• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    ßûLéNT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-08-2007
    Mesajlar
    1,877
    Karizma Gücü
    5

    Başsavcı mazlum oluyor - Ahmet HAKAN

    SİZ sonuçta görevini yapan bir "Başsavcı" için, "Abdurrahman! Zararı öde" diye yakışıksız başlıklar atarsanız...

    Siz, tek suçu bir "iddianame" hazırlamak olan "Başsavcı" için, "Laik oligarşinin adamı" diye nitelemelerde bulunursanız...


    Siz, "iddianame hazırlamak" ile "ekonomik kriz çıkarmak" arasında sarsılmaz bir bağ kurup "Başsavcı"yı hedef tahtasına oturtursanız...

    Siz, "Başsavcı"nın memleketi Şanlıurfa’daki köyünde adamın mahrem hayatına dalarak, ne denli "dinsiz imansız" ve köyüne sahip çıkmayan bir adam olduğunu kanıtlamaya kalkışırsanız...

    Siz, hakkınızda "iddianame" hazırlayan "Başsavcı"nın, o makama sızdığını öne sürerseniz...

    Siz, hakkınızda "iddianame" hazırlayan "Başsavcı" ile "Ergenekon Çetesi" arasında bağlantı olduğuna dair imalarda bulunursanız...

    Siz, hedef haline getirdiğiniz "Başsavcı" için, "Apo ile hemşeri çıktılar" diye bel altı vuruş haberleri yaptırırsanız...

    * * *

    Şöyle bir şey olur:

    O pek sevdiğiniz, her defasında sizi acayip kárlı çıkaran, oylarınızın artmasına yol açan...

    "Mazlum" ve de "mağdur" imajınızı "Başsavcı"ya armağan etmiş olursunuz...

    Bundan "Başsavcı" bir şey kazanmaz ama siz çok şey kaybedersiniz...

    Kısacası...

    Hem fena halde ayıp ediyorsunuz, hem de bindiğiniz dalı kesiyorsunuz...

    Anlatılan senin hikáyen

    "HAVA kararmadan televizyon izlemek" ile "kaybeden olmak" arasında her daim bir illiyet bağı kurmama karşın...

    Geçen gün, gündüz vakti, "Her kanalda iki dakika durma" prensibine dayalı "zap yapma" oyununa girişmiştim ki...

    Star Televizyonu’nda "Dest-i İzdivaç" adlı programda kalakaldım...

    "Manzara-i umumiye" şöyle bir şeydi:

    İşini acayip benimsediği yaptığı şekerliklerden gayet iyi anlaşılan "sunucu kızımız", yakıcı bir "yuva kurma" arzusuyla programa katılan yaşını başını almış köylü bir "Hacı Amca"yı baş göz edebilmek için elinden geleni yapıyordu...

    Hatta "Hacı Amca"ya, gayet münasip bir "kısmet" de çıkmıştı:

    Kusursuz bir İstanbul Türkçesi ile konuşan, alımlı, sempatik ve pek mütevazı bir hanım, "Hacı Bey’in samimiyeti beni etkiledi" diyerek izdivaca yeşil ışık yakıyor, İstanbul’u bırakıp "Hacı Amca"nın köyüne gelin gitmeye razı olduğunun işaretini veriyordu.

    Gelgelelim, her halinden "Hanımefendi"yi beğendiği anlaşılan ve "İkimiz bir dalda yuva kuralım" diye haykırmak için can atan "Hacı Amca"nın amansız bir sorunu vardı:

    Hanımefendi’nin başı açıktı...

    "Köy yerinde bana ne derler" diye kıvranan "Hacı Amca", bir umut "Acaba kapanır mı?" diye soruverdi...

    "Hanımefendi" ise, herhangi bir laik hissiyat içine girmeksizin, "Olmaz... Ben böyle alıştım... Bu saatten sonra bu alışkanlığımı değiştiremem" diye cevap verdi.

    "Çaresiz köy erkeği" gibi kıvranan "Hacı Amca" ise, kendine özgü şivesiyle, "Ben hacıyım, beş vakit namazımı kılarım... Köy yerinde bütün kadınlar kapalıdır... Bir tek benim hanım açık olacak... Bu olmaz" diyerek "köy baskısı"na boyun eğdi...

    Ve işin tuhafı, programda hiç kimse bu durumu yadırgamadı bile!

    Dünyanın en makul işi yapılıyormuş gibi, "Hacı Amca" için, "kapalı bir hanım" arayışına çıkma kararı alındı...

    Ve başta "sunucu kızımız" olmak üzere stüdyodakiler "göbek atarak" alınan son kararı kutladılar...

    Hemen hatırlatayım:

    Göbek atanlar içinde "Hacı Amca" da vardı...

    Güncel aforizmalar

    Sandıkta yenemediği partinin başına gelen ya da gelecek belalara sevinen muhalefet partisi, şövalyelik ve centilmenlik sınavından çakmış sayılır...

    "Don" üzerinden siyasal açıklama yapan bir siyasetçi, kendisinin terbiye durumuyla ilgili yazıp çizenlere kızıp sitem etmek yerine, çok yalın bir özürle durumu kurtarmayı tercih etmesini bilecek kadar medeni olmalıdır.

    Bir partiye en son giren bir siyasetçi, o partinin başına gelen bir iş nedeniyle, bulduğu her fırsatta, partinin en ağababalarından bile daha sivri çıkışlar yaparsa yadırgama kaçınılmaz olur...

    Herhangi bir siyasal gelişme üzerine, "Bu işin arkasında Masonlar var" diye yazılar yazan gazeteciye, "Yakın zamana kadar her işin arkasında Bilderberg arıyordun... Ne oldu Bilderberg’e?" diye sormak farzı ayin olur...

    Bir cenaze töreninde sorulan sorulara yanıt vermemek yerine, "Ölüm tek gerçektir / Başsavcı da bunu bilsin" diye demeç vermek, bağlamı ne olursa olsun, dünyanın her yerinde "tuhaf bir açıklama" olarak algılanır.

    Bir savcı için "Görevini yapan bir savcıya böyle saldırı olmaz" diyenler, görevini yapan başka bir savcının "meslekten men cezası" aldığını unutmamalıdırlar... (Bakınız: Şemdinli Savcısı Ferhat Sarıkaya).

    Başsavcı mazlum oluyor - Ahmet HAKAN - Hürriyet

    Objektivizmin Türkiye temsilcisinden inciler... Okuyun da parti kapatma konusunun neresinde durmanız gerektiğini anlayın...
    Romanın bir yerinde Erkek:
    "Hayatta bir takım hedeflere saplanmak, kendine zincire vurmaktır.
    Mutluluğun var olmadığını, cennetin var olmadığını, kazanılacak ya da kaybedilecek hiçbir şey olmadığını ve hiçbir şeyin özünün değiştirilemeyeceğini anlamak gerekir.
    Ve bundan sonra insana sadece ümitsizliğin kaldığına inanmak, bir kere daha yanılmaktır.
    Çünkü ümitsizlik de bir yanılsamadır." der.

  2. #2
    dreamcity adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-11-2008
    Mesajlar
    357
    Karizma Gücü
    4
    şöyle sorayım düşünki bir adam solcu

    solculuk ezilen insanların yanında hakkını alıncaya kadar mazlumların yanında olmak ,başkalarının fikir ve burjuvazi egemenliğini aydınlanmanın ışığıyla yırtmak demek,
    zayıfı kaldırıp ayağa mazlumların iktidarını sağlamak demekse ,
    vatanını, hakkını ve yurtseverliğini ortaya koyan ,direnen ,vatanından kovulmaya çalışılan iktidardan yoksun olan , direnisin yanında olmaktır,


    dersen

    kabul ederim başım üstünde derim ve beni de arana katarsın severek ,
    şimdi oldunmu solcu ,evet derler ve artı olarak hayvan hakları doğa sevgisi bilişim ihtiyacı bunları da katarsak çağdaşmıyız .
    tamam ,tamam ancak benim bir fazlam daha var onu söyleyince yok derler ve dönüp giderler ,
    işte bunlar ihanetin insanlığa maskarasıdırlar ,sosyalistidirler ,milliyetçi kardeşleriyle ruh ikizidirler bilin bakalım tek bir artı
    o nedir sizi yıldıran ,ve aslan görmüş eşekler gibi kaçıran
    ey kafatasçı milliyetçiler ve ruh ikizleri solcular ,
    söyleyin ergenokon artıkları
    benim
    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  3. #3
    ßûLéNT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-08-2007
    Mesajlar
    1,877
    Karizma Gücü
    5
    O artının ne olduğunu gerçekten anlamadım. 1 yıl önce yazılmış bu köşe yazısının altına bütün bunları neden yazdığını da, aradaki bağı da anlayamadım. Ve oldukça ilginç buldum yazını.
    Romanın bir yerinde Erkek:
    "Hayatta bir takım hedeflere saplanmak, kendine zincire vurmaktır.
    Mutluluğun var olmadığını, cennetin var olmadığını, kazanılacak ya da kaybedilecek hiçbir şey olmadığını ve hiçbir şeyin özünün değiştirilemeyeceğini anlamak gerekir.
    Ve bundan sonra insana sadece ümitsizliğin kaldığına inanmak, bir kere daha yanılmaktır.
    Çünkü ümitsizlik de bir yanılsamadır." der.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Pkk AteŞkes Karari Verdİ.haberİ Ahmet Hakan Duyurdu!
    2005 Konuları bölümünde Icewind tarafından açılmış
    Yanıt: 11
    Son Mesaj: 19.08.05, 22:25
  2. Ahmet Hakan kimlik bunalımında
    2005 Konuları bölümünde murathan tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 16.08.05, 13:44
  3. Ahmet HAKAN:Telegol’ü şikáyetimdir!
    2005 Konuları bölümünde köfte-piyaz tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 23.02.05, 20:41

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •