• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    o(*_*)o ForumX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    14,836
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9

    İlhan Selçuk'dan ilk yazı..

    Biz mi, Ben mi?..

    Tümceyi sanırım Marquez' in bir romanında okumuştum...

    Nasıldı?..

    "Huanito o gün öğleden sonra yaşayacağı olayı, yıllar sonra idam mangasının karşısında kurşuna dizilirken anımsayacaktı ... "

    Kim bilir, belki böyle bir tümce yoktur da ben uydurmuşumdur veya değiştirmişimdir; bilemiyorum...

    Ama hayat uzayınca ve zamanlarla anılar iç içe geçerek karışmaya başlayınca, düşünmenin dayanılmaz çekimi de yoğunlaşıyor...

    Bu nedenle Emniyet'te, bir ara, nezarethaneye indirilince, Ziverbey Köşkü'nde kaldığım hücreyi anımsadım; 70'li yıllarda, güncelin dağdağasını sineye çekerken, 21'inci yüzyıl Türkiyesi'nde böylesine ilginç bir olayı yaşayacağımı düşünebilir miydim?..


    *


    Aşağı yukarı bir yılı aşkın bir süreden beri tatil yapmadım, bu kez İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terör Şubesi'ne misafir edilip de olayın sonunda salıverilince arkadaşlara dedim ki:

    - Hiç olmazsa birkaç gün dinlenceye çıkayım...

    - Peki... dediler.

    Ama, sonra düşündüm ki okurlar başımdan geçeni merak ederler, sıcağı sıcağına anlatayım, eğlenceli de olabilir...

    Ve aklıma bir soru geldi:

    - Peki, kendimden nasıl söz açacaktım?..

    Bu konuda şu yaşıma dek bir karar verebilmiş değilim. Kimi yazar kendinden bahsederken 'ben' der, kimi yazar 'biz' diye yazar...

    Hangisi yakışık alır?..


    *


    "Biz, gittik, gördük" diye yazanlar, alçakgönüllülük yaptıklarını sanırlar; çünkü 'ben ve benlik' geride kalır...

    Oysa krallar, sultanlar, padişahlar, imparatorlar da "Biz" diye konuşurlar...

    Çünkü "Biz" derken bir kral ya da şah, yalnız kendisini değil, devleti ve tebaasını da vurgulamış olur...

    'Ben' demek ise biraz da 'ben' i önemseyip öne çıkardığından, kendine önem vermek olmaz mı?..

    Ben bugüne dek kimi zaman 'ben' kimi zaman 'biz' diye yazarak durumu idare ettim.

    Peki, bu kez kısa süren bir Emniyet-Savcılık macerasını anlatırken hangisini kullanacaktım?..


    *


    Polisler benim evimi mi aramışlardı?..

    Bizim evimizi mi?..

    Emniyet'e ben mi götürülmüştüm?..

    Biz mi?..

    Benim ifadem mi alınmıştı?..

    Bizim ifademiz mi?..

    Savcılıkta ben mi sorguya çekilmiştim?..

    Biz mi sorguya çekilmiştik?..

    İfade ve sorgu tutanaklarındaki sıfatıyla ben mi " şüpheli " idim?..

    Biz mi " şüpheli " idik?..

    Sonra düşündüm:

    Çok şükür ben ben değildim..

    Biz bizdik...


    *


    Ancak biz, biz olabilirsek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk' ün aydınlanmış ve bağımsız Türkiyesi'nde yaşayabiliriz...

    Dün - bugün - yarın üçlemesindeki zamanlama, kimi zaman geçmişle geleceği birleştiren bilincin ışığında aydınlanır; kimi zaman körbilincin karanlığında yitikleşir...

    Aydınlığın tarihsel zamanlamasında benliğini ışıtan bizleriz biz...

    Evet, yarın öbür gün, bendeki bizden biraz söz açacağım...

    Eğer izin verirseniz bizdeki beni de bir yazar olarak gözetmek istiyorum..."

    Gözaltından sonraki ilk yazı

  2. #2
    GizLiDüş adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-12-2007
    Mesajlar
    3,656
    Karizma Gücü
    0
    "Biz" olabilmeyi başarabiliriz umarım.
    Güzel ve bir o kadar anlamlı yazmış Sayın İlhan Selçuk.
    Anlayabilenlere ne mutlu.
    ...Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın.
    ” Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir “diye endişe etme.
    Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. İp ve Çarşaf-İlhan SELÇUK
    2005 Konuları bölümünde maki tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 17.11.05, 00:50

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •