• Reklam
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    OZ_TURK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-10-2005
    Mesajlar
    4,969
    Karizma Gücü
    0

    Avrupa, Ergenekon'da sonuna kadar gidilmesini istiyor

    Fehmi Koru’nun açıkladığı üzere 5 Kasım 2007 günü Bush-Tayyip Erdoğan buluşmasında kararlaştırılan “Ergenekon Operasyonu”nun öncelikle Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef aldığı, Avrupa Parlamentosu raporuyla da belgelenmiştir. Tertibin her tarafından beceriksizlik akmaktadır. Barzani ve Talabani’ye “referans” olacak kimse, Doğu Perinçek değil, fakat Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’dür.
    KUZEY IRAK’TA SİLAH SATIŞI TERTİBİ
    Ergenekon operasyonunun bir yargı soruşturması değil, tek merkezden yürütülen planlı bir siyasal operasyon olduğu artık apaçık ortaya sergilenmektedir. Yeni Şafak ve Milliyet gazeteleri, tek merkezden servis edilen, tek kalemden çıkan haberler yayınladılar. Bu haber, yedi yıldır New York Institutes adlı CIA güdümlü siteden Türkiye ve Müslümanlık düşmanı yazılar yayımlayan Tuncay Güney’in yedi yıl önce verdiği ifadeye dayandırılıyor. Düzmece ifadeye göre, “Doğu Perinçek’in referansıyla Kuzey Irak’a giden Türk subayları Barzani’ye 12 bin, Talabani’ye 12 bin silah teslim ediliyor. Bu silahlardan 6 bini Talabani’nin adamları ve Binbaşı Tamer tarafından PKK’lı Cemil Bayık’a veriliyor.” (Yeni Şafak, 12 Mart 2008; Milliyet, 11 Mart 2008)
    Türk subayları Barzani, Talabani ve PKK’ya silah satıyor ve teslim ediyorlar. Bu uygulamada Doğu Perinçek’in Kuzey Irak’taki saygınlığı kullanılıyor ve bu büyük suçun davası, yedi yıldır açılmıyor.
    Türk Ordusu bütün kurum ve mensuplarıyla ağır bir suçlamayla ve şiddetli psikolojik savaşla karşı karşıyadır. Bu durumda Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın milleti bilgilendirmesi ve aydınlatması kamuoyunun beklentisidir.

    BARZANİ VE TALABANİ’YE PERİN&#199K DEĞİL
    ERDOĞAN VE G&#220 REFERANS OLABİLİR

    Tertibin her tarafından beceriksizlik akmaktadır. Barzani ve Talabani’ye “referans” olacak kimse, Doğu Perinçek değil, fakat Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’dür.

    Her iki gazetenin sorumluları hakkında, tertibe alet olarak yalan haber yayınlamaları nedeniyle, hem ceza soruşturması için C. Savcılığına başvuruyorum; hem de özel hukuk davası açıyorum.

    Ancak asıl büyük suçlular, ABD ve AB’nin emriyle bu tertibi uygulayan Fethullahçı Gladyo’dur. Suçları ağırdır ve yargı önünde hesap verecekleri de kesindir.

    SİYASAL ÇÖZÜM ADI ALTINDA
    TÜRKİYE’Yİ B&#214ME OPERASYONU

    Asıl mesele, Ergenekon soruşturmasının Türkiye’yi bölme operasyonu kapsamında sahnelenmesidir. Zamanlama ve eşgüdüm gözler önündedir. Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül ikilisi, kendi ağızlarıyla itiraf ettikleri “ABD ile 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma” gereği “siyasal çözüm” adı altında PKK programını uygulamak için atağa kalktıkları sırada, Ergenekon uydurmaları da piyasaya sürülmektedir. Dünkü Yeni Şafak ve Sabah gazetelerini yan yana koyunuz; tablo ortadadır.

    BUSH’TAN SONRA
    AVRUPA BİRLİĞİ’NDEN TALİMAT:
    “ERGENEKON’UN ÜZERİNE SONUNA KADAR GİDİN”

    Bilindiği gibi Fehmi Koru, 28 Ocak 2008 günü Kanal 7 Haber bülteninde canlı olarak yayınlanan görüşmede, Ergenekon Operasyonu’nun 5 Kasım 2007 günü Bush-Erdoğan görüşmesinde kararlaştırıldığını belirtmiş ve 1 Şubat günlü yazısında da bu saptamasını yazılı hale getirmişti.

    Ergenekon operasyonunun talimatının ABD ve AB’den geldiği, bugün Zaman gazetesinin 17. sayfasında çıkan haberle bir kez daha doğrulanmıştır. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu Taslağı’nda, “Ergenekon’un üzerine sonuna kadar gidilsin” emri yer almaktadır.

    Raporun ilgili bölümü aynen şöyledir:
    “Türk yetkililer Ergenekon hadisesinin üzerine kararlı bir şekilde gitmeli. Bu şebekenin devlet içindeki bağlantıları tam anlamıyla gün yüzüne çıkarılmalı ve sorumluları adalete teslim edilmeli.”

    Rapor, Ergenekon operasyonunun hedefinin Türk Ordusu ve millî kuvvetler olduğunu da açık açık ortayla koymaktadır. “2007'de askerî müdahale girişimlerinin önlendiği” vurgulanmakta, “askerin sivil sorumlulara saygı göstermesi” istenmekte ve “Ordu tamamen sivillerin denetimine geçmeli” denmektedir.

    Raporun diğer talimatları, Ergenekon operasyonunu da kapsayan Türkiye’yi bölme planının maddelerini içermektedir:

    - Türk hükümeti acil olarak Kürt meselesini çözecek siyasi bir girişim başlatmalıdır. Tayyip Erdoğan’ın Kürt meselesindeki "asimilasyona hayır, entegrasyona evet" politikası hayata geçmelidir.

    - DTP milletvekilleri ve belediye başkanları, Kürt meselesine siyasi bir çözüm bulunması için çalışmalıdır.

    - Kürtçe kamu hizmetlerinde de kullanılmalı, yani resmî dil olmalıdır.

    - Türk Ordusu, K. Irak'ta orantısız güç kullanmamalıdır.

    - 301. madde öncelikle ele alınmalı ve kaldırılmalıdır.

    - Vakıflar Kanunu’nun çıkması olumludur. Gayrimüslimlerin mülkleri, üçüncü kişilere satılmış olanlar dahil geri verilmelidir.

    - Gayrimüslimlerin sorunları çözülmelidir.

    - Türkiye, Ermenistan ile sınırını açmalı ve iktisadi ambargoyu bitirmelidir.
    Rapor’da Tayyip Erdoğan hükümetinin reformları azimli ve kararlı bir şekilde sürdürmesi desteklenmektedir.

    ŞEREFİ OLAN HÜKÜMET BU RAPORU
    DERHAL REDDEDER

    Bu Rapor, bir rezalettir; utanç belgesidir.

    Türkiye’nin yargısının da artık dışardan talimat aldığını ortaya koymuştur.

    Şerefi olan hükümet, bu raporu derhal protesto eder ve Türk yargısına müdahale edilemeyeceğini açıklar.
    Başka bir devletten Türkiye’de ceza soruşturması talimatı almak suçtur.

    TUNCAY GÜNEY YEDİ YILDIR NEWYORK’TA VE KANADA’DA CIA’NIN PARAVAN KURUMLARINDA Basın organlarında açıkça yazıldığına göre, İstanbul Savcısı Zekeriya Öz, Ergenekon soruşturmasını Tuncay Güney’in 2 Mart 2001’de İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi’nde verdiği ifade ve teslim ettiği bazı belgelere dayandırmaktadır. Tuncay Güney, o tarihten beri yedi yıldır New York Institutes gibi CIA denetimindeki paravan kurumlarda görev yapmaktadır. New York Institutes’ün internet sitesini açanlar, orada Tuncay Güney isminin karşısında İngilizce olarak Genel Yayın Yönetmeni sıfatını göreceklerdir.

