DSP ve ANAP’I BİTİREN, AKP’Yİ BAŞIMIZA BELÂ EDEN ASIL KİŞİ: DEVLET BAHÇELİ DEĞİL Mİ?!
Devlet Bahçeli’nin Şeytan’la işbirliği!
Bu ülkenin bu hâle gelmesinde benim de suçum var! Çünkü 1999 Seçimleri’nde Devlet Bahçeli’ye / MHP’ye oy verdim. Bu “Tarihi hatam”dan ötürü, Allah’ın ve Tarih’in önünde Aziz Milletim’den “özür diliyorum”…
İlk oy kullandığımda Dayım Ali Güngör Belediye Başkanı Adayı idi. Ben de “akrabacılık ayağına” oyumu Tansu Çiller’e / DYP’ye verdim. Sonraki seçimde Abdullah Öcalan yakalanmıştı, terör ve Milliyetçilik ayanı oranda yükseliyordu ve gündemdeydi, MHP’yi mafyadan temizlediği ve “teröre karşı ciddi şeyler yapabileceğini düşündüğümden” o dönemde oyumu Devlet Bahçeli’ye MHP’ye verdim. Sonraki seçimde “Yaşar Nuri Öztürk aday olduğu için”, oyumu Deniz Baykal’a / CHP’ye verdim. Son yapılan seçimde ise “kendimin aday olduğu partiye”, Yaşar Nuri Öztürk’e / HYP’ye oy verdim.
Bu verdiğim oylardan “yanlış” gördüğüm ve “çok pişman olduğum” bir tek seçimim var! O da Devlet Bahçeli’ye / MHP’ye verdiğim oydur!
BAHÇELİ’NİN SEÇİM ZAMANLAMASI: DSP ve ANAP’I BİTİRDİ, AKP’Yİ YARATTI!
Cumhurbaşkanı Sezer ve Başbakan Ecevit’in atışması damlasıyla taşan “Ekonomi Bardağı“ sonucu, Türkiye’de develüasyon oldu. Millet burnundan soluyordu. Bahçeli tam o sırada “Koalisyonu bozuyor ve ’Erken Seçim’e gidiyorum“ dedi! Bülent Ecevit kendisine “şu anda seçime gidersek, Millet bu kızgınlıkla ’duygusal“ oy verir ve de bu bizim için felaket olur, ortalık biraz durulsun ondan sonra seçime gidelim“ demesine rağmen, “nesine güvendiyse“ diretti ve Türkiye’yi seçime götürdü. Sonuç: Kendisi de dahil hepsi baraj altı, AKP ise “tek başına“ iktidar oldu! İP Genele Başkanı Doğu Perinçek bu konuda ısrarla şunu söylüyor: Bahçeli Amerika’dan emir aldı ve Türkiye’ye seçime götürdü. Ben bunun doğru olup-olmadığını bilmiyorum ama Bahçeli’ye şunu soruyorum: Acelen neydi?
BAHÇELİ’NİN OYLAMA ZAMANLAMASI: ERDOĞAN’I 90 DERECE DÖNDÜRDÜ!
Tayyip Erdoğan kıvrım kıvrım kıvranıyordu. Seçim Meydanları’nda “takdiri Abdullah Gül’e bıraktım, ister aday olsun ister vazgeçsin, birden fazla da aday gösterebiliriz, CHP’ye sesleniyorum köprüleri tamamen atma” diyordu. Seçimden sonra % 47 oy almasına rağmen aynı şeyleri söylüyor ve Cumhurbaşkanı’nı artık mecburiyetten “uzlaşma” ile seçtirmeye çalışıyordu. Tam o sırada Devlet Bahçeli çıktı ve dedi ki: Biz oylama sırasında salona gireceğiz! Bahçeli’nin bu açıklamasından sonra Tayyip Erdoğan 90 derece döndü ve şöyle dedi: "Eski Cumhurbaşkanları uzlaşmayla mı seçilmiş?! Millet seçeceğini seçimde seçmiş zaten!" Böyle gürlüyordu çünkü MHP salona girince “sayı” tutuyordu. Oysa ki o sırada “kimin Cumhurbaşkanı adayı olacağı” bile belli değildi! Abdullah Gül adaylığını bile açıklamamıştı. Devlet Bahçeli niye bunu o sırada açıkladı?! Hele bir dur, adaylar bir ortaya çıksın! Yok! Bahçeli’nin “anlaşılmaz bir acelesi” var! Devlet Bahçeli’ye tekrar soruyorum: Acelen neydi?
MHP; “KADDAFİ” İLE “ATATÜRK”Ü AYNI TUTANA “ÇANKAYA YOLU”NU AÇTI!
Bahçeli’nin “zamanlaması” ile, bir seminerde aşağıdaki konuşmasıyla “laikliğe ve Atatürk’e hakaret eden” Abdullah Gül’e Cumhurbaşkanlığı Yolu açılmış oldu:
"Hepinizin bildiği gibi cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devrimcilik, devletçilik ve laiklik olarak bunları özetleyebiliriz. Ama işin ilginç yanı şu ki, bu milletin halkı, bu millet bir araya gelip de biz devletçi olalım, biz laik olalım, biz millyetçi olalım diye böyle bir karar vermemişler. Bu ilkeler hep bu halka bir zorlatma şeklinde dayatılmış ve uzun süre öyle devam etmiş. Tam halka zıt bir yönetim. Türkiye'nin bir Irak'a, Libya'ya benzeyen çok yanları var. Neden? Aynı tek adam pozisyonu."(Türkiye’nin Milli Bütünlüğü ve Güvenliği Kitabı)
MHP; “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” YAZISI ASMAYI “İLKELLİK” OLARAK GÖRENE “ÇANKAYA YOLU” AÇTI!
MHP, bütün “duruşuna” ve “geçmişine” ihanet eder biçimde, Türklüğe ve Türklük ile ilgili sözü söyleyen Atatürk’e, aynı konuşmasında aşağıdaki sözü söyleyen Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı yaptı:
"Milliyetçilik öyle olmuş ki, Türkçülük şeklinde alınmış. Mesela bunları açık söylemek zorundayım, 'Ne Mutlu Türküm diyene' lafını tutup her yere yaza yaza Türkiye aslında ilkel bir hale dönmüştür." (Türkiye’nin Milli Bütünlüğü ve Güvenliği Kitabı)
Bu Millet / Seçmen ve MHP’liler hiç işin bu tarafını düşündü mü? Ben az önce iki örnek verdim. İlkinde AKP Meclis’e girip tek başına iktidar oldu, ikincisinde ise Abdullah Gül Cumhurbaşkanı! Her ikisinde de –çok ilginç zamanlamasıyla- “Devlet Bahçeli’nin imzası” var! Genel Başkanları’na bir sorsunlar hele: Sayın Bahçeli, “acelen neydi?”... Sen bilmez misin ki, “acele işe Şeytan (!) karışır!”
Ben “hiç kimse Türkiye’yi korumasa bunlar korur” dediğim MHP’ye ve Devlet Bahçeli’ye, artık güvenmiyorum!
AKP’nin “asıl mimarı”, çok büyük “iki Tarihi hata”ya sebep olan “zamanlaması” ile Devlet Bahçeli’dir.
Bu böyle biline!
----------
HYP Denizli İl Başkanı Yatağanbaba olarak, Devlet Bahçeli’nin iki seçimde iki büyük zamanlama hatası yaparak; “göz göre göre AKP’yi iktidar yapması” ve “Gül’ün adaylığının önünü açması” konularında diyeceklerim ve “duruşum” budur, Aziz Milletimiz’e saygıyla duyuruyorum.
MURAT YATAĞANBABA / YAZAR
(“Türklükle mutlu olmayı” yazıp duvara asmayı “ilkellik” olarak gören birisini “Cumhurbaşkanı” yapan MHP’nin, “Milliyetçi” hele hele “Türk Milliyetçisi” asla olamayacağını iddia eden, HYP Denizli İl Başkanı)
Kaynak
doğru söze kimse bir şey diyemez...


LinkBack URL
About LinkBacks
Merak ediyorsanız buyrun...
Alıntı Yaparak Cevapla







