• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
21 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-03-2008
    Mesajlar
    372
    Karizma Gücü
    0

    Duyuru Öğrenci eylemlerini kim yönetiyor?

    Öğrenci eylemlerini kim yönetiyor?



    Bir avuç “provokatörle’ üniversiteleri karıştıran oluşumlar… Perde arkasından yönlendirilen bu gruplar, üniversitelerde terör estiriyor. Hedefleri aynı: Hükümet ve istikrarsızlık…
    03 Nisan 2008 06:49
    Yazı boyutunu büyütmek için
    Haşim Söylemez'in haberi

    27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat… Dökülen kanlar, toplumda oluşturulan kamplaşmalar, tutuklamalar, işkenceler, faili meçhuller, zorunlu sürgünlerin sembolü talihsiz tarihler… Türkiye’nin tanık olduğu askerî müdahalelerde değişmeyen, ağırlıklı bir unsur vardı: Üniversiteler, daha doğrusu üniversite gençliği… Çeşitli örgüt veya oluşumlar kendi karanlık emelleri için müdahaleye zemin hazırlamak üzere üniversite öğrencilerini kullandı. O dönemlerin başaktörlerinin ağzından bu türden ‘kullanılma’ hikâyelerini dinlemek artık sıradan bir şey oldu. Ama hâl böyle olsa da, tarih tekerrür ediyor, üniversite gençliği kullanıldıkça kullanılıyor hâlâ. Sürekli aynı senaryolar ısıtılıp ısıtılıp yeniden sahneye konuluyor.

    ÇOĞU AYNI MERKEZDEN YÖNLENDİRİLİYOR

    Üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılması kararının ardından Türkiye’de “kaos başlar” söylemleri gündeme geldi. Söz konusu kaosu “yoktan var etmek” için üniversiteler biçilmiş kaftandı. Geçmiş ‘tecrübelere’ dayanarak tabii ki! Üniversitelerde öğrenciler arasında çatışma çıkarıp onları yeniden sokağa dökmeyi hedefleyen bir durum söz konusu.

    Nitekim son iki ay içinde üç üniversitede polis ve jandarma müdahalesi gerektirecek olaylar yaşandı. Uludağ ve Marmara başta olmak üzere birçok üniversitede karşıt görüşlü öğrenciler arasında taşlı-sopalı kavgalar çıktı. En son Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde eğitime üç gün ara verilmesine yol açan öğrenci kavgasında farklı bir boyuta gelindi. Çünkü yıllar sonra ilk defa bir fakültede öğrenci kavgasından dolayı eğitime ara verilmesi oldukça ilginç. Burada “kaos oluşturmak” için kavgaya tutuşturulan grupların anlaşarak olay çıkardığının iddia edilmesi ise tüyler ürpertiyor. Bu bir iddia olsa da istihbarat birimlerine göre kesinleşmiş bilgiler mevcut. Bu tespitlere göre üniversitedeki öğrenci hareketlerinin önemli bir kısmı aynı merkezden idare ve organize ediliyor.

    OLAYLARIN YÜZDE 91’İ SOL TANDANSLI

    Türkiye kritik bir dönemeçten geçerken, bir iddiaya göre çeşitli örgüt ve oluşumların öğrenci kolları yeniden uyandırıldı. Bazı kaynaklar, önümüzdeki günlerde üniversite olaylarının tırmanacağı uyarısını da yapıyor. Müstakbel kavgalar ise hem karşıt gruplar arasında hem de aynı düşünceye mensup farklı çizgelerde mücadele veren gruplar arasında yaşanabilecek. Daha çok sol tandanslı grupların etkin olduğu üniversite örgütlenmelerinin yeni süreçte önemli rol alacağı belirtiliyor. Son olayların en etkin sorumluları olarak da bu gruplar görülüyor. Bu tespit, Emniyet’in son verilerine de yansımış durumda. İki yıllık verilere göre İstanbul’daki üniversitelerde meydana gelen olay ve gösterilerin neredeyse tamamı sol gruplar tarafından gerçekleştirilmiş. Toplam 330 olayın sadece 29’u sağ görüşlü gruplarca düzenlenmiş, sol gruplar 301 olayla üniversiteleri karıştırmış. Yani her 100 olaydan 91’ini sol tandanslı gruplar üstlenmiş. Söz konusu gösteri ve olaylara 17 bin 650 sol görüşlü öğrenci dâhil olurken sağ kesimden katılım sayısı sadece bin 660.

    Aslında öğrenci olaylarının 28 Şubat sürecinden sonra yeniden başlaması AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte oldu. O dönemde yavaş yavaş hareketlenen öğrenci grupları isim değiştirerek değişik stratejilerle yollarına devam etti. Ancak 22 Temmuz seçimleriyle vites yükseltilerek harekete geçirilen öğrenci grupları başörtüsü meselesiyle tam anlamıyla yeniden uyandırıldı. Eylemlerin ve gösterilerin ortak amacı ise iktidarı eleştirmek, başörtüsüne karşı tavır almak, cumhuriyete sahip çıkmak… Daha çok ulusalcı çizgiyi benimseyen grupların hedefinde yeni YÖK başkanı da var.

    ADKF’NİN YÜKSELİŞİ VE DÜŞÜŞÜ

    Peki, yakın dönemdeki öğrenci hareketleri hangi adla ve ne zaman ortaya çıktı? Taşların tam olarak yerine oturması için birkaç yıl öncesine gidip gelinen noktaya bakmakta fayda var. Hangi grupların yer değiştirerek neler yaptıklarını da bu tabloda görmek mümkün.

