• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    <span style='color: #A9A9A9'>cicero</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2005
    Mesajlar
    4,014
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Beynimiz hakkında 10 şaşırtıcı gerçek

    İngiliz bilim insanları Sandra Aamodt ve Sam Wang, yeni çıkan "Welcome to Your Brain (Beyninize Hoşgeldiniz)" adlı kitapta beyin ve sinir sistemine yönelik gözden kaçırdığınız, bilmediğiniz ayrıntıları sıraladı. İşte bu ayrıntılardan bazıları...

    Beynin farklı noktaları ayrı faaliyetler için kullanılıyor. (Grafik: New York Times)

    1. Beyniniz, buzdolabınızın ampul&#252;nden daha az enerji t&#252;ketir

    Beyin 12 watt g&#252;c&#252;nde enerji kullanır ki b&#252;y&#252;k boy iki muzdan elde edilecek enerjiye eşittir. V&#252;cut ağırlığının sadece &#37;3’&#252;n&#252; oluşturmasına karşın beyin b&#252;t&#252;n enerjisinin y&#252;zde17’sini t&#252;ketir. Bu enerjinin b&#252;y&#252;k kısmı ise beynin bakım ve destek faaliyetlerine gider. Dikkatli ve yoğun d&#252;ş&#252;nme esnasında harcadığınız enerji o kadar k&#252;ç&#252;kt&#252;r ki fark edilmez bile.

    2. Sık yaşanan jet-lag hafızaya zarar verebilir

    Jet-lag sadece sinir bozucu olmakla kalmaz, eğer sık aralıklarla tekrarlanırsa beyin sağlığınıza zararlıdır. Sıklıkla kıtalararası uçuş yapan insanlar beyin hasarı veya hafıza zayıflığı yaşayabilirler. Muhtemelen bunun sebebi jet-lag sırasında çok fazla stres hormonu salgılanması ve bu hormonların beyin lobuna ve hafızaya zarar vermesidir.

    Vardiya usul&#252; çalışan insanlarda da benzer bir risk söz konusu olabilir. &#199;alışma saatlerinde sıklıkla meydana gelen değişiklikler, tıpkı sık yapılan uçak yolculukları gibi, strese neden olmakta bu da v&#252;cut ve beyin &#252;zerinde hasar yaratmaktadır.

    3. G&#252;r&#252;lt&#252;l&#252; bir odada niçin telefon konuşması yapmak zordur?

    G&#252;r&#252;lt&#252;l&#252; yerlerde cep telefonuyla konuşmak zordur. Cep telefonunuz içinde bulunduğunuz odanın sesleriyle hattın diğer ucundan gelen sesleri karıştırmak suretiyle beyninizin işini zorlaştırmaktadır. Bu durumda beyniniz telefondaki arkadaşınızın sesiyle odadaki diğer sesleri ayırt etmekte zorlanmaktadır. Telefonunuzun mikrofonunu elinizle kapattığınız anda aslında içinde bulunduğunuz odadaki seslerin telefona girmesine engel olduğunuz için ses karışımına engel olmakta ve beyninizin işini kolaylaştırmaktasınız.

    4. Video oyunları, aynı anda birden fazla işi yapabilmenize yardımcı olabilir

    Dikkatinizi aynı anda birden fazla şeye yöneltebilme yeteneği pratik yaparak artırılabilmektedir. Bu konuda yapabileceğiniz pratik ise, pek çok hedefe ateş etmek zorunda kaldığınız bir video oyunu olabilir. Bu t&#252;r oyunlar dikkatinizi ekrandaki her alana yaymanızı gerektireceği için olayları çabuk kavrama ve çabuk reaksiyon verme konusunda egzersiz yerine geçebilir.

    Tetris oynamak aynı etkiyi yapmaz ç&#252;nk&#252; tetris oynarken birden fazla noktaya aynı anda dikkatini yöneltmek yerine sadece bir tek parçaya odaklanmış oluyorsunuz. Ama bu şekilde bir d&#252;ş&#252;nce tarzıyla çocuklara iyi bir örnek olmadığınızı da bilmelisiniz.

    5. Beynin bir şaka merkezi vardır

    Mizah denen şeyi tanımlamak zordur ama onu görd&#252;ğ&#252;m&#252;zde hemen tanırız. Mizahın tarifini yapmaya çalışan bir teoriye göre, mizah kendi içinde bir s&#252;rpriz unsuru içermelidir –bir sonraki c&#252;mlede ne olacağını bildiğimizi sandığımız halde esprinin kendisi bizi başka bir noktaya göt&#252;rmelidir- sonra da vardığımız bu yeni noktayı önceden tahmin ettiğimiz noktayla karşılaştırarak yeni bir perspektif elde ederiz. Mizahın beynimizde algılanma şekli aşağı yukarı böyledir.

    Fıkra anlatmanın ya da espri yapmanın bulmaca çözmekten farkı ise, g&#252;nl&#252;k yaşamda her g&#252;n rastlamayacağımız t&#252;rden ama kendi içinde tutarlı bir hik&#226;yenin bulunmasıdır. Beyinlerinin ön lobu (bilhassa sağ lobu) hasar görm&#252;ş bazı hastalar, yapılan esprileri anlayamamaktadır. Genelde bunun nedeni, fıkra ya da espriye konu olan imajları yeni bir perspektifle değerlendirme aşamasında beynin normal fonksiyonlarını yerine getirememesidir. Bu t&#252;rden insanlar, anlatılan bir fıkradaki hik&#226;yeyi takip edebilir ama fıkranın sonunu nasıl bağlarsanız bağlayın asla komik bulmazlar.

    6. O şarkıyı bir t&#252;r&#252; hatırlayamıyorsanız sebebi var

    Bazen bir şarkı veya şarkının bir böl&#252;m&#252; aklınıza takılır kalır, bir t&#252;rl&#252; hangi şarkı olduğunu hatırlayamazsınız. &#199;ok sinir bozucudur gerçekten. Ama beynin ‘sıralı hatırlama’ ilkesi, hafızamızın işleyişi açısından özel ve kullanışlı bir göreve sahiptir. Her şeyi olay akışının sırası içinde hatırlamamız gerekir.

    Herhangi bir k&#226;ğıda adınızı yazarken, sabahları çay demlerken veya akşam evinize dönerken hangi sokaklardan ve kapılardan geçeceğinize karar verirken bile beyniniz bu kurala göre çalışmaktadır.

    Bu ‘sıralı hatırlama’ fonksiyonu sayesinde g&#252;nl&#252;k işlerimizi s&#252;rd&#252;rebiliyoruz. Bir şarkının veya bir film repliğinin sadece bir parçasını d&#252;ş&#252;nd&#252;ğ&#252;n&#252;zde, beyniniz –anılarınızın arasında- bu bilgi parçacığını eşleştireceği bir olay dizini aramaktadır. B&#252;y&#252;k ihtimalle beyniniz en sonunda bu parçacığı bulacak ve siz aklınıza takılan o şarkıyı hatırlayacaksınız. Ama eğer ‘aklınıza takılıp kalmış olması’ sizi rahatsız ediyorsa ve o anlık takıntıdan kurtulmak istiyorsanız, beyninize uğraşması için başka bir ‘sıra’ verin. Söz gelişi başka bir şarkıyı d&#252;ş&#252;n&#252;n veya söylemeye çalışın. Muhtemelen beyniniz ‘dağınık hafıza kalabalığı’ içinde sizin yönlendirmenizle biraz daha kısa s&#252;rede sonuca ulaşacaktır. Umarız bu yöntemi denerken başka bir can sıkıcı şarkıya takılıp kalmazsınız.

    7. G&#252;neş ışığı hapşırmanıza neden olur

    Parlak g&#252;neş ışığına bakan pek çok kişi hapşırır. Niçin böyle bir refleks vardır ve nasıl çalışır? Hapşırmanın temel fonksiyonu bellidir: sizin nefes yollarınızı rahatsız eden madde veya parçacıkların dışarı atılması. Hapşırmayı kontrol eden merkez beynin lateral medulla denilen bölgesindedir. Bu bölgenin hasar görmesi halinde hapşırabilme yeteneğimizi kaybederiz.

    Hapşırma genellikle ‘rahatsız edici’ bir unsurun uyarısıyla tetiklenir. Bu uyarının beyinde ulaşacağı nokta ‘lateral medulla’dır. Bu bilgi beyne burnumuzdaki çeşitli sinirler vasıtasıyla iletilir. Bu sinirlerden biri de trigeminal sinirdir ve çok yoğun çalışan bir trafiğe aracılık etmektedir. Normalde parlak g&#252;neş ışığının yalnızca göz bebeklerinin k&#252;ç&#252;lmesini tetiklemesi gerekirken burun kaşındırıcı impulsları ileten komşu bölgelerdeki nöronlar da aynı şekilde etkilenebilmekte. Gözbebeklerinin k&#252;ç&#252;lt&#252;lmesi sinyali bu nedenle bazen hapşırmaya neden oluyor.

    8. Kendinizi gıdıklayamazsınız

    Gıdıklanma konusunda duyarlı hastaları muayene ederken doktorlar hastanın elini kendi elleri &#252;zerine yerleştirerek gıdıklanma hissine engel olurlar. Bu nasıl olmaktadır? &#199;&#252;nk&#252; gıdıklanmaya ne kadar duyarlı olursanız olun, kendinizi gıdıklayamazsınız.

    Bunun nedeni beynimizin etrafımızda olan bitenleri takip ederken pek çok hissimiz arasında en önemli olanları hissetmeye programlanmış olmasıdır. Mesela oturduğunuz sandalyeyi veya ayağımıza giydiğimiz çorabı –özellikle onları d&#252;ş&#252;nmediğimiz s&#252;rece- hissetmeyiz ama omzumuza dokunan bir el hemen bizi irkiltecektir.

    Beynin bu ‘hisleri ayırt etme’ fonksiyonunu s&#252;rd&#252;rebilmesi için bizim temasımızı başkalarının temasından ayırt etmeye yarayan bir sinyal &#252;retmesi gerekmektedir. Bu fonksiyonu gerçekleştiren ise beyinciktir. Yaklaşık 110 gram ağırlığındaki bu organ, kendi eylemlerimizin yaratacağı hisleri tayin eden yerdir. Beklenen veya beklenmeyen reaksiyonları ayırt etme işi beyinciğe aittir.

    Beyincikten gelen sinyallere göre, beyin bu hissin önemli olup olmadığına karar verir. Gıdıklanma hissi abartılmış bir refleks olmakla birlikte, eğer size dokunan gene size ait bir organsa, beyin bu gıdıklanmanıza değil, dokunduğunuz organdan (mesela elinizden) gelen hislere öncelik verecektir.

    9. Esnemek beyni uyandırır

    Esneme aktivitesini uyku hali veya sıkılmış olmakla ilişkilendirmemize rağmen esnemenin fonksiyonu uyandırmaktır. Esneme, daha fazla miktarda havanın ciğerlerimize dolmasına neden olacak şekilde kas gruplarını çalıştırır ve kanımızdaki oksijen oranını hızla y&#252;kselterek bizi uyandırır. Memeli hayvanlar ve kuşlarda da esneme vardır. 12 haftalık olmuş fetuslarda esneme olduğu gözlenmiştir.

    Esnemenin, v&#252;cut tarafından tam uyanıklığa erişmek amacıyla başlatılan bir hareket olduğunu d&#252;ş&#252;n&#252;n. Ve esnemek bulaşıcıdır. Odada bir kişi esnerse diğerleri de esnemeye başlar. Bunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, topluluk içinde birisi ‘uyanıklığa ihtiyaç duymuşsa’ herkesin ‘uyanık olması’ gerektiği şeklinde toplumsal bir içg&#252;d&#252;den kaynaklanıyor olabilir. Köpeklerin esnemesi, stresli bir durumda ‘rahatlatıcı’ etki yaratmaktadır. Köpekler esneyerek etrafındakileri ‘sakinleştir’. Huzursuzluk eden köpeğinizin karşısında esneyerek onu sakinleştirebilirsiniz.

    10. İrtifa arttıkça beyin garip resimler gör&#252;r

    Pek çok dinin hik&#226;yelerinde y&#252;ksek yerlerde gör&#252;len özel gör&#252;nt&#252;ler anlatılır. Mesela Hz.Musa Sina Dağı’nda ‘yanan bir çalı’ görm&#252;şt&#252;. Hz. Muhammed ise Hira Dağı’nda Cebrail’i görd&#252;. Genelde anlatılan ruhsal deneyimlerde yabancı bir varlığın hissedilmesi (sesinin duyulması) bir şekil görme veya çeşitli ışık demetleri ve huzmeleri gör&#252;ld&#252;ğ&#252; ve korku duyulduğu ortak olarak belirtilmiştir.

    Buna benzer olgulara dağcılarda da rastlanır ki bunların pek çoğunun mistik kişiler olmadığını biliyoruz. Bunun nedeni genelde yerden y&#252;kseldikçe havadaki oksijen oranının d&#252;şmesi ve beyne daha az oksijen gitmesidir. 2 bin 400 metre y&#252;kseklik bu durumda bir sınır değer olarak kabul edilmektedir. Bu y&#252;kseklikten daha yukarı tırmanan dağcılar gör&#252;nmeyen bir takım varlıkları hissettiklerini, kimisi ise yanlarındaki arkadaşlarının v&#252;cudundan ışık yayıldığını ve bazen sebepsiz yere korkuya kapıldıklarını bildirmişlerdir. Oksijen seviyesindeki d&#252;şmenin, beynin görsel ve duygusal sinyalleri kontrol eden böl&#252;mlerinde yavaşlama veya bozulmaya neden olduğu d&#252;ş&#252;n&#252;lmektedir.

    Bu bilgileri bir yere not etmenizde fayda var. &#199;ok akıllı olduğunu iddia eden bir arkadaşınızı kızdırmak istediğinizde ona ‘beynini ne kadar tanıdığını’ sormak isteyebilirsiniz belki.




  2. #2
    supurgem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-07-2005
    Mesajlar
    322
    Karizma Gücü
    0
    Enteresan...Gerçekten garip.&#214;zellikle video oyunları çok doğru,ailem şaşıyor bana ç&#252;nk&#252; "Oğlum nasıl yazarken dinliyorsun?" diye.
    OGAME'DEN KURTULDUM,MUTLUYUM!!!
    Elveda uykusuz geceler...
    GeYiK TeAM

    Hayat devam ediyor ve herşeyin telafisi var.


    İlk blog yazım:Hünkar Mecbur Beğenecek Tarifi(Yemek)

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Yunan gazetesinden şaşırtıcı iddia
    2005 Konuları bölümünde conquerer tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 12.08.05, 21:35

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •