BEKLENEN
Yine dinliyorum yapraklar gibi savrulan zamanı hiç durmadan. Tanıdık bir şarkı fısıldıyor koca çınar. Sabrın ve bekleyişin o buruk nağmeleriyle harmanlanmış. Ve ona eşlik eden yerdeki yabani otlar... Akşam elini eteğini çekerken bahçeden ben ezgilerle mest seni bekliyorum. Ne yüzündeki çizgileri ne saçlarının kıvrımlarını tanıyorum senin. Nasıl bakar gözlerin kimbilir bana.Hani dünya daima bir umudun aşkına döner derim ya hep işte ben o umudun hatrına bekliyorum tanımadığm seni. Gördüğüm her insanın simasında arıyorum o hiç görmediğim simanı. hangi rengi seversin en ço? Ben maviyi...Umarım sen de seversin benim mavimi. Yoksa beyazı mı seversin sen? Nelere gülersin en çok? İnan ben dünyanın her durumuyla gülümserim, gerek buruk, gerek ta içten... Emin ol seni gördğümde de gülümserim, nasıl olursan ol. İster sarışın ister esmer istersen kumral ol farketmez. Parmakların ister uzun ister kısa, ister zarif ister çirkin olsun; yeter ki kalem tutsun karalasın bir kaç kelime. Dudakların şiirlerdeki gibi pembe, kıvrımları aşina olsun ya da olmasın... Yeter ki bir kaç sözcük dökülsün arasından öyle anlamlı ya da anlamsız. Ama ilk kelime anne olsun isterim belki ha! ne dersin?...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
