DÜNYADA BUGÜN
ALİ SİRMEN
İlhan Selçuk Ziverbey Köşkü'nden de Geçmişti...
Hava sıcaktı, kışlanın mahkeme salonuna çevrilmiş olan odasının pencereleri açıktı. Duruşma iki saattir sürüyordu. Bir ara Selimiye'nin penceresinden dışarıya kaydı gözüm, denizi seyretmeye başladım.
O sırada İlhan Selçuk' un ifadesi alınmaktaydı.
İlhan Abi her zamanki gibi sakin ve açık konuşuyordu.
Gözüm denizde, kulağım İlhan Abi'deydi.
Sorular ve yanıtlar bittikten sonra, Ziverbey Köşkü'nde işkence altında alınmış olan ifadesine geçildi. Kâtip, monoton bir sesle ifadeyi okudu; bittikten sonra, İlhan Selçuk söz istedi ve şunları söyledi:
- Sayın Yargıç, bu benim yazılı ifademdir, lütfen olduğu gibi değiştirilmeden zapta geçer misiniz?
Birden oturduğum yerden sıçradım.
Ne oluyordu?
İlhan Selçuk işkence altında yazdırılanların doğruluğunu kabul mü ediyordu?
Kendisini tanımasam "Sinirleri dayanmadı.. çöktü" derdim.
Duruşmadan çıktıktan sonra, kendisine "Ne oluyor?" diye sorduğumda, gülümsedi:
- Bekle bekle! Görürsün.
Birkaç celse daha beklemem gerekti. Sonra bir duruşmada, İlhan Selçuk tekrar söz istedi:
- Sayın Yargıç, lütfen yazılı ifademin bir kez daha okunmasını rica ediyorum.
***
Askeri mahkeme önündeydik. Ama yargıçlar tümüyle bağımsız davranıyor, kendilerini hukuk ve vicdanları dışında hiçbir şeyle kayıtlı hissetmiyorlardı.
Duruşma yargıcı, ifadeyi bir kez daha okuttu.
İlhan Selçuk,
- Şimdi lütfen her cümlenin sondan ikinci kelimesinin ilk harflerini alt alta okutur musunuz?
Duruşma yargıcı bu talebi de yerine getirdi.
Her cümlenin sondan ikinci kelimesinin ilk harfleri alt alta okunduğunda ortaya şu ifadeler çıkıyordu:
- İşkence altındayım.
- Zincire vuruluyum.
- Ölüm tehdidi var.
- Bu yazı zorla yazdır..
- İşkence, zulüm var
- Ölüm var
- Baskı altındayım.
Türk dilinin ustası, işkence altındayken akrostiş yapmıştı.
İlhan Selçuk, işkencecileri altetmişti.
Birkaç ay sonra, 12 Mart dönemi tarihine " Madanoğlu Davası " olarak geçen dava, "Mahkemenin tam bir vicdani hukuki kanaatiyle ve oybirliğiyle" beraat ile sonuçlanacaktı.
***
İlhan Selçuk, askeri darbe döneminin ünlü işkence evi, Ziverbey Köşkü'nden çözülmeden, yüz akıyla çıkmış, işkencecilerini altetmişti.
Ziverbey Köşkü'nden çıktıktan sonra bir gün söyleşirken, gayet sakin bir ifade ile,
- Sakın kimseyi işkence ile çözüldü diye suçlamayın! demişti.
Ben aynı davada yargılanıyor olmasaydım, Ziverbey Köşkü'nde neler olduğunu, belki de işkence köşkünde neler olduğunu hiçbir zaman öğrenemeyecektim.
İlhan Selçuk övünmeyi, şişinmeyi sevmezdi.
Daha sonra İlhan Abi, yaşadıklarını " Ziverbey Köşkü " adı altında kitaplaştırdı.
O kitap da belki de çıkmayacak, kamuoyu olanlardan asla haberdar olmayacaktı, eğer Tercüman gazetesi polisten ele geçirdiği işkence altında alınmış ifadeyle, saldırıya geçmemiş olsaydı.
İlhan Selçuk, övünmeyi sevmez, işkence konusundan pek söz etmezdi.
İlhan Abi, Ziverbey Köşkü'nde işkencecileri alt ettiğinde 46 yaşındaydı.
İlhan Selçuk, bugün 83 yaşında.
İlhan Selçuk Ziverbey Köşkü'nden de geçmişti.
Buradan da geçer...
asirmen@cumhuriyet.com.tr


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



