm.

    den fazla (2 cm. hariç) kayması).

    2. Alt tarafın büyük eklemlerinin (kalça, diz ve ayak bileği) hareketlerinde 1/2 nispetinde noksanlık yapan eski çıkıkları, yarım yapışıklıkları veya diğer hastalık sekelleri, ameliyatla düzelmesi olanaksız gevşek eklem, sık nükseden, ameliyatla tedavisi olanaksız tüberküloza bağlı olmayan hidropslar.

    3. Ameliyatla çıkarılamayan (Omuz, dirsek, el bileği, kalça, diz ve bileğinde) ve eklem hareketlerini en az 1/2 oranında azaltan eklem faresi (Korpora libera), yabancı cisimler.

    4. Üst ve alt taraf falanks ve falankslar arası eklemlerin askerlik görevine engel olacak derecede olan spesifik ve nonspesifik iltihap sekelleri.

    5. Beden hareket ve fonksiyonlarını bozan veya hayat için tehlike gösteren yumuşak dokuların, organların ve kemiklerin içindeki ameliyatla çıkarılmayan yabancı cisimler.

    6. Üst ve alt taraf eklemlerin parsiyel veya total protezle düzeltilmiş lezyonları.

    7. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/53. mad) Henüz sekel hâlini almamış, deformite yapmamış olmakla beraber üst veya alt tarafta bir veya birden fazla sayıda eklemi tutmuş, kesin tedavisi olmayan, en az altı ay süreyle lâboratuvar olarak aktivitesinin devam ettiği gözlenen veya tedaviyle remisyona girmekle beraber aktivitesi tekrarlayan kronik progresif enflamatuvar, spesifik veya nonspesifik romatizmal hastalıklar (Bu fıkra subay ve astsubaylara bir yıl tedavi süresi beklenerek, yükümlülerde en az bir yıl sevk geciktirme işleminden sonra uygulanır.).

    8. Üst ve alt taraf büyük eklemlerin beden hareket ve vazifelerini bozan aseptik nekroz sekelleri ve geniş eklem yüzü harabiyetleri.

    9. Bilateral patella konjenital luksasyonu veya yokluğu.

    10. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/53. mad) En az altı ay süreyle bulgular veya lâboratuvar yöntemler ile aktivitesinin devam ettiği tespit edilen, etkilenen ekstremitenin fonksiyonlarını bozacak şekilde ağrı, şişlik, küçük veya büyük eklemlerde 1/4 ilâ 1/2 arasında kısıtlılığa neden olan ve uygulanan tedavilerden yarar görmeyen refleks sempatik distrofi veya kompleks bölgesel ağrı sendromları.

    C) 58 inci Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) Beden hareket ve vazifelerini ileri derecede bozan :

    1. Üst ve alt taraf büyük eklemlerinin yerine konmamış eski çıkığı, eklem hareketlerini yarıdan fazla azaltan veya yürümeyi önemli derecede bozan yapışıklığı, gevşekliği.

    2. Üst veya alt taraf büyük eklemlerinin giderilmesi olanaksız, eski aseptik nekrozu, spesifik ve nonspesifik romatizmal iltihap sekelleri.

    3. Üst veya alt taraf büyük eklemlerin parsiyel veya total protezle düzeltilmiş lezyonları.

    4. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/53. mad) En az altı ay süreyle bulgular veya lâboratuvar yöntemleri ile aktivitesinin devam ettiği tespit edilen, etkilenen ekstremitenin fonksiyonlarını bozacak şekilde ağrı, şişlik, küçük veya büyük eklemlerde 1/2'den fazla kısıtlılığa neden olan ve uygulanan tedavilerden yarar görmeyen refleks sempatik distrofi veya kompleks bölgesel ağrı sendromları.

    Madde 59 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) Üst ve alt tarafın beden hareket ve vazifelerini bozmayan :

    1. Kemiklerin soliter çıkıntıları, soliter iyi huylu tümörleri, edinsel veya doğmalık şekil ve yapı bozuklukları, spesifik veya nonspesifik romatizmal kemik iltihap sekelleri.

    2. Boyu 170 santimetreden kısa olanlarda üst tarafta 3 cm. (3 cm. dahil)

    ye kadar, 170 santimetre ve daha uzun olanlarda 4 cm. (4 cm. hariç)

    ye kadar olan uzama veya kısalmalar.

    3. Boyu 170 santimetreden kısa olanlarda alt tarafta 3 cm. (3 cm. dahil)

    ye kadar, 170 santimetre ve daha uzun olanlarda 4 cm. (4 cm. hariç)

    ye kadar olan uzama veya kısalmalar.

    B) Beden hareket ve vazifelerini bozan :

    1. Boyu 170 santimetreden kısa olanlarda üst tarafta 3 cm. (3 cm. hariç)

    den 5 cm. (5 cm. dahil)

    ye kadar, 170 santimetre ve daha uzun olanlarda 4 cm. (4 cm. hariç)

    den 6 cm. (6 cm. dahil)

    ye kadar uzama veya kısalmalar.

    2. Boyu 170 santimetreden kısa olanlarda alt tarafta 3 cm. (3 cm. hariç)

    den 4 cm. (4 cm. dahil)

    ye kadar, 170 santimetre ve daha uzun olanlarda 4 cm. (4 cm. hariç)

    den 5 cm. (5 cm. dahil)

    ye kadar uzama veya kısalmalar.

    3. Aktivitesi durmuş, hafif sekel bırakmış spesifik, nonspesifik ve romatizmal iltihap sekelleri.

    4. Fena tedavi edilmiş kemik kırıkları sonucu meydana gelen sekeller, şekil bozuklukları, eklem yüzü harabiyetleri.

    5. Patolojik kırık riski taşıyan, büyük kemiklerin yük taşıyan bölgelerinde yer alan agresif benign kemik tümörleri.

    C) 59 uncu Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) Beden hareket ve faaliyetlerini ileri derecede bozan :

    1. Fena tedavi edilmiş kemik kırıkları sonucu meydana gelen sekeller, şekil bozuklukları, yalancı eklem.

    2. 59 uncu Maddenin B diliminin (1) numaralı fıkrasında belirtilen rakamlardan daha fazla uzama veya kısalmalar.

    3. 59 uncu Maddenin B diliminin (2) numaralı fıkrasında belirtilen rakamlardan daha fazla uzama veya kısalmalar.

    4. Kötü huylu kemik tümörleri, beden hareketlerini ileri derecede bozan, kemiklerin multipl iyi huylu tümörleri, ameliyatla tedavi edildiği halde iki kezden fazla nüks eden soliter iyi huylu kemik tümörleri.

    5. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/54. mad) Kemiklerin tüberkülozu, tedavisi olanaksız, spesifik romatizmal, nonspesifik iltihapları, sekelleri.

    Madde 60 - A) 1. Silahlı hizmete engel olmayan her çeşit eklem derisi yara izleri ve yapışıklıklar.

    B) 1. Büyük eklemlerin hareketlerini 1/2 oranında azaltan yapışıklıkları ve yara izleri.

    C) 60 ıncı Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Büyük eklemlerin hareketlerini 1/2

    den fazla azaltan geniş yara izleri ve yapışıklıkları.

    Madde 61 - A) Beden hareket ve vazifelerini bozmayan:

    1. (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) Kas ve tendon arızaları, beden ve ekstremite hareketlerini bozmayan soliter ya da grup halindeki kas agenezileri ve ameliyatla tedavi edilebilen iyi huylu kas ve yumuşak doku tümörleri.

    2. Üst tarafta kolda 3 santimetre (3 cm. dahil), ön kolda (dirsek altı) 2 santimetre (2 cm.dahil)

    ye kadar kas atrofisi ya da çevre genişliği yapmış hastalık sekelleri.

    3. Alt tarafta 3 cm. (3 cm. dahil)

    ye kadar olan kas atrofileri ya da çevre genişliği yapmış hastalık sekelleri.

    B) Beden hareket ve vazifelerini bozan:

    1. Önemli beden hareketleri yaptıran tendon ve kasların travmatik sekelleri. (Kas kasıntıları, kas fıtıkları v.b)

    2. Büyük kaslarda devamlı kas iltihapları, miyozit ossifikan.

    3. Üst tarafta kolda 3 cm. (hariç) 5 cm. (dahil)

    ye kadar, ön kolda 2 santimetreden (hariç) 4 cm. (dahil)

    ye kadar sabit hale gelmiş kas atrofileri ya da çevre genişliği yapan sekeller.

    4. Alt tarafta uylukta 3 santimetreden (hariç) 6 cm. (dahil)

    ye kadar, tibia çevresinde3 cm. (hariç) 5 cm. (dahil)

    ye kadar sabit hale gelmiş kas atrofileri ya da çevre genişliği yapan sekeller.

    C) 61 nci Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) Beden hareket ve vazifelerini ileri derecede bozan:

    1. Kas ve tendonların travmatik önemli derecedeki harabiyeti, ekstremitelerin hareketlerini 58 nci Maddenin 1.fıkrası derecesinde bozan grup kas hastalıkları.

    2. (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) Önemli ve devamlı kas iltihapları, ameliyatla tedavisi olanaksız veya nüks eden iyi huylu kas tümörleri, kasların kötü huylu tümörleri, sarkomlar.

    3. Üst tarafta kolda 5 cm. den fazla ve ön kolda 4 cm. den fazla kas atrofisi ya da çevre genişliği yapan hastalık sekelleri.

    4. Alt tarafta uylukta 6 cm.den tibya çevresinde 5 cm. den fazla kas atrofisi ya da çevre genişliği yapan hastalık sekelleri.

    Madde 62 - A) 1. Başın,kolların serbestçe hareketini kısıtlamayan tortikolis, servikal kaburga, kalkık skapula.

    2. Omuz ya da kalçalardan birinin ötekine oranla hafif kalkık ya da inik oluşu.

    B) 1. Nörolojik ya da vasküler belirti yapan servikal kaburga.

    2. Kol ve gövde hareketlerini azaltan skapula gevşekliği ya da şekil bozukluğu.

    3. (Ek: 7/1/2002-2002/3627 K.) Baş ve boyun hareketlerini %50

    ye kadar bozan ve yüzde asimetri yapmış tortikolis.

    C) 62 nci Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Baş ve boyun hareketlerini ileri derecede bozan ya da yüzde ileri derecede asimetri yapan tedavi ile düzeltilmesi, giderilmesi olanaksız tortikolis.

    2. Kol ve boyun hareketlerine engel olan, ağır sinirsel ve damarsal bozukluğa yol açmış servikal kaburga.

    3. Görünüşü ileri derecede bozan, omuz ve pelviz asimetrisi, Kllipel-Feil sendromu serebral paralizi v.b.

    Madde 63 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) 1. Omurganın hafif derecedeki eğrilik veya şekil bozuklukları.

    2. Göğüs kafesinin hafif derecedeki bozuklukları (Güvercin göğsü, kunduracı göğsü vb.).

    3. (Değişik fıkra: 19/01/2006 - 2006/9974 S.B.K. Yön/2.mad) Hareket, his ve stabilite bozukluğu yapmayan, paravertebral kas spazmı göstermeyen, uzun süre ayakta durma ve yürüyüşte bel ve bacak ağrısı meydana getirmeyen spina bifida occulta, hiatus sakralis, birinci derecede spondilolistesiz (67 nci maddede yer verilen Ek Şekil 1'de belirtildiği şekilde) iyileşmiş soliter ve multipl vertebra kırıkları, tek ve çift taraflı sakralizasyon, lumbalitasyon, tropizm (Hiç bir klinik belirti vermeyen sadece radyolojik olarak saptanan tek seviyedeki spina bifida occulta (Hava Harp Okulu ile Askerî Liselere Hava Kuvvetleri Komutanlığı namına alınacak öğrenciler hariç) sağlam kabul edilir, tek ve çift taraflı sakralizasyon, tek vertebrada lumbalizasyon, sadece fakülte ve yüksekokullara alınacak öğrenci adaylarında sağlam kabul edilir.).

    4. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/55. mad) Servikal vertebralar dışındaki vertebralarda posttravmatik veya nonspesifik romatizmal, iltihap sonu ankiloz ya da cerrahî artrodez (en çok 2 vertebrada).

    5. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/55. mad) Opere edilmemiş disk hernileri, opere edilmiş tek seviyeli disk hernileri. (Semptom ve bulgu vermeyen tek seviyeli disk hernisi ameliyatları sağlam kabul edilir.).

    6. Hareket, his ve stabilite bozukluğu yapmamış, klinik ve laboratuvar olarak remisyona girdiği tespit edilen vertebral kolon veya sakroiliak eklemin romatizmal hastalıkları.

    B) 1. Omurganın görünüşünü bozacak derecede açı yapan, kompansatris açı gösteren tüberküloza bağlı bulunmayan eğrilik ve şekil bozuklukları (Skolyoz, kifoz, jibozite, lordoz vb.).

    2. Hareket, his veya stabilite bozukluğu yapan spina bifida, spondilolistezis, sakralizasyon, lumbalizasyon, tamamen iyileşmiş veya aktivetisi durmuş Mal de Pott.

    3. Omurganın hareketlerini % 25

    den fazla kısıtlayan, devamlı ağrı ve stabilite bozukluğu yapan spondilartritler, travmatik veya dejeneratif hastalıklar, Scheurman hastalığı, Ankilozan Spondilitis.

    4. Nedeni ne olursa olsun bir vertebrada tam laminektomi, servikal vertebralarda yapılan tek seviyeli, diğer vertebralarda üç vertebrayı içine alan füzyon ameliyatları.

    5. Göğüs kafesinin ileri derecedeki şekil bozuklukları.

    6. (Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/55. mad) Radyolojik olarak kanıtlanmış, aynı seviyeden bilateral veya iki ayrı seviyeden tek taraflı açılarak yapılmış disk hernisi ameliyatları, semptomatik, nörolojik defisit yapmış veya ameliyat sonrası nörolojik defisitleri düzelmiş veya devam eden en az iki seviyeli hemilaminektomi ile (diskektomi yapılmamış olsa bile) tedavi edilmiş, radyolojik olarak kanıtlanmış spinal stenozlar, reoperasyona rağmen düzelme göstermeyen yetersiz spinal cerrahî.

    7. Vertebraların tedavi edilmiş veya edilmemiş iyi huylu tümörleri.

    8. Her tip odontoid kemik fraktürleri ve atlantoaksiyel dislokasyonlar.

    C) 63 üncü Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Bel kemiğinin beden hareket ve faaliyetlerini çok ileri derecede bozan veya görünüşü bozacak derecede şekil bozukluğu yapan eğrilik veya şekil bozuklukları (Asimetri, torsiyon ve fiksasyon gösteren geniş kavisli skolyozlar, sabit ve aşırı lordoz, çok keskin açı gösteren kifoz ve başka şekil bozuklukları).

    2. İleri derecede hareket ve his bozukluğu yapmış sakralizasyon, lumbalizasyon, spina bifida, spondilolistezis ve ankilozan spondilitis.

    3. 2 vertebrada tam laminektomi veya 2

    den fazla vertebrada kısmî laminektomi, servikal vertebralarda yapılan birden fazla seviyeli füzyon ameliyatları.

    4. Medulla spinalis veya vertebraların kötü huyu tümörleri.

    5. İleri derecede harabiyet yapmış Mall de Pott.

    6. Belirgin his, trofik, statik veya sfinkter bozukluğu ya da radyolojik bulgu gösteren, tedavisi olanaksız disk hernileri, ekstra meduller tümörleri.

    7. Tüberküloz hariç olmak üzere herhangi bir nedenle meydana gelen, tedavi amacı ile yapılmış 3

    den fazla vertebrayı içine alan artrodez.

    8. Kolumna vertebralis hareketlerini % 50 veya daha fazla kısıtlayan arızalar.

    Madde 64 - A) 1. Askerlik görevine engel olmayan ya da ameliyatla düzeltilebilen fazla parmak ya da baş parmakla 2 nci parmak arası hariç, kullanılan elde iki, diğer elde üç parmak arasında yapışıklıklar ya da Syndactilie.

    2. Baş ve işaret parmakları hariç, diğer parmaklardan birinin büyük (Makrodaktili) ya da küçük (mikrodaktilie) olması (% 50

    den az).

    3. Kullanılan elin baş, işaret parmağında bir ya da diğer parmaklarında beş ya da diğer el baş parmağında iki, diğer parmaklarından beş interfalanjial ya da metakarpo-falangial eklemlerde sertlik ya da gevşeklik (işaret parmağı tanı sertliğindebunun yerine orta parmağın fonksiyon yapıp yapmayacağı dikkate alınır.)

    B) 1. Hareketleri bozan ve ameliyatla düzeltilmesi olanaksız ellerden birinde konjenital ya da edinsel baş ve işaret parmakları arasındaki yapışıklıklar.

    2. Ameliyatla düzeltilmesi olanaksız. Konjenital ya da edinsel baş ve işaret parmakları arası hariç kullanılan elde 3 parmak, öteki elde 4 parmak arasındaki yapışıklıklar ya da her iki elde birden, baş ve işaret parmakları arası hariç, beş parmak toplamında yapışıklıklar.

    3. Elin ve işaret parmaklarının büyüklüğünün öteki tarafa göre % 5O

    den büyük (Makrodaktilie) ya da küçük (Microdaktilie) olması.

    4. Ellerden birinde ya da her ikisinde birden baş ve işaret parmakları hariç diğer parmaklardan ikisi normal parmaklara göre büyüklüğünün % 50

    den büyük (Makrodaktilie) ya da % 5O

    den küçük (Microdaktilie) olması.

    5. Kullanılan elde baş ve işaret parmağı dahil toplamı beş olan (5 dahil) öteki elde

    6 (6 dahil) interfalangial ya da metakarpo falangial eklemin sertlik ya da gevşeklikleri.

    6. Ellerden birinde baş ve işaret parmağı hariç, 6-9 (9 dahil) interfalangial ya da metakarpo falangial eklemlerde sertlik ya da gevşeklikler.

    C) 64 ncü Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat

    halleri.

    D) 1. Ellerden birinde parmakların interfalangial ve metakarpo falangial eklemlerinde

    B dilimlerinde gösterilenlerden fazla sayıda sertlik ya da gevşeklikler.

    2. El fonksiyonlarını yok denecek derecede azaltan kemiklerin noksan ya da fazla

    büyümesi, kiriş ve kas arızaları, şekil bozuklukları.

    Madde 65 - A) 1. Kullanılan baş parmağı hariç bir parmağın bütünü, ya da toplamı üçü geçmemek üzere parmaklarda flanks noksanlıkları, bir parmağın metekarpı ile birlikte çıkarılmış olması.

    2. (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.) Kullanılmayan eldeki parmaklarda baş parmak hariç toplam dördü geçmemek üzere (Beş hariç) flanks noksanlıkları.

    3. Ellerden birinde ya da her ikisinde birden baş parmakta bir flanks yokluğu ya da baş parmaklar sağlam olduğu halde işaret parmaklarında kullanılan elde iki kullanılmayan elde metekarpı ile birlikte parmağın yokluğu.

    4. Her iki elde birden işaret parmaklarında toplam dördü geçmemek üzere flanks noksanlıkları ya da baş parmaklarında bir flanks yokluğu ile işaret parmakların bir flanks yokluğunun birlikte bulunması.

    B) 1. Kullanılan el baş parmağı hariç, diğer parmaklarda toplamı 4-5 olan flanks yokluğu ya da fonksiyon bakımından bu parmakların yok hükmünde olması.

    2. Kullanılan elin baş parmağı hariç, diğer bir parmağın metekarpı ile birlikte çıkarılması ve buna ek olarak diğer parmaklarda 1-3 flanksın yokluğu

    3. (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.) Kullanılan elin baş parmağında tüm falanks tam yokluğu ya da bu parmağın fonksiyon bakımından yok hükmünde olması.

    4. Kullanılan ya da kullanılmayan ellerde baş parmak hariç, diğer iki parmakta tüm flanksların yokluğu ya da bu iki parmağın fonksiyon bakımından yok hükmünde olması.

    5. Kullanılmayan elde baş parmak hariç, diğer parmaklarda toplam 5-8 olan (8 dahil) flanks yokluğu ya da bu parmakların fonksiyon bakımından yok hükmünde olması.

    6. Kullanılmayan elde baş parmağın tam yokluğu (2 flanks) ya da baş parmağın fonksiyon bakımından yok hükmünde olması.

    C) 65 nci Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Kullanılan ya da kullanılmayan elde baş parmağın metekarpı ile birlikte yokluğu.

    2. Kullanılan elde iki parmağın metekarpları ile birlikte yokluğu.

    3. (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.) Kullanılan elde toplam yedi ve daha fazla flanks yokluğu.

    4. Kullanılmayan elde iki parmağın metekarpları ile birlikte yokluğu ve buna ek olarakiki flanksın yokluğu.

    5. Kullanılmayan elde toplamı dokuz ve daha fazla flanks yokluğu.

    6. Her iki elde birden toplamı dokuz ve daha fazla flanks yokluğu.

    7. Bir elin tüm fonksiyonlarının yok hükmünde olması.

    Madde 66 - A) 1. Yürüyüşü güçleştirmeyecek derecede olan ayakların şekil bozuklukları.

    2. Ayakların hareketlere engel olmayan yara izleri ve kalkaneus epinleri.

    3. Bir ayağın diğer ayağa oranla 3 cm. (3 cm. dahil) küçük ya da büyük olması.

    B) 1. (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K; Değişik fıkra: 06/12/2004 - 2004/8202 S.Yön/56. mad) Yürüyüşü bozan ve ayağın basarken çekilen ön, arka grafilerinde talus ve kalkaneus arasında ayrılma, yan grafilerde talus, naviküler ve birinci metatarstan geçen düz çizginin talonaviküler veya navikulokuneiform eklemde açılanması, tarsal kemiklerde dejenerasyon olması ve kalkaneal yükseklik açısının 10 dereceden (67 nci maddedeki Ek Şekil 2'de görüldüğü gibi) daha az olması ile karakterize flask, spastik düz tabanlık (Yukarıda yazılı olan tüm özelliklerin bir arada bulunması gereklidir.).

    2. Yürüyüşü bozan çukur tabanlık.

    3. Yürüyüşü bozan ayağın pençe şeklindeki (Claw) şekil bozuklukları.

    4. Ayak bilek ekleminin nötral vaziyetten 10 dereceden fazla dorsal fleksiyon yapamayan düşük ayak ve 10 dereceden fazla fleksiyon yapamayan sabit hale gelmiş şekil bozuklukları.

    5. Ayağın eversiyon ve inversiyon hareketlerine engel olan kas, kiriş ve kemik hastalıkları sekelleri.

    6. Yürüyüşe engel ve basınç ile ağrılı kalkaneus epinleri ve aşil kirişi kısalığı.

    7. (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) Bir ayağın diğer ayağa oranla 3cm. (3 cm. hariç) -6 cm. (6 cm. dahil) kadar küçük veya büyük olması.

    8. Talus, naviculer, kuboit kemiklerinden birinin ya da kuneiform kemiklerinden ikisinin yokluğu ya da ileri derecedeki harabiyeti.

    C) 66 ncı Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Yürüyüşe tam engel olan flask düz tabanlık (ayak, bacak kaslarında atrofi ya da spazm, tarsal eklemlerde gevşeme ya da artropatik dejeneresansla birlikte olan arızalar).

    2. Spastik düz tabanlık (Kalkaneotalar ya da kalkaneo naviculer blok şeklinde geniş kemik kayması, ayakta şişlik ve kas spazmı ile birlikte olan durumlar).

    3. Artritik değişikliklerle birlikte olan çukur tabanlık.

    4. Ayağın pençe şeklini alması (Aşil kirişi, kontraksiyonu ve parmakların plantar kontraksiyonu ve artriti görünümle birlikte olan),

    5. Ayak bileklerinin nötral vaziyetten 5 dereceden az dorsal fleksiyon, 5 dereceden az plantar fleksiyon yapabilme halleri.

    6. Ayağın eversiyon ve inversiyon hareketlerinin askerlik görevine engel olacak derecede azalması.

    7. İki taraflı ve tedaviden yararlanmayan, yürüyüşü güçleştiren kalkaneus epinleri.

    8. (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.) Bir ayağın diğerine oranla 6 cm. (hariç)

    den fazla büyük ya da küçük olması.

    9. Kalkaneusun ya da diğer tarsal kemiklerden (Talus, Naviculer, kuboit kemiklerden) ikisinin ya da kuneiformlardan 3

    nün yokluğu, harabiyet ve triplartrodez yapılmış ayaklar.

    10. Bir ayağın fonksiyon bakımından yok hükmünde olması.

    Madde 67 - A) 1. Yürüyüşü bozmayan ayak parmaklarının hafif şekil bozuklukları.

    2. Baş parmak hariç diğer parmaklardan ikisinin yokluğu ya da toplam olarak 6 flanksın noksanlığı.

    3. Parmakların normal vaziyette yapışıklığı.

    4. Baş ve ikinci parmak hariç bir parmağın metetarsıyla yokluğu.

    5. Başparmakta iki ya da diğer parmaklarda 5 (5 dahil) interfalangial metetarsofalangial eklemlerde sertlik ya da gevşeklik.

    6. Parmak fazlalığı (Bir ayakta iki parmağa kadar).

    7. Hafif derecede Halluks-Valgus ya da halluks-varus.

    B) 1. Başparmak yokluğu ya da yok hükmünde olması, başparmağın ikinci parmakla birlikte sürekli ve ileri derecede şekil bozukluğu ileri derecede osteokondritli halluks-valgusu, varusu, rijit durumu çekiç parmak, çıkık parmak büzülme, yapışma, parmak binmesi halleri.

    2. Başparmak hariç diğer parmaklarda üçünün noksanlığı ya da ileri derecede şekil bozukluğu (iki ayaktaysa toplamı 5 parmağa kadar (5 dahil).

    3. Başparmak hariç diğer parmaklarda toplam olarak 6

    sında metetarsoflangial ya da interfalangial eklemlerde tam ankiloz ya da gevşeklik.

    4. Başparmak ile ikinci parmağın metetarso-flangial ya da interfalangial eklemlerindetam ankiloz.

    5. Tedaviye direnen naviculer (Köhler hastalığı) ya da ikinci metetars başı (Freiberg hastalığı) osteokondiriti harabiyet yapan gut sekelleri.

    6. Başparmak ya da ikinci parmak hariç diğer üç parmaktan ikisinin metetarslarıyla birlikte yokluğu ya da yok hükmünde olacak derecede harabiyeti.

    C) 67 nci Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Her iki ayak baş parmağının yokluğu ya da yok hükmünde olması.

    2. Bir ayakta baş ve ikinci parmağın metetarsı ile birlikte çıkarılması ya da yok hükmünde olacak derecede harabiyeti.

    3. Her iki ayakta başparmaklar hariç diğer parmaklardan 6 ya da daha fazlasının çıkarılması ya da yok hükmünde olacak derecede harabiyetleri.

    4. Baş ve ikinci parmak hariç diğer üç parmağın metetarslarıyla birlikte çıkarılması ya da yok hükmünde olacak derecede harabiyetleri.

    5. Her iki ayak başparmağının potin giymeye engel, ileri derecede atrit, çıkık halluksvalgus ya da vurus, kötü yapışıklıklardan ileri gelen şekil bozuklukları.

    6. Ayağın yürüme ve ağırlığı taşıma fonksiyonlarını % 50

    den fazla bozan arızaları.

    NOT: BU YÖNETMELİKTE YER ALAN EK ŞEKİL 2 (Ek:20/9/1988 - 88/13300 K. Değişik: 10/12/1998 - 98/12161) İÇİN 05.01.1999 TARİH VE 23574 SAYILI RESMİ GAZETE

    YE VEYA YÖNETMELİKLER KÜLLİYATININ 2.CİLDİNİN 2400-1.SAYFASINA BAKINIZ.

    CERRAHİ HASTALIKLAR

    Madde 68 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) 1. Beden ve hareket fonksiyonlarını bozmayan anüs ve rektumun şekil bozuklukları, hemoroidleri, anal fissür ve perianal fistülleri, cerrahî tedavi ile düzeltilmiş mukoza prolepsusları (Prolapsusani), anal sifinkter darlık ve yetmezlikleri.

    2. Sinüs pilonidalis (Basit eksizyon-sütür tekniği ile tedavi edilebilecek olanlar ile bu yöntemle tedavi edilmiş olanlar sağlam kabul edilir).

    3. Komplikasyon yapmamış total rectum prolapsusları(Prosidensiya) veya soliter rectal ülser ile bunların başarılı ameliyatları.

    B) 1. Beden hareket ve fonksiyonlarını bozan sfinkter ani yetersizliği, darlığı, şekil bozuklukları ve bunların başarısız tedavileri.

    2. Operasyonun doğrudan etkisi sonucu kalıcı anatomik ve fonksiyonel bozukluklara yol açmış total rektal prolapsus veya soliter rektal ülser ameliyatları; nükseden fonksiyonel ve radyolojik olarak rectumda darlık yapmış rectal ülserler ve bunların kalıcı fonksiyonel, anatomik bozukluk yapmış komplikasyonlu ameliyatları.

    C) 68 inci Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Sfinkter yetmezliği oluşturmuş cerrahî tedaviye rağmen nüks eden total rektum prolapsusları (Prosidensiya).

    2. Bir kaç kez ameliyata rağmen nüks eden ve kalıcı komplikasyonlar oluşturan perianal, rektal ve rekto-vağinal fistüller.

    3. Tedavisi olanaksız anüs ve rektumun önemli darlık ve yetersizlikleri.

    4. Anüs ve rektumun kötü huylu ve tedavisi olanaksız iyi huylu tümörleri.

    Madde 69 - (Değişik: 7/1/2002-2002/3627 K.)

    A) 1. Ameliyatla tedavi edilebilen her çeşit fıtıklar ve fıtık eğilimi gösteren karın duvarı zayıflıkları (Ameliyat olmuş ve nüksetmesi olasılığı bulunmayan fıtık, apandisit gibi küçük ameliyat nedbeleri sağlam kabul edilir).

    B) 1. Sadece protez materyalleri ile tamir edilebilecek veya edilmiş olan komplike karın duvarı fıtıkları (inguinal bölge fıtıklarının laparoskopik veya tension free yöntemlerle tamiri hariç).

    C) 69 uncu Maddenin A, B ve D dilimlerinde belirtilen hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Çağdaş cerrahî yöntemlerle tedavisi olanaksız olan karın duvarı fıtıkları; lomber, obturator, iskiyadik ve perineal fıtıklar.

    Madde 70 - (Ek : 30/1/1997 - 97/9106 K.) A) 1. Hayati önemi olmayan, kardiyovasküler ve solunum sistemini tutmayan allerjik anafilaktik reaksiyon türleri.

    B) 1. Kardiyovasküler ve solunum sistemini de bozan ve hayati tehlike arz eden ve sık sık tekrarlayan, objektif tanı yöntemleri (laboratuar ve eliminasyon-provakasyon testleri) ile kanıtlanmış, eliminasyonu mümkün olmayan allerjik anafilaktik reaksiyon türleri.

    C) 70. Maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri,

    D) 1. Askerlik hizmetine engel, ileri derecede fonksiyon bozukluğu ve komplikasyon yapmış allerjik hastalıklar.

    NOT: Hastalığın tuttuğu organ ya da sisteme göre ilgili klinik dallara ait D dilimlerindeki fıkralar gereğince işlem yapılır.

    (NOT: ÇİZELGELER İÇİN 19.2.2002 TARİH VE 24676 SAYILI RESMİ GAZETEYE BAKINIZ.)

  3. #3
    fightclub11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    5,458
    Karizma Gücü
    8

    Tartışma Jandarma Teşkilati Görev Ve Yetkileri Yönetmeliği

    JANDARMA TEŞKİLATI GÖREV VE YETKİLERİ YÖNETMELİĞİ

    Bakanlar Kurulu Karar Tarihi - No: 03/11/1983 - 83/7362

    Dayandığı Kanun Tarihi - No: 10/03/1983 - 2803

    Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi - No: 17/12/1983 - 18254

    BİRİNCİ KISIM : GENEL HÜKÜMLER : AMAÇ, KAPSAM VE TANIMLAR

    AMAÇ

    Madde 1 - Bu yönetmelik, 2803 sayılı Kanunla Jandarmaya verilen görev, yetki ve sorumlulukları, hizmetin gerektirdiği bağlılık ve ilişkilerle teşkilat, kuruluş - konuş, personel kaynakları ve yetiştirilmesi, görev özelliğinden doğan adli ve mali konuları düzenler.

    KAPSAM

    Madde 2 - Bu yönetmelik, Jandarma Teşkilatındaki Karargah, Birlik ve Kurumlar ile bunlarda hizmet gören personeli ve bunların diğer kuruluşlarla ilgili işbirliği ve faaliyet esaslarını kapsar.

    TANIMLAR

    Madde 3 - Aşağıda gösterilen tanımlar, yalnızca bu yönetmeliğin uygulanması bakımındandır. Diğer Kanun ve nizam hükümleri saklıdır.

    a. Emniyet ve Asayişe İlişkin Tanımlar:

    (1) Emniyet: Devlete, topluma, kişilere, mal ve eşyalara yönelik sabotaj tehlike ve kazaları önlemek için alınan hukuka uygun önlemlerin tümünü ve bu önlemlerin alınmış bulunduğu hali belirtir.

    (2) Asayiş: Hukuka uygun ve gerekli önlemlerin alınması sonucu; Devlete, topluma, kişilere, mal ve eşyalara yönelik tehlike, kaza ve sabotajların sözkonusu olmadığı bir ortamı; düzensizlik ve karışıklıkların önlendiği, hayatın normal akışının sağlandığı hali; dirlik ve düzenin varlığı konusunda kamuda yaratılan yerleşik ve yaygın inancı ifade eder.

    (3) Genel kolluk: Emniyet asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan, diğer kanun ve nizamların verdiği görevleri yerine getiren ve Silahlı bir kuvvet olan Jandarma ve Polisi ifade eder.

    (4) Türkiye Cumhuriyeti Jandarması: Emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan ve diğer kanun ve nizamların verdiği görevleri yerine getiren silahlı askeri bir güvenlik ve kolluk kuvvetidir.

    (5) Polis: Emniyet hizmetleri sınıfına mensup olan, silahlı, üniformalı veya sivil olarak görev yapan her rütbedeki personeldir.

    Özel Kolluk: Devlet ve yetkili diğer kamu tüzel kişilerince, özel kanunlar çerçevesinde kurulup, teşkilatlandırılan; kendi hizmet alanında güvenliği sağlamak amacı taşıyan ve kendi kanunlarına göre silah taşıma ve kullanma yetkisine sahip; jandarma ve polis dışındaki (gümrük, orman, belediye zabıtası, köy korucusu vb.) kolluk kuvvetleridir.

    (7) Özel Güvenlik Teşkilatı: Özel yasa gereğince ülke ekonomisine ya da devlet savaş gücüne önemli ölçüde katkısı bulunan, kamu ve özel hukuk tüzel kişileriyle gerçek kişilere ait olup; korunma ve güvenlikleri için Bakanlar Kurulu'nca özel güvenlik teşkilatı kurulması kararlaştırılan, kurum ve kuruluşlarda oluşturulan silahlı bir kuvvettir.

    (8) Karakol: Barışta ve savaşta güvenlik, koruma, disiplin ve gözetleme amacıyla konuşlandırılan ve bir amir emrinde bulunan silahlı bir kısım askerdir.

    (9) Asayiş Karakolu: Jandarmanın görev ve sorumluluk alanı içinde; karakollardan çıkartılan devriyelerle emniyet altında bulundurulması sağlanamayan, kritik yerlerin kontrol ve emniyet altında bulundurulmasını sağlamak için daimi veya geçici karakol adıyla konuşlandırılan, daimi olanları kadrolarda gösterilen karakollardır.

    (10) Jandarma Asayiş Komando Birlikleri: Gerektiğinde bağlı olduğu İl Jandarma Alay Komutanlığının diğer birliklerini takviye etmek, her türlü toplumsal olaylara süratle müdahale etmek, takip ve tenkil harekatını yürütmek amacıyla; Jandarma Genel Komutanlığınca gerek görülecek yerlerde konuşlandırılan birliklerdir.

    (11) Jandarma Komando Birlikleri: Jandarma Genel Komutanlığının ihtiyatını oluşturmak üzere; gerektiğinde mülki teşkilata tabi iç güvenlik birliklerinin gücü dışına çıkan toplumsal olaylara müdahale etmek, kuruluş ve kadrosunda gösterilen diğer askeri görevleri yerine getirmek amacıyla; Jandarma Genel Komutanlığınca gerek görülecek yerlerde konuşlandırılan birliklerdir.

    (12) Devlet Büyüğü: Cumhurbaşkanını, eski cumhurbaşkanlarını, Millet Meclisi Başkanını ve Başbakanı, ifade eder.

    b. Hizmetlerin Yürütülmesine İlişkin Tanımlar:

    (1) Emir: Hizmete ait bir talep ya da yasağın sözle, yazı ile vesair suretle ifadesidir.

    (2) İstek: Kanun, tüzük, yönetmelik, talimat vb. mevzuatta yer alan mülki hizmete ilişkin konuların mülki makamlarca söz ya da yazıyla ifadesidir.

    (3) Hizmet: Kanunlarla, nizamlarda yapılması ya da yapılmaması yazılmış olan hususlarla; amir tarafından yazı ya da sözle emredilen ya da yasak edilen işlerdir.

    (4) Görev: Hizmetin gerektirdiğini yapmak ve yasak ettiğini yapmamaktır.

    (5) Nizam: Tüzükler, kararnameler, yönetmelikler, talimnamelerin ve talimatların hükümleridir.

    Kıta: Görevin yapılması için taktik ve idari birlikleri kapsayan ve bir komuta altında toplanan kuruluşlardır.

    (7) Kuruluş: Bir görevin yürütülmesi için birçok birimi bir araya getiren şemayı ve bu şemalara uygun tarzda kurulmuş hizmet birimlerini, belirtir.

    (8) Konuş: Birlik ve kurumların barınma, eğitim, tatbikat, savaş ve harekata hazırlanma bakımından bulunduğu yerdir.

    (9) Seferberlik: Devletin tüm güç ve kaynaklarının savaşın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanması, toplanması, tertiplenmesi ve kullanılmasına ilişkin bütün faaliyetlerin uygulandığı haldir.

    (10) Öğretim: Bir amaca yönelik olarak; belli kişilere, belli yerlerde bir yöntem ve teknikten yararlanarak gerekli bilgilerin verilmesi ve kavratılmasıdır.

    (11) Eğitim: Bir amaca yönelik olarak ve öğrenim yoluyla; uygulamalı biçimde insan ve hayvanlara belirli yetenek ve alışkanlıkların kazandırılmasıdır.

    c. Diğer Tanımlar:

    (1) Kamuya Açık Yerler: Belli koşullara uymak suretiyle herkesin girebileceği yerlerdir.

    (2) Kamuya ait yerler: Sokak, cadde, parklarla akarsu, göl, deniz kıyıları ve benzeri yerlerdir.

    (3) Kapalı yerler: Konut ve işyerleri ile eklentileri dışında olsa bile, zilyedinin rızası bulunmadıkça girilmemesi gerektiğini belirler şekilde; etrafı çit, parmaklık, duvar vb. engellerle gösterilen (depo, ardiye, geçici yatma yerleri vb.) yerlerdir.

    (4) Delil: Akla, ahlaka ve hukuka uygun olarak; bir olayın niteliğini, faillerini, yer ve zamanını, nasıl ve ne amaçla yaratıldığını, nelerle kime ya da neye karşı işlendiğini ve meydana gelen zararları ıspata yarayacağı umulan; eşya ve izler ile belge ve tutanakları, sanık, tanık ve suçtan zarar görenlerin açıklamalarını ifade eder.

    (5) Maddi Delil: Sanık, tanık ve suçtan zarar görenlerin açıklamaları dışında kalan; suç ya da suç sanıklarıyla ilgili maddi (fiziki) bir yapıya sahip, canlı ve cansız, dokunabilir nesnelerin tümüdür.

    Gümrük Hattı: Türkiye'nin siyasi sınırlarıdır.

    (7) Gümrük Belgesi: Denizlerde, kara ve iç suları ile kıyılardan; karalarda ise, gümrük hattından içeri doğru 30 kilometre derinliğindeki alan ile boğazlar, Marmara Denizi, İstanbul Limanı ve gümrük işlemleri yapılan hava meydanlarını içeren bölgedir.

    İKİNCİ KISIM : BAĞLILIK, TEŞKİLAT, KURULUŞ VE KONUŞ

    BAĞLILIK

    Madde 4 - Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir parçası olup; Silahlı Kuvvetlerle ilgili görevleri, eğitim ve öğrenim bakımından Genelkurmay Başkanlığına, emniyet ve asayiş işleriyle diğer görev ve hizmetlerin ifası yönünden İçişleri Bakanlığına bağlıdır. Ancak Jandarma Genel Komutanı, Bakana karşı sorumludur.

    TEŞKİLAT VE KURULUŞ

    Madde 5 - Jandarma Genel Komutanlığı Teşkilatı:

    a. Jandarma Genel Komutanlığı Karargahı ve Bağlı Birlikleri,

    b. Jandarma İç Güvenlik Birlikleri;

    (1) Mülki teşkilata tabi olmayan Jandarma Birlikleri;

    Jandarma Komando Birlikleri,

    (b) Jandarma Havacılık Birlikleri.

    (2) Mülki teşkilata tabi olan Jandarma Birlikleri;

    Jandarma Bölge Komutanlıkları,

    (b) İl Jandarma Alay Komutanlıkları,

    (c) İl Merkez ve İlçe Jandarma Bölük Komutanlıkları,

    (d) Bucak Jandarma Takım Komutanlıkları,

    (e) Jandarma Karakol Komutanlıkları,

    (f) Jandarma Koruma Birlikleri,

    (g) Jandarma Asayiş Komando Birlikleri.

    c. Jandarma sınır (seyyar) Birlikleri,

    d. Jandarma Eğitim Birlikleri,

    e. Jandarma Okulları,

    f. Jandarma idari ve lojistik Destek Birlikleri,

    g. Görevin özelliğine bağlı olarak kurulacak diğer kuruluşlardan oluşur.

    Bu karargah, kıt'a ve birlikler; görevin özelliği ve Türk Silahlı Kuvvetlerindeki esaslar gözönünde tutularak, kendi kuruluş ve kadrolarında gösterilir.

    JANDARMA BÖLGE KOMUTANLIKLARININ KONUŞU

    Madde 6 - Bölge Valiliği yetki sınırları içinde olmak üzere, sevk ve idare ihtiyaçları ile hizmette verim ve etkinliğin sağlanması amacıyla birden çok il jandarma alay komutanlığını kapsamak üzere, Jandarma Bölge Komutanlığı kurulur ve konuşlandırılır.

    JANDARMA İÇ GÜVENLİK BİRLİKLERİNİN KONUŞU

    Madde 7 - Emniyet ve asayiş ile görevli Jandarma Birliklerinin konuşlarının düzenlenmesinde, zorunlu durumlar dışında mülki taksimat esas alınır. Bu birliklerin konuş yerleri, Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınarak, İçişleri Bakanlığınca düzenlenir,

    a. Bölge Valiliğinin merkezi olan ilin adıyla anılan Jandarma Bölge Komutanlıkları kurulur. Bölge sınırları içinde bulunan mülki teşkilata tabi iç güvenlik birlikleri o Bölge Jandarmasını oluşturur.

    b. Her ilde, o ilin adıyla anılan İl Jandarma Alay Komutanlıkları kurulur. Bir il sınırları içinde bulunan ve İl Jandarma Alay Komutanlığına bağlı Jandarma İç Güvenlik Birlikleri; o İl Jandarmasını oluşturur.

    c. Her ilçede o ilçenin adıyla anılan ilçe jandarma bölük komutanlıkları kurulur. Merkez İlçelerde kurulan İlçe Jandarma Bölük Komutanlıkları; İl Merkez Jandarma Bölük Komutanlığı olarak ve Merkez İlçenin özel bir adı yoksa o ilin adıyla adlandırılır. Bir İlçe sınırları içinde bulunan ve İlçe Jandarma Bölük Komutanlığına bağlı, jandarma iç güvenlik birlikleri; o İlçe Jandarmasını oluşturur. İlçe Jandarma Bölük Komutanlıklarının, sorumluluk alanı bir ya da birden çok karakol sorumluluk bölgesine ayrılabilir. Bu sorumluluk bölgeleri için oluşturulacak karakollar; gerek kendi sorumluluk bölgelerinde gerekse ilçe jandarma bölük komutanlığı merkezinde ve merkez karakolundan ayrı olarak konuşlandırılabilir.

    d. Karakollar, sorumluluk alanlarının merkezi bir yerinde ya da karakol bölgesindeki yurttaşların kolayca gelip gidebileceği, merkeze yakın bir köy, kasaba ya da ulaşım kolaylığı olan bir yerde konuşlandırılabilir. Karakol sorumluluk alanının belirlenmesinde şu etkenler gözönünde tutulur.

    (1) İlçenin coğrafi durumu, ekonomik şartlar ve kamu hizmetlerinin gerekleri,

    (2) Yerleşim alanlarının durumu,

    (3) Nüfus yoğunluğu,

    (4) Ulaşım durumu,

    (5) Bölgenin sosyal ve kültürel gelişimi,

    Emniyet ve asayiş durumu vb. özellikler,

    Karakolların sorumluluk bölgelerinin belirlenmesi; il jandarma alay komutanının önerisi, Valinin uygun görmesi ve İçişleri Bakanının onayı ile,

    Jandarma Karakollarının konuş yerleri Valinin önerisi, Jandarma Genel Komutanının uygun görmesi, Genelkurmay Başkanlığının görüşü alındıktan sonra İçişleri Bakanının onayı ile olur.

    Devriyelerle kontrol altına alınamayan kritik yerlerde; emniyet ve asayişi sağlamak için geçici ya da daimi asayiş karakolları kurulur. Geçici Asayiş Karakolları, İl Jandarma Alay Komutanının önerisi ve Valinin onayı ile teşkil edilir. Bu karakolların kuvveti il jandarma alay komutanlığınca kuvvet tasarrufu yoluyla sağlanır.

    Jandarma karakolları, kendi kuruluş ve kadrolarında gösterilir, bu karakolların kuvveti, karakol komutanıyla birlikte en az sekiz kişidir.

    ÜÇÜNCÜ KISIM : HİZMET SINIRI, HİZMET ÖNCELİĞİ, GÖREV VE SORUMLULUK ALANI

    BİRİNCİ BÖLÜM : HİZMET SINIRI VE HİZMET ÖNCELİĞİ

    HİZMET SINIRI

    Madde 8 - Kanun ve nizamlar ile bunlara dayalı olarak yetkili makamlarca verilen emir ve kararların öngörmediği hiç bir görev Jandarmadan istenemez. Ancak;

    a. Jandarma subayları vali ve kaymakam vekilliğine; Jandarma astsubayları bucak müdür vekilliklerine geçici bir süre için verilebilirler. Jandarma iç güvenlik birliklerinin mülki teşkilata tabi olması nedeniyle bu görev ancak, il jandarma alay komutanlıkları ile ast kademelerinde görevli subay ve astsubaylara verilebilir.

    b. Suçlar işlenmeden önce ve suç işlenmesini önlemek için, emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak ve kollamak amacıyla alınan önlemler, bu önlemlerin uygulanması; kaçakçılığı önleme, kovuşturma ve soruşturma konusuna ilişkin önlem ve faaliyetler ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin dış korunmalarına ilişkin önlem ve faaliyetler, idari nitelikte olup; hizmet sınırının belirlenmesinde jandarmanın mülki görevi olarak değerlendirilir.

    c. İşlenmiş suçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilen işlemlerin yapılmasına ve bunlara ilişkin adli hizmetlerin yerine getirilmesine dair görevler, hizmet sınırının belirlenmesinde jandarmanın adli görevi olarak değerlendirilir.

    HİZMET ÖNCELİĞİ

    Madde 9 -a. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali ile Anayasada öngörülen diğer olağanüstü durumlarda; adli ödev ve isteklerin sayıca çoğunluğundan ötürü hemen yapma olanağı bulamayan yetkili jandarma iç güvenlik birliği komutanı, hangi talebe öncelik verilmesi gerektiğini, Cumhuriyet Savcısı ya da gecikmede sakınca varsa sorgu ve sulh yargıcı ile görüşerek belirler.

    b. İvedilik ve personel yetersizliğinden ötürü hemen yerine getirilmesi olanağı bulunmayan, mülki ödev ve istekler konusunda; yetkili jandarma iç güvenlik birliği komutanı, durumu mülki amire yazılı olarak bildirir ve alacağı cevaba göre hareket eder. Ancak aynı zamanda yapılması gereken sayıca çok mülki işlerden, hangisine öncelik verileceği konusu belirlenirken, emniyet ve asayiş sağlanması ve korunmasına ilişkin olanlara öncelik verilir.

    İKİNCİ BÖLÜM : GÖREV YETKİ VE SORUMLULUKLAR

    JANDARMA GENEL KOMUTANININ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI

    Madde 10 - Jandarma Genel Komutanı, tüm Jandarma Teşkilatının Komutanıdır.

    Jandarma Genel Komutanının başlıca görevleri şunlardır:

    a. Jandarma'yı askeri ve mesleki eğitim ve öğretim yönünden yetiştirmek,

    b. Hizmet ve işlemlerin düzenlenmesini ve yürütülmesini sağlamak,

    c. Personelin özlük işlerini yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yürütmek, bunlardan yetkili olmadıklarını ilgili makamlara önermek,

    d. Jandarma teşkilatını denetlemek ya da denetletmek,

    e. Disiplini sağlamak için gerekli önlemleri almak,

    f. Sıkıyönetim, Seferberlik ve savaş durumlarında Silahlı Kuvvetler emrine girecek Jandarma birliklerini barıştan itibaren eğitim yönünden hazırlamakla yükümlüdür.

    Jandarma Genel Komutanı, teşkilatın sevk ve idaresinden, kanun ve nizam hükümlerinin yürütülmesini sağlamaktan; bunlara dayanan emir ve kararları uygulamaktan sorumludur.

    JANDARMA GENEL KOMUTAN YARDIMCISININ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI

    Madde 11 - Jandarma Genel Komutan Yardımcısının başlıca görevleri şunlardır:

    a. Jandarma Genel Komutanı tarafından verilen görevleri yerine getirmek.

    b. Jandarma Genel Komutanının bulunmadığı zamanlarda vekalet etmek ve yetkilerini kullanmak.

    c. Jandarma Genel Komutanının emriyle Jandarma teşkilatını denetlemek, yetkilendirildiği diğer konularda gerekli işlemleri yapmak.

    d. Gerekli gördüğü önerileri Jandarma Genel Komutanına iletmektir.

    JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI KURMAY BAŞKANI, KURMAY YARBAŞKANI İLE BAŞKANLIK VE ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİNİN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI

    Madde 12 - Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanı, Kurmay Yarbaşkanı ile Başkan ve Şube Müdürlerinin görev yetki ve sorumlulukları çıkarılacak bir yönerge ile saptanır.

    JANDARMA BÖLGE KOMUTANLARININ GÖREV, YETKİ, SORUMLULUKLARI

    Madde 13 - Jandarma Bölge Komutanları, Bölge içindeki kendisine bağlı bütün jandarma iç güvenlik birliklerinin sorumlu amiri ve komutanıdır.

    Bu Komutanlıkların başlıca görevleri;

    a. Astlarını mesleki, askeri, eğitim ve öğretim yönünden yetiştirmek,

    b. Disiplini sağlamak,

    c. Kendi görev ve sorumluluk alanında emniyet asayişi sağlamak için gereken önlemleri almak.

    d. Personelin özlük işlemlerini yürütmek.

    e. Seferberlik hazırlıklarını yapmak ve emrindeki birliklere yaptırmak.

    f. Jandarma Bölge Komutanlığına bağlı birliklerin mülki, adli, askeri ve mesleki görevlerine ilişkin görev ve işlemlerin tam, doğru ve zamanında yapılmasını sağlamak, denetlemek; yanlış ve eksikliklerin nedenlerini inceleyerek gidermek, gerektiğinde soruşturma yapmak.

    g. Sıkıyönetim hali dahil Bölge düzeyinde iç güvenlik hizmetlerinin planlanması, değerlendirilmesi ve koordinasyonu konularında Bölge Valisine danışmanlık ve yardımcılık yapmaktır.

    İL JANDARMA ALAY KOMUTANI İLE KOMUTAN YARDIMCISININ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI

    Madde 14 - İl Jandarma Alay Komutanları, il içindeki bütün Jandarma İç Güvenlik Birliklerinin sorumlu amiri ve komutanıdır.

    Görevleri:

    a. Astlarını mesleki askeri eğitim ve öğretim yönünden yetiştirmek,

    b. Disiplini sağlamak,

    c. Kendi görev ve sorumluluk alanında emniyet asayişi sağlamak için gereken önlemleri almak,

    d. Personelin özlük işlemlerini yürütmek,

    e. Seferberlik hazırlıklarını yapmak ve emrindeki birliklere yaptırmak,

    f. İl içindeki Jandarma birliklerinin mülki, adli, askeri ve mesleki görevlerine ilişkin görev ve işlemlerin tam, doğru ve zamanında yapılmasını sağlamak, denetlemek; yanlış ve eksikliklerin nedenlerini inceleyerek gidermek, gerektiğinde soruşturma yapmaktır.

    İl Jandarma alay komutan yardımcıları, komutan tarafından verilen görevleri yaparlar. Komutanın yokluğunda aynı yetkileri taşır ve görevlerini yerine getirirler.

    İLÇE JANDARMA BÖLÜK KOMUTANI VE KOMUTAN YARDIMCISININ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI

    Madde 15 - İlçe Jandarma Bölük Komutanı, bir ilçe sınırı içinde bulunan ve İlçe Jandarma bölük komutanlığına bağlı birlik ve karakolların sorumlu amiri ve komutanıdır.

    Görevleri:

    a. Astlarını mesleki, askeri eğitim ve öğretim yönünden yetiştirmek,

    b. Disiplini sağlamak,

    c. Kendi görev ve sorumluluk alanında, emniyet ve asayişi sağlamak için gereken önlemleri almak,

    d. Personelin özlük işlemlerini yürütmek,

    e. Mülki, adli, askeri ve diğer görevleri yerine getirmek,

    f. Seferberlik hazırlıklarını ve işlerini düzenlemek,

    g. İlçe Jandarma bölük komutanlığına bağlı birlik ve karakolları denetleyerek, görevin iyi yapılmasını sağlamak ve gerektiğinde soruşturma yapmaktır.

    İlçe Jandarma bölük komutan yardımcıları, komutan tarafından verilen görevleri yapar ve komutanın yokluğunda aynı yetkileri kullanır ve görevleri yerine getirirler.

    JANDARMA KARAKOL KOMUTANLARININ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI

    Madde 16 - Jandarma karakol komutanları kendi karakolunun amiri ve komutanıdır.

    Görevleri:

    a. Emri altında bulunan personelin askeri, mesleki bakımdan eğitim ve öğretim yönünden yetiştirmek,

    b. Kanun ve nizamlar içinde mülki, adli, askeri ve diğer görevleri yürütmek,

    c. Disiplini sağlamak,

    d. Kendi sorumluluk bölgesi içinde emniyet ve asayişi sağlamak için gerekli önlemleri almak.

    JANDARMA İÇ GÜVENLİK BİRLİK KOMUTANLARININ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARININ YÖNERGE İLE DÜZENLENMESİ

    Madde 17 - Jandarma Bölge Komutanlıkları, İl Jandarma Alay Komutanlıkları ve ast kademeleri, Jandarma Komando Birlikleri, Jandarma Havacılık Birliklerinin görev yetki ve sorumluluklarının ayrıntıları çıkarılacak bir yönerge ile düzenlenir.

    DİĞER GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLAR

    Madde 18 - Jandarma sınır (seyyar), Jandarma eğitim, Jandarma idari ve Lojistik destek birlikleri ile Jandarma Okulları ve görevin özelliğine bağlı olarak kurulacak diğer kuruluşların görev, yetki ve sorumlulukları; İlgili Kanun Tüzük, Yönetmelik, Yönerge, Talimname ve hizmet kadrolarını açıklamalarında gösterilir.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : JANDARMA İÇ GÜVENLİKM BİRİMLERİNİN GÖREV VE SORUMLULUK ALANI

    GENEL ESAS

    Madde 19 - Mülki teşkilata tabi olan jandarma iç güvenlik birliklerinin genel olarak görev ve sorumluluk alanı; polis görev alanının dışı olup, bu alanlar il ve ilçe belediye sınırları dışında kalan ya da polis teşkilatı bulunmayan yerlerdir.

    MÜLKİ TEŞKİLATA TABİ JANDARMA İÇ GÜVENLİK BİRLİKLERİNİN GÖREV ALANI

    Madde 20 - Jandarma sorumluluk alanı dışında olmakla birlikte;

    a. Polis teşkilatı kurulmamış olması nedeniyle,

    b. Özel kolluk kuruluşlarının sorumluluk alanına giren yerlerde, Jandarmayı ilgilendiren ihlal ya da suç işlenmesi nedeniyle,

    c. Özel kolluk kuruluşlarının sorumluluk alanına giren konularda, bu kuruluş ve kuvvetlerin yokluğundan ötürü meydana gelen ihlal ya da suçlar nedeniyle,

    Jandarmanın görevlendirilmesi ya da kendiliğinden, olaya elkoyması mümkündür. Bu gibi durumlarda, Jandarmanın görev yaptığı o yer; Jandarmanın görev alanı sayılır.

    Ancak, kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine ait kurum ve kuruluşların, kendi tesis ve yapılarının iç güvenliğinin sağlanması; bu kurum ve kuruluşlarca kendi mevzuatına göre yürütülür. Geçici ve özel nitelik taşıyan, koruma ve kollama konusunda mülki amir tarafından görevlendirme konusu saklıdır.

    MÜLKİ TEŞKİLATA TABİ JANDARMA İÇ GÜVENLİK BİRLİKLERİNİN SORUMLULUK ALANI

    Madde 21 - Esas olarak il ve ilçe belediye sınırları içindeki bölge polisin sorumluluk alanının; dışında kalan bölge ise, Jandarmanın sorumluluk alanını oluşturur.

    Gerek mülki ve gerekse mahalli idaredeki değişiklikler ve kentleşme nedeniyle ortaya çıkan yeni durumlar karşısında, Jandarmanın sorumluluğuna verilmiş alanlar, aşağıdaki esaslara göre polisin sorumluluğuna verilebilir:

    a. Kentleşme nedeniyle Jandarma sorumluluk bölgesinin belediye sınırları içine girmesi,

    b. Özel kanun ve nizamların öngörmesi,

    c. İlgili Bakanlıklarca gerekli görülen ve özellik taşıyan yerler için özel düzenleme getirilmesi durumlarında; valiliğin önerisi, Jandarma Genel Komutanının uygun görmesi ve İçişleri Bakanının onayı ile polise devredilebilir.

    SORUMLULUK ALANININ BELİRLENMESİ

    Madde 22 - Jandarma ve Polisin sorumluluk alanları; mülki amir ya da yetkili kılacağı görevlinin başkanlığında Jandarma Emniyet ve Belediye temsilcilerinin katılacağı bir komisyon tarafından belirlenir ve bir protokolla gösterilir. Oybirliği ile alınan kararlar kesindir.

    Oybirliği sağlanamayan durumlarda; bucak ve ilçelere ilişkin sorumluluk alanları konusundaki itirazları vali; kesin olarak çözümler. Bu konudaki kararlar, düzenlenecek protokole esas alınır.

    Protokoller ayrıntılı bir biçimde düzenlenir ve komisyona katılanlarca imzalanır. Harita, kroki ve diğer ekler komisyonca onaylanarak, protokolle birlikte bir örneği İçişleri Bakanlığına gönderilir. Birer örnek mülki amirlik makamında jandarma ve emniyet birimlerinde dosyalanır.

    GEÇİCİ GÖREVLENDİRME

    Madde 23 - Gerek Jandarma ve gerekse emniyet teşkilatı kendi sorumluluk alanlarındaki görevlerini, kendi kuvvetleriyle yerine getirmek zorundadır. Ancak, Jandarma ve emniyet teşkilatı, kendi sorumluluk bölgesinde yetersiz kaldıkları takdirde ya da gelişmekte olan olayların değerlendirilmesinde yetersiz kalacakları anlaşıldığında; Jandarma ve polis geçici bir süre için birbirlerinin sorumluluk bölgesinde görevlendirilebilirler. Bu görev hiç bir zaman süreklilik taşımaz. İstenen sonuç alındığında yardıma gelen kuvvet kendi görevine döner.

    Jandarmanın polise ve polisin Jandarmaya yapacağı yardım; belirli bir bölgede emniyet ve asayiş görevlerini üzerine almak, devriyeleri gezdirmek ya da toplu kuvvet sevketmek biçiminde olur.

    DÖRDÜNCÜ KISIM : JANDARMA İÇ GÜVENLİK BİRLİKLERİNİN YETKİ VE GÖREVLERİ

    BİRİNCİ BÖLÜM : YETKİLER

    GENEL YETKİ

    Madde 24 - Jandarma, emniyet ve asayişi sağlama ve kamu düzenini koruma amacıyla Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Polis Vazife ve Selahiyet Kanununda belirtilen gerekli her türlü güvenlik tedbirlerini almaya yetkilidir.

    GENEL DÜZENİ SAĞLAMA YETKİSİ

    Madde 25 - Jandarma;

    a. Kendi görev ve sorumluluk alanında; kamuya ait yerlerde düzeni sağlamaya,

    b. Polisin ve trafik teşkilatının görev alanı dışında kalan yerlerde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre çıkarılan Yönetmelikte belirtilen esas ve şartlara uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya,

    c. Mevzuata aykırı nitelikte taşıt kullananlar ile gerekli belgeleri olmayan uyuşturucu ve keyif verici madde veya ilaç ve alkol almış olduğu halde taşıt kullananları ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda trafikten men edilmesi hükme bağlanan durumlarda trafikten men etmeye, Yetkilidir.

    UYARIDA BULUNMA VE EMİR VERME YETKİSİ

    Madde 26 - Jandarma, kanun ve nizama göre; bir yasağın ihlalini ve bir suçun devamını önlemek için emir verebilir. Ayrıca kanun ve nizamın öngördüğü bir yükümlülüğün yerine getirilmesi, kamu düzeni nedeniyle alınmış kanuni bir önleme uygun davranılması için, kişileri ve kamuyu uyarabilir.

    Görevini yaptığı sırada Jandarmaya direnen veya zorla karşı koyanlar, yakalanmadıkları takdirde hareketlerine devam edecekleri kuşkusuz görülüp, uyarıya aldırış etmeyecekleri umulanlar;

    Jandarma tarafından yakalanır. Karakola götürülerek hakkında düzenlenecek belgelerle birlikte; bekletilmeksizin, adamlı olarak yirmidört saat içinde adliyeye verilirler.

    KAMU VE KİŞİLER ALEYHİNE İŞLENEN EYLEM VE HAREKETLERİ YASAKLAMA YETKİSİ

    Madde 27 - Jandarma;

    a. Genel terbiye ve ahlak kurallarına aykırı, utanç verici veya toplum düzeni bakımından hiçbir biçimde onaylanamayacak davranışlarda bulunanları; bu davranışlara ilişkin, söz, şarkı ve müzikli vb. şekilde gösteri yapanları,

    b. Kız, kadın ve genç erkeklere söz atanları, sarkıntılık edenleri ve gençleri her türlü ahlaksızlık veya kötü alışkanlıklara yönelten ve özendirenleri,

    c. Kamunun huzur ve sükununu bozacak şekilde kavga edenleri,

    Herhangi bir başvuru veya şikayet olmasa bile, hareketlerinin devamını durdurarak, yasaklar. Bu yasağı dinlemeyenleri veya davranışları, yakalamayı gerektiren bir eylem oluşturanları yakalar. Bu durumlarda tutanak düzenleyerek, gerekli kanuni işlemi yapar.

    KİMLİK SORMA YETKİSİ

    Madde 28 - Jandarma, suç işlenmesini önlemek ve işlenmiş suçların faillerini ele geçirmek için veya diğer kanuni yetkilerini kullanırken, kişilerden kimliklerini sorabilir. Bu istem karşısında herkes; nüfus cüzdanı, pasaport veya resmi bir belgeyi göstererek kimliğini kanıtlamak zorundadır.

    Usulüne uygun olarak verilmiş emirler çerçevesinde, üniformasız görev yapan emniyet ve asayişle görevli Jandarma personeli; kimlik sorma yetkisini kullanırken, öncelikle kendisini tanıtmaya yarayan resmi belge veya kimliğini göstermek zorundadır.

    Bu gibi kimselere kimliklerini kanıtlayabilmeleri için her türlü kolaylık gösterilir. Ayrıca bütün kamu kurum ve kuruluşları ve iktisadi devlet teşekkülleriyle kamu iktisadi kuruluşlarının elinde bulunan haberleşme araçlarından öncelikle yararlanma kolaylığı sağlanır. Bu kuruluş yetkilileri, Jandarmanın bu konudaki istemlerini geciktiremezler.

    Kimliği belirlenemeyenler hakkında, "parmak izi ve fotoğraf alma" işlemi uygulanarak serbest bırakılırlar. Ancak bunlardan vatandaşlık durumu şüpheli görülenler ile nüfusa kayıtlı olmadığı anlaşılanlar; elde edilen belgelerle birlikte, gerekli işlem yapılmak üzere ilgili nüfus idaresine gönderilirler.

    Yabancıların TÜRKİYE'deki İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun ile Pasaport Kanunu hükümleri gözönünde tutulur.

    YAKALAMA YETKİSİ

    Madde 29 - Jandarma;

    a. Halkın rahatını bozacak veya rezalet sayılacak derecede sarhoş olanları sarhoşluk halinde başkalarına saldıranları ve kesin olarak kamunun huzur ve istirahatini bozanlardan yapılan uyarıya aldırış etmeksizin hareketlerine devam edenleri,

    b. Görevini yaparken Jandarmaya karşı direnenleri veya görevinden alıkoyacak şekilde engel oluşturanları ve yakalanmadıklarında bu hareketlerine devam edecekleri anlaşılanları,

    c. Usulüne aykırı olarak ülkeye girmek isteyen, giren veya haklarında sınırdışı veya başka ülkeye geri verme kararı verilen kimseleri,

    Yakalar ve gerekli kanuni işlemi yapar. Ayrıca suç işlemeye yönelik olarak her türlü araç gerecin sağlandığı, planlandığı ve müdahalede gecikildiğinde suçun kesinlikle işleneceği izlenimini veren, hazırlık hareketleri içinde bulunan kimseleri men eder.

    Ceza yargılamasıyla ilgili olarak, yetkili makamlarca çıkarılan zoru gerektiren müzekkerelerin infazına; ilişkin hükümlerle; Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve ilgili mevzuatın yakalama konusuna ilişkin diğer hükümleri ayrıca gözönünde tutulur.

    YAKALANAN KİŞİLERE UYGULANACAK İŞLEM

    Madde 30 - Yakalama; yakalanacak kimsenin hareket serbestisinin Jandarma tarafından kaldırılmasıdır. Yakalanacak kişi, sözle denetim altına alınabileceği gibi; hareketlerinin şekil ve derecesine göre, gereken ölçüde zor kullanılabilir.

    Yakalanan kişilerden gerekenlerin, sarhoşluğunun ve derecesinin uyuşturucu madde veya alkol tutkunlarının durumun saptanmasında: resmi tabibe, resmi tabip yoksa özel tabibe başvurularak gerekli rapor sağlanır. 0 yerde tabip yoksa, yardımcı sağlık personelinden birinin gözlem raporu yeterlidir.

    Yakalama nedenleri, yakalama anında yazılı olarak; bunun hemen mümkün olmaması durumunda sözlü olarak kendisine derhal bildirilir.

    Yakalanan kişiler, suçla ilgili olarak Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla; en çok 48 saat gözaltında tutulabilir. Bu kimselerin yeme, içme vb. ihtiyaçlarının karşılanmasında, Jandarma gerekli kolaylığı gösterir.

    Jandarmanın emirlerine itaatsizlik durumunda Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun öngördüğü 24 saatlik çabuklaştırıcı süreye uyulur.

    KİŞİLERİ ARAMA YETKİSİ

    Madde 31 - Jandarma;

    a. Yakalanan ve gözaltına alınanların,

    b. Serseri ve sabıkalı olup; suç işlemeye elverişli herhangi bir şeyi üze

    rinde bulundurduğundan şüphe edilenlerin,

    c. Zoralıma tabi şeyleri yanında bulundurduğu konusunda, bu nesnelerin üzerinde olduğunu kuşkusuz şekilde düşündüren olayların varlığına bağlı olarak; herkesin,

    d. Kendini bilmez durumda olup kimliği konusunda bilgi veremeyen bir kimsenin kimliğinin saptanması gerektiğinde, o kişinin,

    e. Kimliğini, nüfus cüzdanı, pasaport veya geçerli resmi bir belge ile kanıtlayamayanların,

    Üzerlerini, eşyasını ve taşıt araçlarını arayabilir. Arama sırasında, suç oluşturan veya bir suçla ilgili herhangi bir nesne elde ederse; usulüne uygun bir tutanak düzenleyerek el koyar. Bu nesne ile ilgili kimse hakkında gerekli kanuni işlemi yapar.

    Ceza yargılaması ile ilgili aramalar konusunda; Ceza Muhakameleri Usulü Kanunu ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uyulur.

    GENEL ARAMA YETKİSİ

    Madde 32 - Jandarma; gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda, il sınırları içinde valinin, ilçe sınırları içinde kaymakamın somut olay ve gereksinimler için her seferinde yeniden bulunacağı istemi üzerine:

    a. Toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile ilgili mevzuat kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin düzenini ve güvenliğini bozacak faaliyet ve davranışları önlemek üzere, toplantı veya yürüyüşlerin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde,

    b. Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının veya sendikaların genel kurul toplantılarının güvenliğini sağlamak üzere toplantının yapıldığı yerde veya yakın çevresinde,

    c. Siyasi parti toplantılarında, toplantıyı düzenleyenlerin başvurması üzerine, toplantının düzen ve güvenliğini sağlamak amacıyla, toplantı yapılacak yerin giriş ve çıkış yerlerinde ve çevresinde,

    d. Can ve mal güvenliğinin ve seyahat özgürlüğünün sağlanması için tren, otobüs, vapur, uçak, metro ve benzeri yer üstü ve yer altı toplu taşıma araçları ile hava limanı, iskele, liman, gar, istasyon, otogar, otobüs terminali gibi halkın topluca bulunduğu yerlerle her çeşit spor karşılaşması veya eğlence, müsamere, konser gibi nedenlerle büyük halk topluluklarının birikebileceği yerlerde,

    e. Eğitim ve öğretim özgürlüğünün sağlanması için, her derecede eğitim ve öğretim kurumları (askeri okullar hariç) ile yüksek okul ve bağlı diğer kurumların veya eklentilerinin içinde, yakın çevrelerinde, giriş ve çıkış yerlerinde,

    f. Öğrenci yurtları, pansiyonları, lokalleri ve bunların eklentileriyle (Silahlı Kuvvetlere ait olanlar dışında) toplumda tedirginlik, korku ve dehşet yaratacak şiddet eylemlerine girişebileceğini gösteren yeterli belirti ve delillerin varlığı halinde kamuya ait ve kamuya açık yerlerde, yerleşme birimlerinin giriş ve çıkış yerlerinde,

    g. Cana, ırza, mala veya tasarruf emniyetine tecavüz, sabotaj, adam kaçırmak veya rehin almak silahlı gasp ve soygun, ateşli silahlar ve bıçaklarla bomba ve öteki patlayıcı, parlayıcı ve yakıcı maddelerle saldırıda bulunmak, uçak, tren, otobüs, vapur ve benzerleri öteki yerüstü ve yeraltı toplu taşıma araçlarını kaçırmak, zaptetmek veya yolcularını rehin tutmak suretiyle toplumda tedirginlik, korku ve dehşet meydana getirerek sırf kamu düzenini bozmağa ve milli güvenliği sarsarak Anayasa'da yer alan temel hak ve hürriyetleri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü, nitelikleri Anayasa'da belirlenen Cumhuriyeti tehlikeye düşürmeye yönelik şiddet eylemlerine girişileceğini gösteren kesin belirtilerin elde edilmesi halinde, umumi ya da umuma açık yerlerde veya öğrenci yurtlarında veya eklentilerinde veya kentin veya öteki yerleşme birimlerinin giriş ve çıkış yerlerinde veya ana caddelerinde seyreden taşıt araçlarında,

    Kanunlara göre el konulması gerekli araç, gereç ve eşyaların bulundurulup bulundurulmadığının saptanması, suçla ilgili kişileri ele geçirmek amacıyla; kişilerin üstlerini, araçları, eşyaları ve özel taşıtları arar. Suç unsuru gördüklerine el koyar, soruşturma dosyası ile birlikte adli makamlara gönderir.

    Vali ve kaymakamın aramaya ilişkin istemi Jandarma tarafından derhal yerine getirilir. Bu istek yazı ile iletilebileceği gibi ivedi durumlarda sözlü olarak da bildirilebilir. Ancak en kısa zamanda yazı ile doğrulanır.

    5680 Sayılı Basın Kanunu kapsamına giren basılı eserlerin aranması ve bunlara el konulması genel hükümlere göre olur.

    Toplu silah aramalarına ilişkin 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Diğer Aletler Hakkındaki Kanunun ilgili hükümleri gözönünde tutulur.

    KAPALI YERLERE GİRME YETKİSİ

    Madde 33 - Jandarma;

    a. İmdat istenmesi veya yangın, su baskını ve boğulma gibi büyük tehlikelerin haber verilmesi veya görülmesi hallerinde bu tehlikelerden kişileri kurtarmak amacıyla;

    b. Ağır cezalı bir suçun işlenmesine veya işlenmekte olan ağır cezalı bir suçun devamına engel olmak için;

    Konutlara, işyerlerine ve eklentilerine girebilir.

    Jandarma yükseköğretim kurumları içinde, kurumun imkanlarıyla önlenmesi mümkün görülmeyen olayların çıkması ihtimali karşısında, kurumun yetkililerinin başvurusu üzerine ve ayrıca herhangi bir davete bağlı olmaksızın suç ve suçluların kovuşturulması için her zaman yükseköğretim kurumlarının binalarına ve eklentilerine girebilir.

    Ceza kovuşturması yönünden, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun konuyla ilgili hükümlere göre işlem yapılır.

    ELKOYMA YETKİSİ

    Madde 34 - Jandarma;

    a. Kamunun güvenliği için tehlike yaratabilecek veya tehlikeli bir araç olarak kullanılabilecek, her türlü nesneye; olay, yer, kişi ve durumla ilgili değerlendirme sonucu, kamu düzeni bakımından gerekli gördüğünde,

    b. Ateşli Silahlar ve Diğer Aletler Hakkında Kanun; "Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun" ile Türk Ceza Kanununun 264 üncü maddesi ve konuya ilişkin diğer mevzuata göre; izinsiz taşınması, bulundurulması, yapımı, alım ve satımı vb. yasak olan nesnelere; her zaman:

    c. Kanunun suç saydığı eylemleri övücü, kamu düzen ve güvenliğini bozucu ya da genel ahlaka ve terbiyeye aykırı söz ya da görüntüleri içeren ya da kanunla yasaklanmış dillerde film, plak, ses ve görüntü bantları, kasetleri vb. ile resim, yazılı ve basılı kağıtlara,

    d. Kanun ve nizamlara uygun olarak, dağıtımı durdurulan, toplatılmasına karar verilen ya da suç soruşturma ve kovuşturmasıyla ilgili, süreli ve süresiz yayınlara, elkoyar.

    Bunlardan suç konusu olanları soruşturma dosyası ekinde ilgili adli makamlara gönderir.

    Elkonan nesnelerin suç oluşturmadığı ya da bir suçla ilgili olmadığı anlaşıldığında: ceza kovuşturmasına başlanmamışsa sahibine iade edilir. Ceza kovuşturmasına başlandıktan sonra iade genel hükümlere bağlıdır.

    Suc oluşturmadığı halde, ilgili mevzuat çerçevesinde elkonan nesneler;

    (1) İdari yargı mercilerinde, işlem aleyhine dava açılmışsa; işlemin iptali halinde sahibine iade edilir.

    (2) İşlemin iptalinin reddi yönünde karar verilmesi ya da süresi içinde işlem aleyhine dava açılmaması durumunda: elkonan nesneler ilgili kamu kurumuna devredilir. Devri hizmet gerekleri açısından gereksiz

    görülen ya de uygun düşmeyen nesneler ise; imha edilerek tutanakla saptanır.

    Ceza kovuşturmasıyla ilgili konularda Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer mevzuatın elkoyma ve zoralıma ilişkin hükümlerine göre hareket edilir.

    GENEL OLARAK KAPATMA YETKİSİ

    Madde 35 - Jandarma yeterli ve kesin deliller elde ettiğinde, o yerin mülkiye amirinin karariyle;

    a. Genel ahlak ve terbiyeye, genel güvenlik ve kamu düzenine aykırı Devletin Ülkesi ve Milletiyle bölünmezliği esasını, nitelikleri Anayasada gösterilen Cumhuriyet'i yıkmaya, sarsmaya ve bölmeye yönelik; oyun oynanan, temsil verilen, film, görüntü ve ses bant ya da kasetleri vb. ile gösteri yapılan yerleri,

    b. ***** oynanan genel ve kamuya açık yerleri,

    c. Uyuşturucu madde kullanılan, bulundurulan ya da satılan vb. yerleri,

    d. Kanun ve nizam hükümlerine aykırı hareket edildiği saptanan; genelevleri, birleşme yerlerini ve tek başına fuhuş yapanların evlerini,

    e. Kanun ve nizamlara aykırı olarak işletilen ya da konulan yasaklara uymayan, açılması izne bağlı yerleri, Kapatır.

    (Değişik fıkra: 23/03/1998 - 98/10811 K.) Kapatmayı gerektiren nedenler adli kovuşturmayı gerektiriyorsa soruşturma evrakı derhal Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Bu şahıslar hakkında takipsizlik veya beraat kararı verilmesi veya kapatılan yerin kesin şekilde sahip değiştirdiğinin anlaşılması halinde, mahalli mülki amir tarafından, kapatılan yerin süresinden önce açılmasına karar verilebilir.

    (Değişik fıkra: 23/03/1998 - 98/10811 K.) Kapatmayı gerektiren nedenler mahkemeye intikal ettirilecek hallerden ise altı aydan, değilse üç aydan fazla kapatmaya karar verilemez.

    Rulet, tilt, langırt, v.b.aletlerle ilgili konularda Rulet, tilt, langırt ve Benzeri Alet ve Makinaları Hakkında Kanun hükümleri gözönünde bulundurulur.

    ÇAĞRI, SORGULAMA VE BİLGİ İSTEME YETKİSİ

    Madde 36 - Jandarma;

    a. Yapmakta olduğu soruşturmalarla ilgili olarak veya bir görevi yerine getirmek amacıyla bilgi ve görgüsüne başvurulması gereken kişileri çağırır ve kendilerinden gerekenleri sorabilir.

    b. Görev alanına giren konularda, ihtiyaç duyulan bilgileri, gerçek ve tüzel kişilerden ve her türlü kurum ve kuruluşlardan isteyebilir.

    İlgili kişilerle, kurum ve kuruluşlar Jandarmanın yaptığı çağrıya uymak ve istenen bilgileri eksiksiz ve doğru olarak zamanında bildirmek zorundadırlar. Gizli bilgilerin açıklanmasına ilişkin yasak ve usul hükümleri saklıdır.

    Jandarma tarafından bendi uyarınca çağırılan kişiler, çağrıya uymadıkları takdirde zor kullanılarak götürülür ve haklarında kanuni işlem yapılır.

    PARMAK İZİ VE FOTOĞRAF ALMA YETKİSİ

    Madde 37 - Jandarma;

    a. Cumhuriyet Savcılıklarınca; Türk Ceza Kanununa göre ağır hapis cezasını gerektiren ya da kamunun güveni ve mal aleyhine işlenmiş suçlarla her türlü kaçakçılıktan ötürü; hakkında sanık sıfatıyla ceza kovuşturmasına başlanan ya da mahkum olanlar ile serseri ve şüphelilerin,

    b. Yabancı memleketlerden TÜRKİYE'ye kaçanların ya da sınırdışı edilenlerin,

    c. Kimliğini kanıtlayamayanların,

    d. Fuhuş ya da fuhuş yüzünden bulaşan hastalıklarla mücadele mevzuatı hükümlerine göre; kendilerine (Genelev sahibi), (Birleşme yeri sahibi) ve (Genel kadın) adı verilenlerin ve itiyat nedeniyle ya da menfaat kastıyla kendilerini başkalarının zevkine terkedenlerin; fuhuş konusunda aracılığı itiyat edenlerin, beyaz kadın ticaretiyle uğraşanların ve genel kadın patronlarının,

    e. Cumhuriyet Savcılıkları, askeri savcılıklar, adli ve askeri mahkemelerce bir konunun incelenmesi ve soruşturulması için,

    parmak izlerinin ve fotoğraflarının alınmasında gerek ve zorunluluk olanların; parmak izlerini ve fotoğraflarını, almaya ve aldırtmaya yetkilidir.

    ZOR KULLANMA YETKİSİ

    Madde 38 - Jandarma kanun ve nizamlara uygun olarak kişileri yakalama veya toplulukları dağıtma sırasında karşılaştığı direnmeleri, kırmak, saldırıya yeltenen veya saldırıda bulunanları etkisiz duruma getirmek için zor kullanabilir.

    Zor kullanmanın niteliği ve derecesi karşılaşılan direnme veya saldırıya göre değişmek üzere; yeterli biçimde ve nitelikte bedeni kuvvet, maddi güç ve şartları gerçekleştiğinde her çeşit silah kullanmayı kapsar.

    Yakalanan kişinin kaçmasını önlemede, gözaltında bulundurulurken ciddi bir tehlike oluşturması ve özellikle birlikte bulundurulduğu kimseler ve personelin güvenliği için zorunlu görüldüğünde veya intihara kalkıştığı ve bu yolda hazırlıkta bulunduğunda, bu davranışlarına engel olmak için; yakalanan kimsenin sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınır.

    Toplu kuvvet olarak müdahale edilen durumlarda; zor kullanmanın derecesi ile kullanılacak araç ve gerecin seçimi öncelikle, kuvvetin başındaki komutana aittir. Bu konuda mülki amirin yetkileri saklıdır.

    SİLAH KULLANMA YETKİSİ VE BU YETKİNİN KULLANILACAĞI DURUMLAR

    Madde 39 - Jandarma, aşağıda yazılı hallerde silah kullanmaya yetkilidir:

    a. Nefsini müdafaa etmek için,

    b. Başkasının ırz ve canına vuku bulan ve başka suretle men'i mümkün olmayan bir saldırıyı savmak için;

    c. Ağır cezayı gerektiren bir suçtan sanık olarak yakalanıp nezaret altında bulunan veya herhangi bir suçtan hükümlü veya tutuklu olup da tutulması veya nakil ve sevki jandarmaya verilmiş olunan kişilerin kaçmaları veya bu maksatla jandarmaya saldırıları halinde yapılacak "dur" ihtarına itaat edilmemiş ve kaçmaya ve saldırıya engel olmak için başka çare bulunmamışsa,

    d. Korumakla memur oldukları yer, tesis ve diğer yapılar ile karakol ve silah deposu gibi yerlere, elindeki silaha veya kendisine teslim edilmiş kişilere karşı vuku bulacak saldırıyı başka türlü savuşturma imkanı olmamışsa,

    e. Ağır cezayı gerektiren ve meşhut cürüm halinde bulunan suçlarda suçlunun veya infaz kurumu ve tutukevinden kaçan hükümlü veya tutuklunun saklı olduğu yerin aranması sırasında, o yerden şüpheli bir şahıs çıkarak kaçtığı ve dur emrine kulak asmadığı görülerek başka türlü ele geçirilmesi mümkün olmazsa,

    f. Görevi sırasında jandarmaya tecavüze veya karşı koymaya elverişli silahların ve aletlerin teslimi emredildiği halde, emrin derhal yerine getirilmiyerek karşı gelinmesi veya teslim edilmiş silah ve aletlerin zorla tekrar alınmasına kalkışılmışsa,

    g. Jandarmanın görevini yapmasına yalnız veya toplu olarak fiili mukavemette bulunulmuş veya fiili saldırı ile karşı gelinmişse,

    h. Devlet nüfuz ve icraatına silahlı olarak karşı gelinmişse,

    i. Ülke içinde rastlanan kaçakçılar "dur" emrini dinlemez ve havaya ateş açılarak yapılan uyarıya da aldırmaz ise kaçakçıları ele geçirmek için,

    j. Ceza infaz kurumlarıyla tutukevlerinden kaçma girişiminde bulunan, tutuklu ve hükümlüler tekrarlanan "dur" emrine itaat etmeyerek girişimlerini sürdürürlerse kaçmalarını önlemek için; topluca fiili saldırıya kalkışırlarsa, saldırılarını savuşturup ele geçirmek için,

    k. Ceza infaz kurumları ile tutukevlerinde, iç yönetimce bastırılmayan isyan, kargaşa, direnme ve kavga çıkması durumunda; cezaevi müdürü ile gardiyanların başvurusu üzerine kuruma girilmesi halinde, ve (b) bentlerinde gösterilen silah kullanma yetkileri çerçevesinde,

    Ayrıca, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun,1481 sayılı Asayişe Müessir bazı fiillerin önlenmesi hakkında Kanun ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununda öngörülen, silah kullanmaya ilişkin özel hükümlerde gözönünde bulundurulur.

    SİLAH KULLANMANIN KAPSAMI VE UYULMASI GEREKEN ESASLAR

    Madde 40 - Silah kullanmak deyiminden, mutlaka ateş etmek anlaşılmaz. Ateş etmek, silah kullanmada en son çaredir. Buna bağlı olarak:

    a. Bu yönetmeliğin uygulanmasında silah deyimi; ateşli silahları, kesici ve dürtücü silahları, önleyici, etkisiz duruma getirici ve savunmaya ilişkin aletleri cop, sis ve gaz bombalarını; gaz, boyalı ve boyasız basınçlı su püskürten, personel ve malzeme taşıyabilir zırhlı ve zırhsız araçları, helikopter ve uçakları kapsar.

    b. Silah kullanma yetkisine sahip bulunan amir ve görevliler, kanun ve nizamların belirlediği yetkilerini zamanında kullanmaz yada silahlarından yeterince yararlanmazsa, davranış ve tutumunun niteliğine göre cezalandırılır.

    "Din ve vicdana göre lazım sayılan hareketler" ile "şahsi tehlike korkusu" yüzünden silah kullanmaktan kaçınmış olmak cezayı kaldırmaz ve hafifletmez.

    c. Silah kullanmada, olayın ve durumun özellikleri gözönünde bulundurularak; savunmaya ilişkin aletlerle önleyici ve etkisiz duruma getirici aletleri kullanılmasına öncelik verilir. Daha sonra, kesici ve dürtücü silahlarla, ateşli silahların hedefe yöneltilmesi safhasına geçilir. Etkili olunmadığında, dipçik ve kabzalar kullanılır. Buna rağmen amaç sağlanamamışsa, kesici ve dürtücü silahlarla, ateşli silahlar kullanılır. Ateşli silahların kullanılmasında sırasıyla; önce havaya ihtar atışı yapılır, sonra ayağa doğru ateş edilir. Buna rağmen silah kullanmaya yol açan olay ve durum bastırılamamışsa hedef gözetilmeden ateş edilir.

    Bu sıranın her olayda aynen izlenmesi zorunlu değildir. Olayın özelliğine göre, sıra atlanabileceği gibi, şartları varsa doğrudan doğruya hedefe de ateş edilebilir.

    Bu gibi durumlarda, neden bu şekilde hareket edildiği olay tutanağında açıkça ve özellikle belirtilir.

    d. Ateşli Silahlarla Ateş edilmesi;

    (1) Öncelikle bu konuda emir verilmiş olmasına bağlıdır.

    (2) Ateş emri verilmemiş olsa bile 39 uncu maddede sayılan, durum ve özelliklerin ortaya çıkması nedeniyle, silahın kullanma zamanını, ölçü ve tarzını, her alandaki özel şartları gözönünde tutarak; her görevli kendisi değerlendirir ve saptar.

    Diğer silahların kullanılması, emirle ve emirde belirtildiği şekilde olur.

    YETKİLERİN KULLANILMASI

    Madde 41 - Zor ve silah kullanma yetkileri dışında:

    Polis Vazife ve Selahiyet Kanununda öngörülen ve yönetmeliğin bu bölümünde ayrıntıları gösterilen görevlerin yapılması ve yetkilerin kullanılması; İl Jandarma alay, ilçe jandarma bölük, bucak jandarma takım ve jandarma karakol komutanlarına aittir.

    Jandarma iç güvenlik birliklerinin diğer makam ve memurları; geçerli bir yetki devri olmadıkça ya da yetkili amirlik makamlarının emri olarak verilmedikçe, bu konudaki görevleri yapamaz ve yetkileri kullanamazlar. Ancak bu konulara ilişkin bir ihlalle karşılaştıklarında durumu bir tutanakla belgeler ve silsile yoluyla ilgili makama gönderirler.

    Suçların kovuşturulması yönünden Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun öngördüğü yetkiler gözönünde tutulur.

    İKİNCİ BÖLÜM : JANDARMANIN GENEL GÖREVLERİ

    GENEL GÖREVLER

    Madde 42 - Jandarma; emniyet ve asayişi sağlamak, kamu düzenini korumakla yükümlü olup, bu görevlerini iki şekilde yürütür.

    a. Kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere, hükümet emirlerine ya da tebliğlere ve genel olarak kamu düzenine uygun olmayan eylemleri, işlenmesinden önce kanun ve nizamlar çerçevesinde önlemek.

    b. İşlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri yapmak,

    Jandarmanın görevlerini yerine getirirken önde gelen amacı; insana taşınır ve taşınmaz eşyaya en az zarar verilerek, bozulan kanun ve nizam ortamını yeniden kurmaktır.

    Jandarma görevin yürütülüşünde kanuni kısıtlamalara ve insani düşüncelere bağlıdır. Faaliyetlerine muhatap olanlara, düşman gibi görülmemesi için gerekli özeni gösterir.

    c. Jandarma; Genelkurmay Başkanlığınca gerek duyulan durumlarda sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde gerekli olan bölümüyle Kuvvet Komutanlıkları emrine girer. Bu bölümün dışındaki kuvvetler, yukarıda belirtilen görevlerini devam ettirirler.

    d. Jandarma; kural olarak kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Ancak;

    (1) Bir mahkeme kararının ya da kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak,

    (2) Bir küçüğün gözetim altında ıslahı ya da yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararı yerine getirmek amacıyla,

    (3) Toplum için tehlike oluşturan bir akıl hastası, uyuşturucu madde ya da alkol tutkunu; bir serseri ya da hastalık yayabilecek bir kişinin bir kurumda tedavi, eğitim ya da ıslahı için, kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi ya da bu tedbiri kararlaştıracak makam önüne götürülmesi için,

    (4) Usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren ya da hakkında sınırdışı etme geri verme kararı verilen kişilerin, haklarında gerekli işlemi yürütmek amacıyla yakalayabilir.

    Suç kovuşturmaları nedeniyle, sanığın yakalanmasına ilişkin hükümler saklıdır.

    e. Eski hükümlülerin, sabıkalı ya da şüpheli ve serserilerin, iş ve ilişkilerini araştırır. Belirli zaman aralıklarıyla çevrelerinde gizlice soruşturur ve elde ettiği bilgileri kayıtlara geçirerek; toplumun emniyet ve asayişi yönünden, gerekli önlemleri alır. Bu gibilerin suç işlemesini önler. Jandarmanın bu konuya ilişkin görevleri bir yönergede gösterilir.

    f. Suç faili olarak aranan kişilerin, izlenmesi ve elegeçirilmesi amacıyla gerekli teşkilatı kurar, kayıtlarını tutar, diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği sağlar. Bu konuyla ilgili ayrıntılar, bir yönergeyle düzenlenir.

    g. Kamu düzeninin korunması için alınacak önlemler, tehlikenin gerektirdiğinde daha ağır ve sert olamaz. Kişisel sorumluluk kuşkusuyla hizmet zaafı yaratılamaz aksi halde, bu zaafa bağlı olarak doğan zararların Devletçe tazmini sonucu kişilere rücu esasına göre uygun işlem yapılır.

    Ceza sorumluluğu ile ilgili olarak genel hükümler uygulanır.

    JANDARMANIN DİĞER GÖREVLERİ

    Madde 43 - Genel görevler dışında kalan ve özellik taşıyan başlıca görevler şunlardır;

    a. Özel Koruma ve Kollama Görevleri:

    (1) Adli görevler nedeniyle olay yerine gidecek olan, Hakim ve Savcıların istemi üzerine,

    (2) Asayiş açısından kritik bölge ve yollarda; postaların, Devlete ait para nakillerinin güvenliği için zorunlu görülen durumlarda, mülki amirin istemiyle,

    Refakat devriyesi ya da özel koruma görevlisi görevlendirilebilir.

    Bu görevliler; yol göstermek, refakat ya da korunmasına verilen kişilerin güvenliğini sağlamak, görevlerini yaparken karşılaşacakları, karşı koymaları savuşturmakla görevli ve yetkilidirler.

    Bunların ulaşım giderleri, refakat ve korunmasını sağladıkları kurum ve kişilerce karşılanır.

    "Devlet Büyüklerinin Garnizonlara Gelişlerinde Alınacak Güvenlik Tedbirleri ile Emekli Orgeneral, Oramiraller ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin diğer mensupları ve Emeklilerin güvenliği yönetmeliğinin" hükümlerine uyulur.

    b. Özel Yasaları gereği, dış güvenliklerinin Jandarma tarafından sağlanacağı öngörülen; bina, tesis ve buna benzer yerler özel koruma ve kollama önlemleri ile korunur.

    c. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin, menşelerinin belirlenmesi amacıyla, bilimsel araştırma ve analizlere tabi tutulması, analiz sonuçlarının bildirilmesi ve konuya ilişkin diğer görevler; "2313 Sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmelik" uyarınca yerine getirilir.

    d. 2495 Sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun ve ilgili yönetmeliğinin öngördüğü görevleri, İl Jandarma Alay Komutanlıkları ve ast kademelerince yürütür.

    e. Barut ve Patlayıcı Maddelerle, Silah ve Teferruatının ve Av Malzemesinin Sureti Murakebesine Dair Tüzük hükümleri Jandarma İç Güvenlik Birliklerince yerine getirilir.

    GÖREVİN YÜRÜTÜLÜŞÜNDE KIYAFET VE HAREKET TARZLARI

    Madde 44 - Jandarma İç Güvenlik birliklerinde; emniyet ve asayişle ilgili görev alan personelin resmi elbise ile görev yapmaları esastır. Ancak suç ve suçluların gizlice takibi, yakalanması ve istihbarat hizmetleri için gerek görüldüğünde İl Jandarma Alay Komutanının izni ile görevin icap ettirdiği değişik kıyafetlerle de hizmet yürütülebilir. Bu gibi durumlarda değişik kıyafette göreve gönderilecek kişiye görev süresince kullanılmak üzere fotoğraflı kimlik belgesi verilir.

    Değişik kıyafette görev alan personel, silahlarını görünmeyecek şekilde taşır. Kanun ve nizamlarda gösterilen durumlara uygun olarak silah kullanabilir. Ancak, haklı savunma ve zorunluluk hali dışında, silah kullanmadan önce gerçek kimliğin sözlü olarak açıklanması gerekir. Değişik kıyafetle yapılan çalışmalar sırasında her işlem tutanakla saptanır. Gerek tutanakla saptanan ve gerekse tutanağa geçirme imkanı bulunamayan işlemler konusunda; ilgili amire, verdiği özel talimat çerçevesinde sık sık sözlü veya yazılı belge verilir.

    Kaçakçılığın önlenmesi ve kovuşturulmasına ilişkin olarak; 6815 Sayılı Kanun hükümleri gözönünde tutulur.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : MÜLKİ GÖREVLERİN GENEL ESASLARI

    MÜLKİ GÖREVLERİN ESASLARI

    Madde 45 - Jandarma:

    a. Halkın can, ırz ve malını korur.

    b. Suç işlenmesini önlemek ve kamu düzenini sağlamak için gerekli önlemleri alır.

    c. Asayişi ve gerek kamunun, gerekse kişilerin güvenliğini ve konut dokunulmazlığını korur.

    d. Anayasada ve kanunlarda düzenlenen hak ve hürriyetlerin güvenli şekilde kullanılması için gerekli önlemleri alır.

    e. Kamunun huzur ve sükununu bozan; kanunlara, nizamlara ve kamu düzenine aykırı bütün eylemlerin işlenmesine: yasa ve nizamlar gereğince engel olur.

    f. Yardım isteyenlere, korunmaya muhtaç çocuklarla yardım gereken küçüklere; sakat, hasta, yaşlı kimselerle, düşkün ya da kimsesizlere ve yabancılara yardım eder.

    g. Kendi sorumluluğuna verilmiş Devlet sınırlarının güvenliğini koruyucu önlemler alır ve her türlü kaçakçılığa engel olur.

    h. Ceza infaz kurumlarının ve tutukevlerinin dış korumalarını sağlayıcı önlemleri alır. Tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlar.

    MÜLKİ GÖREVLERİN YÜRÜTÜLÜŞ ESASLARI

    Madde 46 - Jandarma mülki görevlerini esas olarak;

    a. 45 inci maddede açıklanan mülki görevlere ilişkin; herhangi bir ihlal saldırı veya sarkıntılık durumunda, bu gibi tutum ve davranışlara engel olmak, kanunen gerekliyse eylemcileri yakalamak ve haklarında gerekli işlemlere girişmek, karşılaşılacak direnişleri kırmak ve bastırmak,

    b. Önleyici kolluk görevini, kendi görev bölgesinde düzenli devriyeler gezdirerek aksaksız yürütmek,

    c. Hizmet sırasında dikkatli ve uyanık bulunarak herhangi bir suçun işlenip, işlenmediğini araştırmak, Devlete, kamu veya kişilere, mal ve eşyalara yönelik tehlike, sabotaj, kaza vb. durumlarda gecikmeksizin yardım etmek; kanuni gereğini yerine getirmek,

    d. Gerekli istihbarat faaliyetlerini yürütmek; elde edilen bilgileri değerlendirmek, yetkili mercilere ulaştırmak ve diğer istihbarat ve güvenlik kuruluşlarıyla yakın işbirliği yapmak, şeklinde yürütür.

    Devriye ile ilgili özellik ve ayrıntılar bir yönergeyle saptanır.

    EMNİYET VE ASAYİŞLE İLGİLİ PLANLAR

    Madde 47 - Jandarma içgüvenlik birlikleri; emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlamak ve olaylara etkili biçimde müdahale edebilmek amacıyla;

    a. Yardım

    b. Koruma ve Müdahale Harekatı, planlarını hazırlar.

    Anayasada öngörülen, olağanüstü hallerle ilgili olarak hazırlanacak planlar; bu konudaki mevzuata uygun tarzda ve yukarda gösterilen planlarla koordineli olarak hazırlanır.

    Hazırlanacak planlar, valinin onayı ile yürürlüğe konur.

    Planların birer örneği, mülki amirlik makamlarıyla, jandarma ve polisin ilgili birimlerinde saklanır. Bu planların bir örneği, Jandarma Bölge Komutanlıklarına gönderilir. Jandarma Bölge Komutanları yukarıdaki esaslara uygun tarzda ve emrindeki bütün birlikleri kapsayacak şekilde planlar hazırlar. Bu planlar bölge valisinin onayı ile yürürlüğe konur. Planların bir örneği bölge valiliğinde, bir örneği Jandarma Bölge Komutanlığının ilgili birimlerinde saklanır ve bir örneği Jandarma Genel Komutanlığına gönderilir.

    Planların hazırlanışına ilişkin ayrıntılar bir yönergede gösterilir.

    YARDIM PLANI

    Madde 48 - Yardım planı; deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ ve benzeri afetler ile büyük kazalarda, insanlar, mallar, konutlar, tesis ve yapılarla, genel hayata etkili olabilecek derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak önlemleri ve yapılacak yardım esaslarını belirtir.

    KORUMA VE MÜDAHALE HAREKATI PLANI

    Madde 49 - Koruma ve Müdahale Harekatı Planı;

    a. Emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunması ve sürekliliğinin sağlanması,

    b. Devlet Büyüklerinin korunmasına ilişkin önlemlerin alınması,

    c. Meydana gelen olaylara müdahale edip, kontrol altına alınması; olayla ilgili kişilerin saptanması, kimlik veya şeklinin belirlenmesi, sanıkların ve delillerin ele geçirilmesi bakımından belirli yönde ve belirli bir alanda aramaların yürütülmesi, konularına ilişkin, harekat esaslarını belirler.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : BAŞLICA MÜLKİ GÖREVLER

    HALKIN CAN, IRZ VE MALININ KORUNMASI

    Madde 50 - Halkın can, ırz ve malının korunması konusunda; genel ve koruyucu önlemler alınması esastır. Kişisel koruma ve kollama ancak, kanun ve nizamlarda özel hüküm bulunması durumunda veya özel nitelik taşıyan durumlarda, yetkili mülki amirin istemiyle yerine getirilir.

    Haklı savunma (meşru müdafaa) ve silah kullanma konusuna ilişkin olarak, kanun ve nizamlarda yer alan hükümler gözönünde tutulur.

    Türk Ceza Kanunu ile diğer kanunların, mülkün himayesine ve mal güvenliğine ilişkin olarak konulmuş hükümleri gereğince, alınacak önlemler ve denetimler kendi görev ve sorumluluk alanında jandarma tarafından yürütülür.

    OLAĞANÜSTÜ DURUM VE OLAYLARA İLİŞKİN GÖREVLER

    Madde 51 - Jandarma yangın, sel, deprem, toprak kayması, çığ vb. olaylardan bilgi edindiğinde; kendi amirlerine ve ilgili kamu görevlilerine haber verir. Ayrıca gecikmeksizin olay yerine gider ve gerekli bütün önlemleri alır. Halktan da yardım sağlayarak yangını söndürmeye, tehlikede bulunan insan ve hayvanları kurtarmaya çalışır. Kurtarılan eşyanın yitip, yağmalanmaması için önlem alır. Yangının nedenlerini, diğer olayların yolaçtığı zararları ve kurtarılan nesnelerin cins ve miktarını saptar. Olayla ilgili olarak düzenlenen tutanağın bir örneğini mülki amire, bir diğer örneğini de Cumhuriyet Savcılığına verir.

    Umumi Hayatta Müessir Afetler, Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ile bu konudaki diğer mevzuat hükümlerinin öngördüğü görevler anılan kanun ve mevzuat çerçevesinde yürütülür.

    BULAŞICI HASTALIKLAR, KUDUZ VE DELİ SEVKİNDE GÖREVLER

    Madde 52 - Jandarma İç Güvenlik makam ve memurları; bulaşıcı insan ya da hayvan hastalıklarını öğrendiklerinde "Umumi Hıfzıssıhha Kanunu" ve "Hayvan Sağlık Zabıtası" kanunları başta olmak üzere, konuya ilişkin mevzuat çerçevesinde, öncelikle ilgililere haber verir ve kendi bölgelerinde gereken diğer ödevleri yerine getirirler.

    Bu makamlar; kendi bölgelerindeki, kuduz hayvanları ya da bu hayvanlar tarafından ısırılmış kimseleri ilgili sağlık kuruluşlarına ivedilikle bildirmek; bu kuruluşlarca uygulanacak gözetim ve ayırma işlerinde,herhangi bir saldırı ihtimali için, usulüne uygun tarzda iletilen yardım istemlerini yerine getirmekle de yükümlüdürler.

    Sevkleri gerekli görülen delilerin başkalarına saldırma ihtimali varsa, sevkten sorumlu olmamak ve yalnızca saldırıya engel olmak görevi; polis teşkilatı olmayan yerlerde Jandarma iç güvenlik makamlarınca yerine getirilir.

    KONUT DOKUNULMAZLIĞININ KORUNMASI GÖREVİ

    Madde 53 - Kişilerin yerleşmek ve barınmak amacıyla oturdukları yerler ile bunların eklentileri konut olup, konut dokunulmazlığı, buralarda yerleşen insanların yuva huzurunu sağlayan bir güvencedir. Bu amaçla Jandarma; kendi görev ve sorumluluk alanı içinde:

    a. Bütün yurttaşların konutlarını kural olarak, genel kollama ve koruma önlemleri alarak korumakla,

    b. Bu dokunulmazlığın ve konutta oturanların kişisel güvenliklerinin ihlal edileceği hakkında kesin bilgiler ve kuvvetle umulan durumlar varsa; kanun ve nizamlara uygun olarak, mülki amirce yapılan istek üzerine,

    o bölgedeki güvenlik önlemlerini artırmakla,

    c. Aile, Türk toplumunun temeli olduğundan; konut dokunulmazlığının ihlali sayılmayan diğer aykırı davranışları önleyerek, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğini korumakla, yükümlüdür.

    Türk Ceza Kanunu ile Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun konut dokunulmazlığının ihlali ve özel hayatın ve aile hayatının gizliliğinin ihlaline ilişkin hükümleri gözönünde tutulur.

    ANAYASADA VE KANUNLARDA DÜZENLENEN HAK VE HÜRRİYETLERİN GÜVENLİ BİÇİMDE KULLANILMASI İÇİN ÖNLEM ALMA GÖREVİ

    Madde 54 - Jandarma

    Kişilerin Anayasada ve kanunlarda düzenlenen hak ve hürriyetlerini korkusuz ve kuşkusuz bir biçimde kullanmaları için kendi yönünden gerekli önlemleri alır. Gerçek kişilerin, Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri ile özel hukuk tüzel kişilerinin; yetki ve haklarını kullanmalarına engel oluşturan, hukuk dışı eylem ve davranışları; kanun ve nizamlar çerçevesinde önler ve bastırır.

    İZNE BAĞLI OLARAK AÇILACAK YERLERE İLİŞKİN YETKİ VE GÖREVLER

    Madde 55 - Polis Vazife Selahiyet Kanununda belirtilen, kamuya açık dinlenme ve eğlence yerlerinin açılması; Jandarmanın görev ve sorumluluk alanında:

    a. İlçe jandarma bölük komutanının; mevzuata uyarlık, işleticinin geçmişi ve kişiliği ile yer bakımından uygunluk yönünden yürüttüğü soruşturma sonundu olumsuz bulunmadığını bildirmesine,

    b. Olumlu soruşturma sonucuna bağlı olarak, o yer mülki amirinin açılış izni vermesine, bağlıdır.

    Soruşturma sonucunun olumlu ya da olumsuz olması ilçe jandarma bölük komutanlığı için bir sorumluluk doğurmaz. Ancak, kesin idari işlem niteliği taşıyan mülki amirlik kararı aleyhine, idare mahkemelerine başvurulabilir. Verilen açılış izinleri kazanılmış hak doğurmaz; amaç dışına çıktığı saptanan ya da izne bağlı yer niteliği kalmadığından bu gibi yerler için verilen izinler usulüne uygun şekilde geri alınabilir.

    İZİNSİZ AÇILAN YERLERE UYGULANACAK İŞLEM

    Madde 56 - İzinsiz açılan yerler doğrudan jandarma tarafından kapatılır. Bu yerler için kapatma işlemi uygulanması, usulüne uygun bir başvuruyla izin alınmasına engel olmaz. Bu durumda kapatma işlemi kendiliğinden hükümsüz olur.

    Karayollarının iki yanında izinle açılabilecek yerlere ilişkin hükümler saklı olup; ilgili mevzuatın öngördüğü alan içinde, izinsiz açılan yerler de, Jandarma tarafından kapatılır.

    Kapatma işlemleri tutanakla belgelenir ve bu tutanağın bir örneği, ilgili mülki amirliğe gönderilir.

    ÇALIŞMA İZNİ VERİLMESİNİ GEREKTİREN FAALİYETLER AÇISINDAN YETKİ VE GÖREVLER

    Madde 57 - Gazino, bar, pavyon, diskotek, kulüp vb. adlarla anılan içki kullanılan yerlerle; banyo, hamam, sauna, plaj vb. yerlerde kız ve kadınların çalışabilmesi; o yer mülki amirinin iznine bağlıdır.

    Yirmibir yaşından küçük yaştaki kız, kadın ve erkekler, hiçbir şekilde bu yerlerde çalıştırılamazlar.

    Sarhoşluğa yol açacak ölçüde içki vermeyen ya da içkili eğlenceye yer vermeyen yalnız yemek arasında hafif içkiler veren lokantalarda; yaşı yirmibirden küçük olan kadın ve erkeklerin çalışmasına izin verilebilir.

    Ayrıca sanat gösterisi yapacak olup; salonda oturmamak ve yalnız programa katılmak durumundakilere de izin verilebilir.

    Turizmi Teşvik Kanununun konuya ilişkin hükümleri göz önünde tutulur.

    Bu konuda izin almak üzere başvuranların geçmiş durumu ilgili kuruluşlardan araştırılmadan izin verilmez.

    Jandarmanın görev ve sorumluluk alanı içinde bulunan bu yerlerde; hangi ad ve görüntü altında olursa olsun, çalışan kız ve kadınların kimlikleri ve ikametgahları, saptanarak; Jandarma tarafından ayrı ve özel bir deftere kaydedilir ve birer fotoğrafları yapıştırılarak mühürlenir.

    ATEŞLİ SİLAHLAR İLE AVDA VE SPORDA KULLANILAN TÜFEKLER, NİŞAN TABANCALARI VE AV BIÇAKLARI İLE DİĞER ALETLERE İZİN VERİLMESİ KONUSUNDA YETKİ VE GÖREVLER

    Madde 58 - Ateşli Silahlar; Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkındaki Kanuna göre, ilgili yönetmelik uyarınca valiler tarafından verilecek izin belgesine ilişkin olarak;

    Avda ve sporda kullanılan tüfekler, nişan tabancaları ve av bıçaklarının yapımı, alımı, satımı ve bulundurulmasına dair kanun çerçevesinde; av tezkeresi, yivsiz av tüfek sahipliği belgesi; av bıçaklarının imali, damgalanması, bulundurulması ve taşınması konusundaki yönetmelik uyarınca verilecek izin belgelerince ilişkin niteliklerin soruşturulması; Jandarmanın görev ve sorumluluk alanında, Jandarma tarafından yürütülür. Bu konuyla ilgili denetim kesintisiz sürdürülür.

    OYUN TEMSİL VE GÖSTERİLERE İZİN VERİLMESİ AÇISINDAN YETKİ VE GÖREVLER

    Madde 59 - Olağanüstü hallerde umumi yerler ile umuma açık yerlerde özel tiyatro grupları veya kişilerin oyun göstermeleri, temsil vermeleri ya da gösteri düzenlemeleri için oyun, temsil ve gösterinin yapılacağı tarihten en az 48 saat önce mahalli mülki amirliğine başvurularak izin alınması zorunludur.

    Bu konuda izin almak için başvuranların, geçmiş durumu; ilgili kuruluşlardan araştırılmaksızın izin verilmez.

    İzin için yapılan başvuruda oyun, temsil ve gösteri ile ilgili kişilerin; kimlikleri, ikametgahları ve hangi devlet uyruğunda oldukları gösterilir. Oyun temsil ya da gösterinin bir senaryosu; senaryosu yoksa konusunu bildiren bir açıklama yazısı başvuruya eklenir.

    Kamu düzenini ve güvenliğini bozucu; genel ahlak ve terbiyeye aykırı; Devletin Ülkesi ve milletiyle bölünmezliği esasını, nitelikleri Anayasada gösterilen Cumhuriyeti sarsmaya, Bölmeye ve yıkmaya yönelik; hareket, söz ve müzik içeren oyun, temsil ve gösterilere izin verilmez.

    İzin alındıktan sonra, Jandarma bölgesinde bu öğelere aykırı duruma dönüşen oyun, temsil ve gösteriler; Jandarma tarafından yasaklanır ve ilgililer hakkında kanuni işlem yapılır.

    SENARYO VE FİLMLERE İZİN VERME VE DENETİM AÇISINDAN YETKİ VE GÖREVLER

    Madde 60 - Yurtdışından getirilen filmlerin gösterilmesi, yurt içinde yapılacak filmlerin çekilmesi ve gösterilmesi; yurt içinde yapılacak filmlerin Yurt dışına çıkarılması; kamuya açık yerlerde görüntü bant ve kasetlerinin gösterilmesi ve bu gibi yerlerde gösterilmek üzere yurtdışından getirilmesi konularının gerektirdiği düzenlemelerle,

    Senaryo, film ve görüntü bant ve kasetlerinin denetimi, izin verilmesi konularına ilişkin görev ve yetkilerin, özel mevzuatı ve Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'na göre yürütülmesi; kendi görev ve sorumluluk alanında jandarmanın yetkisidir.

    Amatör fotoğraf ve film çekilmesi bakımından, belli bir senaryoya dayanmayan ve mevzuata aykırı içerik taşımayan konuların filme çekilmesi veya özel yerlerde gösterilmesi, bu hükmün dışındadır.

    Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Hakkındaki Kanun hükümleri gözönünde tutulur.

    KÜÇÜKLERİN BAZI KAMUYA AÇIK YERLERE GİRMEKLE YASAKLANMASINA İLİŞKİN YETKİ VE GÖREVLER

    Madde 61 - Bar, pavyon, kulüp, diskotek vb. yerlere yanlarında veli ve vasileri olsa bile, onsekiz yaşından küçüklerin girmeleri; Jandarmanın görev ve sorumluluk alanında, jandarma tarafından men edilir.

    Turizmi Teşvik Kanunu çerçevesinde, belgeli turizm işletmesi olarak belirlenen ve ilgili Bakanlıkça uygunluğu saptanıp, izin verilen yerlere; onsekiz yaşından küçüklerin veli ve vasileri yanlarında olmak kaydıyla girebilmelerine ilişkin hükümlere göre işlem yapılır.

    Bu yerlere onsekiz yaşından aşağı küçükleri kabul ve oturmalarına müsaade ettiği anlaşılan o yerin işleticileri hakkında kanuni işlem yapılır.

    GÜRÜLTÜNÜN YASAKLANMASINDA YETKİ VE GÖREVLER

    Madde 62 - Jandarmanın görev ve sorumluluk alanı içindeki şehir ve kasabalarda, saat 24.00'den sonra herhangi bir şekilde çevre halkının rahat ve huzurunu bozacak tarzda gürültü edilmesi yasaktır.

    Bu yasağa aykırı olarak, konut içinde veya dışında gürültü edenler Jandarmaca emir verilerek gürültü etmekten yasaklanır. Bu emir ve uyarının yapılması için, gerekliyse konut ve eklentilerine girilebilir.

    Gürültünün, bu yolla yasaklandığı durumlarda bir tutanak düzenlenir ve kanuni işlem yapılmak üzere adliyeye gönderilir.

    Gürültünün yasaklanmasına ilişkin, emir ve uyarıya aykırı olarak hareketlerine devam edenler; derhal yakalanır ve karakola götürülürler. Haklarında düzenlenecek belgelerle birlikte; bekletilmeksizin, adamlı

    olarak yirmidört saat içinde adliyeye verilirler.

    Düğün, balo, müsamere vb. toplantı ve eğlenceler için, jandarmadan izin alınmış olmak kaydıyla; yukarıdaki hükümler uygulanmaz.

    İl İdaresi Kanunu çerçevesinde, mülki amirin genel emirlerle getireceği düzenlemeler ve Türk Ceza Kanununun konuyla ilgili hükümleri gözönünde tutulur.

    YARDIM GEREKENLERE KARŞI GÖREVLER VE KONUYA İLİŞKİN YETKİLER

    Madde 63 - Jandarma

    a. Bir tehlike karşısında bulunan ve imdat isteyen herkese yardım etmekle,

    b. Yolda hastalanan, kazaya uğrayan ve yerine gitmeye gücü bulunmayan kimselere; uygun bir ulaşım aracı sağlamak, ilgili sağlık kuruluşuna göndermek ya da sağlık personeli bulmak, ailelerine haber vermek, gerekliyse refakat etmekle,

    c. Ulaşım araçlarına yetişemeyenlere ya da bu araçların çeşitli nedenlerle hareket edememesi durumunda yolundan kalan; dolayısıyla gidecek yeri olmayan ya da uygun bir yer sağlamaktan yoksun olanlara; uygun bir yer bulma çarelerini aramakla,

    d. Sokaklarda serseri gibi dolaşan ve oturduğu yeri bildirme gücü bulunmayan düşkün durumdaki kimselerin ya da çocukların kanuni temsilcilerini araştırıp, bulmak ve kendilerine teslim etmekle; kanuni temsilcileri olmayanları ise, ilgili sosyal yardım kuruluşlarına ya da belediyelere teslim etmekle,

    e. Bir yer ya da yol sormak için başvuranlara gereken bilgiyi vermekle, yükümlüdür.

    Gerek sokaklarda serseri gibi dolaşan çocukların, gerekse düşkün durumda bulunanların kanuni temsilcileri, bu gibileri teslim almaktan kaçındıklarında; durum jandarmaca bir tutanakla saptanır ve kanuni işleme girişilir.

    Ayrıca Türk Ceza Kanunu ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununa göre beden, ruh ve ahlaki gelişmeleri tehlikede bulunan ve korunmaya muhtaç çocukları saptamak, ilgili makamların gerekli önlemleri almalarını sağlamak da jandarmanın görevidir.

    ÖZEL KOLLUK VE GÜVENLİK TEŞKİLATLARININ GÖREVİNE GİREN KONULARDA YETKİ VE GÖREVLER

    Madde 64 - Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerine ya da özel kanunları gereğince, özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait olmak üzere belirli bir hizmet ya da belirli bir kuruluşun güvenliği için, özel kolluk teşkilatı ya da özel güvenlik teşkilatı ancak kanunla kurulabilir.

    Bu gibi kolluk ve güvenlik teşkilatlarının amir ve memurlarının bulunmadığı durumlarda; Jandarma, kendi görev ve sorumluluk alanı içinde olmak kaydıyla; bunlara ait yetkileri kullanır ve görevleri yürütür. Bukonuda; kanun, tüzük, hükümet emirlerine ve kamu düzenine aykırı hareketlerin önlenmesi ve işlenmiş olan bir suçta Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda öngörülen acele tedbirlerin alınması Jandarmanın görevidir. Kanun ve nizamlarda ayrı bir hüküm bulunmadıkça; yapılan işlem ve soruşturmaları sonuçlandırmak üzere, bütün belge ve bilgiler özel kolluk ve güvenlik teşkilatına devredilir.

    Özel kolluk ve güvenlik teşkilatlarına bağlı amir ve memurlar, Jandarmanın görevine giren bir olayla karşılaştıklarında; kanun ve nizamlarda başka bir hüküm yoksa, olaya elkoyar. Jandarmaya haber verir ve yitebilecek delilleri toplar, olay yerini korur. Olayla ilgili eylemcileri yakalar.

    BEŞİNCİ BÖLÜM : CEZA İNFAZ KURUMU VE TUTUKEVLERİNİN DIŞ KORUNMASI, TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERİN SEVK, NAKİL VE MUHAFAZASI

    CEZA İNFAZ KURUMU VE TUTUKEVLERİNİN DIŞ KORUNMASI

    Madde 65 - Ceza İnfaz Kurumu ve Tutukevlerinin dış korunması Jandarmaya aittir. Bu yerlerde görev alacak birliklerin teşkilat, konuş ve kuruluşu Ceza İnfaz Kurumu ve Tutukevlerinin özellikleri dikkate alınarak Jandarmanın kendi kuruluş ve kadrolarında gösterilir.

    Ceza İnfaz Kurumu ve tutukevlerinin korunmasına memur edilen Jandarmanın görevi; dışarıdan emniyet ve koruma tedbirleri almak, tutuklu ve hükümlülerin kaçmalarına meydan vermemekten ibarettir. Jandarmaların hükümlü ve tutuklularla görüşmeleri ve ilişki kurmaları, Ceza İnfaz Kurum ve tutukevinin içindeki işlere karışmaları yasaktır. Ceza İnfaz Kurumu ve tutukevinin içinde burada görevli olanlarca bastırılamayacak genel bir hareket ve kargaşa meydana geldiğinde Ceza İnfaz Kurum ve tutukevi müdürü veya vekili veya gardiyanların başvurusu üzerine Jandarma olaya müdahale ederek sükunu sağlar.

    Muhafız Jandarmalar hiçbir şekilde Ceza İnfaz Kurumu ve tutukevinin iç işlerinde ve gardiyanlık görevlerinde kullanılamazlar.

    Jandarmalar Ceza İnfaz Kurumu ve tutukevlerine girmesi yasak olan silah alet ve eşyanın bu yerlere sokulmasına engel olurlar.

    Ceza İnfaz Kurumu ve Tutukevlerinin yetkili amir ve memurlarınca verilmiş izin ve Jandarma muhafazasında olmadıkça bu yerlerden hiçbir tutuklu ve hükümlü dışarıya gönderilemez.

    TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERİN SORUŞTURMA VE DURUŞMAYA GÖTÜRÜLMESİ

    Madde 66 - Soruşturma ve duruşmalar için sorgu hakimine ya da mahkemeye götürülecek tutuklu ve hükümlülerin isim listesi, infaz kurum müdürü tarafından, koruma görevini yürüten Jandarma Komutanına bir gün önce yazı ile bildirir. Jandarma Komutanı muhafız devriyenin kuvvetini saptayarak, hükümlü ve tutukluları istenilen yer ve zamanda hazır bulundurur.

    Hükümlü ve tutukluların gerek yolda gerek adliyede başkalarıyla görüşmeleri ve bir şey alıp vermelerine izin verilmez.

    Hükümlü ve tutuklular hakimin ya da mahkemenin önüne götürüldüğünde, inzibat aletleri çıkarılır ve bağlı olmayarak girmeleri sağlanır. Bu yerlerden çıkışta inzibat aletleri tekrar takılır.

    SEVK VE NAKİL İSTEMİ

    Madde 67 - Bir İnfaz kurumu ve tutukevinden diğer bir ceza infaz kurumu ve tutukevine gönderilmesi gereken tutuklu ve hükümlüler, kanunen yetkili makamın yazılı istemi üzerine, Jandarma iç güvenlik kuvvetlerince istenilen yere götürülürler. Bu yazılı istemin nakil tarihinden en az bir gün önce Jandarma makamlarına gönderilmesi şarttır.

    SEVK VE NAKİL MASRAFLARI

    Madde 68 - Sevk ve nakledilecek hükümlü ve tutukluların yiyecek ve götürülecekleri yere kadar olan taşıt gideri ile sevk ve nakilde görev alan Jandarma personelinin gidiş ve dönüş taşıt giderleri ilgili makam tarafından verilmedikçe; Jandarmadan sevk ve nakil görevi istenemez ve Jandarmalar tarafından bu durumdaki hükümlü ve tutuklular teslim alınmaz.

    SEVK VE ULAŞIM ARACININ SEÇİLMESİ

    Madde 69 - Hükümlü ve tutukluların sevk ve nakillerinin bu iş için ayrılmış olan Ceza İnfaz Kurumu araçlarıyla yapılması esastır. Bu gibi araçların bulunmaması ya da sevk ve naklin bu araçlarla yapılamaması durumunda; öncelikle kamuya ait kitle ulaşım araçlarından ya da diğer toplu taşıma araçlarından yararlanılır. Kamuya ait kitle ulaşım araçlarıyla sevk sırasında ilgili kamu kurumlarınca özel bir bölüm ayrılması zorunludur. Sağlık açısından özürlü ve zorunlu olanlar dışında özel taşıtlarla sevk yoluna gidilemez.

    SEVK VE NAKİL EDİLECEK TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERİN TESLİM ALINMASI

    Madde 70 - Tutuklu ve hükümlülerin teslim alınması sırasından öncelikle bu kimselerin yetkili makamlarca sevk ve nakli istenen kimseler olup olmadığı araştırılarak, üstleri aranır. Yanlarında silah, kaçmalarına yardım edecek tehlikeli bir alet ya da para ve kıymetli eşya varsa alınır. Teslim alınan nesnelerin cins ve miktarlarını gösterir bir alındı belgesi, tutuklu ve hükümlülere verilir. Yapılan işlem sevk pusulasına yazılır.

    Sevk ve nakledilecek yere varıldığında, alınan bu nesneler tutanakla; tutuklu ve hükümlülerin yanında ilgili kurum yetkililerine teslim edilir.

    Sağlık açısından sevke engel bir durumun varlığı doktor raporuyla saptandığında sevk yapılmaz. Durum ilgili makama yazıyla bildirilir.

    KADIN VE ERKEKLERİN BİRLİKTE SEVK VE NAKLİ

    Madde 71 - İştirak halinde suç işlemiş olanlar ile kanunen önemli ilişki sayılacak derecede yakınlığı olanlar dışında; erkek ve kadın tutuklu ya da hükümlüler, birlikte sevkedilemez.

    SEVKEDİLEN TUTUKLU YA DA HÜKÜMLÜNÜN YOLDA HASTALANMASI

    Madde 72 - Sevk ve nakil sırasında tutuklu ya da hükümlü yolda hastalandığında hekim ya da sağlık kuruluşu bulunan en yakın Jandarma Birliğine kadar götürülerek muayene ve tedavileri yaptırılır. Bu gibilerin yola devam edemiyecekleri hekim muayenesi ile anlaşıldığında; iyileştikten sonra usulüne uygun biçimde sevk edilmek üzere, bütün eşya ve evrakı ile birlikte en yakın Cumhuriyet Savcılığına teslim edilir.

    SEVKEDİLEN TUTUKLU YA DA HÜKÜMLÜNÜN YOLDA ÖLMESİ

    Madde 73 - Sevk ve nakil sırasında tutuklu ya da hükümlülerden birisi öldüğünde durum en elverişli haberleşme aracı ile en yakın jandarma iç güvenlik birliği komutanlığına ve bu komutanlıkça da o yerin Cumhuriyet Savcılığına bildirilir. Bu konuda devriye komutanının düzenleyeceği tutanak ilgili makama verilir.

    SEVK VE NAKİL SIRASINDA İSYAN VE FİRARA TEŞEBBÜS

    Madde 74 - Sevk ve nakil sırasında tutuklu veya hükümlülerin isyan ya da firar hazırlığı içinde olduklarından kuşkulanıldığında, sevke görevli devriye komutanı tarafından, böyle bir harekete kalkıştıklarında silah kullanılacağı ihtar edilir. Bu ihtara uymayarak firara teşebbüs etmeleri durumunda firarın başka şekilde önlenmesine imkan bulunmazsa silah kullanılır.

    Silah kullanma sonunda tutuklu ya da hükümlülerden birisi yaralandığında veya öldüğünde durum en elverişli haberleşme aracı ile en yakın Jandarma İç Güvenlik Komutanlığına ve bu komutanlıkça da o yerin Cumhuriyet Savcılığına bildirilir. İlgili iç güvenlik birlik komutanının vereceği emre göre hareket edilir. Yaralının iyileştirilmesi için önlem alınır ve durum bir tutanakla saptanır.

    Bu gibi durumlarda diğer tutuklu ve hükümlülerle sevkle görevli Jandarmaların sevke devam edip edemeyeceklerini Cumhuriyet Savcısı belirler. Jandarmaların tutuklanması ya da soruşturmanın uzaması durumunda sevk işlemi o yer Jandarması tarafından yapılır.

    SEVK VE NAKİL SIRASINDA KONAKLAMA

    Madde 75 - Sevk ve nakillerde, gidilecek yere gündüz varılacak biçimde hareket edilir. Zorunluluk nedeniyle konaklamak durumunda kalınırsa; tutuklu ve hükümlülerin geceyi yol üzerinde bulunan il ya da ilçe merkezlerindeki ceza infaz kurumu ile tutukevlerinde, zorunluluk varsa Jandarma iç güvenlik birliklerinin emniyet odalarında geçirmeleri sağlanır. Bucak ve köylerde ise; Jandarma Karakolunda, karakol yoksa köy odasında gerekli önlemler alınarak kalınabilir.

    SEVK VE NAKİL SIRASINDA ALINACAK ÖNLEMLER

    Madde 76 - Tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermiyecek gerekli bütün önlemleri alınır. Sevkten önce sevk yapılacak yerin jandarma iç güvenlik birliği komutanlığına bilgi verilerek kendi yönünden gerekli önlemleri alması sağlanır.

    TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERİN SAĞLIK KURULUŞLARINDA MUHAFAZASI

    Madde 77 - Tutuklu ve hükümlülerden, hastalananların ceza infaz kurum ve tutukevlerinin kendi revirlerinde iyileştirilmeleri esastır. Zorunlu durumlarda diğer sağlık kurumlarına sevk edilenlerin, bu yerlerde muhafazası Jandarma tarafından sağlanır.

    Sağlık kurumlarında önceden, Jandarmanın görüşü alınarak tutuklu ve hükümlülerin iyileştirilmeleri sırasında konabilecekleri özel yerleri ilgili kuruluşlarca hazırlanır ve her an hizmete hazır ve bakımlı bulundurulur. Sağlık kurumlarına sevk edilen mahkum ve tutuklular kanun ve nizamlarda öngörülen esaslara uygun tarzda önlemler alınarak bu yerlere konur ve Jandarma tarafından muhafaza edilirler.

    ÇALIŞTIRILAN TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERİN MUHAFAZASI

    Madde 78 - Adalet Bakanlığınca düzenlenen, tutuklu ve hükümlü çalıştırma faaliyetleri sırasında, tutuklu ve hükümlülerin muhafazası Jandarma tarafından sağlanır.

    Kanunda ve Ceza İnfaz Kurumları ile Tevkifevlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair Tüzükte öngörülen diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca düzenlenen tutuklu ve hükümlü çalıştırma faaliyetleri sırasında ise, muhafaza görevi ceza infaz kurumu ve tutukevlerinin kendi yönetimi ve personelince yürütülür.

    CEZA İNFAZ KURUMU VE TUTUKEVLERİNİN DIŞ KORUMASI, TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERİN SEVK VE NAKLİYLE MUHAFAZASINA İLİŞKİN YÖNERGE

    Madde 79 - Ceza İnfaz Kurumu ve tutukevlerinin dış koruma görevi ve bu kurum yönetimi ile ilişkiler; sevk ve nakil konusuna ilişkin başlıca görevler, personel ve taşıt seçimi, sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler ve diğer ayrıntılar çıkarılacak yönergede gösterilir.

    ALTINCI BÖLÜM : ÖZEL KANUNLARA İLİŞKİN YETKİ VE GÖREVLER

    ÖZEL KANUNLARA İLİŞKİN YETKİ VE GÖREVLER

    Madde 80 - Jandarma bu yönetmelikte ayrıntıları gösterilen görev ve yetkileri dışında, diğer genel ve özel kanunlarda yer alan ve Jandarmanın mülki görevleri içinde olup, idari kolluk makamlarınca;

    a. İzin verme,

    b. Beyanname ya da bildirim alma,

    c. Gözetim ve denetimde bulunma,

    d. Emir verme ve uyarıda bulunma,

    konularına ilişkin görevleri yürütür.

    Ayrıca Kanun ve nizamlara uygun olarak; kapatma, elkoyma, yasaklama ve diğer yetkilerini kullanır.

    YEDİNCİ BÖLÜM : ADLİ GÖREVLERİN GENEL ESASLARI

    ADLİ GÖREVLERİN ESASLARI

    Madde 81 - Adli görevler; işlenmiş suçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilen işlemleri yapmayı ve bunlara ilişkin adli hizmetleri yerine getirmeyi kapsar.

    Bu esas çerçevesinde Jandarma;

    a. Suçları aramak, herhangi bir ihbar ya da şikayet beklemeksizin, bütün istihbarat tekniklerinden yararlanarak, suçları ve suçluları ortaya çıkarmak,

    b. Olayın aydınlanması, adli makamlarca konunun yeterince anlaşılması için gerekli Acele Önlemleri almak ve bu anlamda olmak üzere; suç ve suçun sanığı olabilecekleri, bunlarla ilgili delilleri aramak, saptamak; toplayıp korumak, olay yerini aynen ya da resim, kroki vb. yöntemlerle koruyucu önlemler almak,

    c. Düzenlenen belgeleri, toplanan delilleri, suçun sanık ve ilgililerini; ilgisine göre Cumhuriyet Savcılığına ya da diğer yetkili makamlar, kanun ve nizamlarda öngörülen esaslara uygun olarak göndermek,

    d. Cumhuriyet Savcısının ya da diğer yetkili adli makamların, kanun ve nizamlar çerçevesindeki isteklerine uygun olarak; gerekli soruşturma işlemlerini yerine getirmek, bilgi vermek ve yetkilendirilmişse Hazırlık Soruşturmasını bir bütün olarak, baştan sona yürütmek,

    e. Gereğinde zor kullanma yetkisi veren müzekkereler olarak; ihzar, tutuklama, yakalama ve hapsen tazyik müzekkerelerini yerine getirmek,

    f. Polis teşkilatı olmayan yerlerde duruşmaların güvenlik ve disiplininin sağlanması ya da diğer adli işlemlerin yürütülüşü sırasında önlem alınması için; Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla iletilen kanun ve nizama uygun istekleri yerine getirmek,

    g. Zor kullanılması gereken durumlarda, görevi yerine getirirken engellenme ya da saldırıya uğrama tehlikesinin bulunduğu durumlarda; icra memurları tarafından, yazıyla istenen yardım görevinin gereğini yapmak, yükümlülüğündedir.

    ADLİ GÖREVLERİN YÜRÜTÜLÜŞ ESASLARI

    Madde 82 - Adli görevlerin yürütülüşüne ilişkin esaslar, görevin özellikleri gözönünde tutularak; bu yönetmeliğin ilgili maddelerinde ayrı ayrı açıklanmıştır. İlgili maddede hüküm bulunmayan konularda, diğer kanun ve nizamlarda yer alan hükümlere göre hareket edilir.

    SEKİZİNCİ BÖLÜM : SUÇLARIN ARANMASI ORTAYA ÇIKARILMASI VE ÖĞRENİLMESİ

    MÜLKİ GÖREVLER SIRASINDA SUÇLARIN ORTAYA ÇIKARILMASI VE ÖĞRENİLMESİ

    Madde 83 - Jandarma, emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin sağlanıp korunması ve kollanması, suç işlenmesini önlemek için gerekli önlemlerin alınması şeklinde yürütülen, mülki görevlerini, yerine getirirken; doğrudan kamu adına kovuşturulan suçlardan birinin işlendiğini gördüğünde, hiç bir başvuru ve emir beklemeksizin suça elkoyar. Kanuni gereğini yapar.

    Şikayet üzerine kamu adına kovuşturulan ya da kişisel dava yoluyla kovuşturulan suçlardan birinin işlendiğini gördüğünde; suçun devamını önler. Suçtan zarar görenin usulüne uygun şikayeti üzerine ya da bu kimsenin akıl, ruh ve beden sakatlığı ya da yaş küçüklüğü nedeniyle şikayet koşulu aranmayan durumlarda, bu tür suçlara da elkoyar. Kanuni gereğini yapar.

    Suçun şikayete bağlı olup olmadığı bilirkişi incelemesiyle anlaşılacak olan ve kuşkulu gözüken her durumda, doğrudan kovuşturulan suçlardaki gibi hareket eder.

    SUÇLARIN ÖĞRENİLMESİNDE DİĞER KAYNAKLARDAN YARARLANMA

    Madde 84 - Suçların Jandarma tarafından öğrenilmesi;

    a. Özel kolluk ve güvenlik teşkilatı, amir ve memurlarının, elkoydukları ve kendi ilgi alanları dışında kalan suçları, Jandarmaya haber vermeleriyle,

    b. Diğer kamu görevlilerinin, görevlerini yaptıkları sırada ve görevlerine ilişkin, doğrudan kamu adına kovuşturulan suçları, ilgili makama haber verme yükümlülüklerinden ötürü; Jandarmaya bu gibi suçları bildirmeleriyle,

    c. Kişiler aleyhine işlenmiş bir suçun iz ve delillerini gören hekim, ebe ve diğer sağlık personelinin, kamu görevlisi olmasalar bile, ilgili makama haber verme yükümlülüklerinden ötürü; Jandarmaya bu konuda bilgi vermeleriyle,

    d. Şüpheli ölüm olaylarında, bütün kolluk, belediye memurları ve köy muhtarlarının yükümlülükleri gereği; durumu Jandarmaya bildirmeleriyle,

    e. Diğer özel kanunlarla konulmuş yükümlülükler çerçevesinde, ilgililerin suç olaylarını Jandarmaya bildirmesiyle,

    f. İstihbarat teknikleri çerçevesinde yapılan çalışmalar ve ajan, muhbir ve mutemet olarak nitelenen kimselerden gizli haber elde edilmesiyle, olur.

    Bu yolla elde edilen haberler resmi yazıyla bildirilmemişse duruma uygun bir tutanakla saptanır. Böylece suça elkoyan Jandarma; acele önlemler almayı gerektiren durumlar olmadıkça, elde ettiği suç haberlerini Cumhuriyet Savcılığı ya da ilgili diğer adli makamlara bildirmekle yetinir.

    GENEL OLARAK İHBAR

    Madde 85 - Kanunlarda yazılı istisnalar dışında yurttaşların ihbar görevi yoktur. Bu nedenle, suçların ve suçluların öğrenilmesi için; Devlet ve Yurttaş ilişkilerini istenen düzeye çıkartabilmek bakımından bütün Jandarma Komutanları, gerekli düzeni karar ve haber kaynaklarını geliştirmeye özen gösterirler.

    İhbar deyimi; suçun faili ve suçtan zarar gören dışında kalan üçüncü kişilerin her türlü suça ilişkin olarak, Jandarmaya yaptıkları suç duyurularını ifade eder Ayrıca, doğrudan kamu adına kovuşturulan suçlarda, suçtan zarar görenin suç duyurusu da ihbar olarak nitelenir. İhbar üzerine suçu öğrenen yetkili ve görevli Jandarma makam ya da memurları suça elkoyar. Kanuni gereğini yaparlar.

    Suç ortaklarının ihbarına ilişkin olarak kanunlarda yeralan özel hükümler saklıdır.

    İhbarların, Jandarmaya iletilmesinde herhangi bir özel şekil şartı aranmaz. Sözle yapılan ihbarlar için ihbar tutanağı düzenlenir. Ancak, suçtan zarar görenlerin ihbarını ayırdetmek için, düzenlenen ihbar tutanağının başlığı "Şikayet Tutanağı" olarak yazılır.

    İhbarcının kimliği saptanamayan, telefonla vb. tarzda yapılan ihbarlar; istihbarat tekniklerine göre değerlendirilir. Bu değerlendirme sonucu, güvenilir bir haber olarak kabul edileceği anlaşılırsa; gerekli işlemlere girişilir.

    İhbarcının kimliğinin rızası olmadıkça açıklanmıyacağına ilişkin, özel kanun hükümlerine bağlı olarak; ihbar, ihbarı yapanın hakkında suç oluşturmadıkça ihbarcının kimliği hiçbir makama açıklanamaz.

    Ceza Muhakemeleri Usul Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde; Vali, Kaymakam ve bucak müdürlerine iletilen ihbarlar, bu makamlarca acele önlemler alınması gereken durumlarda ve Jandarmanın görev ve sorumluluk alanındaki suçlarla ilgili olduğunda, yetkili Jandarma İç Güvenlik Birliği Komutanına gönderilir.

    Jandarma Teşkilatı içinde; ihbarları kabul ederek, gerekli işleme girişmekle yükümlü olan makamların dışındaki yerlere yapılan ihbarlar; ivediliği de gözönünde tutularak, yetkili ve görevli makama gönderilir.

    GENEL OLARAK ŞİKAYET

    Madde 86 - Şikayet; şikayet üzerine kamu adına kovuşturulan suçlarda, suçtan zarar gören ya da şikayet hakkına sahip diğer kişiler tarafından, kanunda gösterilen belirli şekil ve sürelere uyularak, kovuşturma yapılmak üzere ilgili makama başvurulmasıdır.

    Jandarmaya yapılacak şikayetler, ancak bir dilekçeyle yapılabilir. Dilekçeyle olmayan şikayetler için tutanak düzenleyerek, acele önlemler alınması yoluna gidilemez. Bu yolla hareket edilmesi sonucu; suçtan zarar görenin şikayet ya da dava hakkının düşmesine neden olanlar, hareketinin niteliğine göre cezalandırılır. Bu dilekçelerin kabulü sırasında Kanunun ilgili hükümleri gözönünde tutulur.

    3005 Sayılı Kanun kapsamına giren suçüstü durumları ile bu kanunun yer ve zaman kaydına bakılmadan uygulandığı durumlara ilişkin sözlü şikayetler; tutanağa geçirilerek suça elkonur ve diğer kanuni işlemlere girişilir.

    Telgrafla yapılan şikayetlere, dilekçe ile yapılmış şikayet gibi işlem yapılır. Telgraf metninin posta idaresine verilen aslındaki eksikliklerden dolayı, Jandarma sorumlu tutulmaz.

    Şikayet açısından, zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile; dilekçenin kabul edilerek, Cumhuriyet Savcılığına ya da ilgili makama gönderilmesi zorunludur.

    Şikayetçi, şikayetinden vazgeçtiğinde; sanıklar yakalanmış ya da hazır bulunuyorsa; kendilerinden vazgeçmeyi kabul edip etmedikleri de sorularak, durum bir tutanakla saptanır.

    Hakim ya da bilirkişiye başvurularak, olayın niteliğini aydınlatmayı gerektirir bir durum varsa; vazgeçilmiş olsa bile, durum aydınlanıncaya kadar, yakalanmış sanıklar serbest bırakılmaz.

    Vazgeçme sözkonusu değilse, düzenlenen belgeler, deliller ve yakalama şartlarına bağlı olarak yakalanmış sanıklar adamlı olarak,

    geçerli bir vazgeçme durumunda ise, vazgeçme tutanağı ve diğer ekleri silsile yoluyla Cumhuriyet Savcılığı ya da ilgili diğer makamlara gönderilir.

    Kişisel dava yoluyla kovuşturulabilen suçlara ilişkin, sözlü ya da yazılı başvurular kabul edilmekle birlikte; acele önlemler alınmaz. İlgili kişisel dava açabileceği konusunda uyarılır ve başvurusu silsile yoluyla Cumhuriyet Savcılığı ya da ilgili diğer makamlara gönderilir.

    ŞÜPHELİ ÖLÜM OLAYLARI

    Madde 87 - Şüpheli ölüm olayı niteliği taşıyan;

    a. Bir ölümün doğal nedenlerden ileri gelmediği şüphesini uyandıran belirtiler bulunması,

    b. Kim olduğu bilinmeyen bir kişinin ölüsünün bulunması, durumlarında; Jandarma olayı derhal Cumhuriyet Savcılığına ya da Sulh hakimine bildirmekle yükümlüdür.

    Bu gibi durumlarda ölünün gömülmesi, ancak Cumhuriyet Savcısı ya da Sulh hakimi tarafından verilecek yazılı izinle olur. Bu nedenle Jandarma, gerekli izin alınmadan ölünün gömülmesini engeller.

    Ayrıca, yapılacak işlemlerin yürütülmesi için gerekli önlemleri alır. Ölüm olayından şüpheye yol açan nedenlerle ilgili inceleme ve araştırmaları yapar.

    DOKUZUNCU BÖLÜM : JANDARMANIN SUÇLARA ELKOYMADA GÖREVLERİ

    DOĞRUDAN KOVUŞTURULAN MEŞHUT SUÇLARA ELKOYMADA BAŞLICA GÖREVLER

    Madde 88 - İşlenmekte olan suç, meşhut suç olduğu gibi; henüz işlenmiş olan suç ile suçun işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören ya da başkaları tarafından, kovalanarak ya da suçun pek az önce işlendiğini gösteren eşya ve izlerle yakalanan kimsenin işlediği suç da meşhut suç olarak nitelenir.

    Bu nitelikteki bir suçun; 3005 sayılı "Meşhut Suçların Muhakeme Usulü Kanunu" nun uygulanmadığı yer ve durumlarda; Jandarmanın görev ve sorumluluk alanında işlendiğini haber alan ya da gören, ilgili Jandarma makam ve memurlarının başlıca görevleri şunlardır;

    a. Silsile yoluyla ve şekle bağlı olmayan bir ön raporla, Cumhuriyet Savcısına ya da yetkili diğer adli makama durumu bildirmek,

    b. Daha sonra olay yerine, yeter kuvvetle ve ivedi hareket etmek;

    (1) Suç işlenmesi devam ediyorsa, gerekli müdahaleyi yapıp, olayları sona erdirmek,

    (2) Olay sırasında yaralanmış olanlar varsa gecikmeden bunların hekim, ebe ya da bir sağlık kurumuna sevkini sağlayarak gerekli yardımı yapmak, hayati tehlike bulunup bulunmadığına ilişkin hekim raporunu, doğrudan yazılarak ilgili sağlık kurumundan sağlamak, olay yerine Cumhuriyet Savcısı, sorgu ya da sulh hakiminin gelmesi durumunda; Ceza Muhakemeleri Usul Kanununun 66 ve 158 inci maddelerine göre hareket etmek,

    (3) Olayda fail olarak gözükenleri yakalamak ve gözaltına almak, bunu sağlamak için gerekliyse; konut, işyeri ve eklentileriyle diğer kapalı yerlerde arama yapmak. Fail kaçmış ise; kimliğini, tanıtıcı özelliklerini ve şeklini belirlemeye çalışmak. Gittiği yer ve yön konusunda bilgi edinilebilmişse, yakalanması için kuvvet göndermek.

    Ağır cezalı meşhut suçlar dışında; yasama dokunulmazlığı ile kanunlarda yer alan diğer kamu görevlilerin bağlı tutulduğu özel yargılama usulü hükümleri ve Subay, Astsubaylar yönünden Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun öngördüğü istisnalar gözönünde tutularak işlem yapılır.

    Diplomasi dokunulmazlığına sahip olanlar, hiçbir zaman yakalanıp, gözaltına alınmazlar. Ancak, bu gibilerin kişisel güvenlikleri için gözaltına alma niteliğinde olmayan önlemler alınabilir.

    Failin yakalanmasını önleyen bu ayrıcalıklar, olayı aydınlatmaya yarayacak delillerin toplanmasına; bu amaçla, arama ve elkoyma işlemi yapılmasına engel değildir. Diplomatik muafiyetlere ilişkin, Devletler Umumi Hukuku Hükümleri gözönünde bulundurulur.

    (4) Suçla ilgili iz ve delillerin kaybolmasını önlemek için; olay yerini işaretleyip, güvenlik altına almak. Delil olabileceği umulan her türlü nesneyi saptamak ve herhangi bir nedenle kaybolacağı umulanları uygun şekilde koruma ve güvenlik altına alır. Ancak bu işlemler sırasında, Devletler Umumi Hukukunun öngördüğü diplomatik muafiyetler gözönünde bulundurulur.

    (5) Olay yerinin krokisini yapmak, teçhizat olarak verilmişse ya da kolaylıkla sağlanabiliyorsa; tekniğine uygun şekilde olay yerinin fotoğraflarını çekmek.

    Görgü tanıklarını saptamak; tanık olabilecek kişileri belirlemek ve Cumhuriyet Savcısının ya da diğer adli yetkililerin olay yerine gelmeyecekleri anlaşıldığında, tanık olabileceklerin ifadelerini almak.

    (7) Delillerin toplanması yönünden gerekli görülüyorsa, kanunlarda öngörülen ölçü ve kurallara uygun olarak; kişilerin üzerinde, konut, işyeri ve eklentileriyle diğer kapalı yerlerde arama ve elkoyma işlemlerini yapmak.

    (8) Gerekliyse; olayın oluş şeklini canlandırmak için ya da failin ikrar ve itiraflarını delillendirmek için, temsili keşif niteliğinde uygulama ve yer gösterme işlemlerini yapmak. Tanık olabileceklere, kimliğinin saptanması için faili göstererek tanıma işlemi ve tanıkların ifadelerindeki çelişkiyi gidermek için yüzleştirme yapmak.

    (9) Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelmişse; Jandarmaya ilettiği isteklerini ve verdiği görevleri yerine getirmek; o ana kadar yapılan işlemler hakkında bilgi vererek, düzenlenen belgeleri ve toplanan delilleri teslim etmek.

    Teslim edilen belge ve delillerle ilgili olarak savcıyla birlikte bulunan yazı işleri müdürü ya da tutanak katibine, bunlar yoksa Cumhuriyet Savcısına gerekli teslim - tesellüm tutanağını imzalatmak.

    (10) Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelememişse; yetkili mesleki amirin emri çerçevesinde diğer tamamlayıcı işlemleri yürütmek. Sonuçta, sanığın ya da sanıkların gözaltında tutulma süresine dikkat edilerek; tamamlanmış suç dosyasını bir fezlekede özetlemek, dizi pusulasına bağlayarak; yetkili ve görevli adli makama göndermektir.

    Bu gönderme sırasında, toplanan tüm deliller uygun şekilde ambalajlanır ve hem fezlekede, hem de dizi pusulasında gösterilir. Düzenlenen dosyanın ekleri olarak sunulur. Dosya üzerine silsileye uygun bir gönderme yazısı eklenerek; sanık gözaltına alınmışsa, sanıkla birlikte adamlı olarak gönderilir.

    MEŞHUT SUÇ NİTELİĞİ TAŞIMAYAN DOĞRUDAN KOVUŞTURULAN SUÇLARDA, JANDARMANIN BAŞLICA GÖREVLERİ

    Madde 89 - Meşhut suç niteliği taşımayan, doğrudan kovuşturulan suçları herhangi bir şekilde öğrenen Jandarma:

    a. Öncelikle, suçla ilgili haberin doğruluğunu araştırır.

    b. Bu haberin doğruluğunu saptadıktan sonra, olayı aydınlatmaya yarayacak, gerekli acele önlemleri alır. Bu amaçla;

    (1) Görgü tanıklarını saptar. Tanık olabilecek kişilerin ifadelerini alır.

    (2) Delil olabileceği umulan her türlü nesneyi saptar. Herhangi bir nedenle kaybolması umulanları, uygun şekilde koruma ve güvenlik altına alır.

    (3) Delillerin toplanması yönünden zorunluluk varsa; silsileye uyarak ve Cumhuriyet Savcılığı ya da yetkili makam aracılığıyla, sulh hakiminden ya da kanunla yetkili kılınan merciin emriyle; kişilerin üzerinde, konut, işyeri ve eklentileriyle diğer kapalı yerlerde arama ve elkoyma işlemlerini yapar.

    (4) Tanık ifadelerini aldıktan ve maddi delilleri topladıktan sonra; gerekli görüldüğünde, sanık olabilecek şüphelinin ifadesine başvurur.

    (5) Sanık olabilecek şüphelilerin ifadesini de aldıktan sonra; gerek duyuluyorsa, temsili keşif niteliğinde uygulama ve yer gösterme işlemi yaptırılabilir. Tanık olabileceklerce kimliğinin saptanması için faili göstererek tanıma, tanıkların ifadelerindeki çelişkiyi gidermek için yüzleştirme işlemi yapabilir.

    Dokunulmazlık, sorumsuzluk ve istisnai durum olan sanıklara ilişkin olarak, bir öncedeki maddede belirtilen ayrıcalıklar saklıdır.

    Suçtan zarar görenin, hekim tarafından muayenesine ihtiyaç duyulursa; Cumhuriyet Savcılığı ya da yetkili adli makam aracılığıyla muayeneye gönderilmesi ve raporunun alınması için gereğini yapar.

    (7) Diğer tamamlayıcı işlemleri de yerine getirdikten sonra; sanık ya da sanıklar gözaltına alınmışsa, gözaltı süresine de dikkat edilerek tamamlanmış suç dosyasını bir fezlekede özetler. Dizi pusulasını da bağladıktan sonra dosyayı silsile yoluyla yetkili ve görevli adli makama gönderir.

    Bu gönderme sırasında, toplanan tüm deliller uygun şekilde ambalajlanır ve hem fezlekede, hem de dizi pusulasında gösterilir. Düzenlenen dosyanın ekleri olarak sunulur. Dosya üzerine silsileye uygun bir gönderme yazısı eklenerek; sanık gözaltına alınmışsa, sanıkla birlikte adamlı olarak gönderilir.

    3005 SAYILI MEŞHUT SUÇLARIN MUHAKEME USULÜ KANUNUNUN UYGULANDIĞI AĞIR CEZALI SUÇLARDA JANDARMANIN BAŞLICA GÖREVLERİ

    Madde 90 - Ağır cezalı meşhut suçlarda, 3005 Sayılı (Meşhut, Suçların Muhakeme Usulü Kanunu'nun uygulanabilmesi için; suçun ağır ceza mahkemesinin kurulu bulunduğu, ilçe ya da il merkezinin belediye sınırları içinde işlenmiş olması gerekir. Polisin bulunmadığı zamanlarda ve kurulmadığı merkezlerde; bu suçların işlenmesi durumunda Jandarma;

    a. Cürmün failini yakalar. Faili yakalamak için konut, işyeri ve eklentileriyle diğer kapalı yerlere girebilir.

    b. Yaralılara ivedi, hekim, ebe ve diğer sağlık personelince ilk yardım yapılmasını sağlar,

    c. Görgü tanıklarını saptar ve uzaklaşmamalarını sağlar. Ancak herhangi bir ifade alma yoluna gitmez. Zaman yitirici işlemlerden özenle kaçınır.

    d. Olay yerini işaretleyip belirleyerek; güvenlik altına alır. Değiştirilmemesi için gerekli önlemleri alır.

    e. Maddi delilleri saptar; zorunluluk varsa koruma altına alır ve herhangi bir nedenle kaybolacağından korkulan delilleri toplar. Gerektiğinde bunlarla ilgili elkoyma işlemini yapar. Ancak, delil toplamak ve diğer soruşturmaları yapmak yetkisi, özellikle Cumhuriyet savcısına aittir.

    f. Polis teşkilatı kurulmamışsa, Cumhuriyet Savcısına ya da yetkili ve görevli bulunan adli makama;

    Polis teşkilatı kurulu ise, bu makamların yanısıra ilgili polis emir ve memurlarına durumdan ivedi bilgi verir.

    Bundan sonraki safhada Cumhuriyet Savcısının isteklerini ve belirttiği görevleri yerine getirir.

    3005 SAYILI MEŞHUT SUÇLARIN MUHAKEME USULÜ KANUNUNA GÖRE KOVUŞTURULAN VE AĞIR CEZALI SUÇLAR DIŞINDA KALAN SUÇLARDA JANDARMANIN BAŞLICA GÖREVLERİ

    Madde 91 - Ağır cezalı suçlar dışında kalan cürümler ile 3005 sayılı Kanunda sayılarak gösterilen kabahatlere, 3005 sayılı Kanun çerçevesinde suçüstü hükümleri uygulanabilmesi için, bu suçların ve asliye mahkemesinin kurulu bulunduğu ilçe merkezinin belediye sınırları içinde, ya da bu belediye sınırları dışında ise, panayırlarda işlenmiş olması gerekir. İlçelerin mülki sınırları içinde kurulan pazarlardan, panayır niteliği taşıyanlar; Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine, İlçe Jandarma bölük Komutanının görüşü alındıktan sonra, o yer mülki amiri tarafından belirlenir ve Cumhuriyet Savcılığına bildirilir.

    Bu yerlerde işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen meşhut cürümler ile kanunda gösterilen meşhut kabahatlerin; suçüstü hükümlerine göre kovuşturulmasında Jandarmanın başlıca görevleri şunlardır:

    a. Faili yakalamak. Bu amaçla konut, işyeri ve eklentileriyle diğer kapalı yerlerde arama yapmak,

    b. Suçla ilgili maddi delilleri toplamak ve gerekirse elkoyma işlemi yapmak, Elegeçirmek yönünden zorunluluk varsa ve zaman yitirilmeyecekse, arama yapmak.

    c. Görgü tanıklarını saptamak. Düzenlenecek suçüstü tutanağında bunları kimlik ve adresleriyle yazarak, ilgili yere imzalarını attırmak.

    d. Suç şikayete bağlı olarak kamu adına kovuşturulan suçlardan veya kişisel dava ile kovuşturulan suçlardan biri ise; şikayet hakkına sahip olan veya suçtan zarar görenin sözlü şikayetini, düzenlenecek suçüstü tutanağına yazmak ve şikayetçiye imzalattırmak. Eğer şikayetçi şikayetinden vazgeçmişse, usulüne uygun ve ayrı bir vazgeçme tutanağı düzenlemek ve Cumhuriyet Savcılığına göndermek.

    e. 3005 Sayılı Kanuna ilişkin talimatnamede gösterilen esaslara uygun olarak bir suçüstü tutanağı düzenlemek; suçtan zarar gören ve tanıklara imzalatmak.

    f. Türk yurttaşı olan faillerin nüfus kimlik cüzdanlarının, yabancıların ise pasaportlarının birer örneğini çıkarıp onaylamak, suçüstü tutanağına eklemek.

    g. Tanık, suçtan zarar gören ve bilirkişilerden, Cumhuriyet Savcısı tarafından istenmemiş ve kendiliklerinden gideceklerine, Jandarma tarafından güvenilen kimseler serbest bırakılarak ve gerekli önlemleri alarak; suçlu, tanık, suçtan zarar gören ve isteniyorsa bilirkişileri; Cumhuriyet Savcılığı istediğinde gecikmesiz hazır bulundurmak. Bu konuda savcının sözlü veya yazılı isteği ihzar müzekkeresi yerine geçer. Dolayısıyla zor kullanılarak yerine getirilebilir.

    Bu hazır bulundurma işi, ivedi ve doğrudan doğruya, hiçbir karakol veya merkeze uğratılmadan; sanığın ve maddi delillerin suçüstü tutanağı ve ekleriyle birlikte, aynı gün Cumhuriyet Savcılığına adamlı teslimi şeklinde yapılır. Bu teslim tatil günlerinde dahi geciktirilemez. Saat yirmiden sonra yakalanan suçluların teslimi ise, ertesi gün saat 07.00'ye kadar ertelenir ve durumdan Cumhuriyet Savcısı haberdar edilir. Cumhuriyet Savcılığına teslim edildikten sonra, failin yeniden gözaltında tutulması Jandarmadan istenemez. Ancak, zamanın gecikmesi nedeniyle Cumhuriyet Savcısı tarafından teslim alınmayan durumlar bunun dışındadır.

    Meşhut kabahatlerde; konut, işyeri ve eklentilerinde gece Jandarma arama yapamaz.

    YER VE ZAMAN KAYDINA BAKILMAKSIZIN 3005 SAYILI KANUNA GÖRE KOVUŞTURULACAK SUÇLAR BAKIMINDAN JANDARMANIN BAŞLICA GÖREVLERİ

    Madde 92 - Ceza hükümleri taşıyan özel kanunlarda; o kanunda yer alan suçların yer ve zaman kaydına bakılmaksızın,3005 Sayılı Kanun hükümlerine göre kovuşturulacağı hükmü konmuşsa; Jandarma genel olarak görevlerini şu şekilde yerine getirir.

    a. Ağır cezalı suçlarda;

    (1) Silsile yoluyla Cumhuriyet Savcılığına haber vermek,

    (2) Sanık olabileceklerin yakalanmasına ilişkin genel şartlara bağlı olarak, sanığı yakalamak.

    (3) Tanık olabilecek ve olayla ilgili görgü, bilgisi bulunanları saptamak.

    (4) Olayın maddi delillerini saptamak, toplamak, koruma ve güvenlik altına almak; gerekirse arama ve elkoyma işlemi yaparak ele geçirmek.

    (5) Sanık ya da sanıklar gözaltına alınmış ise, gözaltı süresiyle ilgili özelliklere de dikkat ederek;

    Sanık ya da sanıkları,

    (b) Elde edilen maddi delilleri,

    (c) Savcılık ya da ilgili diğer adli makam tarafından istemişse tanıkları ki; birlikte getirilmesi istenmeyen ve kendiliklerinden savcılığa başvuruda bulunacaklarını söyleyen ve bu sözlerine güvenilen tanıklar adamlı olarak gönderilmezler.

    (d) Düzenlenen belge ve tutanakları, silsile yoluyla ve bir gönderme yazısına bağlı olarak ivedi ve olabilirse aynı günde Cumhuriyet Savcılığına ya da yetkili ve görevli diğer adli makamlara, hazırlık soruşturması yapılmak üzere göndermek.

    Bu gibi suçlarda, Jandarmanın hazırlık soruşturmasını bir bütün olarak yürütme yetkisi yoktur. Ancak olayın aydınlanması yönünden; tanık, suçtan zarar gören ve sanığın bilgi, görgü ve ilişkilerini saptamak için ifadeleri alınabilir.

    b. Ağır cezalı suçlar dışında kalan suçlarda ;

    (1) Silsile yoluyla Cumhuriyet Savcılığına haber vermek,

    (2) Sanık olabileceklerin yakalanmasına ilişkin şartlara bağlı olarak sanığı yakalamak,

    (3) Tanık olabilecek ve olayla ilgili görgü ve bilgisi bulunanları saptamak, düzenlenecek suçüstü tutanağına kimliklerini yazarak, ilgili yere imzalarını almak, Olayın aydınlanması için zorunluluk varsa ifadelerini almak.

    (4) Olayın maddi delillerini saptamak, toplamak, koruma ve güvenlik altına almak; gerekirse arama ve elkoyma işlemi yaparak elegeçirmek.

    (5) Sanık ya da sanıklar gözaltına alınmış ise, gözaltı süresiyle ilgili özelliklere dikkat ederek;

    3005 Sayılı kanuna ilişkin talimatnamede öngörülen örneğe uygun tarzda, bir suçüstü tutanağı düzenlemek; suçtan zarar gören ve tanıklara imzalatmak,

    (b) Türk Yurttaşı olan faillerin nüfus kimlik cüzdanlarının yabancıların ise pasaportlarının birer onaylı örneğini çıkarmak,

    (c) Elde edilen maddi delilleri,

    (d) Savcılık ya da ilgili diğer adli makam tarafından istenmişse tanıkları ki; birlikte getirilmesi istenmeyen ve kendiliklerinden savcılığa başvuruda bulunacaklarını söyleyen ve bu sözlerine güvenilen tanıklar, adamlı olarak gönderilmezler.

    (e) Tutulan tutanak ve belgeleri düzenlenen suçüstü tutanağıyla birlikte, ivedi ve olabilirse aynı günde Cumhuriyet Savcılığına adamlı teslim etmektir.

    Bu gibi suçlarda, Jandarmanın hazırlık soruşturmasını bir bütün olarak yürütme yetkisi yoktur. Ancak olayın aydınlanması için gerekli acele önlemleri alabilir.

    1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu Kapsamındaki su ürünlerine el konulduğunda, anılan kanunun 34 üncü maddesi; 2313 Sayılı Uyuşturucu maddelerin murakabesi hakkında Kanun kapsamındaki uyuşturucu maddelere el konulduğunda anılan Kanunun hükümlerine göre işlem yapılır.

    TRAFİK SUÇLARININ KOVUŞTURULMASI BAKIMINDAN ÖZELLİKLER

    Madde 93 - Jandarma trafik kazalarına adli yönünden gereği yapılmak üzere el koyar.

    Trafik kolluğunun görevli olmadığı veya bulunmadığı Karayollarında meydana gelen kazalarda trafik kaza tesbit tutanağı düzenlenir ve bir örneği o yerin trafik zabıtasına gönderilir.

    Karayollarında meydana gelen ve yalnız maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarında tarafların anlaşması halinde ve fiil başka bir suç oluşturmuyorsa adli kovuşturma yapılmaz ve T. C. K. nun 565 inci maddesi hükmü uygulanmaz.

    Trafik kazalarında yolun trafiğe kapandığı hallerde jandarma; iz ve delilleri kaybolmayacak şekilde işaretlendikten ve gerekli işlemleri yaptıktan sonra Karayolunu trafiğe açmaya yetkilidir.

    Karayolunun trafiğe kapanmasına ölümlü ve hayati tehlike yaratan yaralanmalı kazalar neden olmuş ve bu kaza can, mal ve trafik güvenliğini etkiliyor ve başka bir yoldan geçiş verilemiyorsa C. Savcısının gecikeceğinin anlaşılması halinde, gerekli işaretlemeler yapılıp araç ve ölüler kenara alınarak durum bir tutanakla tesbit edildikten sonra trafiğe açılır.

    Trafik suç işleyenler hakkında suç veya ceza tutanağı düzenlenir bir kaç trafik suçunun bir arada işlenmesi halinde her suç için ayrı tutanak düzenlenir.

    Üç örnek düzenlenen tutanağın bir örneği yerinde ilgiliye verilir, ikinci örnek Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Merkezine gönderilir. Tutanağın diğer örneğide değerlendirmelere esas olmak üzere dosyasında saklanır.

    Suç Mahkemece bakılacak suçlardan ise 4 üncü örnek 5 iş günü içinde ilgili mahkemeye gönderilir, değilse tahsil için ilgili trafik kuruluşunca takibe alınır.

    Askeri görev ve hizmetlerin yürütülmesi sırasında askeri araç sürücülerinin asker kişilere karşı işledikleri trafik kazaları ile ilgili suçlarda 353 Sayılı Kanun hükümlerine uyulur.

    ÖZEL KOLLUK ALANINA GİREN SUÇLAR BAKIMINDAN ÖZELLİKLER

    Madde 94 - Jandarma, özel kolluğun alanına giren suçlara elkoyduğunda suçun sanıklarını, düzenlenen tutanakları ve diğer belgeleri,

    a. Özel kolluk teşkilatı varsa, ilgili teşkilat yetkililerine,

    b. Özel kolluk teşkilatı yok ya da bölgede konuşlandırılmamışsa ilgili Cumhuriyet Savcılığına teslim eder.

    Askeri inzibat görevleri bakımından, 211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu hükümlerine uyulur.

    HAZIRLIK SORUŞTURMASININ JANDARMAYA YAPTIRILMASI BAKIMINDAN ÖZELLİKLER

    Madde 95 - Hazırlık soruşturması, Cumhuriyet Savcıları ile Kanunlarda özel olarak gösterilen durumlarda, diğer adli makamlarca yürütülür.

    Kanunların özel hükümle belirlediği suçlar dışında; suçun önemi, dağınıklığı ve delillerin korunup toplanması bakımından özellik bulunup, bulunmadığını değerlendirerek istemde bulunan Cumhuriyet Savcısının, yetki devri şeklindeki yazılı istemi üzerine, Jandarma İç Güvenlik Birlikleri tarafından da hazırlık soruşturması yapılabilir.

    Hazırlık soruşturması yapılması istemlerinin ivediliği sözkonusu değildir. Bu konudaki istemlerin yazıyla ve İlçe Jandarma Bölük Komutanlığına yapılması zorunludur.

    İlk önce Jandarma tarafından elkonularak acele önlemler alınan suçlardan Jandarmadan bir bütün olarak, yeniden hazırlık soruşturması yapması istenemez. Ancak, acele önlemler safhasında yürütülen soruşturma işlemlerinin eksiklerinin giderilmesine ilişkin diğer görevlerin yürütülmesi istenilebilir. Bu görevler hazırlık soruşturması niteliğinde olmayıp; münferit soruşturma işlemleri niteliği taşır.

    Hazırlık soruşturması yapma yetkisiyle yetkilendirilen makam ve memurlar, kanunların yalnız hakime veya Cumhuriyet Savcılarına tanıdığı özel yetkiler dışında bütün hazırlık soruşturması işlemlerini yapmaya yetkilidir.

    Hazırlık soruşturması yapmakla yetkilendirilen Jandarma İç güvenlik makam ve memurları; derhal icrası gereken hakim kararıyla yürütülecek arama ve elkoyma gibi soruşturma işlemleri için kendi askeri silsilesine bağlı olarak doğrudan doğruya Sulh hakimliğine başvurup; gerekli kararın verilmesini istiyebilirler.

    JANDARMANIN YAPACAĞI SORUŞTURMA İŞLEMLERİNİN YAZILI OLMASI VE GİZLİLİĞİ

    Madde 96 - Jandarma İç Güvenlik makam ve memurları tarafından yürütülen gerek acele önlemler niteliğindeki, gerekse hazırlık soruşturması niteliğindeki soruşturma işlemleri; tutanaklarla belgelenir.

    Bu soruşturmalar gizlidir. Ancak soruşturma dosyasındaki, gerek sanığın hakim tarafından yapılmış sorgusuna ait tutanakların, gerekse bilirkişi raporlarının ve sanığın hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ait tutanakların savunma avukatı tarafından incelenmesine hiçbir şekilde karşı çıkılamıyacağına ilişkin Ceza Mahkemeleri Usul Kanunu hükümleri gözönünde tutulur. Soruşturmanın amacına zarar vermiyeceği düşüncesiyle, dosyanın Savunma avukatı tarafından incelenebileceği diğer durumlarda; Cumhuriyet Savcısının istek ve görüşüne göre hareket edilir.

    SORUŞTURMA GİDERLERİNİN KARŞILANMASI

    Madde 97 - Jandarmanın suçun açığa çıkarılması ve ihzarlı sanıkların bir yerden diğer bir yere yollanmasına ilişkin giderleri; yaralama durumlarında ilk iyileştirme giderleri, nezaret altında bulundurulanlarla, belirli yere ikamet ve iaşe edilenler, sınır dışına çıkarılacak ve yurt içinde yer değiştirmeye mecbur edilecek yabancıların ve 3236 sayılı Kanun gereğince mahkeme kararıyla başka yerlere gönderileceklerin sevk ve iaşe giderleri; 647 ve 2553 sayılı Kanunlar gereğince alınan tedbir kararının infaz ve gözetim giderleri her yıl Bütçe Kanunlarının ilgili bölümünde gösterilen konuların giderleri ödeneğinden, Cumhuriyet Savcılıklarınca tahakkuk ettirilerek ödenir. Görevin gerektirdiği giderlerin karşılanabilmesi için; İlçe Jandarma Bölük komutanı tarafından uygun görülen bir Subay veya Astsubay mutemed olarak görevlendirilir. İlgili mevzuat çerçevesinde, anılan ödenekten bu görevliye peşin avans verilir. Tahakkuka esas belgeler bu görevli tarafından düzenlenir.

    2363 sayılı Ahaliye ait olup, Jandarma Hizmetinde kullanılan hayvanlar ile Nakil vasıtalarının tazmini hakkında Kanun hükümleri gözönünde bulundurulur. Koğuşturma gideri ödeneğinin bulunmaması Hizmetin yerine getirilmesine engel teşkil etmez.

    ONUNCU BÖLÜM : ACELE ÖNLEMLERE VE HAZIRLIK SORUŞTURMASINA İLİŞKİN İŞLEMLERİN YÜRÜTÜLMESİ

    OLAY YERİNE GİTMEDEN ÖNCE YAPILACAK HAZIRLIK

    Madde 98 - Olay Yerine gerekli hazırlıklar yapılarak süratle gidilir. Yeterli zaman ve olanak varsa, öncelikle ayrıntılı bir plan hazırlanır. Hazırlanan plan, hizmet kağıdına özel talimat biçiminde de yazılabilir.

    Planda olayın çeşidine göre;

    a. Personelin sayısı, niteliği, olaydaki görevi,

    b. Olay soruşturma sorumlusu,

    c. Araç, gereç, teçhizat ve malzemenin (kroki ve fotoğraf malzemesi, delil ambalaj malzemesi, inzibat aletleri, tesbit malzemesi ve diğer lüzumlu malzeme nitelik ve nicelikleri, açıkça belirtilir.

    OLAY YERİNDE ALINACAK ÖNLEMLER

    Madde 99 - Olay yerinde, olayın önem ve çeşidine göre, öncelikle aşağıda belirtilen önlemler alınır:

    a. Yaralılara ilk müdahale ve tahliye işlemleri yapılır.

    b. Seyirci kalabalığı uzaklaştırılır.

    c. Olay yeri giriş ve çıkışları kontrol altında tutulur.

    d. Trafik akışının devamı sağlanır.

    e. Olay yeri yakınında bulunan kişiler kontrol edilir.

    f. Delillerin bozulması, değişmesi, kaybolması önlenir.

    g. Mevcut oldukları takdirde sanıklar muhafaza altına alınır.

    h. Tanıkların ifadeleri alınmadan olay yerinden uzaklaşmaları önlenir.

    ı. Sanıkların, tanıklarla ve tanıkların birbirleriyle konuşmaları önlenir.

    OLAY YERİNİN SİSTEMATİK İNCELENMESİ

    Madde 100 - Olay yerinin ilk incelenmesi, gözlem yoluyla yapılır.

    Bu incelemede suç sanıkları açısından;

    a. Giriş yeri ile bu yere nasıl girildiğinin,

    b. Asıl saldırı hedefinin,

    c. Giriş yeri ile asıl saldırı hedefi arasında izlenen yolun,

    d. Çıkış yerinin,

    e. Asıl saldırı hedefi ile çıkış yeri arasında izlenen yolun,

    f. Uğrayabileceği diğer yerlerin, saptanmasına çalışılır.

    Bu saptamadan sonra yöntem kullanarak (Belirli bir nokta seçilmek ve belirli bir yöne doğru hareket edilmek suretiyle, yukarıdan aşağıya bölgelere ayırarak, dıştan içe daire çizerek vb.) olay yerinin ayrıntılı incelenmesine geçilir.

    Bu inceleme sırasında olay yerinde;

    a. Suç sanıklarının veya mağdurun bedeninden düşebilen veya akabilen madde ve parçalar (kıl, kan, tırnak vb.)

    b. Suç sanıklarının veya mağdurun üzerinden düşebilen parçalar (düğme, mendil, kravat, not defteri vb.)

    c. Suç sanıklarına ait ve suçu işlemeye elverişli araçlar (Ateşli veya ateşsiz silahlar, mermi çekirdeği, kovan, maymuncuk, kalıp vs.),

    d. Suç sanıklarının veya mağdurun ve ilgililerin mekan itibariyle bıraktıkları izler (parmak izi, ayak izi, diş izi, beden izi, boğuşma izleri vb.)

    e. Olayın aydınlatılmasına ve sanıklarının belirlenmesine yarayacak diğer nesneler (suç unsuru taşıyan bildiri, broşür, dergi, afiş, kitap vb. ile bunların yazım ve basımında kullanılan daktilo, teksir makinası vb. belirlenir; etiketlenir ve not edilir.

    Bu işlemler sırasında delillerin kaybolmamasına, bozulmamasına, yerlerinin değişmemesine dikkat edilir.

    Olay yeri incelenmesinde, olay yerinde soruşturma görevlilerinden başkasının girmesine izin verilmez.

    OLAY YERİ KROKİSİ

    Madde 101 - Olay yerinde bulunan deliller toplanmadan olay yeri krokisi yapılır.

    Yapılacak krokide; iz ve delillerin bulunduğu yerler, kesin ve doğru alınmış ölçüler, hava durumu, olayın zamanı, dosya numarası, krokinin yönü ve krokiyi yapanın kimliği mutlaka yazılır.

    FOTOĞRAF ÇEKME

    Madde 102 - Olay yerinin incelenmesiyle belirlenen önemli yerlerin fotoğrafı çekilir.

    Fotoğraf çekiminin, tüm iz ve delilleri belirtecek şekilde, ölçekli değişik açılardan ve en az iki poz olması gereklidir.

    Teçhizat olarak fotoğraf makinası yoksa, ya da uzman personel bulunmuyorsa bu işlemden vazgeçilebilir.

    İNCELEMENİN UZMANLARCA YAPILMASI

    Madde 103 - Olay yerinin sistematik incelenmesinde soruşturma sorumlusu, bilimsel ve teknik incelemeleri yaparken uzmanlardan yararlanır. (Parmak izi uzmanı, patlayıcı madde uzmanı, balistik uzmanı vb.)

    SUÇ KAYNAĞININ ARAŞTIRILMASI

    Madde 104 - Suçta, aramalarda, kontrollerde ele geçirilen silahların, uyuşturucu maddelerin, suç unsuru taşıyan her türlü yayınların, (broşür, afiş, dergi, kitap, değerli kağıt vb.) bunların yazım ve basımında kullanılan malzemenin ve suçun kaynağına inilerek, olayla bağlantılı tüm delillerin ve suç sanıklarının ele geçirilmesine çalışır.

    DELİLLERİN TOPLANMASI

    Madde 105 - Olay yerinin incelenmesi sırasında bulunan tüm maddi deliller, bulundukları yerlerde etiketlenerek numaralanır.

    Etiketlerin üzerine; delillerin bulunduğu yer, olay, dosya numarası, tarih, delillerin açıklanması, kimden alındığı, soruşturmacının kimliği ve lüzumlu görülen diğer noktalar yazılır.

    Olay yeri incelemesi bittikten sonra, bulunan delillerin toplanmasına geçilir.

    Deliller toplanırken, bozulmalarına, değişmelerine, kaybolmalarına meydan verilmeyecek önlemler alınır. (Kenarlarından tutma, eldiven takma, kıskaç kullanma gibi)

    Bu şekilde toplanan deliller geçici ve basit ambalajlarına konur.

    Basit ambalaj malzemesi; Madde 108 de belirtilen, olayın nitelik ve önemine göre olay yerine gidişte götürülmesine gerek duyulan malzemedir.

    DELİLLERİN KORUNMASI

    Madde 106 - Delillerin korunması; suç sayılan olayın meydana geldiği andan başlar.

    Olay yerinin açık ya da kapalı saha oluşu, hava durumu, delillerin kimyasal ve fiziksel özellikleri gözönünde bulundurularak, gerekli koruyucu önlemler alınır.

    Olay yerinde kalması zorunlu görülen deliller; soruşturma ya da inceleme sonuçlanıncaya kadar görevlendirilecek nöbetçilerle korunur.

    Diğer deliller, ilgili yerlere gönderilmek üzere soruşturmayı yürüten makamda; kilitli ve özel yerlerde ya da çelik dolaplarda korunur.

    İlgililerden başkasının herhangi bir nedenle bu yerlere girmelerine ya da dolapları açmalarına izin verilmez.

    Kriminal Polis Laboratuvarlarına ya da Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Laboratuvarına gönderilen delillerin korunması; laboratuvar görevlilerince sağlanır.

    DELİLLERİN AMBALAJLANMASI

    Madde 107 - Olay yerinde bulunan maddi delillerden bilimsel yöntemlerle inceleme ve değerlendirmeleri gerekli görülenler en yakın polis laboratuvarlarına ya da Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Laboratuvarlarına gönderilmek üzere aşağıda gösterildiği şekilde tam ambalajlanmaları yapılır:

    a. Deliller; sıcağa, soğuğa, sarsıntılara, her türlü kimyasal ve fiziksel etmenlere veya çalınmaya karşı korunacak şekilde,

    b. Kimyasal ve fiziksel özelliklerine göre ve ayrı ayrı,

    c. Sarsıntı ve sallantılara meydan vermeyecek biçimde, ambalajlarına yerleştirilir ve araları doldurularak boşluk bırakılmamasına özen gösterilir.

    AMBALAJ MALZEMELERİ

    Madde 108 - Ambalaj malzemesi olarak; çeşitli naylon ve bez torbalar, mukavva, teneke, plastik ve tahtadan mamul kutular, cam şişeler, çeşitli büyüklükte hazır etiketler, zamk ve selobant çeşitleri ambalaj yapımına yardımcı el aletleri, kırmızı mum, sicim, iplik, kurşun mühür ve sıkma makinası, pens ve cımbız gibi tutucu aletler, sünger, parça kumaş, pamuk, talaş, mantar tıpa ve uygun görülecek diğer malzeme kullanılır.

    AMBALAJA KONULACAK BELGELER

    Madde 109 - Ambalajlara; delillerle ilgili olarak düzenlenen tutanaktan iki nüsha, olay yerinde yazılan etiket konur ve gönderme yazısı eklenir.

    Tutanakta; delillerin cinsi, miktarı, özellikleri, üzerindeki işaret yazı ve numaralar huzurda bulunanların kimlikleri, tarih, yer, saat ve imzalar bulunur.

    Yazılan yazıda, konu açıkça belirtilir.

    AMBALAJIN MÜHÜRLENMESİ

    Madde 110 - Ambalajlanma tamamlandıktan sonra, ambalajın boyutlarına delillerin nitelik ve önemine göre; tel, sicim, ip ya da uygun görülen benzerleri ile bağlanıp, kurşun veya mumla mühürlenir.

    PATLAYICI VE UYUŞTURUCU MADDELERİN AMBALAJLANMASI

    Madde 111 - "Barut ve Patlayıcı Maddelerle Silah ve Teferruatının ve Av Malzemesinin Sureti Murakabesine Dair Nizamname" de tanımı ve sınıflandırılması yapılan patlayıcı maddelerin ambalajlanmasında anılan tüzüğün;

    "2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabeleri Hakkında Kanun" kapsamında olan uyuşturucu madde ve müstahzarların ambalajlanmasında, anılan Kanunun 21 inci maddesine göre çıkarılan yönetmeliğin; ilgili hükümleri gözönünde tutulur.

    DELİLLERİN İLGİLİ YERLERE GÖNDERİLMESİ

    Madde 112 - Deliller; ilgili yerlere PTT kanalı ile ya da kurye ile gönderilir.

    PTT kanalı ile gönderilenler değerli koli işlemine tabi tutulur.

    Kriminal polis laboratuvarları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Laboratuvarlarına gönderilen kolilerin teslimi ve geri alınması; Kriminal polis laboratuvarları teknik hizmet yönetmeliği ile 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmelik hükümlerine göre yapılır.

    Cumhuriyet Savcılıklarına gönderilen kolilerde ise Suç Eşyası Yönetmeliği hükümlerine göre hareket edilir.

    JANDARMANIN ADLİ GÖREVE İLİŞKİN ARAMA YETKİSİ

    Madde 113 - Jandarmanın, adli göreve ilişkin olarak, kanun ve nizamlar çerçevesinde yapacağı aramalar; şüphelinin, sanığın ve delil olabilecek ya da zoralım konusu eşyaların elde edilmesi için yürütülen araştırma faaliyetleridir.

    Bu amaçla; bir suç işlemek, suç ortağı ya da yataklık etmek, şüphesi altında bulunan kimselerin üzerlerinde, konut ve işyerleriyle bu niteliği taşımayan diğer kapalı yerlerinde arama yapılabilir.

    Ayrıca yukarda belirtilen kimseler dışındakilerin üzerleri, konut ve işyerleriyle, bu niteliği taşımayan diğer kapalı yerlerinde de arama yapılabilir. Ancak bu durumda arama yapılabilmesi; aranmakta olan şüpheli ya da sanığın, suçla ilgili iz ve delillerin, belirtilen yerlerde ya da kimselerde bulunduğu kuşkusunu uyandıran ve başka türlü düşünme olanağı bırakmayan olayların varlığına bağlıdır. Sanıkların içinde tutulduğu ya da kovalanırken girdiği yerler ile genel güvenlik gözetimi altında bulunan bir kimsenin oturduğu yerlerin aranması durumunda böyle bir sınırlandırma söz konusu değildir.

    Arama gündüz ve hakim kararıyla yapılır. Ancak aşağıdaki durum ve yerlerde hakim kararına gerek olmadan ve gece de arama yapılabilir:

    a. Meşhut cürüm sırasında,

    b. Gecikmede sakınca bulunan durumlarda,

    c. Kaçmış olan bir tutuklu ya da hükümlünün girdiği ya da saklandığı yerlerde,

    d. Genel güvenlik gözetimi altında bulunanların konut ve işyerleriyle eklentileri ve bunlara ait diğer kapalı yerlerde,

    e. Gece herkesin girip, çıkabileceği yerlerde,

    f. Hükümlülerin toplanma, sığınma ya da suç sonucu elde ettikleri eşyayı sakladıkları yer olarak bilinen yerlerde,

    g. Gizli ***** yeri olarak kolluk tarafından bilinen ya da genelevler gibi kolluk tarafından tanınan diğer yerlerde,

    Aramanın gündüz yapılması, aramaya gündüz başlanmış olması demektir. Gündüz başlanan aramalar gece de sürdürülebilir.

    Gece vakti, güneşin batışından bir saat sonra başlayan ve güneşin doğuşundan bir saat önceye kadar süren zamandır.

    ARAMA KARARLARININ ALINMA YÖNTEMİ

    Madde 114 - Aramayı gerektiren nedenler ortaya çıkmışsa, karar alınması için Cumhuriyet Savcılığına başvurulur. İlgili mahkeme ya da hakimlik makamının bir defaya mahsus olmak üzere vereceği arama kararı üzerine; kişilerin üzerinde, konut ve işyerleriyle diğer kapalı yerlerde yapılacak aramalara gündüz başlanması gereklidir. Önceki maddede belirtilen durum ve yerler, bu kuralın dışındadır. Arama kararı ile aranan bir yer, yeniden aranmak gerektiğinde ikinci defa arama kararı alınması ya da diğer kanuni şartların oluşması gerekir.

    Kaçakçılık suçlarında, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibi Hakkında Kanun hükümlerine göre hareket edilir.

    KONUT, İŞYERİ VE EKLENTİLERİYLE DİĞER KAPALI YERLERİN ARANMASINDA ESASLAR

    Madde 115 - Gerek Jandarmanın istemi üzerine, gerekse ilgili adli ya da askeri yargı makamlarıyla, arama kararı vermeye yetkili diğer makamlarca verilen arama kararlarının Jandarma tarafından yerine getirilmesi ve Jandarmaca doğrudan doğruya yapılacak aramalarda, şu esaslara uyulur:

    a. Arama kararları, gerektiğinde zor kullanılarak yerine getirilecek, yetkili makam emri olarak nitelenir.

    b. Arama sırasında, kararı veren hakimin ya da Cumhuriyet Savcısının hazır bulunma zorunluluğu yoktur.

    c. Hakim ya da Cumhuriyet Savcısı hazır bulunmaksızın yapılan arama sırasında; o yerin muhtarı ve ihtiyar heyetinden, bunların yokluğu durumunda aranacak kimsenin komşularından iki kişi işlem tanığı olarak bulundurulur. Bu kimseleri emirle arama yerine getirmeye ve emrine uymayanlar hakkında gerekli kanuni işlemi yapmaya Jandarma yetkilidir.

    Hakim ya da savcının bulunması ile yürütülen aramalar sırasında işlem tanığı bulundurulmaz.

    Konut, işyeri ve eklentileriyle diğer kapalı yerlere girilmesine engel olunmuş ve karşı konulmuş olması nedeniyle; zor ve silah kullanılması gerekmiş ise ya da ulaşım ve haberleşme imkansızlığı yaratan ivedi durumlarda; işlem tanıkları, arama yapılan yerden ayrılmadan önce ve işlemin bitiminde, getirilebilirler. Düzenlenen tutanakta; buna yolaçan durum ve nedenler açıklanır. Zararlar; işlem tanıklarıyla birlikte saptanarak, tutanağa geçirilir.

    d) Zor kullanmayı gerektirmeyen durumlarda, aranacak yerin zilyedine hiçbir istem beklemeksizin; önce arama kararı gösterilir daha sonra, işlem tanıklarıyla birlikte girilir. Ayrıca Ceza Muhakemeleri Usul Kanununun 95/1 inci maddesinde gösterilenlere ait yerler aranırken, zilyed ya da yerine çağrılanlara, aramanın amacı açıklanır.

    Arama kararına gerek bulunmayan yer ve durumlarda ise; arama yapılacağı uygun bir şekilde belirtildikten sonra aranacak yere, yine işlem tanıklarıyla birlikte girilir. Ancak bu gibi durumlarda, aramanın amacı açıklanmaz.

    e. Arama sırasında, aranan yerin sahibi ya da zilyedi hazır bulunabilir. Ayni konutta oturanların aranan yer ve bölümde topluca bulunmaları sözkonusu değildir. Bu bakımdan diğer kimselerin, aramanın disiplin ve güvenliğine zarar vermemeleri için; belli bir yerde durmaları, zorunlu ise konut dışına çıkarılmaları vb. önlemler alınabilir. Aranan yerin sahip ya da zilyedi yoksa; iyiyi kötüden ayırabilen (mümeyyiz) hısımlarından biri ya da kendisiyle birlikte oturan bir kimse, bu da bulunmazsa komşusu bulundurulur.

    İşlem tanığı bulundurulan durumlarda, ayrıca komşu bulundurulması gerekli değildir.

    f. Arama yapılan yerde aramanın disiplin, düzen ve yürütülüşünü kasıtlı olarak ihlal eden ya da yetki içinde alınan önlemlere karşı çıkanlar Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'nun 157 nci maddesine göre ve yirmidört saati geçmemek üzere tutuklanabilirler.

    g. Arama sırasında elde edilen suçla ilgili kağıtlar, zilyedi rıza göstermedikçe, jandarma tarafından incelenemez. İncelenmesine rıza gösterilmeyen kağıtlar, olabilirse zilyedinin huzurunda bir zarfa konur ve resmi mühürle mühürlenerek, silsile yoluyla yetkili ve görevli hakime gönderilir.

    h. Arama sonunda yapılmakta olan soruşturma ile ilgisi bulunmayan, ancak diğer bir suçla ilgili ya da zoralımı gerektiren bir eşya bulunursa bu eşyaya da el konur ve durum silsile yoluyla Cumhuriyet Savcılığına bildirilir.

    ı. Aranan yerde soruşturmayla ilgili olup; zilyedi tarafından rızası ile teslim edilen ya da elkoyma işlemi uygulanarak rıza dışı elde edilen eşyanın tümünün yazıldığı bir liste ya da defter düzenlenir. Bu nesnelerin karışmaması ya da değişmemesi için delillerin ambalajlanması ve ambalajın mühürlenmesine ilişkin hükümler çerçevesinde gerekli önlemler alınır. Ancak, az sayıda eşya elde edilen durumlarda ayrı bir çizelge düzenlenmez ve bu nesneler arama tutanağına geçirilir.

    j. Aramanın bitiminde, arama işlemine bağlı tutulan kimseye, istemi üzerine; aramanın kanuni nedenlerini, aramanın ilişkin olduğu ve cezalandırılması öngörülen eylemin niteliğini belgeleyen bir kağıt verilir. Bu anlamda olmak üzere arama işlemini belgelemek için düzenlenen tutanakta, yukarıda belirtilen açıklamalara da yer verilerek, bu tutanağın bir örneği verilmekle de yetinilebilir.

    k. Kişilerin üzerlerinin aranmasında; vücut tamlığına ar ve haya duygularına özen gösterilir. Kadınların, kadınlar tarafından aranması için gerekli önlemler alınır.

    l. Askeri yerlerde Jandarma, güvenlik ve kolluk kuvveti olarak arama yapamaz.

    JANDARMANIN ADLİ GÖREVE İLİŞKİN ELKOYMA YETKİSİ

    Madde 116 - Adli görevle ilgili elkoymanın başlıca özellikleri;

    a. Soruşturma konusu suçun ispatına yarayacağı umulan her türlü eşya ile;

    Zoralım konusu olan; suçta kullanılmak üzere hazırlanan, suçta kullanılan ve suçtan elde edilen ya da yapımı, alım-satımı, bulundurulması, taşınması, nakil ve sevki, herhangi bir şekilde kullanılması, ilgili mevzuat çerçevesinde izin ve ruhsat almayı gerektiren ya da başlı başına suç teşkil eden eşya;

    Jandarma tarafından, uygun biçimde koruma ya da güvenlik altına alınır.

    b. Yukarda belirtilen nesneler, bir kimsenin yanında bulunuyorsa; yanında bulunduran kimse, Jandarmanın istemi üzerine bunları göstermek ve teslim etmekle yükümlüdür.

    Eğer bu kimse rızasıyla teslimden kaçınırsa, eşyaya elkoyma işlemi yapılarak, kendisinden zorla alınır.

    Yukardaki nesneleri; yanında bulunduran kimse tarafından, istem üzerine gösterilmez, saklanır ya da gizlenirse, arama sonucunda ele geçirilmesi de mümkün olmazsa, yanında bulunduğu konusunda yeterli deliller sağlanmak şartıyla Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'nun 87 nci maddesine göre işlem yapılmak üzere, ilgili adli makama sevkedilir.

    c. Elkoyma işlemine karar vermek yetkisi hakimindir. Ancak gecikmede sakınca görülen durumlarda, Cumhuriyet Savcısının yardımcısı sıfatıyla; Jandarma adli kolluk makam ve memurları da elkoyma işlemi yapmaya yetkilidirler.

    ELKOYMA KARARLARININ ALINMA YÖNTEMİ

    Madde 117 - Elkoymayı gerektiren durumlar ortaya çıkmışsa, karar alınması için Cumhuriyet Savcılığına başvurulur. ilgili Mahkeme ya da hakimlik makamın vereceği elkoyma kararı üzerine; elkoymayı gerekli kılan nesne, zilyedin rızasına bakılmaksızın, zorla alınır ve ilgilinin zilyetliğinden çıkarılabilir. Gecikmede sakınca bulunan durumlarda ya da özel kanun hükümlerine uygun yapılacak elkoyma işlemleri bu konudaki mevzuat hükümlerine göre yürütülür.

    ELKOYMA İŞLEMİNİN YÜRÜTÜLÜŞÜ İLE İLGİLİ ESASLAR

    Madde 118 - Gerek Jandarmanın istemi üzerine, gerekse ilgili adli ya da askeri yargı makamlarınca kendiliğinden verilen elkoyma kararlarının ve Jandarmanın doğrudan doğruya yapacağı elkoyma işlemlerinin

    yürütülüşünde şu esaslara uyulur:

    a. Elkoyma kararları, gerektiğinde zor kullanılarak yerine getirilecek yetkili makam emri niteliği taşır.

    b. Elkoyma işleminin yürütülüşünde, elkoyma kararını veren hakim ya da savcının bulunması zorunlu değildir.

    c. Zor kullanmayı gerektirmeyen durumlarda, eşyanın güvenlik ve koruma altına alınması yoluna gidilir ve durum bir tutanakla belgelenir. Bu işlem elkoyma değildir.

    d. Resmi dairelerde saklı evrak ve diğer belgelerin içindekilerin açıklanması, memleketin güvenliğine zarar vereceği o dairenin en büyük amiri tarafından belirtilirse; bu evrak ve belgelerin, gösterilmesi ya da teslimi istenemez. Bu açıklamanın yetersiz görülmesi durumunda, ilgili Bakanlığa başvurulması yönünden Jandarmanın görevi yoktur.

    e. Sanık ile aralarındaki ilişki, Ceza Muhakemeleri Usul Kanununun 47. ve 48 inci maddelerinde belirlenen tanıklıktan çekinme esaslarına uyan kimselerin sanık ile aralarında gönderilen ve yazışılan mektuplarda; mektubu yanında bulunduran kişi, sanığın suç ortağı olmak ya da yataklık etmek şüphesi altında olmadıkça elkonulmaz.

    f. Hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi sırasında ilgili kişi ya da bunun iyiyi kötüden ayırabilen (mümeyiz) hısımlarından biri hazır bulunamamış ya da hazır bulunup da elkoyma işlemine açıkça itiraz etmişlerse; durum düzenlenen elkoyma tutanağında belirtilir. Bu gibi durumlarda, yapılan elkoyma işleminin üç gün içinde; sulh hakimi ya da ilgili diğer hakime onaylatılması zorunludur. Bu şart yerine getirilmeden elkonan nesneler adli emanet dairesine teslim edilemez ve teslim alınmaz. Kamu davası açılmışsa, elkoyma işlemi ilgili mahkemeye üç gün içinde bildirilir ve elkonan eşya mahkemenin emrine hazır tutulur.

    g. Hayvan, orman emvali, taşıt aracı ve benzer nesnelere elkonduğunda, götürülme, taşınma ve bakım güçlüğü gibi nedenlerle ya da suç eşyası olup olmadığından kuşku duyulması nedeniyle; güvenilir bir kişiye teslimi yoluna gidilir. Şartlar el veriyorsa eşya zilyedinin yanında da bırakılabilir. Gerek üçüncü kişilere teslim, gerekse zilyedinin tasarruf yetkisini kaldırma biçiminde, zilyedi yanında bırakılan eşya için Güven Senedi düzenlenir. 1380 ve 6831 sayılı kanunlar gibi kanunların belli kişi ve kurumlara teslimi öngördüğü durumlarda, başkasına teslim yazılamaz. Bu görevin kabulü yurttaşlar için zorunlu olmayıp; koruma ve bakım giderlerine ilişkin istekleri, yerel olarak saptanan rayiç ya da emsal bedel üzerinden kovuşturma giderleri ödeneğinden karşılanır.

    h. Elkonulan eşyanın saklanması, korunması ve teslimi işlemleri, Suç Eşyası Yönetmeliğine göre yürütülür.

    ı. Sanığa gönderilen mektup, telgraf ve diğer posta gönderilerine, posta idarelerinden dağıtılmadan önce elkonması ancak hakim kararı ve gecikmede sakınca bulunan durumlarda, savcının posta idaresine yönelik emri çerçevesinde olur. Jandarma kendiliğinden bu işlemi uygulayamaz.

    Elkonan bu nesneler ancak hakim tarafından incelenebilir. Jandarma bunları hiçbir şekilde açamaz.

    Cumhuriyet Savcısının isteği ile yapılan bu gibi elkoyma işlemleri, elkonacak nesne, posta idaresince henüz teslim edilmemiş olsa bile; hakim tarafından üç gün içinde onaylanmamışsa hükümsüz kalır. Bu andan sonra, elkoyma işleminin tamamlanması yoluna gidilemez.

    j. Askeri yerlerde yapılacak elkoyma işlemlerinde Jandarma, genel güvenlik ve kolluk kuvveti olarak hiç bir şekilde görevli değildir.

    k. Basılı elkoyma işlemi özel kanun hükümlerine göre yürütülür.

    JANDARMANIN ADLİ GÖREVE İLİŞKİN YAKALAMA YETKİSİ

    Madde 119 - Jandarma;

    a. Meşhut cürüm sırasında başka bir şarta gerek olmaksızın, meşhut suç failini ele geçirmek,

    b. Kişilerin, hakim önüne çıkarılarak tutuklanmasının isteneceği bir durumun varlığına bağlı olarak; bu gibi kimseleri ele geçirmek,

    c. Gereğinde zor kullanma yetkisi veren müzekkerelerin yerine getirilmesi, amacıyla yakalama ve gözaltına alma yetkisine sahiptir.

    Özel kanun ve nizamlar çerçevesinde yapılacak yakalama işlemleri, konuya ilişkin özel hükümler çerçevesinde yürütülür.

    YAKALAMAYI GEREKTİREN DURUMLAR

    Madde 120 - Yakalamayı gerektiren başlıca durumlar şunlardır:

    a. Meşhut cürüm failinin yakalanması için kural olarak başka şart aranmaz. Ancak, failin kaçması umulan ya da kimliği saptanamayan durumlarda kesinlikle yakalanır. Suçun ağır cezalı olması failin belirli bir ikametgahının ya da konutunun olmaması, serseri ya da şüpheli takımından olması, kim olduğunu ispatlayamaması; failin yabancı olması nedeniyle hakimin, çağrısına uymayacağından ya da cezanın infazına gelmeyeceğinden kuşku duyulması hallerinde; fail her zaman kaçacak sayılır.

    b. Tutuklama nedenlerine bağlı olarak kişilerin yakalanması;

    Hakimin önüne çıkarılarak tutuklama isteminde bulunmayı gerektirecek bir durumun varlığı aşağıdaki şartlara göre belirlenir:

    (1) Tutuklama müzekkeresi kesilmesini gerektiren bir durumun varlığını gösteren şu olguların bulunması gerekir;

    Sanığın kaçacağı şüphesini uyandıran ve yukarıda belirtilen olguların dışında,

    (b) Sanığın; suçun iz ve delillerini yok edebileceği, suç ortaklarını ve tanıkları uydurma açıklama ve yalancı tanıklığa yöneltilebileceği konusunda kuşkuyu gerektiren durumlar varsa,

    (c) Sanığın işlediğinden şüphe edilen suçun; devlet ve hükümet nüfuzunu sarsıcı, memleketin asayişini bozucu, ya da genel terbiyeye aykırı düşen bir suç niteliği taşıması,

    gibi olguların varlığı durumunda, tutuklama müzekkeresi kesilmesini gerektirir şartlar varsayılır. Kabahat türünden suçlarda; suçun karşılığında hafif hapis cezası bulunması şartıyla, ancak kaçma kuşkusunun varlığına ilişkin olgular gözönünde bulundurulur. Genel güvenlik gözetimi altında bulunanların bu durumu, hafif hapsi gerektiren suçları yönünden bir tutuklama nedenidir.

    (2) Ayrıca yukarıdaki şartlara ek olarak;

    Tutuklama müzekkeresi kesilmesi için, ilgili hakime başvurmak yönünden, gecikmede sakıncalı durum sayılacak kadar zaman yetersiz olmalıdır.

    (b) Suçun kovuşturulması şikayete bağlı olmamalı ya da küçüklere ve beden, akıl-ruh hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyenlere karşı işlenmiş olmalıdır.

    (c) Yakalayacak olan ya adli kolluk amiri olmalı ya da adli kolluk memuru sayılan diğer görevlilerdense; adli kolluk amirine haber verecek yeterli zaman bulunmamalıdır.

    c. Gereğinde zor kullanma yetkisi veren müzekkerelerin yerine getirilmesi yönünden kişilerin yakalanması;

    (1) Hakkında yakalama müzekkeresi bulunanlar, bu müzekkerenin yerine getirilmesi için,

    (2) Hakkında tutuklama, ihzar ve hapsen tazyik müzekkeresi bulunanlar, bu müzekkerelerin yerine getirilmesi için, yakalanıp, gözaltına alınırlar.

    YAKALAMA MÜZEKKERESİ KESİLMESİ

    Madde 121 - Yakalama Müzekkeresi;

    a. Hakkında tutuklama müzekkeresi çıkarılan kimsenin, kaçak ya da saklı durumda olması nedeniyle; tutuklama müzekkeresinin yerine getirilememesi durumunda Cumhuriyet Savcısı, zorunluluk varsa hakim,

    b. Cezasını çekmek üzere Cumhuriyet Savcısı tarafından usulüne uygun olarak davet edilen, ancak davete uymayan, kaçan ve saklanan hükümlüler hakkında; Cumhuriyet Savcısı,

    c. Jandarma tarafından yakalanıp gözaltına alınmış olanlar ile ceza infaz kurumları ile tutukevlerinden kaçan hükümlü ve tutukluların ele geçirilmesi için Cumhuriyet Savcısı, zorunluk varsa hakim ya da adli kolluk amiri; tarafından çıkarılabilir.

    YAKALANANLARA UYGULANACAK İŞLEM

    Madde 122 - Eğer yakalanan kimse, şartlar değerlendirildikten sonra serbest bırakılmayacaksa, gerek jandarmada gerekse savcılıkta; haklı nedenlerle ve soruşturmanın zorunluluklarından ötürü, ençok toplam kırksekiz saat süreyle gözaltında tutulabilir.

    Ancak, bir ay hafif hapisten daha ağır bir ceza gerektirmeyen suçların sanıkları; durum anlaşılınca derhal serbest bırakılır, düzenlenen belgeler Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.

    Üç ya da daha çok kişinin, bir suçun işlenmesine iştiraki suretiyle toplu olarak işlenen suçlarda; sanık sayısının çokluğu ya da sanıkların yahut delillerin durumu ya da suçun niteliği nedeniyle; kırksekiz saatlik sürenin yeterli olmadığı anlaşıldığında gözaltına alınan kişiler, soruşturmanın bitimine ve ençok onbeş güne kadar gözaltında tutulabilir. Tutuklama müzekkeresinin yerine getirilmesi şeklinde yakalanarak, gözaltına alınan üç ya da daha çok kişinin iştiraki suretiyle işlenen suçların sanıkları için, bu süre ençok yedi güne kadardır.

    Jandarma adli kolluk makam ve memurları bu yetkiye doğrudan sahip değildir. Bu nedenle Cumhuriyet Savcılığının, gecikmede sakınca varsa Sulh ya da Sorgu hakiminin yazılı iznini almadıkça; topluca suç işlemiş olsalar dahi, yakaladıkları kişileri kırksekiz saatten çok gözaltında tutamazlar.

    Yakalananlara uygulanacak diğer işlemler şunlardır:

    a. Yakalanan kişiye, yakalama ya da tutuklama nedenleri ve haklarındaki iddialar yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması durumunda sözlü olarak derhal; toplu olarak işlenen suçlarda ise en geç hakim önüne çıkarılıncaya kadar bildirilir.

    b. Bir suç nedeniyle, doğrudan doğruya ya da bir müzekkereye dayanarak yakalanan kişinin durumu; soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkmasının sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunluluk dışında, yakınlarına derhal bildirilir.

    c. Yakalanan kimse kural olarak, en yakın Sulh Hakimine; tutuklama müzekkeresi üzerine yakalananlar ise, yetkili hakim önüne götürülürler. Bu makamlara götürmek için yolda geçen süreler gözaltında tutma süresinin dışındadır. Yolda geçen sürenin hesabında yerel ve mutad taşıt araçları esas alınır. Buna imkan bulunmayan yerlere, her altı saatlık yaya yolu bir gün hesabıyla, otuz kilometrelik yol bir gün olarak değerlendirilir.

    d. Yakalama ve hapsen tazyik müzekkereleri üzerine yakalanan kimseler, durumun haklı gösterdiği zorunluluklar dışında; gözaltında bekletilmezler.

    İhzar müzekkerelerinin yerine getirilmesi için alınacak önlemler çerçevesinde; hazır bulundurulmak üzere gözaltına alınanlar, haklı nedenlerle en çok kırksekiz saat gözaltında tutulabilirler.

    e. Olayın; suç olmadığı saptandığında, şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçildiğinde, suçun kanundaki cezasının üst sınırı bir ay hafif hapsi gerektirdiği veya para cezasından başka bir ceza öngörülmediği durumlarda Jandarma kendiliğinden;

    Bu durumlar dışında ise, savcının yazılı istemi üzerine; yakalanan kimseyi salıverir.

    Salıverme durumu bir tutanakla belgelenir. Tutanakta, sanığın kimliği, neden ve niçin yakalandığı, nekadar süreyle gözaltında tutulduğu ve serbest bırakılma nedenleri açıkça gösterilir. Bu tutanak ve eklerinin bir örneği, bilgi için Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.

    Yakalama, tutuklama, hapsen tazyik ve ihzar müzekkerelerinin yerine getirilmesi amacıyla yakalanıp gözaltına alınanlar; hiç bir şekilde serbest bırakılmaz. Gözaltında bulundurma süresi içinde; müzekkereyi çıkaran makama teslim edilirler.

    f. Yakalama nedeniyle zor ve silah kullanmada, bu Yönetmeliğin 38. ve 39 uncu maddelerine göre hareket edilir.

    TANIK OLABİLECEKLERİN ÇAĞRILMASI VE DİNLENMESİ

    Madde 123 - Jandarma; tanıkları yeminsiz olarak dinler. Tanık olabilecek kişinin açıklamaları, ifade tutanağına geçirilir. Tutanağın başlığı "ifade tutanağı" olarak yazılır ve ifade sahibine "ifade sahibi" olarak imzalatılır.

    Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamayacağından; kanunlara göre tanıklıktan çekinme hakkı bulunduğunu belgeleyen ve çekinme hakkını kullanan kişilerin, ifadesi alınmaz ve durum bir tutanakla belgelenir. Tanıklıktan çekinmeye ilişkin diğer kanun hükümleri gözönünde tutulur.

    Jandarma tanıkları, ayrı ayrı dinler. Bir tanık dinlenirken diğerleri uzaklaştırılır. Olayın aydınlanması için ifadeleri arasında çelişki bulunanlar yüzleştirilebilir. Ayrıca şüpheli kişi, başka kimselerin arasına konarak, tanıklarca tanınması işlemi de yapılabilir. Gerek yüzleştirme, gerekse tanıma işlemi ayrı ayrı tutanaklarla belgelendirilir.

    SANIĞIN ÇAĞRILMASI VE DİNLENMESİ

    Madde 124 - Genel olarak serseri ve sabıkalıları anlatmak için kullanılan şüpheli deyiminden ayırmak amacıyla, bu Yönetmeliğin uygulanışında Jandarma; bir suç işlemek şüphesi altında bulunanlar hakkındaki işlemleri yürütmede ve düzenlenen belgelerde, sanık deyimini kullanmaya yetkilidir.

    Sanıklar Jandarma tarafından, tanıklar gibi çağrılabilir. Bu Yönetmelikle kanun ve nizamların yakalama konusuna ilişkin hükümleri saklıdır.

    Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya ya da bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. Sanığın suçluluğuna ilişkin delilleri belirlemek ve sağlamak Jandarmanın görevidir. Bu yüzden sanıktan suçsuzluğunu kanıtlayan delilleri göstermesi ya da bulması istenemez. Ancak temel hak ve hürriyetlerin; kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva etmesinden ötürü Jandarma; hukuka, ahlaka ve bilime uygun modern soruşturma tekniklerini kullanarak; olayın en önemli tanığı durumunda bulunan sanığın, olayla ilgili bilgi ve görgüsünü saptamaya yetkilidir. Sanığa açıklamada bulunması için hiçbir şekilde eziyet ve işkence edilemez. Yapılacak sorgulamalar, iradi nitelik taşıyan açıklamaları sağlamaya yarayan ve yukarıda nitelikleri belirtilen soruşturma tekniklerinin öngördüğü esaslara göre yürütülür.

    Sanığın suçunu itiraf etmesi durumunda; kendi aleyhinde delil göstermeye zorlanmamak ve rızası soruşturma tekniklerine uygun olarak sağlanmak şartıyla, itirafının,

    a. Maddi deliller ve tanık olabileceklerin ifadeleriyle,

    b. Temsili keşif niteliğinde, uygulama yaptırılarak,

    c. Suç yeri gösterme işlemi vb. yaptırılarak, delillendirilmesi ve olayın özünün soruşturulması zorunludur. Yalnızca, itirafa dayalı olarak işlem yapılmaz.

    Sanığa hiç bir zaman yemin ettirilmez.

    Temsili keşif niteliğindeki uygulama işlemi ile suç yeri gösterme işlemi ve benzer işlemlerin tutanakla belgelenmesi zorunludur.

    TUTUKLAMA MÜZEKKERELERİNİN YERİNE GETİRİLMESİ

    Madde 125 - Tutuklama müzekkerelerinin yerine getirilmesinde; bu Yönetmeliğin adli göreve ilişkin yakalama yetkisiyle ilgili hükümleri yanında aşağıdaki esaslara uyulur.

    a. Tutuklama müzekkeresi, tutuklanacak kişinin yokluğunda alınan tutuklama kararı üzerine; bu kimsenin, yetkili Jandarma adli kolluk makamlarınca ele geçirilip, kararı veren hakim huzuruna, gerekirse zor kullanarak getirme yetkisi verir.

    b. Tutuklama Müzekkeresi, çıkaran makamca iki örnek olarak düzenlenir. Bunlardan birisi elegeçirme sırasında, sanığa verilir. Jandarmada kalan diğerinin üzerine; bir örneğinin sanığa verildiği, verilme tarihi ve sanığın yakalandığı gün ve saat ile, tutuklamaya itiraz hakkı bulunduğunun sanığa hatırlatıldığı yazılır. Sanığın adı soyadı yazılarak imzalatılır. İmza bilmeyen sanıkların sol el baş parmağının izi alınır. Ayrıca devriye komutanı da aynı yere kimliğini de yazarak imzasını atar.

    Eğer müzekkerenin bir örneğini sanığa verme imkanı yoksa, tutuklama nedenleri ve hakkındaki iddialar sözlü olarak derhal kendisine bildirilir.

    Ceza Muhakemeleri Usul Kanununun bu konudaki hükümleri saklıdır.

    c. Müzekkerenin yerine getirilişi bakımından gerekliyse bu Yönetmeliğin 113 üncü maddesinde yer alan, adli göreve ilişkin arama esaslarına göre, arama yapılabilir.

    d. Kamu hizmeti gören ve düzenli tarife esasına göre çalışan; Kara, Hava ve Deniz ulaşım araçlarının memur ve görevlilerinden, ulaşımla ilgili olanlar hakkındaki, müzekkerelerin infazı konusuyla;

    yerine getirilemeyen müzekkerelere yapılacak işlem konusunda; bu Yönetmeliğin ihzar müzekkerelerinin yerine getirilmesiyle ilgili 125 inci maddesi hükmüne uyulur.

    İHZAR MÜZEKKERELERİNİN TÜRLERİ VE YERİNE GETİRİLİŞİ

    Madde 126 - İhzar müzekkereleri, gereğinde zor kullanmaya yetki veren bir müzekkere türü olup;

    a. Davetiye ile çağırılıp da gelmeyen sanık, tanık, suçtan zarar gören ya da cezasının infazı gereken hükümlüler hakkında,

    Tutuklama müzekkeresi çıkarılması için yeterli nedenlerin varlığı halinde sanıklar hakkında,

    İvedi ve tutuklu işlerde suçtan zarar gören ve tanıklar hakkında,

    Yetkili adli makamlarca çıkarılan ve kolluğa bu gibi kimseleri zorla getirme yetkisi ve görevi veren emir niteliği taşır.

    b. Cezasını çekmek üzere çağırılıp, bu çağrıya uymayanlara, hakkında hüküm verilip de kaçacağından şüphe edilen hükümlüler hakkındaki ihzar müzekkereleri, günsüz olarak çıkarılır. Günsüz ihzar müzekkeresini yerine getirmek için yakalanan kişi, gözaltında bekletilmeden; gerekli işlemler tamamlanarak, müzekkereyi çıkaran makama en kısa sürede götürülür.

    c. Günü belirli ihzar müzekkerelerinin yerine getirilmesi için gerekli önlemleri almak ve gününde, müzekkerede gösterileni ilgili makamda hazır bulundurmak Jandarmanın görevidir. Bu bakımdan, ihzar edilecek kişi; kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak yakalanıp, gözaltına alınabilir.

    d. Hakkında ihzar müzekkeresi bulunanlara karşı kullanılacak zorun derecesi; ihzarlı kişinin olayı aydınlatma yönünden önemi gözönünde tutularak belirlenir. Özellikle koruyucu ve itaati sağlayıcı derecede zor kullanılır. Saldırı vb. eylemlerle karşılaşıldığında; bu Yönetmelikte açıklanan zor ve silah kullanma esaslarına göre hareket edilir.

    e. İhzarlı sanıkların saklanma ya da kaçmaları durumunda, ele geçirilmeleri için; konut, işyeri ve eklentileriyle diğer kapalı yerlerde, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 94, 95. ve 97 nci maddelerine uygun olarak arama yapmaya Jandarma yetkilidir.

    İhzarlı tanıkların saklanma ya da kaçmaları durumunda, ele geçirmek için arama yapılması, ayrıca arama kararı almayı gerektirir. Ancak gecikmede sakınca bulunan durumlarda, Jandarma kendiliğinden aramaya yetkilidir.

    Bu yolla yerine getirilen müzekkereler yönünden, durumu belgelemek için ayrı bir tutanak düzenlenir ve müzekkerenin ekinde ilgili makama sunulur.

    f. Kamu hizmeti gören ve düzenli tarife esasına göre çalışan; kara, hava ve deniz ulaşım araçlarının memur ve görevlilerinden, ulaşımla ilgili olanların ihzarı; ulaşımın devamını ve güvenliğini aksatmaksızın, bu kimselerin yedeklerinin getirilmesi için amir ve merkezlerine ivedi haber verilerek yapılır. Araçta gerekli güvenlik önlemleri alınarak beklenir ve müzekkere, yedekler gelince yerine getirilir.

    g. Yerine getirilemeyen ihzar müzekkereleri; yerine getirilemeyiş nedenlerini gösteren bir tutanağa iliştirilerek, ilgili adli makama geri gönderilir. Tutanak, Jandarma dışında ve yerine getirememe nedeninin türüne göre; muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri, doktor ya da diğer sağlık personeli vb. ilgililere de imzalatılır.

    h. Fiili hizmette bulunan asker kişilere ilişkin, ihzar müzekkerelerinin infazında Jandarma görevli değildir. Böyle bir müzekkereyi alan Jandarma adli kolluk makamları; ihzarlının asker olduğunu saptadığında, asker olduğunu ve adresini belirten bir tutanak düzenleyerek yukarıdaki bentte gösterildiği gibi hareket eder.

    JANDARMANIN BİLİRKİŞİYE BAŞVURABİLMESİ

    Madde 127 - Olayın aydınlatılması için, gecikmede sakınca olan durumlarda Jandarma; uzmanlık gerektiren konularda, konuyla ilgili uzmanlığı olanlara başvurmak, görüş ve düşüncelerini almak yetkisine sahiptir.

    Bu konuda, kendi uzman personelinden yararlanabileceği gibi; Polis uzmanlarından ya da diğer uzman kişilerden yararlanabilir.

    Kanun ve nizamlarda gösterilen, resmi bilirkişi kurum ve kuruluşları bulundukça bunlara başvurulması zorunludur.

    Jandarma, bilirkişilere hiçbir şekilde yemin ettiremez. Bilirkişinin görüş ve açıklamaları kural olarak yazılı biçimde sağlanır. Sözlü görüş ve açıklamaları tutanakla saptanır.

    KEŞİF

    Madde 128 - Jandarma; Olayı aydınlatma amacıyla ve gecikmede sakınca bulunan durumlarda, olay yerinin, olayla ilgili nesnelerin, keşif yoluyla incelenmesini yapmaya yetkilidir. Olayın oluş şeklini temsilen yapılan uygulama, işlemi ve yer gösterme işlemi ile olay yeri incelemesi, birer keşif işlemi olarak tutanakla saptanır.

    Olay yerinin sistematik incelenmesine ilişkin işlemler birer keşif işlemi niteliğinde olup, bu Yönetmeliğin 100 ve devamı maddelerine göre hareket edilir.

    ÖLÜNÜN ADLİ MUAYENESİ VE OTOPSİ

    Madde 129 - Ölünün adli muayenesi ve otopsi yapılması, hakim huzurunda; gecikmede sakınca varsa Cumhuriyet Savcısı huzurunda, yetkili hakemler ya da hekim tarafından yapılır.

    Jandarma; otopsiden önce bütün imkanlardan yararlanarak, sanığın kimliğini belirlemeye çalışır. Bu açıdan; parmak izi alabilir, fotoğraf çekebilir; boy, kilo, vücudundaki doğal işaretler; yara, çıban izleri, çamaşır ve elbiselerinden kimliğini tanımak için yararlanır. Hakim ya da savcıya bu konularda yardımcı olur.

    Ölünün mezardan çıkarılmasına ilişkin işlemler konusunda Ceza Muhakemeleri Usul Kanununun ilgili hükmüne göre hareket edilir.

    Otopsinin yürütülmesine ilişkin tıbbi işlemlerde jandarmanın görevi yoktur. Ölünün, olay yerinden alınması ya da aldırılması yasaktır. Bilimsel zorunluluk bulunan durumlar saklı olup; bu konuda jandarmadan, delillerin getirilmesine benzer biçimde ölünün getirilmesi görevi istenemez. Bu gibi görevler ilgili sağlık personeline yaptırılır.

    ADLİ GÖREVLERDE UYGULANACAK DİĞER MEVZUAT

    Madde 130 - Jandarmanın adli görevlerinin yerine getirilmesi ve delillerin toplanması, korunması, ambalajlanması ve gönderilmesine ilişkin olarak; bu yönetmelikte belirtilmeyen konularda, diğer kanun ve nizamların hükümlerine uyulur.

    ONBİRİNCİ BÖLÜM : JANDARMANIN ASKERİ GÖREVLERİ

    GARNİZON KOMUTANLIĞI

    Madde 131 - Tümen ve daha büyük (deniz ve havada eşidi) kıtalar ile, askeri kurumların birarada bulundukları büyük garnizonlarda, en büyük kıta komutanı garnizon komutanıdır.

    Tümenden daha küçük kıtalar ve askeri kurumların (deniz ve havada eşidi) birarada bulundukları garnizonlarda; rütbe ve kıdemce büyük olan kıta komutanı garnizon komutanıdır. Garnizondaki kıta ve askeri kurumlar alaydan daha küçükse (deniz ve havada eşidi) kıta komutanlığı durumuna bakılmaksızın; rütbe, kıdem ve sınıf gözönünde bulundurularak, ileride olan subay garnizon komutanıdır.

    Garnizon komutanı olacak jandarma subaylarını saptamada şu esaslar gözönünde tutulur:

    a) Jandarma sınır birlikleri, Jandarma İç Güvenlik Birlikleri, (bucak jandarma takım ve karakol komutanlıkları hariç) jandarma komando ve jandarma asayiş komando birlikleri ile jandarma eğitim birlikleri kıta,

    b) Jandarma Okulları ile diğer jandarma kuruluşları kurum; olarak nitelenir.

    ASKERİ İNZİBAT GÖREVLERİ

    Madde 132 - Merkez Komutanlığının kadro ile gösterilip kurulmadığı garnizonlarda askeri inzibat görevi; garnizon Komutanı tarafından atanacak bir inzibat subayı ya da astsubay'ı, buna da imkan olmayan durumlarda bizzat garnizon komutanı tarafından yürütülür.

    İvedi ve gecikmede sakınca bulunan durumlarda askeri inzibat kuvvetinin yeterli olmaması nedeniyle; askeri inzibat görevlilerince iletilen yardım istekleri, jandarma tarafından gecikmesiz yerine getirilir.

    Askeri inzibat görevlilerinin yokluğu durumunda; denk ya da üst rütbede olmak şartıyla ve İç Hizmet Kanununa göre, Jandarma subay ve astsubayları askeri inzibat görevlerini yürütmekle yükümlüdürler. Genel kolluk ve güvenlik kuvveti olarak yapacakları müdahaleler yönünden, iç hizmet kanunun öngördüğü ayrıcalıklara ilişkin hükümler gözönünde bulundurulur.

    YOKLAMA KAÇAĞI, BAKAYA, FİRAR, İZİN VE HAVA DEĞİŞİMİ SÜRESİNİ GEÇİRENLERE UYGULANACAK İŞLEM

    Madde 133 - Askerlik Şubelerince, yoklama kaçağı, bakaya, firar ve izinsizlerin kimliklerini ve elde edilebilirse eşkallerini gösteren çizelgeler bir yazı ile ve mülki amirlik aracılığıyla, ilgili İlçe Jandarma Bölük Komutanlıklarına gönderilir.

    Bu çizelgeler özel yönerge hükümlerine göre, kayıt ve işleme konarak; çizelgede belirtilenlerin aranıp, ele geçirilmeleri için gerekli önlemler alınır.

    Yakalamayı olanaksız kılan durumlar için ayrı bir tutanak düzenlenir ve askerlik şubesi ile diğer ilgili makamlara bilgi verilir.

    YAKALANAN KAÇAK ASKERLERİN SEVKİ

    Madde 134 - (Değişik madde: 21/09/1990 - 90/938 K.)

    Askeri kıt'a ve kurumlardan kaçanlar ile izin ya da hava değişimi sürelerini geçirenlerden yakalananlar, askerlik şubelerinin istemi üzerine jandarma nezarethanesinde tutulurlar. Bunlar, askerlik şubelerince gerekli işlemleri tamamlandıktan sonra kıt'a ve kurumlarına jandarma muhafazasında sevk edilirler.

    (Değişik fıkra: 06/08/1992 - 92/3372 K.) Yukarıda belirtilen fiilleri işleyen erbaş ve erlerin, muhafaza altına alındıkları andan itibaren iaşe bedeli ve sevk giderleri ile sevkle görevli jandarmalardan; subay, astsubay ve uzman jandarma çavuşların memuriyet mahalli, erbaş ve erlerin ise il sınırları dışına çıkmaları halinde 6245 sayılı Harcırah Kanunu esaslarına göre hesaplanan gündelik ve yol giderleri, istemi yapan askerlik şubesi başkanlıklarınca ödenir.

    ASKERE ALINACAKLARIN ÇAĞRILMASI VE TOPLANMASI

    Madde 135 - Jandarma; askere alınacakların çağrılma ve toplanmalarına ilişkin çizelgeleri, köy ya da mahalle muhtarlarına ulaştırma ve bu konudaki tebligatı iletmekle görevlendirilebilir.

    ASKERLİK HİZMETİNİ BELGELEYEMEYENLERE YAPILACAK İŞLEM

    Madde 136 - Nüfus hüviyet cüzdanlarına göre son yoklamalarını yaptırdıkları ya da askerlik hizmetlerini bitirdikleri veya erteleme vb. biçimde işleme tabi olduklarını ispatlayamayanlar; tutanak düzenlenerek o yerin askerlik şubesine adamlı olarak teslim edilirler.

    Jandarma; ulaşım araçlarında kimlik sorma işlemi sırasında bu durumu saptadığında; ilgili kimsenin hareketini engeller ve yukardaki bentte gösterildiği biçimde işlem yapar.

    ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİNDEKİ GÖREVİ

    Madde 137 - Jandarma; Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Hakkındaki Kanunda gösterilen yasaklara aykırı davranışları önler. Suç oluşturan davranışlar hakkında gerekli kanuni işlemleri yapar.

    SEFERBERLİK İLANINDA GÖREVLER

    Madde 138 - Jandarma, seferberlik ilanında; silah altına çağrılanlara gerekli tebligatı yapmak, kanun ve nizamlara uygun olarak, askeri hizmete verilecek araçların getirtilmesini sağlamak ve bunlardan geriye kalanların kovuşturulmasını yürütmekle görevlidir.

    SEFERBERLİK VE SAVAŞ HALİNDE GÖREVLER

    Madde 139 - Jandarma birlikleri; Genelkurmay Başkanlığınca lüzum görülen hallerde Sıkıyönetim, Seferberlik ve Savaş hallerinde gerekli olan bölümü ile Kuvvet Komutanlıkları emrine girer, kalan bölümü ile Jandarma Genel Komutanlığı emrinde normal görevlerine devam eder.

    GERİ BÖLGE SAVUNMASINDA GÖREVLER

    Madde 140 - Jandarmaya geri bölge savunması görevi verildiğinde,

    a) Ordu geri bölgesinde; can, ırz ve mal güvenliği sağlamak,

    b) Yetkili komutanlık emirlerini uygulamak,

    c) Zararlı ve şüphelileri denetim ve gözetim altında tutmak,

    d) Propaganda ve psikolojik harp girişimlerini etkisiz kılmaya çalışmak,

    e) Genel emniyet ve asayişi sağlayıcı; kamunun ihtiyacı olan gıda, ilaç vb. maddelerin yasadışı kullanım, sevk ve naklini önleyici önlemler almak,

    f) Diğer askeri görevleri, ordu ve geri bölge komutanlıklarının emirlerini yerine getirmek, yükümlülüğündedir.

    ASKERİ KUVVETLERDEN YARDIM İSTENMESİ DURUMUNDA EMİR KOMUTA

    Madde 141 - Bölge Valisi veya Vali, il içinde çıkabilecek toplumsal olayların, emrindeki kolluk kuvvetleriyle önlenmesine olanak bulunamayacağı kanısına varır ya da, kolluk kuvvetleriyle bastırılamayacak ani ve olağanüstü olayların cereyanı karşısında kalırsa; en yakın askeri (Kara, Deniz, Hava) Kuvvet Komutanından yardım gönderilmesini ister. Bu istek sonradan yazıyla belgelendirilmek koşuluyla, acele durumlarda sözlü olarak da yapılabilir. Bu istek, başvurulan askeri komutanlıkça gecikmesiz yerine getirilir. Muhtemel olaylar için istenen kuvvet Bölge valisi veya Valinin görüşü alınarak olaylara derhal el koymaya uygun bir yerde başlamış ve sürmekte olan olaylarda ise, olay yerinde hazır bulundurulur.

    Çıkabilecek toplumsal olaylar için hazır bekletilen kuvvetler, olayların kolluk kuvvetlerince önlenemeyecek boyutlara varması üzerine; ani ve olağanüstü olaylar için istenen kuvvetler ise derhal, Bölge valisi veya vali tarafından verilen görevleri, kendi komutanları komutasında ve İç Hizmet Kanununda belirtilen yetkiler ile kolluk kuvvetlerinin genel güvenliği sağlamada sahip oldukları yetkilerin tümüne sahip olarak yeniden getirirler.

    Kolluk Kuvvetleriyle askeri kuvvetler arasında işbirliği, Bölge valisi veya vali tarafından sağlanır.

    BEŞİNCİ KISIM : İLİŞKİLER, ÇALIŞMA VE İŞBİRLİĞİ ESASLARI

    GENEL ESASLAR

    Madde 142 - Jandarma Genel Komutanı, Jandarma Teşkilatının en büyük amiri olup; silsile esası içinde, tüm birliklere kanun ve nizamlarda öngörülen görevlere ilişkin emir-komuta yetkisine sahiptir. Komutanlığın bütün iş ve işlemlerinden sorumludur. İçişleri Bakanı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun ilgili maddesinde öngörülen, en büyük mülki amirlerin vereceği emirleri doğrudan verebilme yetkisini kullanırken, bu esaslara bağlı olarak; jandarmaya ilişkin emir ve isteklerini, doğrudan doğruya Jandarma Genel Komutanına bildirir. İçişleri Bakanının mülki makamlarla olan ilişkileri konusundaki hükümler saklıdır.

    Emniyet ve asayiş görevi ifa eden Jandarma Bölge Komutanları mülki görevlerin yerine getirilmesi yönünden Bölge Valilerine, İl Jandarma Alay Komutanlıkları ve ast kademeleri ise mülki görevlerin yapılması yönünden mahalli mülki, amirlerine, astlarının sevk ve idaresinden, disiplin eğitim, özlük hakları ile Lojistik faaliyetlerin yürütülmesinden kendi amirlerine karşı sorumludur.

    Anılan Komutanlıkların ve ast kademelerin (mülki makamlar hariç) diğer makamlarla bir organik bağlılığı yoktur.

    Mülki amirler ile adli ve askeri makamlar kanun ve nizam hükümlerine uygun isteklerini kendilerine karşı sorumlu olan Jandarma Komutanlarına yazılı olarak bildirebilirler. Acele hallerde de bu istek sözlü olarak yapılabilir. Ancak bu sözlü istekler en kısa zamanda yazı ile doğrulanır.

    Diğer makamlar Jandarmaya görev olarak verilmesini istedikleri konunun kanuni dayanaklarını açıklayarak, o yerin mülki amirine başvururlar. Mülki amir isteği mevzuata ve ihtiyaca uygunluk yönünden değerlendirerek Jandarmaca yerine getirilmesini uygun bulduğunda, görev olarak yerine getirilmesini ister.

    Jandarma birlikleri, aldıkları görevin yürütülmesi bakımından; kendi amirlerinin emir komutası altında ve silsile esasına göre sevk ve idare edilirler. Emniyet ve asayişten doğrudan doğruya sorumlu makam olarak Vali, Kaymakam ve Bucak Müdürleri, bu görevin yürütülmesini; Jandarmanın görev ve sorumluluk alanında, Jandarma aracılığıyla sağlarlar.

    Jandarma birliklerinin, görevlerini iyi yürütmemelerinden ve amaca uygun bir tarzda kullanılmamalarından, mülki amirlere karşı, kendi komutan ve amirleri sorumludurlar.

    Bu birliklerin aldıkları görevin yapılmasında kullanacakları, araç ve gereçlerin seçimi kendi komutanlarına aittir. Yetkili mülki amirler özellik taşıyan ve yetersiz kalınan durumlarda gereken araç ve gereçleri diğer kamu kurum ve kuruluşlarından sağlayarak, Jandarmanın hizmetine verilmesini sağlarlar.

    MÜLKİ MAKAMLARLA İLİŞKİLER, ÇALIŞMA VE İŞBİRLİĞİ

    Madde 143 - Jandarma İç Güvenlik Birlik Komutanları; Bölge Valisi, Vali, Kaymakam ve bucak müdürlerinin kanun ve nizam hükümlerine dayanan istemlerini yerine getirmekle yükümlüdür. Bu mülki amirlerin yapacakları isteklerden doğan sorumluluk kendilerine ve isteklerin uygulanış biçiminde doğan sorumluluk, Jandarma İç Güvenlik Birlik Komutanlarına aittir.

    Önemli istemler yazılı olarak tebliğ edilir. Olağanüstü ve acele durumlarda sözlü olarak yapılan istekler ilk fırsatta yazılı hale getirilir.

    İl Jandarma Alay Komutanları, Valiler tarafından kendilerine doğruca yapılan istekleri, kanun ve nizamlara aykırı görürse, durumu bir yazı ile valilere bildirirler. Valiler isteklerinin kanun ve nizamlara uygun olduğunda israr ederlerse yazılı istekte bulunur ve aynı zamanda durumu İçişleri Bakanlığına bildirirler. Bakanlıktan cevap gelinceye kadar, valinin yaptığı istek kendi sorumluluğu altında uygulanır. Ancak konusu açıkca, askeri ya da adli bir suç oluşturan emirler hiçbir şekilde yerine getirilmez.

    İlçe kaymakamları ile İlçe Jandarma Bölük Komutanları, bucak müdürleri ile bucak Jandarma Karakol Komutanları arasında bu yolda bir uyuşmazlık çıktığında; bu konuda kesin karar vermeye valiler yetkilidir. Bu kararda hukuka uygun bulunmadığında, Valilikçe İçişleri Bakanlığına yazılır ve aynı zamanda validen emir gelinceye kadar; kaymakamın ve bucak müdürünün yazılı isteği uygulanır.

    Yukarıda sözü edilen durumlarda, Jandarma iç güvenlik birlik Komutanları sıra üstlerine yazı ile bilgi verir.

    SUÇ VE DİĞER ÖNEMLİ OLAYLARIN BİLDİRİLMESİ

    Madde 144 - Jandarma iç güvenlik birlik komutanları; bölgelerindeki her türlü suçları ve sonuçlarını, ülkenin emniyet ve asayişini bozan ya da bozacak olan olayları, yangın, su baskını gibi afetleri, haber aldıkları salgın ve bulaşıcı hastalıkları, devletin ülkesi ve milliyetiyle bölünmez bütünlüğünü, nitelikleri anayasada gösterilen Cumhuriyeti yıkmaya, sarsmaya ve bölmeye yönelik propagandalar konusunda edindikleri bilgileri, vakit geçirmeksizin o yerin en büyük mülki amirine sözlü ya da yazılı olarak bildirirler. Suçla ilgili görülen olaylar aynı zamanda Cumhuriyet Savcılığına da bildirilir.

    TEBLİGAT KONUSUNDA İLİŞKİ, ÇALIŞMA VE İŞBİRLİĞİ

    Madde 145 - 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü uyarınca, gecikmesinde sakınca bulunan işlerde ya da aynı yerde bulunan adli makamlar, genel ve katma bütçeli daireler, belediyeler, köy tüzel kişilikleri, harçlar ve noterler arasında ya da bu daire ve kurumlarda bulunan kişilere yapılacak tebliğlerde Jandarma görevlendirilebilir. Bu tebligatın Jandarma aracılığıyla yaptırılabilmesi için, tebligatı çıkaran makamın kendi memurları ile yapamayış nedenlerini açıklamak suretiyle o yerin mülki amirine başvurması ve mülki amirin de yazılı istekte bulunması gerekir. Ancak Jandarmanın tebligat yapabilmesi için tebliği çıkaran makamın, bu tebligatın gecikmesinde hangi nedenle zarar bulunduğunu ya da tebligatın o makamın kendi memuru aracığılıyla yaptırılması yolunun neden seçilmediğini, tebliğ belgesine açıkça yazması ve mülki amirin belirtilen nedenin kanun ve nizama uygun olup olmadığını inceleyerek, uygun olduğuna karar vermesi şarttır.

    Tebligat için her yıl başında, İl İdare kurullarınca tesbit edilen zorunlu masrafların, tebligatı isteyen makam tarafından peşin olarak o yer mal sandığına ya da özel idare veznesine yatırılması şarttır. Belirlenecek süre içinde, tebliği çıkaran makam tarafından gerekli masraf yatırılmazsa, istekden vazgeçilmiş sayılır. Zorunlu nedenlerden dolayı bu süreye uyulmaması durumunda yeni bir süre tanınır.

    Tebligat gideri olarak saptanan para; tebligatı yapacak görevliye avans biçiminde ödenir. Sonuçta mahsup işlemi yapılarak avans kapatılır.

    Zor kullanılmasını gerektiren ya da hazırlık soruşturmasıyla ilgili görevlerin; jandarma tarafından yapılacağına ilişkin hükümlerle, tebligat tüzüğünün özel hükümleri saklıdır.

    Belirtilen bu esaslara uymayan hiçbir tebligat işlemi, Jandarmaya görev olarak verilemez ve Jandarma tarafından yerine getirilemez.

    EMNİYET VE ASAYİŞ HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLME ŞEKLİ VE İŞBİRLİĞİ

    Madde 146 - Her gün saat 11 bütün TÜRKİYE'de emniyet ve asayiş saatidir. Mülki amirler asayiş saatindeki toplantının zamanında yapılması için gerekli önlemleri alır. Belirli bir iş olsun ya da olmasın tam bu saatte ve önemli olaylarda saate bağlı kalınmaksızın derhal, Jandarma iç güvenlik birlik komutanları ve en büyük polis amiri (bulunmadıkları takdirde vekilleri) birlikte en büyük mülki amirinin, bulunmadığı takdirde vekilinin yanına davet edilmeden giderler. Jandarma iç güvenlik birlik komutanları ve en büyük polis amirleri (24) saat içinde kendi görev ve sorumluluk bölgelerinde meydana gelen bütün olayları ve aldıkları haberleri, bunlara karşı alınan veya alınması gerekli bulunan tedbirleri ve önerilerini bildirirler ve o gün için görevde kullanılabilecek kuvvet miktarını açıklarlar.

    Mülki amir ya da vekili bu açıklamaları aldıktan sonra isteklerini sözlü olarak bildirirler. Mülki amirin istekleri duruma uygun görülmezse Jandarma iç güvenlik komutanı ve polis amiri bu konudaki görüşlerini açıklarlar. Son karar mülki amirindir.

    Bu durumda mülki amirler, bu isteklerini yazılı olarak verirler ve bu istek mülki amirin sorumluluğu altında yapılır.

    Sözlü istek ve direktifler Jandarma iç güvenlik komutanları ve polis amirleri tarafından not alınır. Polis amirlerince bu notlar üç suret çoğaltılır. Jandarma iç güvenlik komutanı ile polis amiri tarafından imzalanan bu notların, bir örneği Jandarmada, bir örneği polis makamlarında, bunların saklanması için açılacak dosyalarına konur. Diğer örnek ise, polis amiri tarafından mülki amire bilgi için sunulur.

    Jandarma iç güvenlik birlikleri ve emniyet teşkilatının aldıkları görevlerin yerine getirilmesi için kullanacakları araçların seçimi kendilerine aittir.

    Jandarma veya emniyet teşkilatınca yapılması mülki amir tarafından istenen görevlerin yerine getirilmesine ilişkin işlemler, bu kuruluşlara bağlı kuvvetlerce yürütülür. Jandarma ve emniyet kuvvetleri bu görevleri yaparken, safha safha sözlü ya da yazılı rapor verirler. Görev yerine getirildikten sonra yapılan işler yazılı bir raporla mülki amire bildirilir.

    Bir il içinde emniyet ve asayişin korunması için, Jandarma emniyet ve diğer özel kolluk kuvvetlerini kullanmak ve bu kuvvetlerin birbirine yardımını sağlamak en büyük mülki amirin yetkilerindendir. İlin bir ilçesinde meydana gelen olayların önlenmesi ve kontrol altına alınmasında; o ilçenin Jandarma iç güvenlik kuvvetinin yetersiz kalacağı anlaşıldığında, ilin bu ilçesine komşu ilçelerinden yardımcı kuvvet verilmesi valinin isteği ile olur. Ancak Jandarma iç güvenlik birlik komutanlarının bu konuda göstereceği gerekçe ve öneriler de gözönünde bulundurulur.

    İki veya daha fazla ilde alınması gereken ortak güvenlik önlemleri söz konusu olduğunda; bu il valilerince yapılacak değerlendirme sonunda karara bağlanarak uygulanmakla birlikte, İçişleri Bakanlığına bilgi verilir.

    Bu gibi durumlarda alınması gereken güvenlik önlemleri, İçişleri Bakanlığınca da doğrudan doğruya belirlenerek il valilerinden uygulanması istenebilir.

    Gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda komşu Jandarma iç güvenlik birlik komutanları ya da en büyük polis amirleri doğrudan doğruya haberleşip birlikte gerekli önlemleri alır ve gereğini yerine getirerek durumdan en büyük mülki amire bilgi verirler.

    EMNİYET VE ASAYİŞLE İLGİLİ YAZIŞMALARDA İŞBİRLİĞİ

    Madde 147 - İl, İlçe ve bucaklarda Jandarmanın görev ve sorumluluk alanındaki emniyet ve asayiş hizmetlerine ilişkin bütün yazı işleri, Jandarma iç güvenlik komutanlıklarında; emniyet görev ve sorumluluk alanındakiler ise emniyet makamlarında, yürütülür ve dosyalanır.

    Emniyet ve asayiş hizmetlerinden Jandarmayı ilgilendiren ve Jandarmanın görev ve sorumluluk alanında yapılacak işlere ilişkin, her türlü istek ve tebligat mülki amirin genel isteklerine göre, Jandarma iç güvenlik komutanlıklarınca hazırlanarak mülki amir imzasıyla gereken yerlere gönderilir.

    İçişleri Bakanlığına gönderilecek asayiş raporlarından, Jandarmanın görev ve sorumluluk alanında meydana gelen olaylara ait bulunanlar, İl Jandarma alay komutanlığınca hazırlanır ve vali imzasıyla gönderilir.

    Emniyet ve Asayiş hizmetlerine ait aylık ve yıllık istatistikler Jandarma ve emniyet görev ve sorumluluk alanları için ait olduğu makamlarca hazırlandıktan ve emniyet müdürlüğünce dört örnek olarak birleştirilip il jandarma alay komutanı ve emniyet müdürü tarafından parafe edildikten sonra, iki örneği vali imzasıyla İçişleri Bakanlığına sunulur. İlde kalan iki suretten birisi Jandarma diğeri emniyet dosyasında saklanır.

    ADLİ MAKAMLARLA İLİŞKİLER BAKIMINDAN ADLİ KOLLUK AMİRLİĞİ, ADLİ KOLLUK MAKAM VE MEMURLUKLARI

    Madde 148 - Jandarmanın adli görevleri bakımından; adli kolluk amirlik ve makamları, adli teşkilat esas tutularak belirlenir. Adli teşkilatın ilçe esasına göre kurulmuş olması nedeniyle;

    a) Her ilçedeki asliye mahkemesi teşkilatının yanında bulunan, ilçe Jandarma bölük komutanları; o ilçe bakımından Jandarmanın adli kolluk amiridir. Bu sıfatla görev yapan ilçe jandarma bölük komutanları ile bu hizmetleri vekaleten yürütenlerin, adli hizmetlerden doğan suçlarda; hakim ve savcıların tabi oldukları yargılama usulü uygulanır. Ayrıca bu konuda; 2552 Sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri hakkındaki Kanunun 22 nci maddesiyle 2845 Sayılı Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kanunun 15 inci maddesi hükmü gözetilir.

    b) İl Jandarma alay komutanlarının, adli kolluk görevini fiilen yürütme yükümlülükleri yoktur. Ancak, ilçe jandarma bölük komutanlıklarının diğer görevleri yanında; adli kolluk görevlerini, denetim ve gözetim altında bulundurma yetki ve sorumlulukları saklıdır. Bu bakımdan, adli görevlerin tam, düzgün ve mevzuata uygun yürütülmesi için gerekli önlemleri alırlar.

    c) İlçe Jandarma bölük komutanlığının, İlçe Jandarma Bölük Komutanı dışında kalan, Subay ve Astsubayları ile Uzman Jandarma, erbaş ve erleri; adli görevlerin yerine getirilmesi bakımından adli kolluk memuru sayılırlar.

    d) İlçe Jandarma bölük komutanlığı, bucak Jandarma takım ve Jandarma karakol komutanlığı olarak adlandırılan komutanlıklar; adli kolluk makamı olarak nitelenir.

    JANDARMANIN CUMHURİYET SAVCILIĞIYLA İLİŞKİLERİ

    Madde 149 - Jandarma Adli kolluk makam ve memurları, Cumhuriyet Savcılarının kanun ve nizam hükümlerine uygun isteklerini yerine getirmekle yükümlüdürler.

    Bu istekler, İlçe Jandarma Bölük Komutanına yazıyla iletilir. Önemli ve ivedi durumlarda bu silsileye uyulmadan, sözlü olarak iletilen istekler; görev istenen makam ve memurlarca, yazılı istekler gibi yerine getirilir.

    Böyle durumlarda sözlü istekte bulunan Cumhuriyet Savcısı; İlçe Jandarma Bölük Komutanına ivedilikten bilgi vererek, isteğini en kısa sürede yazıyla doğrular.

    Ayrıca hazırlık soruşturması sırasındaki tutuklu ve acele işlerde; olayın sanık ve tanıkları, Cumhuriyet Savcılığının yazılı istekte bulunması üzerine belirtilen gün, saat ve yerde, adli kolluk makam ve memurlarınca hazır bulundurulur. Bu konuda sözlü istekte bulunulamaz. Ve sözlü istekler yerine getirilemez. Bu yazılı istekler, kanunen yetkili bir merciin emri niteliğinde olup; gereğinde zor kullanılarak yerine getirilir. Zor kullanmaya ilişkin diğer ayrıntılar yönünden, bu yönetmeliğin ihzar müzekkerelerinin yerine getirilmesine ilişkin hükümlerine uyulur.

    3005 Sayılı Kanunun 7 nci maddesi hükmü saklıdır.

    Hazırlık soruşturmasının bir bütün olarak jandarma tarafından yapılması yolundaki istekler, yalnızca yazılı istek şeklinde bildirilebilir.

    Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 154 üncü maddesinin uygulanmasında, mülki teşkilata tabi Jandarma iç güvenlik birlikleri dışında kalan birlik ve kuruluşlar; diğer Devlet makam ve memurları niteliğindedir

    .

    Ancak bu makamlardan istenen sözlü istekler en kısa zamanda yazı ile doğrulanır.

    Adli görevlerle ceza ve tutukevlerine ilişkin hizmetler yönünden Cumhuriyet Savcılığı ile doğrudan yazışma yapılır.

    JANDARMANIN MAHKEME VE HAKİMLİK MAKAMLARIYLA İLİŞKİLERİ

    Madde 150 - Adli görevlerle ilgili olarak; mahkeme ve hakimlik makamlarının isteklerinin Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla iletilmesi esastır.

    Polis bulunmayan yerlerde duruşmaların güvenliğinin sağlanması ve gereğinde zor kullanma yetkisi veren müzekkerelerin yerine getirilmesi vb. görevlerin Jandarmadan istenmesi; Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla olur. Bu gibi durumlarda Jandarma, yazışmalarını Cumhuriyet Savcılığı ile yapar.

    Ancak meşhut suçlarda ve gecikmede sakınca bulunan durumlarda, hazırlık soruşturmasını yürütmekte olan sulh ve sorgu hakimleri; bu soruşturmanın gereği olan isteklerini, Cumhuriyet Savcılarının uyacakları esaslara göre, doğrudan doğruya Jandarmaya iletebilirler. Jandarma makam ve memurları bu gibi durumlarda, sulh ve sorgu hakimlikleriyle doğrudan yazışma yetkisine sahiptirler.

    Ayrıca, sorgu ve sulh hakimleri her türlü tebligat, karar ve ceza kararnamelerini doğrudan doğruya infaz edebileceklerinden, bu konularla ilgili olarak da jandarma makamlarıyla yazışmaya yetkilidirler.

    Gerek kendi elkoyduğu suçla ilgili acele önlemleri alırken, gerekse hazırlık soruşturmasına ilişkin yetki devri çerçevesinde soruşturma yaparken; hakim tarafından derhal yapılması gerekli soruşturma işlemlerine zorunluluk duyuluyorsa, konuyla ilgili belge ve yazıların doğrudan doğruya sulh hakimine gönderilmesine yetki veren, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 156 ncı maddesi ikinci fıkrası hükmü saklıdır.

    JANDARMANIN İCRA MEMURLARIYLA İLİŞKİLERİ

    Madde 151 - Zor kullanılması gereken durumlarla, görevi yerine getirirken engellenme ya da saldırıya uğrama tehlikesinin bulunduğu durumlarda icra memurları yardım isteklerini, bölgesi içinde bulunduğu Jandarma iç güvenlik makamlarına yazılı olarak iletirler. İcra memurları haciz işlemini bizzat ya da konuyla ilgili işlemleri yapabilecek kimseler kullanarak yürütmek zorundadır. Bu nedenle, Jandarmaya zoru gerektiren bir işlem olduğu gerekçesiyle hacizin uygulanması konusunda istek bildiremezler.

    İlgili Jandarma makamları icra memurlarının yardım istekleri konusunda bu makamlarla doğrudan yazışırlar.

    ASKERİ MAKAMLARLA İLİŞKİLER, ÇALIŞMA VE İŞBİRLİĞİ ESASLARI

    Madde 152 - Jandarmanın, askeri makamlarla ilişkisi; eğitim-öğretim, disiplin, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali ile askeri suçlar yönündendir.

    Jandarmanın hizmet ve görevleri ile bağlılık ve ilişkileri; kanun ve nizamlarla belirlenmiştir. Bu hizmet ve görevlerin yürütülmesine, diğer askeri makamlarca müdahale edilemez ve engellenemez.

    Jandarma eğitim-öğretim yönünden Genelkurmay Başkanlığına bağlı olup; konuya ilişkin emir ve direktifler doğrultusunda, sınıf özelliği de gözönünde tutularak, eğitim-öğretim faaliyetleri Türk Silahlı Kuvvetlerindeki ilke ve esaslara uygun olarak yürütülür.

    Jandarma disiplin yönünden, kendi amirlerinin gözetim, denetim ve ceza yetkileri saklı kalmak koşuluyla; garnizon komutanının gözetim ve denetimindedir. Sıkıyönetim altına alınan yerlerde, genel emniyet ve asayişe ilişkin kolluk kuvvetlerine ait görev ve yetkiler sıkıyönetim komutanlığına geçer. Sıkıyönetim ilan edilen bölgede konuşlanan Jandarma iç güvenlik birlikleri, bütün teşkilatı ile sıkıyönetim komutanının emrine girer.

    Sıkıyönetim bölgesindeki Jandarma iç güvenlik birlikleri; sıkıyönetim hizmetlerinin yapılmasından dolayı sıkıyönetim komutanlığına, bu hizmetler dışında kalan hizmetlerin yürütülmesinden ötürü de adli ve idari makamlara karşı sorumludur.

    Sıkıyönetim ilan edilen bölgede konuşlanan, Jandarma iç güvenlik birlikleri dışında kalan, jandarma birliklerinden gerekli görülenler; sıkıyönetim hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, Genelkurmay Başkanlığınca sıkıyönetim komutanı emrine verilebilir. Ancak, barışta ve zorunlu hallerde; sıkıyönetim komutanı o yer ya da o yere en yakın garnizon komutanlarından yeteri kadar birliğin emrine verilmesini isteyebilir. Bu istek ilgili jandarma birlik komutanlarınca derhal yerine getirilir. Sıkıyönetim Kanununun konuya ilişkin hükümleri saklıdır.

    Seferberlik ve savaş haline ilişkin konularda, bu yönetmeliğin 139 uncu maddesine uyulur.

    ASKERİ YARGI MAKAMLARIYLA İLİŞKİ, ÇALIŞMA VE İŞBİRLİĞİ ESASLARI

    Madde 153 - Jandarmanın askeri yargı makamlarıyla ilişkisi Askeri Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanunu ile Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu hükümleri çerçevesinde olur.

    Jandarma; askeri kişileri ağır cezayı gerektiren meşhut bir cürüm işlediklerinde yakalamaya yetkilidir. Bu takdirde sanık asker kişiler duruma göre ya yetkili askeri inzibat görevlisi gelinceye kadar olay yerinde tutulur ya da en yakın askeri inzibat karakoluna, yoksa askeri makamlara; bunların da bulunmaması durumunda, düzenlenecek tutanakla birlikte, Cumhuriyet Savcılığına teslim edilir.

    Üniformalı veya sivil elbiseli Subay, askeri memur ve Astsubaylar; ağır cezalı cürümler dışındaki suçları işledikleri takdirde, Jandarma tarafından en yakın askeri makama veya inzibat karakoluna davet edilir. Asker kişi bu davete uymak zorundadır. Bu kişilere ait hazırlık soruşturması bizzat Cumhuriyet Savcıları veya yetkili askeri hakimler tarafından yürütülür. Soruşturma tamamlanıncaya kadar askeri makamlarca nezaret altında tutulur.

    Kimliği bilinmeyen bir asker kişinin ölüsüne rastlayan ya da haber alan Jandarma; durumu Cumhuriyet Savcılarına ihbar etmekle birlikte, en yakın askeri makama da bildirmekle yükümlüdür.

    Jandarmaya yapılacak ve askeri yargıya tabi suç ihbar ya da şikayetleri, sanığın amiri olan makama gönderilir.

    Asker kişilerin işledikleri suçlarla ilgili olarak, yukarıda belirtilen yakalama esasları saklı kalmak kaydıyla; Jandarma adli kolluk makam ve memurları, askeri savcının işe el koymasına kadar; delillerin kaybolmasını önler ve gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda diğer acele önlemleri alırlar.

    Jandarma adli kolluk makam ve memurları; askeri savcıların hazırlık soruşturması sırasında, soruşturma ile ilgili istemlerini yerine getirmekle yükümlüdürler.

    POLİSLE İLİŞKİ ÇALIŞMA VE İŞBİRLİĞİ ESASLARI

    Madde 154 - Polis görev ve sorumluluk alanı olupta, bugüne kadar Polis Teşkilatı kurulmayan yerlerdeki emniyet ve asayişe ilişkin hizmetler, polis teşkilatı kuruluncaya kadar, Jandarma iç güvenlik birliklerince yerine getirilir.

    Şehir ve kasabalarda kentleşme nedeniyle; belediye sınırları genişledikçe bu yerlerdeki, Jandarmaya ait görev ve sorumluluk alanları, Jandarma Genel Komutanlığının istemi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile polise devredilir.

    Jandarmanın emniyet teşkilatına, emniyet teşkilatının Jandarmaya yapacağı bu yardım; belirli bir bölgede emniyet ve asayiş hizmetlerini üzerine almak, devriyeler gezdirmek ya da toplu kuvvet sevk etmek biçiminde olur.

    Polis sorumluluk alanında; herhangi bir suçla karşılaşan Jandarma iç güvenlik kuvvetlerine mensup Jandarmalar, orada o anda polis yoksa olaya müdahale etmek ve polise de haber vermek, polis memurlarının istemi üzerine gerekli yardımı, yapmakla yükümlüdür. Bu gibi durumlarda Jandarma; polis memurları gelinceye kadar olay yerinde soruşturma yapamazlar. Durumu olduğu gibi koruyarak, delillerin kaybolmaması için gereken önlemleri alırlar. Olay yerinde elkoydukları nesneleri gelen polis memurlarına bir alındı belgesiyle teslim ederler. Jandarma; polis memurlarının gelmesi, geciktiğinde soruşturma yapar ve soruşturma evrakını, istem olmadan ilgili polis makamlarına gönderir.

    Zorunlu durumlarda, polis yetkilileri de, Jandarma sorumluluk alanında yukardaki şekilde hareket ederler.

    Olay faillerinin belirlenmesi ve yakalanmaları konularında, Jandarma ve polis kendi sorumluluk alanlarında birbirlerine gerekli yardımı yapmakla yükümlüdürler.

    Jandarmanın sorumluluk alanında, polis tarafından; siyasi emniyetle ilgili ya da emniyet ve asayişle ilgili diğer konularda yürüttüğü çalışma ve haber toplama faaliyetlerinde; Jandarma bu görevlilere gerekli yardımı yapar. Buna karşılık polis yapacağı çalışmalardan ve edindiği bilgilerden, Jandarmaya bilgi verir. Jandarma ve polis kuruluşları kendi bölgelerindeki suç ve diğer olaylardan ilgili olanları birbirlerine bildirirler.

    Jandarma ile polisin birlikte çalışmalarına gerek duyulan durumlarda, ortak kuvvetin komuta, sevk ve idaresi, bu çalışmaya katılan Jandarma kuvvetlerinin en kıdemli birlik komutanı tarafından sağlanır. Ancak ortak çalışmaya katılan polis teşkilatının amiri; emniyet amiri ya da emniyet müdürü rütbesinde ise, bu amirler çalışma sonuçlanıncaya kadar mülki amirin emrinde müşavir olarak görev yaparlar.

    DİĞER MAKAMLARLA İLİŞKİ, ÇALIŞMA VE İŞBİRLİĞİ

    Madde 155 - Diğer makamların Jandarmanın görevi ile ilgili olan, istekleri, o yerin mülki amiri kanalı ile Jandarmaya görev olarak verilir.

    Bu makamların, Jandarma ile görevin yerine getirilmesi yönünden, doğrudan doğruya ilişkileri yoktur.

    Bu makamlar isteklerini; yapılacak görevin amacını, kanuni dayanaklarını açıkça belirten bir yazıyla mülki amire iletirler.

    Mülki amir, konuyu mevzuata ve ihtiyaca uygunluk yönünden değerlendirerek; yerinde buluyorsa Jandarma tarafından görev alarak yerine getirilmesini yazılı olarak ister.

    KÖY MUHTARLARIYLA İLİŞKİLER

    Madde 156 - Muhtarlar;

    a. Kendi bölgelerindeki kamuya açık eğlence ve dinlenme yerlerini kontrol ederek kapatmayı gerektiren yerleri saptayıp, Jandarmaya bildirmekle,

    b. Köylünün canına, ırzına ve malına el uzatanları ve kanunlara karşı gelenleri yakalamak ya da koruculara yakalatıp; Jandarmaya teslim etmekle,

    c. Kaçakçılığın önleme ve kovuşturmasına ilişkin 1918 sayılı Kanuna göre gerekli ihbarları Jandarmaya bildirmekle,

    d. Hayvan hırsızlığı olaylarında Jandarma ile koordineli şekilde çalışmakla,

    e. Yangın, sel vb. afetlerde, gerekli önlemleri almak ve Jandarmaya haber vermekle,

    f. Köy kanununun öngördüğü diğer devlet işlerinin Jandarma ile işbirliği içinde yürütülmesini sağlamakla, yükümlüdürler.

    Jandarma bu konularla ilgili olarak köy muhtar ve ihtiyar heyetleriyle doğrudan ilişkide bulunur. Sözlü ve yazılı olarak haberleşir.

    ÇARŞI VE MAHALLE BEKÇİLERİYLE İLİŞKİLER

    Madde 157 - Belediye sınırları içinde ve o yer mülki amirinin emri altında kurulan; çarşı ve mahalle bekçileri teşkilatının mesleki amiri, polis teşkilatı olmayan yerlerde, ilçe jandarma bölük komutanıdır. İlçe jandarma bölük komutanları 772 sayılı Kanuna göre; bu teşkilat personelinin göreve alma, atama, eğitim ve yetişme konularıyla, diğer özlük işlerini yürütmek; görevlerini tam yapmalarını sağlamak, denetlemek ve gerekli kanuni işlemleri yapmakla yükümlüdürler.

    BASINLA İLİŞKİLER

    Madde 158 - İllerde Jandarma görev ve sorumluluk alanında meydana gelen olaylara ilişkin asayiş bültenleri, basına valiler tarafından açıklanır. Ancak bu bültenlerde basına iletilmesi sakıncalı olan bölümler, il jandarma alay komutanlarınca belirlenir. Bülten basına açıklanırken bu bölümler çıkarılır.

    Jandarma sınır birliklerinin sorumluluk bölgelerinde meydana gelen, sınır ve kaçakçılık olaylarına ilişkin haberler; basına verilip, verilmemesi Jandarma Genel Komutanlığınca değerlendirilmek üzere ilgili Tugay Komutanlıklarınca, Jandarma Genel Komutanlığına gönderilir. Bu haberleri içeren yazının bir örneği, o yer valiliğine verilir. Basına iletilmesi sakıncalı bölümler, ilgili Tugay Komutanlığınca belirlenir. Valilik yapacağı açıklamada bu bölümleri çıkarır.

    Ast makamların bu konuda görev ve yetkileri yoktur.

    Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun konuya ilişkin hükümleri gözönünde tutulur.

    ALTINCI KISIM : JANDARMANIN SINIR KORUMA, KAÇAKÇILIĞIN ÖNLENMESİ GÖREVLERİ, JANDARMA SINIR BİRLİKLERİNİN KURULUŞ İLİŞKİ VE İŞBİRLİĞİ İLE GÖREVDE HAREKET TARZLARI

    BİRİNCİ BÖLÜM : GENEL ESASLAR

    GENEL ESAS

    Madde 159 - Jandarma Teşkilatı, sorumluluğuna verilmiş Devlet sınırlarının korunması, güvenliğinin sağlanması ve her türlü kaçakçılığın önlenmesi, takibi ve soruşturulması ile görevlidir.

    JANDARMA İÇ GÜVENLİK BİRLİKLERİNİN KAÇAKÇILIK YÖNÜNDEN SORUMLULUK ALANI

    Madde 160 - Kara sınırlarındaki gümrük kapıları ve gümrük teşkilatı bulunan hava ve deniz limanları, serbest bölge, çeşitli antrepo ve iç gümrük alanları, Marmara Denizi, Çanakkale ve Karadeniz Boğazları dışında kalan bölgeler; Jandarma iç güvenlik birliklerinin kaçakçılığı önleme, takip ve soruşturma görevi bakımından, sorumluluk alanını oluşturur.

    JANDARMA SINIR BİRLİKLERİNİN GÖREV VE SORUMLULUK ALANI

    Madde 161 - Jandarma sınır birliklerinin sorumluluk alanı; kendi sorumlulukları altına verilmiş bulunan ve ilgili mevzuat çerçevesinde Gümrük ve Tekel Bakanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığının yetki alanı saklı kalmak koşuluyla, bu yönetmeliğin tanımlar bölümünde özellikleri açıklanan gümrük bölgeleridir.

    İKİNCİ BÖLÜM : JANDARMANIN SINIR BİRLİKLERİNİN TEŞKİLAT, KONUŞ VE KURULUŞU

    TEŞKİLAT VE KURULUŞ

    Madde 162 - Jandarma sınır birliklerinin teşkilat ve kuruluşu; Genelkurmay Başkanlığının onayı alınarak, İçişleri Bakanlığınca düzenlenir. Bu birlikler doğruca Jandarma Genel Komutanlığına bağlı olup; barışta özellikle sınır koruma ve kaçakçılığı önleme görevinde kullanılırlar.

    KONUŞ

    Madde 163 - Jandarma sınır birlikleri, vazifelerini en iyi başaracak biçimde konuşlandırılır.

    Bu birliklerin konuşları, Genelkurmay Başkanlığının onayı alınarak İçişleri Bakanlığınca düzenlenir.

    SORUMLULUK ALANI

    Madde 164 - Jandarma sınır birliklerinin sorumluluk alanı; ast birliklerin görüşü de alınarak; Jandarma Sınır Tugay Komutanlıklarınca belirlenir.

    TAKIM VE KARAKOLLARIN KURULMASI, SÖNDÜRÜLMESİ, GÖREV SÜRELERİ VE ADLANDIRILMASI

    Madde 165 - Jandarma sınır birliklerinin görevleri gözönünde bulundurularak, bu birliklerin sorumluluk alanlarında sürekli ya da geçici görev yapan Jandarma Sınır Takım ve Karakolları kurulur. Bu takım ve karakolların; personel, araç, gereç ve diğer ihtiyaçları Jandarma sınır birliklerinden sağlanır.

    Jandarma sınır takım ve karakollarının kurulması ya da söndürülmesi,

    Mevsim nedeniyle geçici olarak görevlendirilen takım ve karakolların görev sürelerinin belirlenmesi,

    Şehit Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin adları ya da bölgenin adı verilerek adlandırılması;

    Ast birliklerin önerisi de alınarak Jandarma Sınır Tümen ya da Tugay Komutanlıklarınca olur. Sonuç Jandarma Genel Komutanlığına bildirilir.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : JANDARMA SINIR BİRLİKLERİ KOMUTANLIKLARI İLE JANDARMA İÇ GÜVENLİK BİRLİK KOMUTANLIKLARININ SINIR KORUMA, KAÇAKÇILIĞI ÖNLEME, TAKİP VE SORUŞTURMA GÖREVLERİ

    JANDARMA SINIR BİRLİK KOMUTANLIKLARININ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI

    Madde 166 - Jandarma sınır birlik komutanlıklarının görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:

    a. Disiplini sağlamak,

    b. Astlarını mesleki, askeri eğitim ve öğretimle yetiştirmek, hizmeti iyi bir biçimde yürütmelerini sağlamak,

    c. Astlarının özlük işlerini yürütmek,

    d. Emir ve kuruluşundaki birliklerin sınırın korunması, güvenliğinin sağlanması ile kaçakçılığı önleme, takip ve soruşturma görevlerini kanun ve nizamlara uygun bir biçimde yürütmelerini sağlamak,

    e. Barış ve sefer görevleriyle ilgili planlar yapmak,

    f. Emrindeki birliklerin Lojistik desteğini sağlamak,

    g. Görev ve sorumluluk alanında hizmet ve işlemlerin zamanında ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığını denetlemek; kusur ve eksikliklerin nedenlerini araştırmak ve ortadan kaldırmak, Gerektiğinde soruşturma yapmak ya da yaptırmak,

    h. Komşu devletlerle yapılacak mülakatlara askeri danışman olarak katılmaktır.

    JANDARMA İÇ GÜVENLİK BİRLİK KOMUTANLIKLARININ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI

    Madde 167 - Jandarma iç güvenlik birlik komutanlıkları, kendi görev ve sorumluluk alanlarında; kaçakçılığı önlemek, takip ve soruşturmakla,

    Bu görevlerin yürütülmesi bakımından, kendi sorumluluk alanlarındaki sınır birlik komutanlıklarıyla sürekli ve sıkı bir işbirliği sağlamakla, yükümlü ve sorumludurlar.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : JANDARMA SINIR BİRLİKLERİNİN DİĞER KAMU KURUM VE KURULUŞLARI İLE İLİŞKİ VE İŞBİRLİĞİ ESASLARI

    SINIR MAKAMLARI İLE İLİŞKİ VE İŞBİRLİĞİ ESASLARI

    Madde 168 - Sınır makamlarıyla, Jandarma sınır birliklerinin ilişkileri, karşılıklı işbirliği ve talep esasına dayanır. Sınır makamlarının Jandarma sınır birlikleri üzerinde amirlik yetkisi yoktur. Ancak, sınır makamlarınca, sınır bölgesinin güvenliği ve kaçakçılığın önlenmesi için yapılacak kanun ve nizama uygun istekler yerine getirilir.

    Komşu devletlerle yapılan anlaşmalara uygun olarak komşu Devlet yetkili makamlarıyla yapılacak görüşmelerde, sınır bölük veya tabur da alay komutanları sınır makamlarıyla birlikte askeri danışman olarakkatılırlar.

    Jandarma sınır birliklerinin görev ve sorumluluk bölgesinde, meydana gelen sınır tecavüzleri ve kaçakçılık olayları sınır makamlarına sözlü ya da yazılı olarak bildirilir. Önemli olaylar daha sonra yazı ile doğrulanır.

    Sivil Hava Meydanları, Limanlar ve Sınır Kapılarında Görev ve Hizmetlerin Yürütülmesi Hakkında Kanun hükümleri gözönünde bulundurulur.

    JANDARMA SINIR BİRLİKLERİ İLE JANDARMA İÇ GÜVENLİK BİRLİKLERİNİN İLİŞKİ VE İŞBİRLİĞİ ESASLARI

    Madde 169 - Jandarma sınır birliği makamları; kendi görev ve sorumluluk alanlarında, özel görevleri dışında kalan, doğrudan kamu adına kovuşturulan diğer suçlarla karşılaştığında ya da haber aldığında bu suçlara elkoymak ve acele önlemleri alarak, yetkili Jandarma iç güvenlik makamlarına bildirmekle yükümlüdür.

    Buna karşılık, Jandarma iç güvenlik makamları; sınır birliklerinin sorumluluk alanı içinde ve bu birliklerin yokluğunda meydana gelen ve 1918 Sayılı Yasanın dışında kalan, sınır olaylarına ilişkin ihlal ve suçlara elkoyarak; yetkili sınır birliği makamını gecikmeksizin haberdar eder.

    Jandarma iç güvenlik birlik komutanlıkları; Jandarma sınır birlik komutanlıklarınca, kendilerine yazılı olarak bildirilen ya da herhangi bir yolla öğrendikleri kaçakçılık olaylarının faillerini ve suç delillerini; gümrük bölgesi ya da yurtiçi derinliği ayrımı yapmaksızın, aramak, yakalamak, adli makamlara teslim etmek ve sonuçtan yetkili Jandarma sınır birlik komutanlığına bilgi vermek zorundadırlar.

    ASKERİ MAKAMLARLA İLİŞKİ VE İŞBİRLİĞİ ESASLARI

    Madde 170 - Jandarma sınır birliklerinin bölgelerindeki diğer askeri makamlarla ilişkileri ve işbirliği; Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve İç Hizmet Yönetmeliği esaslarına göre yürütülür.

    SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI TEŞKİLATI İLE İLİŞKİ VE İŞBİRLİĞİ

    Madde 171 - Sahil Güvenlik Komutanlığı Teşkilatı ile ilişki, işbirliği ve koordinasyon 2692 Sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu hükümlerine göre yürütülür.

    ADLİ VE ASKERİ YARGI MAKAMLARIYLA İLİŞKİ VE İŞBİRLİĞİ

    Madde 172 - Jandarma sınır birliklerinin adli makamlarla ilişki ve işbirliği; bu yönetmeliğin, Jandarmanın suçlara elkoymada görevleri bölümünde yer alan esaslar çerçevesinde yürütülür.

    Askeri yargı makamlarıyla olan ilişkisi yönünden Askeri Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine uyulur.

    GÜMRÜK VE TEKEL MAKAMLARIYLA OLAN İLİŞKİ VE İŞBİRLİĞİ

    Madde 173 - Gümrük ve Tekel Makamlarıyla olan ilişki ve işbirliği, 1918 sayılı Kanun ile konuya ilişkin diğer mevzuat hükümlerine göre yürütülür.

    JANDARMA SINIR BİRLİKLERİNİN GÖREVDE HAREKET TARZLARI

    Madde 174 - Jandarma sınır birliklerinin, sınırın korunması ve güvenliği, sınır tecavüzü ve kaçakçılık olaylarında ne şekilde hareket edeceği çıkartılacak bir yönergede belirtilir.

    YEDİNCİ KISIM : PERSONEL KAYNAKLARI, ÖZLÜK İŞLERİ, ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME İLE SORUŞTURMA USULLERİ

    BİRİNCİ BÖLÜM : PERSONEL KAYNAKLARI VE ÖZLÜK İŞLERİ

    PERSONEL KAYNAKLARI

    Madde 175 - Jandarma Genel Komutanlığı personeli; Subay, Astsubay, Uzman Jandarma, askeri öğrenci, erbaş ve erler ile sivil memur ve işçilerden oluşur.

    Jandarma Subay ve Astsubaylar duyulan ihtiyaca göre Genelkurmay Başkanlığının onayı alınarak sınıflara ayrılır.

    SUBAY KAYNAKLARI

    Madde 176 - Jandarma Genel Komutanlığının subay ihtiyacı:

    a. Harp Okullarını bitiren,

    b. Fakülte ve yüksekokullarda yetiştirilen,

    c. Fakülte veya yüksekokul bitirenlerden muvazzaf subay olma ve yedeksubaylıktan muvazzaf subaylığa geçme yoluyla sağlanan,

    d. Astsubaylıktan subay olma yoluyla muvazzaf subaylığa geçirilen subaylarla karşılanır.

    Bu Subayların sağlanması, yetiştirilmesi, nasbı ve diğer işlemler 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerine göre olur.

    Jandarma Genel Komutanlığının bu kaynaklardan kendisince sağlanamayan subay ihtiyacı; Jandarma Genel Komutanlığının talebi, Genelkurmay Başkanlığının onayı ile kuvvet Komutanlıklarından sağlanabilir.

    JANDARMA SUBAYLARININ SINIF ÖZELLİKLERİNE GÖRE YETİŞTİRİLMESİ

    Madde 177 - Jandarma subaylarının yurtiçi veya yurt dışında yetiştirilmeleri, her rütbe ve kendi sınıfı içinde yeterliklerinin geliştirilmesi ve sınıf ayrılıklarına göre kıta ve diğer görevlerde kullanma süre ve sırası yeterlik derecelerine göre; 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Subay Meslek Programları Yönetmeliği, Subay Sicil Yönetmeliği ve aşağıdaki esaslar çerçevesinde düzenlenir.

    a. (Değişik bent: 07/11/1996 - 96/8801 K.;Değişik bend: 19/9/2005-2005/9428 B.K. Yön/1.mad) Kara Harp Okulunu bitiren subaylardan doğrudan Jandarma sınıfına ayrılanlar ile Jandarma sınıfına sözleşmeli subay olarak alınanlar, Jandarma Subay Okulunda meslekî öğrenim ve eğitime tabi tutulurlar. Ancak, lüzum görülen hallerde Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi ile Jandarma Subay Okulunda öğrenim ve eğitime tabi tutulmadan veya bu öğrenim ve eğitimde iken Jandarma Komando Birlikleri, Jandarma Sınır Birlikleri ve Jandarma Eğitim Birliklerine atamaları yapılabilir. Bunlar, Jandarma Subay Okulunda göremedikleri veya eksik kalan meslekî öğrenim ve eğitime sonradan tabi tutulurlar. Bu bent kapsamındaki öğrenim ve eğitim süresi, niteliği ve değerlendirme usul ve esasları ile diğer ayrıntılar özel yönergesinde gösterilir.

    b) Jandarmanın diğer sınıflarına ayrılan subaylar; ilgili subay sınıf okullarında Temel Öğrenim ve Eğitime tabi tutulurlar. Bu öğrenim ve eğitimi başaranlar sınıfıyla ilgili görevlere atanırlar.

    c. Fakülte veya yüksek okuldan yetiştirilenler ile fakülte veya yüksek okulları bitirenlerden muvazzaf subay olanlar; öncelikle nakledildikleri sınıfları ile ilgili bir göreve atanırlar. Bunlar nasbedildikleri rütbede ilk açılacak sınıflarıyla ilgili subay sınıf okulları temel eğitimine, sınıflarıyla ilgili subay sınıf okulları olmayanlar ise özel askeri eğitime tabi tutulurlar. Başarı gösteremeyenler görevlerine dönerek sonraki dönem eğitimine katılırlar. Bunlardan ikinci dönem eğitimde de başarı gösteremeyenler görevlerine iade edilirler ve yeniden eğitime tabi tutulmazlar. Bu gibilerin nasbedildikleri rütbeye ait bekleme süresi bir yıl uzatılır.

    Diğer konularda ilgili yönetmelik hükümlerine uyulur.

    d. Astsubaylıktan subay olma yoluyla, muvazzaf subaylığa geçirilecek olanlar; 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Subay Sicil Yönetmeliğinin ilgili hükümleri çerçevesinde meslek sınavına alınırlar. Sınavı kazanmış ve kontenjana girmiş olanlardan;

    (1) Jandarma astsubayları Jandarma Subay Okulunda,

    (2) Diğer sınıf Jandarma astsubayları, sınıflarıyla ilgili okul ve kurslarda,

    Öğrenim ve eğitime tabi tutulurlar. Bu öğrenim ve eğitim, belirtilen okulların tabi oldukları esaslara göre yapılır. Öğretim ve eğitim süresi sonunda başarı gösteremeyenlerin okulla ilişkileri kesilerek kıtalarına geri gönderilirler.

    Jandarma subay okulunda açılacak kursların başlama tarihi, süresi, niteliği vb. özellikler ilgili yönerge esaslarına göre; Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenir.

    Okul ve kurslarda öğrenim ve eğitimi başarı ile bitirenler, o yılın 30 Ağustosunda teğmen nasbedilerek; rütbe ve sınıflarıyla ilgili bir göreve atanırlar.

    ASTSUBAY KAYNAKLARI

    Madde 178 - Jandarma Genel Komutanlığının astsubay kaynakları; Astsubay Sınıf Okullarıdır.

    Jandarma astsubayları, Jandarma Astsubay Sınıf Okulunda,

    Jandarmanın diğer sınıf astsubayları, ilgili astsubay sınıf okulunda,

    926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Sınıf Okulları Yönetmeliği ve Jandarma Astsubay Sınıf Okulu yönergesine göre yetiştirilirler.

    Jandarma Genel Komutanlığının bu kaynaklardan kendisine sağlanamayan astsubay ihtiyacı; Jandarma, Genel Komutanlığının talebi, Genelkurmay Başkanlığının onayı ile kuvvet komutanlıklarından sağlanabilir.

    UZMAN JANDARMA KAYNAĞI

    Madde 179 - Uzman Jandarmaların yetiştirilmesi, nasbı vb. konuların düzenlenmesinde; Uzman jandarma Kanunu ile uzman jandarma yönetmeliği hükümleri uygulanır.

    SİVİL MEMUR VE İŞÇİ KAYNAĞI

    Madde 180 - Sivil memur ve işçilerin; adaylığa kabul edilme ve asli memurluğa atanmaları ya da işe alınmaları vb. konuların düzenlenmesinde; kendi özel mevzuatına uyulur.

    ÖZLÜK İŞLERİ

    Madde 181 - Jandarma Subay ve Astsubaylarının; yükselme, izin, sicil ve ödül işlemleri Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ve bu kanuna ilişkin yönetmelikler ile yönergeler hükümlerine göre yürütülür.

    (Ek fıkra: 13/12/1993 - 93/5099 K.) İl jandarma alay ve ilçe jandarma bölük komutanları hakkında mesleki sicillerden ayrı olarak, valilerce mülki sicil düzenlenir. Mülki sicilin düzenleme usul ve esasları subay ve astsubay sicil yönetmeliklerinde belirlenir.

    (Ek fıkra: 13/12/1993-93/5099 K.) İl ve İlçe jandarma komutanları ile karakol komutanlarına izin verilmesinde ve izinli olarak görevden ayrılmalarında mahalli mülki amirin uygun görüşü alınır.

    Uzman jandarmaların yükselme, izin, sicil, ödül işlemleriyle meslekten ayrılmaları konularında uzman jandarma kanunu hükümleri uygulanır.

    Sivil memurların yükselme, izin, sicil, ödül, yer değiştirme işlemleri ile memurluktan çıkarılmaları konularında; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine uyulur.

    İşçilerin yükselme, izin, sicil, ödül, iş yeri değişikliği hizmet akdinin feshi vb. işlemlerinin yürütülmesi iş kanunu ile yürürlükteki toplu iş sözleşmesi hükümlerine bağlıdır.

    İKİNCİ BÖLÜM : ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME

    GENEL ESASLAR

    Madde 182 - Subay, Astsubay ve Uzman Jandarma Atamaları;

    a. Asteğmen - Albay (Albay dahil) rütbelerindeki Subaylar ile Astsubay ve Uzman Jandarmaların atanmaları; Jandarma Genel Komutanınca,

    b. Generallerin atanmaları; Jandarma Genel Komutanının lüzum göstermesi, Genelkurmay Başkanının teklifi, İçişleri Bakanının inhası, Başbakanın imzalayacağı ve Cumhurbaşkanının onaylayacağı müşterek kararname ile,

    c. Jandarma Genel Komutanının atanması; Genelkurmay Başkanının teklifi, İçişleri Bakanının inhası, Başbakanın imzalayacağı ve Cumhurbaşkanının onaylıyacağı müşterek kararname ile, yapılır.

    Yukarıdaki (b) ve (c) bentlerinin uygulanmasında Genelkurmay Başkanının teklifi üzerine, İçişleri Bakanı inha işlemini yapmadığı takdirde, Genelkurmay Başkanı talebini yazı ile Başbakana gönderir. Başbakan kararını yazı ile İçişleri Bakanına bildirir.

    ATAMA VE YER DEĞİŞTİRMEDE UYGULANACAK ESASLAR

    Madde 183 - Jandarma Subay, Astsubay ve Uzman jandarmaların atanma ve yer değiştirmeleri; hizmetin aksatılmadan yürütülmesine bağlı olarak memleketin ekonomik, sosyal, iklim, ulaştırma, kültür ve sağlık durumları ile bunlara benzer yer ve bölge şartları gözönüne alınarak belirlenen bölge ve garnizonlara;

    a. Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,

    b. Kıt'a hizmeti zorunluluğu,

    c. Terfi durumu,

    d. Sınıf ve ihtisasları,

    e. Kendisinin, eşinin ve çocuklarının çok önemli sağlık durumları.

    f. İdari, asayiş ve zorunluluk nedenleri,

    g. Atanma istek kartlarında belirtilen yerler, gözönünde bulundurularak;

    Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmelik ile buna dayalı olarak çıkartılacak yönerge esaslarına göre yapılır.

    SUBAY, ASTSUBAY VE UZMAN JANDARMALARIN GÖREV YERLERİ

    Madde 184 - Jandarma birlik komutanlıkları ile kurum amirlikleri emrine atanan bu komutanlık ve amirliklerin emrindeki Jandarma Subay, Astsubay ve Uzman Jandarmaların görev yerleri; hizmet ihtiyaçları dikkate alınarak, ilgili birlik komutanları veya kurum amirlerince belirlenir.

    (Değişik fıkra: 13/12/1993 - 93/5099 K.) İhtisaslaşma gereği olarak, özel eğitim görmüş personel nokta atamasına tabi tutulur. Ancak, nokta ataması yapılmayıp, il jandarma komutanlıkları emrine atanan astsubay ve uzman jandarmalardan emniyet ve asayiş görevi alacak olanların istihdam yerleri ve il içi yer değiştirmeleri il jandarma komutanının teklifi üzerine valinin onayı ile belirlenir.

    İl jandarma alay komutanlıkları emrinde doğrudan doğruya emniyet ve asayişe ilişkin olmayan bir göreve atanacakların, görev yerleri bu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre belirlenir.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : DİSİPLİN VE SORUŞTURMA USULLERİ

    DİSİPLİN SORUŞTURMALARI

    Madde 185 - Jandarma subay, astsubay, uzman jandarma, askeri öğrenci erbaş ve erleriyle sivil memurların, disiplin yoluyla cezalandırılması; kendi disiplin amirlerinin yetkisindedir. Garnizon komutanlarının bu konudaki yetkileri saklıdır. 1475 sayılı İş Kanununa tabi personelin cezalandırılması 1475 sayılı İş Kanununa yürürlükteki toplu iş sözleşmesi hükümlerine bağlıdır.

    (Ek fıkra: 13/12/1993 - 93/5099 K.) Jandarmanın mülki görevlerini ilgilendiren ve disiplin cezasını gerektiren fiilleri ortaya çıktığında valiler, il jandarma alay komutanından; kaymakamlar, ilçe jandarma bölükkomutanından gereken cezanın verilmesini talep ederler. Alay ve bölük komutanları bunlar hakkında askeri mevzuat çerçevesinde gerekli işlemi yaparlar.

    DİĞER SORUŞTURMALAR

    Madde 186 - Askeri suçlardan;

    a. Jandarma Subay, Astsubay, Uzman, Jandarma, Askeri öğrenci, erbaş ve erlerle Jandarma Teşkilatında görevli sivil memur, sözleşmeli personelin ve iş kanununa tabi işçilerin askeri yargıya tabi suçlarından dolayı; 353 Sayılı Askeri Mahkemelerin Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır. Durum Jandarma Genel Komutanlığına bildirilir.

    b. Jandarma personelinin mülki hizmetlerinden doğan veya bu tür hizmeti yaparken işledikleri suçları nedeniyle; 1609 sayılı Bazı cürümlerden dolayı Memurlar Ve Şerikleri Hakkında Takip ve Muhakeme Usulüne Dair Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatı hükümlerine göre işlem yapılır.

    Jandarma personeli hakkında Memurin Muhakemat Kanununa göre yapılacak soruşturma Vali, Kaymakam tarafından ya da kendi amirleri olan jandarma iç güvenlik komutanları ile jandarma iç güvenlik komutanının önerisi, mülki amirin uygun bulması üzerine görevlendirilecek bir Subay tarafından da yapılabilir.

    c. Adli hizmetlerden doğan suçlarda; ilçe ve merkez ilçe jandarma bölük komutanları ile bu hizmetleri vekaleten yürütenler hakkında 1412 Sayılı "Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu"nun 154/4 üncü maddesi gereğince 24/02/1983 gün ve 2802 Sayılı "Hakimler ve Savcılar Kanunu"nun 82 ve müteakip maddelerinde gösterilen hakim ve savcıların tabi oldukları muhakeme usulü uygulanır.

    d. Jandarma personelinin kişisel suçlarında, genel hükümlere göre işlem yapılır.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : AÇIĞA ALMA, İŞTEN EL ÇEKTİRME VE GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA

    AÇIĞA ALMA

    Madde 187 - Jandarma Subay ve astsubayları ile Uzman Jandarmaların açığa alınma ve açığın kaldırılmasına ilişkin işlemleri; 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile 635 Sayılı Uzman, Jandarma Kanununun 22 nci maddesine göre yürütülür.

    Anılan personel hakkında iddianame ile kamu davası açıldığında, iddianamenin tebliği; talepname ile kamu davası açıldığında, Ceza Muhakemeleri Usul Kanununun 174 ve 175 inci maddeleri çerçevesinde, muhalefet ve itiraz taleplerinin çözümlenmesi ve ilk soruşturmaya başlanması durumlarında;

    Emre itaatsizlikte ısrar, üst ya da amire fiilen taarruz, üste ya da amire hakaret, mukavemet suçlarında; nezdinde mahkeme kurulan kıta komutanı ya da kurum amiri tarafından fiilin işleniş şekli, niteliği ve disiplini ihlal derecesi bakımından açığa alınmayı gerektirip gerektirmediği hakkında bir görüş bildirilmişse bu görüşde dikkate alınmak üzere, eklenerek; tebliğe ilişkin belgeler, açık işlemi yapılmak üzere; Jandarma Genel Komutanlığına gönderilir. Jandarma Genel Komutanının önerisi ve İçişleri Bakanının onayı ile açık işlemi tamamlanır. Açığa alınmanın başlangıcı tebliğ tarihidir. Kanunda gösterilen nedenlerle açığa kaldırılması aynı usule bağlı olup; kaldırma işlemi karar tarihinden geçerlidir.

    İŞTEN EL ÇEKTİRME VE GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA

    Madde 188 - Jandarma Subay, astsubayları ve Uzman Jandarmaları ile sivil memurlarına;

    a. Askeri yargıyla ilgili suçlarından dolayı gerektiğinde, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 84 üncü maddesine göre, nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı ya da askeri kurum amiri tarafından,

    b. İrtikap, rüşvet alıp vermek, ihtilas, zimmete para geçirmek, doğrudan doğruya ya da memuriyet görevini kötüye kullanarak kaçakçılık; resmi artırma ve eksiltmelere, resmi alım ve satımlara fesat karıştırmak; Devletin Dışişlerine ilişkin gizli belgeleri, şifreleri açıklamak ya da açığa vurulmasına yol açmak ve bu cürümlere iştirak etmekten sanık, ya da Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatın 12 nci maddesi çerçevesinde; ilk soruşturmaya başlanmış ya da lüzum-u muhakemelerine karar verilmiş bulunanlar hakkında;

    İl jandarma alay komutanlığı karargahı mensupları ile ilçe ve bucak Jandarma teşkilatında görevli personel için; il jandarma alay komutanının önerisi üzerine vali tarafından;

    İl jandarma alay komutanı için; valinin önerisi, Jandarma Genel Komutanının uygun görmesi üzerine İçişleri Bakanı tarafından,

    c. Ağır hapis cezasını gerektiren cürümlerde; suç delillerinin elde edilmesini sağlamak, değiştirilmesi ya da yok edilmesini önlemek bakımından gecikmede sakınca bulunan durumlarda; tümen, tugay, bölge komutanları ile Denetleme Başkanının önerisi üzerine Jandarma Genel Komutanı tarafından,geçici süre ile işten el çektirilebilir ya da görevden uzaklaştırılırlar.

    Bu tür işten el çektirme ya da görevden uzaklaştırmalar açığa alınma olmayıp, onun hukuki ve mali sonuçlarını doğurmaz.

    Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında bulunan personele uygulanacak işlem görevden uzaklaştırma olup; sözkonusu kanun hükümlerine göre hareket edilir. Bu bakımdan görevden uzaklaştırmanın, hukuki ve mali sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır.

    SEKİZİNCİ KISIM : MALİ HÜKÜMLER

    BÜTÇE

    Madde 189 - Jandarma Genel Komutanlığının bütçesi, İçişleri Bakanlığının bünyesinde olmakla birlikte, Genel bütçe yapısı içinde bağımsız bir "FONKSİYON" ifade eder ve bu Bakanlık Bütçesinden ayrı olarak düzenlenir.

    BÜTÇENİN HAZIRLANMASI

    Madde 190 - Jandarma Genel Komutanlığının bütçe teklifleri İçişleri Bakanlığı Muhasebe Müdürlüğü ve Bütçe Daire Başkanlığı ile de işbirliği yapılmak, görev özellikleri ve hizmet dikkate alınmak suretiyle Genel Komutanlıkça Komptrolörlük Başkanlığının koordinatörlüğünde hazırlanır.

    FİİLİ KADROLAR

    Madde 191 - Bütçenin hazırlanması ve uygulanmasına esas olan personel fiili kadroları, 30/06/1929 tarih ve 1453 sayılı ve 19/07/1931 tarih ve 1844 sayılı Kanuna istinaden her yıl Jandarma Genel Komutanlığınca hazırlanır. Hazırlanan bu fiili kadrolar Maliye Bakanlığı ve Başbakanlık aracılığıyla Bütçe Kanun Tasarısı ile birlikte T.B.M.M. ne sunulur. T.B.M.M. Bütçe Komisyonunca onaylanan fiili kadrolar Jandarma Genel Komutanlığına intikal ettikten sonra Genelkurmay Başkanlığına arz edildiği gibi Milli Savunma ve Maliye Bakanlıklarına da bildirilir.

    İTA AMİRLİĞİ

    Madde 192 - 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 71 inci maddesi gereğince İçişleri Bakanı Jandarma Genel Komutanlığı Bütçesinin ita amiri olup; uygulama, Bakanının her mali yıl başında yetki devretmesi suretiyle yürütülür.

    İta Amirliği yetkisinin devri, her mali yıl başından önce birinci derecede İta Amirliği için Genel Komutanlık Karargahından, ikinci derecede İta Amirliği içinse diğer Birlik ve Kurumlardan belirli makam sahiplerine yetki verilmesi konusunda Jandarma Genel Komutanının önerisi ve İçişleri Bakanı'nın onayı ile gerçekleştirilir.

    İKMAL ESASLARI

    Madde 193 - Jandarma Genel Komutanlığının tüm Birlik ve Kurumlarının her türlü ihtiyacının Teşkilat tarafından iç veya dış Piyasadan sağlanması esastır. Ancak Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde aynı standarttaki malzemeler ile tek elden temininde ulusal yarar görülen malzeme ve hizmetler Milli Savunma Bakanlığı ya da kuvvetler aracılığı ile de sağlanabilir.

    İhtiyaçların bu şekilde temini halinde bütçeler arasında gerekli ödenek aktarması cari yıl bütçe kanunlarının konuya ilişkin hükümlerine göre yapılır.

    MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINCA YAPILACAK İKMAL

    Madde 194 - Genelkurmay Başkanlığınca lüzum görülen hallerle seferberlik ve savaş halinde Kuvvet Komutanlıkları emrine girecek Jandarma Birliklerinin hangi ihtiyaçlarının emrine gireceği Kuvvet Komutanlıkları standardına uygun olarak barıştan itibaren Milli Savunma Bakanlığınca sağlanacağı konusu, Milli Savunma Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı arasında Genelkurmay Başkanlığının koordinatörlüğünde yapılacak bir protokolle belirlenir.

    Genelkurmay Başkanlığınca gerek duyulan durumlar ile seferberlik ve savaş halinde Kuvvet Komutanlıkları emrine giren Jandarma Birliklerinin, emre girişten itibaren görevin devamı süresince her türlü ihtiyaçları emrine girdiği birlikçe karşılanır.

    İKMALDE STANDARTLIK

    Madde 195 - Jandarma Genel Komutanlığınca doğrudan sağlanan ikmal maddelerinin görev özelliğinin gerektirdiği zorunlu durumlar dışında, kuvvet komutanlıkları standartlarına uygun olmasına özen gösterilir.

    ÖZLÜK HAKLARI

    Madde 196 - Jandarma Genel Komutanlığı personelinin özlük hakları bakımından genel ve özel düzenleme getiren diğer kanunlarla verilen hakları saklıdır.

    Yukarıda sayılanlar dışında Jandarma Genel Komutanlığı ya da Kuvvet Komutanlıklarına mensup olup ta Jandarma bünyesine atanmış askeri personel ayrıca "emniyet ve asayiş hizmeti muhtelif ücret ödemesi"nden yararlanır. Bu ödeme aylıklara ilişkin hükümlere tabi olup bütçenin" 170 Ödenekler" harcama kaleminden karşılanır. Diğer ödeme hal ve şartları ile miktarı her yıl Bütçe Kanununda belirtilir.

    UZMAN JANDARMALARIN GİYİM - KUŞAMLARI

    Madde 197 - Uzman Jandarmalara giyim istihkakı olarak; 635 Sayılı Uzman Jandarma Kanununun 29 uncu maddesine göre Astsubaylar gibi eğitim ve hizmet giyeceği verilir. Kuşam istihkakları ise jandarma Donatım Yönergesi ile Levazım ikmal Maddesi İstihkak ve tahsis listelerinde gösterilir.

    ERBAŞ VE ERLERİN YOLLUKLARI

    Madde 198 - Hükümlü, tutuklu ya da gözetim altında bulundurulanların, kıt'a ve kurumlardan kaçan ya da izin ve hava değişimi için verilmiş olan süreyi geçiren er ve erbaşlardan, askerlik şubelerince gözetim altında kıt'alarına sevkedilmek üzere, Jandarmaya teslim edilenlerin, sevkinde görevlendirilen ya da refakat göreviyle, görevli olduğu il sınırları dışına çıkan, Jandarma Erbaş ve Erlerinin 6245 sayılı Kanunun 2563 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesi 1 inci fıkrasının 6 ncı bendine göre müstehak oldukları yollukları görevlendiren makamlarca peşin olarak ödenir.

    ERBAŞ VE ERLERİN TAYIN BEDELLERİ

    Madde 199 - Görevlerinin niteliği gereği kazandan (ya da müfreze usulü ile) beslenemeyen Jandarma Erbaş ve Erlerine; Er Kanuni yiyecek istihkakı maddelerinin bir aylık tutarı tayın bedeli olarak her ay peşin ödenir.

    Jandarma Teşkilatının konuş ve görev özelliği ile bütçe uygulama sisteminin gereği olarak Türkiye genelinde tek tayın bedeli uygulanması esastır.

    Her mali yıl başından iki ay önce o mali yılda uygulanacak Erbaş ve er tayın bedellerinin hangi esaslara göre belirleneceği hususunda Jandarma Genel Komutanlığınca Milli Savunma Bakanlığının, mutabakatı;

    Her mali yılın başından bir ay önce, o yıl içinde tayın bedelinin hangi esaslara göre ödeneceği konusunda İçişleri Bakanının onayı alınır.

    Bu mutabakat ve onay esaslarına göre, her ay Jandarma Genel Komutanlığınca belirlenen er tayın bedel miktarları birliklere yayınlanarak ödeme sağlanır.

    Erbaş ve er tayın bedelleri, tabldotların teşkil ve idaresi ile uygulamanın denetimine ilişkin ayrıntılar, bir yönergede belirlenir.

    JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI TEŞKİLATININ MALİ DENETİMİ

    Madde 200 - Jandarma Genel Komutanlığı elinde bulunan Devlet Mallarının denetlenmesi, 2803 sayılı Kanunun 5 inci maddesine istinaden Teşkilat bünyesinde oluşturulan "Ordu Malları Teftiş Kurulları Başkanlığı" tarafından yapılır. Bu kuruluşun teşkilatı ve çalışma yöntemleri İçişleri Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikte belirlenir.

    Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatınca yapılan devlet harcamaları 2803 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi çerçevesinde Jandarma Genel Komutanı tarafından görevlendirilecek özel müfettişler eliyle de denetlenebilir.

    DOKUZUNCU KISIM : DENETLEME VE DEĞERLENDİRME

    DENETLEME, GÖREV VE YETKİSİ

    Madde 201 - Jandarma Teşkilatındaki bütün Komutan ve Kurum amirleri emirlerindeki bütün birlik ve kuruluşları sürekli kontrol ederler ve denetlerler.

    Denetleme Başkanlığı, Jandarma Teşkilatını kendi özel yönergesi uyarınca Jandarma Genel Komutanı adına denetler.

    (Değişik fıkra: 13/12/1993 - 93/5099 K.) Mülki teşkilata tabi jandarmanın mülki görevleriyle ilgili eylem ve işlemleri mülkiye müfettişleri ile valiler tarafından denetlenir ve teftiş edilir.

    DENETLEMENİN AMACI

    Madde 202 - Birlik komutanları ve kurum amirleri; birlik ve kurumlarını; personel, istihbarat, harekat - eğitim, lojistik konuları ile barış ve sefer görevlerini kanun ve nizamlara uygun olarak yürütüp, yürütmediklerini saptamak için denetler.

    Bu denetlemenin amacı;

    a. Jandarmanın barış ve sefer görevlerini başarı ile yapabilmesi için; elindeki silah, araç, gereç ve diğer malzemelerin noksansız ve çalışır durumda bulunmasını, personelin disiplin, eğitim ve öğretim ile moraln yönünden en üst düzeye ulaşmasını sağlamak,

    b. Kanun, nizam ve emirlere tam olarak uyulup uyulmadığını belirlemek ve bu konuda görülen eksik ve kusurların giderilmesi için gerekli önlemleri almak ve önerilerde bulunmak,

    c. Kıt'a, karargah ve kurumların disiplin, moral, eğitim ve öğretim, bakım, karargah faaliyetleri, barış ve sefer görevleriyle muharebeye hazırlık derecelerini saptamak ve değerlendirmek,

    d. Eğitim ve öğretimde karşılaşılan güçlükleri giderme çarelerini araştırmak,

    e. Eğitim ve öğretim programları, tesisleri, yardımcı malzemeleri, eğitici ve öğreticilerin geliştirilmesi konularını araştırmak ve saptamak,

    f. Derslik, tesis, iskan, iaşe, giyim ve kuşam durumunun disiplin, eğitim ve öğretim ile moral üzerindeki etkilerini saptamak ve bu konudaki eksikleri giderici çareleri aramak,

    g. Personele her türlü çalışmasında yardımcı ve öğretici ve düzeltici olmak, eksik ve kusurların yinelenmesini, önlemektir.

    DEĞERLENDİRME

    Madde 203 - Jandarmanın değerlendirmesi kendi amirlerince yapılır. Askeri, mülki ve adli makamlarca değerlendirilmesi istenenlerin amirlerine yazılı öneride bulunulur.

    Değerlendirmeye ilişkin Türk Silahlı Kuvvetleri Ödül Yönergesi, Türk Silahlı Kuvvetleri Savaş Takdirnamesi, Nişan ve Madalya Yönetmeliği, Şerit Rozet Yönergesi ile Nakdi Tazminat Kanunu hükümleri gözönünde bulundurulur.

    ONUNCU KISIM : SON HÜKÜMLER

    GEÇİCİ MALİ UYGULAMA

    Geçici Madde 1 - Bu yönetmeliğin hükümleri; ilgili Kanun hükümleri saklı kalmak koşuluyla, 1985 yılına kadar Sahil Güvenlik Komutanlığını da kapsar.

    Geçici Madde 2 - Bu yönetmeliğin, Emniyet ve Asayiş hizmeti muhtelif ücret ödemesi"ne ilişkin 196 ncı maddesi 01/01/1984'ten itibaren yürürlüğe girer. 1983 yılındaki uygulama 2761 sayılı Bütçe Kanununun 39 uncu maddesine göre yürütülmeye devam olunur.

    SAYIŞTAY İNCELEMESİ

    Madde 204 - Bu yönetmeliğin mali hükümleri hakkında 832 sayılı Sayıştay Kanununun 105 inci maddesine göre Sayıştayın uygun görüşü alınmıştır.

    YÖNERGE HAZIRLAMASI

    Madde 205 - Bu yönetmeliğin ve ilgili maddelerinin uygulanmasını sağlamak üzere Jandarma Genel Komutanlığınca hazırlanacak yönergeler, yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde yürürlüğe sokulur.

    YÜRÜTME

    Madde 207 - Bu yönetmeliği Bakanlar Kurulu yürütür.

    YÜRÜRLÜK

    Madde 206 - Bu yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

  4. #4
    fightclub11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    5,458
    Karizma Gücü
    8

    Tartışma Disiplin Suçlari Ve Cezalari

    DİSİPLİN SUÇLARI VE CEZALARI


    1-) Amir ve Üste Saygısızlık

    Tanım: Hizmette veya hizmete ilişkin hallerde amire ve üste zorunlu olduğu saygıyı göstermeyen veya uyarmayı saygı duruşuyla kabul edip dinlemeyenler, bir aya kadar oda veya göz hapsiyle cezalandırılır.

    Açıklama: Saygısızlık ifade eden söz ve hareketler, “tehdit”i de içeriyorsa, AsCK’nun 82/2 maddesindeki suçu oluşturur.

    Saygısızlık, amir veya üstün namus ve haysiyetini, şeref ve vakarını zedeleyici nitelikte olursa, o zaman As. CK’nun 85. maddesindeki hakaret suçu teşekkül eder ve sanık askeri mahkemeye sevk edilir.

    Ceza: Bir aya kadar oda veya göz hapsi cezası verilebilir.


    2-) İtaatsizlik Edenler

    Tanım: Kast veya ihmal ile hizmete ait emri tam yapmamak, değiştirmek veya sınırını aşmak suretiyle itaatsizlik edenlere on günden iki aya kadar oda veya göz hapsi verilir.

    Açıklama: Bu madde kapmasına giren fiiller, emri tam yapmamak (eksik yapmak), emri değiştirerek yapmak ve emrin hududunu aşarak yapmaktır.

    Ceza: On günden iki aya kadar oda veya göz hapsi verilebilir.


    3-) Bilerek Doğru Söylemeyenler

    Tanım: Hizmete ait işlerde amirin sorusuna karşı bilerek doğruyu söylemeyenler, bu eylemlerinden hizmet aksamamış ise bir aya kadar oda veya göz hapsi ile cezalandırılır.

    Açıklama: Maddede yer alan suç, bir amirin hizmetle ilgili sorduğu bir soruya kasten ve bilere yanlış cevap verilmesiyle oluşur.

    Ceza: Bir aya kadar oda veya göz hapsi cezası verilebilir.



    4-) Kısa Süreli Kaçma ve İzin Süresini Geçirme

    Tanım: Kıta’sından veya görev yerinden kaçanlardan altı gün içinde kendiliğinden gelenler on günden bir aya kadar oda hapsi ile cezalandırılır.

    Bu eylem görevli işlenmiş veya silah, mühimmat, donatım veya askeri taşıma aracı birlikte götürülmüş yahut mükerrer olarak işlenmiş ise yirmi günden iki aya kadar oda hapsi cezası verilir.

    İzin süresini özürsüz altı güne kadar geçirenler yedi günden bir aya kadar oda veya göz hapsi ile cezalandırılırlar. Bu eylem mükerrer olarak işlenmiş ise yirmi günden iki aya kadar oda hapsi veya göz hapsi cezası verilir.

    Açıklama: Kısa Süreli Kaçma ve İzin Süresini Geçirme suçlarında geçen sürenin en az tam (1) gün, yani 24 saat olması olması gerekir.

    Ceza: Yedi günden iki aya kadar oda hapsi cezası verilebilir.


    5-) Kaçmaya Kalkışanları Haber Vermeyenler

    Tanım: Bir kaçmaya kalkışmayı doğru olarak haber alıp da kaçmanın önü alınabilecek bir zamanda bunu amirine haber vermeyenler kaçma olmuş ise yedi günden iki aya kadar oda hapsi cezasıyla cezalandırılırlar.

    Açıklama: Bu madde, AS.C.K.’nun74. Maddesi yerine kabul edilmiştir.

    Ceza: Yedi günden iki aya kadar oda hapsi cezasıyla cezalandırılırlar.



    6-) Hizmete Mahsus Eşyanın Harap Olmasına Sebebiyet Verenler Veya Kaybedenler


    Tanım: Hizmete mahsus ve değeri ikiyüzelli YTL’ yi geçmeyen eşyayı, özürsüz kaybedenler veya harap olmasına sebebiyet verenler, eşyanın değeri de göz önünde bulundurularak iki aya kadar oda veya göz hapsiyle cezalandırılır.

    Açıklama: Kaybedilen eşyanın demirbaş kayıt defterindeki yazılı fiyat tutarı veya fiyat kaydı olmayan eşyanın da piyasa rayiç bedeli ödettirilir.

    Ceza: İki aya kadar oda veya göz hapsiyle cezalandırılabilir.


    7-) Astına Hizmetle İlgili Olmayan Emir Verenlerle, Hediye İsteyen Veya Borç Alanlar


    Tanım: Astlarına hizmetle ilgili olmayan emirler verenler, astlarından hediye isteyenler veya borç alanlar on günden iki aya kadar oda veya göz hapsiyle cezalandırılırlar.

    Açıklama: Maddede düzenlenen suçlar, amir ve üstlerin astları üzerindeki nüfuz ve yetkilerini kötüye kullanmalarının birer şeklidir.

    Ceza: On günden iki aya kadar oda veya göz hapsi cezası verilebilir.



    Astlarını Gözetim Görevinde İhmal ve Kusuru Olanlar

    Tanım: Astlarını gözetim görevinde ihmal ve kusuru olanlar veya astlarının suçlarını haber vermeyenler, onbeş güne kadar göz hapsi cezasıyla cezalandırılır.

    Açıklama: Astlarının herhangi bir suçunu haber alan veya gören amir ve üst, bunu takip ve cezalandırma yetkisi bulunan makama bildirmekte ihmal ve kayıtsızlık gösterirse, astlarının suçlarını haber vermemek suçunu işlemiş olur.

    Ceza: Onbeş güne kadar göz hapsi cezasıyla cezalandırılabilir.


    9-) Astına Söven, Hakaret Eden ve Kötü Davrananlar


    Tanım: Astına sövenler hakaret edenler veya askeri usul, kurallar ve nizamlar dışında kötü davrananlar iki aya kadar oda veya göz hapsiyle cezalandırılırlar.

    Açıklama: Madde amir ve üstlerin astlarına karşı sövme, hakaret ve kötü davranışlarının cezalandırılacağını hükme bağlamaktadır.

    Ceza: İki aya kadar oda veya göz hapsiyle cezalandırılabilir.

    10-) Nöbet Talimatına Aykırı Hareket Edenler

    Tanım: Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinde nöbet görevlerini yaparken nöbet yerini terk edenler ve başka suretle nöbet talimatına aykırı hareket edenler bu eylemlerinden dolayı hizmet aksamamış veya maddi bir zarar doğmamışsa iki aya kadar oda veya göz hapsi cezası ile cezalandırılırlar.

    Açıklama: Nöbet talimatına aykırı hareket etmek; nöbet mahallinde gelen bir kimsenin, nöbet yerinde her ne olursa olsun talimatlara aykırı davranmasıdır. Örneğin nöbet yerinde sigara içmek, uyumak, oturmak, nöbet teçhizatını çıkartmak gibi.

    Ceza: İki aya kadar oda veya göz hapsi cezası ile cezalandırılabilir.



    11-) Hoşnutsuzluk Yaratanlar

    Tanım: Arkadaşları arasında söz veya fiilleriyle hoşnutsuzluk yaratanlar bir aya kadar oda veya göz hapsiyle cezalandırılabilir.

    Açıklama: Hoşnutsuzluk yaratmak, fiil ve hareketleriyle askeri hizmetlere karşı memnuniyetsizlik ifade edecek nitelikteki her türlü söz ve hareketlerdir.

    Ceza: Bir aya kadar oda veya göz hapsiyle cezalandırılabilir.


    12-) Sarhoşluk ve Yasak Edilen Yerlere Girmek

    Tanım: Resmi üniforma ile genelevlere, kumarhanelere, meyhanelere, barlara ve girilmesi garnizon komutanlıklarınca yasaklı başka yerlere girenler veya sarhoşluğu gizlenmeyecek derecede olanlar yedi günden bir aya kadar oda veya göz hapsi cezası ile cezalandırılırlar.
    Sarhoşluk eylemi görev sırasında işlenmiş ise verilecek ceza onbeş günden iki aya kadar oda veya göz hapsidir.

    Açıklama: Burada en önemli şart, bir askerin üniformalı iken girdiği yerin garnizon komutanlığınca girilmesinin yasaklanmış olduğunu bilmesidir; bilmiyorsa suç oluşmaz.

    Ceza: Yedi günden iki aya kadar oda veya göz hapsi cezası verilebilir.

    13-) кumar Oynayanlar

    Tanım: кumar oynayanlar, bir aya kadar oda veya göz hapsiyle cezalandırılırlar.

    Açıklama: кumar ister üniformalı, ister sivil kıyafetli iken oynansın, ister birlikte bir odada, yatakhanede, depoda veya dışarıda kahvede, gazinoda ya da başka bir yerde oynansın, bu maddedeki suç oluşur.

    Ceza: Bir aya kadar oda veya göz hapsiyle cezalandırılabilir.


    14-) Meslek Kuruluşlarına, İzin Verilmeyen Derneklere, Spor Kulüplerinin Faal Üyeliklerine Girenler


    Tanım: Meslek kuruluşlarına, Milli Savunma bakanlığınca yayımlanan listede adı bulunmayan derneklere veya spor kulüplerinin faal üyeliklerine girenler on günden iki aya kadar oda veya göz hapsi cezasıyla cezalandırılabilir.

    Açıklama: Dis.Mah.K.’nun bu maddesine göre, meslek kuruluşlarına, izin verilmeyen derneklere ve spor kulüplerinin faal üyeliklerine girenler disiplin suçu işlemiş sayılırlar ve cezalandırılırlar.

    Ceza: On günden iki aya kadar oda veya göz hapsi cezasıyla cezalandırılabilir.




    15-) Yasak Edilen Kitap ve Saireyi Okuyanlar Veya Bulunduranlar


    Tanım: Askeri öğrenci, er ve erbaşlar tarafından okunması ve bulundurulması Genelkurmay Başkanlığınca yasak edildiği bildirilen kitapları, dergileri ve her türlü yazıları okuyan veya bulunduranlar onbeş güne kadar oda hapsi cezası ile cezalandırılırlar.

    Açıklama: Bu maddede yazılı suç, sadece askeri öğrenci, er ve erbaşlar tarafından işlenebilir; subay, astsubay ve sivil personel tarafından işlenemez. Bu maddede yazılı suçtan dolayı verilen ceza, ertelenebilir.

    Ceza: Onbeş güne kadar oda hapsi cezası ile cezalandırılabilir.


    16-) Firar ve Cezası


    Tanım: Aşağıda yazılı askeri şahıslar bir yıldan üç yıla kadar hapsolunulur:

    a-) Kıta’sından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanlar,

    b-) Kıta’sından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyenler,

    2-) Aşağıda yazılı hallerde hapis cezası iki yıldan aşağı olamaz.

    a-) Suçlu; silah, mühimmat ve bunların teçhizat veya nakil vasıtalarından birini veya ordu hizmetine tahsis edilen herhangi bir şeyi beraberinde götürmüş ise,

    b-) Suçlu hizmet yaparken kaçmış ise,

    c-) Suçlu mükerrer ise,

    3-) Seferberlikte bu maddede yazılı mehiller yarıya indirilir.

    Ceza: Bir yıldan üç yıla kadar hapsolunulur.


    Kaynak: Askeri Ceza Kanunu
    Disiplin Mahkemeleri Kanunu
    Em.Alb.Dr.İsmet POLATCAN

    Birkaç gündür kitabı internet ortamına aktarmakla uğraşıyordum. Sanırım güzel, faydalı bir çalışma oldu.
    İyi forumlar...


  5. #5
    fightclub11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    5,458
    Karizma Gücü
    8

    Askerliğe Sevk Ve Sevk Tehirinin Askeri Idari Yargi Açisindan Detayi

    1602 sayılı Askeri yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 20 nci maddesinde belirlenen görev kıstasları itibariyle, henüz sivil yaşantıda bulunsalar bile, askerlik hizmeti ile yükümlü olanlar ile Milli Savunma Bakanlığı ve bu bakanlığa bağlı idari birimler arasında çıkan uyuşmazlıklar Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde sonuca bağlanmaktadır.Bu konudaki esasların belirlendiği esas kaynak, 1111 Sayılı Askerlik Kanunudur. Bu kanunun 35 ve 36 ncı maddelerinde de yükümlülerin hangi hallerde sevk ertelemesi imkanından yararlanabilecekleri düzenlenmiştir.Buna göre;
    1. 1. 1. 1. Vücütları askerliğe yaramayacak şekilde gelişmemiş olanların, (md. 35/A)
    2. 2. 2. 2. Devam şartı arayan ortaöğretim ve yükseköğretim kurumlarında okumakta olanların (29 yaşına kadar, md. 35/C)
    3. 3. 3. 3. Son yoklama sırasında orta veya yüksek dereceli bir okulu bitirerek daha yüksek bir okula kayıt zamanını geçirmiş olanların, (md. 35/C)
    4. 4. 4. 4. Bir veya daha fazla kardeşi muvazzaf askerlik hizmetini yapan kişilerin, (Bu kardeşi muvazzaf askerlik hizmetini bitirinceye kadar, md. 35/D)
    5. 5. 5. 5. 160 sayılı kanun kapsamına giren kamu görevlilerinin, (33 yaşına kadar, md. 35/E-1)
    6. 6. 6. 6. Yurt içi veya yurtdışında staj. yüksek lisans veya doktora yapanların (33 yaşına kadar,md. 35/E-2)
    7. 7. 7. 7. Aktif spor yaşamlarını sürdüren ve belgeleyen sporcuların,(33 yaşına kadar,md.35/E-3)
    8. 8. 8. 8. Son yoklama sırasında orta ve yüksek dereceli bir okulu bitirerek daha yüksek bir okula aynı yıl içinde girememiş olanlardan askerliğine karar alınmış olanların, (2 yıl süreyle ve ertelemeyi takip eden yıl sonuna kadar herhangibir okula kayıt yapıldığı belgelendiği taktirde 3 yıl, md. 36/2)
    9. 9. 9. 9. 3 yıl veya daha az süreli bir yüksekokuldan mezun olanlar ile öğrenim gördükleri fakülte veya yüksekokulu bitiremeyerek ayrılanlardan, öğrenime devam etmek isteyen ve aynı yıl askerliğine karar alınanların, (1 yıl süreyle ve ertelemeyi takip eden yıl sonuna kadar herhangibir okula kayıt yapıldığı belgelendiği taktirde 2 yıl, md. 36/3)
    10. 10. 10. 10. Yükseköğrenim mezunlarından çalıştıkları bilim dallarında yurtiçi veya yurtdışında dünya ölçüsünde yenilik ve ilerleme getirdikleri çalıştıkları ilmi müesseselerce tasdik edilenlerin (36 yaşını dolduruncaya kadar, md. 35/F)
    11. 11. 11. 11. Yabancı bir ülkede çalışma ve oturma iznine sahip olarak bulunan yükümlülerden bu durumlarını tevsik eden belgelerle bulundukları yerlerdeki Türk Konsolosluklarına başvuranların (38 yaşına kadar,iki yılda bir durumları gözden geçirilmek şartıyla, md.35/G).
    12. 12. 12. 12. Barış zamanı, çağrıldıkları sırada tutuklu veya hapis bulunanların ( md. 39/1)
    askere sevk işlemleri ertesi seneye bırakılır veya ertelenir. Ertesi seneye bırakma dışında kalan hallerde erteleme süresi halin icaplarına göre bir yıl veya daha fazla olabilir. Ertesi seneye bırakma işlemleri kişinin yerli askerlik şubesinin teklifi ve Askerlik Dairesinin onayı ile, ertesi seneye bırakma hali dışındaki sevk tehiri işlemleri ise kişinin bağlı bulunduğu Askerlik Dairesi ve ilgili kurumun teklifi ile Milli Savunma Bakanlığınca karara bağlanır. Bakanlığın ve askerlik şubelerinin bu işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Açılan bu davalarda işlem askerlik şube ve dairelerince yapılmış olsa bile, davada hasım olarak Milli Savunma Bakanlığı gösterilir (AYİM Kn. Md.24)
    Sevk tehiri işlemleri için tarafların isteği yeterli değildir. Milli savunma Bakanlığı'nca da bu konuda işlem tesisi gerekir. Ayrıca kanunkoyucu "sevk tehiri işlemi yapılabilir" hükmünü getirmekle (Md.35/E) MSB'na bu konuda takdir yetkisi tanımıştır (AYİM 2.D. 24.10.1990; 90/108-325 E-K). Ancak, bakanlığın sevk tehirini kabul edip etmemesi yönünde takdir hakkının bulunduğu hallerde dahi, bu takdir hakkının objektif olarak kullanılıp kullanılmadığı her zaman denetlenebilir. Örneğin AYİM bir kararında "bağlı olduğu devlet dairesince bir uluslararası kuruluşta görev almak üzere ücretsiz izinle yurtdışına çıkan davacının, 1111 sayılı kanunun 35/E maddesi uyarınca askerliği davalı idarece birinci defa ertelenmesine rağmen, yurtdışı görevinin uzaması sonrasında aynı konuda vaki talebinin hukuka uyarlı düşmeyen bir takım gerekçelerle reddini " hukuka aykırı bulmuş ve vaki talebin reddi işlemini iptal etmiştir (AYİM 2.D. 3.2.1999; 1998/372-204, E-K).
    İdari işlemin dayandığı diğer bir idari işlemin idari yargı organlarınca iptali üzerine, iptal edilen idari işlemin dayandığı son idari işlem de sebep yönünden hukuka aykırı olur ve iptali kabil hale gelir. Örneğin AYİM 2. D.'nin 8.10.1999 tarih ve 1999/208-575 esas ve karar sayılı kararında bir dava ile ilgili olarak belirtildiği üzere; "yurtdışında kendi imkanlarıyla oturmakta olan davacının yüksek öğreniminin Milli Eğitim Bakanlığı'nca tanınmaması işleminin İdare Mahkemesince iptal edilmesi karşısında; bu nedene dayalı askerliğin tecil edilmemesi işlemi de hukuki dayanağını yitirmiştir". Ancak Yüksek Mahkeme bu konuda sağlık sebebiyle askerliğe elverişsiz olduğuna karar verilenler hakkında farklı düşünmektedir. Örneğin, Yüksek Mahkeme somut bir olaya ilişkin verdiği bir kararında "askerlik yükümlülüğünden muaf tutulmasını gerektirecek derecede kulaklarından rahatsız olduğu tıbben kanıtlanan ve bu nedenle silah altına alınmayan davacının, zamanla sağlık durumunda meydana gelen iyileşmeler sonucu askerliğe elverişli hale gelmiş olması; hukuka uygun olan askerlikten çıkarılmasıyla ilgili işlemin geri alınarak, idarece askere sevk işlemi tesis edilmesinin haklı nedenini oluşturmaz" (AYİM 2.D. 17.6.1998; 1997/438-521 E-K ) demek suretiyle sağlığa ilişkin konularda idari işlemin yapıldığı tarihteki mevcut durumun dikkate alınacağını kabul etmekte ve sonradan husule gelen değişikliklerden tesis edilen idari işlemin etkilenmeyeceğini kabul etmektedir. Bu esasın Yüksek Mahkemenin 2.D. 3.12.1987 tarih ve 1997/397-168 sayılı kararında da göz önünde tutulduğu görülmektedir. Gerçekten, bahse konu bu kararda "6 yıl önce askeri hastane sağlık kurulunun usulüne uygun ve onaylanmış raporuna dayanılarak askerliğe elverişli olmadığı için terhis edilen davacının, raporun verildiği hastanenin bazı tabipleri hakkında yapılan adli soruşturma sonucunda kontrol ve muayenelerine, ardından da GATA Profesörler Sağlık Kurulu'na sevkini takiben yeniden askere çağrılması yolundaki işlem; davacının hilesi ve yalan beyanı ya da ortada bir sahtelik hali mevcut olmadığından, 'idari istikrar' ilkesi karşısında hukuka aykırılıkla karşılanmıştır" denmektedir. Benzer şekilde "eski yasa hükümlerine göre mevcut arızası nedeniyle askerliğe elverişsiz sayılarak ihtiyata ayrılan davacının, bilahare değişen yasa hükmüne dayanılarak hakem muayenesine sevki mümkün değildir" (AYİM 2.D. 6.12.v 1989; 1989/284-350 E-K) şeklinde karar vermek suretiyle Yüksek Mahkeme sağlık işlemlerinde adeta kazanılmış hak prensiplerini uygulamaktadır.
    Yukarıda belirtilen şartlar dahilinde askere sevkleri ertelenen yükümlülerin erteleme tarihinden önce ertelemeye esas çalışmalarını bırakmaları halinde durum en geç iki ay içinde ertelemeyi teklif eden kurumlar tarafından MSB'ye bildirilir ve bakanlıkça sevk tehiri işlemi iptal edilir (Md. 35/E-son). Sevki tehir edilenlerin tehirlerinin iptali işlemi sadece sevk tehiri işlemini gerçekleştiren MSB tarafından yapılabilir. Aksi uygulamalar, örneğin sevk tehiri işleminin Askerlik Şubesi tarafından gerçekleştirilmesi yapılan idari işlemi yetki yönünden sakatlar ve iptalini gerektirir (AYİM 2.D. 4.12.1991; 91/539-478 E-K). Ertesi seneye bırakılanlar kendi istekleri ile veya ertesi seneye bırakma işleminin sebeplerinin ortadan kalkması durumunda o yıl askere sevk edilebilirler (md.36/1). Ertesi seneye terk edilenlerden mezun olanlar ile herhangibir şekilde okulları ile ilişikleri kesilenlerin durumları ilgili fakülte veya yüksekokullarınca en geç iki ay içinde bağlı bulundukları askerlik şubelerine bildirilirler (md. 36/son). 36 ncı maddenin son fıkrası uygulanarak bir hükümlünün sevk tehirinin kaldırılabilmesi için bu yükümlünün ertelemeye esas çalışmalarını bırakması gerekmektedir. Bırakma olarak nitelendirilemeyecek hallerden dolayı örneğin atama sebebiyle sevk tehirinin kaldırılması işlemi gerçekleştirilemez (AYİM 2.D. 4.12.1991; 91/539-478 E-K).
    Haklarında Askerlik kanununun 86 ve 89 ncu maddeleri gereğince soruşturma açılanların askerlikleri ertelenmez, ancak bakayalardan bakaya kaldığı sürenin başlangıcı sevk tehir işlemine sebep olan eğitim,staj, yüksek lisans, ihtisas ve doktora tarihlerinden sonraya rastlayanlar hakkında sevk ertelemesi işlemi yapılabilir. Örneğin, bakaya kalmak suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan kişinin, tıpta uzmanlık eğitimi görmesi nedeniyle dahi olsa askere, sevkinin tehiri ve sevk emrinin iptali mümkün değildir. (AYİM 2.D. 20.11.1996; 1996/227-957 E-K). Ancak, İdarenin herhangibir yargı kararı olmaksızın yükümlüleri bakaya veya yoklama kaçağı olarak değerlendirdiği hallerde, AYİM'nin ilgili dairesi tarafından bu vasıflandırmaların içeriği kontrol edilebilmelidir. Örneğin Askerlik Şubesi tarafından bakaya olarak nitelendirildiğinden bahisle hakkında Askerlik Kanunu'nun 35/E maddesi'nin üçüncü paragrafı uygulanarak sevk tehiri talebi reddedilen yükümlünün işbu kararın iptalini talep etmesi durumunda; AYİM ilgili dairesi, maddi olayda örneğin yükümlüye Sevk İçin Çağrı Pusulasının tebliğ edilip edilmediği, tebliğin usulüne uygun olup olmadığı, Sevk için Çağrı Pusulası tebliğ tarihi ile sevk emrinin alınacağı gün arasında 15 gün ve daha fazla sürenin yükümlüye tanınıp tanınmadığı gibi halleri göz önünde tutabilmeli ve yükümlü hakkında Askerlik Kanunu'nun 86 ve 89 ncu maddeleri uyarınca işlem yapılmasını gerektirir bir hal olmadığını tespit ettiği ahvalde erteleme talebinin reddi işlemini iptal edebilmelidir. Yüksek Mahkeme tarafından somut olaylara ilişkin bu yaklaşımın sergilendiği görülmektedir. Örneğin Yüksek Mahkeme 2.D. 20.11.1996 tarih ve 1996/227-957 E-K sayılı kararında yukarıda belirtilen düşünce tarzına uygun olarak, "devamsızlık sebebiyle yükseköğrenimle ilişiği kesilmesine rağmen bilahare yeniden sınavı kazanıp yükseköğretime kaydolan, bu arada askere sevki yolunda kendisine kendisine usulüne uygun bir tebligat da yapılmayan bir yükümlünün askere sevk işlemini hukuka aykırı" bulmuş ve iptal etmiştir. Yüksek Mahkeme yine aynı kararında " Askerlik Kanunu'nun 75 nci maddesi uyarınca askerlik çağında bulunan mükellefler şube mıntıkasından 15 günden fazla uzaklaşmaları halinde adreslerini bildirmekle yükümlü iseler de, bunun yerine getirilmemesinin sonucu aynı maddede gösterilen idari cezaya çarptırılmaktır. Bu itibarla davacının Askeri Ceza Hukukunun öngördüğü anlamda bir bakayalığı veya yoklama kaçağı durumu sözkonusu değildir " şeklinde içtihatta bulunmuştur. Bu karardan da rahatlıkla anlaşılabileceği gibi Yüksek Mahkeme herhangi bir yargı kararı olmaksızın yükümlülerin bakaya veya yoklama kaçağı olarak nitelendirilerek sevk ertelemesi taleplerinin reddi halinde, işin esasına girip somut olayda Askeri Ceza Hukuku açısından bakaya veya yoklama kaçağı olarak nitelendirilebilecek bir halin olup olmadığını irdelemektedir. Bu yaklaşımın ise hukuki açıdan yerindeliği tartışılamaz.

    Askerlik Kanunu'nun 35 ve 36 ncı maddelerinde bahsedilen erteleme sebeplerinden herhangi birinden diğerine geçiş mümkündür. Ancak bunun için her iki erteleme sebebine bağlı şartları haiz olmak ve bir sebepten diğerine geçiş anında yoklama kaçağı veya bakaya durumunda kalmamak gerekmektedir. Örneğin daha önce müteaddit defalar yüksek öğrenim ve yurtdışında çalışma nedenleriyle askerliği ertelenen bir yükümlünün yoklama kaçağı olarak arandığı bir evrede yeniden yüksek öğrenime kayıt yaptırması sonucunda tecil talebinin kabul edilmeyerek askere sevk edilmesi yönündeki işlem hukuka uygundur (AYİM 2.D. 16.6.1999; E. 1998/9952-447 E-K). Benzer şekilde; Askerlik Kanunu'nun 35/C maddesi uyarınca yüksek öğrenim gören bir yükümlünün 29 yaşına kadar askere sevkinin ertelenmesi ancak bu öğrenimin kesintisiz olarak devam etmesi koşuluna bağlıdır. Bu yüzden, kayıtlı olduğu yüksek okuldan kaydının silinmesi nedeniyle askerliğine karar alınan bir yükümlünün, yeniden bir başka yüksekokula kayıt yaptırdığını belirterek askerliğinin ertelenmesini talep etmesinde hukuki haklılık yoktur ve askere sevk işlemi yerindedir (AYİM 2.D. 12.5.1999; 1998/723-338 E-K). Bu konuda bir başka ihtimal de yükümlünün başvurduğu okulun öğrenim süresi ile yaşı birlikte değerlendirildiğinde;devam etmeyi düşündüğü okulu en erken zamanda bitireceği kabul edilse bile bu süre sonunda yaşının 29'u aşmasıdır. Yüksek Mahkeme buna benzer bir halde " bu talebin kabulü halinde iki yıllık bir yüksekokulu daih kazansas bu süre zarfında 29 yaşını dolduracağı sabit olan davacının, söz konusu tecil isteminin reddi ile askere sevki yolunda tesis edilen işlem hukuka uygundur." şeklinde karar vermiştir (AYİM 2.D. 26.04. 1995; 1994/1318-313 E-K)
    Yeri gelmişken yaş düzeltmesi işlemlerine de değinmek gerekir. Bilindiği üzere Askerlik Kanunu'nun 81 nci maddesiyle askerlik çağına girdikten sonra gerçekleşen yaş düzeltmelerinin askerlik işlemlerine esas alınamayacağı ve ilgilinin askerlik durumunu etkilemeyeceği belirtilmiştir. Bu konuda dikkate alınacak husus askerlik işlemlerine temel alınacak tarih yaş tashihi davasının açıldığı tarih değil, açılan davanın sonuçlandığı tarihtir. Bir başka deyişle, önemli olan yükümlünün sözkonusu dava sonuçlandığında askerlik çağına girip girmediğidir. Bu husus Yüksek Mahkemenin 8.12.1999 tarih ve 1999/513-737 sayılı kararında da somut bir olaya ilişkin olarak; "davacının askerlik çağına girdikten sonra sonuçlanan yaş tashihi kararı dikkate alınmadan, idarece askere sevki yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön yoktur" şeklinde ifade edilmiştir.
    Askerlik Kanunu'nun 35/C maddesinde belirtilen ertesi yıla erteleme için orta okul ve liseler bakımından, özel ya da devlet, gündüz ya da akşam okulu ayırımı yapılmamıştır. Bu yüzden, Akşam Lisesi'nde öğrenci olan bir yükümlünün askerliğe sevkinin ertelenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlem hukuka uyarlı değildir (AYİM 2.D. 23.6.1999; 1999/76-467 E-K). Yurt dışında doktora öğrenimi yapanların sevk tehirlerinin Askerlik Kanunu'nun 35/E maddesi uyarınca, 33 yaşını doldurdukları yılın sonuna kadar yapılması mümkün olmakla beraber; ilgili yönetmeliklerde (Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkındaki Yönetmelik Md.16) öngörülen azami öğrenim süresi içinde bu eğitim tamamlanamadığı taktirde, salt 33 yaşını doldurmadığı gerekçesiyle sevk tehirinin yapılabilmesine imkan yoktur. (AYİM 2.D. 21.4.1999; 1998/924-271 E-K). Bu maddede belirtilen 33 yaş sınırı mutlak bir sınırdır, herhangibir şekilde bu sınırın aşılmasına müsaade edilemez. Bu durum Yüksek Mahkemenin 2.D. 24.10.1990; 1990/108-325 E-K Sayılı kararında ".yurtdışında ihtisas yapmakta olan davacının her ne sebeple olursa olsun, 1111 sayılı kanunun 35/E-2 maddesinde öngörülen yaş sınırını aşacak şekilde askerliğinin tecili mümkün değildir" şeklinde belirtilmiştir.Bu sınırın bir tek istisnası vardır, o da yükümlünün Askerlik Kanunu'nun 81 nci maddesine uygun olarak askerlik çağına girmeden önce yaş düzeltmesi yapmış olmasıdır.
    Askerlik Kanunu'nun 35/D maddesinde silah altında bulunan bir veya daha fazla kardeşi olanların askere sevk olunmayacağı ifade edilmiştir. Burada bahsi geçen "kardeş" ibaresi Anayasanın 72 nci maddesinde ifadesini bulan askerlik ödevini yerine getirmekle mükellef olan yükümlülerin kardeşlerini kapsamaktadır. Askerliği meslek olarak seçmiş bulunan Subay ve astsubayların kardeşleri hakkında bu maddenin uygulanma imkanı yoktur. Bu durum Yüksek Mahkemenin bir kararında " subay astsubay gibi yasal bir yükümlülüğü olmadığı halde askerliği meslek edindiği için yapan kişilerin bu hükümden yararlanması söz konusu olamayacağından astsubay olan kardeşi şehit düşen davacının askerlik hizmetinden muaf tutulmasına imkan yoktur" şeklinde ifade edilmiştir (AYİM 2.D. 14.6.1995; 1995/33-538 E-K).
    Bütün bu bahsedilenlerden de kolaylıkla anlaşılabileceği gibi; Yüksek Mahkeme askere sevk işlemleri konusunda yükümlüler ile idare arasında çıkan problemleri idare hukukunun yerleşmiş prensipleri ışığında görüşmekte ve karara bağlamaktadır. Bu durum aynı zamanda Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin ihdas edilme maksadını da oluşturan “askerlik hizmetlerine ilişkin idari uyuşmazlıklarda ilk ve son derece ihtisas mahkemesi olması” özelliğinin de doğal bir sonucudur.

  6. #6
    fightclub11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    5,458
    Karizma Gücü
    8

    Hastalik Ve Arizalar Listesi - Göz Hastaliklari

    HASTALIK VE ARIZALAR LİSTESİ

    GÖZ HASTALIKLARI

    Madde 1 #8211; (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    A) (Değişik: 6/12/2004 #8211; 2004/8202 K.) 1. Camlarla düzeltildikten sonra her iki gözün görme dereceleri (bir gözün görmesi 0.2 den aşağı olmamak kaydı ile) toplam 10/10 ilâ 20/10 arasında olması (10/10 dahil).

    AÇIKLAMA:

    0.2 + 0.8 ile TAM arası,

    0.3 + 0.7 ile TAM arası.

    0.4 + 0.6 ile TAM arası,

    0.5 + 0.5 ile TAM arası,

    0.6 + 0.4 ile TAM arası,

    0.7 + 0.3 ile TAM arası,

    0.8 + 0.2 ile TAM arası,

    TAM + 0.2 ile TAM arası.

    2367



    B) (Değişik: 6/12/2004 #8211; 2004/8202 K.) 1. Camlarla düzeltildikten sonra her iki gözün görme dereceleri toplamı 10/10 ile 4/10 arasında olması (10/10 ve 4/10 hariç).

    AÇIKLAMA:

    0.4 ile 0.8 arası + 0.1,

    0.4 ile 0.7 arası + 0.1 ile 0.2 arası,

    0.4 ile 0.6 arası + 0.3,

    0.1 ile 0.5 arası + 0.4.

    2. Camlarla düzeltildikten sonra bir gözün görme derecesinin 4/10 ile tam arasında olduğu hâlde, diğer gözün görmesinin 2/10#8217;un altında olması (0.1 ve altı).

    AÇIKLAMA:

    TAM ile 0.4 arası ve + 0.1 ve altı.

    C) Bu dilim uygulanmaz.

    D) 1. Camlarla düzeltildikten sonra her iki gözün görme dereceleri toplamının 4/10 ve daha aşağı olması.

    AÇIKLAMA:

    0.1 + 0.1 ile 0.3 arası,

    0.2 + 0.1 ile 0.2 arası.

    2. Bir gözün görme derecesi ne olursa olsun, diğer gözde görme yokluğu (Işık hissi olsa dahi)

    AÇIKLAMA:

    (P+P) TAM ile (P+P) arası."

    Madde 2 #8211; A) 1. Görmeyi bozmayan kronik konjonktivit ve blefaritler.

    2. Bir veya iki gözde santral görmeyi bozmayan pitozisler.

    3. Bir veya iki gözde hafif semblefaron.

    4. Göz kapaklarında hafif şekil bozuklukları, noksanlıkları lagoftalmi, kirpik yokluğu ve tik.

    B) 1. Bir veya iki gözde askerliğe engel olacak derecede ve görmesi 1. Maddenin B dilimi kadar olan tedavisi olanaksız kronik blefarit konjonktivitler.

    2. Bir veya iki gözde santral görmeyi bozan ve cerrahi tedavi ile sonuç alınmayan pitozisler.

    3. Bir veya iki gözde göz hareketlerine ileri derecede engel olan, cerrahi tedavi ile düzeltilemeyen, görmesi 1. maddenin B dilimi kadar olan semblefaronlar.

    4. Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan bir veya her iki göz kapağında askerlik görevlerini yapmaya engel olacak derecede şekil bozuklukları, noksanlıkları, lagoftalmi ve tikler.

    C) Kapak ve konjonktivanın uzun zaman tedaviyi gereken hastalıkları ve nekahat halleri.

    Sayfa 49


    2368



    D) 1. Bir veya her iki gözde 1. maddenin B diliminden az olan korneayı kısmen veya tamamen örten semblefaronlar.

    Madde 3 #8211; A) 1. Görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan kornea, konjonktiva ve kapaklarda sikatris bırakmış hastalıklar ve trahom sekelleri.

    B) 1. Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan kornea, konjonktiva ve kapaklarda sikatris bırakmış hastalıklar ve trahom sekelleri.

    C) 3 ncü maddenin A, B, D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Görme derecesi 1. maddenin B diliminden az olan kornea, konjonktiva ve kapaklarda sikatris bırakmış hastalıklar ve trahom sekelleri.

    Madde 4 #8211; A) 1. Bir veya iki gözde göz yaşı yolları ve kesesinin deformiteleri ve fonksiyon bozukluklarına bağlı göz yaşarmaları.

    B) 1. (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.) Her iki gözde dakrio-sistorinostomi ameliyatından istifade etmemiş göz yaşarması veya her iki göz yaşı kesesinin ameliyatla alınmış olması.

    C) Göz yaşı yolları ve kesesi hastalıklarının tedavi ve nekahat halleri.

    D) Bu dilime uyan hastalık ve arıza yoktur.

    Madde 5 #8211; A) 1. Görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan şaşılıklar.

    2. Bir gözde tek kasın paralizisi.

    3. Görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan nistagmuslar.

    B) 1. (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.) Fovea dışı fiksasyonu olan ve görme derecesi 1 inci maddenin B dilimi kadar olan şaşılıklar.

    2. Her iki gözde birer veya tek gözde birden fazla kas paralizileri (Sekel halinde).

    3. Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan nistagmuslar.

    C) Göz kasları hastalıklarının tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. İki gözde ayrı ayrı, birden fazla kas paralizileri.

    2. Görme derecesi 1. maddenin B diliminden daha az olan nistagmuslar.

    Madde 6 #8211; (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    A) 1. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan kornea, lens ve vitreusun kesafetleri,göz tabakalarının çeşitli şekil bozuklukları ve hastalıklarının bıraktığı sekeller.

    2. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan bir veya iki gözde psödofaki (ameliyatla lens ekstraksiyonu + göz içi lens implantasyonlusu).

    3. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan bir gözde vitrektomi ameliyatı.

    4. Keratorefraktif ameliyat geçirmiş, görmesi tashihle 1 inci maddenin A dilimi kadar olanlar.

    B) 1. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan kornea, lens ve vitreusun kesafetleri, göz tabakalarının çeşitli şekil bozuklukları ve hastalıklarının bıraktığı sekeller.

    2. Görmesi düzeltikten sonra 1. maddenin A dilimi kadar olan bir gözde lens yokluğu (konjenital, operatuvar ve başka nedenlerle).

    3. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan bir veya iki gözde psödofaki.

    Sayfa 50


    2368-1



    4. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan bir gözde vitrektomi ameliyatı.

    5. Keratorefraktif ameliyat geçirmiş, görmesi tashihle 1 inci maddenin B dilimi kadar olanlar.

    6. (Ek: 6/12/2004 #8211; 2004/8202 K.) Görme keskinliği 1 inci maddenin (A) dilimi kadar olan her iki gözde penetran keratoplasti ameliyatları.

    C) 6 ncı maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B diliminden az olan kornea, lens, vitreus kesafetleri, göz tabakalarının şekil bozuklukları ve hastalıklarının bıraktığı sekeller.

    2. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan her iki gözde lens yokluğu.

    3. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B veya D dilimi kadar olan her iki gözde lens yokluğu.

    4. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan tek gözde lens yokluğu.

    5. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin D dilimi kadar olan bir veya iki gözde psödofaki.

    6. Camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin D dilimi kadar olan bir veya iki gözde vitrektomi ameliyatlıları.

    7. (Ek: 6/12/2004 #8211; 2004/8202 K.) Görme keskinliği 1 inci maddenin (B) ve (D) dilimi kadar olan her iki gözde penetran keratoplasti ameliyatları.

    Madde 7 #8211; (Değişik : 10/12/1998 - 98/12161 K.)

    A) 1. Bir veya iki gözde 7 diyoptriye kadar olan (7 hariç) miyopi ve hipermetropi.

    2. Bir veya her iki gözde 7 diyoptriye kadar olan (7 hariç) astigmatizmalar.

    NOT: Mixt astigmatizmalarda iki eksen arasındaki fark dikkate alınır.

    3. Her iki gözün refraksiyon değerlerinin sferik eşdeğerleri farkı 6 diyopriye kadar (6 dahil) olan miyopi, 4 diyoptriye kadar ( 4 dahil) olan hipermetropi ve astigmatizmalar.

    NOT: Sferik Eşdeğer=Sferik kusur+silenderik kusur şeklinde hesaplanır.

    2



    4. Her iki göz refraksiyon kusuru toplamı 14 diyoptriye kadar (14 hariç) olan miyopi, hipermetropi ve astigmatizmalar.

    NOT: Astigmatizmalarda iki göz arasındaki refraksiyon kusuru toplamında, refraksiyon kusuru yüksek olan meridyenler esas alınır.

    B) 1. Her iki gözde 7-11 diyoptrilik (7 dahil,11 hariç) miyopi ve hipermetropi.

    2. Her iki gözde iki meridyen arasında 7-11 diyoptrilik (7 dahil,11 hariç) fark veya 7-11(7 dahil, 11 hariç) diyoptri arasındaki astigmatizmalar.

    3. Her İki gözün refraksiyon değerlerinin sferik eşdeğerleri farkı 6 diyoptri (6 hariç) ile 11 diyoptriye (11 hariç) kadar olan miyopi, 4 diyoptri (4 hariç)ile 11 diyoptriye (11 hariç) kadar olan hipermetropi ve astigmatizmalar.

    4. Her iki göz refraksiyon kusuru toplamı 14 diyoptri (14 dahil) ile 23 diyoptri (23 hariç) arasındaki miyopi, hipermetropi ve astigmatizmalar.

    C) Bu dilim uygulanmaz.

    D) 1. Görme derecesi ne olursa olsun, her iki gözde 11 diyoptriyi (11 dahil) aşan miyopi veya hipermetropi,

    2. Görme derecesi ne olursa olsun, her iki gözde iki meridyen arasında 11 diyoptriyi (11 dahil) aşan fark veya 11 diyoptriyi (11 dahil) aşan astigmatizmalar,



    Sayfa 51


    2368-2



    3. Görme derecesi ne olursa olsun, her iki gözünrefraksiyon değerlerinin sferik eşdeğleri farkı 11 diyoptriyi (11 dahil) aşan miyopi, hipermetropi ve astigmatizmalar.

    4. Görme derecesi ne olursa olsun, her iki göz refraksiyon kusuru toplamı 23 diyoptri (23 dahil) üzerinde olan miyopi, hipermetropi ve astigmatizmalar.

    Sayfa 52


    2369



    Madde 8 #8211; A) 1.Görme derecesi tam veya 1. maddenin A dilimi kadar olan diskromatopsi ve hafif albinoz.

    B) 1. Albinoz (camlarla düzeltildikten sonra görme derecesi 1. maddenin B dilimine kadar olan).

    2. Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan diskromatopsi.

    C) Bu dilim uygulanmaz.

    D) 1. İleri derecede albinoz (Görme derecesi 1. maddenin B diliminden az olan).

    2. Görme derecesi 1. maddenin B diliminden az olan diskromatopsi.

    3. Görme derecesi ne olursa olsun akromatopsi (tüm renk körlüğü).

    Madde 9 #8211; (Değişik : 30/1/1997 - 97/9106 K.)

    A) 1. Görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan koroidea, retina ve görme sinirleri hastalıklarının sekelleri, şekil bozuklukları ve konjenital defektleri.

    2. Görme yolları ve retina patolojileri nedeniyle görme dereceleri 1 inci maddenin A diliminde olan görme alanının; bir gözde 2/3'den az yada her iki gözde 1/2'den az kaybı (#8230 (1) .

    3. Reaksiyon göstermeyen orbita yabancı cisimleri.

    4. Tedaviden sonra görme kuvveti 1 inci maddenin A dilimi kadar olan bulbusun, adnexlerin ve orbitanın tümörleri ve ekzoftalmiler.

    5. Bir gözde retina dekolmanı (tedavi ve ameliyattan sonra dekolmanlı gözün görme derecesinin 0.2 veya yukarı olması kaydıyla).

    6. Bir veya iki gözün retina ve retina damarlarında patolojik değişiklikler göstermeyen retina kanaması (Görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olmak şartı ile).

    7. Bir veya iki gözde fonksiyonel bozukluk yapmamış glokom veya bir gözde glokom ameliyatlısı (Görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olmak şartı ile).

    B) 1. Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olan koroidea, retina ve görme sinirleri hastalıklarının sekelleri, şekil bozuklukları ve konjenital anomaliler.

    2. Görme yolları veya retina patolojileri nedeniyle görme dereceleri 1 inci maddenin A diliminde olsa bile, görme alanı kaybı bir gözde 2/3 ve üstü yada iki gözde ayrı ayrı 1/2 ve üstünde olması (#8230 (1) .

    3. Gözde veya orbitada şekil ve fonksiyon bozukluğu yapmış orbita yabancı cisimleri (Görmesi 1. maddenin B dilimi kadar olması kaydı ile).

    4. Tedaviden sonra görme kuvveti 1. maddenin B dilimi kadar olan bulbusun, adnekslerinin ve orbitanın tümörleri ve ekzoftalmiler.

    5. Bir gözde retina dekolmanı (Ameliyattan sonra dekolmanlı gözün görme derecesi 0.1 dahil parmak sayar derecede olması kaydıyla) ya da tedavi edilmiş ve görme derecesi 1 inci maddenin A dilimi kadar olan her iki gözde retina dekolmanı.

    6. Bir gözde retina ve retina damarlarında patolojik değişikliklerde birlikte görülen retina kanaması (Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olması şartı ile ya da bilateral vakalarda görmeleri 1. maddenin A dilimi kadar olsa bile).

    7. Bir veya iki gözde glokom (Tedaviden sonra görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olması şartı ile veya görmesi 1. maddenin A dilimi kadar olsa dahi her iki gözde glokom ameliyatı geçirmiş olması ve periferik görme alanlarının 1/2 oranında daralmış olması şartıyla).





    #8211;#8211;#8211;#8211;#8211;#8211;#8211;#8211;#8 211;#8211;#8211;#8211;#8211;#8211;#8211;

    (1) Bu aralarda yer alan #8220;Kinetik perimetri ile" ibareleri, 6/12/2004 tarihli ve 2004/8202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Eki Yönetmeliğin 32 nci maddesiyle madde metninden çıkarılmıştır.

    Sayfa 53


    2370



    C) 9. maddenin A, B ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri.

    D) 1.Görme derecesi 1. maddenin B diliminden az olan koroidea, retina ve görme sinirleri hastalıklarının sekelleri, konjenital anomalileri, fitizis bulbi, bir gözün ameliyatla alınmış olması.

    2. Görme yolları ve retina patolojileri nedeniyle görme derecesi 1 inci maddenin A veya B diliminde olsa bile, görme alanı kayıpları her iki gözde 2/3 ve üstünde olması (#8230 (1).

    3. Görmesi 1. maddenin D dilimi kadar olan orbitada şekil ve fonksiyon bozukluğu yapmış orbita yabancı cisimleri.

    4. Bulbusun, adnekslerin ve orbitanın tedavi ve ameliyatla iyileşmesi imkansız kötü huylu tümörleri.

    5. Bir gözde retina dekolmanı (Ameliyattan istifade etmeyen ve santral görmesi olmayan) ya da tedavi edilmiş ve görme derecesi 1. maddenin A dilimi kadar olan her iki gözde retina dekolmanı.

    6. Her iki gözde vitreus, retina damarlarında organik ve anatomik bozukluklarla birlikte iki veya daha fazla tekrarlayan göz içi kanamaları (Görme derecesi 1. maddenin B dilimi kadar olsa bile).

    7. Bir veya iki gözde 1. maddenin B diliminden az olan primer veya sekonder glokom veya görmeleri 1. maddenin B dilimi kadar olsa dahi her iki gözde glokom ameliyatlısı.

    8. Kişinin gece karanlığında kendisini sevk ve idare etmesine engel olacak derecede ışık hissi noksanlığı husule getiren retina ve koroideanın herediter, organik ve tedavisi olanaksız hastalıkları (Retinit pigmenter, yaygın korioretinit sekelleri v.b.)

  7. #7
    fightclub11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    5,458
    Karizma Gücü
    8

    Tartışma Yedek Subaylar Ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu(1)

    Kanun Numarası : 1076

    Kabul Tarihi : 16/6/ 1927

    Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 9/7/1927 Sayı : 628

    Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 8 Sayfa : 733

    Madde 1 - Yedek subay ve memur sınıfı seferde muhtelif kadro boşluklarını doldurmak maksadiyle yapılmıştır.

    Bu sınıfa ayrılanlar hazar vaktinde yetiştirilmek üzere talim ve manevralarda bulundurulur.

    Madde 2 - Yedek subay ve yedek askerî memurları şunlardır :

    A) (Değişik : 1/2/1930 -1555/1 md.) Kara, deniz, hava ve jandarmadan mütekait ve müstafi olanlardan yedeğe ayrılanlar « daimi mâlû liyet sebepleriyle tekaüt edilenlerden seferî ordunun geri ve sabit hizmetlerinde istihdama elverişli olmayanlar ve yirmi üçüncü maddede sayılan fiillerden dolayı tekaüdü icra edilmiş bulunanlar yedeğe ayrılmazlar.»

    B) Bu kanunun neşrinden evvel ikinci sınıf namiyle yedek subay ve memurlarından oldukları tasdik kılınanlar.

    C) Gedikli küçük zâbitlerden ihtiyat mülâzimi olanlar

    D) Bu kanuna göre yedek subay yetiştirilenlerdir.

    Yedek subay yetiştirilmesi

    Madde 3 - (Değişik : 12/11/1980 - 2338/1 md.)

    a) Her celp yılından evvel müteakip yıl Silahlı Kuvvetlerin subay sınıflarına göre yedek subay ihtiyacı Genelkurmay Başkanlığının teklifi üzerine Milli Savunma Bakanlığınca tespit edilir.

    b) Dört yıl ve daha fazla süreli fakülte, akademi, yüksekokul ve enstitüler ile Milli Eğitim Bakanlığınca bunların dengi olduğu kabul edilen yurt dışı öğrenim kurumu mezunu olup da Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre askerliğe elverişli olanlar arasından, Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacı kadar yedek subay adayı ( c ) ve ( d) bendleri esaslarına göre ayrılır.

    c) Yükümlüler, Silahlı Kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu yedek subay miktarından fazla ise;

    1. İstekliler, yükümlülüklerini erbaş - er olarak yerine getirebilirler.

    2. (Değişik:25/7/1999-4414/1 md.) İsteklilerin ayrılmasından sonra kalan yükümlüler ihtiyaçtan fazla ise, Silâhlı Kuvvetlerin ihtiyacı bunların arasından seçilerek saptanır.

    Seçilmedikleri için ihtiyaç fazlası olanlar, yükümlülüklerini erbaş veya er olarak yerine getirirler.

    3. İsteklilerin ayrılmasından sonra, kalan yükümlü miktarı, Silahlı Kuvvetlerin yedek subay ihtiyacını karşılamadığı takdirde; erbaş-er olarak hizmet yapmak isteyenler arasından seçimle yedek subay ihtiyacı karşılanır.

    Seçimin şekli ve yapılma esasları ile celp usulleri, bu konulara ilişkin olarak çıkarılacak yönetmelikte saptanır.

    d) Silâhlı Kuvvetlerin ihtiyacı olan meslek ve vasıfları haiz olanların mevcudu ihtiyaçtan az olduğu takdirde; bunlar hakkında (c) bendi hükmü uygulanmaz ve seçime de tabi tutulmadan yedek subay adayı olarak ayrılırlar.

    e) Yedek subay adayı yükümlülerin askerlik hizmetleri, eğitim-öğretim için askerlik şubelerinden sevkleri ile başlar.

    f) Yedek subayların hizmet süreleri onsekiz aydır. Bu sürenin altı ayı yedek subay yetiştirilmekle oniki ayı da subay olarak atandıkları kıt'a ve kurumlarda geçer. Yedek subay yetiştirme süresi Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzum üzerine Bakanlar Kurulunca uzatılabilir ve kısaltılabilir.(1)

    Yedek subayların hizmet süreleri Genelkurmay Başkanının göstereceği lüzum üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile lüzumu kadar uzatılabilir. Bu uzatılan süreler yaş haddinin sonundan iki kat düşülür.

    Yedek subayların hizmet süreleri barışta Genelkurmay Başkanının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile oniki aya kadar indirilebilir.

    g) Muvazzaflık hizmetini yapmadıkça, 1111 sayılı Askerlik Kanunu ile bu Kanunun tespit ettiği esaslar dışında hiç bir yüksek öğrenim mezunu askerlik çağından çıkarılamaz. (2)

    h) Yedek subaylardan hastalananlar, muvazzaf subay emsalleri gibi izin süresine tabi tutulurlar. Sıhhi izin süresini tamamlayanlar terhis edilirler. Ancak, sıhhi izin süresini tamamlamadan « Faal Hizmet Yapabilir» raporu alanlar, emsalleri terhis edilse dahi altı ay hizmet müddetini doldurmadıkça terhis edilmezler.

    ı) (Ek:25/7/1999-4414/1 md.) En az dört yıl süreli fakülte veya yüksek okulları kendi nam ve hesabına bitirip muvazzaf subaylığa nasbedilenlerden deneme süresinin bitimine kadar ayrılanların yedek subay okulunda, yedek subaylık hizmetinde ve muvazzaf subaylık hizmetinde geçen süreleri askerlik hizmetinden sayılır. Askerlik hizmet süresini tamamlamadan disiplinsizlik veya ahlâki nedenlerle Türk Silâhlı Kuvvetleriyle ilişikleri kesilen veya mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silâhlı Kuvvetlerinden tart veya ihraç edilenlerin geriye kalan askerlik hizmetleri 1111 sayılı Askerlik Kanununun 5 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen süre esas alınarak er rütbesi ile; eğitimde başarılı olamaması, Silâhlı Kuvvetlere uyum sağlayamaması veya kendi istekleriyle ayrılanların geriye kalan askerlik hizmetleri ise, (f) bendindeki süre esas alınarak, teğmen rütbesi ile yedek subay olarak tamamlattırılır.

    Madde 4 - (Mülga : 23/3/1950 - 5619/29 md.)

    Madde 5 - Vakti seferde görülecek lüzum üzerine cetvelde yazılı müddetlerin azaltılmasına Başkumandanlık salâhiyettardır.

    Madde 6 - Üçüncü maddedeki hizmetler esnasında veya bilâhare yedek subaylığı esnasında sıhhatleri bulundukları sınıfta istihdama elverişli olmadığı askerî sıhhiye heyeti raporiyle anlaşılanlar ahvali sıhhiyelerinin müsait olduğu sınıfa nakledilebilirler.

    (Ek : 17/9/1943 - 4497/2 md.) Muvazzaflık hizmetlerini yaptıktan ve yedek subay nasbedildikten sonra orduda istifade edilebilecek başka bir meslek veya ihtisas diplomasını kazanan yedek subaylar, ihtiyaç halinde, sınıfları tatbikat okulunda, tatbikat okulu yoksa sınıfı kıtasında rütbeleri ile üç aylık bir tahsil veya staja tabi tutularak Millî Müdafaa Vekâletince sınıfları değiştirilebilir ve bu üç aylık hizmet müddetleri hazarda talim devrelerindeki hizmet müddetlerinden sayılır.

    Madde 7 - (Değişik : 17/3/1932 -1833/1 md.)

    Üçüncü maddede yazılı hizmetler esnasında talim ve tahsil devrelerinden her hangi birine kanunî bir mazerete müstenit olarak üçte birinden fazla bir müddet devam edemeyenler terhis edilerek mütaakip senede devam edemedikleri devrenin tamamına iştirak ettirilir. Ancak devam edilmiyen mezkür müddet devrelerin nihayetine tesadüf eder ve fâsılasız olursa mütaakip sene devresinde yalnız devam edemediği müddetin ikmal ettirilmesiyle iktifa olunur.

    Makbul bir mazereti olmaksızın muhtelif zmanlarda ceman üç ay devamsızlık gösterenler veya suihalleri görülenlerin kanuni cezalarından başka yedek subaylığa namzetlik hakları refedilerek muvazzaf hizmetlerinin mütebakisini sınıfları dâhilinde ikmal etmek üzere kıtaata gönderilirler ve devamsızlıkta bulundukları müddet ile ellerindeki askeri ehliyatnamelerin kendilerine kazandırdığı talim ve terbiye müddetleri muvazzaf müddetlerinden sayılmaz.

    Madde 8 - (Değişik : 29/11/1983 - 2962/3 md.)

    Yedek subay adayı olarak askere sevkden evvel veya yedek subay yetiştirilmekte iken aşağıdaki engel hali olduğu anlaşılanlar askerlik hizmetini durumlarına göre er veya erbaş olarak tamamlarlar.

    a) 1. Türk Silahlı Kuvvetlerinde subaylıktan çıkarmayı gerektiren bir suçtan mahkum olanlar,

    2. Kamu hizmetlerinden müebbeten yasaklı olanlar,

    3. Hileli müflis olduğu ilân edilenler,

    b) Yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde;

    l. Disiplinsizlik ve ahlâki durumları sebebiyle yedek subay çıkarılması uygun görülmeyenler,

    2. Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyasî, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimsemiş olduğu anlaşılanlar,

    Okul disiplin kurullarının vereceği subay olamaz kararı üzerine er olurlar.

    c) Yedek subay öğreniminde başarı gösteremeyenler, erbaş olur1ar.

    Bunların yerine getirecekleri hizmet süresi 1111 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen süre kadardır.

    Yedek Subay ve memurlarının kayıt yoklama ve muayeneleri

    Madde 9 - (Değişik : 6/7/1939 - 3701/2 md.)

    (Değişik : 16/4/1987 - 3358/1 md.) Orgeneral - Oramiral ve Korgeneral- Koramiraller dışında kalan yedek subaylar ile yedek askeri memurların mahallî askerlik şubelerince kayıt ve yoklamaları yapılır. Mahalli askerlik şubeleri yaptıkları kayıt ve yoklamaları yükümlünün kayıtlı bulunduğu askerlik şubelerine bildirir.(1)

    Yoklama, ilk yoklama sırasında senede bir defa yapılır.

    Her askerlik şubesi yoklamanın başlıyacağı ve biteceği tarihleri Hükümete bildirerek köy ve mahallelerde ilan edilmesini temin eder.

    Askerlik şubesinde kayıtlı olsun olmasın müracaat edenlerin yoklamaları yapılır. Askerlik şubesinde kayıtlı olup da yoklamaya gelmiyenleri şube arar ve neticeyi kütüklerine yazar.

    Askerlik şubelerinin bu vazifeleri 10 ve 11 inci maddelerde yedek subaylarına düşen vazifeleri izale etmez.

    Madde 10 - (Değişik : 3/5/1935 - 2754/2 md.)

    (Değişik : 16/4/1987 - 3358/2 md.) Yoklama ilan tarihinden başlayarak iki ay içinde Orgeneral-Oramiral ve Korgeneral-Koramiraller dışında kalan yedek subaylar ile yedek askeri memurlar, kanunî ikametgâhlarını ve varsa maluliyetlerini maluliyet derecesiyle birlikte mahallî askerlik şubesine, şifahen veya mektupla bildirmeye ve raporlarının tasdikli bir suretini bir defaya mahsus olmak üzere göndermeye veya aslını göstermeye mecburdur.

    Mektup gönderenler müracaatlarını gösterir vesika elde etmelidirler. Yoklamadan sonra ikametgâhını değiştirenler ayrıldıkları ve gidecekleri yerleri, askerlik şubelerine bir ay içinde haber vermeğe mecburdurlar.

    Ecnebi memleketlerde bulunanlar dahil elçilik veya konsolosluğa müracaatla vesikasını kaydettirecektir. Elçiler veya konsoloslar bu müracaatı ve malûmatı askerlik şubelerine bildirirler.

    Yoklama sırasında istenilen malûmatı şifahen veya mektubla bildirmemiş ve kaydını yaptırmamış veyahut şubeleri mıntakası haricine giderek yerlerini değiştirdiklerine dair bir ay içinde şubelerine haber vermemiş olan yedek subay ve memurlara şube reislerinin tahrirî iş'arı üzerine askerlik dairesi reislerince elli lira cezayi nakdi hüküm olunur. Ve Tahsili Emval Kanunu mucibince tahsil edilmek üzere evrakı mahalli Hükümetine gönderilir. Her hangi bir askerlik şubesi kütüğüne kaydını hiç yaptırmamış olanlara bu ceza üç yüz lira olup aynı suretle hüküm ve tahsil olunur.

    Bu haller kısmî veya umumî seferberliğin ilânına kadar devam etmiş bulunursa cezayi nakdî alınmakla beraber emsalleri çağrılmamış veya tecil edilmiş olsalar dahi bu gibiler hizmete alınırlar. Seferberliğin ilânında bizzat müracaat etmiyenlerden bilâhara dehalet eden veya ele geçenler ayrıca Askerî Ceza Kanununa göre ceza da görürler.

    Yoklamalarını yaptıran yedek subayların nüfus hüviyet cüzdanlarına ve künyelerine yoklama neticesi askerlik şubesince kayıt ve tasdik olunur.

    Madde 11 - Mâlüliyet iddia edenlerin, bulundukları askerlik şube dairesinde askerî hastane veya kıt'a ve müesseseden hangisi varsa onun doktorlarından mürekkep bir sıhhiye heyetine, eğer bunlar yoksa kur'aya gelecek çifte hekimlere muayeneleri yaptırılır ve muayeneleri neticesi mütehassıs sıhhiye heyetine gönderilmelerine lüzum görülenler, zaruri masrafları Hükümetçe verilmek suretiyle en yakın sıhhiye heyetine gönderilirler.

    Madde 12 - Yoklama bittikten sonra (maluliliyet iddia edenler) şifahen veya mektupla şubelerine haber verdiklerine dair bir vesika alırlar.

    Bu gibiler kabilse haber verdiklerinde, değilse bir fırsat çıktığında veya ertesi yoklama sırasında muayene ettirilir ve neticesine göre kütüklerine işaret olunur.

    Madde 13 - Seferberliğin ilânında veya manevra vesaire için celp pusulası alındıktan sonra raporla gösterilmiş hâd hastalıklarla rüküp ve nüzule iktidar bırakmıyan zafiyet gibi lüzumu sıhhiye müstenit hastalıklar müstesna olmak üzere mâlûliyet iddiasında bulunanların müracaatları vazifelerine başlamadıkça nazarı dikkate alınmaz.

    Silah altına davet

    Madde 14 - (Değişik : 25/12/1967- 976/1 md.)

    A) Seferde görev alacak yedek subay ve yedek askerî memurlara bu görevleri barışta tebliğ edilir. Tebliğ şekli, yükümlülerin görevleri ve tebliğ ile görevli makamlar, Silâhlı Kuvvetler Personel Seferberliği Yönetmeliğinde belirtilir. Tebliğden sonra adreslerinde vaki değişiklikleri bir ay içinde bağlı bulundukları askerlik şubesine bildirmemiş yükümlülere, 1000 lira para cezası verilir.

    B) Sefer görevi alan yükümlüler; seferberlik ilânında, ilân saatinden başlıyarak 6 saat içinde yola çıkmaya ve köy ve mahallerinin şube merkezlerine olan uzaklıklarına göre, en yakın askerlik şubesinde bulunmaya mecburdurlar.

    Sefer görev emri almış yükümlülerden, yabancı memleketlerde bulunanlar, çağırılmaları için elçilik veya konsolosluklarca gazetelerde yapılacak ilânın neşrini takibeden günün ilk saatinden itibaren, 6 saat içinde bulundukları yerden hareketle, en yakın elçiliğe veya konsolosluğa müracaat etmeye ve haklarındaki emirleri almaya mecburdurlar.

    Kendilerine barış zamanında sefer görevi verilmemiş olup da, seferberlik esnasında görev verilmesine lüzum görülen yükümlülerin çağırılmaları, sefer görev emirlerinin kanunî ikametgâhlarına tebliği suretiyle yapılır. Sefer görev emri yükümlüye imza ettirilmemiş olsa dahi muteberdir. Bu yükümlülerden yabancı memleketlerde bulunanların çağırılmaları, elçilik veya konsolosluklarca aynı usullerle yapılır. Seferberlik esnasında görev almış yükümlüler, tebliğden itibaren 24 saat içinde bulundukları yerden hareketle en yakın askerlik şubesine, elçilik veya konsolosluğa müracaat etmeye mecburdurlar.

    C) Yedek subay ve yedek askerî memurlar barışta manevra, tatbikat, atış ve konferanslar gibi öğrenim ve eğitim gayesiyle, yol hariç 45 günü geçmemek üzere, Bakanlar Kurulu kararı ile silâh altına alınabilirler. Olağanüstü hallerde bu süre Bakanlar Kurulu kararı ile lüzumu kadar uzatılabilir.

    Barışta deneme tatbikatı için çağrılma : B fıkrasının 1 inci ve 2 nci bendindeki hükümlere göre yapılır.

    Barışta diğer hizmetler için çağrılma, davet puslasının ikametgâhlarına tebliği suretiyle yapılır. Bu tebligat yükümlüye imza ettirilmemiş olsa dahi muteberdir. Bu şekilde görev alan yükümlüler 48 saat içinde bulunduğu yerden hareketle askerlik şubesine müracaat etmeye mecburdurlar.(1)

    Hizmete çağrıldıkları halde gelmiyenler

    Madde 15 - Hizmeti askeriyeye çağırılıp mahallî müretteplerine gitmek için emredilen müddetler içinde kat'i mania olmaksızın gelip vazifelerine gitmedikleri divanı harblerce sabit olan yedek subay ve memurları Askeri Ceza Kanununda buna dair yazılı olan cezaları görmekle beraber emsalinin salıverildiğinden itibaren geç kaldıkları müddetin seferberlikte bir misli, hazarda yarısı kadar fazla hizmet etmeğe mecbur tutulurlar. Ceza olarak geçirdikleri müddet kıdem ve hizmetlerinden sayılmaz.

    Yedek Subay ve memurlarının muvazzaf sınıfa geçirilmesi

    Madde 16 - (Değişik 21/4/1988 - 3443/1. Md.)

    Her ne sebeple olursa olsun Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılanlar muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınmazlar.

    Yedek Subayların terfi ve istihkakları

    Madde 11- (Değişik : 17/9/1943 - 4497/3 md.)

    A) Hazarda yedek subayların silâh altında geçmeyen sivil hayattaki müddetleri de hizmet müddetlerinden sayılmak şartiyle muvazzaf subaylar gibi terfi ettirilirler. Ancak teğmen olacaklar birer, üsteğmen olacaklar ikişer ve yüzbaşı olacaklar sekizer talim devresine iştirak etmek ve muvafık sicil almak, denizde yüzbaşılık kursunu tamamlamak ve yakın seferde süvari veya çarkçı şahadetnamesini haiz olmak şarttır.

    Gümrük muhafaza kıtalarında istihdam olunan yedek subaylardan teğmen olacakların bu kıtalarda dört buçuk ay hizmetten sonra Genel Komutanlığın inhası ile orduda bir buçuk ay staj, üsteğmen olacakların iki sene dokuz ay hizmetten sonra aynı veçhile doksan gün staj, yüzbaşı olacakların da üç sene hizmetten sonra yine inha ile 360 gün staj görüp sicil almaları şarttır. Bu subaylar takım talim ve terbiye safhasının başlangıcında orduda bulunacak veçhile staja gönderilirler.

    Bilimum yedek subayların terfilerinde kıdem hesabı muvazzaf subaylar içindeki hemnasıplı arkadaşları meyanında hesap olunur.

    Binbaşı olmak ve binbaşıdan yukarı rütbelere çıkabilmek Harb Okulu tahsilini ikmal etmek ve muvazzaf subaylara mahsus Terfi Kanununda yazılı kayıt ve şartları ihraz etmekle meşruttur.

    Deniz sınıfında binbaşı olmak için yukarıdaki şartlardan başka uzak seferler süvarisi veya çarkçısı şahadetnamesini haiz olmak lâzımdır.

    Tabip, veteriner, eczacı, diştabibi, kimyager ve mühendis subayları kendi meslek mekteplerinde yüksek tahsillerini yapmış olduklarından bunlardan Harb Okulu tahsili aranmaz. Bu mâksatla Terfi Kanununda zikredilen, asgari müddetin üçte birini fiilen ifa etmek üzere müracaat edenlerin orduya kabulü münhalât ve sair ihtiyaçlar nazarı dikkate alınarak ait olduğu Vekâletçe takdir olunur.

    B) Seferde yedek subaylar muvazzaf subaylar gibi Terfi Kanunu ahkâmına tabi olurlar.

    C) Yedek askerî memurlar dahi hazar ve seferde muadilleri rütbedeki yedek subaylar gibi ve yukarıda yazılı şartlar dahilinde terfi ederler. Memurların terfileri için dahi Harb Okulu tahsili aranmaz.

    Madde 18 - Yedek subay ve memurlarından seferde ordudaki vazifelerini ifa ederek, terhis edilenler, memursalar ordudaki hizmetleri kendi memuriyetindeki kıdemlerine zammedilir ve meslek ve memuriyeti sabıkalarına veya muadillerine alınır. Hazarda ordudaki vazaifi ifa edip terhis edilenler meslek ve memuriyeti sabıkalarında istihdam edilirler. (1)

    Madde 19 - (Mülga : 10/2/1954 - 6245/63 md.)

    Madde 20 - Umumi ve kısmî seferberlik için çağrılan mülâzimlere ve yüzbaşılara bir defaya mahsus olmak üzere elbise ve teçhizat tedariki için tahsisatiyle beraber birer maaş miktarında ikramiye verilir.

    Madde 21 - Seferberlikte silâh altına alınan yedek subay ve memurlarına celp ve terhislerinde vazife verildiği tarih ile salıverildikleri tarih arasındaki hizmet müddetleri bir sene olursa harcırahından başka tahsisat ile birlikte iki maaş, iki sene ise tahsisatiyle beraber üç maaş ikramiye verilir. Daha fazla senelerin beheri için maaş tahsisat bir maaş zammedilir. Birincinin hitamından sonraki senenin küsurlarında altı aydan noksanı nazarı dikkate alınmaz. Fazlası bir sene sayılır.

    Yedek subay ve memurlarının af ve ihraçları

    Madde 22 - (Değişik : 16/4/1987 - 3358/3 md.)

    Yedek subay ve memurlar barışta ve seferde ancak, 5434 sayılı Kanunda yazılı yaşlara kadar hizmete celp olunurlar. Bu yaşlar dahilinde bulunanlar ile dereceli derecesiz malulen emekli edilmiş ve edilecek olanlardan sağlık kurulu raporları ile sağlık durumları kıta hizmetlerinde istihdama müsait olmayanlar, Silahlı Kuvvetlerde sınıfının geri hizmetlerinde görevlendirilirler.

    Ancak, sefer ve fevkalade haller dolayısıyla, ordunun kısmen veya tamamen seferi mevcuda tamamlanması halinde, lüzum görüldüğü takdirde tabip, veteriner, eczacı, kimyager ve diş tabipleriyle mühendis ve deniz subaylarının, binbaşı ve daha aşağı rütbelileri 57 yaşına kadar (57 yaş dahil), diğer sınıflar yedek subaylarıyla bilumum yedek askeri memurlar 5434 sayılı kanunda yazılı yaşlara kadar, sağlık durumları elverişli olan ve Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde belirtilen diğer nitelikleri taşıyanların en gencinden başlanarak orduya alınabilirler.

    Yedek subaylık ve memurluk hakkını gaip ettiren sebepler

    Madde 23 - (Değişik : 27/7/1970 -1316/1 md.)

    Yedeksubay ve yedek askerî memurluktan çıkarılmayı ve yaşlarına göre haklarında Askerlik Kanununun uygulanmasını gerektiren sebepler şunlardır :

    a) Türk Silâhlı Kuvvetlerinde subaylıktan çıkarmayı gerektiren bir suçtan mahkûm olanlar.

    b) Kamu hizmetinden müebbeden yasaklı olanlar.

    c) Hileli müflis olduğu ilân edilenler.

    d) (Ek : 29/11/1983 - 2962/4 md.) Yedek subay hizmetleri sırasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevî şahsiyetine gölge düşürdükleri veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak eylemlerde bulundukları, tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyasî, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimsemiş oldukları subay sicil yönetmeliğinde gösterilen usul ve esaslar çerçevesinde anlaşılanlar.

    (Ek : 29/11/1983 - 2962/4 md.) Yukarıdaki fıkra kapsamına girenlerin askerlik hizmet süresi 1111 sayılı Kanunun 5 inci maddesi 1 inci fıkrasında belirtilen süre kadardır.


    Hususi vazaif

    Madde 24 - Mesleklerindeki iktidar ve ihtisaslariyle temeyyüz ederek tanınmış olan yedek subay ve memurları Erkânı Harbiyei Umumiye Riyaseti ve Müdafaai Milliye Vekâletinin tasvibiyle seferde lüzum ve ihtiyaç derecesinde askerî fabrikalarda ve askeri ilim ve fen müesseselerinde ve makamatta vazife ve mevkileriyle mütenasip maaşlarla ve kendilerine tahsis kılınacak elbise ile istihdam olunabilirler.

    Yedek Subay ve memurlarının tecilleri

    Madde 25 - (Değişik : 7/4/1965 - 573/1 md.)

    Yedek subay ve yedek askerî memurlardan hiçbirisi barış ve savaş hizmetinden istisna edilemez. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri; üyeliklerinin devamı müddetince ertelenmiş sayılırlar.

    (Ek : 11/1/1983 - 2778/1 md.) Silahlı Kuvvetler bünyesinde veya yurt içi ve yurt dışı müttefik karargahlarında çalışan sivil kilit ve uzman personelden Genelkurmay Başkanlığınca tespit edilenler, olağanüstü hal, seferberlik veya savaş halinin devamı müddetince ve bulundukları kadrolarda çalıştıkları sürece Millî Savunma Bakanlığınca ertelenirler. Bu personelin olağanüstü hal, seferberlik veya savaş halinin devamı süresince görevden ayrılmaları, bağlı bulundukları Komutanlığın iznine tâbidir. İzin almaksızın görevi terk edenler 3634 sayılı Millî Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun 66 ncı maddesine göre cezalandırılırlar.

    Milli hayatın ve Türk Silâhlı Kuvvetlerinin muhtaç olduğu resmî ve özel, yerli ve Türkiye'deki yabancı kurumların kamu hizmeti faaliyetlerine devam edebilmeleri için bu gibi kurumların kilit yerlerinde çalışan yedeklik çağındaki yükümlülerden Türk Silâhlı Kuvvetlerinin ilk ihtiyacı dışında kalan bir kısım yedek subay ve yedek askeri memurlar olağanüstü durumun, sefeberlik ve savaş hallerinin devamında aşağıdaki esaslar dâhilinde ve geçici olarak barıştaki görev ve hizmet kadrolarında bırakılabilirler :

    a) Olağanüstü durumun, seferberlik ve savaş hallerinin devamında her erteleme işlemi en çok iki aya kadar hüküm ifade eder. Bu sürenin içinde veya sonunda Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzum üzerine Millî Savunma Bakanlığının teklifi ile Bakanlar Kurulunca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri hariç, diğer ertelemeler kısıtlanabilir veya kaldırılabilir.

    b) Olağanüstü durumun, seferberlik ve savaş hallerinin devamında bilimsel araştırma, geliştirme ve uygulama çalışmalarının yürütülmesi için hizmetlerine ihtiyaç duyulan yedek subay ve yedek askeri memurların ertelenmeleri fıkrasında gösterilen usul ile kaldırılabilir.

    c) Her hangi bir yedek subayın ve yedek askerî memurun ertelenebilmesi için o kimsenin olağanüstü durumun, seferberlik ve savaş hallerinin başlangıç tarihinden itibaren en az üç aydan beri kilit mevkiinde çalışmaya devam etmiş olması şarttır. Ancak, savaş halinin devamında doğacak erteleme ihtiyaçlarında bu şart aranmıyabilir.

    d) Yedek subay ve yedek askeri memurluk hizmet kadrolarından hangilerinin kilit mevkii olarak ertelenme yeri sayılacağı ve erteleme ile ilgili işlerin yürütülme şekilleri Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzum üzerine Millî Savunma Bakanlığınca teklif edilecek ve Bakanlar Kurulunca hazırlanacak bir yönetmelikle tesbit edilir.

    Madde 26 - Umumi veya kısmî seferberlikte tabip, baytar, kimyager, eczacı ve dişçilerin evvelâ serbest çalışanları, badehu yirmi beşinci maddenin fıkaratı muhtelifesi haricinde kalanları hizmete celp edilir.

    Şu kadar ki işbu sıraya riayet zarureti bir mıntaka ihtiyacının ikmali için diğer mıntakaya müracaatı mecburi kılmaz.

    Madde 27 - (Değişik : 3/6/1935 - 2754/4 md.)

    Yedek subay ve memurları silâh altına davet edildikleri zaman askeri elbiseyi giymeğe mecburdurlar. Atideki ahvalde de askerî üniformalarını giyebilirler.

    Ancak bu kıyafetle suihareket ettikleri takdirde aynı muvazzaf subaylar gibi mesul olurlar ve işledikleri suçlardan dolayı askerî mahkemelerine verilirler.

    A - Bayramlarda,

    B - Evlendikleri gün,

    C - Resmi surette vukubulan askeri ziyafet ve davetlerde ve resmi surette çağrıl-dıkları diğer askeri merasimlerde (Tüm ve daha büyük komutanların müsadesile.)

    Madde 28 - Yedek subay ve memurları bu hüviyetlerini ordu haricinde şerefli bir unvan olarak isim ve meslek ilâve edilmemiş kart ve imzalarında istimal edebilirlerse de nüfuzu şahsilerini veya askerlik haricindeki mesleklerinde menfaatlerini temin için istimal edemezler.

    Madde 29 - Muvazzaflığı iktisap etmemiş olan yedek subaylar'dan mülâzim ve yüzbaşı rütbesinde bulunanlar talip olurlarsa lâzım gelen evsafı haiz bulundukları ve muvazzaf subayların tabi oldukları bilûmum kavanin ve esasata tabi olacakları hakkında kâtibi adilden musaddak taahhüt senedi verdikleri takdirde usulü mevzuası dâhilinde yetiştirilmek şartiyle muvazzaf sınıfa nakilleri caizdir. Bunlardan bilâhara ikmali tahsilde muvaffak olamıyanlar bulunursa tekrar yedek sınıfına iade ve terhis kılınırlar.

    Alelû mum yedek subay ve memurları muvazzafa nakletmeksizin dahi hazarda Müdafaai Milliye Vekâletince lüzum görülecek müddetçe ve kendileri de arzu ederlerse kadro ihtiyacına göre kumanda mevkilerinden hariç vazifelerde kullanılabilirler.

    Madde 30 - İşbu kanunun muhtelif maddelerinin tatbikatına ait teferruat, yapıla-cak talimatnamelerle tanzim olunur.

    Madde 31 - Bu kanuna muhalif bilcümle ahkâm ile 5 Nisan 1326 tarihli ihtiyat zâbitan kanunu ve zeyli mülgadır.

    Ek Madde 1 - (Ek : 1/2/1930 -1555/5 md.; Değişik birinci fıkra : 21/5/1932 - 1972/2 md.)

    Üçüncü maddede yazılı derecelerdeki tahsili bitirdikten sonra şahadetname veya tasdikname alanlar ile her ne suretle olursa olsun tahsili terke mecbur olanların (lise veya muadili mektepleri ikmal etmeden tahsili terkedenler müstesna) nüfus kayıtlarındaki muvazzah künyeleri infikâkleri esbabiyle birlikte mektep müdürlerince her sene mektebin bulunduğu yerdeki askerlik şubelerine gönderilir ve tahsil dereceleri de hüviyet cüzdanlarına kayıt ve tasdik edilir.

    Askerlik şubeleri bu malûmattan kendi şubelerine ait olanları kaydederler ve olmayanları şubelerine gönderirler. Şubeler bu malûmatları nüfus memurlarına dahi bildirirler. Nüfus memurları bu malûmatı yoklama defterlerindeki künyelerine geçirmeğe mecburdurlar.

    Ek Madde 2 - (Ek : 1/2/1930 -1555/5 md.)

    Üçüncü maddede yazılı derecede tahsili olanlardan 9 Kânunuevvel 1927 tarihinden sonra asker edilmiş ve fakat askerliklerini üçüncü maddeye göre yapmamış olanlar bu kanunun mer'iyete girdiği tarihten itibaren bir sene içinde müracaat ettikleri takdirde altı ay tahsil için yedek subay mektebine sevkolunurlar.

    Bunların tahsilde muvaffak olanları yedek subay vekilliği ile olmıyanları da ihtiyat çavuşluğu ile terhis edilirler. Bu mühlet bittikten sonra meydana çıkanlarla tahsillerini gizliyerek fiili hizmetlerini bu kanuna göre yapmamış olanlar ele geçirildiklerinde yeniden üçüncü madde hükmüne tabi tutulurlar.

    Ek Madde 3 - (Ek : 1/2/1930 -1555/5 md.)

    Üçüncü maddede gösterilen tahsil derecesinde olanlardan 9 Kânunuevvel 1927 tarihinden sonra asker edilenler mezkûr madde mucibince askerliklerini yaptıklarına dair askerlik şubelerinden vesika getirmedikçe Devlet daireleriyle resmi ve hususi müesseseler ve şirketlere memur sıfatiyle alınamazlar. Bunlardan Devlet daireleriyle resmî ve hususi müessese ve şirketlerde bulunanlar bir sene içinde askerlik şubelerine müracaat ederek vesika almağa ve onları istihdam edenler de bu vesikaları aramağa mecburdurlar.

    Ek Madde 4 - (Ek : 1/2/1930 -1555/5 md.)

    Üçüncü müzeyyel madde hükmüne muhalif olarak memur istihdam edenler hakkında Türk Ceza Kanununun iki yüz otuzdokuzuncu maddesi hükmü gözetilerek ve iki yüz otuzuncu maddesine göre cezalandırılmak üzere kanuni takibat yapılır.

    Ek Madde 5 - (Ek : 31/5/1944 - 4575/1 md.)

    Hazarda gerek muvazzaf ve gerek ihtiyat hizmet için çağırılan Yedek Subay ve Yedek Askeri Memurlardan askere çağırıldıkları sırada mevkuf ve mahsup bulunanlar tahliyelerine kadar sevkedilmezler.

    Askere girmezden evel işledikleri suçlardan dolayı umumi mahkemelerce tard ve ihracı mucip olmıyan bir seneden az hürriyeti bağlayıcı bir ceza veya para cezasından çevrilme hapis veya hafif hapse mahkum olup da hükümleri askerde iken tebliğ edilenlerin cezalarının infazı terhisleri zamanına bırakılır.

    İnfazları geri bırakılan mahkûmiyetler hakkında müruruzaman cereyan etmez.

    Ek Madde 6 - (Ek : 12/11/1980 - 2338/2 md.)

    Bu Kanuna tabi yükümlülerin celp ve sevkleri ile buna ilişkin işlemlerine ait diğer hususlar, Türkiye Radyoları ve Televizyonu aracılığıyla ilan edilmek suretiyle duyurulur. Bu duyuru yükümlülere tebliğ mahiyetindedir.

    Ek Madde 7 - (Ek : 16/4/1987 - 3358/4 md.)

    Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığının ihtiyaç göstermesi ve Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi üzerine, yedek subay aday adayı olarak silah altına alınacaklardan, bu Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görev yapanlar ile mesleği öğretmen olan ancak Bakanlık kadrolarında öğretmenlik görevine başlamamış bulunanlardan yeteri kadarı, temel askerlik eğitimini takiben Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı emrine verilirler. Bunların miktarı, belirtilen ihtiyacın altında olduğu takdirde, yedek subay aday adayları arasında, öğrenimleri itibariyle öğretmenlik yapabileceklerden istekli olanlar da temel askerlik eğitimleri sonunda Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı emrine verilirler. İhtiyacın bunlarla da karşılanamaması halinde yeteri kadarı, öğretmen olabilecek öğrenimi görmüş olup da istekte bulunmayanlar arasından kura ile tespit edilir. Bu madde hükümlerine tabi yükümlüler bu Kanunun 3 üncü maddesi gereğince ere ayrılmayıp tamamı yedek subay adaylığına ayrılırlar.

    Birinci fıkra uyarınca öğretmen olarak ayrılan ve göreve başlayan yükümlülere, 926 sayılı Kanunda asteğmenler için tespit edilen aylık, ödenek, yardım ve tazminatlar Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca ödenir.

    Bu yükümlüler; öğretmenlik görevleri sırasında resmi elbise giyemezler, emsali yedek subay1ar kadar hizmet yaparlar, hizmetleri askerlik şubelerinden sevk tarihinde başlar, görev yerleri Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca belirlenir, hizmetleri sonunda asteğmen olarak terhis edilirler, bu görevleri sırasında· usulüne göre öğretmenlik mesleği ile ilişkileri kesilenler kalan hizmetlerini er olarak tamamlamak üzere kıtalara sevk edilirler ve Bakanlıkla da ilişikleri kesilir.

    Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı emrine verilenler hakkında firar, hava değişimi, izin tecavüzü, kısa süreli firar, kısa süreli izin tecavüzü, yoklama kaçağı, bakaya ve geç iltihak suretiyle bakaya kalmak suçlarından dolayı Askeri Ceza Kanunu, Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanun ile Askeri Mahkerneler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uygulanır. Bu konularda yetkili askeri mahkeme ve disiplin mahkemesi Milli Savunma Bakanlığınca tespit edilir.(1)

    Muvakkat Madde - Aşağıda gösterilenlerin yedek subaylığı ve yedek askerî memurluğu şu şartlar dairesinde yapılır:

    A) Evvelce hesap memuru sınıfından yetişip de hesap memuru vekili olarak terhis edilmiş bulunanlar (Bunlar çağırıldıkları zaman ihtiyat hesap memur muavini olarak istihdam olunurlar)

    B) İşbu kanunla refedilmiş olan 438 numara ve 13 Mart 1340 ve 531 numara ve 13 Kânunuevvel 1340 tarihli kanunların neşrinden evvel mektepten neşet ederek staj görmeksizin kıtalarda kısa hizmetlerini yapanlarla aynı şartlar altında neşet edip de kısa hizmetini görmiyen ve zâbitlik rütbesini almıyan bütün sivil etıbba, eczacı, kimyager, diş tabipleriyle Baytar Mektebi Âlisinden ve muavin baytar mektebinden çıkanlar (çağırıldıklarında mukaddema emsalinin ilk çağrılışlarındaki rütbe ile tavzif olunurlar.)

    C) Yedek subay namzedi olmak üzere Harbiye ve Levazım Mekteplerinde 9 ay tahsilden sonra terhis edilmiş bulunanlarla umumi harbde ve İstiklâl harbinde yedek subay namzedi olarak neşet edip muhtelif sebeplerle terfi edemiyerek namzetlik hakları baki olduğu halde terhis edilmiş olanlar (bunlardan ilk çağrılışlarında bir buçuk ay kıtada veya levazım hizmetlerinde veya müessesatta istihdamdan sonra liyakatları görülenler yedek subay vekili nasbolunurlar, Liyakatları görülmiyenlerin yedek subaylığa namzetlik hakları refedilerek ihtiyat çavuş olurlar.)

    D) Kısa hizmetlerini kıtalarda ve atış mekteplerinde ve sanayi kimyagerlerinden olup da İmalâtı Harbiyede bitirenler, ilk çağrılışlarında bu kanuna göre altı ay mektep ve müesseatta tahsil gördükten sonra yedek subay vekili olurlar.

    (Ek : 3/6/1935 - 2754/5 md.) Askerlik mükelefiyetini 1111 numaralı kanuna göre yaptıktan sonra üçüncü maddenin başında yazılı tahsili görenler arzu ederlerse evvelce yaptıkları hizmet hazırlık kıt'ası hizmetinden sayılarak bu kanun mucibince yedek subay yetiştirilirler.

    Geçici Madde 1 - (Ek : 27/7/1970 -1316/2 md.)

    Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel 1076 sayılı Kanun hükümlerine göre yedeksubay adayı seçilenlerden henüz askere sevk edilmiyenlerle halen yedeksubay adayı veya yedeksubay olarak muvazzaflık hizmetini yapmakta olanlardan askerliğe elverişli olmadıklarını iddia edenler yeniden sıhhî muayeneye tabi tutulurlar. Bunlardan Türk Silâhlı Kuvvetleri Beden Kabiliyeti Yönetmeliği gereğince askerliğe elverişli olmadıkları anlaşılanlar terhis edilirler ve henüz askere sevk edilmiyenler askere alınmazlar.

    Geçici Madde 2 - (Ek : 27/7/1970 -1316/2 md.)

    Bu kanunun yürürlüğe girdiğinden önce silah altına alınmış yedeksubaylar (Yedeksubay adayları dahil) 1 Ekim 1970 tarihinden itibaren onsekiz aylarını doldurdukça terhis edilirler.

    Geçici Madde 3 - (Ek : 27/7/1970 -1316/2 md.)

    11/10/1960 tarih ve 97 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi şümulüne girip de bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte henüz askerlik şubelerinden sevk edilmemiş bulunanlar değerlendirme dışı kalmış kabul edilirler. Bunların yurt savunmasına katkıda bulunması ve savaşta kullanılmaları 11ll sayılı Kanunun değişik 10 uncu maddesi gereğince düzenlenecek kanunla tanzim edilir.

    97 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi gereğince halen öğretmenlik yapmakta, olanlar askeri eğitime tabi tutulmazlar. Bunlardan 18 ayını ikmal edenler yedek teğmen olarak terhis edilirler.

    Geçici Madde 4 - (Ek : 27/7/1970 -1316/2 md.)

    Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel l111 sayılı Askerlik Kanununa göre son yoklama kaçağı veya bakaya durumunda olanlar, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde askerlik şubelerine müracaat ederek yoklamalarını veya askere sevklerini yaptırdıkları takdirde, değerlendirilmeye tabi tutulmak suretiyle yedeksubay olma haklarından istifade ederler.

    Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; bakaya, yoklama kaçağı ve saklı bulunanlardan bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde resmî mercilere teslim olanların bu suçları hakkında takibat yapılmaz.

    Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar; bakaya, yoklama kaçağı ve saklı suçlarından mahkûm olanların cezaları; ceza mahkûmiyetlerinin neticeleri ile birlikte affedilmiştir.

    Geçici Madde 5 - (Ek : 27/7/1970 -1316/2 md.)

    Bu kanunun hükümleri yürürlüğe girdikten sonra yapılacak ilk yedek subay adayı celbinde; Silâhlı Kuvvetlerin Subay sınıflarına göre kadro ihtiyacı kadar yedek subay adayı, yedek subay celp tarihinden iki ay önce yoklamasını yaptıranlar arasından çekilecek kur'a ile tespit edilir. İhtiyacın tesptinde; Tabip, Diş Tabibi, Eczacı, Yüksek Mühendis, Mühendis, Yüksek Mimar, Mimar, Jeoloğ, Kimyager ve SilâhIı Kuvvetlerin ihtiyacı olan diğer meslek ve vasıfları haiz eleman ihtiyacı da dikkate alınarak kur'alar buna göre tanzim olunur.

    Kur'a dışı kalanlar müteakıp celbe bırakılarak haklarında 1076 sayılı Kanunun, bu kanunla değiştirilen 3 üncü maddesi hükümleri uygulanır.

    Geçici Madde 6 - (Ek : 12/11/1980 - 2338/3 md.; Değişik : 24/3/1981 - 2440/1 md.)

    Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacı olan meslek ve vasıfları haiz yükümlüler hakkındaki 3 ncü madde (d) bendi hükmü saklı kalmak şartı ile 31 Aralık 1980 (dahil) tarihine kadar yurt içi veya yurt dışı yükseköğrenim kurumlarından mezun olanlar er olarak askere sevk edilir ve dört aylık temel askerlik eğitimini müteakip terhis edilirler.

    Dört aylık askerlik yükümlülüğünü yerine getirmiş olanlardan yedek subay olmak isteyenler, bu Kanunun 3 ncü maddesine göre seçilirler ve Genelkurmay Başkanlığının tespit edeceği ihtiyaca göre ve uygun göreceği zamanlarda noksan kalan eğitimlerini tamamlayıp başarı gösterenler yedek subay olurlar ve emsalleri gibi terhis edilirler.

    Dört aylık temel askerlik eğitimine tabi olanların sağlık nedeni ile istirahat, hava değişimi ve sağlık kurumlarında tedavi ve müşahadede geçen sürelerinin toplam 30 güne (dahil) kadar olan kısmı muvazzaf hizmetlerinden sayılır.

    Yükümlülerden, genel ve katma bütçeli idarelerle, belediye ve özel idarelerde veya kamu iktisadi teşebbüsleri, teşekkülleri ve müesseselerinde maaşlı veya sözleşmeli veya yevmiyeli veya ücretli olarak görevli bulunanlar ile bu görevlerde aday olarak bulunanlar, temel askerlik eğitimi süresince maaşsız veya ücretsiz veya yevmiyesiz izinli sayılırlar.

    Er olarak terhis edilen yükümlülerin arta kalan muvazzaf hizmet süreleri yedeğe ayrıldıktan sonra yaş haddine iki kat olarak eklenir.

    Bu maddeye tabi yükümlülerin celp ve sevkleri ile buna ilişkin işlemlerine ait diğer hususlar Türkiye Radyoları ve Televizyonu aracılığıyla ilan edilmek suretiyle duyurulur. Bu duyuru yükümlülere tebliğ mahiyetindedir.

    Yoklama kaçağı veya bakaya suçundan mahkûm olanlar bu madde hükümlerinden yararlanamazlar.

    Geçici Madde 7 - (Ek : 29/11/1983 - 2962/5 md.)

    Yoklama kaçağı veya bakaya suçundan hüküm giydikleri için halen erbaş olarak askerlik hizmetini yapmakta olanlardan yedek subay olmak isteyenler 3 üncü maddeye göre seçilirler ve Genelkurmay Başkanlığının tespit edeceği ihtiyaca göre ve uygun göreceği zamanlarda eğitimlerini tamamlayıp başarı gösterenler yedek subay olurlar ve emsalleri gibi terhis edilirler.

    Seçim sonucunda yedek subay adayı olmayanlar, 1111 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde gösterilen süre kadar askerlik hizmetine tabi tutulurlar.

    Geçici Madde 8 - (Ek : 16/4/1987- 3358/9 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Silahlı Kuvvetlerde yedek subay olarak yükümlülüğünü yerine getirmekte olan öğretmenler, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca ihtiyaç gösterilmesi ve Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülmesi halinde istekleri üzerine Bakanlığa bağlı okullarda geri kalan hizetlerini tamamlarlar ve hizmet süresi sonunda, Subay Sicil Yönetmeliğine göre gerekli ve yeterli sicil almış olanlar teğmen, diğerleri de asteğmen olarak terhis edilirler. Bunların terhislerine kadar Silahlı Kuvvetler ile ilişikleri kesilmez ve maaşlarını aynen almaya devam ederler. Bunlara öğretmenlikten dolayı ayrıca bir ücret ödenmez. Bu süre içerisinde resmi elbise giyemezler.

    Geçici Madde 9 - (Ek: 16/4/1987 - 3358/9 md.)

    Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanun hükümlerine göre askerlik çağı yaş sınırını geçmiş olan yedek subay ve yedek askeri memurlar çağ dışına çıkarılırlar

    Geçici Madde 10 - (Ek : 16/4/1987 - 3358/9 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar saklı, yoklama kaçağı ve bakaya durumunda olan yedek subay adaylarından istekli olanlar, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl içinde başvurmaları, başvurunun yapıldığı yılın Bütçe Kanununda l111 sayılı Kanuna tabi yükümlüler için belirlenen miktarda bedeli bir defada ve peşin olarak ödemeleri ve temel askerlik eğitimini tamamlamaları halinde askerlik hizmetini erbaş-er olarak yerine getirmiş sayılırlar.

    Bunlardan 1946 ve daha yaşlı doğumlu olanlar temel askerlik eğitimine tabi tutulmazlar. Ancak ödeyecekleri bedel miktarı Kanunda belirlenen bedelin iki katıdır.

    Bu madde hükümlerinden yararlanan yiikümlüler hakkında adli takibat yapılmaz.

    Bedelin ödeme usul ve esasları ve uygulama ile ilgili diğer hususlar Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenir.

    Geçici Madde 11 - (Ek : 21/4/1988 - 3443/2. md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 1076 sayılı Kanunun 2703 sayılı Kanunla değişik 16 ncı maddesi hükümlerine göre tekrar muvazzaflığa geçirilmiş olan ve halen Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan albaylardan, idarece görevlerine son verilerek emekliye sevk edilmeyen veya kendi istekleriyle emekliye ayrılmayanlar, 2 Eylül 1988 tarihine kadar görevlerine devam ederler ve bu tarih itibariyle idarece emekliye sevk edilirler. Bunlara 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 49 uncu maddesinin (f) bendindeki esas ve usullere göre kadrosuzluk tazminatı verilir.

    Madde 32 - Bu kanun neşri tarihinden beş ay sonra muteberdir.

    Madde 33 - Bu kanunun icrayı ahkamına İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

  8. #8
    fightclub11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    5,458
    Karizma Gücü
    8

    Askerlik Kanunu (1)

    Kanun Numarası : 1111

    Kabul Tarihi : 21/6/1927

    Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: l2-17/7/1927 Sayı: 631-635

    Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 8 Sayfa : 866

    Madde 1 -Türkiye Cumhuriyeti tebaası olan her erkek, işbu kanun mucibince askerlik yapmağa mecburdur.

    (Son fıkra mülga : 4/1/1961 - 211/119 md.)

    Madde 2 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    (Değişik : 16/4/1987 - 3358/5 md.) Askerlik çağı her erkeğin esas nüfus kütüğünde yazılı olan yaşına göredir ve yirmi yaşına girdiği sene Ocak ayının birinci gününden başlayarak 41 yaşına girdiği sene Ocak ayının birinci gününde bitmek üzere en çok yirmibir sene sürer. Bu süre, Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzum, Millî Savunma Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu Kararıyla 5 yıla kadar uzatılabilir veya kısaltılabilir. Yerli nüfus kütüklerinin birinde yazılı olmayan kimselerin yabancı kütükleri yerli kütükleri gibi sayılır.

    Muhacirlerin askerlik çağlarının başlangıcı, geldikleri yılda nüfus kütüklerine geçen yaşlarına ve bu esasa göre hesab olunur. Nüfus doğum kâğıdlarında doğumlarının ay ve günü yazılı olmıyanların doğum günleri yılın temmuzunun birinci günü sayılır.

    Geldikleri yıl ikinci kanun birinde 22 yaşını bitirmiş olanlar muvazzaf hizmete tâbi tutulmayıp yaşıtları erbaş ve er arasına yedeğe geçirilirler. Bu gibilerin her ne sebeble olursa olsun nüfus kütüğüne yazılmalarının gecikmiş olması, geldikleri zaman yaşlarına göre başlıyacak olan askerlik çağlarını geciktirmez. Bunlar nüfus kütüğüne yazıldıkları tarihten başlıyarak iki yıl geçmedikçe talim, manevra ve başka iş için silâh altına çağırılmazlar.

    (Dördüncü fıkra mülga : 27/7/1970 -1315/3 md.)

    Hükümetçe iskân edilmiyenler veya Hükümetin gösterdiği yerde yurd tutmak istemiyenler yalnız iki yıllık geciktirme hakkından istifade ederler.

    Memleketlerinde tahsilleri yedek subay yetişecek derecede olupta, geldikleri tarihte 22 yaşını bitirmiş olanlarla memleketlerinde askerlik yapmış ve fakat 22 yaşını bitirmemiş bulunanlardan yedek subay olmak istiyenler ve geldikleri tarihte, 22 yaşını bitirmemiş ve memleketlerinde askerlik etmemiş olanlar iki yıl geciktirme müddetinden sonra 1076 sayılı kanun hükümlerine tâbi tutulurlar.

    Muhacirler arasında önce tâbi oldukları Hükümet ordusunda yedek veya muvazzaf subay olanlardan lâzım olan evsafı taşıyanlar staja tâbi tutularak, yedek subaylığa geçirilirler.

    Umumî seferberlikte muafiyet yoktur.

    Ancak nüfus kütüğüne kayıd olundukları tarihten başlıyarak üç ay geçmemiş olanların silâh altına alınmaları üç ayın sonuna bırakılır. Bir yıl içinde nüfus kütüğüne kayıdlarını yaptırmıyanlar yukarıdaki muafiyetten istifade edemezler.

    Eski memleketlerinde askerlik ettiklerini veya bunun yerine bedel verdiklerini tevsik edenler tekrar muvazzaf hizmete tabi tutulmayıp yaşıtları yerli erbaş ve er ile yedeğe geçirilirler. Türkiye içinde bir iskân mıntakasından diğer bir iskân mıntakasına Hükûmetçe naklolunarak yerleştirilen vatandaşlardan muvazzaf hizmete tâbi olupta bunu henüz yapmamış olanların bu hizmetleri, yerleşecekleri yere vardıkları tarihten başlayarak iki yıl geciktirilir. (Son cümle mülga : 27/7/1970 -1315/3 Md.)

    Kanunen muhacir tanınmıyan mülteciler ve ecnebilerden Türk vatandaşlığına girenler vatandaşlığa alındıkları tarihte hangi yaşta iseler o yaştaki yerli erbaş ve er gibi askerliklerini yaparlar.

    (Ek fıkra : 25/4/1938 - 3370/1 md.; mülga : 27/7/1970 -1315/3 md.)

    (Ek fıkra : 6/11/1981 - 2550/1 md.) Türk vatandaşlarından, Kıbrıs Türk Federe Devletinde askerlik yaptıklarını tevsik edenler tekrar muvazzaf hizmete tabi tutulmazlar.

    (Ek fıkra : 21/5/1992 - 3802/l md.) Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenecek esaslara göre; yurt dışında doğan ve ikamet edenler ile kanuni rüşt yaşına kadar yabancı bir ülkeye gitmiş olanlardan bulundukları ülke vatandaşlığını da kazanan Türk vatandaşları, talepleri halinde, durumlarına uyan ve Kanunun öngördüğü askerlik statülerinden biri içerisinde askerlik mükellefiyetlerini 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar yerine getirebilirler veya tabiiyetinde bulundukları diğer ülkede askerlik yapmış olduklarını belgelemek kaydıyla mükellefiyetlerini yerine getirmiş sayılırlar. Bunların 38 yaş sonuna kadar askerlikleri ertelenmiş kabul edilir.

    Madde 3 - Askerlik çağı, yoklama devri, muvazzaflık ve yedek olmak üzere üç devreye ayrılır.

    Madde 4 - (Değişik : 11/8/1941 - 4102/1 md.)

    Yoklama devri, askerlik çağının başlangıcından kıtaya duhule kadardır.

    Yoklama devrinde bulunup 8 inci madde mucibince askere istenmesi zamanı gelmemiş olanlarla 19 yaşında bulunanlar, seferberlik zamanlarında veya fevkalade hallerde Milli Müdafaa Vekâletinin istemesi ve İcra Vekilleri Heyetinin kabul ve Reisicumhurun tasdik eylemesile askere alınabilirler.

    Bu takdirde bunlardan yoklamaları yapılmış olanlar sevk olunurlar. Yoklamaları yapılmamış olanlar için Milli Müdafaa Vekâletinin tâyin eyliyeceği her hangi bir zamanda askerlik meclisleri derhal toplanarak bunların yoklamalarını yaparlar ve askerliğine karar verilenler askere alınırlar.

    Bu suretle askere alınanların kanunen alınmaları lazım gelen güne kadar yapacakları askerliği muvazzaf hizmetlerine masup edilir.

    Madde 5 - (Değişik : 21/7/1999 - 4414/2 md.) Erbaş ve erler için muvazzaflık hizmet süresi; Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığında on beş aydır. Bu sürenin, barışta, önce on beş aya ve bilâhare on iki aya kadar indirilmesine, Silâhlı Kuvvetlerin de ihtiyacı dikkate alınarak, Bakanlar Kurulunca karar verilebilir.

    (Ek : 21/7/1999 - 4414/2 md.) 1076 sayılı Kanun hükmüne tâbi yükümlülerden; bu yükümlülüklerini istekleriyle veya seçim sonucu yedek subay adayı olmadıkları için erbaş veya er olarak yerine getireceklerin hizmet süresi aynı celbe tâbi olup, yedek subay adayı olarak ayrılanların hizmet süresinin yarısı kadardır.

    Bu hizmetler askerlik şubesinden sevk tarihinden başlar. Belirtilen sürelerden fazla askerlik yapanların fazla hizmetleri, askerlik çağının sonundan iki kat olarak düşülür.

    Bu Kanunun tespit ettiği esaslar dışında veya muvazzaflık hizmetini yapmadıkça hiç bir fert askerlik çağından çıkarılamaz.

    Madde 6 - (Mülga : 27/7/1970 - 1315/3 md.)

    Madde 7 - Muvazzaflık devrinin hitamından askerlik çağının nihayetine kadar olan kısım yedek devridir.

    Bahriyede askerlik yapıp yedeğe geçenlerin bahriyeye alınmıyacak olanları kara ordusu yedeği sayılır.

    Madde 8 - Her sene yoklamaları yapılarak numara çeken veya numarasız asker edilenler ihtiyaca göre Müdafaai Milliye Vekâletinden verilecek emir üzerine 21 yaşına girdikleri sene Mayısının veya Teşrinisanisinin birinci günlerinde kıtaata girmiş bulunmak üzere bir veya iki defa çağrılırlar.

    Madde 9 - İhtiyaç halinde askerin toplanması ve terhis zamanları Erkânı Harbiyei Umumiyenin göstereceği lüzum ve Heyeti Vekilenin kararı üzerine Müdafaai Milliye Vekâletince kısmen veya kamilen değiştirilir.

    Madde 10 - (Değişik 20/11/1984 - 3081/1 md.)

    Askerlik yükümlülüğüne tabi tutulma ve bu yükümlülüğün nasıl yerine getirilmiş sayılacağına dair esaslar aşağıda gösterilmiştir.

    l. (Değişik :16/4/l987 - 3358/6 md.) Her celp yılından evvel o yıl silah altına alınacak miktar, kaynak olarak Millî Savunma Bakanlığınca tespit edilerek Genelkurmay Başkanlığına bildirilir. Genelkurmay Başkanlığı da Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç miktarını tespit ederek Milli Savunma Bakanlığına bildirir.

    2. (Değişik : 21/5/l992 - 3802/2 md.) O yıl askere alınacakların tamamı, mevcut celp sistemine uygun olarak temel askerlik eğitimine tabi tutulur. Her celp döneminde eğitim merkezlerine sevk edilen miktar Genelkurmay Başkanlığınca belirlenenden fazla ise; ihtiyaç fazlası olan yükümlüler, temel askerlik eğitimini mütaakip, o yılın 1 Ocak tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz alış kurları esas alınarak, dövizle askerlik için tespit edilen miktarın yarısının karşılığı Türk Lirası bedel ödemek veya istekte bulunan kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmak suretiyle askerlik hizmetlerini yerine getirmiş sayılırlar.

    Saklı, yoklama kaçağı veya bakaya durumunda bulunanlar ihtiyaç fazlası kapsamına alınmazlar.

    KANUN:2000/(EK-2)

    3. (Değişik:16/4/1987 - 3358/6 md.) Genelkurmay Başkanlığınca Silahlı Kuvvet-lerin ihtiyacı olarak belirlenen yükümlüler askerlik hizmetini bu Kanun hükümlerine göre erbaş veya er olarak yerine getirirler.

    Bedel ödemek isteğinde bulunanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirileceklerin miktarı, Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyaç fazlası miktarından az ise; geri kalan ihtiyaç fazlası yükümlüler kalan askerlik hizmetini, bu Kanun hükümlerine göre erbaş veya er olarak yerine getirirler.

    4. (Değişik :16/4/1987 - 3358/6 md İhtiyaç fazlası yükümlülerle ilgili işlemler aşağıda belirtilmiştir.

    A) Bedel ödemeye istekli olanlar ile ilgili işlemler :

    a) Temel askerlik eğitimini müteakip, her celp döneminde, bedel ödeyecek yükümlü miktarı, Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyaç fazlası ve kamu kurum ve kuruluşları tarafından istenen yükümlü miktarı dikkate alınarak Genelkurmay Başkanlığınca tespit edilir.

    b) Askerlik yükümlülüklerini bedel ödeyerek yerine getirecekler istekle tespit edilir.

    c) İstekli miktarı Genelkurmay Başkanlığınca tespit edilen miktardan fazla olduğu takdirde; bedel ödeyecekler, bedel ödemeye istekli olanların tamamının iştirak ettirileceği kura ile tespit edilir.

    d) İstekli miktarı, Genelkurmay Başkanlığınca tespit edilen miktara eşit veya az ise; kuraya başvurulmaz ve bunların tamamı bedel ödeyerek askerlik yükümlülüklerini yerine getirmiş sayılırlar.

    e) Bedel ödemekten vazgeçen veya ödeme yükümlülüklerini vaktinde yerine getirmeyen yükümlüler, kalan askerlik sürelerini Türk Silahlı Kuvvetlerinde erbaş veya er olarak tamamlarlar.

    f) Bedel ödeme esasları ve yükümlüler için uygulanacak işlemler ile bedel verecek yükümlülerin tespiti işlemi Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir.

    B) Kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilecek yükümlülerle ilgili işlemler: a) Yükümlü istihdam etmek isteyen kamu kurum ve kuruluşları, ihtiyaç miktarını her celp döneminden iki ay önce bağlı veya ilgili bulundukları Bakanlık kanalı ile Milli Savunma Bakanlığına bildirirler.

    b) Kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilecek yükümlüler, bedel ödemek isteyenler dışında kalan yükümlüler arasından, Genelkurmay Başkanlığınca belirlenecek miktar ve esaslara göre, kura çekmek suretiyle tespit edilir ve ayrılır. Genelkurmay Başkanlığınca Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyacı olarak önceden belirlenen tahsil ve meslek gruplarında bulunan yükümlüler bu kuraya iştirak ettirilmezler.

    c) Kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilen yükümlülerin istihdam şekilleri ile tabi olacakları esas ve usuller Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilir.

    d) İhtiyaç fazlası olarak kamu kurum ve kuruluşları emrine verilen yükümlüler hakkında firar, hava değişimi ve izin tecavüzü, kısa süreli firar ve izin tecavüzü suçlarından dolayı Askerî Ceza, Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanun ve Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uygulanır. Bu konularda yükümlünün görev yerine en yakın askeri mahkeme veya disiplin mahkemesi yetkilidir.

    e) Bu yükümlülerin kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştıkları süre içerisinde askerliğe elverişli olmadıkları yolundaki müracaatları askeri hastaneler sağlık kurullarınca incelenerek, askerliğe elverişli olmadığı tespit edilenler hakkında Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümleri uygulanır.

    f) Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilecek yükümlülerin muayene ve tedavileri ile her türlü sağlık işlemleri görevlendirildikleri kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılır.

    g) Yükümlülerin Silahlı Kuvvetlerdeki erbaş ve erler gibi iaşe edilmeleri, giy-dirilmeleri, barındırılmaları ve diğer istihkakları Bakanlar Kurulunca belirlenecek esaslara göre bağlı bulundukları kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanır.

    h) Yükümlüler diğer hususlarda verildikleri kamu kurum ve kuruluşlarının statü-süne tabidir.

    5. (Değişik :16/4/1987 - 3358/6 md.) Yükümlülerin çalıştırılacakları kamu kurum ve kuruluşlarının Milli Savunma Bakanlığı ile ilişkileri, terhis işlemleri, kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili diğer hususlar Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilir.

    6. Yükümlülüklerini kamu kurum ve kuruluşlarında çalışarak veya para ödeyerek yerine getirenler terhis edilerek yedeğe alınırlar. Bunların tamamı veya bir kısmı, eğitim, tatbikat, asayiş, olağanüstü hal, sıkıyönetim veya savaş hallerinde Bakanlar Kurulu Kararıyla göreve çağırılabilirler.

    7. (Değişik : 16/4/1987 - 3358/6 md.) Seferberlik ve savaş hallerinde, bu maddenin askerlik yükümlülüğünün bedel ödeyerek veya kamu kurum ve kuruluşlarında çalışılarak yerine getirilmesi ile ilgili hükümleri uygulanmaz.

    8. Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre bedeni kabiliyeti askerliğe elverişli olmayanlar askerlik hizmetinden muaf tutulurlar.

    9. Bir baba veya dul ananın oğullarından birisi, barışta veya savaşta askerlik hizmetini yerine getirmekte iken ölmüş veya görev sırasında ve kendilerine 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre maluliyet aylığı bağlanmasını gerektirecek biçimde malul olmuş veyahut savaşta akibeti meçhul kalmış veya hakkında gaiplik kararı alınmışsa; ondan sonra gelen ilk oğlu, istekli olmadıkça silah altına alınmaz.

    10. Türkiye'ye girdikleri tarihte yirmi iki yaşını doldurmuş veya geldikleri memlekette askerlik yapmış oldukları anlaşılan, Türkiye Cumhuriyeti uyruğuna girmiş göçmenler asker edilmezler.

    11. Barışta, sıkıyönetim, olağanüstü hal veya seferberlik hallerinde veya savaşta, askerliğini henüz yapmadan, Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzum üzerine Bakanlar Kurulunun gerekli gördüğü sahalarda özel olarak görevlendirilen gönüllüler, Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen şartlara uydukları takdirde askerlik hizmetinden muaf tutulur.

    12. Mülteciler ve Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda olmayanlar asker edilmezler(1)

    13. (Ek :16/4/1987 - 3358/6 md.; Değişik : 21/5/1992 - 3802/2 md.) Harp Okulları i1e Gülhane Askeri Tıp Akademisin (GATA) ve astsubay meslek yüksek okulları veya Türk Silahlı Kuvvetleri adına okudukları üniversite veya yüksekokullardan ilişiği kesilenlerin, bu okullarda ay olarak okudukları sürenin üçte biri muvazzaflık hizmetinden sayılır. Bu yükümlüler mutlaka temel askerlik eğitimine tabi tutulur.Ancak Harp Okullarında geçen sürenin muvazzaf askerlik hizmet süresini karşılaması halinde bunlar temel askerlik eğitimine tabi tutulmadan yedeğe geçirilirler.

    Madde 11 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Gönüllü asker, ancak deniz ve jandarma sınıflarile gedikli küçük zabitlik için alınır. Gönüllü için asgari kabul haddi on sekiz yaşını ikmaldir.

    Madde 12 - Son yoklamada bulunmıyan ve bulunamadıklarına dair bu kanunda yazılı bir mazeret gösterememiş olanlara (Yoklama kaçağı), son yoklamada bulunarak numara ile veya numarasız asker edildikleri halde istenildikleri sırada gelmiyenlere veya gelipte askerlik yapacakları kıtalara gitmeksizin toplandıkları yerlerden veya yollardan savuşanlara (bakaya), askere girdikten sonra izin almaksızın savuşanlara (firar), askerde iken işleri için veya hastalanarak izin veya tebdilihava aldıkları halde izin veya tebdilhava gününü geçirenlere de (izinsiz), yirmi yaşlarına girmiş oldukları halde isimlerini nüfus ve ahziasker kütüğüne geçirmemiş bulunanlara da (saklı) denir. Alelûmum altı ay ve daha fazla talim görmüş erbaş ve ere (usta asker), altı aydan daha az talim görmüş veya hiç talim görmemiş erbaş ve ere (acemi asker) denir.

    Askerlik daireleri

    Madde 13 - Asker almak işlerinde Türkiye Cumhuriyeti kolordu mıntakalarına ve kolordu mıntakaları askerlik dairelerine, askerlik daireleri askerlik şubelerine ayrılmıştır. Şubeler dairelere, daireler fırka veya kolordulara ve kolordular Müdafaai Milliye Vekâletine bağlıdır.

    Yoklama

    Madde 14 - (Değişik : 4/4/1929 -1413/1 md.)

    Askerlik çağına girenlerin asker kütüğüne yazılanları ve sağlık ve sağlamlıklariyle okuyup yazmaları ve tahsil dereceleri sanatları ve nerelerde bulundukları hakkında yapılacak tetkikata (Yoklama) denir. Askerlik çağına girenlerden yoklama devresinde bulunanlar, biri yirmi yaşlarına girdikleri senenin ikinci kanununun birinci gününden başlayarak Haziran sonunda bitmek üzere (İlk yoklama), diğeri her askerlik dairesi dâhilinde Temmuzun birinci gününden Teşrinievvelin sonuna kadar devam eden müddet içinde bitmek üzere (Son yoklama) adlı iki yoklamaya tabi tutulurlar. Bu yoklamalar yapılırken yedeklerin de yoklamaları yapılır.

    Madde 15 -16 - (Mülga : 27/7/1970 -1315/3 md.)

    Askerlik çağına girenlerin yoklamalarının nasıl yapılacağı

    ilk yoklama

    Madde 17 - (Değişik : 27/7/1970 -1315/1 md.)

    Her yıl askerlik çağına giren yükümlülerin nüfus kayıtlarına göre tespit edilen künyeleri askerlik şubelerince, yükümlülerin nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubeleri ile köy muhtarlıklarında 1 Nisandan 30 Nisana kadar askıya asılmak suretiyle ilân edilir. Bu ilân yükümlülere tebliğ mahiyetindedir.

    O yıl askerlik çağına girdiği halde her ne sebeple olursa olsun köy ve mahalle muhtarlıklarında asılan listelerde ismi olmayan veya sehven yazılan vatandaşlar 15 Mayısa kadar nüfus idarelerine müracaat ederek gerekli düzeltmeyi yaptırmaya mecburdurlar. Süresi içinde müracaat etmiyenler, ilk yoklama kaçağı addedilerek 83 üncü maddeye tabi tutulurlar.

    Askerlik çağına girenlerin ilk yoklamaları ile yedeklerin yoklamalarının nasıl yapılacağı ve bu yoklamalarla ilgili diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir.

    Madde 18 -19 - (Mülga : 27/7/1970 -1315/3 md.)

    Son yoklama

    Madde 20 - Her sene Temmuzun birinci gününden başlamak üzere askerlik meclislerince o sene ilk yoklama cetveline yazılmış olanlarla geçen sene askerlik meclislerince yapılan son yoklama üzerine ertesi seneye bırakılmış bulunanların son yoklamalarına başlanır.

    Madde 21 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Askerlik meclisleri aşağıda gösterilen kimselerden mürekkebdir :

    1- Mahallin en büyük mülkiye memuru (veya yerine göndereceği zat);

    2- Askerlik şubesi reisi veya vekili;

    3- Nüfus müdürü veya memuru;

    4- Mahalli idare heyetinden ve belediyesinden birer zat;

    5 - İki hekim (birisi sivil olabilir).

    Bunlardan en büyük mülkiye memuru (veya yerine göndereceği zat vali muavini ise) meclise reis ve şube reisi veya vekili muavin olur.

    Şubedeki diğer subaylar ile köy ihtiyar meclisi ve mahalle mümessilleri, sorulacak işlere dair malûmat vermek ve rey sahibi olmamak üzere mecliste bulunurlar.

    Askerlik meclisi kararile asker edilenlerden yedek subay yetişecek derecede tahsili olanlar yoklamayı müteakıb ve yüksek mekteblerde askeri ders görecekler ilk ders senesi başında doğrudan doğruya Milli Müdafaa Vekâletince ve diğerleri aşağıda yazılı encümence muhtelif sınıflara ayrılırlar.

    1- Şube reisi veya vekili (reis),

    2- Meclis hekimleri (aza),

    3- Jandarma subayı (aza) (Yalnız jandarmaya ayrılacak erbaş ve er hakkında rey sahibidir),

    4- Deniz subayı (aza) denize Erbaş ve er verecek sahil şubelerinde bulunur. Yalnız deniz erbaş ve eri hakkında rey sahibidir.

    İdare heyeti kararile numarasız asker edilenlerin sınıflarının tayini, mıntakasında bulundukları kolorduya aiddir.

    Madde 22 - Bu ayrılma keyfiyeti kabiliyeti bedeniye cetveline ve talimatına ve Müdafaai Milliye Vekâletinin tertibatına müsteniden kolordularca bildirilecek ihtiyaca göre tesbit edilir. Askerlik meclis ve encümenlerince verilecek kararlar reylerin çokluğuna göre kabul edilir. Reyleri musavi ise reisin bulunduğu tarafın reyi kabul olunur. Reyleri kabul olunmıyanlar reylerini yoklama cetveline yazabilirler. Bunlar ve işbu kanun haricinde yapıldığı anlaşılan muameleler hakkında herhangi bir kimse tarafından verilecek arzuhaller icabında askerlik daireleriyle Kolordu ve Müdafaai Milliyece sorularak düzeltilir. Buna da kanaat etmiyenler Şürayı Devlete müracaat edebilirler.

    Madde 23 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Kolordu kumandanları, askerlik meclislerinde bulunması lazımgelen askeri hekimleri vaktinde tayin ederler ve eksik kalacak olanları Milli Müdafaa Vekâletine bildirirler. Millî Müdafaa Vekâleti, Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekâletile muhabere ederek hekim noksanlarını sivil hekimlerden tamamlar ve sahil şubelerinde bulunacak deniz subaylarını da tayin eyler.

    Madde 24-Askerlik şubeleri mahallî en yüksek rütbeli mülkiye memuriyle haberleşerek askerlik meclisinin işbu kanun ile kararlaştırılmış olan günde toplanması ve o sene askerlik çağına girmiş olanlarla geçen seneden bu seneye bırakılanların kararlaştırılan günde gelmeleri için lâzım gelen davet pusulalarını hazırlar ve mahallin en büyük mülkiye memuru vasıtasiyle köy ve mahalle ihtiyar meclis veya heyetlerine gönderir ve alındığına dair imza kâğıdı ister.

    Madde 25 - Davet pusulası alan ihtiyar meclis veya heyetleri, pusulalarda yazılı olanlar köy ve mahallelerinde iseler kendilerini değil iseler ana, baba, kardeş veya hısımlarını davetten haberdar eder. Köy ve mahallelerinde olmıyanların nerede, ne gibi işlerde bulunduklarını ve köy ve mahallelerinde bulundukları halde kaza merkezine gidemiyecek derecede hasta veya çürük olanların hastalıklarını veya çürüklüklerini ve hapiste olanlar varsa niçin ve nerede mahpus olduklarını ve ne kadar gün hapis kalacaklarını, orta veya yüksek mekteplerde okuyanlar varsa hangi mektepte, ne vakittenberi okumakta olduklarını meclise haber vermek üzere öğrenmeğe ve pusulalarda gösterilen günde çağrılanları davet pusulaları ile birlikte alarak mecliste bulunmağa borçludurlar.

    Madde 26 - (Değişik : 21/5/1992 - 3802/3 md.)

    Çağrılan kişilerden köy ve mahallelerinde veya ilçelerinin diğer bir köy ve mahallesinde bulunanlar ilçeleri merkezinde, ilçeleri sınırları içinde bulunmayanlar, bulundukları yerin ilçe merkezinde toplanacak askerlik meclisinde, yabancı ülkelerde bulunanlar bulundukları yerin elçilik ve konsolosluklarında, nüfus cüzdanı ve bir okulda okumuşlarsa öğrenim durumlarını gösterir okul idarelerinden verilen öğrenim durum belgesi ile bizzat bulunmaya mecburdurlar. Bizzat bulunamayacak derecede hastalık veya arızası olanlarla hapiste, tutuklu veya orta veya yüksek öğrenimde olup henüz okullarını bitirmemiş olanlar, hastalıkları veya arızaları hakkında usulüne uygun rapor veya okumakta oldukları okullardan verilmiş veya elçilik ve konsolosluklardan onaylı öğrenim durumlarını gösterir belge göndermeye ve hapisliklerinin veya tutukluluklarının nedenini bildirmeye, askerlik şubeleri ve elçilik veya konsolosluklar da bu husustan haber verilmiş olsun olmasın ihtiyar meclis ve heyetlerinden ve sair kişilerden ve ilgili kurumlardan yapılacak işlemleri sormaya ve askerliklerini bu sorgu neticesine ve muayenelerine göre kararlaştırmaya mecbur-durlar.

    İlçeleri dışındaki askerlik şubelerine ve elçilik veya konsolosluklara gidenlerin yapılan yoklamaları, bekletilmeksizin yerli askerlik şubelerine, varsa rapor ve öğrenim belgeleri ve hapislik veya tutukluluk nedenleri ile birlikte bildirilir ve bu gibilerin askerlikleri bu bilgilere göre kararlaştırılır.

    Askerliğe elverişli olmadıklarını öne sürerek bulundukları yabancı ülkelerdeki elçilik veya konsolosluklara başvuranların sağlık muayeneleri, elçilik veya konsolosluklar tarafından uygun görülen resmi hastanelerde yaptırılır ve bu muayene sonucu alacakları raporlar elçilik veya konsolosluklar tarafından onaylanarak Milli Savunma Bakanlığına gönderilir. Bunların askerlik işlemleri, Milli Savunma Bakanlığı tarafından raporları üzerinde yapılacak inceleme sonucu kararlaştırılır. Bu kararlara itiraz halinde, yurt içindeki askeri hastanelerde yaptırılacak muayene sonucu verilecek raporlara göre işlem yapılır. Askerliğe elverişli olmadıklarına karar verilenlerden askerliğe elverişli oldukları şikayet veya ihbar edilenlerin durumları, Milli Savunma ve Dışişleri Bakanlıkları tarafından müştereken mahallinden araştırılır, araştırma sonucu askerliğe elverişli olduklarına kanaat getirilenler, yurt içinde tam teşekküllü askeri hastanelere sevk edilerek, sağlık kurulları tarafından verilecek raporlara göre kesin işleme tabi tutulurlar.

    Madde 27 - Kararlaştırılan günde hangi köy ve mahallede bulunanların yokla- ması yapılacaksa ona ait yoklama cetvelindeki isimler aşikâr olarak okunur. İsimleri okunanların gelip gelmedikleri ve gelenlerin isim sahipleri olup olmadıkları ihtiyar meclisi ve heyetlerinden ve arkadaşlarından sorulur. Gelenlerin hüviyet cüzdanları istenilerek cetveldeki ismiyle karşılaştırılır. Birbirini tutmıyacak olursa sebebi sorulur ve anlaşılarak kanun dairesinde düzeltilir ve meclis hekimleri tarafından bütün vücutları muayene ettirilir. Askere elverişli olup olmadıklarına ve kısa hizmet şeraitini haiz bulunup bulunmadıklarına göre askerliklerine karar verilir ve verilen kararlar yoklaması yapılanlara tebliğ ve şube ve nüfustaki yoklama cetvellerinin ve hüviyet cüzdanlarının hanei mahsuslarına işaret edilir.

    Hekimler hastalığın ne olduğunu ve askerliğe yarayıp yaramıyacağını ve bunun kabiliyeti bedeniye talimatnamesi cetvelinin hangi maddesine göre yapıldığını cetvellere yazar ve altını imza eylerler.

    Madde 28 - (Değişik : 27/7/1970 -1315/1 md.)

    Son yoklamaları yapılan kimseler Türk Silâhlı Kuvvetleri Beden Kabiliyeti Yönetmeliğine göre ikiye ayrılırlar.

    l. Askerliğe elverişli olanlar,

    2. Askerliğe elverişli olmıyanlar.

    Askerliğe elverişli olmıyanlar asker edilmezler.

    Askerliğe elverişli olup olmadıklarının tespiti için yoklama kurullarınca, bir hastane sağlık kurulu muayenesine gönderilmelerinde zaruret görülenlerin, yönetmelikte tespit edilecek esaslara göre yol ve iaşe masrafları Devletçe ödenir.

    Madde 29 - Sağlam veya sakat askerlik yapabilecekleri anlaşılanlara ayrı ayrı numara çektirilir. Askere çağırılmak işbu numara sıralarına göre yapılır.

    Numara çektirilmeksizin asker edilecekler sıraya tabi tutulmaz ve birinci numarayı alanlardan daha evvel çağrılır.

    Madde 30 - 27 nci madde mucibince isimleri okunanlardan kazalarının dışa- rısında olup son yoklama ve numara çekilmesi bitinciye kadar sağlamlıkları ve tahsil dereceleri hakkında haber gelmemiş ve bulundukları yerlerin köy ve mahalle ihtiyar ve meclis heyetlerince bilinmemesi sebebiyle ahvali mahallerinden sorulamamış veyahut kazaları dâhilinde veya memaliki ecnebiyede bulunup da son yoklama sırasında askerlik meclislerine ve sefaret ve şehbenderhanelere gelmemiş ve 26 ncı madde veçhile gelememeleri sebebini bildirmemiş erbaş ve er, yoklama kaçağı tanınarak isimleri defteri mahsusuna yazılmakla beraber elde edilmeleri için başkaca mahallin en büyük mülkiye âmirine verilir ve elde edilecekler hakkında ceza faslında yazılı maddeler veçhile muamele yapılır. Bu defterler üzerine yapılan takibat derecesi her sene askerlik meclislerince tetkik ve icabı icra kılınır.


    Madde 31 - (Değişik : 27/7/1970 -1315/1 md.)

    Şubeleri dışındaki il ve ilçelerle, dış ülkelerde son yoklamasını yaptıranların her ne sebeple olursa olsun tayin edilen günde son yoklamaya gelmiyenlerin kur'a numaraları nüfusa kayıtlı bulundukları yer askerlik meclislerince çekilir. Askerliğe elverişli olanların kur'a çekimine esas olacak sıra numaraları asker alma teşkilâtınca yönetmelik esaslarına göre verilir.

    Madde 32 - Her kazada numara çekildikten sonra örneği veçhile bir istatistik cetveli yapılır ve alt tarafı askerlik meclisi reisi ve âzaları tarafından tasdik edilerek yoklama cetveline yapıştırılır. İstatistiğin yapılmasiyle son yoklama bitmiş sayılır. Bu cetvelin sureti şube tarafından askerlik dairelerine ve askerlik dairelerince dahi şubelerden gelen cetveller birleştirilerek fırka veya kolordulara ve kolordulardan Müdafaai Milliye Vekâletine gönderilir. Bu cetveller erbaş ve er tertibine esastır

    Madde 33 - (Mülga : 27/7/1970 -1315/3 md.)

    Kısa hizmet

    Madde 34 - (Mülga : 27/7/1970 -1315/3 md.)

    Ertesi seneye bırakma

    Madde 35 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Son yoklama sırasında aşağıda gösterilen sebeblerle askerlik yapmıyacakları anlaşılanların muamele ve muayeneleri ertesi seneye bırakılır :

    A) Vücudları askere yarıyacak derecede büyümemiş olanlar.

    B) Zamanın geçmesiyle veya tedavi ile geçecek illet ve hastalıkları olduğu sıhhî muayene neticesinde anlaşılanlar ve mevkuf veya mahpus olanlar (bunlardan işbu kanunda yazılı çağırılma zamanına kadar iyileşecekleri veya mahpusiyetleri biteceği anlaşılanlar ertesi seneye bırakılmayıp bedenî kabiliyetlerine göre asker edilirler).

    C) (Değişik : 11/9/1940 - 3920/1 md.) Askerî mekteplerle nizamname ve talimatnamelerine göre devam mecburiyeti olan resmî ve yüksek mekteplerle liseler ve orta mekteplerde ve tâli meslek mekteplerinde veya bu derecelerde olduğu Maarif Vekâleti tarafından veya müdürlüklerinden tasdik edilen hususi ecnebi mekteplerde ve aynı vasıfta bulundukları Maarif Vekâletince tasdikli memleket harici mekteplerde okumakta oldukları anlaşılanlar (Bunların ertesi seneye terki en çok 29 yaşını bitirinciye kadar uzar. Bu yaşa kadar tahsillerini bitirmemiş olanlar, iki sene üst üste sınıf geçemeyenler, yüksek bir mektebi bitirdikten sonra diğer yüksek bir mektebe veya ihtisas şubelerine ayrılmış müesseselerin ve Üniversitenin bir şubesini bitirdikten sonra diğer şubesine girenler; ertesi seneye bırakılmayıp asker edilirler. İşbu talebenin derslerine muntazaman devam etmeleri şartiyle tahsil saatleri haricinde memuriyet, vazife, sanat, ticaret ve ziraatle iştigalleri tecillerine mâni teşkil etmez.)

    Son yoklama sırasında orta veya yüksek bir mektebi bitirerek memleket içinde ve dışında daha yüksek mekteplere kabul zamanı olmadığından dolayı girmemiş olanlar o sene içinde girerek lâzımgelen vesikaları gösterdikleri takdirde ertesi seneye bırakılırlar.

    29 yaşına kadar ertesi seneye terkedilecek talebeler bir seferberlik halinde lüzum ve ihtiyaca göre, doğum sırasiyle asker edilir.

    (Ek fıkra: 12/7/1941-4092/1; 9/5/1967-865/1md; Mülga: 27/7/1970-1315/3 md.)

    D) İki oğlu olup ta biri askerde bulunan bir baba veya dul ananın askerlik çağına giren diğer oğlu, kardeşi muvazzaf hizmetini bitirinceye kadar.

    Bir baba veya bir ananın ikiden ziyade oğlu olup ta ikisi askerde iken askerlik çağına giren diğer oğulları kardeşlerinden birisi muvazzaf hizmetini bitirinceye kadar sevk olunmazlar. (15 yaşından küçük olanlar ve geçime yardım edemeyecek derecedeki malûller hesaba katılmaz).

    Bu fıkraya tâbi olanların muamelesi, celb ve sevk zamanında sevkin geciktirilmesi ve birlikte askere alınacaklar için baba veya dul ana hangisinin bırakılmasını isterse onun bırakılması suretiyle yapılır.

    İşbu fıkranın hükümleri harb olmağı zamana mahsustur.

    E) (Ek : 17/2/1947 - 5010/1 md.; Değişik : 27/6/1984 - 3031/2 md.) Aşağıda belirtilen yükümlülerin askere celp ve sevkleri, Millî Savunma Bakanlığınca 33 yaşını doldurdukları yılın sonuna kadar tehir edilebilir.

    1. 13 Aralık 1960 tarihli ve 160 sayılı Kanun kapsamına giren kurumlarda görevli olup hizmetinin özelliği sebebiyle sevkinin tehirine ihtiyaç duyulan kamu personeli,

    2. Devlet veya kendi hesaplarına yurt içinde veya yurt dışında staj, yüksek lisans, ihtisas veya doktora yapanlar,

    3. (Ek:23/7/1999-4418/1 md.) Sporcuların aktif spor hayatının aşağıda belirtilen şartlarda devam ettiğinin belgelendirilmesi kaydıyla;

    a) Olimpiyat Oyunları, Dünya ve Avrupa Şampiyonalarında ilk üç dereceye giren sporcular ile bu dereceleri alan takımların kadrolarında yer alan sporcular,

    b) A Büyükler Millî Takım kadrolarında yer alan sporcular,

    c) (Değişik:13/6/2001-4679/1md.) Türkiye Profesyonel 1 inci ve ikinci futbol liginde yer alan takımların kadrolarında bulunan profesyonel futbolcular.

    d) (Değişik:13/6/2001-4679/1md.) Üç veya daha fazla ligi bulunan spor dallarında en üst iki ligde yer alan takımlar ile en az iki ligi bulunan spor dallarında en üst ligde yer alan takımların uluslararası kuralların öngördüğü sayıdaki sporcular,

    (Değişik:23/7/1999-4418/1md.)Millî Savunma Bakanlığınca belirlenecek esaslar çerçevesinde, yukarıda belirtilen kamu personeli hakkında bağlı oldukları bakanlığın; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi herhangi bir bakanlığa bağlı veya ilgili bakanlığı bulunmayan kurum personeli ile staj, yüksek lisans, ihtisas veya doktora yapanların ilgili kurum amirinin; üçüncü bentte yer alan sporcular için ilgili bakanlığın teklifi üzerine, sevk tehiri işlemi yapılabilir.

    (Değişik:21/7/1999-4414/3 md.) Bu Kanunun 86 ncı maddesine tâbi olup haklarında soruşturma açılanlardan ceza alanlar ile 89 uncu maddeye tâbi olanların sevkleri tehir edilmez. Ancak 89 uncu maddeye tâbi olan yükümlülerden, sevk tehir işlemine neden olan staj, yüksek lisans, ihtisas ve doktora öğrenimine başlangıç tarihleri, bakaya kaldıkları tarihten önce olanların sevk tehiri işlemi yapılabilir.

    Askere celp ve sevki tehir edilenler, tehir müdettinden önce sevk tehirine sebep olan çalışmalarını bıraktıklarında, tehir teklifini yapan makamlar tarafından, durum, iki ay içinde Millî Savunma Bakanlığına bildirilir. Bu yükümlülerin sevk tehir işlemleri Milli Savunma Bakanlığınca iptal edilir.

    F) (Ek : 17/5/1961- 303/1 md.) Yüksek öğrenim mezunlarından mesleklerine ait staj ve ihtisaslarını ikmal ettikten sonra, yurt içinde veya yurt dışında, çalıştıkları bilim dallarına dünya ölçüsünde bir yenilik veya ilerleme getiren orijinal araştırmalarda bulundukları, çalıştıkları ilim müesseselerince tevsik ve talep edilenlerin askere celp ve sevkleri, Millî Savunma Bakanlığınca 36 yaşını dolduruncaya kadar geri bırakılabilir.

    KANUN:1999/(EK-2)

    G) (Ek : 27/4/1976 - l983/1 md.; Değişik : 2.7.2005-5380/1 md.)

    Oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren veya bir meslek ya da sanat mensubu sıfatı ile yabancı ülkelerde bulunan yükümlüler, durumlarını ispata yarayan belgeler ile bağlı bulundukları Türk konsolosluklarına başvurmaları halinde, bunların son yoklama, celp ve sevk gibi her türlü askerlik işlemleri, Millî Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek usûl ve esaslara uygun olarak otuz sekiz yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar ertelenebilir.

    Madde 36 - (Değişik : 16/4/1987 - 3358/7 md.)

    Ertesi seneye bırakılanlar, erteleme süreleri dolmadan kendi istekleri ile veya ertesi seneye bırakılma sebeplerinin ortadan kalkması halinde o yıl askere sevk edilebilirler.

    Ancak son yoklama sırasında lise veya dengi okulu bitirerek yurt içinde veya yurt dışında daha yüksek bir okula aynı yıl içerisinde giremediklerinden askerliklerine karar alınanların istekleri halinde askere celp ve sevkleri iki yıl geri bırakılır.

    Üç yıl veya daha aşağı öğrenim veren yüksek okullardan mezun olanlarla, öğrenim gördükleri fakülte ve yüksek okulları bitiremeyerek ayrılanlardan, ayrıldıkları yıl askerliklerine karar alınanlardan öğrenime devam etmek isteyenlerin askere celp ve sevkleri bir yıl geri bırakılır.

    İki ve üçüncü fıkralarda durumları açıklananlar müteakip yılın Aralık ayının son gününe kadar bir yüksek öğrenim kurumuna girdiklerine dair belge getirmeleri halinde haklarında alınan karar, askerlik meclisi toplu değilse idare kurullarınca ertesi seneye terk şeklinde değiştirilir.

    Ertesi seneye terk edilenlerden mezun olanlar ile çeşitli nedenlerle okulları ile ilişiği kesilenlerin bu durumları fakülte ve yüksek okullar tarafından iki ay içinde kayıtlı bulundukları askerlik şubelerine bildirilir.

    Madde 37 - Otuz beşinci maddenin « A» ve « B» fıkralarında yazılı zayıf ve malüllerden ertesi seneye terklerini icap ettiren zafiyet ve mâlüliyetleri beş sene müddetle uzayanlar birinci sene toplanacak askerlik meclisleri tarafından çürüğe çıkarılır. Ertesi seneye terkolunanların askerlik meclislerince bu suretle sıhhi muayene ettirilmeleri harb olmadığı zamanlara munhasır olup harb zamanlarında askerlik meclislerinin toplanması veya dört sene geçmiş bulunması gibi haller aranmaksızın bunların tekrar muayene ettirilmesi ve sağlam ve sakat olanlarının askere gönderilmesi hususuna Müdafaai Milliye Vekaleti emir verebilir.

    Madde 38 - Yoklama kaçaklarından olup arkadaşlarının sevkinden evvel gelmeleri veya ele geçmeleri hesabiyle askerlik meclislerince veya idare heyetlerince numarasız asker edileceklerin muayenesi, varsa mahallerince iki askeri hekim, yoksa askerî hekim bulunan en yakın yerde yaptırılır. Bunların ve son yoklamada sağlam veya sakat asker edilmiş oldukları halde çürüklük iddiasında bulunarak ikinci bir muayene istemeleri hasebiyle daha yüksek muayene heyetlerine gönderilm

    elerine lüzum görülenlerin gitme gelme paraları kendileri tarafından verilir.

    Madde 39 - (Değişik : 15/12/1941- 4152/1 md.)

    Hazarda muvazzaf ve yedek erbaş ve erden askere çağırıldıkları sırada mevkuf ve mahpus bulunanlar tahliyelerine kadar sevk edilmezler. Askere girmezden evvel yaptıkları suçlarından dolayı umumi mahkemelerce bir sene ve daha az hürriyeti bağlayıcı bir ceza veya para cezasından çevrilme hapis veya hafif hapse mahkum olup da hükümleri askerde iken bildirilenlerin cezaları terhisleri zamanına bırakılır.

    Bu kabil mahkûmlar terhis edildikleri zaman serbest bırakılmayıp cezalarının çektirilmesi için ikametgahları Cumhuriyet Müddeiumumiliklerine teslim olunmak üzere kıtalarınca mensup oldukları askerlik şubelerine sevkolunurlar.

    Bir seneden fazla hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûmiyeti bildirilecek olanlar cezaları çektirilmek ve tahliye edildikten sonra geri kalan askerlikleri tamamlat-tırılmak üzere ikametgâhları Cumhuriyet Müddeiumumiliklerine teslim olunurlar.

    İnfazları geri bırakılan mahkûmiyetler için müruruzaman cereyan etmez.

    Madde 40 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Hastalık veya muvakkat çürüklüğe dair hekimler tarafından verilen rapor üzerine ertesi seneye bırakma işi son yoklama zamanında askerlik meclislerince, başka zamanlarda idare heyetlerince yapılır.

    Sevkin geciktirilmesi işi, numaralı veya numarasız askerliklerine karar verilenlerin kıt'aya girinciye kadar geçecek müddet içinde sıhhî hallerinin göstereceği lüzum üzerine askerlik şubelerince yapılır.

    Askere büsbütün yaramıyacakları anlaşılarak

    askerlikten çıkarılacak olanlar

    Madde 41 - (Değişik : 27/7/1970 -1315/1 md.)

    Askere elverişli olmıyanlardan idarece lüzumlu görülenler, askerî hastaneye sevk edilirler. Askerî hastane sağlık kurullarınca yeniden yapılan muayeneleri sonunda askerliğe elverişli oldukları anlaşılanlar asker edilirler.

    Muvazzaflık hizmeti için erbaş ve erin

    çağrılması ve sevki

    Madde 42 - Son yoklamada sağlam veya sakat olarak ayrılan erbaş ve er muvazzaflık hizmetini yapmak üzere ordunun ihtiyacına ve çektikleri numara sırasına göre çağrılırlar. Numarasız asker edilenler, ilk numarayı çeken erbaş ve erle sevkolunurlar. Hazarda kıtaata ve seferde seyyar orduya mutlak olarak sağlam erbaş ve er verilir. Sakat erbaş ve er devair ve müessesata ve geri hizmetlere tahsis olunur ve noksan kalan kısmı sağlam erbaş ve er ile ikmal olunur.

    Madde 43 - Çabuk yapılacak toplanmaların gayrı zamanlarda toplanma emirleri Müdafaai Milliye, kolordu, askerlik daire ve şubeleri tarafından verilecek haber üzerine Dâhiliye Vekâleti, valiler ve kaza kaymakamlarınca, sefaret ve şehbenderhanelerce gazete veya diğer vasıtalarla on beş gün evvel ilân olunur.

    Madde 44 - Askerlik şubeleri ilân etmek için toplanma emirlerini mahallî Hükümete haber vermekle beraber toplanması lâzımgelen numaralı numarasız sağlam veya sakat (tam ve kısa hizmet yapacak) erbaş ve erin köy ve mahallelerine, çektikleri numaralara göre isimlerini iki nüsha cetvele yazarlar ve bu cetvellerde çağrılanların hangi gün şube merkezinde bulunmaları lâzımgeleceğini cetvellerin altına yazı ile işaret eder ve resmî mühürle mühürler ve mahallin en büyük mülkiye memuruna gönderirler.

    Madde 45 - Mülkiye Memuru, polis ve jandarma vasıtasiyle çağrılanların hangi gün şube merkezinde bulunacaklarını kendilerine, eğer köy ve mahallelerinde değilseler ana, baba, kardeş ve sair akrabalarından kim varsa onlara bildirmek üzere bu cetvellerin birini köy ve mahalle ihtiyar meclisi heyetlerine gönderir. Diğerini bu cetvelin alındığına dair ihtiyar meclisi ve heyetlerine imza ettirerek veya mühürlettirerek askerlik şubesine geri verir. Askere çağrılanlar nerede bulunursa bulunsun işbu madde ile 43 üncü madde veçhile bulundukları mahaldeki ilânlarla çağrılmış sayılırlar.

    Madde 46 - Köy ve mahalle ihtiyar meclisi ve heyetleri, kendilerine verilen cetvellerde isimleri yazılı askerleri çağırarak istenilen güne kadar hazırlanmalarını söylerler. Köy ve mahallelerinde olmayıp da başka yerlerde bulunanların nerede bulunduklarını ve ne iş yaptıklarını ana, baba, kardeş ve sair akrabalarından veya bildiklerinden sorup soruşturarak bulundukları yerleri bilinmiyenlerin ne vakitten beri köy ve mahalleden çıkmış olduklarını keza anlıyarak defterdeki isimleri karşısına yazar ve cetvelin altını tasdik ederler. Bu cetveli ve istenilenleri çağrılan günde beraber alarak en büyük polis âmirine veya jandarma kumandanına teslim ederler. Bunlar da işbu cetvelleri ve beraber gelenleri askerlik şubelerine gönderirler.

    Madde 47 - Toplanma gününde mahallin polis âmiri ve jandarma kumandanları veya yerlerine gönderecekleri kimselerle şube reisi ve subayları toplanarak çağrılan erbaş ve erden gelenlerle gelmiyenler ihtiyar meclisi ve heyetleri tarafından getirilecek defterler ile şube defterleri üzerinden karşılaştırırlar. Gelmiyenlerin gelmemeleri hastalık veya mevkufluk veya mahpusluk gibi bir sebepten ileri gelip gelmediğini ihtiyar meclis ve heyetlerinden ve gelmiş olan arkadaşlarından tekrar sorarak hiçbir mazeret olmaksızın gelmemiş olanlar bakaya tanınarak ele geçtiklerinde ceza maddelerinde gösterildiği veçhile askerlikleri yaptırılmak üzere isimleri bakayaya mahsus defterlere geçirilir ve alt tarafı bu heyet tarafından tasdik olunur ve bu defterin bir aynı aranılmaları ve elde edilmeleri için en büyük mülkiye memuruna ve bunların içinde ecnebi memleketlere gitmiş olanlar varsa bulundukları yerleri gösterir defterleri Müdafaai Milliye Vekâletine ve diğer kazalarda bulunanların bulundukları mahaller Hükümetine ve askerlik şubelerine gönderilir. Hastalık veya mevkufluk veya mahpusluk gibi bir sebeple gelemedikleri heyeti mezkûrece bir hekim raporu veya yapılan tahkikat üzerine anlaşılanların âzami bir ay için sevkleri geciktirilir ve bu müddetin bitmesiyle o gibi kimseler için ihtiyar meclisi ve heyetlerinin yeniden şahadetname veya rapor alarak şubelerine göndermeleri lâzımdır.

    Memaliki ecnebiyede bulunan erbaş ve erden davet günü gelmiyenler hakkında sefaret ve şehbenderhaneler tarafından vâkı olacak işar, bu hususta aynı hükmü haizdir. Gerek memaliki ecnebiyede olsun gerek memleket dahilinde bulunsun mazeretleri hesabiyle bir aydan ziyade gecikmiş olanların sevki mütaakıp sevk devresine tehir ve künyelerine işaret olunur. Bunlar emsallerinin terhisinden sonra muvazzaflık müddetlerini ikmal etmeğe mecburdurlar. Heyetçe yoklama sırasında anlaşılan sebeplerden başka sonradan gösterilecek sebepler tanınmaz.

    Hastalıkları veya mevkufiyet veya mahpusiyetleri ertesi sene askerlik meclisinin toplandığı zamana kadar uzıyanlar hakkında tahkikat yapılmak üzere isimleri mezkûr meclise verilir.

    Asker toplanması zamanında diğer şube dairesinde bulunanlar bulundukları mahaller, Hükümetince yapılan ilânlar veyahut memleketlerindeki ana, baba, kardeş veya akrabalarından alacakları haber üzerine bulundukları mahallin askerlik şubesinde bulunmağa borçludurlar. Bu gibiler başka bir emir verilmemiş ise asıl şubelerince gösterilecek mahallere sevkolunurlar.

    Madde 48 - 47 nci madde veçhile toplanma gününde yapılması lazımgelen yoklamalarda bulunacak polis âmiri ve jandarma kumandanının çağrılmaları ve yapılan yoklama hakkında onlarla birlikte bir zabıt varakası yapılması ve altının tasdik edilmesi keyfiyetini şube reisleri temine borçludurlar.

    Bu işleri yapmamış olan şube reisleri ve çağrıldıkları halde gelmiyen veya yerlerine vekillerini göndermemiş olan polis ve jandarma subayları 88 inci maddede yazılı cezayı görürler.

    Madde 49 - Yoklamaları icra olunanlar, şubelerince sevkedilecekleri gün ellerindeki hüviyet cüzdanlarına işaret olunarak gidecekleri yerlere göre ayrı ayrı ve ikişer nüsha sevk pusulalariyle memur veya jandarmalarla sevkolunurlar.

    Madde 50 - Sevkolunan erbaş ve er, hangi kıtalara verilirlerse o kıtanın kumandanı geldiği tarihi sevk pusulasının ikinci nüshasına işaret ve tasdik ederek şubesine gönderir. Haberi gelmiyenlerin nerelere verildiklerini şubeleri sorup anlamağa ve künyelerine işaret etmeğe mecburdur.

    Madde 51 - Askerlik şubeleri yoklama ve asker toplanması zamanında kendi şubeleri erbaş ve eri hakkında yaptıkları muameleyi yabancı

    lar hakkında da yapmağa ve neticeyi şubelerine haber vermeğe mecburdurlar.

    Muvazzaflık hizmetlerini bitirmiş erbaş ve erin terhisleri

    Madde 52 - 5 inci maddede yazılı muvazzaflık müddetlerini bitirenlerin terhisleri ve yaşları bir olup evlerinde bulunan erbaş ve erin yedeğe geçirilmeleri ve yedeklik müddetlerini bitirenlerin askerlik çağından çıkarılmaları Müdafaai Milliye Vekâletince Erkânı Harbiyeyi Umumiye ile kararlaştırılarak icap edenlere tebliğ olunur (Seferde bu muamele seferberliğin sonuna bırakılır).

    Madde 53 - Terhis edilecek erbaş ve erin terhis edildikleri gün ve gidecekleri mahaller, bölük ve müessese kumandanlarınca hüviyet cüzdanlarının askeri hanesine işaret olunur ve mensup oldukları askerlik şubeleri için ayrı ayrı olmak üzere terhis cetvelleri doldurularak alaylarca ve müstakil kıta ve müesseselerce bu şubelere gönderilir.

    Madde 54 - Terhis edilecek erbaş ve er, nerede oturacaklar ise terhisleri gününden itibaren en son üç ay içinde oranın askerlik şubesine gidip cüzdanlarını göstermeğe ve cüzdanlarına işaret ettirmeğe borçludurlar. Bu keyfiyet kıta ve müessese kumandanlarınca erbaş ve er terhis edildiği sırada kendilerine iyice anlatılır ve cüzdanlarına yazılır. Başka şube dairesine gidenleri o şube reisi kendi şubelerine bildirir. Bunlardan ecnebi memleketlere gidecekler ancak her hangi bir şubeye giderek kaydını yaptırdıktan sonra gidebilir.

    Madde 55 - Askerlik şubeleri, yukarki maddelerde yazılı terhis cetvellerinin veya sahiplerinin şubelere gelmesi üzerine bunların isimlerini yedek defterine geçirir ve gelmemiş olanların niçin gelmedikleri esbabını arar.

    Madde 56 - Yedek erbaş ve er, doğdukları sene yedeği adını alırlar.

    Yedek erbaş ve erin askere çağırılması ve sevki

    Madde 57 - Yedeklerin celpleri keyfiyeti, Erkânı Harbiyei Umumiye ile kararlaştırılarak Heyeti Vekile kararına iktiran ettirildikten sonra icra olunur.

    Madde 58 - (Değişik : 17/4/1975 -1892/1 md.)

    Yedek erbaş ve erler; olağanüstü haller ile sıkıyönetim veya savaş, seferberlik, asayiş ve eğitim ve manevra için sınıf ihtiyacına göre tamamen veya kısmen çağırılabilirler.

    Ancak eğitim veya manevra için çağırılmış olanların eğitim ve manevra süresi birbuçuk ayı geçemez olağanüstü hallerde bu süre Bakanlar Kurulu Kararı ile lüzumu kadar uzatılabilir.

    Hiç silâh altına alınmamış olanlar dört ay süre ile, silâh altına alınmış olup da dört aydan eksik eğitim görmüş bulunanlar ise gerektiğinde bu süreyi tamamlamak üzere askere alınırlar.

    Madde 59 - (Değişik : 30/5/1974 -1825/1 md.)

    Yedek erbaş ve erlerden genel seferberlikte celp ve davet olunanlar, bulundukları köy ve mahallelerde çağrılma için yapılacak ilân saatinden başlayarak en çok altı saat içinde yola çıkmaya, köy ve mahallelerinin şube merkezine olan uzaklığına göre şube merkezinde bulunmaya mecburdurlar.

    Yabancı memleketlerde bulunanlar bulundukları yerin elçilik veya konsolosluk-larınca gazetelerle ilân yoluyle çağrılırlar. Bu çağrıda elçilik ve konsolosluklar diğer yayın organlarından da faydalanabilirler. Bu çağrı üzerine yükümlüler pasaportlarını almak amacıyla gecikmeksizin altı saat içinde yola çıkarak bulundukları yerin elçilik veya konsolosluklarına olan uzaklığına göre anılan temsilciliklerde bulunmak zorundadırlar.

    Bu süreden sonra şube merkezine veya elçilik ve konsolosluklara gelenler bakaya sayılır.

    Erbaş ve erlerin eğitim ve manevra için celbi, muvazzaf erbaş ve erler gibi yapılır. Dahili asayiş için celpleri seferberlik hükümlerine tabidir.

    Madde 60 - Kısmî seferberlikte seferberliği ilân olunan mahaller halkından olup şubeleri haricinde bulunanlar yukarki maddelerde gösterilen zaman içinde bulundukları mahal askerlik şubelerine veya sefaret ve şehbenderhanelere gitmeğe mecburdurlar. Bunların sureti sevkleri verilecek emre göre yapılır.

    Madde 61 - (Değişik : 31/5/1944 - 4576/1 md.)
    Hazarda veya seferde silâh altına çağırılan muvazzaf veya yedek erbaş ve er resmi veya hususi her türlü işlerinde kendilerini temsil etmek üzere diledikleri bir şahsı ikinci fıkrada yazılı hükümler dairesinde tanzim edilecek bir vekâletname ile de tevkil edebilirler. 3499 sayılı Avukatlık Kanununun hükümleri mahfuzdur. Şu kadar ki, alâkalı mercilerce, bu erbaş ve erden avukatı bulunmıyanlar hakkında kendilerinin veya mümessillerinin talebi üzerine veya resen ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 nci maddesinin birinci fıkrasında yazılı şart aranmaksızın muzahereti adliyeye müteallik hükümler tatbik olunur.

    Birinci fıkrada yazılı vekâletnameler askerliğe daveti mütaakıp ve kıtaya iltihaktan önce noterler, noterlik bulunmıyan yerlerde sulh hâkimleri veya vilâyet veya kaza jandarma komutanları ile askerlik şubeleri reisleri ve kıtaya iltihaktan sonra da Askerî Adli hâkimler, bölük komutanları veya bulundukları müessese âmirleri tarafından tanzim veya tasdik olunur. Bu vekâlatnameler hiç bir harca ve resme tabi değildir. Bu maddeye tevfikan tanzim kılınan vekâletnamelerin hükümleri erbaş ve erin terhislerinden iki ay sonrasına kadar devam eder.

    Hazarda veya seferde silâh altına çağırılan muvazzaf veya yedek erbaş ve erlerin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanuniyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunundaki muameleler sebebiyle ibraz edecekleri fakirlik ilmühaberleri bölük komutanları veya bulunduklan müessese âmirleri tarafından da verilebilir.

    Yedek erbaş ve erden tecil edilecekler

    Madde 62 - Bir seferberlik ve talim ve manevra için yedek erbaş ve erin çağrılmaları lâzım geldikçe, çürük olmalarından dolayı veya 63 ve 64 üncü maddelere tevfikan tecilleri icap edenler, ilk ve son yoklama sırasında anlaşılmış olmak lâzımdır.

    Madde 63 - Asayişi dahilî veya her hangi bir seferberlik maksadiyle vuku bulan içtimalarda yedek erbaş ve erden hangi memuriyet ve hizmette bulunanların ve ne miktarının tecili lâzım geleceği daha vakti hazarda Erkânı Harbiyei Umumiyenin de muvafakati lâhik olmak şartiyle İcra Vekilleri Heyetince bir cetvel halinde tesbit, Müdafaai Milliye Vekâletiyle sair icap edenlere tebliğ edilir. Bunlar ve muvazzaf erbaş ve eri de dâhil olmak üzere bilumum demiryolları ve bu yolların son istasyonları olan limanlar memurin ve müstahdemin ve amelei daimesinden oldukları Vekaleti aidesinden verilecek defterlerle tebeyyün edenler seferberliğin ilânından üç ay akdem işbu hizmet ve memuriyetlere tâyin edilmiş olmak şartiyle seferberliğin ilk devrinde tecil edilirler. Vekâleti aideleri işbu müeccel memurin yerlerine yaşlılarını ve askerlikçe ilişiği bulunmıyanları peyderpey tedarik ve ihzara mecburdurlar. Şu kadar ki seferin ilk devrinde inkişaf edecek vaziyeti umumiyeye nazaran bunların tebdil edilerek lüzumu miktarının silah altına alınmaları veya devamı tecilleri ve sair suretle istihdamları hususu Başkumandanlık ve Heyeti Vekilece takdir ve tebliğ olunur ve seferin devamı esnasında görülecek hal ve vaziyete nazaran bu esası tanzim etmek için icap ettikçe aynı usula müracaat olunur. Bu maddenin birinci fıkrasında zikredilen cetvellere dâhil vazife erbabı talim ve manevra için silâh altına celp edilmezler. İkinci fıkrada zikredilen şimendifer müstahdemininin talim ve manevrada silâh altına celpleri keyfiyeti Nafıa Vekâletiyle Erkanı Harbiyei Umumiye arasında tesbit olunur. Mebuslar mebusluklarının devamı müddetince müecceldirler. Arzu edenler hizmeti askeriyelerini ifa ederler.

    (Ek : 11/1/1983 - 2778/2 md.) Silahlı Kuvvetler bünyesinde veya yurt içi ve yurt dışı müttefik karargâhlarında çalışan sivil kilit ve uzman personelden Genelkurmay Başkanlığınca tespit edilenler, olağanüstü hal, seferberlik veya savaş halinin devamı müddetince ve bulundukları kadrolarda çalıştıkları sürece Millî Savunma Bakanlığın-ca ertelenirler. Bu personelin olağanüstü hal, seferberlik veya savaş halinin devamı süresince görevden ayrılmaları, bağlı bulundukları Komutanlığın iznine tâbidir. İzin almaksızın görevi terk edenler 3634 sayılı Millî Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun 66 ncı maddesine göre cezalandırılırlar.

    Madde 64 - Askerlik şubeleri 63 üncü maddeye tevfikan tecil olunanlardan başka daireleri dâhilindeki bilûmum resmî ve hususi hastanelerle hilâliahmer müessese-lerinde ve Hükümet veya ahali ellerinde olup ordunun iaşe ilbas ve teçhiz ve esliha ve mühimmatının tedarik ve ikmali noktasında istifade edileceği taallûk ettiği Vekâletin teklifi ve İcra Vekilleri Heyetinin tasdikı ile tebeyyün eden ve seddi hayatı umumiyeyi tazyik edecek olan fabrika ve müesseseler ve kömür ve emsali maden ocaklarında ve vesaiti nakliyei berriye ve bahriyede çalışan memurlar, usta ve mütehassıs amelei daimenin esamii memuriyet ve hizmetleriyle işbu hizmet ve memuriyetlere ne vakit girmiş olduklarını gösterir tasdikli cetvellerini vakti hazarda Hükümet marifetiyle mensup oldukları fabrika ve müesseselerden alarak hazır ederler ve birer suretini usulü veçhile Müdafaai Milliye Vekaletine gönderirler. Seferberliğin nev'ine göre bu gibilerden seferberlik ilânından laakal üç ay evvel tâyin edilmiş olmak şartiyle hangilerinin tecil edilmesi icap edeceği seferberlik emriyle beraber tebliğ kılınır ve bu suretle tecil olunanların seferberliğin uzadığı müddetçe tecillerine devam olunması ve tamamının veya bir kısmının askere celbi sebkedecek teklif üzerine İcra Vekilleri Heyeti karariyle icra olunur.

    Madde 65 - 63, 64 üncü maddelerde yazılı sebeplerle silâh altına alınmaktan tecil edileceklerden maktu ve munzam olmak üzere iki nevi vergi alınır. Maktu vergi miktarı bir senei müecceliyet için seyyanen 25 liradır. Munzam vergi; kazanç, müsakkafat, arazi vergilerinin kezalik beher senei müecceliyet için bir mislidir. Kazanç vergisi üzerinden alınan kesri munzamlar bu hesaba dâhil değildir. Maktu vergi akabi tahakkukunda defaten, munzam vergiler asıllarına tebaan mütesavi taksitlerle tahsil olunur. Tecil edilmiş olanlar her hangi bir taksit zarfında tahtı silâha alınacak olurlarsa takip eden taksitten itibaren munzam vergileri terkin olunur.

    Madde 66 - Memuriyetleri sebebiyle tecilleri lâzımgelenler bu memuriyete hangi tarihte tâyin edilmiş olduklarını gösterir merkezde daireleri memurin sicil müdiriyetlerince ve mülhakatta vali ve kaymakamlarca verilmiş birer vesika ve hizmet ve meslekleri sebebiyle tecil edilmeleri lazımgelenler dahi bulundukları müessese ve imalâthaneler müdiriyetlerinden verilmiş ve mahallî belediye meclislerince tasdik edilmiş birer şahadetname alarak ilk veya son yoklama zamanlarında yoklama heyetlerine ve yoklama bitmiş ise bulundukları mahal askerlik şubelerine göstermeleri veya göndermeleri ve çürüklerin dahi çürklükleri hakkında haber vermeleri lâzımdır.

    Madde 67 - İlk ve son yoklama heyetleri ve askerlik şubeleri gösterilecek şahadetname veya verilecek haber ve alacakları cetveller üzerine ihtiyar meclisi ve heyetlerinden vesair icap edenlerden yapacakları sorgu üzerine memuriyet ve hizmet ashabının hizmet ve memuriyetlerine ve çürüklerin hekimlere muayene ettirilerek çürüklükleri derecesine göre künyelerine, cüzdanlarına, işaret eder ve altını tasdik eyler.

    Madde 68 - Yukardaki maddeler veçhile hizmet ve memuriyetleri ve memuriyetlerin birinden diğerine bilâ fasıla geçmiş bulundukları halde tebdili memuriyetleri ve çürüklükleri hakkında vaktiyle haber vermemiş ve şahadetname göstermemiş ve kayıtlarına işaret ettirmemiş erbaş ve erin seferberlik ilânından sonraki iddiaları dinlenmez ve çürüklük iddiasında bulunanlar arkadaşlariyle silâh altına alınarak gidecekleri kıtalarda muayene olunurlar. İleli zâhire müstesnadır.

    Madde 69 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Seferberlik zamanlarında çağırılacak erbaş ve er ile muvazzaflardan beş sene ağır hapis ve daha ziyade cezayı müstelzim cürümler müstesna olmak üzere diğer bir cürüm veya kabahat ile maznun veya mahkûm (mevkuf veya mahpus olsun olmasın) olanların muhakemeleri veya mahkûm oldukları cezanın infazı terhislerine talik olunur.

    Bu müddetler içinde dava ve ceza müruru zamanları işlemez.

    Madde 70 - Çağrılma zamanında hasta oldukları cihetle gelemedikleri 27 nci madde veçhile ihtiyar meclisi veya mahalle heyetlerinin şahadetleri ve varsa askerî veya sivil hekimlerin raporlariyle yoklama heyetince anlaşılmış olan yedek erbaş ve er iyileştiklerinde emsalleri kadar hizmet etmek üzere askere alınırlar.

    Askerde bulunanlardan aileleri fakir ve muhtaç

    olanlara yapılacak yardım

    Madde 71-73 - (Mülga : 11/8/1941 - 4109/14 md.)

    Asker çağında bulunanların memleketlerinden harice

    yolculuk yapabilmeleri

    Madde 74 - Vilâyetleri haricine çıkmak istiyen her erkek hüviyet cüzdanını yanında götürmeğe ve esnayi seyahatte talep vukuunda polis ve jandarmalara göstermeğe mecburdur. Ellerinde hüviyet cüzdanı bulunmayıp da bâriz bir surette askerlik çağı haricinde görülenler (çocuk ve ihtiyarlar) mütesna olmak üzere diğer- leri veya cüzdanı bulunup da işbu cüzdanlarının askerlik hanelerine ve yaşlarına nazaran ilk ve son yoklamalarını yaptırdıklarına ve emsali silah altına alınmış olanlardan askerliklerini ifa ettiklerine veya tehir veya tecil edildiğine dair kayıt gösteremiyenlerin henüz yola çıkmamış iseler hareketine ve bidayetin yolculuğa müsaade edilmez. Bu gibilere vapur veya şimendiferle yolculukları esnasında tesadüf olunursa halleri tetkik olunmak üzere çıkacakları iskele veya istasyonların askerlik şubesine, yoksa zabıtasına ve zabıtaca da yakın askerlik şubesine teslim olunur. Vesaiti saire ile yolculuk yapanlar ilk uğrayacakları şubelere teslim olunur. Bunlardan hüviyetleri sabit olanlarla şubelerce takdir olunacak kefaleti nakdiyi verenler ahvali askeriyelerinin tetkikına devam olunmak üzere seyahatlerinde serbest bırakılır. Hüviyeti sabit olmadığı gibi kefaleti nakdiye de irae edemiyenlerin ahvali ve askerlikçe ilişiği bulunmadığı şubece en seri vasıta ile tahkik olunur ve neticei tahkikata kadar kasaba haricine çıkmamak ve sabah akşam ispatı vücut etmek üzere mahallî zabıtasına teslim olunur (işbu tahkikat âzami bir hafta içinde ikmal edilir). Tahkikat neticesinde askerlikçe ilişiği olmıyanlar serbest bırakılır. İlişiği olanlar 83, 84, 85, 86, 89, 96 ncı maddeler mucibince muameleye tabidir. Bir hafta zarfında tahkikat ikmal edilemezse telgrafla ve bulunmadığı takdirde en seri vasıta ile yolcunun gideceği mahaldeki şube ve zabıtaya malûmat verilerek muamelesi oraca tetkika devam edilmek üzere serbest bırakılır.

    Madde 75 - Askerlik çağında olup şubesi dairesinden on beş günden fazla olmak üzere taşraya çıkmak istiyenler çıkmazdan evvel gidecekleri yerler hakkında köy ve mahalleleri ihtiyar meclisi veya heyetlerini veya şubelerini şifahen veya taahhütlü mektupla haberdar etmeğe, haber vermemiş iseler ilk ve son yoklama sırasında nerede bulunuyorlarsa bulundukları mahal ihtiyar meclisi ve heyetlerine veya şubelerine veya şubei asliyelerine veya sefaret ve şehbenderhanelerine bu suretle mahalli ikametlerini bildirmeğe borçludurlar.

    Mahalli ikametlerini bildirmemeleri hasebiyle yoklama sırasında ahvalleri meçhul kalanlar ceza faslında yazılı cezayı görürler. Şubeler ve sefaret ve şehbenderhaneler bu hususta alacâkları malûmattan erbaş ve erin şubei asliyelerini haberdar ederler. Köy ve mahalle ihtiyar meclisi ve heyetleri köy ve mahallelerinde on beş günden ziyade oturan yabancıları yoklama sırasında ve firar, bakaya, yoklama kaçağı, izinsiz, saklıları her zaman şubelere haber vermeğe mecburdurlar.

    Madde 76 - Seferberlikte asker çağında bulunanların yolculukları hakkında Müdafaai Milliye Vekâleti, Dahiliye Vekâleti ile müştereken bu fasılda yazılı olan kayıtlardan başka tedbirler kullanabilir.

    Kıtaattan izinli ve tebdilihava suretiyle

    ayrılacak erbaş ve er

    Madde 77 - (Değişik : 12/11/1980 - 2338/5 md.)

    Erbaş ve erlerin izin süreleri muvazzaflık hizmetinin her ayı için iki gün olarak hesap edilir ve bu izin süresi muvazzaflık hizmetinden sayılır. Bir yıl içerisinde verilen izin sürelerinin toplamı otuz günü geçemez. Muvazzaflık hizmetini yerine getirmek üzere kıt'a veya kurumlara katılmış olan erbaş ve erlere acemi eğitimini bitirmedikçe ve cezalılara ceza süresini tamamlamadıkça izin verilmez. Yılda otuz günden fazla izin ile acemi eğitimini tamamlamamış bulunan yükümlülerden fevkalade özürleri olduğu anlaşılanlara izin verebilmek hakkı asgari tugay komutanlığına (Deniz ve Hava Kuvvetlerinde eşidi) aittir. İzin ve hava değişimine gönderilecek olan erbaş ve erlerin ne kadar izinli veya hava değişimli olduklarını gösterir kıt'a komutanlığı veya askeri kurum amirliğince ellerine belge verildiği gibi ayrıca bu husus askerlik şubelerine yazılır ve şubeler de bu gibileri izinli ve hava değişimli defterlerine kaydederler ve süreleri sona erdiğinde kıtalarına sevk olunmalarını sağlarlar.

    Acemi eğitimini tamamlayanlara kanuni izinlerinden sayılmak üzere, yol dahil on güne kadar izin verilebilir.

    Madde 78 - (Değişik : 4/4/1929 - 1413/6 md.)

    Muvazzaflardan tebdilhavaya gidenlerin tebdilhava müddetleri üç ay veya daha ziyade olduğu veya temdit veya tekrar ile üç ayı geçtiği halde müddetin üç aya kadar (dâhil) olan kısmı veya izin alan erbaş ve erin izin müddetlerinden her sene yalnız bir ayı muvazzaf hizmetlerinden sayılır. Bir aydan fazla izinleri muvazzaf hizmetten sayılabilmesi Büyük Erkânı Harbiye Riyasetinin muvafakati ve Millî Müdafaa Vekâletinin teklifi üzerine İcra Vekilleri Heyeti karariyle verilen umumi mahiyetteki izinlere aittir.

    Muvazzaf hizmetlerini bitirmiş oldukları halde görülen lüzum üzerine terhisleri geciktirilmiş olanlara yedek ve cezalı erbaş ve erden tebdilhavaya gidenlerin ve izin alanların tebdilhava ve izin müddetleri, ne kadar olursa olsun tamamiyle hizmet ve cezalarından sayılır.

    Hazarda üç aydan az tebdilhava alanların kıtalariyle irtibatları kesilmez, yalnız müddetleri ne olursa olsun tedbilhavaları hitamında muvazzaflık müddetlerinin ikmaline altı aydan az kalmış olanlar mukim bulundukları şubelerinin mensup oldukları kolordu emrine verilirler.

    (Ek : 12/11/1980 - 2338/6 md.) 1076 sayılı Kanunun 3 ncü maddesi uyarınca, erbaş-er statüsüne geçirilenlerin alacakları hava değişiminin ancak birbuçuk aya kadar (dahil) olan kısmı muvazzaf hizmetlerinden sayılır.

    Firar ve izinsizler

    Madde 79 - Firarların kaçtıkları tarih ve üzerlerinde ne gibi eşya ve teçhizat götürdükleri mensup oldukları kıta ve müessese kumandanları tarafından askerlik şubelerine yazılır. Şubeler de gelen haberler üzerine bunları firar defterine yazarak elde edilmeleri için mahalli Hükümetine veya sair icap edenlere bildirir.

    Madde 80 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Kıt'a ve müesseselerden kaçan veya aldıkları izin ve tebdilihava müddetini geçiren erbaş ve er kıt'a ve şubelerce ele geçirilinciye kadar aranır ve elde edilenler nezaret altında kıt'alarına sevkedilmek üzere mahalli hükûmetine teslim olunur.

    Firar ve izinsiz olarak geçen müddetlerle her hangi bir mahkemenin hükmettiği hapis cezaları muvazzaf ve yedek hizmetlerinden sayılmaz. Disiplin cezaları hizmetten sayılır.

    Beraatle neticelenen davalarda mevkufiyet müddetleri hizmetten sayılır. Ancak muvazzaflardan altı ay talim görmemiş olanlara bu müddet tamamlattırılır. Yedeklere talim müddeti kadar hizmet yaptırılır.

    Yaşlarını değiştirenler

    Madde 81 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Askerlik çağına girdikten sonra yaşlarını değiştirenlerin yaşlarında yapılan değişikliğin askerliklerine tesiri yoktur. Ancak son yoklama görmemiş olanlardan nüfus kütüğünde yazılı yaşları, şahıslarına uygun görülmiyenlerin yaşlarının tashihini nüfus kanununa göre aid olduğu mahkemeden istemek üzere askerlik meclisleri veya askerlik daire ve şube reisleri veya mahallinin en büyük mülkiye memuru tarafından müddeiumumiye müracaat olunur ve bilmuhakeme takdir olunacak yaşa göre askerlikleri yaptırılır.

    Askerlik meclislerinin veya askerlik daire ve şube reislerinin veya mahallin en büyük mülkiye memurunun istemesi üzerine yaşları değiştirilenlerden değişen yaşlarına göre son yoklama görmemiş veya görmekte bulunmuş olanların yaşıtlarile yoklamaları yapılır. Arkadaşları son yoklama görmüş olanlardan 23 yaşını bitirmemiş bulunanlar yalnız muvazzaf hizmete ve 23 yaşını bitirmiş olanlar 86 ncı madde hükmüne tâbi tutulurlar ve muvazzaf hizmetini yaptıktan sonra yaşıtlarının bulunduğu sınıfa geçirilirler.

    Askerlik çağına girmezden evvel yaşlarını değiştirenlerin değişen yaşları kabul olunur. Bunlardan yaşlarını büyütmüş olanlar değişen yaşlarına göre arkadaşları son yoklama görmemiş veya görmekte bulunmuş iseler arkadaşları veçhile yoklamaları yapılır. Yaşıtları son yoklama görmüş bulunanlar hakkında ise emsallerinin sevkedilmediğine göre 84 ve sevk edildiklerine göre 86 ncı maddeler mucibince muamele yapılır.

    Madde 82 - Askerlik meclislerinin toplanmasiyle yoklamaların nasıl yapılacağı, numara çekilmesi ve numara çeken veya numarasız asker edilenlerle yedek erbaş ve erin toplanma ve sevkleri, muhtelif mürettebata tefrikleri ve ifayı hizmet edenlerin terhisleri tafsilâtı Müdafaai Milliye Vekâletince yapılacak talimat ile tâyin olunur.

    Cezalı askerlik

    Madde 83 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Askerlik çağına girmiş olupta yirmi yaşına girdiği sene temmuzunun birinci gününe kadar 17 nci madde veçhile doğrudan doğruya veya her hangi bir vasıta ile ilk yoklamasını yaptırmıyan ve yoklama defterine ismini yazdırmıyanlardan son yoklamanın devam ettiği günler bitinciye kadar müracaat eden veya ele geçenler, bin kuruş para cezasına tâbi tutulur ve her iki yoklamaları birden yapılarak keyfiyet cüzdanlarına yazılır.

    Madde 84 - İlk yoklamasını yaptırmış olduğu halde son yoklamanın devam ettiği günler içinde mahallin askerlik meclisine veya sefaret ve şehbenderhanelere gelmemiş ve gelememesi hakkında işbu kanunda yazılı bir mazeret bulunduğuna dair haber göndermemiş olanlardan arkadaşlarının ilk tertibinin sevklerinden evvel ele geçen veya kendiliğinden gelenlerden 1500 kuruş cezayı nakdi alınır ve hekime muayeneleri yaptırılarak askerliğe elverişli olanlar, kabiliyeti bedeniyelerine ve tahsil derecesine ve ahvali sairelerine göre tam veya kısa hizmet yapmak ve arkadaşlariyle sevk ve terhis edilmek üzere numarasız olarak asker edilirler.

    Kabiliyeti bedeniyeleri askerliğe elverişli bulunmıyanlar hekim muayenesine göre ya ertesi seneye terkolunur veya askerlikten çıkarılır.

    Madde 85 - İlk yoklama defterine ismini yazdırmamış olmakla beraber son yoklamada da bulunduğu mahal askerlik meclisine gelmemiş ve gelememeleri hakkında bu kanunda yazılı bir sebep olduğuna dair haber de göndermemiş bulunanlardan ele geçen veya kendiliklerinden gelenler hakkında elde edildikleri tarihe nazaran yukarki madde veçhile muamele yapılmakla beraber cezayı nakdileri iki kat olarak alınır.

    Madde 86 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Son yoklamada bulundukları yerdeki askerlik meclisine veyahut elçilik ve konsolosluklara gelmiyen ve 26 ncı maddede yazılı mazeretlerini bildirmiyen ve birlikte askerlik muamelesine tâbi oldukları doğumluların celb ve sevkine kadar da ele geçmiyen mükellefler, elde edildiklerinde bulundukları yerde veyahut yol masrafı kendileri tarafından verilmek üzere en yakın yerde bulunan iki askerî hekime (birisi sivil olabilir) muayene ettirilir. Muayene neticesinde askerliğe elverişli oldukları anlaşılanlar askerlik meclislerince ve toplu değilse idare heyetlerince numarasız asker edilirler ve askerlik meclisleri çalışmadığı zamanlarda sınıfları ve mürettebleri, mıntakasında bulundukları kolordularca tesbit edilerek muvazzaf hizmetleri yaptırılmak üzere derhal işbu mürettebata sevk olunurlar (35 yaşını bitirmiş olanlarla daha yukarı yaşta bulunanlar geri hizmetlerde istihdam olunurlar).

    Sıhhatleri muvakkaten askerliğe elverişli olmadığı anlaşılanlar keza askerlik meclisi veya idare heyetlerince numarasız asker edilir ve sevkleri geri bırakılır. Bunların sonradan yaptırılan muayenelerinde sıhhî halleri, askerlikten büsbütün çıkarılmalarını icab ettirirse 41 inci madde hükmüne tâbi tutulurlar. Askerliğe elverişli olduklarını gösterirse sınıfları ve mürettebleri yukarıdaki gibi tesbit olunarak hemen sevkedilirler.

    Sıhhi hallerinden dolayı ilk muayenede askerlikten büsbütün çıkarılmaları icab edenler 41 inci madde hükmüne tâbi tutulurlar. 86 ncı madde hükmüne girenler askeri mahkemelere verilir.

    Madde 87 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Son yoklama sırasında ertesi seneye terki mucib mekteblerde okumakta olupta bulundukları mahal askerlik meclislerine veya şubelerine tahsil derecesi hakkında tasdikli şehadetname göndermemiş olanlar 15 lira para cezasına tâbi tutulur ve ertesi seneye bırakılır.

    Madde 88 - Askerlik meclisi reis ve âzalarından bilâ özür meclise gelmiyenlerle 48 inci madde mucibince yapılacak yoklamaya bilâ özür gelmiyen veya vekil göndermiyen polis âmirleri ve jandarma kumandanı ve bu işleri yapmamış olan şube reisleri hakkında vazifelerine devam etmiyenler hakkındaki ahkâmı kanuniye tatbik olunur.

    Madde 89 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Numaralı veya numarasız asker edilmiş mükellefler, yapılan davet üzerine birlikte sevkedilecekleri arkadaşlarının sevki gününe kadar gelmez ve bunun da 47 nci maddede yazılı özürlerden ileri gelmediği tasdik edilmiş bulunursa veya sevkedilirken askerliğini yapacağı kıtaya gitmeksizin kaçarlarsa askerî mahkemelere verilirler ve elde edilenler hemen sevk olunurlar.

    (Değişik:25/7/1999-4414/4 md.) Bunlardan yedek subay yetişme şartlarını haiz olanlar, muayyen zamanlarda hazırlık kıt'asına veya yedek subay okuluna sevk edilirler.

    Madde 90 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Yedek erbaş ve erden olup talim ve manevra için çağrıldıkları halde 47 nci maddeye göre özürsüz gelmedikleri anlaşılanlar askeri mahkemelere verilirler ve arkadaşları kadar hizmete tâbi tutulurlar. Bu gibiler askerlik borcunu ödemedikçe ve cezasını görmedikçe bir memuriyette kullanılamazlar. Bunların dahili asayiş için celbleri 59 uncu madde mucibince seferberlik ahkamına tabidir.

    Madde 91- Ellerindeki hüviyet cüzdanlarına nazaran askerlik çağına girmiş erbaş ve erden o senenin Temmuz’unun birinci gününe kadar ilk yoklamasını yaptırarak

    KANUN:1999/(EK-2)

    cüzdanlarına işaret ettirmemiş bulunanları hükümet hizmetine alanlar (memurin müdürleri ve buna mümasil salâhiyettar memurlar) Türk Ceza Kanununun iki yüz otuzuncu maddesi mucibince tecziye edilir ve bilerek hususi hizmete alanlardan 1000 kuruş cezayi nakdî alınır.

    Madde 92 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Askerlik çağına girmiş erbaş ve erden girdikleri sene ilkteşrin sonuna kadar son yoklamasını yaptırarak nüfus hüviyet cüzdanına işaret ettirmemiş olanları bilerek resmi veya hususî hizmete alanlar Askerî Ceza Kanununa göre cezalandırılırlar.

    Madde 93 - (Değişik : 20/11 /1935 - 2850/1 md.)

    İlk ve son yoklamasını yaptırmış olsun olmasın 21 yaşına girmiş ve yaşıtları çağrılıp askere sevkedilmiş erbaş ve erden daha sonra sevk edileceklerini gösterir cüzdanlarında bir işaret bulunmıyanları bilerek resmi veya hususi hizmete alanlar, Askeri Ceza Kanununa göre cezalandırılırlar.

    Seferberlikte bu gibileri ve yedek erbaşdan ve erden olup da çağırılmış oldukları halde gitmemiş bulunanları ve kıt'alardan kaçmış olanları veya izinsizleri bilerek resmî ve hususî hizmete alanlar ve bu gibilerin gizlenmelerine ve kaçmalarına yardımı dokunduğu anlaşılanlar askeri mahkemelere verilir.

    Madde 94 - (Değişik : 24/7/1940 - 3899/1 md.)

    A) Askerliklerini bitirip terhis edilen erbaş ve erden 54 üncü madde mucibince 3 ay içinde bir güna özürleri olmaksızın tezkere ve cüzdanlarını şubelerine kaydettirmeyenlerden beş lira para cezası alınır.

    B) İlk veya son yoklama zamanlarında yapılan ilân üzerine yoklama memurlarına veya askerlik şubelerine ve elçilik ve konsolosluklara bizzat müracaatla veyahut yazı ile veya başka birisi vasıtasile hüviyet cüzdanını göndererek kanuni yoklamasını yaptırmayan yedek erbaş ve er beş lira para cezasile cezalandırılır.

    Madde 95 - Askerlik çağında olup da şubeleri haricine gideceklerden gidecekleri yerleri esnayi azimette veya (75) inci madde mucibince gidecekleri yerlerde on beş günden ziyade kaldıkları halde oturdukları yerleri yoklama sırasında gittikleri köy ve mahalle ihtiyar meclis veya heyetlerine veyahut şubelerine bildirmiyenlerle o köy veya mahallenin ihtiyar meclisi veya heyetlerinden 500 kuruş cezayı nakdi alınır.

    Madde 96 - (Değişik : 20/11/1935-2850/1 md.)

    Görünüşe göre yirmi yaşlarına girmiş oldukları halde isimlerini nüfus kütüğüne yazdırarak cüzdan almamış saklılardan ele geçenler veya kendiliğinden gelenler Nüfus Kanunu mucibince nüfus kütüğüne yazılmak üzere nüfus idarelerine gönderilir. Nüfus idarelerince kütüğe yazılarak keyfiyet askerlik şubelerine hemen bildirilir. Bu gibilerden yaşlarına göre arkadaşlarının son yoklamaları yapılmış olanlar numarasız asker edilerek arkadaşlarının sevk edilmiş olup olmadıklarına nazaran haklarında 84 üncü veya 86 ncı maddelerin hükümleri tatbik olunur ve askerlikleri yaptırıldıktan sonra yaşıtlarının bulunduğu sınıfa geçirilir. Arkadaşları son yoklama görmemiş veya görmekte bulunmuş olanların yoklamaları ve askerlikleri onlar gibi yaptırılır.

    Madde 97 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Kıt'a ve müesseselerden kaçan erbaş ve er hakkında Askerî Ceza Kanununa göre muamele yapılır.

    Madde 98 - (Değişik : 20/11/1935 - 2850/1 md.)

    Askerlikten kısmen veya kâmilen kurtulmak için hile yapanlar ve bunların suç ortakları askerî mahkemelere verilir.

    Madde 99 - Nüfus kütüklerinde yazılı olanları yoklama cetveline yazmamış ve yazdırmamış veya sair bir muamele sebebiyle gizlemiş olan veya saklılardan veyahut yeniden nüfus kütüğüne yazılan veya yaşlarını mahkeme vasıtasiyle değiştiren erbaş ve er hakkında askerlik şubelerine bir ay içinde haber vermemiş bulunan nüfus müdür ve memurları vazifelerini suiistimal etmiş sayılarak amirleri tarafından haklarında takibatı kanuniye yapılır.

    Madde 100 - Celp ve sevkı lâzım gelen erbaş ve erin geri kalmasına ve silâh altına alınması icap edenlerin tecillerine veya tecilleri lâzımgelenlerin haksız olarak sevklerine sebebiyet verecek derecede askerlik defter ve cetvellerine yalan, yanlış ve eksik bir şey yazanlar, kanun ve talimatta yazılı cetvel ve defterleri nümunesi veçhile tutmıyanlar dikkatsizlik veya sahtekârlık töhmetiyle divanı harbe verilir.

    Madde 101 - İşbu fasılda yazılı cezayi nakdiler ve numarasız asker edilmek muamelesi, mükellef nerede ele geçmişse toplu bulundukları zaman oranın askerlik meclisleri ve dağılmış iseler idare heyetlerince hüküm ve keyfiyet mahallî askerlik şubelerine tebliğ olunur.

    Cezayi nakdiler Tahsili Emval Kanununa tevfikan tahsil edilir.

    Madde 102 - İşbu kanuna tevfikan idare heyetince yapılacak her nevi muamele ve verilecek kararlarda askerlik şube reisi âzayı tabiiye sıfatiyle mecliste bulunur ve verilecek kararlarda rey sahibi olarak reyini verir.

    Madde 103 - İşbu kanuna göre askerlik meclisleri veya kaza ve vilâyet idare heyetleri hakkındaki şikâyetler Dahiliye ve Müdafaai Milliye Vekâletlerince müştereken ve askerlik daire ve şube reisleriyle hekimler hakkındaki şikâyetler Müdafaai Milliye Vekâletince tahkik ettirilir.

    İşbu meclis ve heyetlerle askerlik daire ve şubelerinin ve muayeneye memur hekimlerin verdikleri kararlar ve raporlar aleyhindeki itirazların kanuna derecei mutabakatını tetkik ve neticeye göre tashih ve tadil hakkı Müdafaai Milliye Vekâletine aittir. Buna da kanaat etmiyenler Şûrayı Devlete müracaat edebilirler.

    Muvazzaflak müddetini azaltmak için bedeli nakdi

    Madde 104 -108 - (Mülga : 20/11/1984 - 3081/2 md.)

    Madde 109 - Kanunu mahsus mucibince yedek subay olacaklardan bedel alın-maz.

    Madde 110 - Seferberlikte bedel alınmaz.

    Madde 111 - (Mülga : 20/11 /1984 - 3081 /2 md.)

    Ek Madde 1 - (Ek : 20/3/1980 - 2299/1 md.; Değişik : 2.7.2005-5380/2 md.)

    Oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren sıfatıyla veya bir meslek ya da sanatı icra ederek, yurt içinde geçirilen süreler hariç olmak üzere, toplam en az üç yıl süre ile fiilen yabancı ülkelerde bulunan bu Kanun ile 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanununa tâbi yükümlüler, 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar durumlarını ispata yarayan belgelerle birlikte bağlı bulundukları Türk konsoloslukları aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları, 5.112 Euro veya karşılığı kadar yönetmelikte belirtilecek yabancı ülke parasını, başvuru tarihinden itibaren 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar ödemeleri ve 21 gün süreli temel askerlik eğitimine tâbi tutulmaları halinde muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar. Dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere başvuranlar; öngörülen dövizi başvuru sırasında def’aten ödeyebilecekleri gibi, dörtte birini başvuru sırasında, kalanını 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar olan süre içinde en çok üç eşit taksitte ödeyebilirler.

    Dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere yaptıkları başvuruları kabul edilen yükümlülerden, gereken şartları taşımadıkları anlaşılanlar, ödemeleri gereken yabancı ülke parasını yönetmelikte belirtilen sürelere uygun ödemeyenler, belirtilen yaş sınırı sonuna kadar temel askerlik eğitimini yapmayanlar, ücret veya maaşları yurt içinden transfer edilenler, yabancı ülkelerde resmî görevle bulunanlar, dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için gereken yükümlülüklerinin devamı süresince toplam olarak her takvim yılının yarısından fazlasını yurt içinde geçirenler, yurda kesin dönüş yapanlar veya dövizle askerlik hizmetinden yararlanma şartlarını kaybedenler, istekleriyle vazgeçenler, askerliğe elverişsiz olduğu tespit edilenler Millî Savunma Bakanlığı tarafından dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılarak durumlarına uygun askerlik işlemine tâbi tutulurlar.

    Her ne sebeple olursa olsun 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere başvurmayanlar ile başvurdukları halde döviz ödemelerini veya yönetmelikte belirtilen süre içinde temel askerlik eğitimlerini yapmadıkları için dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılanlar, 7.668 Euro veya karşılığı kadar yönetmelikte belirtilecek yabancı ülke parasını, başvuru sırasında def’aten ödemeleri ve 21 gün süreli temel askerlik eğitimine tâbi tutulmaları kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.

    Yukarıda belirtilen döviz miktarlarını yarısına kadar indirmeye veya bir katına kadar arttırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Euro dışındaki diğer paralarla yapılacak ödemelerin miktarı, her yıl başındaki çapraz kurlar esas alınarak Millî Savunma Bakanlığı tarafından tespit ve ilân edilir.

    Yükümlülerin ödemiş oldukları dövizler, dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılmaları halinde tâbi oldukları statüde askerlik hizmetini tamamladıktan sonra, temel askerlik eğitimi sırasında veya daha önce; ölmeleri, askerliğe elverişsiz hale gelmeleri, Türk vatandaşlığından çıkmalarına izin verilmesi veya Türk vatandaşlığını kaybetmeleri durumunda ise, talepleri hâlinde kendilerine, vekillerine veya kanunî mirasçılarına iade tarihindeki kurdan Yeni Türk Lirası olarak yurt içinde gösterecekleri banka hesabına ödenir. Temel askerlik eğitimini tamamladıktan sonra; ölenlere, askerliğe elverişsiz hâle gelenlere, Türk vatandaşlığından çıkmalarına izin verilenlere, Türk vatandaşlığı kaybettirilenlere, yükümlülüklerini tamamladıktan sonra dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılmalarını talep edenlere geri ödeme yapılmaz.

    Savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi hâlinde, bu Kanuna tâbi yükümlülerin askerlik hizmetini yerine getirmek üzere silâh altına alınmalarının esasları Bakanlar Kurulu tarafından belirlenir.

    Ek Madde 2 - (Ek : 20/3/1980 - 2299/1 md.; Değişik : 14/7/2004-5217/13 md.)

    Yurt dışında çalışan askerlik yükümlülerinin yabancı ülke parası üzerinden yaptıkları ödemeler, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasında Hazine adına açılacak özel döviz hesabına Euro olarak kaydedilir. Bu tutarlar transfer tarihindeki döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek Maliye Bakanlığı Merkez Saymanlığı hesabına aktarılır ve bütçeye gelir kaydedilir.

    Ek Madde 3 - (Ek : 20/3/I980 - 2299/1 md.; Değişik 21/5/1992 - 3802/6 md.)

    Bu Kanunda belirtilen esaslara göre dövizle askerlik hizmetinden istifade edebilecek veya edemeyecek yükümlüler ile ilgili şartlar, ödeme işlemleri, toplanan dövizin kullanılması, celp, sevk, eğitim, izin, sağlık, özlük hakları, geçici ve kesin terhis işlemleri, geri ödeme ile ilgili işlemler, hizmet hesabı, olağanüstü hallerde göreve çağırma, beyan edilen belge ve bilgilerin doğruluğunun araştırılması, yurt içinde ve yurt dışında yürütülen faaliyetlerin denetlenmesi usulleri ile diğer işlemler, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.

    Ek Madde 4 - (Ek : 16/4/1987 - 3358/8 md.)

    Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığının ihtiyaç göstermesi ve Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi üzerine, 1111 sayılı Kanuna tabi olarak silah altına alınacak yükümlülerden, bu Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görev yapanlar ile mesleği öğretmen olan ancak bu göreve başlamamış bulunanlar, bu Kanunun 10 uncu maddesinin 4 üncü bendinde belirtilen işlemlere tabi tutulmaksızın ihtiyaç fazlası olarak ayrılırlar ve temel askerlik eğitimini takiben mezkûr Bakanlık emrine verilirler. Bunların miktarı belirtilen ihtiyacın altında olduğu takdirde öncelikle yüksekokul mezunu, bunların da ihtiyacı karşılamaması halinde lise ve dengi okul mezunu yükümlüler, uygun nitelikleri taşımaları ve istekli bulunmaları şartıyla, ihtiyaç nispetinde temel askerlik eğitimini müteakip Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı emrine verilirler. İhtiyacın bunlarla da karşılanmaması halinde öncelikle yüksekokul mezunu, bunların da ihtiyacı karşılamaması halinde lise ve dengi okul mezunu olup niteliği öğretmenlik yapmaya elverişli bulunan ancak istekli olmayan yükümlüler arasından yeteri kadarı kura ile öğretmen olarak ayrılır. Bunların görev yerleri Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca belirlenir.

    Askerlik yükümlülüğüne başlamadan önce bu Bakanlık kadrolarında öğretmen olanlar ile devlet memuru olarak çalışanlar önceki memuriyetleri itibariyle hak kazandıkları maaşlarını almaya devam ederler. Daha önce memuriyet görevinde bulunmayanların, fiilen öğretmenliğe başladıkları tarihten itibaren, 657 sayılı Kanun hükümlerine göre intibakları yapılır. Bunların maaşları Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca ödenir.

    Yükümlüler; öğretmen olarak görev yaptıkları sürece resmi elbise giyemez ve iaşe edilmezler. Hizmet süresi emsali erbaş veya erlerin hizmet süresi kadardır, bu süre askerlik şubesinden sevk tarihinden başlar, hizmetleri sırasında usulüne göre öğretmenlik mesleği ile ilişkileri kesilenler geri kalan hizmetlerini erbaş veya er olarak tamamlamak üzere kıtalara sevk edilirler ve maaşları kesilir.

    Bu yükümlüler hakkında firar, hava değişimi, izin tecavüzü, kısa süreli firar ve kısa süreli izin tecavüzü, yoklama kaçağı, bakaya ve geç iltihak suretivle bakaya kalmak suçlarından dolayı Askeri Ceza Kanunu, Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanun ile Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uygulanır. Bu konularda yetkili askeri mahkeme veya disiplin mahkemesi Milli Savunma Bakanlığınca tespit edilir.

    Ek Madde 5 - (16/4/1987 - 3358 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükmü olup ek maddeye çevrilerek numarası teselsül ettirilmiştir.)

    Bu Kanunla,1076 sayılı Kanuna eklenen ek 7 nci madde ile 1111 sayılı Kanuna eklenen ek 4 üncü maddenin uygulanmasıyla ilgili hususlar, Milli Savunma Bakanlığı ile Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

    Geçici Madde 1 - (Ek : 27/7/1970 -1315/2 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel sakata ayrılmış olanlar askere alınmazlar ve askerde olanlar terhis edilirler.

    Geçici Madde 2 - (Ek : 27/7/1970 -1315/2 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel son yoklama sırasında arızalı sağlam olarak ayrılanlardan henüz askere sevk edilmiyenler ile halen muvazzaflık hizmetini yapmakta olanlar yeniden muayeneye tabi tutulurlar.

    Bunlardan Türk Silahlı Kuvvetleri Beden Kabiliyeti Yönetmeliği gereğince askerliğe elverişli olamadıkları anlaşılan muvazzaf erat terhis edilir ve halen askere sevk edilmiyenler askere alınmazlar.

    Geçici Madde 3 - (Ek : 27/7/1970 -1315/2 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel askerlik yoklaması yapılıp askerliğine karar alınanlar 1111 sayılı Askerlik Kanununun bu kanunla değişen eski 10 uncu madde hükümlerine tabidirler.

    Geçici Madde 4 - (Ek : 27/7/1970 -1315/2 md.)

    Kur'a neticesi askere alınmıyanlar bu kanunun 10 uncu maddesi (b) fıkrasında belirtilen kanun yürürlüğe girinceye kadar resmî ve özel her türlü iş ile okul, fakülte ve yüksek okula girebilir ve yurt dışına çıkmak için pasaport alabilirler.

    Geçici Madde 5 - (Ek : 27/7/1970 -1315/2 md.)

    Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, silâh altına alınan er, erbaş ve 1111 sayılı Askerlik kanununa iki geçici madde eklenmesine dair 18 Temmuz 1963 tarih ve 291 sayılı Kanun gereğince Millî Eğitim Bakanlığı emrinde öğretmen olarak görevlendirilenler ile Silâhlı Kuvvetler okuma - yazma okullarında öğretmenlik yapmak üzere görevlendirilenler, 1 Kasım 1970 tarihinden itibaren 20 aylık muvazzaflık hizmetlerini ikmal ettikçe terhis edilirler.

    Geçici Madde 6 - (Ek : 27/7/1970 -1315/2 md.)

    1975 yılının sonuna kadar son yoklamalarda askerliklerine karar verilenlerden ilk öğretmen okulu mezunu olup Millî Eğitim Bakanlığı kadrolarında ilkokul öğretmeni olarak çalışanlar Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilirler. Ancak, bunlardan lüzumu kadarı Silâhlı Kuvvetler okuma-yazma okullarında öğretmenlik yapmak üzere görevlendirilir. Bunların askerlik şubelerince sevklerinden itibaren gerek köy ilkokullarında ve gerekse Silâhlı Kuvvetler okuma-yazma okullarında öğretmen olarak çalışacakları süre içinde memuriyetleri ile ilişkileri kesilmez. Maaş ve özlük haklarını kendi statüleri içinde Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden almaya devam ederler. Millî Eğitim Bakanlığından maaşlarını almaya devam ettikleri bu sürece resmî elbise giyemezler ve iaşe edilmezler. Bu öğretmenler askerlik hizmetleri süresince Milli Eğitim Bakanlığınca gösterilen köy ilkokullarında veya Millî Savunma Bakanlığınca gösterilen Silâhlı Kuvvetler okuma - yazma okullarında öğretmenlik yapmaya mecburdurlar. Öğretmenlik yapmak istemiyenler ile öğretmen hizmetleri sırasında usulüne göre öğretmenlik mesleği ile ilişkileri kesilenler geri kalan hizmetlerini er olarak tamamlamak üzere kıtalara sevk edilirler. Bunların maaşları kesilir. Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilenler ve Silâhlı Kuvvetler okuma - yazma okullarında vazife gören öğretmenler firar ve izin tecavüzü bakımından Askerî Ceza ve Askerî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine tabi olmaya devam ederler. Silâhlı Kuvvetler okuma-yazma okullarında vazife gören öğretmenler hakkında Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunundaki Silâhlı Kuvvetlerde çalışan sivil personele ait hükümler uygulanır.

    Geçici Madde 7 - (Ek : 27/7/1970 -1315/2 md.)

    Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel 1111 sayılı Askerlik Kanununun 84, 85, 86, 89 ve 98 inci maddelerine tabi olanlar kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde askerlik şubelerine müracaat ederek işlemlerini ikmal ettirdikleri takdirde kur'a usulüne tabi tutularak asker edilirler.

    Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; bakaya, yoklama kaçağı ve saklı bu- lunanlardan bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde resmî mer- cilere teslim olanların bu suçları hakkında takibat yapılmaz.

    Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar; bakaya, yoklama kaçağı ve saklı suçlarından mahkûm olanların cezaları ceza mahkûmiyetlerinin neticelerine de şamil olmak üzere affedilirler.

    Geçici Madde 8 - (Ek : 27/7/1970 -1315/2 md.)

    Bu kanunun 1 inci maddesi ile değiştirilen 1111 sayılı Askerlik Kanununun 10 uncu maddesinin (b) bendi gereğince çıkarılması gereken kanunla ilgili çalışmalara derhal başlanır ve bu konudaki kanun tasarısı işbu kanunun yürürlüğe girişinden itibaren bir sene içinde, Bakanlar Kurulunca T.B.M.Meclisine sevk edilir.

    Geçici Madde 9 - (Ek : 27/7/1970 -1315/2 md.)

    Bu kanunun neşri tarihinde askerlik yapmadan çağ dışına çıkmış olanlar silâh altına alınmazlar.

    Bunlar hakkında 10 uncu madde (b) bendi uygulanır.

    Geçici Madde 10 - (Ek : 22/6/1978 - 2152/1 md.)

    İlköğretmen okulları veya öğretmen liselerinden mezun olarak ilkokul öğretmeni olmaya hak kazanmış ve bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Millî Eğitim Bakanlığı kadrolarında ilkokul öğretmeni olarak çalışmakta bulunan yükümlüler askerliklerine karar aldırmak şartıyla muvazzaf askerlik hizmetlerini yerine getirmek üzere (Yedek Subay adayı olma hakkını kazanmış olanlar hariç) Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilirler. Bu öğretmenler askerlik hizmetleri süresince Millî Eğitim Bakanlığınca gösterilen köy ilkokullarında öğretmenlik yapmaya mecburdurlar. Bu süre sonunda terhisleri ilgili askerlik şubelerince yapılır.

    Bunların askerlik şubelerince sevklerinden itibaren köy ilkokullarında öğretmen olarak çalışacakları süre askerliklerinden sayılır. Bu süre içinde memuriyetleri ile ilişkileri kesilmez, maaş ve özlük haklarını kendi statüleri içinde Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden alırlar, bu süre içerisinde resmî elbise giyemezler, melbusat verilmez ve iaşe edilmezler. Bu kanunda öngörüldüğü şekilde öğretmenlik yapmak istemeyenler ile öğretmenlik hizmetleri sırasında usulüne göre öğretmenlik mesleği ile ilişkileri kesilenler hizmetlerini er olarak tamamlamak üzere kıtalara sevk edilir ve maaşları kesilir.

    Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilen yükümlüler hakkında firar ve izin tecavüzü suçlarından dolayı Askeri Ceza ve Askeri Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uygulanır. Bu konularda yükümlünün görev yerine en yakın askeri mahkeme yetkilidir.

    Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Silahlı Kuvvetlerde er olarak yükümlülüğünü yerine getirmekte olan ilkokul öğretmenlerinden Millî Eğitim Bakanlığı emrindeki köy ilkokullarında öğretmen olarak çalışmayı isteyenler geri kalan hizmetlerini Millî Savunma ve Milli Eğitim Bakanlıklarınca ortaklaşa saptanacak esaslara uygun olarak köy ilkokullarında tamamlarlar ve müteakiben hizmet süresi sonunda terhis olunurlar.

    Köy ilkokullarında istihdam edilen ilkokul öğretmenlerinin hizmet süresi silahlı kuvvetlerdeki emsal erlerin hizmet süresi kadardır.

    Geçici Madde 11 - (Ek : 20/3/1980 - 2299/2 md.)

    Bu Kanunun yayımı tarihinde 29 yaşını doldurduğu halde çeşitli nedenlerle henüz asker edilmemiş bulunan ve yurt dışında oturma ve çalışma iznine sahip olarak işçi sıfatıyla çalışmakta olan ve bunu belgeleyen yükümlüler Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde konsolosluklar aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları halinde bu kanun hükümlerinden yararlanırlar.

    Geçici Madde 12 - (Ek:22/10/1981-2539/2 md; Değişik: 27/6/1984-3031/5 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, ek 1 inci madde hükmü gereğince iki aylık temel askerlik eğitimine başlamamış olanlardan, 1/3/1980 tarihindeki 600.000 Türk Lirası karşılığı yabancı ülke parasından fazla ödemiş olanlara, bu miktarın üstünde kalan yabancı ülke parası, 1/3/1980 tarihindeki resmî kur üzerinden Türk Lirası olarak iade edilir. 1/3/1980 tarihindeki 600.000 Türk Lirasının karşılığı kadar yabancı ülke parasının tamamını ödememiş olanlar, noksan ödedikleri kısmı, 32 yaşını doldurdukları yılın sonuna kadar tamamlarlar.

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ek 1 inci madde hükmü gereğince 2 aylık temel askerlik eğitimine başlamış veya bu eğitimi tamamlamış olanlardan 1/3/1980 tarihindeki 600.000 Türk Lirasının üstündeki miktar karşılığı kadar yabancı ülke parasını ödemiş olanlara geri ödeme yapılmaz. Ancak; bu miktarın altında ödeme yapanlar noksan ödemelerini 32 yaşını doldurdukları yılın sonuna kadar tamamlarlar.

    Geçici Madde 13 - (Ek : 6/11/1981 - 2550/2 md.)

    Bu Kanunun 2 nci maddesine eklenmiş bulunan fıkra hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce askerlik yükümlülüklerini Kıbrıs'ta yaptıklarını tevsik edenler hakkında da anılan fıkra hükümleri uygulanır.

    Geçici Madde 14 - (Ek : 17/3/1982 - 2639/1 md.)

    Ek birinci maddedeki diğer şartları taşıyan ve bu Kanunun yayımı tarihinde 29 yaşını doldurduğu halde çeşitli nedenlerle henüz asker edilmemiş bulunan, yurt dışında oturma ve çalışma iznine sahip olarak işçi sıfatıyla çalışmakta olan ve bunu belgeleyen yükümlüler, Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde konsolosluklar aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları halinde, anılan ek birinci madde hükmünden yararlanırlar.

    Bu Kanunla tespit edilen belli miktardaki yabancı ülke parasını yükümlüler, ilk taksidi müracaat tarihinde olmak üzere, üç eşit taksitte ödeyebilirler, şu kadar ki taksitleri ödeme süresi iki yılı geçemez.

    Geçici Madde 15 - (Ek : 25/1/1984 - 2973/2 md.)

    Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte seçim sonucu veya makbul bir özürü olmaksızın seçime katılmadıkları için erbaş - er olarak askerlik hizmetini yapmakta olan yükümlülerin hizmet süresi, aynı celbe tabi olup yedek subay adayı olarak ayrılanların hizmet süresinin yarısı kadardır.

    Geçici Madde 16 - (Ek : 27/6/1984 - 3031/6 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 32 yaşını doldurmuş olduğu halde, çeşitli sebeplerle henüz asker edilmemiş bulunan ve ek 1 inci maddedeki şartları taşıyan yükümlüler, Kanunun yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde bu durumlarını ispat eden belgelerle birlikte, bağlı bulundukları konsolosluklar aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları halinde, anılan ek 1 inci madde hükmünden yararlanırlar.

    Bu maddeden yararlanan yükümlülerden hizmetine ihtiyaç duyulanlar, iki aylık temel askerlik eğitimlerini, Genelkurmay Başkanlığının belirleyeceği ve Başbakanın uygun göreceği görev yerlerinde yerine getirirler.

    Yükümlüler, bu Kanunun ek 1 inci maddesi ile tespit edilen belli miktardaki yabancı ülke parasının ilk taksidini müracaat tarihinde olmak üzere üç eşit taksite ödeyebilirler, şu kadar ki taksitleri ödeme süresi 2 yılı geçemez.

    Geçici Madde 17 - (Ek : 27/6/1984 - 3031/6 md.)

    Askerlik yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmaları sebebiyle 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25 inci maddesinin (ç) bendi gereğince Türk vatandaşlığı kaybettirilenlerden, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde Türk vatandaşlığına alınması için yetkili mercilere başvuran ve Türk vatandaşlığına kabul edilenler, vatandaşlığa kabulleri tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaat ettikleri takdirde, yaş sınırı dışında, ek 1 inci maddedeki diğer şartları taşımak kaydıyla, belirtilen madde hükümlerinden yararlanırlar. Bu yükümlüler, ek 1 inci maddede belirtilen miktardaki yabancı ülke parasını, askere sevkleri için yaptıkları müracaat tarihinde defaten öderler.

    Geçici Madde 18 - (Ek : 27/6/1984 - 3031/6 md.)

    Bu Kanunun 1 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte silah altında bulunan, 20 aylık hizmet süresine tabi erbaş ve erler, 18 aylık hizmet süresini doldurduklarında terhis edilirler.

    Geçici Madde 19 - (Ek : 16/4/1987 - 3358/10

    md.)

    Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, bu Kanun hükümlerine göre askerlik çağı yaş sınırını geçmiş olanlar çağ dışına çıkarılırlar.

    Geçici Madde 20 - (Ek : 16/4/1987 - 3358/10 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte saklı, yoklama kaçağı veya bakaya durumunda olan yükümlüler, Kanunun yayımı tarihinden itibaren 2 yıl içinde askerlik şubelerine başvurmaları halinde, bu Kanunun bedel ödeyerek askerlik hizmetini yapma veya kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilmeye ilişkin hükümlerinden yararlanırlar.

    Bunlardan 1946 ve daha yaşlı doğumlu olanlar temel askerlik eğitimine tabi tutulmazlar. Ancak bir defada ve peşin olarak ödeyecekleri bedel miktarı Bütçe Kanununda belirlenen bedelin iki katıdır.

    Geçici Madde 21 - (Ek : 16/4/1987 - 3358/10 md.)

    Bu Kanunun 6 ncı maddesinin 13 üncü bendi kapsamına giren 29 yaşını tamamlamamış yükümlüler (silah altına alınanlar hariç) yoklama kaçağı ve bakaya durumunda bulunsalar dahi, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde kayıtlı oldukları askerlik şubelerine başvurmaları halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.

    Ancak bu durumda olanlar silah altına alındıklarında, haklarında Askerî Ceza Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.

    Geçici Madde 22 - (Ek : 16/4/1987 - 3358/10 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte silahlı kuvvetlerde er veya erbaş olarak yükümlülüğünü yerine getirmekte olan öğretmenler, Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca ihtiyaç gösterilmesi ve Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi halinde, istekleri üzerine geri kalan hizmetlerini Bakanlığa bağlı okullarda tamamlarlar ve terhis edilirler. Bunların fiilen öğretmenliğe başladıkları tarihten itibaren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre intibakları yapılır. Öğretmen olarak çalışacakları süre içerisinde maaş ve özlük haklarını kendi statüleri içinde Bakanlık bütçesinden alırlar.

    Geçici Madde 23 - (Ek : 16/4/1987 - 3358/10 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yoklama kaçağı, bakaya veya saklı du- rumunda olan yükümlülerden, yurt içinde veya yurt dışında herhangi bir yükseköğrenim kurumuna girmeye hak kazanmış veya kayıtlarını yaptırmış ve 29 yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bir yıl içinde müracaat etmeleri halinde ertesi yıla terk işlemi yapılır.

    Geçici Madde 24 - (17/5/1961- 303/2 md. ile gelen numarasız geçici madde hükmü olup madde numarası teselsül ettirilmiştir.)

    Bu kanunun yayımı tarihinde yaptıkları ilmî araştırmalar sebebiyle çalıştıkları bilim dallarına dünya ölçüsünde bir yenilik veya ilerleme getiren orijinal araştırmalarda bulundukları çalıştıkları ilim müesseselerince tevsik ve talep edilenler bu kanunla eklenen (F) fıkrası hükmünden faydalanırlar. (1)

    Geçici Madde 25 - (Ek : 12/10/1988 - 3478/3 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, ek 1 inci madde hükmü gereğince iki aylık temel askerlik eğitimine başlamamış olanlardan 10.000 Batı Alman Markından veya karşılığı yabancı ülke parasından fazla ödemiş olanlara, bu miktarın üstünde kalan yabancı ülke parası ödeme tarihindeki resmî kur üzerinden Türk Lirası olarak iade edilir. Bu miktarın tamamını ödememiş olanlar ise, geri kalan kısmını 32 yaşını doldurdukları yılın sonuna kadar tamamlarlar.

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ek 1 inci madde hükmü gereğince 2 aylık temel askerlik eğitimine başlamış veya bu eğitimi tamamlamış olanlardan 10.000 Batı Alman Markının üstündeki miktar karşılığı kadar yabancı ülke parasını ödemiş olanlara geri ödeme yapılamaz. Ancak, bu miktarın altında ödeme yapanlar noksan ödemelerini 32 yaşını doldurdukları yılın sonuna kadar tamamlarlar.

    Geçici Madde 26 - (Ek : 12/10/1988 - 3478/3 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce, ek 1 inci madde hükmünden yararlanarak temel askerlik eğitimine başlamış veya bu eğitimini tamamlamış olan yükümlüler hakkında 1111 sayılı Kanunun 3031 sayılı Kanunla değişik ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.

    Geçici Madde 27 - (Ek : 12/10/1988 - 3478/3 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 32 yaşını doldurmuş oldukları halde, çeşitli sebeplerle henüz asker edilmemiş bulunan ve Ek-1 inci maddedeki şartları taşıyan yükümlüler, Kanunun yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde bu durumlarını ispat eden belgelerle birlikte, bağlı bulundukları konsolosluklar aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları halinde, anılan Ek-1 inci madde hükmünden yararlanırlar.

    Bu maddeden yararlanan yükümlüler :

    Bu Kanunun Ek-1 inci maddesiyle tespit edilen belli miktardaki yabancı ülke parasını peşin veya ilk taksidini başvuru tarihinde olmak üzere 2 eşit taksitte öderler. İkinci taksit başvuru tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ödenir.

    Bu durumdaki yükümlülerin celp ve sevkleri başvuru tarihini takip eden yılın sonuna kadarki celp gruplarından birinde, kendi istekleri de dikkate alınarak yapılır.

    Geçici Madde 28 - (Ek : 12/10/1988 - 3478/3 md.)

    Askerlik yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmaları sebebiyle 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25 nci maddesinin (ç) bendi gereğince Türk vatandaşlığı kaybettirilenlerden; bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde Türk vatandaşlığına alınması için yetkili mercilere başvuranlar, Türk vatandaşlığına kabulleri tarihinden bir yıl içinde müracaat ettikleri takdirde ve Ek-1 inci maddedeki şartları taşımaları kaydıyla 32 yaş sınırına tabi olmaksızın anılan madde hükümlerinden yararlanırlar.

    Bu yükümlüler Ek-1 inci maddede öngörülen döviz miktarını askere sevkleri için yaptıkları başvuru tarihinde defaten öderler.

    Geçici Madde 29 - (Ek : 21/5/1992 - 3802/7 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 38 yaşını doldurdukları halde, henüz asker edilmemiş bulunan ve ek 1 inci maddedeki şartları taşıyanlar, iki yıI içinde durumlarını ispata yarayan belgelerle birlikte konsoloslukları aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları ve öngörülen dövizi defaten ödemeleri ve temel askerlik eğitimini yapmaları halinde, muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar.

    Bu madde kapsamında bulunan ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 40 yaşını tamamlamış olanlar, 15.000 Alman Markı veya karşılığı yönetmelikte belirtilen yabancı ülke parasını başvuru sırasında defaten ödemeleri halinde, temel askerlik eğitimine tabi tutulmazlar ve haklarında adli takibat yapılmaz.

    KANUN:1999/(EK-2)

    Geçici Madde 30 - (Ek : 21/5/l992 - 3802/7 md.) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25 inci maddesi geregince Türk vatandaşlığını kaybettirilmelerine Bakanlar Kurulunca karar verilmiş olanlardan; bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde vatandaşlığa alınmak üzere yetkili mercilere başvuranlar, Türk vatandaşlığına kabulleri tarihini müteakip bir yıl içinde müracaat ettikleri takdirde ve ek 1 inci maddedeki şartları taşımaları ve öngörülen dövizi başvuru sırasında defaten ödemeleri kaydıyla, geçici 29 uncu madde hükümlerinden yararlanırlar.

    Geçici Madde 31- (Ek : 21/5/l992 - 3802/7 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ek 1 inci maddede öngörülen yükümlülükleri yerine getirmemeleri sebebiyle dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılmış olanlar, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde konsolosluklar aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları ve öngörülen dövizi defaten ödemeleri halinde, bu Kanun hükümlerinden yararlandırılırlar.

    Geçici Madde 32 - (Ek : 21/5/1992 - 3802/7 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ek 1 inci maddede öngörülen diğer şartları taşıyanlar hakkında, yabancı ülkelerde en az üç yıl bulunma şartı bir yıl olarak uygulanır.

    Geçici Madde 33 - (Ek : 2l/5/1992 - 3802/7 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte saklı, yoklama kaçağı, bakaya durumunda veya tecilli olan 28 yaşından gün almış veya daha büyük olan 1076 ve 1111 sayılı Kanunlara tabi yükümlüler, istekleri halinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde askerlik şubelerine başvurmaları halinde, 1111 sayılı Kanunun bedel ödeyerek askerlik hizmetini yapmaya ilişkin hükümlerinden yararlanırlar.

    Bu madde kapsamında bulunan ve 31. l2.1992 tarihinde 40 yaşını tamamlamış olanlar 15.000 Alman Markı veya karşılığı yönetmelikte belirtilen yabancı ülke parasını başvuru sırasında defaten ödemeleri halinde temel askerlik eğitimine tabi tutulmazlar.

    Bedelin ödenme usul ve esasları ve uygulama ile ilgili diğer hususlar Bakanlar Kurulu kararı ile düzenlenir.

    Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında adli takibat yapılmaz.

    Geçici Madde 34 – (Ek:29/7/1999-4418/4 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 38 yaşını doldurdukları halde, dövizle askerlik hizmeti yapmak üzere başvurmayanlar ile başvurdukları halde döviz ödemelerini veya temel eğitimlerini süresi içinde yapmadıkları için dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılanlar ek 1 inci maddedeki şartları taşımaları halinde, iki yıl içinde durumlarını ispata yarayan belgelerle birlikte konsoloslukları aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları ve 15 000 Alman Markı veya karşılığı yabancı ülke parasını başvuru sırasında defaten ödemeleri ve temel askerlik eğitimini yapmaları halinde askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar.

    Yukarıdaki fıkra kapsamında bulunanlardan, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 40 yaşını tamamlamış olanlar, 20 000 Alman Markı veya karşılığı yabancı ülke parasını başvuru sırasında defaten ödemeleri halinde, haklarında adlî takibat yapılmaz ve bunlar temel askerlik eğitimine tabi tutulmadan askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar.

    Geçici Madde 35 – (Ek: 23/7/1999 - 4418/5 md.)

    Halen silah altında olan ve bu Kanun ile yürürlükten kaldırılan İç Hizmet Kanununun 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından yararlanan sporculara, terhislerine kadar yürürlükten kaldırılan bu maddenin uygulamasına devam edilir.

    Geçici Madde 36 – (Ek: 23/7/1999 - 4418/6 md.; Değişik:13/6/2001 - 4679/2 md.)

    35 inci maddenin (E) fıkrasının (3) numaralı bendinde belirtilen şartları taşıyan sporculardan, bakaya veya yoklama kaçağı olanlar, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde müracaat etmeleri halinde, 35 inci maddenin (E) fıkrasının (3) numaralı bendi hükümlerinden yararlandırılırlar.

    Geçici Madde 37 – (Ek: 2/11/1999-4459/1 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış, 1 Ocak 1973 tarihinden önce doğan ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu ile 1111 sayılı Askerlik Kanununa tabi yükümlüler, istekleri halinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde askerlik şubelerine başvurmaları, 15 000 Alman Markı veya ödeme tarihindeki karşılığı konvertibl yabancı ülke parasını yada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası parayı ödemeleri ve Genelkurmay Başkanlığınca belirlenecek birlik ve kurumlarda temel askerlik eğitimlerini yapmaları şartıyla askerlik hizmetlerini yerine getirmiş sayılırlar.

    Bu madde kapsamında bulunan ve 31 Aralık 1999 tarihinde kırk yaşını tamamlamış olanlardan istekliler, 20 000 Alman Markı veya karşılığı birinci fıkrada belirtilen yabancı ülke ya da Türk Lirası parayı ödemeleri halinde temel askerlik eğitimine tabi tutulmazlar.

    Bu uygulama kapsamında yatırılacak paralar Maliye Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğü adına T.C. Ziraat Bankasında açılacak özel hesaba yatırılır. Bu hesapta toplanan miktarları genel bütçeye özel gelir ve karşılığı da ilgili kurum bütçelerine aktarılmak üzere Maliye Bakanlığı bütçesinde açılacak özel bir tertibe ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödeneklerden yılı içinde kullanılamayan miktarlar, ertesi yıl bütçesine devren gelir ve ödenek kaydedilir.

    Bu tertipte oluşan ödenek Maliye Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar dahilinde, 17 Ağustos 1999 tarihinde vuku bulan deprem dolayısıyla genel hayata etkili afete maruz kalan bölgede yer alan illerdeki hasar ve zararların giderilmesi için gereken her türlü harcamanın finansmanında kullanılır.

    Bedelin ödenme usul ve esasları ile uygulamaya ilişkin diğer hususlar, Bakanlar Kurulu kararı ile düzenlenir.

    Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında adli takibat yapılmaz.

    Geçici Madde 38- (Ek: 12/3/2003-4823/1 md.)

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar dövizle askerlik hizmeti yapmak üzere başvurmayanlar ile başvurdukları halde döviz ödemeleri veya temel eğitimlerini süresi içinde yapmadıkları için dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılanlar, EK-1‘inci maddedeki şartları taşımaları halinde, iki yıl içinde durumlarını ispata yarayan belgelerle birlikte konsoloslukları aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları ve 7.668 Euro veya karşılığı yabancı ülke parasını başvuru sırasında defaten ödemeleri ve bir ay süreli temel askerlik eğitimini yapmaları halinde askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar.

    Birinci fıkra kapsamında bulunan ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 40 yaşını tamamlamış olanlar, 10.224 Euro veya karşılığı yabancı ülke parasını başvuru sırasında defaten ödemeleri halinde temel askerlik eğitimine tâbi tutulmadan askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar.

    403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 20’nci maddesine göre Türk vatandaşlığından çıkmalarına Bakanlar Kurulunca izin verilmiş olanlar ile aynı Kanunun 25’inci maddesine istinaden Türk vatandaşlığını kaybettirilmelerine Bakanlar Kurulunca karar verilmiş olanlardan, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde vatandaşlığa alınmak üzere yetkili mercilere başvuranlar, Türk vatandaşlığına yeniden kabul edilme tarihini müteakip bir yıl içinde müracaat ettikleri takdirde, bu madde hükümlerinden yararlanırlar.

    Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında; saklı, yoklama kaçağı veya bakaya suçlarından adlî takibat yapılmaz.

    1111 Sayılı Askerlik Kanunu Geçici Madde 39 (EK : 2.7.2005-5380/3 md.) :

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere başvurdukları hâlde, yükümlülüklerini tamamlamadan Türk vatandaşlığından çıkmalarına izin verilen veya Türk vatandaşlığı kaybettirilenlerden ödedikleri dövizi geri alanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde yeniden vatandaşlığa alınmak üzere yetkili mercilere müracaat etmeleri, yeniden Türk vatandaşlığına alınmaları tarihini takip eden bir yıl içinde de başvurmaları kaydıyla, ek 1 inci madde hükümlerinden yararlanırlar.

    1111 Sayılı Askerlik Kanunu Geçici Madde 40 (EK : 2.7.2005-5380/3 md.) :

    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 38 yaşını doldurdukları yılın sonuna kadar ek 1 inci maddede yazılı şartlara haiz olarak dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere başvuran ve temel askerlik eğitimini yapanlardan, 38 yaşını doldurdukları yılın sonuna kadar ödemelerini tamamlamadıkları için kapsamdan çıkartılanlardan yurda kesin dönüş yapmış olanlar, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde başvurmaları halinde ek 1 inci madde hükümlülerinden yararlanırlar.
    5713 Sayılı Kanun ile 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 36 ncı maddesine Ek.

    28 Kasım 2007 ÇARŞAMBA Resmî Gazete
    Sayı : 26714

    KANUN

    ASKERLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA

    DAİR KANUN

    Kanun No. 5713 Kabul Tarihi : 20/11/2007


    MADDE 1 – 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun 36 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

    "Dört yıl ve daha uzun süreli yüksek öğretim kurumlarından yahut bunların dengi olduğu kabul edilen okullardan mezun olan yükümlülerin askere sevkleri, istekleri halinde mezuniyet tarihinden itibaren iki yıla kadar, yüksek lisans eğitimini tamamlayanların ise bir yıla kadar tehir edilebilir. Yurt dışındaki öğrenim kurumlarından mezun olanlara, talepleri halinde, denklik işlemlerini tamamlayabilmeleri için ayrıca bir yılı geçmemek üzere sevk tehiri hakkı tanınabilir. Buna ilişkin usul ve esaslar Millî Savunma Bakanlığınca belirlenir."

    MADDE 2 – 1111 sayılı Kanunun 77 nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

    "Askerlik hizmetinin gerektirdiği görev ve yükümlülükleri yerine getirme konusunda gayret ve çalışmaları sonucu emsalleri arasında üstün başarı gösteren erbaş ve erlerden, muvazzaf askerlik hizmetleri boyunca, disiplin amiri, disiplin mahkemesi veya askeri mahkemelerden herhangi bir ceza almamış olanlara, asgari Tugay Komutanlarının (Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığında eşidi), Sahil Güvenlik Komutanlığında Alay Komutanı veya eşidinin onayı ile birinci fıkrada yazılı izinlere ek olarak yedi güne kadar ilave izin verilebilir. Verilecek bu ilave izinlerin usul ve esasları Genelkurmay Başkanlığınca belirlenir.

    Radyoaktif ışınla çalışan erbaş ve erlere, radyoaktif ışınla yaptıkları bir yıl hizmete karşılık otuz gün sıhhi izin verilir. Bu hizmetin bir yıldan az ya da çok olması durumunda verilecek izin süresi, otuz günlük izin süresi birimine orantılı olarak belirlenir ve verilir."

    MADDE 3 – 1111 sayılı Kanunun 78 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

    "Kendilerini askerliğe elverişsiz hale getirmeye veya getirtmeye teşebbüs ettikleri mahkeme kararı ile sabit olan erbaş ve erlerin yargılanmalarına esas eylemleri dolayısıyla ortaya çıkan rahatsızlıklardan ötürü yatarak gördüğü tedaviler veya istirahatte ya da hava değişiminde geçirdikleri süreler muvazzaf askerlik hizmetlerinden sayılmaz."

    MADDE 4 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    MADDE 5 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

  9. #9
    fightclub11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    5,458
    Karizma Gücü
    8

    Askerî Adalet Işleri Başkanliğinin Görev Ve Yetkileri Hakkinda Yönetmelik

    ASKERÎ ADALET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK



    R.Gazete No. : 11923

    R.G.Tarihi : 8.2.1965



    1. Maksat :

    353 sayılı Askeri Mahkemelerin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 35 inci maddesi; askeri mahkemelerin idari işleri ile askeri savcılıkların bütün işlemlerinin Milli Savunma Bakanının gözetimine tabi olduğunu ve bu görevin Askeri Adalet İşleri Başkanlığının aracılığı ile yürütüleceğini öngörmüştür.

    Bu Yönetmelik Askeri Adalet İşleri Başkanlığının, görev ve yetkilerini tesbit etmek ve diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklerde gösterilen ve Askeri Adalet İşlerini ilgilendiren görevlerin ne şekilde yürütüleceğini düzenlemek maksadıyla hazırlanmıştır.



    2. Kapsam :

    Askeri Adalet İşleri Başkanlığının bütün faaliyetleri bu Yönetmelik kapsamına girer.



    3. İlkeler :



    (A) KURULUŞ :

    Askeri Adalet İşleri Başkanlığı

    Başkan

    Başkan Muavini

    Şube : I İddianame ve Kararlar Tetkik Şubesi

    Şube : II Personel Meslek Yönetim Şubesi

    Şube : III Rapor Şubesi

    Şube : IV Yetki, Mütalaa ve Askeri Ceza ve Tutukevleri İşlemleri Şubesi

    Şube : V İhbar ve şikayet ve müracaatları tetkik şubesi ile, askeri adalet hizmetlerinin zorunlu kıldığı hallerde teşkil edilecek hizmet şubelerinden kurulur.

    Ayrıca Başkanın emrinde bulunan ve Başkanlığın kayıt, karteks, yazı işleri ile Başkanlık personelinin özlük işleri gibi hizmetlerini gören yönetim personeli bulunur.

    Başkanlığın Kuruluşu Milli Savunma Bakanlığı kadrolarında gösterilir.



    (B) ASKERİ ADALET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ GENEL OLARAK GÖREV VE YETKİLERİ

    1. 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun M.S.Bakanlığına tanıdığı aşağıda gösterilen görev ve yetkilerle ilgili her türlü işlemleri yürütür.

    a. Askeri mahkemelerin kurulması ve kaldırılması.

    b. Askeri mahkemelerin yetkilerinin daraltılıp genişletilmesi.

    c. 353 sayılı Kanunun 1 nci maddesinin son fıkrasında yazılı suçları işleyenlerin tabi olacakları askeri mahkemelerin tesbit edilmesi.

    d. Askeri mahkemelerin idari işlerini, askeri savcılıkların bütün işlemlerini gözetme.

    e. Askeri savcılar arasında çıkacak yetki vesair uyuşmazlıkların halli.

    f. Askeri savcılara soruşturmaya devam edilmesi veya kamu davasının açılması hususunda emir verme.

    g. Kanuni şartların mevcut olması hallerinde davanın başka bir yerde bulunan askeri mahkemeye nakline karar verilmesi hususunda Askeri Yargıtaydan istemde bulunma.

    h. Bir askeri mahkemeye en yakın askeri mahkemenin tayininde kararsızlık olması halinde en yakın askeri mahkemenin hangisi olduğunu gösterme.

    i. Askeri Yargıtaydan geçmeksizin kesinleşen askeri mahkeme karar ve hükümlerinde kanuna aykırılık bulunması hallerinde Askeri Yargıtaya başvurmak üzere Askeri Yargıtay Başsavcısına yazılı emir verme.

    2. 357 sayılı Askeri Hakimler ve Askeri Savcılar hakkındaki Kanunun M.S.Bakanlığına yüklediği görev ve tanıdığı yetkilerle ilgili aşağıda gösterilen işlemleri yapmak.

    a. Askeri hakimler, askeri savcılar ile yardımcılarının, adli müşavirlerin Askeri Adalet İşleri Başkanlığı ile Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrolarında bulunan askeri hakimlerin görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında işledikleri suçlar veya askeri yargıya tabi şahsi suçları yahut sıfat ve görevlerinin gereklerine uymayan hal ve eylemleri hakkında soruşturma izni verilmesine lüzum olup olmadığının tesbiti için askeri adalet müfettişinin görevlendirilmesi.

    b. Askeri Adalet Müfettişi tarafından yapılan soruşturma neticesinde evrakın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi, yahut hazırlık soruşturması yapılmak üzere izin verilmesi veya 29 ncu maddede gösterilen disiplin cezalarının tatbik edilmesi.

    c. Askeri Adalet Müfettişinin soruşturma ile ilgili olarak göstereceği lüzuma binaen askeri hakimler hakkında işten el çektirme tedbirinin alınması.

    d. Askeri hakimler hakkında isim gösterilmeden yapılan veya belirli bir sebebi kapsamayan ihbarların işlemden kaldırılması.

    e. Bu kanunun 34 ve 36 ncı maddelerindeki görev ve yetkilerin kullanılması.

    f. Askeri hakim ve askeri savcıların geçici yetki ile görevlendirilmeleri.

    3. Adli takibat yapılması, Milli Savunma Bakanlığının iznine bağlı suçlarda takibat izni verilip verilmemesi ile ilgili işlemleri yapmak.

    4. Subay, astsubay, askeri memurlardan 926 sayılı T.S.K.leri Personel Kanununun 65 nci maddesinde belirtilen suçlardan muhakeme altına alınanların bu Kanuna göre açığa alınma ve açığın kaldırılması işlemlerini uygulamak.

    5. Askeri yargı ile ilgili kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgeleri hazırlamak, gerek bu konuda gerekse ceza hukukuna ilişkin konularda mütalaa vermek.

    6. Askeri yargı, askeri ceza hukuku ve genel ceza hukuku sahasında ilmi çalışmaları temin ve teşvik etmek toplantılar düzenlemek. Memleket içi ve milletlerarası toplantı, kongre ve seminerlerde Türk askeri yargı teşkilatını ve M.S.Bakanlığını temsil etmek, askeri yargı ve askeri ceza hukuku sahalarındaki gelişmeleri takip etmek.

    7. Askeri hakimlerin nakil ve tayinlerinde hizmetin liyakate göre daha iyi yürütülmesini sağlamak üzere ilgili kuvvet komutanlıkları personel başkanlıklarınca istenecek mütalaaları cevaplandırmak.

    8. Askeri hakim adaylarının yetiştirilmesini sağlamak ve staj işlerini yürütmek.

    9. Askeri yargıyı ilgilendiren her türlü müracaat ihbar ve şikayetleri yetkili amire ulaştırmak, takip edip neticelendirmek.

    10. İnfaz ve askeri ceza ve tutukevleri ile ilgili her türlü faaliyeti düzenlemek.

    11. Askeri yargı organlarının basılı defter, kağıt, mesleki kitap gibi ihtiyaçlarını kuvvetler nezdinde sağlamak, dağıtımını yapmak.

    12. Askeri Adalet Teftiş raporlarını incelemek.

    13. Muhtelif kanunlarda yazılı askeri yargı ile ilgili işlemleri yapmak.



    (C) ASKERİ ADALET İŞLERİ BAŞKANLIĞI ORGANLARININ GÖREV VE YETKİLERİ:

    (1) Askeri Adalet İşleri Başkanının görev ve yetkileri:

    Askeri Adalet İşleri Başkanı, bu Yönetmelikte belirtilen görev ve yetkilerin kullanılmasını ve düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlar, şube müdürleri ve yardımcıları arasındaki işbirliğinin dayanacağı esasları düzenler, şubelere ait işlerin miktar ve mahiyetlerine göre personel ve görev ayırımını yapar.

    (b) Başkan, Bakanlık Daire Başkanları ve Müstakil Şube Müdürleri Komisyonunun tabii üyesi olup ceza hukukunu, Askeri Adalet İşlerini, her bakımdan personelini ilgilendiren hususlarda ve Bakan ile Bakanlık Müsteşarının ve adli işlerle görevli Müsteşar Yardımcısının lüzum göstereceği sair idari işlerde Bakanlık sözcüsü ve Bakanlıklar arasında kurulacak Komisyonlarda da mümessilidir.

    Başkan; askeri mahkeme kıdemli hakimi, askeri savcılar ve ast ve eşidi makamlarla, Cumhuriyet savcılıkları, genel yargı ve zabıta mercileri ile doğrudan doğruya yazışma yapabilir.



    (2) Askeri Adalet İşleri Başkan Muavininin görev ve yetkileri:

    Askeri Adalet İşleri Başkanlığının yönetim işlerinde Başkana yardımcı olup Başkanın görevde bulunmadığı zamanlarda ona vekalet eder. Ayrıca Başkan tarafından verilen ve bu yönetmelikte gösterilen hizmetleri yürütür.



    (3) Şube : I İddianame ve Kararlar Tetkik Şubesi Müdürünün ve Yardımcısının görevleri şunlardır:

    Askeri savcılıklarca düzenlenen iddianameleri incelemek (353 sayılı Kanunun 1 nci maddesinin son fıkrasınca yazılı suçlara ait olanlar dahil) ve esas, usul yönünden görülecek hatalardan dolayı askeri savcılıkların dikkat nazarlarının çekilmesini sağlamak.

    (b) 926 sayılı Kanunun 65 nci maddesine dayanılarak subay, askeri memur ve astsubayların açığa ihraç olunmaları, açıkta bulunanların dava sonuçlarının kovuşturulması ve açığın kaldırılması işlemlerini yürütmek.

    (c) 926 sayılı Kanunun 65 nci maddesinin uygulanması ve açığın hukuki neticeleri konularında mütalaa vermek.

    (d) Subay, askeri memur, astsubay ve sivil memurlar hakkında askeri mahkemeler ve genel mahkemeler tarafından verilen ve kesinleşen ceza hükümlerini inceliyerek, bunların kuvvet personel başkanlıklarındaki adli sicil kayıtlarına geçirilmelerini sağlamak.

    (e) Askeri mahkemeler tarafından verilen ve askeri yargıtay tarafından tetkik edilmeksizin kesinleşen hükümlerin resen incelenmesi sırasında görülecek adli hataları rapor tetkik şubesine bildirmek.



    (4) Şube : II Personel Meslek Yönetim Şube Müdürünün ve Yardımcısının görevleri:

    357 sayılı Askeri Hakimler ve Askeri Savcılar Kanununun 2 nci maddesinde yazılı kaynaklardan sağlanan adaylar ile aynı Kanunun geçici ikinci maddesine göre yedek subay okulunu bitirerek asteğmenliğe nasbedilmiş olanlardan gerekli nitelikleri haiz bulunanların kanun ve yönetmelik hükümlerine göre staj yapmalarını ve yetiştirilmelerini temin etmek.

    (b) Adaylıkta başarı gösterenlerin askeri hakim yardımcılığına veya askeri savcı yardımcılığına geçirilmeleri hususunda gereken işlemlerin yapılmasını sağlamak.

    (c) Askeri hakim ve askeri savcı yardımcılarının üç yıllık bekleme süresi sonunda yeterli görülenlerinin askeri hakim veya askeri savcılığa geçirilmelerini ve yeterli görülmiyenlerinin yardımcılıkta bir yıl daha denenmelerini ve bu süre sonunda da yeterli görülmiyenlerinin personel sınıfına geçirilmelerini sağlamak.

    (d) Askeri hakimler ve askeri savcılar ile yardımcılarının, adli müşavirlerini, Askeri Adalet İşleri Başkanlığı ile Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrolarında bulunan askeri hakimlerin görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında işledikleri suçlar veya sıfat ve görevlerinin gereklerine uymayan hal ve eylemleri yahut askeri yargıya tabi şahsi suçları hakkında Bakanlığa yapılacak ihbar ve şikayetleri incelemek, soruşturma izni verilmesine lüzum olup olmadığının tesbiti, izin verilmesi veya evrakın işlemden kaldırılması veyahut disiplin ceza işleri hakkında teklifte bulunmak, bu kişilerin takdir ve taltifleri hususunda gerekli işlemleri yapmak.

    (e) 357 sayılı Kanunun 16 ncı maddesine istinaden askeri hakim ve yardımcılarının askeri savcı ve yardımcılığına ve askeri savcı yardımcılarının askeri hakim ve yardımcılığına yapılacak atanmalarında mütalaa vermek ve teklifte bulunmak.

    (f) Askeri Yargıtay üyeleri ile Askeri Yargıtay Başsavcısının seçimleri hakkında kanun ve usul hükümlerini yerine getirmek.

    (g) Askeri hakimler ve askeri savcılar ile yardımcılarının, adli müşavirlerin, Askeri Adalet İşleri Başkanlığı ve Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrolarında ve askeri yargı ile ilgili idari görevlerde bulunan askeri hakimlerin bilgi ve uygulama yönlerinden yetiştirilmeleri için kurslar açmak, konferanslar tertip etmek, bu konferans ve kursların kimler tarafından, ne zaman ve nerede yapılacağını tesbit ve takip etmek, askeri ceza hukuku sahasında ilmi yayınlarda bulunmalarını sağlayacak imkanlar hazırlamak, yabancı orduların askeri adalet işleri ve kuruluşu hakkında o dillerde yazılmış eserlerin dilimize çevrilmesini teşvik etmek ve bu konularda başarı gösterenlerin mükafatlandırılmalarını sağlamak.

    Askeri Adalet İşleri Başkanlığının kadro işlerini yürütmek.

    (i) Kovuşturma icrası, Milli Savunma Bakanının iznine veya yetkili makamların istek veya müsaadesine bağlı suçlarda gereken incelemeyi yapmak ve işlemleri yürütmek.

    (j) Savaş ve sıkıyönetim halleri ile askeri bir harekat sırasında harb hükümlerinin uygulanacağı kabul ve ilan olunan ahvalde Askeri Adalet İşlerini düzenlemek ve kovuşturmak.

    (k) Enterne edilen şahıslarla harb esirlerinin serbest bırakıldıkları zamana kadar geçen süre içinde askeri yargı ile ilgili olan işlemlerini düzenlemek.

    (l) Muhtelif devletlere mensup askeri kişilerle mülteci asker kişiler hakkında askeri adalet ile ilgili hususların, kanuni kovuşturma ve yargılama işlemlerinin, tutuklama ve cezanın yerine getirilmesi faaliyetlerinin mevzuata uygun olarak yapılmasını sağlamak.

    (m) Muhtelif devletlerle bir harbe girme veya ittifak anlaşmaları gereğince birlikte askeri harekatta bulunma veyahut işbirliği yapma hallerinde, askeri adalet işlerindeki uygulamada zuhur edecek anlaşmazlık ve uyuşmazlıkların giderilmesini sağlamak.



    (5) Şube : III Rapor Tetkik Şubesi Müdürü ve yardımcısının görevleri şunlardır:

    Milli Savunma Bakanlığı Askeri Adalet Teftiş Kurulu müfettişlerinin teftiş raporlarını incelemek ve kanuni gereklerinin yerine getirilmesine dair olan işlemleri yapmak, (Askeri ceza ve tutukevlerinin teftişine ait olanlar hariç) cezai kovuşturma yapılması lazım gelen hallerde lüzumlu işlemin yapılmasını sağlamak ve diğer şubelere ait işlerden ilgili şubeleri haberdar etmek.

    (b) Askeri savcı tarafından verilip süresi içinde itiraz edilmediğinden veya sebep gösterilmediğinden hakkındaki itiraz red olunmuş bulunan kovuşturmaya mahal olmadığı veya soruşturmanın geçici olarak tatiline dair kararlar üzerine soruşturmaya devam edilmesi veya kamu davası açılması hususlarında askeri savcıya emir verilmesini sağlamak.

    (c) Askeri mahkemeler tarafından verilip Askeri Yargıtayda incelenmeksizin kesinleşen hükümler ile disiplin mahkemeleri tarafından verilip kesinleşen hükümlerde kanunlara muhalefet edildiğinin öğrenilmesi üzerine bunların bozdurulması zımnında Askeri Yargıtaya müracaat için Askeri Yargıtay Başsavcısına emir verme işlemlerini yürütmek.

    (d) Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu ile Askeri Ceza Kanununa istinaden Milli Savunma Bakanlığına yapılan itiraz, kararın düzeltilmesi, yargılamanın yenilenmesi ve yasaklanmış hakların geri verilmesi gibi müracaatları kovuşturmak.

    (e) Yargıtay Daire ve Genel Kurul kararları ile Askeri Yargıtay Daire, Daireler Kurulu kararları ve İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararlarını takip ve yeni içtihatlara göre icap eden tedbirleri teklif etmek. (Askeri Adalet Dairesinde yayınlanması uygun görülen kararları, ihbar ve şikayet Şube Müdürlüğüne bildirir.)



    Şube : IV Yetki ve Mütalaa ve Askeri Ceza ve Tutukevleri İşlemleri Şubesi Müdürü ve yardımcısının görevleri şunlardır:

    Askeri ceza ve tutukevlerinin M.S.B.lığı Askeri Adalet Teftiş Kurulu müfettişleri tarafından yapılan teftişlerine ait raporları incelemek ve kanuni gereklerinin yerine getirilmesine dair olan işlemleri yapmak.

    (b) Askeri ceza ve tutukevlerinin kuruluşu, işleyişi, ihtiyaçlarının takip ve temin edilmesi işlemlerini yürütmek.

    (c) 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 1 nci maddesine istinaden askeri mahkeme kurmak, kaldırmak ve mezkur maddenin son fıkrasında yazılı suçları işleyenlerin yargılanmalarının yapılacağı askeri mahkemeleri tesbit etmek.

    (d) Askeri mahkemelerin yetkilerinin genişletilip daraltılması işlemlerini yerine getirmek.

    (e) Bir suçta birden fazla sanık bulunması ve bunların birden fazla askeri mahkeme yetkisine tabi olması halinde uzlaşamayan askeri savcılardan hangisinin soruşturmayı yapacağını tayin hususunda gerekli teklifleri hazırlamak.

    (f) Askeri savcılar arasında çıkacak yetki uyuşmazlıkları hakkında işlem yapmak.

    (g) Askeri hakim ve yardımcıları ile askeri savcı ve yardımcılarına geçici yetki verme işlemlerini yürütmek.

    Ceza hukukunu ve askeri adalet işlerini ilgilendiren konularda yazılı mütalaaları hazırlamak.

    (i) Askeri yargı mercileri ile adli ve idari yargı mercileri arasında vukubulacak uyuşmazlıkların halline ait işlerde gerekli incelemeyi yapıp hal şekilleri hakkında teklif hazırlamak.

    (j) Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Encümenlerinin ve diğer Bakanlık ve müesseselerin askeri adalet işleri ile ilgili yazılarını incelemek ve gereğinin yapılmasını sağlamak.

    (k) Kaldırılan askeri mahkemelere ait soruşturma ve dava dosyaları ile adli defter, adli ve idari dosyalar v.s. hakkında yapılacak işleri tesbit ve kovuşturma, kullanılmamış adli defter ile demirbaş kayıtlı kitaplar ve askeri yargı hizmetine yararlı eşyaları Başkanlığa getirterek saklamak veya gereken tertip ve dağıtımı sağlamak.

    (l) Askeri mahkemeler ile askeri savcıların adli defter ve basılı kağıt gibi ihtiyaçlarını temin etmek.

    (m) Genelkurmay Harb Tarihi Encümenine intikal etmiş olan Osmanlı İmparatorluğu mülga divanı harblerinin esas ve karar defterleri ile Milli Hükümetin teşkilinden itibaren yurdun muhtelif yerlerinde kurulmuş olan sabit divanı harblerin ve mülga ordu birliklerinin askeri mahkemeleri ile divanı harblerin ve heyeti mahsusaların evrakının, evrak mahzeninde toplanmasını ve tasnifini sağlamak.

    (n) Muhtelif kanun hükümlerine göre veya kanunların uygulanması sırasında meydana çıkan ve askeri yargı ile askeri adalet işlerini ilgilendiren hususları yerine getirmek.

    (o) Yüksek Sağlık Şurası ile Adli Tıp Müessesesinin ve Askeri Tıp Akademisi Profesörler Meclisinin aldıkları kararlardan askeri adalet işlerini ilgilendirenlerin uygulanmalarını sağlamak.

    (p) Askeri yargıyı ilgilendiren kanun, tüzük ve yönetmeliklerin tasarılarını hazırlamak.

    (r) Yabancı devlet organlarının askeri yargı işlerini ve bunlardaki gelişmeyi takip ve tetkik ederek silahlı kuvvetlerimizin askeri yargı işlerini ve bunlardaki gelişmeyi takip ve tetkik ederek silahlı kuvvetlerimizin askeri yargı işleri için faydalanmak ve bu hizmetin en iyi şekilde yürütülmesini sağlıyacak tekliflerde bulunmak.

    (s) Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanlıkları veya askeri kurum amirlikleri ile askeri savcılar tarafından askeri adalet işleri hakkında yapılan teklifleri incelemek ve gerekli işlemleri yerine getirmek.



    (7) Şube V : İhbar ve Şikayet ve Müracaatları Tetkik Şube Müdürünün ve yardımcısının görevleri şunlardır:

    Cumhurbaşkanına, Türkiye Büyük Millet Meclisine, Başbakana ve diğer Bakanlıklara yapılıp, Milli Savunma Bakanlığına gönderilen veya doğruca Bakanlığa yapılan şikayet ve müracaatlardan (Af isteği veya suç ihbarı gibi) cezai kovuşturmayı gerektiren veya askeri adalet işlerini ilgilendiren hususları tetkik ve takip etmek ve lüzumlu işlemleri yapmak.

    (b) Yerine getirilmeleri Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararına bağlı olan cezaların yerine getirilme işlemlerini kovuşturmak.

    (c) Soruşturmanın mahallinde yapılmasının Türk Silahlı Kuvvetlerinin emniyeti veya askeri disiplinin korunması bakımından mahzurlu görülmesi halinde davanın başka bir askeri mahkemeye naklini sağlamak.

    (d) Askerde bulunanların ailelerinin, askeri adaleti ilgilendiren işleri ile fakir ve muhtaç olanlarına yardım yapılması hususunda istek, şikayet ve müracaatları yetkili makamlara ulaştırma ve kovuşturmak.

    (e) Askeri yargı mercilerince haklarında tutuklama veya hükümlülük kararı verilenler ile bunların müdafileri veya kanuni mümessileri tarafından yapılacak müracaatları incelemek ve neticelendirmek.

    (f) Devletler umumi hukuku ile devletler hususi hukuku sahalarında askeri adaleti ilgilendiren işlerden dolayı yahut yabancı memlekete kaçan askeri yargıya tabi sanık ve hükümlülerin iadesi, celbi hususları ile yurtdışında bulunan askeri kişilere ve askeri yargı ile ilişkisi olanlara tebligatı sağlamak.

    (g) Fevkalade hallerde haksız mal iktisap eden asker kişiler hakkında 4237 sayılı Kanun ile uygulanmasına ait Yönetmelik hükümlerinin tatbikini sağlamak.

    Hazine hukukunu ilgilendiren işlerde Hazine haklarının askeri savcılıklarca kovuşturulmasını temin etmek.

    (i) Özel talimatına göre düzenlenecek adli vukuat raporlarının zamanında ve doğru olarak gönderilmesi hususunu, Bakanlık Komptrolörlüğü İstatistik Müdürlüğü ile de işbirliği yaparak sağlamak.

    (j) Adli vukuat raporlarını inceliyerek, suç nevi ve suçlu adedine göre hangi birliklerde ve hangi neviden daha fazla suç işlendiğini tesbit etmek ve önlenmesi hususunda gerekli teklifleri hazırlamak.

    (k) Özel talimatına göre Askeri Adalet Dergisinin yayınlanmasını temin etmek.

    (l) Askeri Yargıtay Daire, Daireler Kurulu ve İçtihatları Birleştirme Kurulu kararlarının yıllık olarak yayınlanmasını sağlamak.



    Bağlantı ve sorumluluk:

    Askeri Adalet İşleri Başkanı:

    a. Bu Yönetmelikte gösterilen münhasıran Milli Savunma Bakanının takdir ve yetkisine giren görevlerin (353 sayılı Kanunun 35 nci maddesindeki gözetim yetkisi, 111 nci maddesindeki kamu davasının açtırılması ve soruşturmaya devam talimatı, 243 ncü maddesindeki yazılı emir ve 357 sayılı Kanunun 23 ncü maddesindeki hakimler hakkında askeri adalet müfettişinin soruşturma için görevlendirilmesi, hakimler hakkındaki asılsız ihbar ve şikayetlerin işlemden kaldırılması, 24 ncü maddesindeki hakimlerin işten elçektirilmesi, 25 nci maddedeki hakimlere ait soruşturma sonucunda evrakın işlemden kaldırılması, soruşturma izni verilmesi ve haklarında disiplin cezası tatbiki, 40 ncı maddedeki geçici yetki ile görevlendirme ve As.C.K.nun 48 nci maddesindeki takibat izniyle ilgili yetkinin kullanılmasını, 477 sayılı Kanunun 40 ncı maddesindeki yazılı emir yetkisinin kullanılmasını) düzenlenmesinden ve yürütülmesinden doğruca Milli Savunma Bakanına,

    b. Yukarıdaki fıkrada belirtilenler dışında kalan görev ve hizmetlerin düzenlenmesi ve yürütülmesinde ve,

    Milli Savunma Bakanı, Bakanlık Müsteşarı ile adli işlerle görevli Müsteşar Yardımcısı tarafından verilmiş hizmet emirlerinin yerine getirilmesinde sırası ile;

    Milli Savunma Bakanına, Bakanlık Müsteşarı ile adli işlerle görevli Müsteşar Yardımcısına bağlı ve sorumludur.

    c. Şube müdürleri ile yardımcıları ve yönetim personeli ise:

    Askeri Adalet İşleri Başkan Muavini ile Başkanına bağlı ve sorumludur.



    Teklifler:

    5. Bu Yönetmelikte yapılması istenen değişiklik teklifleri usulüne uygun şekilde M.S.B. Askeri Adalet İşleri Başkanlığına yapılır.



    Yürürlüğe giriş tarihi:

    6. Bu Yönetmelik Resmi Gazete'de yayımı tarihinde yürürlüğe girer.



    Yönetmeliğin yürütülmesi:

    7. Bu Yönetmelik Milli Savunma Bakanlığınca yürütülür.

  10. #10
    fightclub11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    5,458
    Karizma Gücü
    8

    Millî Savunma Bakanlığı Görevleri

    (31 Temmuz 1970 Tarihli ve 1325 Sayılı "Millî Savunma Bakanlığı Görev ve
    Teşkilâtı Hakkında Kanun")

    1. Millî Savunma görevlerinin siyasi, hukuki, sosyal, mali ve bütçe hizmetlerini,

    2. Silâhlı Kuvvetlerin Bakanlar Kurulunca kararlaştırılacak savunma politikası çerçevesinde, Genelkurmay Başkanlığı tarafından tespit olunacak ilke, öncelik ve ana programlarına göre :

    a. Barışta ve savaşta asker alma hizmetlerini,

    b. Silâh, araç, gereç ve her çeşit lojistik ihtiyaç maddelerinin tedariki hizmetlerini,

    c. Harp sanayii hizmetlerini,

    d. Sağlık ve veteriner hizmetlerini,

    e. İnşaat, Emlâk, İskân ve Enfrastrüktür hizmetlerini,

    3. Mali ve mal hesap teftiş hizmetlerini, yürütmektir.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Devletler Hukuku
    2006 Konuları bölümünde Mustafa tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 08.04.06, 07:52
  2. İş Bankası CHP'nin bankası değildir
    2006 Konuları bölümünde Tandogan tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 06.02.06, 04:44
  3. Erotik Bilgi Bankası
    2005 Konuları bölümünde KaOs__64 tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 05.02.05, 17:27

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •