Sıfatı Milli Eğitim Bakanı ama gayrı-milli her düşüncede kabiliyet sahibi olan Hüseyin Çelik, eğitim sisteminde yaptığı tahribatlar yetmiyormuş gibi şimdi de ilkokul çocuklarının okullarda okuduğu "öğrenci andı" üzerinde çalışmalara başlamış…
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Türkiye'de yaşayan ve Türk okullarına giden yabancı çocuklara her sabah "Türküm, doğruyum, çalışkanım" şeklinde öğrenci andını söyletmenin yanlış olduğunu belirtmiş ve bu konuda düzenlemelere gidildiğini vurgulamış…
Türklük değerleri etrafında ne varsa, onlara saldırma konusunda sicili bozuk bir AKP Hükümeti'nin, Milli Eğitim Bakanı sıfatını taşımamış olsa, belki bu konuda iyi niyetli bir şüphe taşırdık…
Ama AKP'yi kuran beyin kadrosunun Türklük konusunda hangi düşünceleri taşıdıklarını çok iyi bildiğimiz için "öğrenci andı" üzerinde yapmış oldukları çalışmalara iyi niyetli bakmamız mümkün değildir.
AKP'yi de, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'i de yapmış oldukları icraatlarından dolayı çok iyi tanıyoruz. Türklük onlar için kavga edilmesi, alerji duyulması gereken kavram olarak algılanmaktadır. Türklüğe hakareti yasaklayan 301.maddeyi değiştirmek ve kaldırmak için, her fırsatta girişimlerde bulunmaları bile bunların hiçbir zaman masum görülemeyeceğini göstermektedir.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik "öğrenci andı" üzerinde yapacağı düzenleme için "Bu konuda karar çıkardık herkes bize tepki gösterdi. Ne yani yabancı çocuklara her sabah Türk olmadıkları halde yalan mı attıralım?" şeklinde konuşmuş…
Ve şu şekilde devam etmiş:
"Bana bir sürü müracaat gelmiş. Türkiye'de diplomatik misyonla ekonomik faaliyetler için Türkiye'de bulunan bazı aileler çocuklarını Türk okullarına gönderiyor. Bana yazdıkları dilekçelerde ne diyorlar biliyor musunuz? 'Biz Türk değiliz. Her sabah çocuklarımızı sıraya geçirip 'Türküm, doğruyum, çalışkanım' dedirtiyorsunuz. Buna mecbur muyuz?' Şimdi yabancılara bunu söyletmek doğru mu? Dedim ki arkadaşlara yabancılara and içme mecburiyetini kaldırın."
Ne ilginçtir, AKP iktidara gelene kadar yabancılar Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in iddia ettiği gibi, "çocuklarımızın 'Türküm, doğruyum, çalışkanım' demesinden rahatsızız" gibi müracaatlarda bulunmuyordu ama nedense Türklükten her daim rahatsız olan AKP gelince, onlar da AKP'yi kendilerine yakın bularak, bu tür müracaatlarda bulunmaya başladılar.
Tabii, böyle bir müracaat şimdi gerçekten var mı, yok mu bilmiyoruz, biz de Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in yalancısıyız.
Yoksa Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu konularda AKP'nin politikalarına uygun bir şekilde yine işgüzarlık mı yapıyor, onu tam olarak bilemiyoruz…
"Türkiye Türklerindir" demek yanlıştır" diyen Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olduğu bu hükümete de böyle bir bakan yakışırdı… Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de, kendi üzerine düşeni sürekli yapmaktadır.
"Türküm, doğruyum, çalışkanım" gibi sözlerden bırakın, Almanı, Fransızı, şunu-bunu ilk evvela AKP kadroları rahatsızdır.
Bu rahatsızlık, adı Milli Eğitim Bakanlığı olan bir yerden defalarca telaffuz edilince, ülkenin milli kimliğinin kimlerin eline kaldığına dair ciddi kaygılarımız oluşuyor.
Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocukların beyninden Türklük olgusunu, sistemli bir şekilde kaldırmaya çalışan AKP'nin, bunu Milli Eğitim Bakanlığında daha çok uygulamaya geçirmesi, bizleri zerre kadar şaşırtmamaktadır.
"Türküm, doğruyum, çalışkanım" diye başlayan "öğrenci andı" üzerinde yabancı çalışmalara imza atan Milli Eğitim Bakanı, yabancıların isteklerini yerine getirme sevdasını bıraksın da, Türk çocuklarının milli değerlerle donanmasını sağlayacak projeler ortaya koysun…
Birileri "Türküm, doğruyum, çalışkanım" rahatsızlığını iletiyor, Bakan hemen atakta, Ruhban Okulunun açılması için Bartelemous talepte, Bakan atakta, Bakan bey'de bir yabancı avukatlığı yapma hevesi her konuda aşkla-şevkle devam ediyor.
22 Temmuz seçimleri sonrası, DTP'lilerle birlikte Van'da kutlamalar yapan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ne zaman kendine çeki-düzen verecek, merakla bekliyoruz…
Yabancıların dertleri, sıkıntıları yerine biraz Türk milletinin eğitim meselelerine el atsın… Milli Eğitim Bakanlığı'ndan "milli" kelimesinin çıkarılmasını isteyen birinden yanlış bir istekte mi bulunuyoruz yoksa…
Birisi Türkiye'nin Türk yurdu olduğunu bu Hüseyin Çelik'e anlatmalıdır. Türk yurdunda düzenlemeler elbette Türk'e göre olacaktır. AKP alıştı, düzenlemeleri hep "yabancıya göre" yapmaya, şimdi de "andımızı" değiştirmeye çalışıyor.
"Türküm, Doğruyum..." ifadesinden bu derece rahatsızlık duyan birisi Milli Eğitim Bakanı ya, işte memleketin durumu bu.
Yıldıray Çiçek
Yorum yok sayın bölüm yöneticileri, bu kadar söz üstüne bende söz katmak istemiyorum.


LinkBack URL
About LinkBacks





Çocuk müsameresi gibi...



