İktİdar yanlısı gazeteler iyice zıvanadan çıktı. Yasa tanımazlığın, şımarıklığın, haddini bilmezliğin bini bir para...
Yağdanlık mı, tetikçi mi, hafiye mi, müneccim mi oldukları belli değil.
Ne ilkeleri kaldı, ne kriterleri, ne de etikleri...
Televizyon ekranlarında da çıkıp, AKP militanlığı yapıyorlar.
Mehmet Ali Birand’ın bir üniversiteden gerçekleştirdiği canlı yayında, iki kelimeyi bir araya getirmekten aciz, iktidar yanlısı bir köşe yazarını hukuk fakültesi öğrencileri paçavraya çevirdi.
Gazeteciliği ve köşe yazarlığını bu kadar ayağa ve halkın gözünden düşürmeye kimsenin hakkı yok.
AKP milletvekillerinin konuşmasını yasaklayan Sayın Başbakan, aynı yasağı iktidar yanlısı medyaya da getirmeli!
Çünkü “atış serbest” mantığı ile hareket eden cahil cühela gazetecilerin ve köşe yazarlarının destursuz sözleri, AKP hakkında açılan kapatma davasında bile delil olabiliyor!
Türkiye’nin dört bir yanında yüzbinlerce kişinin katıldığı Cumhuriyet mitinglerinin Ergenekon’un uzantısı olduğunu söyleyebilecek kadar şapşal ve dangalak köşe yazarları var Türkiye’de...
Sayın Başbakan bir gün siyaseten biterse, ancak bu şapşal ve dangalak köşe yazarları yüzünden biter.
Hukuka saygısızlık
Star, Taraf ve Yeni Şafak gazeteleri hakkında, Ergenekon soruşturmasına ilişkin haberler vererek, bu konudaki yayın yasağına uymadıkları gerekçesiyle soruşturmanın açıldığı önceki gün Star gazetesinde, sorumluğunu bilen ve hukuka saygılı her gazeteciyi çileden çıkaracak bir haber vardı.
Habere göre, henüz ortada olmayan Ergenekon çetesi iddianamesi 15 gün içinde hazır olacak ve çete üyelerine müebbet hapis istenecekti.
Yasa tanımazlığın, hukuka saygısızlığın, pervasızlığın ve cehaletin bu kadarına pes doğrusu...
Bir kere, yargı kararı kesinleşmeden, şu anda sadece “zanlı” olan insanları “çete” ilan etmek kimsenin haddi ve hakkı değildir.
Ayrıca bu haberi verenler, kendilerini savcı yerine nasıl koyabiliyorlar?
Kendilerini savcı yerine koymuyorlarsa, bu haberi hangi savcıdan aldıklarını açıklayacak kadar dürüst ve şerefli olmalıdırlar.
“Gazeteci, haber kaynağını açıklamak zorunda değildir” mazeretine kimse sığınmasın.
Böyle bir mazerete sığınmak, savcılarımızı töhmet altında bırakır, “derin yargı”yı gündeme getirir.
Türkiye aşiret devleti mi?
“AKP hukuka ne kadar saygılı ise, onun iktidarının yağdanlığını yapan gazete ve gazeteciler de ancak bu kadar saygılı olabilir” mi diyeceğiz?
Bunun “demokrasi” veya “basın özgürlüğü” olduğunu iddia edilebilir mi?
Hukuk devletini aşiret devletine, hukuk düzenini kabile düzenine çevirmeye çalışmaktan farkı yoktur bunun.
Yüzde 47 oy almış olmak, AKP’ye yandaşlarına, demokrasiyi ve özgürlüğü kendilerine göre yorumlama, yasa tanımama ve hukuka saygısızlık etme hakkı vermez.
İktidar yanlısı medya, aklını başına almak zorundadır.
Şayet, yıkmaya çalıştığı hukuk devletinin enkazı altında kalmak istemiyorsa...
SIRRI Y. CEBECİ


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




Merak ediyorsanız buyrun...
