Kapitalizmin geleceği
Mustafa Aysan
ABD'nin en büyük bankalarından 'BEAR STEARNS'ın batması, kapitalizmin geleceği açısından incelenmesi gereken önemli bir olaydır. Çünkü bu batış, 1990'ların hızlı ekonomik büyüme çağında, özel kesim tarafından yaratılan, büyütülen, birçok insana büyük ümitler verdikten sonra, kendi kusurları nedeniyle, üç-dört ay gibi kısa sürelerde batan, 100'e yakın büyük şirketin en son örneklerinden biridir. 'Sonuncusudur' denemiyor; çünkü kapitalizm, ekonomik bunalımlar içinde 'bunu hep yapıyor'.
1998 dünya ekonomi bunalımı içinde batan büyük şirketlerden bazıları, dünyanın özel şirket 'mucizeleri' olarak ünlenmişlerdi: WorldCom, Waste Management, Arthur Andersen, Sunbeam, Global Crossing, Swissair, Parmalat, Sabena, Adelpha, Xerox, Tyco gibi dünya çapında ün yapmış, içinde varlık toplamı ve pazar değeri 100 milyar doları aşmış olan bu batık 'mucizelerin' en ünlüleridir. Bugünkü bunalımın benzer sonuçlar yarattığı görülmektedir. Fransız Societe Generale'in, 5 milyar avro'luk, İngiliz Northern Rock'ın 100 milyar sterlinlik (yaklaşık 200 milyar dolar) zararları, ancak devlet yardımlarıyla karşılanabilmiştir. Alitalia'daki işlem henüz tamamlanmamıştır.
BEAR STEARNS'in batışı ile 2001'de iflasını ilan eden ünlü ENRON şirketinin batışı arasında nedenler açısından fazla fark yoktur: İkisi de, bilançolarında yıllar boyu biriktirdikleri zararlar nedeniyle içine düştükleri nakit sıkıntılarının gün yüzüne çıkması ile batmışlardır. ENRON'da kötü niyet ve hırsızlama olduğu için, devlet desteği sağlanamamış, BEAR STERNS ise ABD Merkez Bankası'nın desteği ile başka bir yatırım bankasına devredilmek suretiyle kurtarılmıştır. Her iki şirketin batışında da, iç ve dış denetim sistemlerinin etkisiz kalmasının, risk yönetimi yöntemleri ile uyguladıkları muhasebe standartlarındaki eksikliklerin de büyük katkıları olmuştur. Her iki şirkette de biriken zararların, yıllar yılı bilançolarda taşınmasının, yıllık kârların olduğundan yüksek gösterilerek, olduğundan yüksek hisse fiyatları ile yatırımcıları aldatmanın, sonraki batışta önemli payı olmuştur.
Özel kesim işletmeleri, kapitalizmin olağan işleyişi içinde kısa sürelerde büyük başarılara ulaşabilmekte, başarılı oldukça birbirleri ile acımasızca rekabet etmekte, zayıflar ezilerek sistem dışına itilmekte, güçlüler daha da güçlenmekte ve büyümekte, birçok iş dalı, birkaç işletmenin egemenliği altında yaşamını sürdürebilmektedir. Kısa sürelerde elde edilen büyük başarıların, yöneticilerde yarattığı 'zafer sarhoşluğu', işletmelerin topluma karşı sorumluluklarının ikinci plana düşmesine neden olmaktadır. Kapitalizmin kaderindeki bu işleyiş biçimine, 'güçlü olanın hayatta kalması' (survival of the fittest) denmektedir. Kapitalizmin bu önemli zayıflığını gidermek için işletme yönetimi alanında, 1998 ekonomi bunalımından sonra geliştirilerek dünya ülkeleri arasında yaygınlaştırılmaya çalışılan 'Kurumsal Yönetim', 'Risk Yönetimi', 'Kamuyu Aydınlatma', 'Sosyal Sorumluluk Raporlaması', 'İç ve Dış Denetimin İyileştirilmesi' gibi teknik ve uygulamaların, fazla etkili olmadığı görülmektedir.
1929'daki büyük ekonomik bunalımdan yıllar sonra, ekonomik bunalımla ilgili en çok okunan bir kitabın 'The Great Crash-Büyük Bunalım' yazarı J. K. Galbraith, 1954'te şöyle özetlenebilecek bir yargıya ulaşmış: "Kapitalizm, içindeki çelişkiler nedeniyle kendi kendini öldürmeye koşullandırılmış gibidir. Bereket versin ki, kapitalizm, bunalımdan sonra geliştirilen sosyal politikalarla desteklenmiştir. Sosyal politikalar ve geliştirilen ekonomik iyileştirmeler, kapitalizme güç vermiştir."
İçinden geçmekte olduğumuz ekonomik bunalım bir kez daha göstermiştir ki, ekonomilerin güçlenmesi ve sağlıklı işlemesi sadece özel işletmelerin egemenliğinde gerçekleştirilemiyor. Bizim şimdiki yöneticilerimiz, 'Her şeyi özelleştirip, kurtulalım' derken, bizler, 'karma ekonomi'ye dönmenin yollarını araştırmaya başlamalıyız. Pek yakında siyasetçiler de öyle düşünmeye başlayacaklar, belki de.
Radikal-çevrimiçi / Ekonomi / Kapitalizmin geleceği
kapitalizmin geleceğinden liberaller de endişe duymaya başladı, yedikleri nanelerin farkındalar tabii...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla