Yangınlardayım yine,
Yanıyorum yar..
Yokluğuna dayanıyorum da,
Ya varlığındaki suskunluğun…
Olmuyor işte,
Ne kadar denesem de olmuyor,
Suskunluğunu içim almıyor..
Konuş yar!..
Ne olursun susma!
Suskunluğun;
Gözyaşıdır yar!
Haykırıştır geceler boyu…
Kar yağıyor içime,
Kan damlıyor yüreğime yar..
Bedenimi ikiye bölüyor,
Beni bana küstürüyor suskunluğun,
Ömrümden ömür alıyor yar…
Güneş doğmuyor sabahlarıma,
Gecelerin ağırlığı ise çekilir gibi değil,
Dilime prangalar vuruyor suskunluğun,
Yabancılığın kahrediyor yar...!
Oysa alışmışım ben sana..!..
Hem de alışmak sevmekten zorken!.
Ben zor olanı yapmışım zaten yar,
İşin kolayına kaçmamışım..
Şimdi neyin bedeli bu suskunluğun?..
Canıma kastın neden?..
Konuş yar!..
Konuş ki bileyim..
Eğer doğru olan susmaksa,
Ancak bir kurşun susturabilir yüreğimi!..
Ve suskunluğun her dakika içimden bir parçamı alıyorken,
İnan o kurşunu sıkıp gitmek zor gelmez yar..
Şimdi sen söyle yar...
Susma söyle ki bileyim…
Konuşmak bu kadar zorsa!..
Bende susturayım mı yüreğimi yar ?


alıntı