    AK Parti’nin 3 Kasım 2002’de tek başına iktidara gelmesiyle 28 Şubat sonrası uyutulup dinlenmeye alınan öğrenci yapılanmaları yeniden kıpırdanmaya başladı. Yeni yapılanmalar oluşturuldu, eskileri cilalanıp “provokatör” edasıyla sahneye sürülmeye başlandı. Kimi güçlerle dirsek temasında olan gençlik grupları kısa süre sonra yine ortaya çıktılar. Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) ayrılanlar tarafından 29 Ekim 2000 tarihinde kuruluşunu ilan eden ve üniversite gençlerine hitap eden Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu’nun (ADKF) AK Parti iktidarını kastederek “Cumhuriyetle hilafet karşı karşıya gelmiştir” teziyle ordu müdahalesi istemesi hâlâ hafızalardan silinmiş değil. 25 Ekim 2003’te Ankara’da düzenlenen cumhuriyet yürüyüşünde “Ordu Göreve” pankartları dikkat çekmişti. Aynı yıl içinde ADKF’liler ile “Devrimci-demokrat” öğrencilerin kavgası ise günlerce sürdü. İstanbul ve Yıldız Teknik üniversitelerindeki çatışmalar sokağa kadar taşınmıştı.

    Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu’nun 27 Mayıs 2007’deki Taksim mitinginde “27 Mayıs devrimini kutluyoruz” pankartı da hafızalardaki yerini aldı. Türk Solu ve Milli Mücadele Derneği ile ilişkili olduğu ileri sürülen ADKF’nin Atatürkçü Düşünce Derneği ile de ‘duygu bağı’ bulunduğu iddia edilmişti. Hatta ADKF için “askerle birlikte hareket ediyor” iması dahi yapıldı; hem de kendi çizgisindeki sol görüşlü gruplar tarafından... Mayıs 2003’te ortak bildiri yayınlayan DHKP-C, TKP-ML, TİKKO, TKP-Kıvılcım, Devrimci Parti Güçleri gibi gruplar “MGK uzantısı ADKF üniversiteden defol!” diyerek ADKF’ye karşı savaş açmıştı.

    YENİ FİGÜRAN TGB’NİN KIŞLA ZİYARETLERİ

    Federasyonun resmî sitesinde Atatürk, Deniz Gezmiş ve Che Guavera’nın resimleri yan yana bulunuyor. Büyük bir öğrenci kitlesine hitap eden ADKF “Ordu Göreve” pankartından sonra toplum nezdinde büyük güç kaybetti. Bunun yerine bir başka oluşum devreye girdi: Türkiye Gençlik Birliği (TGB). Bu örgüt 19 Mayıs 2006 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde kuruldu. Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) bağlı bir oluşum. Kendilerini orduya yakın göstermek için büyük özen gösteriyorlar. “Ordunun yıpratıldığını” düşünen TGB’li gençlerin, İstanbul’daki bütün askerî kışlaları ziyaret edip moral desteğinde bulunduğu ileri sürülüyor. Aslında kendileri de bu durumu pek gizlemiyorlar. Geçtiğimiz yıl Geleneksel Atatürk Garnizon Koşusu süresince Kara Harp Okulu öğrencilerinin yanında yer aldıklarını kendi internet sitelerinde faaliyetleri arasında gösteriyorlar. Kuruluşunu ilan ettikten hemen sonra Anıtkabir’e çıkan TGB’liler aynı yılın Kasım ayında da Gazi Üniversitesi bünyesinde “Atatürk yolunda bağımsızlık ve Gençlik” konulu konferansta boy gösterdiler.

    Ama Türkiye Gençlik Birliği’nin esas etkinliklerinden biri Cumhuriyet Mitingleri’nde oldu. TGB Tandoğan, Gündoğdu, Çağlayan mitinglerini düzenleyen komitenin içinde yer aldı. AK Parti karşıtı eylemlerde bulunan grup, hükümetin ülkeyi sattığını ileri sürdü hep. Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra saflarını daha da netleştirdiler. Marmara, Yıldız Teknik, İstanbul, Ankara, 9 Eylül 18 Mart, Cumhuriyet, Doğu Akdeniz gibi üniversitelerde düzenlenen başörtüsü karşıtı eylemlerde yer aldılar. Aynı grup, şu anda YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan aleyhinde gösteri ve protestolar yürütüyor. TGB’lilere göre Özcan bilim yuvası olan üniversiteleri yobazlaştırıyor.

    40 ÜNİVERSİTEDE ÖRGÜTLÜ; LİSEYE DE HİTAP EDİYOR

    Türkiye Gençlik Birliği, 40 üniversitede örgütlü durumda ve buralardaki 65 öğrenci topluluğunu bünyesinde barındırıyor. TGB’liler bazı üniversitelerdeki öğrenci kulüplerini tekeline almış durumda. Atatürkçü Düşünce, Çağdaş Nesiller Yetiştirme Topluluğu gibi gruplarda yer alan TGB’nin en belirgin özelliği ODTÜ’deki Ulusal Bağımsızlık Cephesi ve Trakya Üniversitesi’ndeki Kuvayı Milliye Topluluğu’nda ortaya çıkıyor. Grubun birçok ilde Attila İlhan Kültür Merkezi bulunuyor. Kırmızı-Beyaz gençlik dergisinin yanı sıra liseli öğrencilere yönelik olarak da Genç Adımlar dergisi çıkarılıyor. Üniversitelerde etkinliğini artırmak isteyen grup, aynı zamanda dışarıdaki gençleri de eylem alanlarına çekebiliyor. Ulusalcı çizgide Türkçülükten ödün vermeyen TGB’nin İstanbul’daki örgütlenmesi 2 bin 500 ila 3 bin öğrenci civarında.

    “ERGENEKON”A TGB DESTEĞİ

    2007 yılında ABD tarafından Türkiye ile ilgili hazırlanan “İnsan hakları raporunda” TGB’nin “demokrasi karşıtı grup” olarak gösterilmesi dikkat çekiyor. TGB’liler, Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında gözaltına alanın İP Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Cumhuriyet Gazetesi yazarı İlhan Selçuk’a destek gösterilerinde de yer aldı. Cumhuriyet Gazetesi önünde toplanan grubun içinde yine TGB’liler vardı.

    Sol görüşe mensup öğrenci grupları bazı noktalarda birbirlerinden ayrı düşseler de son yıllarda ortak bir amaçları var: AK Parti hükümetine karşı durmak, başörtüsü serbestisine karşı çıkmak ve ‘laikliği’ korumak. Bu yüzden birçok defa birlikte hareket ettikleri oluyor. Türkiye Komünist Partili Gençler de bu yapılanmalardan biri. Komünist çizgiden ulusalcı çizgiye kaydığı için sık sık eleştirilen grup, başörtüsü özgürlüğüne karşı çıkarak kendi savunduğu komünist “özgürlük” ideolojisini de rafa kaldırmış oluyor. TKP lideri Aydemir Güler’in başörtüsünü gazeteci Hrant Dink cinayetini işleyen Ogün Samast’ın beyaz beresine benzetmesi TKP’nin asıl niyetini net bir şekilde ortaya koymaya yetiyor.

    350 KİŞİYLE ORTALIĞI KARIŞTIRAN TKP’Lİ GENÇLİK

    Liderlerinden emir alan TKP’li gençlerin üniversitelerde taraftar avına çıktığı ve gruplarını büyüttüğü belirtiliyor. Birçok üniversitede örgütlü olan ve zaman zaman olaylara karışan TKP’li gençlik, AK Parti ve başörtüsü karşıtı eylemleri sürdürmeye devam ediyor. Her zaman patlamaya hazır bir bomba gibi olan TKP gençliğinin sağlam bir örgütlenmesi bulunuyor. Organize ve sistematik hareket eden TKP’liler, ferdî çıkışlar yapmıyor. Örneğin İstanbul’da sadece 50 kişiden oluşan bir çekirdek kadrosu olmasına rağmen yaptığı gösteri ve eylemleri her zaman ses getirdi. İstanbul’daki üniversitelerde toplam 350 kişiden oluşan TKP’li gençlerin her eyleme katılıp bindirilmiş kıtalar misali üniversiteleri dolaştığı Emniyet’çe tespit edilmiş durumda. Hukuk fakültelerinden iyi organize olan TKP’li gençler partinin eylemlerinde de halkı organize ediyor.

    TKP’li gençlerin görüşüne göre başörtüsü sadece sıradan bir simge değil: “Türban bugün siyasi simge olmasının ötesinde karşıdevrimci, dinci, gerici çevrelerin bayrağı haline gelmiştir. Bu bayrağın üniversitelere ve devlet kurumlarına sokulması karşıdevrimci güçler adına bir mevzi kazanımı anlamına gelecektir.” Bu noktadan hareketle meydanlara çıkan TKP’liler sadece şubat ayında çok sayıda eylem ve protesto düzenledi.

    BAŞÖRTÜSÜ BAHANE, GERİLİM O BİÇİM!

    Üniversiteleri hareketlendiren “provokatör” gençler yer yer toplumsal gerilimlere de sebep oluyor. 1 Şubat’ta Yurtsever Cepheli Emekçi Kadınlar ve Üniversite Konseyleri Derneği ile Beyazıt’ta ortak bir eylem yapan TKP’li öğrenciler başörtüsünün serbest bırakılmasını protesto edip AK Parti’ye karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. 5 Şubat’ta başörtüsüne karşı çağrı yapan TKP’li öğrenciler 6 Şubat’ta başörtüsünün özgür bırakılmasını ve Anayasa düzenlemesini protesto için Meclis’e yürüdü. 12 Şubat’ta TKP’li öğrenciler Kocaeli ve Çukurova üniversitelerinde başörtülü öğrencilerin okula alınmasını protesto etti. ODTÜ’de 21 Şubat’ta Akademik dönemin açılışında “AKP’yi istemiyoruz” eylemi düzenleyen TKP’li öğrenciler yürüyüş yaptı. Şubat ayında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde stant açan ülkücü bir gruba saldırarak fakültede iki gün boyunca gerginliğe yol açtılar.

    Şüphesiz TKP’li öğrencilerin özgürlüklere karşı protesto ve eylemleri başka sosyalist gruplar tarafından şiddetle eleştiriliyor. TKP’nin İP’leştiğini ileri süren Sosyalist Gençlik Derneği, TKP’yi statüko yanlısı olmakla suçluyor şu sloganla: “En ‘komünist’ asker bizim asker! E haydi hayırlı tezkereler!”

    HÜKÜMET KARŞITI EYLEMLERDE BOY GÖSTERDİLER

    Geçirdiği tuhaf evrimden dolayı eleştirilen diğer bir grup ise Halkın Kurtuluş Partisi’ne bağlı Kurtuluş Partisi Gençliği (KPG). İşçi Partisi’nin Türkiye Gençler Birliği yapılanmasını “CIA’in sahte sosyalist partisi olan İP’in uzantısı” olarak gören bu örgüt, diğer sol grupları kabul etmiyor. KPG’liler, asıl devrimcinin kendileri olduğunu ileri sürüyor. Bu yüzden diğer öğrenci oluşumlarıyla aralarında sık sık gerginlik ve çatışma çıkıyor. Şubat 2007’de Cebeci kampüsü Hukuk Fakültesi’nde Sosyalist Gençlik Derneği ve Devrimci Gençlik Hareketi üyesi öğrencilerle kavga eden Halkın Kurtuluş Partisi mensubu gençler iki öğrenciyi bıçakladı. Bu grubun dikkat çekecek şekilde ortaya çıkması, 31 Aralık 2007’de Konak Meydan’ındaki gösteride oldu. Hükümet ve başörtüsü karşıtı gösteride açılan, üzerinde Atatürk ve Lenin’in yan yana bulunduğu afiş dikkat çekti. Afişte Atatürk ve Lenin’in yan yana konuluş gerekçesi ise şöyle yazılmıştı: “Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın Önderi Mustafa Kemal ve En Büyük Müttefiki Lenin.”

    7 Şubat’ta yine İzmir’de Yurtsever Yurttaşlar Platformu adlı grubun düzenlediği başörtüsü karşıtı gösteride de yer alan Kurtuluş Partisi Gençliği, ardından 9 Şubat’ta İzmir Konak Meydanı’nda KESK ve Alevi-Bektaşi Dernekleri’nin düzenlediği protesto mitinginde de “Şeriat Ortaçağ’dır” pankartını açtı. Hükümet, YÖK ve başörtüsü karşıtı eylemlerini sürdüren KPG, İzmir ve Ankara’daki üniversitelerde daha etkin. ODTÜ, Ankara Üniversitesi başta olmak üzere bu gruba mensup öğrencilerin çeşitli faaliyetleri bulunuyor. 8 Mart’taki eylemlerde, Alevilerin Kadıköy’deki mitinginde de boy gösteren Kurtuluş Partisi Gençliği Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ndeki öğrenci kavgasında da ortaya çıktı. KPG, sol grupların yanı sıra sağ cenah ile de ciddi gerilim yaşıyor.

    KPG, 15 Haziran 2005 tarihinde Halkın Kurtuluş Partisi’nin kurulmasından beri faaliyette. Parti, Hikmet Kıvılcımlı’yı önder olarak kabul ediyor. Nazım Hikmet’in arkadaşı olan Kıvılcımlı 1954’te Vatan Partisi’ni kurdu. Lenin’in eserlerinden birçok çeviriler yaptı. 1967’de İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği’ni (İPSD) kurdu. 12 Mart 1971 darbesinde arandığı için yurtdışına çıktı. Priştine doğumlu olan Kıvılcımlı, 11 Ekim 1971’de Belgrad’da öldü.

    DHKP-C VE PKK’YA BAĞLI GRUPLAR

    Üniversitelerde gösteri ve eylemlerde bulunan; etkinliği yukarıdaki gruplardan daha az olan yapılanmalar da var. Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi’ne (DHKP-C) bağlı Devrimci Gençlik bu alanda faaliyet yürütüyor. YÖK’ü protesto eylemleri yapan bu grupların son dönemlerde başörtüsü karşıtı eylemlerde görülmesi oldukça manidar. Çeşitli Alevi dernekleri tarafından düzenlenen eylem ve mitinglerde yer alan Devrimci Gençlik’in en etkili olduğu yer İstanbul Üniversitesi. Halk Bilimi Kuruluşu adında bir yapı içinde de yer alıyor. Yer yer Genç-Der imzasını da kullanan bu grup ile diğer gruplar arasında da kavgalar yaşanıyor. Bu daha çok alan paylaşımı ile ilgili bir durum. Ancak grup ile Sosyalist Gençlik Derneği ve Devrimci Gençlik Hareketi’nin bir gönül ilişkisi bulunuyor. Birilikte hareket ettikleri zamanlar da var.

    BOĞAZİÇİ’NDE BÜYÜK PROVOKASYON

    Bu öğrenci oluşumlarıyla zaman zaman birlikte hareket edebilen diğer bir grup ise terör örgütü PKK’nın üniversite yapılanması olan Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi (YDGH). Yurtsever Gençlik özellikle Dicle, İnönü, 100. Yıl, Çukurova, Doğu Akdeniz gibi üniversitelerde etkin. İstanbul’da ise Boğaziçi Üniversitesi’nde eylem koyabilecek bir güce sahip. Araç kundaklamaları ve çeşitli gösterilerde terör örgütü lehine attıkları sloganlarla tanınıyorlar. Ancak bu grubun tehlikeli duruşu bazen farklı ortamlarda da yer alabiliyor. Örneğin Şubat ayı başında Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen “Başörtüsüne özgürlük” gösterisinde kalabalığın arasına karışıp sloganlar atmış, başörtüsü yürüyüşünde PKK lehine atılan sloganlarla provoke etmişlerdi. Kayıtlara geçen bu büyük provokasyon, daha fazla büyümeden son anda önlenmişti.

    Marksist, Leninist sol tandanslı öğrenci örgütlenmelerinin yanında sağ olarak tabir edilen gruplar da var.

    SAĞCI GRUPLAR DA VAR

    Ülkücü gençlerden oluşan gruplar da zaman zaman sol gruplarla girdikleri kavgalarda gündeme geliyor. Bütün üniversitelerde olan ülkücü gençler son dönemlerde MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “itidal” çağrısına uymaya gayret ediyor.

    İslamcı Gençlik ve Müslüman Gençlik adındaki gruplar ise Ankara ve İstanbul’daki üniversitelerde boy gösteriyorlar. Ancak sayıları sanıldığı kadar çok değil. Üniversite kulüplerinde pek söz sahibi değiller.

    Ancak Müslüman Gençlik isimli grubun farklı tutumu dikkat çekiyor. Bu grup zaman zaman diğer sol gruplarla hareket edebiliyor. Emniyet kayıtlarına göre Müslüman Gençlik grubu da ulusalcı bir çizgide hareket ediyor.

    (Aksiyon)


    tabii ki perinçek in yanaşmaları kim olacak başka

  2. #2
    analizci adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-01-2008
    Mesajlar
    2,220
    Karizma Gücü
    0
    Derin devlet her yerde.
    Aman karışıklık ve gerginlik olsunda AK Parti gitsin.
    Hep aynı film.Gına geldi seyretmekten.
    Ben varoşlardan geldim,Ana baba parasıyla değil,dişimle tırnağımla kazandım hayatımı.
    Babam bidon kafalı,göbeğini kaşıyan adamdı,anam bir tekel işçisi,ben de bir mühendis oldum.
    Bidon kafalı göbeğini kaşıyan adamda başımın tacıdır,Doktor,Mühendiste,İşçide memurda.

    Ben kimmiyim...Ben Cumhurbaşkanımdan sonra en rütbeli olan Cumhurum.
    Atanmışlar benim hizmetkarımdır,seçilmişlerde vekilim.

    AK Partinin kapatılmak istenmesinin sebepleri:
    1)Teskereyi geçirmedi,2)İran ve Suriyenin işgal edilmesine izin vermedi,3)Ülkemizi ABD ve İsrailin rakibi AB ye üye yapmaya kalktı,4)ABD ambargosuna rağmen İranla gaz ve Petrol anlaşmaları yaptı.5)Devletimizin içine çöreklenmiş ABD ve İsrail güdümlü çeteleri çökertmeye başladı.



  3. #3
    Atilla adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2004
    Mesajlar
    1,051
    Karizma Gücü
    0
    Aksiyon denilen yayin organindan daha provakatif daha militan ne var ?

    ne zaman ogrenciler, isciler memurlar, ogretmenler hak aramak daha iyi bir gelecek icin meydanalra dokulse bu yenisafakcilar, zamancilar, aksiyoncular, fetocular, tarikatci liberaller ve digerleri "bunlari kim kiskirtiyor canim" diye baslik atiyorlar...

    universite onlerinde "seriat gelecek hesap sorulacak" diye bagiranlari, ne oldugu belirsiz arapca pankartlar acanlari, Turbanli kizlarin yaninda bodyguard gibi gezip gazetecilere saldiranlari yazmiyorlar.

    universitelerde asiri ucta her kesimden insan var tabii...ama bunlar cogunluk degil azinliktir.

    aksiyon'un tesbitlerini ciddiye alanlarda belli zaten....

  4. #4
    marksist adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-03-2008
    Mesajlar
    759
    Karizma Gücü
    0
    bir hareketi yönetmek için, efendilik-uşaklık kavramları olması lazım, bunlar da sizde vardır bizde olmaz, efendilerinizin, ağa babalarınızın masalarından dökülen kırıntılar sizin seçiminizdir, biz bu onursuz teklifi doğduğumuz gün reddettik!

    onlarca eyleme katıldım şu ana kadar, bana bir tane emir veren çıkmadı, devletin ellerde copla, biber gazıyla oradan oraya saldıran polisinden başka, onun emrini zaten dinlemeyiz.

    gerilimi yaratan sizsiniz, sizin politikalarınız; 12 eylül'den sonra apolitikleşen gençlikten en ufak bir kıpırtı görünce korkudan ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz, yukarıdaki yazı gibi.

    ama gençliğin, işçinin, köylünün, yoksulun öfkesinden kurtulamayacaksınız. yarattığınız karanlıkta, cehennemde boğacağız sizi!..
    GEN&#199İK GELECEK, GELECEK SOSYALİZM!
    "parlamenter eylem bazı kişilere -marksist geçinen bazı kişilere- uşaklık ünvanını, bazı kişilere de sürgün ve ağır hapis cezaları kazandırır!"

    ''çok öğretici ve çok gülünç bir görünüm ile karşı karşıyayız. burjuva liberal fahişeler, devrim çarşafıyla örtünmeye çalışıyorlar!''

    vladimir lenin


    NE ULUSALCI, NE LİBERAL, NE İSLAMCI, İSYANCI OLMAK LAZIM, İSYANCI!..


    Komünist Enternasyonal Parti

    Birgün Mutlaka Kazanacağız!..

  5. #5
    tigin adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-10-2007
    Mesajlar
    1,262
    Karizma Gücü
    5
    Onların kimse tarafından yönetilmeye ihtiyacı yok kendi durumunuzla benzetmek acizliğinizin göstergesi. Ama asıl elebaşını arıyorsanız, kitaplardır. İsterseniz onları alıp yakın, yapmadığınız şey değil.
    Polis şenlikleri, maç kutlamaları, yılbaşları...

    Ya işçi, ya emekçi?

    Birileri o yasaklı meydan(lar)da eğlenirken, biz hakkımızı neden savunamıyoruz?

    Meydanlar bizimdir, sokaklar bizimdir, Taksim bizimdir!


    1 Mayıs'ta sokağa!





    Tarih, geçmişe bakıp hayıflanmak veya koltuk kabartmak için değil, ders çıkarmak içindir. Tarihinden ders çıkaramayan milletler, tarihe gömülmeye mecburdur.


    Hayır De!
    Wolfgang Borchert




  6. #6
    hahaybune adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-09-2007
    Mesajlar
    332
    Karizma Gücü
    0
    heh heh... Zamanında Yurtsever Cephe'den açıklama yapılmıştı.

    Stv, star ve flash tv gibi tvlerin ayrıca zaman ve star gibi gazetelerin Yurtsever Cephe ve TKP'li öğrencileri hedef gösterdiklerine dair bir açıklamaydı bu... Anlaşılan yine aynı basın yayın organları fetoşun uşakları haberlere başlamış... Sanırsam uydurdukları masalların ortaya çıkmasından korktukları için öğrenciler hedef gösteriliyor..

    Tamam siz hedef gösterdiniz, o öğrenciler linç edildi ne olacak... İslamda böyle birşey yazıyor mu yoksa.. Başörtüsüne karşı çıkanların tez kellesi vurula diye.. Öldürmekle bir düşünceyi susturabileceğinizi, yada öldürmek demeyelim ezmeye çalışmakla bir düşüncenin son verilemeyeceğini anlamadınız.. Hedef gösteriyorsunuz direkt olarak...

    Siz Müslümansanız ben değilim.
    Vurun gomünistlere...
    Camiye gittim, ama Allah bilir niye:
    Ne namaz kılmaya, ne dua etmeye.
    Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden:
    O eskidi gittim yenisini yürütmeye.

    Gökte bir öküz varmış, adı Pervin;
    Bir öküz de altındaymış yerin.
    Sen asıl iki öküz arasında
    Tepişmesine bak şu eşeklerin!

    Sensiz camide, namazda işim ne?
    Seninle buluşma yerim meyhane.
    Benim sevmem de böyle, yüce Tanrı:
    İstersen kaldır at cehennemine.

    Ben şarap içiyorum, doğrudur;
    Aklı olan da beni haklı bulur:
    İçeceğimi biliyordu Tanrı,
    İçmezsem Tanrı yanılmış olur.



  7. #7
    hahaybune adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-09-2007
    Mesajlar
    332
    Karizma Gücü
    0
    Fethullah Gülen basınının yurtsever, ilerici güçlere dönük sistemli saldırısı sürüyor. Üniversitelerde yükselen AKP karşıtı seslerden rahatsız olan Aksiyon dergisi son sayısında yurtsever öğrencilerin eylemlerini "derin sol bir tertip"in parçası olarak değerlendirdi. TKP'li Öğrenciler bu değerlendirmeye ilişkin bir açıklama yaptı.

    Üniversitelerde yükselen AKP karşıtı eylemler, özellikle siyasi iktidara yakın medya organlarında çok fazla rahatsızlık yaratıyor. Yurtsever öğrencilerin eylemleri sırasında işi hedef göstermeye kadar götüren, öğrencilerin daire içine alındığı fotoğrafları yayınlamakta bir sakınca görmeyen Vakit, Bugün, Zaman, Yeni Şafak gibi gazetelere son sayısıyla haftalık Aksiyon dergisi de eklendi. Yurtsever öğrencileri, AKP karşıtı muhalefeti daha ince bir şekilde hedef göstermeye çalışan Aksiyon dergisinin son sayısının kapağı "Derin sol tertip". AKP'ye karşı çok açık bir muhalefet yürüten, AKP'nin gerici, Amerikancı ve piyasacı yüzünü eleştiren öğrencilere "derin sol bir tertip"in parçası olmayı yakıştıran haber üzerine TKP'li Öğrenciler bir basın açıklaması yaptı. Açıklamanın tam metnine aşağıda yer veriyoruz.

    Kuyruk sıkışması
    AKP Türkiye Cumhuriyeti'ni tasfiye operasyonunda tökezlerken sola saldırmaya devam ediyor. Memleketimizi Amerikancı, gerici, piyasacı bir muz cumhuriyetine çevirmek üzere yorulmadan çalışan işbirlikçi yobaz takımı önlerindeki engeli pek güzel tespit etmiş bulunuyorlar. Ayaklarına takılan tökez değil ama önlerine dikilecek duvar olacak olan ilerici, anti-emperyalist emekçileri, öğrencileri, aydınları ne yapsalar da başamayacaklar.

    Fethullah hocanın haftalık dergisi "Aksiyon" bu hafta "Derin Sol Tertip" manşetiyle çıktı. Son haftalarda üniversitelerde yükselen AKP karşıtı muhalefetten oldukça rahatsız olanlar yapılan eylemleri ülkeyi istikrarsızlığa götüren "derin sol bir tertipin" parçası olarak değerlendiriyor. Konuya "terör" başlıklı sayfalarında yer vererek daha fazla çamur sıçratmaya çalışıyor. Ve Ergenekon operasyonuyla muhaliflerini çetecilik ve darbecilikle karalamayı adet edinen AKP basını bu alışkanlığını sürdürüyor. AKP üniversite gençliğinin muhalefeti karşısında yaşadığı kuyruk sıkışmasını aşmak için daha da saldırganlaşıyor.

    AKP'nin etrafa darbeci, çeteci diye saldırması kendisini yönlendirenler hakkında fazlaca ipucu veriyor. Akıl hocası Fethullah hoca AKP'ye -merkeze yakın olmanın avantajıyla- yeni Amerikan taktiklerini veriyor olsa gerek; bir ülkeyi işgal mi edeceksin önce o ülkeyi terörist ilan et. Birileri hoşuna gitmeyen eylemlerde mi bulunuyor hemen onları anti-demokratik ilan et. "Büyük birader" dünyayı işgale çıkarken aynı yalanlara başvuruyor, işbirlikçisi AKP de Türkiye'yi emperyalistler ve parababaları için dikensiz gül bahçesine çevirmek için karalamaya devam ediyor. Nasıl Irak'ta ABD işgaline karşı savaşan direnişçiler terörist değilse, bugün AKP'ye karşı mücadele eden üniversiteliler de çeteci değildir.

    Çetecilik ve tertipçilik ülkemizde AKP'ye ve bu partinin köklerinin dayandığı gerici, faşist hareketlere özgü kavramlardır. Tarihleri onlarca katliamlarla, aydınlarımıza dönük hain suikastlerle dolu olanlar asıl çetedir. Eserleri olan onca pisliği gizlemek zorunda olanlar tertip düzenlerler, Sivas'ta insanlarımızı diri diri yakanlar, Uğur Mumcu'yu, Hrant Dink'i vuranlardır tertipçi. Oysa ki solcuların, yurtseverlerin bu ülkenin aydınlık insanlarının saklayacağı pislikleri yoktur. Bizim ancak halkımıza anlatacak doğrularımız vardır ve bugün bu doğruların başında AKP'nin gericiliği, piyasacılığı, işbirlikçiliği gelmektedir.

    Üniversiteli gençler olarak emekçi halkımıza doğruları anlatmaya ve bu doğruları her ne pahasına olursa olsun savunmaya devam edeceğiz. Bizi ne büyük biraderin işgalleri ne de küçük kardeş AKP'nin tehdit ve karalamaları korkutabilir. Üniversitelerde ve memleketin her yanında AKP karşıtlığına devam edeceğiz. AKP'nin ekonomik istikrar yalanları atarken çıkardığı "sosyal güvenlik" yasası ile nasıl da emekçilerin haklarını gasp ettiğini anlatacağız. Bu gaspçı çetenin memleketi nasıl da yerli yabancı patronlara, AB'ye ve ABD'ye pazarladığını anlatacağız. TKP'li Öğrenciler olarak AKP'ye karşı mücadele eden üniversite gençliğinin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.

    Bağımsız, onurlu ve aydınlık bir ülke için ileri! Emperyalizme, gericiliğe, sermayeye geçit yok!

    TKP'Lİ ÖĞRENCİLER


    Camiye gittim, ama Allah bilir niye:
    Ne namaz kılmaya, ne dua etmeye.
    Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden:
    O eskidi gittim yenisini yürütmeye.

    Gökte bir öküz varmış, adı Pervin;
    Bir öküz de altındaymış yerin.
    Sen asıl iki öküz arasında
    Tepişmesine bak şu eşeklerin!

    Sensiz camide, namazda işim ne?
    Seninle buluşma yerim meyhane.
    Benim sevmem de böyle, yüce Tanrı:
    İstersen kaldır at cehennemine.

    Ben şarap içiyorum, doğrudur;
    Aklı olan da beni haklı bulur:
    İçeceğimi biliyordu Tanrı,
    İçmezsem Tanrı yanılmış olur.



  8. #8
    marksist adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-03-2008
    Mesajlar
    759
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı THE_İMAM tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Gözlerim yaşardı .

    Mesela bir yerde bir eylem olacağını sana kim nasıl haber veriyor o eylemi düzenleyen kim oluyot-r dürtülerinizlemi hareket ediyorsunuz .

    Bir eylem başladığı zaman birden 50 - 100 militan nereden toplanıyorlar yoksa siz ninja kaplumbağa familyasındanmısınız .

    Benim bir devrimci sefil arkadaşım var yolda yürürken elindeki anahtarla yoldaki araçları çiziyor ve hak ettinmi lan bunu diyor
    niye yapıyor bunu acaba

    Bir devrimci milli servetten ne ister mesela bir eylemde neden araçları ateşe verir neden camları cerçeveleri kırar döker .

    Bir devrimci parktaki çiçeklerden ne ister neden çiçekleri parçalar tekmeler elindeki sopalarla güzelim çiçekleri parçalar


    soru çoookk sosyalizim gelecek demişsin son sosyalist kübaydı oda gitti hanedanlık sistemine döndü ve kardeş castro kapitalizme adım attı hayırlı uğurlu olsun
    hehe, hatırladın mı o servet düşmanını, evet benim o!

    bir kere b.k atmak istiyorsan devrimcilere, biraz daha düşünüp at da, bir tarafımla gülmeyeyim sana. çiçekleri parçalıyormuşuz da bilmem ne. yatacak yerimiz yok valla bizim...

    sen örgütlülük nedir bilir misin? sizin gibi kan emicilere karşı insanlığın onuru için savaşanların örgütlenmesi lazımdır. biz de onu yapıyoruz, örgütleniyoruz. ve bir eylem kararı alındığında, tüm örgütler oraya katılır, yapması gerekeni yapar.

    siz ne istiyorsunuz anlamıyorum ki? bu ülkede ne olduğunu bilen insanlar da var gözüm, her haltı yiyin, memleketi yağmalayın ondan sonra kimse itiraz etmesin, yok yahu! her zaman karşınızda olacağız, huzur istiyorsanız, daha önce de söyledik, HUZUR İSYANDA!..
    "parlamenter eylem bazı kişilere -marksist geçinen bazı kişilere- uşaklık ünvanını, bazı kişilere de sürgün ve ağır hapis cezaları kazandırır!"

    ''çok öğretici ve çok gülünç bir görünüm ile karşı karşıyayız. burjuva liberal fahişeler, devrim çarşafıyla örtünmeye çalışıyorlar!''

    vladimir lenin


    NE ULUSALCI, NE LİBERAL, NE İSLAMCI, İSYANCI OLMAK LAZIM, İSYANCI!..


    Komünist Enternasyonal Parti

    Birgün Mutlaka Kazanacağız!..

  9. #9
    hahaybune adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-09-2007
    Mesajlar
    332
    Karizma Gücü
    0
    madem öğrenci eylemlerini kim yönetiyor demişsiniz neden yanlı baktığınızı söylemiyorsunuz...

    Bende bir soru soruyum size yazıda bahsedilmemiş nedense. Sanırsam o öğrenci eylemi değil, özgürlük eylemi

    TÜRBAN EYLEMLERİNİN ARKASINDA KİM VAR. KİM YÖNETİYOR SİZİ??

    Normalde yanyana yürümekten korkan kızlar neden fakülte önlerinde "Kardeşşşşleriiiiimmmm türbaaann özgürlüğü için bir iiiimmmmzaaa lütfennnn" diye bağırıyor...
    Kim yönetiyor bunları yav madem herkesi yöneten birileri var
    Camiye gittim, ama Allah bilir niye:
    Ne namaz kılmaya, ne dua etmeye.
    Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden:
    O eskidi gittim yenisini yürütmeye.

    Gökte bir öküz varmış, adı Pervin;
    Bir öküz de altındaymış yerin.
    Sen asıl iki öküz arasında
    Tepişmesine bak şu eşeklerin!

    Sensiz camide, namazda işim ne?
    Seninle buluşma yerim meyhane.
    Benim sevmem de böyle, yüce Tanrı:
    İstersen kaldır at cehennemine.

    Ben şarap içiyorum, doğrudur;
    Aklı olan da beni haklı bulur:
    İçeceğimi biliyordu Tanrı,
    İçmezsem Tanrı yanılmış olur.



  10. #10
    Misafir Anektod adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-07-2006
    Mesajlar
    7,319
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı marksist tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    hehe, hatırladın mı o servet düşmanını, evet benim o!

    bir kere b.k atmak istiyorsan devrimcilere, biraz daha düşünüp at da, bir tarafımla gülmeyeyim sana. çiçekleri parçalıyormuşuz da bilmem ne. yatacak yerimiz yok valla bizim...

    sen örgütlülük nedir bilir misin? sizin gibi kan emicilere karşı insanlığın onuru için savaşanların örgütlenmesi lazımdır. biz de onu yapıyoruz, örgütleniyoruz. ve bir eylem kararı alındığında, tüm örgütler oraya katılır, yapması gerekeni yapar.

    siz ne istiyorsunuz anlamıyorum ki? bu ülkede ne olduğunu bilen insanlar da var gözüm, her haltı yiyin, memleketi yağmalayın ondan sonra kimse itiraz etmesin, yok yahu! her zaman karşınızda olacağız, huzur istiyorsanız, daha önce de söyledik, HUZUR İSYANDA!..
    Araçlara,insanlara,polise,işyerlerinin camları çercevelerine zarar vermek mi yapılmasın gereken.!!

    Bu ülkenin ne örgüte, nede sizin gibilere ihtiyacı yok.!!

    Siz gidin zambiyada arayın özgürlüğünüzü,
    Çünkü TÜRKİYE SİZİN İÇİN FAZLA ÖZGÜR BİLE.!!


    madem öğrenci eylemlerini kim yönetiyor demişsiniz neden yanlı baktığınızı söylemiyorsunuz...

    Bende bir soru soruyum size yazıda bahsedilmemiş nedense. Sanırsam o öğrenci eylemi değil, özgürlük eylemi

    TÜRBAN EYLEMLERİNİN ARKASINDA KİM VAR. KİM YÖNETİYOR SİZİ??

    Normalde yanyana yürümekten korkan kızlar neden fakülte önlerinde "Kardeşşşşleriiiiimmmm türbaaann özgürlüğü için bir iiiimmmmzaaa lütfennnn" diye bağırıyor...
    Kim yönetiyor bunları yav madem herkesi yöneten birileri var
    İkinci kolu da benim türban eylemlerinin THE_İMAM abiyle beraber yapıyoruz
    +
    Sende çık İMZA TOPLA DEVRİM İÇİN.!!
    Siz anca önünüze konan biraları devirirsiniz, sonra sızıp kalırsınız polisin jopuyla.!!

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Oraları kim yönetiyor?
    2005 Konuları bölümünde fightclub11 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 23.11.05, 23:56
  2. Dünyanızı kim yönetiyor?
    2005 Konuları bölümünde aylan tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 16.09.05, 23:49
  3. Türkiyeyi Kim Yönetiyor?
    2003 - 2004 Konuları bölümünde mematik12 tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 13.07.04, 01:25

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •