Özok, Ergenekon Operasyonunu değerlendirdi. AKP'ye de çağrı yaptı.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Özdemir Özok, ''Eğer biz ülkemizde hukuk devletini yaşatmak istiyorsak; bütün sorunlarına, sıkıntılarına rağmen kendimizi yargıya ve hukuka teslim etmek ve hukuku öne çıkartmak zorundayız'' dedi.
Özdemir Özok, Çanakkale Barosunca ''5 Nisan Avukatlar Günü'' nedeniyle Kolin Otel'de iki oturum halinde düzenlenen ''Anayasa'' panelinin ilk oturumunda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin genel durumu nedeniyle ''Avukatlar Günü''nü buruk şekilde kutladıklarını söyledi.
Özok, Türkiye'nin temel hedefinin hukuk birliği, hukuk devletinin ''olmazsa olmaz''ının da yargı bağımsızlığı olduğunun altını çizerek, ''Yargının bağımsız olmadığı, yargıçların güvenceli olmadığı bir hukuk devletini hukuk devleti olarak tanımlamamıza olanak yok. Yargının kurucu unsurlarından olan savunmanın da bağımsız, özgür ve teminatlı olmadığı bir hukuk devletinde özgür, bağımsız yargıdan söz etmeye olanak yoktur'' diye konuştu.
-AK PARTİ'YE KAPATMA DAVASI-
Türkiye'nin son günlerde yaşadığı iki çok önemli yargılama sürecinin olduğunu hatırlatan Özok, şunları kaydetti:
''Bunlardan biri 6-7 ay önce başlatılan Ergenekon soruşturmasıdır. 14 Mart Cuma günü Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı yüzde 46.5 oyla Türkiye'de iktidar olan bir siyasi parti hakkında kapatma davası açtı. Gerçekten bu iki dava Türk yargısının ve toplumunun, bir anlamda hukuk devletinde, yargıya, yargı bağımsızlığına ve yargıç güvencesine bakışı konusunda son derece önemli bir sınavı içermektedir. Çünkü ülkemiz parlamenter demokratik sistemle yönetilmektedir.''
''Türkiye'de yasama ve yürütmenin tek elde, hatta tek kişinin iki dudağı arasında toplandığını'' öne süren Özok, şöyle devam etti:
''Ben sadece bu iktidar için söylemiyorum, güçlü liderler parlamentoyla yürütmeyi tek güç haline getirmişlerdir. Türkiye'de kuvvetler ayrılığı sisteminin kuralına, anayasal düzene, çoğulculuğun temel ilkesine uygun bir biçimde çalışması gerekir.
İşte bunu düşünen, böyle olduğuna inanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Anayasa'nın 88. ve 89. maddesi ile Siyasi Partiler Yasası'nın 101. ve takip eden maddeleri Yargıtay Yasası'nın 27. maddesinin kendisine verdiği görev nedeniyle bir iddianameyle AK Parti hakkında Anayasa Mahkemesine kapatma davası açmıştır.''
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın ''günah keçisi'' haline getirildiğini, bunun kabul edilemeyeceğini belirten Özok, ''Sonuç ne olur bilemiyoruz. Bağımsız yargı karar verecektir. Eğer biz ülkemizde hukuk devletini yaşatmak istiyorsak; bütün sorunlarına, sıkıntılarına rağmen kendimizi yargıya ve hukuka teslim etmek ve hukuku öne çıkartmak zorundayız. Aksi takdirde yapılacak hiçbir şey yoktur'' diye konuştu.
-ERGENEKON SORUŞTURMASI-
Özok, Ergenekon soruşturmasına da aynı anlayışla yaklaştıklarını ifade ederek, ülkedeki savcıların, yargıçların soruşturma aşamalarında bağımsız ve özgür çalışmaları için gerekli ortamın sağlanması mecburiyetinde olunduğunu kaydetti.
Ergenekon soruşturmasında usulde hatalar yapıldığını ileri süren Özok, ''Nitekim bu soruşturmayı götüren savcı arkadaşlarım bir usulsüzlük yapmışlarsa; Adalet Bakanlığı, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, Teftiş Kurulu vardır ve hukuk içinde gereken yapılır. Hiç kimse bundan kuşku duymasın ki birinin yaptığı yanına kalır'' dedi.
TBB Başkanı Özdemir Özok, her iki olayda da soğukkanlılığın öne çıkarılması, soruşturmanın selameti ve kovuşturmanın sağlıklı bir şekilde hükme varması için herkesin bu olaya yardımcı olması gerektiğini kaydederek, şöyle devam etti:
''Ama maalesef henüz daha avukatların ulaşamadığı belgeler köşe yazarlarının ellerinde havalarda uçuyor. Medya, her gün tıpkı Kırkpınar'daki baş pehlivanların öyküleri gibi bu ülkenin çok saygın köşe yazarı hakkında yazılar yazabiliyorlar. 2 dönem İstanbul Üniversitesi gibi çok önemli kültür hazinesinin rektörlüğünü yapmış bir değerli hoca hakkında ulu orta yazılar yazılıyor. Bunları kabul etmek mümkün değil.''
Özok, hukuku ve yargıyı her yerde korumak, yargı bağımsızlığının da her yerde yanında olmak mecburiyetinde olduklarına işaret etti.
Çanakkale Barosu Başkanı Tülay Ömercioğlu da kurum ve kuruluşlar arasında organizasyon eksikliği nedeniyle avukatların vekil sıfatıyla gördükleri işlerde mesleklerini yürütme olanaklarının zorlaştırıldığını savunarak, kamuda görevli hukukçuların ise hukukçu kimliğiyle algılanmadıklarını ileri sürdü.
kaynak
''Nitekim bu soruşturmayı götüren savcı arkadaşlarım bir usulsüzlük yapmışlarsa; Adalet Bakanlığı, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, Teftiş Kurulu vardır ve hukuk içinde gereken yapılır. Hiç kimse bundan kuşku duymasın ki birinin yaptığı yanına kalır''
bu olayın önce iddianamesi ,sonra savcılığın dayanağı ve bu olayda olmayan iddianame üzerinden hedef gösteren ve yargının görevini tek elden yürütmeye çalışan bütün şahıs ve yayın organlarının incelenmesi ve netleşmesi ülkedeki belirsizlik ve hukuğa güvensizliği sağlayanlara karşı umarım sonuç itibariyle iyi bir ders olur ve bu tarz olaylar yaşamayız


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




başkalarıda oluşur,toparlanamazsak.şöyle düşünürsek evet onlar yazdırdı diyebiliriz: çok amerikan filmi seyrettik...
neyse konu dağılmasın.