    Tuncay Güney, sekiz yıl önce, 2000 yılında CIA tarafından ele geçirilmiş, kendisine o zaman 10 yıllık ABD vizesi verilmiş, uydurma ifade vermesi sağlandıktan sonra ABD’ye yerleştirilmiştir.

    OPERASYONDAN BİR AY ÖNCE İSTANBUL’A GELDİ
    Tuncay Güney, Ergenekon operasyonu başlatılmadan hemen önce Türkiye’ye getiriliyor. İstanbul Kağıthane’de Yahya Kemal Mahallesi’ndeki eve gelip gittiği saptanıyor.

    TUNCAY GÜNEY’İN CIA’YA BAĞLI
    NEW YORK INSTITUTES’DEKİ GÖREVLERİ

    New York Institutes’ün Kanada’daki adresi 216 Westmount Ave, M6E 3M8, Toronto, O.N, Canada.

    Tuncay Güney’in sitesinin yan tarafında “Congregation Melech Yisrael” diye bir başlık var. Tıklayınca başka bir siteye geçiliyor. İsa’yı peygamber olarak benimseyen bağnaz bir Yahudi tarikatının resmi sitesi. CIA varsa, MOSSAD’ın bulunması olağan.

    TUNCAY GÜNEY’İN TÜRK VE MÜSLÜMAN DÜŞMANI PSİKOLOJİK HAREKÂTA HİZMETİ
    Tuncay Güney’in yayın yönetmenliğini yaptığı sitedeki makaleler CIA ve MOSSAD bağlantısını ortaya koyuyor. Bir başlık: “Ermeniler Türkler Tarafından Baltalarla Öldürüldü. Anatolia College Müdüründen Sinirleri Altüst Eden Açıklama.”
    Kasım 1917 tarihli The New York Times’taki makale Türkçe olarak yayınlanıyor: “Hükümet adamları Merzifon’un Ermeni mezarlığını da tarla gibi sürerek dümdüz ettiler ve oraya tohum ektiler. Bu yerde bundan böyle hiçbir Ermeni yaşamasın, ölmesin, gömülmesin diye. Anatolia College’de hiçbir Ermeni öğrenci bırakılmadı. Kentteki Protestan topluluğu 950 kişiydi. 900’den çoğu pastörleriyle birlikte katledildi. Bir uçtan öbür uca hükümet programıydı bu. Ermeni halkına karşı jenosit.”

    19 Eylül 2004 tarihli Tuncay Güney imzalı “Evanjelizm” yazısı, Ergenekon Operasyonu’nunda kullanılan kışkırtıcı ajanın kimliğini ele veriyor: “Evanjelizm, Kutsal Kitap’a yönelmektir.…Müslüman topluluklar yıllarca, İsa-Mesih’e iman edenlere karşı asılsız iddialar ortaya attılar. Bu yüzyılda saçma sapan iddialar devam ediyor. Kutsal Kitap’ı okusalar ve anlasalar iddia sahiplerinin suçlamalarının asılsız olduğunu görecekler.”

    Yine Tuncay Güney imzalı 5 Mayıs 2006 tarihli “Sabetay Sevi ve Kuzu Bayramı” başlıklı yazıda Siyonizme müthiş övgü var, işte Tuncay Güney’in “Türkçesiyle” o makale:
    “Dönemin büyük Rabay’ı Sabatay Sevi, bu tehditler karşısında Müslüman olduğunu açıkladı. Ve adı Mehmet oldu. O sıkıntılı dönemde imanlılarına Sarayın kapalı kapıları ardında olan bitenleri anlatan Sabatay Sevi faaliyetlerini ve ibadetlerini gizli devam ettirmek zorunda kaldı. Fakat, Büyük Israel Sevdasından hiç bir zaman vazgeçmedi. Israel’i sevenler olarak hareket eden Rabay’i ve öğrencileri iki isim kullanmaya ve Müslüman gibi yasamak zorunda kaldılar. Bugüne kadar Sabayatcilar olarak anılan bu grup’un öğrencileri gizliliğe önem verdiler. Yeni Israel kurulurken destek ve diplomatik yardımlarını esirgemediler. Sabatay Sevi’yi sevenler bir aile teşkilatı değildir. Sabatay Sevi’ye inan ve gönül bağlayan o dönem birçok Hristiyan ve Müslüman kişilerde oldu….Rabay- Sabatay Sevi hareketi bir kaç ailenin tekelinde gizli bir örgütlenme gibi gösterilmeye çalışılıyor. İmanlılar sion’nun ışık askerleri iken karanlığın ordusu gibi tanıtılmaya çalışılıyor… Kutlu olsun bahar-kuzu ve Sabatay’ın doğum günü.”

    ERGENEKON OPERASYONU’NUN AMACI: TÜRK ORDUSUNU VE MİLLİ GÜ&#199ERİ İ&#199RDEN VURMAK Ergenekon soruşturmasının yedi yıl sonra ısıtılıp yeniden gündeme getirilmesindeki zamanlama, tertibin amacını da ele vermektedir.

    “Ergenekon Operasyonu”, Türk Ordusu’na karşı Şeminli’de başlayan uygulamalar dizisinin son halkası ve doruğudur.

    Siyasal çözüm adı altında Güneydoğu bölgesinin özerkleştirilmesi ve PKK’nın Meclisteki grubunun güçlendirilmesi planı yürütülmektedir. Bu planın karşısına dikilen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve başta İşçi Partisi olmak üzere diğer millî güçlerin direncinin kırılması için, iki araç devreye sokulmuştur. Biri türban savaşıdır; diğeri “Ergenekon Operasyonu”.

    kaynak
    ++++
    hersey acik ve net ortadaken operasyonun adi bile sanli tarihimizi karalamak icin kullanilmisken baska diycek soz yok ...
    "Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir."
    M.K.ATATÜRK

    Karamanogulları Beyligi'den Balkanlara ATA'mla ANAVATANA..

  2. #2
    OZ_TURK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-10-2005
    Mesajlar
    4,969
    Karizma Gücü
    0
    199 kisiden bi kisi dahi yorum yapmaz mi konuya ... yoksa gercekler bazilarinada mu cok aci geldi ...
    "Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir."
    M.K.ATATÜRK

    Karamanogulları Beyligi'den Balkanlara ATA'mla ANAVATANA..

  3. #3
    <span style='color: #FF0000'>Kutadgu Bilig</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-03-2008
    Mesajlar
    5,137
    Karizma Gücü
    6
    ne yani sonuna kadar gidilmesin hemen yarıda kesilsin mi?

  4. #4
    OZ_TURK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-10-2005
    Mesajlar
    4,969
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Fields of Gold tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ne yani sonuna kadar gidilmesin hemen yarıda kesilsin mi?
    senin su anda yapacagin en iyi sey ne biliyon mu sutunu ic masal kitabini oku uyu hadi bakalim ...
    "Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir."
    M.K.ATATÜRK

    Karamanogulları Beyligi'den Balkanlara ATA'mla ANAVATANA..

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-05-2007
    Mesajlar
    5,022
    Karizma Gücü
    0
    Avrupa T&#252;rkiye Laik kalsin diyor , siz anladiniz onu ......

  6. #6
    N-BAYRAK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2007
    Mesajlar
    5,476
    Karizma Gücü
    6
    Bilader, buna şaşırmayacaksın.. Bundan sonra böyle....

    AK Parti'nin davası değil ki AB... Ondan öncekilerde T&#252;rkiye'nin yönertimini Avrupa'ya bırakmaya çok meraklıymış, AK Parti suçsuz...


    Bakın bakalım, Osmalı'nın hangi dönemlerinde Batı bu kadar iç işlerimize karışmış, ne zaman böyle şamar oğlanı olmuşuz...

    Batı puşt.. Erg&#252;n Poyraz'ı 8 aydır içerde unuttular, Orhan Pamuk'a yalanlarını savcılıkta kanıtla deyince bir anda heyheylendiler... Bağrına bastı Orhan'ı.. Poyraz'a insan hakkı yok

    Bu kahpe d&#252;zene umut bağlayanda M&#220;SL&#220;MAN'ım diyor.. Gerisini siz d&#252;ş&#252;n&#252;n... Allah'ın ILIMLILARI....


    Ergenekon'un &#252;zerine gidilmesin demiyorum, yanlış anlaşılmasın.. Bu pu$tlar neden T&#252;rkiye'nin iç işlerine m&#252;dahale ediyorlar.. Neden biz bunların olacağını bile bile AB de AB diye tutturuyoruz...

    Bunu hangi bağımsız karakterli insan kabul eder? Bak, AB işine geleni kolluyor, işine gelmeyeni zindanda unutuyor; gerekse göstermeksizin tutuklanmasına rağmen... Bu bizim kitabımızda yok, bu kahpe Batı'nın l&#252;gatından alıntı...

    Allah'ın ILIMLILARI....
    Nasılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...

    Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...

  7. #7
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7
    Raporun diğer talimatları, Ergenekon operasyonunu da kapsayan Türkiye’yi bölme planının maddelerini içermektedir:

    - Türk hükümeti acil olarak Kürt meselesini çözecek siyasi bir girişim başlatmalıdır. Tayyip Erdoğan’ın Kürt meselesindeki "asimilasyona hayır, entegrasyona evet" politikası hayata geçmelidir.

    - DTP milletvekilleri ve belediye başkanları, Kürt meselesine siyasi bir çözüm bulunması için çalışmalıdır.

    - Kürtçe kamu hizmetlerinde de kullanılmalı, yani resmî dil olmalıdır.

    - Türk Ordusu, K. Irak'ta orantısız güç kullanmamalıdır.

    - 301. madde öncelikle ele alınmalı ve kaldırılmalıdır.

    - Vakıflar Kanunu’nun çıkması olumludur. Gayrimüslimlerin mülkleri, üçüncü kişilere satılmış olanlar dahil geri verilmelidir.

    - Gayrimüslimlerin sorunları çözülmelidir.

    - Türkiye, Ermenistan ile sınırını açmalı ve iktisadi ambargoyu bitirmelidir.
    Rapor’da Tayyip Erdoğan hükümetinin reformları azimli ve kararlı bir şekilde sürdürmesi desteklenmektedir.

    ŞEREFİ OLAN HÜKÜMET BU RAPORU
    DERHAL REDDEDER


    iyide hükümet bunu icraate dökmeye başladı ki gerçi vakıflar yasası anayasa mahkemesine gidecek ama ...
    ayrıca bırak yargıya müdahaleyi yargının ergenekonda parmağı var imasını bile yaptı rte...

    Başka bir devletten Türkiye’de ceza soruşturması talimatı almak suçtur.


    adam yargıya çamur attığıyla kalmadı onu yok saydı..vız gelir trıs gider,otursunlar oturduğu yerde tarzı..

    bunların bile ceza niteliği var ,ab ve fethullah +abd talimatlarıyla davranmanın yanında
    [COLOR="Red"][B][CENTER]CHP ye karşı hazımsızlığı olan Atatürk düşmanı&dinci&bölücü&yolsuz-hırsız&satılmış&kansız kesim ve
    kesimin ,ezberci şakşakçı destekçileri olan ,geri kafalar
    iyi izleyin!
    CHP nin yükselişini[/CENTER][/B][/COLOR]

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Türk'üm Dİyen Sonuna Kadar Okusun.
    2005 Konuları bölümünde GöKBöRü tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 05.11.05, 23:33

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •