• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    yokumsss Despoina~ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-03-2007
    Mesajlar
    5,136
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Mutsuz Diplomalı İşsizliğin Nedeni..

    Özel, devlet ve yurt dışında üniversitelerden 2007 yılında mezun olan ve İstanbul’da iş arayan gençler arasında yapılan araştırma şu soruyu sorduruyor: 'Gençler biraz da iğneyi kendine mi batırmalı?'

    Üniversite mezunu işsizlerin hayalini, "yabancı veya yabancı ortaklı şirketlerde" işe girmek süslüyor.

    Prometheus Danışmanlık şirketi tarafından özel, devlet ve yurt dışında üniversitelerden 2007 yılında mezun olan ve İstanbul’da iş arayan gençler arasında "Gençler ve İşsizlik" konulu bir araştırma yapıldı.


    Kasım-Aralık 2007 ile Ocak-Şubat 2008 dönemini kapsayan araştırma ile lisans mezunu, 27 yaşın altında olan, aktif iş arayan ve okul sonrası hiç deneyimi olmayan 300 kız ve 300 erkekle görüşülerek, iş arama profilleri ve beklentileri belirlendi.


    Prometheus Danışmanlık Genel Müdürü Yücel Atış’ın, açıkladığı araştırma sonuçlarına göre, gençlerin yüzde 37’si iş dünyası ile okuldayken tanışıyor. Bu gruptaki gençler, daha hızlı iş buluyor. İş dünyası ile tanışmayı okulun bitişine bırakanların ise iş dünyasına uyum sağlama, görüşme alma ve iş bulma hızı çok daha düşük gözüküyor.
    Gençlerin iş aramaya başlama kararında aile baskısının yüksek olduğu dikkat çekiyor. "İş aramaya başlama kararınızı kim verdirdi?" sorusuna, katılımcıların yüzde 9’u öğretmenlerinin, yüzde 18’i kendisinin, yüzde 26’sı arkadaşlarının ve yüzde 47’si ailesinin karar verdiğini belirtiyor.


    Özellikle iş aranması konusunda aile baskısının yüksek olmasının, gençleri aile ortamı dışında zaman geçirmeye zorladığı vurgulanıyor. İş arama sürecinde gençlerin yüzde 78’i hazırlık desteği almıyor.


    Gençlerin iş arama sürecinde kendilerini yalnız hissettikleri, danışıp destek alabilecek yeterlilikte kaynaklara sahip olmadıkları görülüyor.Bunun da gençleri daha hızlı işsizlik psikolojisine soktuğu, uyumsuz ve mutsuz yaptığı belirtiliyor. Gençler iş arama sürecinde en fazla interneti kullanıyor.


    Araştırmada "Ne kadar süredir aktif iş arıyorsunuz?" sorusuna; gençlerin yüzde 10’unun "12 aydan fazla", yüzde 18’inin "8-12 ay arası", yüzde 25’inin "6-8 ay arası", yüzde 26’sının "4-6 ay", yüzde 15’inin "2-4 ay" ve yüzde 6’sının "0-2 ay" yanıtı verdi.Gençlerin yüzde 53’ü 6 aydan fazla süredir aktif iş arayışında.


    Bu da özellikle 2007 yılının ikinci altı ayında şirketlerin eleman almak konusunda muhafazakar olduklarını gösteriyor. İş bulma süreci uzadıkça aktif iş arayan sayısının artması, gençleri daha çetin bir rekabetin beklediğini gösteriyor. Gençler iş arayışında "ne iş olsa yaparım" veya "işsiz kalmaktansa bir işe gireyim" yaklaşımını taşımıyorlar.


    Birden fazla seçenekli "İş arayışında şirketlerde aradıklarınız neler?" sorusuna gençlerin yüzde 62’sinin "imaj" yanıtı verdiği dikkat çekerken, "ücret paketi" diyenlerin yüzde 55, "kariyer ve gelişim olanakları" diyenlerin yüzde 37, "çalışma ortamı" diyenlerin yüzde 28 olduğu görülüyor.


