Sessiz bir bekleyişi esiyor rüzgâr. kirpiklerime dokunup duran; yanağıma bir türlü dokunmaya, cesareti olmayan yaşlarım var gözlerimde. Gözlerim susuz yanında hayatın. Konuşsa da konuşmasa da farkı olmayacak dilimin. Bu yüzden tercihsizce kalıyor yerinde söylenmemişlerim. Yazılıp konuşulmayan ne çok sözcüklerim varmış meğer. Dilimin ucuna kadar gelen; fakat dilin ucundan dilde bir söze mana veremeyen. Vakit mi harcıyoruz gülüm. Vakit mi harcıyor bizi.
Kaybettiğim havanın hesabını soramıyorum kendime ve hesabını veremiyorum sormaya yeltenen kendime. Ne anlamsız cümlelerim var benim. Ne anlamsız kalmışlıklarım var. Saçlarıma dokunan ne çok beyazlarım var: Sen mevsimsizliğinle geldiğinden beri. Ben mevsimsizliğe düştüğümden beri. Ne anlamsızlıklarım var…
Ne kaldı elimde dokunup ta alamadığın. Uzanıp ta bir türlü tutamadığın ne kaldı. Saysak mı seninle. Doğan ve batan zamanı. Güneşin üzerimizdeki örtüyü atıp gidişleri karşılayışını. Bensizliğin sensizliğe çıkışlarını. Saysak mı gülüm sayamayacaklarımızı.
Geçti işte bak buğusuna yazdığımız isimlerin, ortası kesilmiş kalplerin izleri de silindi penceremizden. Parmak izlerimizin kaldığı masalarda tozlandı. Bakışlarımızın karşılaştığı sabahlarda kayboldu sayamadan. Ve biz saymaya başlayamadan selamını alamadığımız bir dost daha uğurlandı karasına toprağın. Geçti işte gülüm sabahın beşi de gecenin beşi gibi geçip gitti sessizce bizde bir anlama dönüşemeden geçip gitti.
Dediğin bütün cümlelerimi topladım ve okudum gecemin sabaha çalanında yine. Geçip gidişine söylenmeden, senli günlerin hatıralarını okşadım parmaklarımın arasında. somutladım gölgenin siyahını. Dediklerini topladım ve kaydı düşmüş dakikaların hepsini okudum yeniden ve yeniden. Beklerken buldum kendimi. Sevdiğini beklemeyi bilir miydi beklemeyi icat eden. Bilmeden mi beklerdi yoksa çok seven. Yetmeyen bütün düşünmelerime kızgınım şimdi yetmeyen vakitlere kızgınım. Seni hatırlamaktan aciz beynime kızgınım çok hatıra bırakmayan sana kızgın olduğum gibi. Dinlediğim şarkıyı değiştirmiyorum seni düşünmeye kurarken kendimi sanıyorum ki hep aynı şarkıda kalırsam; hep aynı sende kalabilirim. Oysa biliyoruz değil mi gülüm, biliyoruz değil mi saçlarımızda ki aklar gibi ağır ve emin geçmekte zamanda. Geçip gitmekte biz anlayamadan daha.
Yalan;
Koca bir yalandır hayat, bir sevgilinin gülümsemelerine kanar gibi kandığımız. Koca bir yalandır geç kaldığımızı anladığımızda, oturup gidene nafile ağladığımız…
Yanaklarıma dokunuyor şimdi yaşlarım. Gözlerimi dinlemezliğini bırakıyor ve usulca süzülüyor yanaklarımdan. Giden vakitleri unutuyorum yanaklarımdayken hatırlanırlığın. Yine ah yine kanıyorum bekle deyişine. Hiç bekle demediğin halde.
Küçük küçük notlar bırakıyorum sana. Her sabah başucunda bulacakmışsın gibi özenle yazıyorum cümlelerimi. Özenle yazıp, özenle yırtıyorum. Okudun sayıyorum sana gitmeyenleri. Sana gitmeyenler bende kalıyor eskisi gibi. Sana gidememiş mürekkebe kızıyorum, sana gidememiş sözlere sana yazılıp yırtılmış defterlere kızıyorum.
Gidiyorum:
Fark etmiyorsun zamanın akıntısında boğulmakta olduğumu ve bir kelimeye tutunduğumu. Akıntının şiddetinde kıyılara vuruyor, tutunduğum kelimem. Kıyılarda yara alıyor seni sevmem. Ve yeniden bir akıntıya düşüyor saniyelerin en acımasızında. Sana yazsam olmazdı gülüm. Ulaşmazdı kelimelerim. Karanlık ve anlaşılmasız kalırdı yine. Sana yazsam; bana kalmazdı hatırlanırlığın. Bu yüzden yırtıp atıyorum sayfamı cümlenin bittiği; tarihin eklendiği yerinden. Sen gitmeyenleri okumuş sayılıyorsun. Ben gitmeyenleri yaşamış sayılıyorum ve yaşamadan yine seni bitiriyorum. Kısır bir döngüde dolanıp duruyor kelimelerin yazılıp yırtılanları. Kısır bir döngüde hayatın geçip giden zamanları.
Geçti işte bak buğusuna yazdığımız isimlerin, ortası kesilmiş kalplerin izleri de silindi penceremizden. Parmak izlerimizin kaldığı masalarda tozlandı. Bakışlarımızın karşılaştığı sabahlarda kayboldu sayamadan. Ve biz saymaya başlayamadan selamını alamadığımız bir dost daha uğurlandı karasına toprağın. Geçti işte gülüm sabahın beşi de gecenin beşi gibi geçip gitti sessizce bizde bir anlama dönüşemeden geçip gitti.
I wish you could have stayed
24.03.08


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla



epey ara vermişim dinlendirmişim kendimi. ama yine burdayım işte.. şiirin bir yerlerinde ya da yazının 




