insan beyinlerinin lime lime edildiği bir okyanusun dibinde buldun kendini...
bacakların,dizlerine kadar ıslak çamur...
ve dipsiz bataklık...sayrılamazsın aralarından.çalışmak ne kadar güzel diye düşünürsün. ama ne için? kime? şu cansız ve uyuşuk parmakların neden amaçsız bu kadar?
oysa o kadar kolay ki boşluktaki merdiveni bulmak senin için..
derin deniz balinalarının ahenkli şarkıları..
haydi der,bul bizi gel yanımıza..
hayallerinin gece fenerine çal kendini.planktonların dansına tutunup,atıverirsin kulaçlarını kuzey akıntısına.
dalgacı orca'ların çalımlı yüzgeçleri sürükler seni deniz yüzeyine..
ağır ağır çıkarsın,kuytu bir dere boyunca ilerlersin. sığ gölün nilüferlerine basarak geçersin kabusların yatağından..
bir tibetli rahibe sorarsan,gösterir sana çok uzaklarda umutsuzca göz kırpan hayallerinin gece fenerinin yolunu...
devam et yoluna,durmadan,oyalanmadan yol kenarlarında ayaklarına çelme takmaya çalışan kör,topal,sakat dilencilere aldırmadan...
acınacak hallerini görmeden, bir çareliklerini umursamadan..ağlayıp inleyen seslerini dinlemeden..kan çanağı gözlerine bakmadan...biçare kokularını içine çekmeden,eğer kalbin izin verirse,eğer kulakların izin verirse..Kaç...
uzaklaştın..belki de yaklaştın..nefesin daraldı, sazlıkların zayıf kökleri dolandı ayaklarına,,soğuk gölün suyu kesti dirseğini.buralar ıssız,buralar karanlık ve huzursuz...
etrafını mızraklar sarar uzun sivri dilli ağızların mızrakları...
pis dedikodular,kötü fısıltılar,canını yakarlar..derini delik deşik yakarlar...her cümlesinde bir azar,her kelimede bir yara açarlar,sadece susabilirsin ya da yüzlercesini bastırırcasına bağırabilirsin sadece...yalnızca toprak susturur onları..
yalnızca gömebilirsin en dibine...ama vaktin yok gücün kalmadı...
vakit geç olmadan kaçıp kurtulmalısın düşlerine...
varacaksın,varmalısın..
yoruldun,halsizsin,zayıf düştün insanlara...
cansız süzülüp boşlukta,dinleyip uzaklardan gelen çağrının sesini..sürüklersin kendini görkemli hayalinin peşine.işte dersin,geldim sonunda,gördüm işte onu..arsız dalgalarıyla sarmaş dolaş umursamaz endamıyla dimdik ayakta...
koşarsın ölürcesine,yalarsın dudaklarının üzerinden,rüzgarın yüzüne vurduğu denizin tuzlu nemini..hatalar yok artık dersin,kalp hırsızlarına yer yok artık...
hayat yalnızca benim artık..
koşup,hırçın deniz kuşlarını kovup yollarından,çıkarsın rutubetli ve soğuk merdivenlerden..ayakların üşür,nefesin kesilir,terin sırtına yapışır soğuk soğuk...
yorgunluğunu yosunlu basamaklarında bırakıp çıkarsın,hayalerinin gece fenerinin en tepesine..
bağırırsın gırtlağının son nefesinle geceye ;
HERŞEY YALAN....
...alıntı...


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla










çok güzel bir paylaşım teşekkürler... 