    Gençlerin imaj, ücret ve kariyer odaklı hayata bakışının yeni bir iş arayan kuşak ile karşı karşıya olunduğunu gösteriyor. Gençler iş ararken öncelikle teknoloji, finans, medya&iletişim, otomotiv şirketlerini tercih ediyor. En az tercih edilen sektörler ise perakende, tekstil, sigorta, lojistik, turizm olarak sıralanıyor.


    En çok çalışmak istedikleri alanlar da insan kaynakları, finansman, pazarlama, ihracat, üretim; en az çalışmak istenilen alanlar ise satış, muhasebe, personel, lojistik olarak belirtiliyor.


    Gençlerin yabancı şirkette çalışma isteği öne çıkıyor. Bu kuşakta imaj ve isim önceliğinin payı net olarak görünüyor. Özellikle geçmişte holdinglerde çalışmak yönünde olan tercihin gittikçe azaldığı gözleniyor.


    Araştırmaya katılanların "İş arayışında yerli yabancı şirket tercihiniz nedir?" sorusuna yüzde 46’sı "yabancı veya yabancı ortaklı şirket", yüzde 30’u "yerli şirket", yüzde 24’ü "fark etmez" yanıtı verdi. Gençlerin yüzde 70’i İstanbul’da çalışmayı tercih ediyor. Bu durum, Anadolu’daki şirketlerin nitelikli eleman çekmekte zorlandığını ortaya koyuyor.


    Gençlerin iş arama sürecinde teklif alma oranları yüksek. Ancak, teklif alanların yarıdan fazlasının ilk teklifi "isim, alan, ücret nedeniyle" beğenmeyerek kabul etmediği dikkat çekiyor. İstanbullu gençlerin çoğunluğunun işe girmek konusunda acele etmediği, "seçici işsiz veya tembel işsizliği" olarak tanımlanan grupta yer aldığı belirtiliyor.
    İş bulamamaları durumunda gençlerin yüzde 32’si yüksek lisans yapmayı, yüzde 30’u yurt dışına gitmeyi, yüzde 17’si kendi işini kurmayı düşünürken yüzde 21’inin henüz bir planı bulunmuyor.


    Özellikle erkekler arasında yüksek lisansın ağırlıklı seçenek olması aynı zamanda askerlik tecili için bir seçenek olarak görülmesinden kaynaklanıyor."Hayatta kaybetmekten en çok korktuğunuz şey nedir?" sorusuna verilen yanıtlar da gençlerin önceliklerinin değiştiğini çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. Birden fazla seçenek belirtebilen gençlerin yüzde 90’ı cep telefonunu, yüzde 68’i bilgisayarını, yüzde 53’ü arkadaşlarını, yüzde 51’i ailesini kaybetmekten korktuğunu belirtti.


    2001 krizi sonrası yapılan çalışmalarda "aile" ilk sırada çıkarken bugünün gençlerinin vazgeçilmezlerinin kendi konfor ve özgürlük alanları, cep telefonu, bilgisayar ve bunlara bağlı çevreleri olduğu görülüyor. Araştırma kapsamındaki gençlerin yüzde 86’sı aileleri ile yaşadığını belirtmiş.
    alıntı..
    hayata gülümsedikçe renklerim çoğaldı..

  2. #2
    ramseyy adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2005
    Mesajlar
    3,518
    Karizma Gücü
    7
    çok çarpıcı bir çalışma olmuş.. bizlerle paylaştığın için teşekkürler candy...


    işsizliğin her gün arttığı ülkemizde iş sahalarının bulunmamasının yanında mevcut işlerinden idealler uğruna beğenilmediğini apaçık ortaya koymuş..

    araştırmanın son kısmı ise en can alıcı bölüm sanırım..
    Türk toplumunun en temel direği olan aile yapısı ve aile bağları zayıflıyor.

    candy eğer bana bu konunun kaynağını bir şekilde iletirsen çok memnun olurum.

  3. #3
    derinss adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-12-2007
    Mesajlar
    943
    Karizma Gücü
    0
    bahsi geçen kitlenin mecburi üyesiyim

  4. #4
    covein adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2008
    Mesajlar
    42
    Karizma Gücü
    0
    bunun en buyuk sebeblerinden biride isverenlerin aradıgı ucuz ve kalifiye eleman bulmak istemelerinden . ben kendi isimi kurana kadar gitttigim yerlerde genel olarak benden 4 yıllık br okul mezunu olmamı ve askerligimi tamamlamıs olmamı ve enaz 3 yıllık bi tecrubeye sahip olmam gerekliliği istendi. dusunuyordum bana is vermezlerse ben bu 3 yıllık tecrubeyi nasıl elde ederim ki bu kolay oldu okudugum bolum haricinde bi is buldum ve kendimi gelistirdim simdi baska iste 5 yıllık tecrubem var. Simdi ben bunun icin sorumlumuyum yoksa kimi suclamam lazım.... Konu paylasımı icin tesekkurler.

  5. #5
    yokumsss Despoina~ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-03-2007
    Mesajlar
    5,136
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Sadece okumak isteyen öğrenci var diye kurulan yeni Üniversiteler diplomalı işsizler ordusunu çok daha büyütecek ve ülkemizden gelişmiş ülkelere hibe şeklindeki BEYİN GÖÇÜNÜ daha da hızlandıracaktır. Bugün iyi eğitim görmüş 100 kişiden 59’unu kaybeden ülkemiz sanıyorum bu oranı daha da yukarı çıkarmayı hedeflemektedir. Ülkemiz ihtiyaçlarını çok iyi belirleyip ona göre eğitim sistemini şekillendirmek zorundadır.

    teşekkürler yorumlar için.haber 7de okuduğum bir yazıydı remzi
    Diplomalı işsizliğin nedeni? | haber7com
    hayata gülümsedikçe renklerim çoğaldı..

  6. #6
    covein adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2008
    Mesajlar
    42
    Karizma Gücü
    0
    Zaten insanları yeteneklerine göre okul doneminde yönlendirselerdi ki bu aslında bizi yetistiren öğretmenleride kapsıyor ve onları yetistirenleride, dogru mesleklere yonlendirilmemis olmalarından kaynaklı bi durumdur ki bu durumda insanlar sadece bi isste calısıyor olmak icin calısıyorlar ve eminim hepimizde olan bi durumdur bu kimse özverili bi bicimde kendini işi için gelisime sokmuyor, ee bundan sonra nolacak tabiki bir sonraki nesile gelenlerde dogru yonlendirilmeyip üniversitelerin nekadar gereksiz bolumleri varsa gidecekler ve üniversitelerde aldıkları gazlarla ve yerli ve yabancı filmlerde gordukleri manzaralarla beyinleri iice yıkanacaktır, haliyle bunların icinden sıyrılanlar bile is bulmakta zorlanacaktır. Yani bizi bugunlere tasıyanları sucalmakta kararlıyım ama bizide suclayanlar olmamalı, sonucta butun ugraslarımıza ragmen bunu duzeltmek degistirmek kolay olmayacaktır. ama bu duzeni kendi adıma ailemi kurunca cocuklarıma okul mufredatları dısında egitimler verip onların yeteneklerine uygun egitimler verip bu sureci baslatmayı istiyorum. Umarım kolay olur...

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    04-09-2007
    Mesajlar
    25
    Karizma Gücü
    0
    Diplomalı işsizliğin bir nedeni

    Galiba bu ülkede küçük ve zararlı bir azınlık, köle ordusu olarak gördüğü geniş halk yığınlarını kullanmanın derdinde.

    Ortaçağ'daki kilise gibi çalışan bir devlet ve onun temsilcisi olan, değişegelen hükümetler ve halkı temsil etsin diye gönderilen milyarlık vekillerin derdi, günümüz Türkiye'sinde sermaye biriktirmek dışında halkı bilinçlendirmeye yönelik bir icraata odaklanamıyor.

    Kendi imkanları içinde, kendi emeğiyle "zor Türkiye" de ayakta duranlar sınırlarımız dahilinde, halkın sırtından geçinen milyarlık vekiller sınırlarımız dışında kalsın.

    Teknik icraatçılık, beceriksiz bürokrasiyi de hayat okulunda bir güzel ezip geçer. "Hayat okulu okudum" diyen yiğit adamlar daha iyi bilir. Onlardan tokat yiyen diplomalı gençler de iş hayatına atıldıklarından daha iyi bilirler.

    Yalancı ve mücadeleci hayattan kopuk aynı Ankara bürokrasisi kafası taşıyan öğretmenlerin elinden yetişen bir nesilden ne beklenebilir ki?

    Yalancı hocaları dikkate almayıp dersten kaytaran ama el emeğiyle çalışmaya alışkın ve bundan dolayı gözü de ister istemez açılan bazıları mezun olduktan sonra ticari hayatlarında çok başarılı oluyorlar ve bizim eğitimciler bu olguyu hala göremeyecek kadar körleşmiş haldeler.

    Uyuşuk bir memur zihniyeti yetiştirmeyi gaye edinen bir milli eğitim varken ve onların uyduruk vaatlerine kapılan ve sayıları da her geçen gün artan diplomalı insan yığınıyla mı bu ülke zenginleşip kalkınacak?

    Olmayan kadrolara memur yetiştirmekle bir yere varılamaz.

    Onun yerine sanatçı, yaratıcı, teknisyen yetişmeli değil mi?

    Yıllarca böyle süren bir anlayış varken ister istemez bu işte bir kasıt olmasın diye soruyoruz kendimize.

    İcraatçı ve uyanık kişilerin sayısının artması bu ülkede asla istenmiyor. Derin devleti terörist görenlerin esas büyük terörün bu olduğunu bilmemelerini nasıl izah edersiniz?

    Çünkü millet uyansa ve bilse, kuru fasülye yiye yiye göbeği şişmiş, işe yaramayan ama milyarları cebine indirmeden çekinmeyen, halkın sırtından geçinmeli vekiller ve bürokratlar elbette yok olacaklar ve elbette siyasi partilerin oyları düşecek, elbette meydanlarda çığlık çığlığa bağırmalar sona erecek.

    Aynı ortaçağdaki papazlar gibi. Sadece laf üreterek İsa ile dün görüştüğünü ve kendilerine parasal destekte bulunmaları halinde tümden cennete gidileceği yalanıyla perde arkasından tüm dünyevi zevklerini finanse eden papaz çoğunluğu ile halkı vergilerle, oylarla, diplomalarla soyup soğana çeviren iktidarlar arasında ne fark var?

    Sonunda karanlığa rağmen sanata, bilime yönelen icraat ruhlu kişiler sayesinde Batı ilerleme kaydetti. Biz ise bilimi her yere üniversite açarak, herkesi üniversiteli yaparak ilerleteceğiz sandık. Halbuki o yuvalara bilim dışı birtakım kalıpsal anlayışları yerleştirip uyuşuk memur nesli yaratabildik. Memur maaşları düşer tabii. Çok memurun olduğu yerde, üretim yoksa.
    Bu mesaj en son " 25.03.08 " tarihinde saat 00:30 itibariyle ketumuhasib tarafından düzenlenmiştir...

  8. #8
    SedA
    Ziyaretçi
    güzel paylaşım olmuş teşekkürler candy

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •