Yüreğimde ki prangaları çözüp adımı attığım sensizliklerin kaçıncı günündeyim. Sana esaretimi bitirişimin, saymaları kendime yasak edişimin kaçıncı günü. Sormayı da bırakmalı bir yerlerine hayatın, bırakmalı ve bir daha açmamalı kapatılmışlığını duyguların. Sabahın ilk ışıklarına şükürle başlamalı ve aralamalı umudun kapılarını perdeleri delip geçen güneşe özenerek. Bugünde ölmedim diyordu bir şiirde; şair. bugünde ölmedim diyerek başlamalı yeni güne. Ve gülümsemeli en samimisinden, yüzüme en çok gideninden. Gülümsemeli…
Neleri öğrettim kendime bir bilsen yokluğuna adım attığımda. Gezindiğim ıssızlığımda sana bir sürü küçük hayaller kurdum mesela. Mesela adını hiç sayıklatmadım acıların dibine vurduğumda. Mesela çıkmadım resminin önüne, bakmadım sensizliği söyleyen hiçbir cümleye. Yanımda olmayışını kendime öğreterek ve sen olmayan her günü kendime söyleyerek bir sürü küçük hayaller kurdum ve azalttım gerçekliğini, düşlerin fazlalığında. Hayallerin çok istendiğinde gerçekleşebileceğini biliyoruz ikimizde ama istemedim işte. Her hayalimi bir başkasıyla değiştirdim, her hayalimi bir öncekinin hatırlanırlığının ardına gizledim. İstemedim kendimi kandırmayı bir düş için. Bugünde istemedim seni yaşamayı, sensizliğini bilerek, acıtmadım canımı neden diyerek. Neleri öğrendim yokluğunda bir bilsen… Ah neleri öğrendim…
Sana yazılmış ya da seni anlatmış bütün cümleleri yasakladım kendime. Aşk gelip geçici değildi bende biliyorsun. Ve gelip geçmeyen her şeyin insanı nasıl kanattığını da. İşte bu yüzden dinletmedim kendime seni. Dinledim sadece üç beş parça hayali, hayal olduğunu bilerek. Ortasında bir yerde bırak hayal kurmayı diyerek. Sana bir sürü söylenmemişlerim olduğunu fark ettiğim halde; söylememekte tuttum kendimi. Biliyorduk değil mi ikimizde; değiştirilmezleri fazla hayatımızın, olmazları, karşılaşmazları, anlaşılmazlıkları çok fazla. Gerçeklerin biraz gerisinde bize dair masalların hepsi. Bu yüzden masalın sonuna ”bitti” yazıp yeni bir masala başlattım kalemimi. Satır aralarına arada uğrayışına sesimi çıkarmadım. Onca yaşanmışlığın hatırına birkaç hatırlanışın zararı olmadığını anlayanlardanım? aldırma bu yüzden. Okuma en başından en sonuna. Okursan da arama kendini bu masalın yalnızlığında. Biliyoruz hepimiz ve farkındayız sadece alışkanlıklardır buralara uğratan seni. Onlarda gelip geçenlerin listesine yazılacaktır bir zaman sonra. Bütün alışkanlıkların yerini başka alışkanlıklara bıraktığı gibi zamanla yazılırlığın ve anlatılırlığın bitecektir. Biliyoruz değil mi? hep unutulduğunun farkındayız hayatımızdan uğurladıklarımızın. Biliyoruz değil mi? ya da bilmeden kandırıyor muyuz küçük umutlarla kendimizi?
Eskisi gibi olmuyor hiçbir şey. Hiç bir şey bıraktığın yerde kalmıyor. Eskisi gibi yakıp yıkmıyor sensizliğin acısı, eskisi gibi derin özlemler çalmıyor gözlerimin seni arayışlarını. Eskide kalmıyor işte gülüm hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Bu yüzden yüreğimin prangalarını çözdürdüm kendime. Şizofren bir gülüş olarak kaldı sana esaretim. Güldüğüm ve hissedemediğin. Bugünde ölmedim
Yeni bir gün gülümsemeli…
The memories ease the pain inside


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla
offff tuhafım offfff


ne yapalım öyle geçti içimden o an. bende söyledim. hani bir sır vardı diğer yazımda. işte ilk adım bu o sırlardan nicotin. hayal kur gidene. ama yarısında bırak hayali ve bir başkasına geç. biliyorsun çok istersen ve çok hayal edersen gerçekleşir. bu nedenle gerçekleşmesini istemediğin bir hayalin olmasın. hadi başla şimdi tedavine.




K DAHA FAZLA SEVİYORUM...!
