• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7

    Ermeni soykırımı-Fransaya tepkiler-nobel üçgeni

    FRANSIZ TARİH POFESÖRÜ ADINI TÜRK
    OLARAK DEĞİŞTİRDİ


    Gelişmelere tepki olarak Fransız Tarihçisi Prof. Dr.
    Jean Michel THİBAUX adlı bilim adamı “Türkler
    Ermenilere soykırım uygulamadı” diyene ceza getiren
    yasayı protesto için tepkisini ortaya koymuştur. Daha
    sonra belirlediği iddiaları sürdüren bilim adamı bu amaçla
    kendisinin Türk vatandaşı olacağını ve ismini de bir Türk
    ismi o larak değiştireceğini ifade etmişti. Geçtiğimiz
    günlerde Konya’ya gelen ve bu yöndeki tepkisini ifade
    eden demeçlerinin arkasında olduğunu ifade ettikten
    sonra Konya Nüfus Müdürlüğüne başvurarak adının
    Atakan TÜRK olarak değiştirilmesini ve Türk vatandaşı
    olarak kabul edilmesini istedi.

    ERMENİ AYDINLARIN TEPKİSİ
    İstanbul’da yayınlanan Agos gazetesi yayın yönetmeni
    Hırant Dink ve Zaman gazetesi yazarı Etyen Mahcupyan
    ile yayıncı Ragıp Zarakol ortak bir bildiri yayınlayarak
    inkar yasasını protesto etmişlerdir.(Basın) Yazılı
    olarak yapılan açıklamada Ermeni halkının geçmişte yaşadığı
    tarihi gerçeklerin ceza yasası ile dikte edilmesini
    ihtiyaç olmadığını, tarihe doğru bakmak için ahlak ve
    vicdan gerektiğini belirterek üçüncü ülkelerde ki konuşmayı
    engelleyici yasaların psikolojik açıdan Türk Ermeni
    diyalogunu güçleştirmekte kalmayacağını halklar arasında
    ilişkiyi dar bakışlı siyasi taktiklerin parçası haline
    getireceğini ifade ettiler.
    Bu arada bir açıklama yapan Ermeni Patrik Mesrob
    II’ de “Amaç her zaman diyalog , empati ve karşılıklı
    anlayışa katkı sağlayacak başarılı girişimler olmalıdır.
    Bu amaca katkı sağlamayacak hiçbir girişim bizim
    için makul düşünceler değildir.” diyerek Fransa
    Parlamentosu’nun girişimini hukuki ve insani bulmadığını
    anlatmaya çalışmıştır.

    AB’ NİN TEPKİSİFransa parlamentosu aldığı kararla AB komisyonu tarafından
    ağır eleştirilere uğradı. AB’nin genişlemeden
    sorumlu üyesi Olli Rehn ,Sözde Ermeni soykırımı yasasının
    reddedilmesini suç sayan yasa teklifi nin yapıcı
    olmadığını , amaca zarar verdiğini ifade ederken bu kararın
    olumsuz etki yaratacağı konusunda uyarıda bulunarak
    özetle şöyle demiştir. “Ültimatomlarla gerçek diyaloga
    ve gerçek uzlaşmaya ulaşamayız ama diyalogla
    ulaşırız.” Fransa’yı bu girişimiyle etkisiz bir elemana
    benzeten, AB’nin dış ilişkilerinden sorumlu komiseri
    Benita Ferrero Valdner ise; kararın Türkiye’nin AB’ye
    üyelik sürecinde etkisiz olacağını ifade ederek, Fransa’da
    olup bitenlerle bizim AB olarak aday bir ülkeyle yapmakta
    olduklarımız farklı iki şey olduğunu Fransa’daki
    bu meselenin düzenli olarak ortaya çıktığını , çünkü bu
    ülkede etkili bir Ermeni cemaati bulunduğunu söyledi.


    DIŞ BASININ TEPKİSİWashington Post: “Fransa saçmaladı”
    Le Soir: “Çirkinlik ve hafi fl ik” gibi
    başlık atarken; Eko Moskova radyosu:
    Fransa’nın kararı ile Orhan Pamuk’a Nobel Edebiyat
    ödülü verilmesi birbiriyle çelişiyor. Fransa’nın kararı düşünce
    özgürlüğüne karşı bir harekettir. Nobel ödülü ise
    Pamuk’a ülkenin çoğunluğundan farklı düşünceleri dile
    getirdiği için veriliyor denilmektedir. Bizde, Nobel ödüllü
    bu ünlü Türk roman yazarı hakkında bazı tespitlerimizi
    size aktarmaya çalışalım. Kim ne derse desin Orhan
    PAMUK ‘un Nobel Ödülü almasının üzerinde gölge
    vardır. Nobel edebiyat ödülünün açıklanmasına günler
    kala yapılan yarış içinde İngiltere’nin LADBROKES
    adlı ***** şirketi, Nobel ödülünün verilmesiyle ilgili olarak
    7.856 ***** oynandığını açıklamıştır. Bu bahislerden
    Orhan Pamuk üzerine oynanan 2.652 *****’in çoğunun
    Fransa ve Ermenistan’dan geldiği ifade edilen haberde
    Dünyanın çeşitli ülkelerindeki Türklerin çoğunluğunun
    Japon yazar Huruki Murakami’ ye, çok küçük miktarının
    da, Orhan Pamuk adına oynandığı öğrenilmiştir.
    Bu ödülün verilmesinden sonra 92 yaşında ki; ünlü Sümerolog
    Prof. Dr. Muazzez İlmiye, bu ödülün Bir Türk
    yazarının almasının güzel bir şey olduğunu ancak “ Keşke
    Orhan Pamuk; “1915 yılında Türkiye’ de bir milyon
    Ermeni, otuz bin Kürt öldürülmüştür.” Sözünden önce
    alsaydı diyerek ödülün üzerindeki gölgenin varlığını ince
    bir şekilde ifade etmiştir.Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat
    ödülünü almasından sonra bir çok Türk aydını, siyaset
    adamı, köşe yazarları günlerce bu konuyu ödül alamamanın
    açlık psikozu içinde bir mutluluk refl eksi halinde
    ifadeye çalıştılar.
    AZERBAYCAN TÜRK K&#220TÜR DERGİSİ 1 5 Eylül - Ekim 2006
    Ödülü veren jürinin değerlendirmesi oldukça ilginçtir.
    “Doğduğu şehrin ruhunu çok iyi anlatması” bize göre
    basit, yalın ve son derece cılız bir kriterdir. Bu değerlendirmeyle
    ödüle layık görülen Orhan Pamuk için kimimiz
    “Türkiye Kazandı” kimimiz “Türkçe’ye verilen ödül’’
    yakıştırmasını yaparken, kimi gerçek edebiyat adamları
    da Orhan Pamuk’u Türk dilini iyi kullanamayan birisi
    olarak nitelendirmişlerdir.


    EDEBİYAT ADAMLARININ GÖRÜŞÜ
    Edebiyat eleştirmenlerine göre kitapları çok satan, ancak
    az okunan bir yazar olan Orhan Pamuk fenomeni üzerine
    hayli bir kargaşa doğmuştur. Çok satılıyor, az okunuyorsa,
    bu kitapları birileri alarak yada, reklam bombardımanı
    yaparak tüketimine yardımcı olmaktadır denilebilir.
    Gerek akademisyen, gerekse edebiyatçılarımız arasında
    büyük ölçüde gürültü olmuş, önemli sayıda eski Marksist
    düşünceye bağlı ulusal bilinçten ve sanatsal değerlerden
    yoksun romantikler; Orhan Pamuk’un aldığı ödülün bir
    susamışlık yada, doğulu bir övgü dizicilik içinde değerlendirmişlerdir.
    Yazarlık kariyeri internet sitesinden kendi ifadelerine
    dayanarak öğrendiğimize göre Orhan Pamuk mimarlık
    eğitimini, resim yapma yeteneği ile karıştırarak öğrenimine
    son vermiş, daha sonra kısa dönem askerliğin
    olanaklarından yararlanmak için yeniden okumaya karar
    vererek İstanbul Gazetecilik Enstitüsünde eğitimini tamamlayarak
    yazma becerisini kazanmıştır.(!)
    Edebiyatçılar tarafından eserlerinde klasik Türk edebiyatından
    aşırmaların çokluğu ile dikkat çeken Pamuk’taki
    yazma yeteneği asıl ABD’de bulunduğu1985-88 yıllarında
    katıldığı “Kitap Yazma Kursları”nda gelişir. Düşündürücü
    olan, Writing Program adlı bu enstitünün sponsorluğunu
    ABD Dışişleri Bakanlığı yapmaktadır. Yine
    bu konuda icraatlarıyla yetenekli(!) bir Türk olan; Mahir
    Öztaş ve Taner Akçam bu enstitünün ve malum Zoran
    Vakfı’nın himayelerinde yetkin birer uzman olarak
    yürü ya kulum denilerek, ABD ve Avrupa’da ki Ermeni
    konferanslarında bir Türk olarak karşı tezi gayretle savunmuşlardır.
    Öğrendiğimize göre; 2002 yılında Kar adlı romanı yazmak
    için Kars’a giden Orhan Pamuk, Sabah gazetesinde
    dönemin yazı işlerini yürüten, Zafer Mutlu’dan muhabirlik
    basın kartı almış ve çalışmaları sırasında kendini
    Karslılara gazeteci olarak tanıtmaktan da geri kalmamıştır.
    Oysa o zamana kadar en az birkaç roman denemesi olan
    Pamuk, kendinde yerleşmemiş bir yazarlık sanatıyla yetkin
    göremeyip, gazetecelik mesleğinin popülaritesine sığınmıştır.
    Edebiyatçılar tarafından, post-modern romancılık
    sınıfına yerleştirilen Pamuk edebiyat dünyamızda en
    çok eleştiri alan yazar olmuştur.
    Öyle ki kitaplarındaki alıntıları tespit eden araştırmacı
    gazeteci Murat Bardakçı ve Nihat Genç’in soru ve eleştirileri
    karşısında susmayı tercih etmiştir.Bu yazarın kitaplarındaki
    aşırmalarla ilgili önemli bir tespiti.(Kaynak:
    edebiyatelestiri.com) dikkat çekmesi yönüyle Edebiyat
    açısından değerlendirmesini sizler yapınız.
    Aşağıdaki karşılaştırmada kullanılan bordo renkli alıntılar,
    Güncel Yayıncılık tarafından Ocak 1996 yılında
    yayınlanan, Fuad Carım çevirisi, Pedro’nun Zorunlu İstanbul
    Seyahati adlı, 16. yy. da Türkler’e esir düşen bir
    İspanyol’un anılarını anlatan kitaptan, siyah alıntılar İletişim
    Yayınları tarafından Ocak 1996 yılında l7. baskısı
    yapılan Orhan Pamuk’un Beyaz Kale adlı romanından
    alınmıştır.
    “...Cenova’dan Napoli’ye giderken, hareketimizi haber
    alarak Ponza Adaları’nda bekleyen Türk donanmasının
    hücumuna uğradık...” (Pedro s.11)
    “Venedik’ten Napoli’ye gidiyorduk. Türk gemileri yolumuzu
    kesti...” (Pamuk s.11)
    “...Ama ne olur ne olmaz, gene esir düşebiliriz korkusu
    ile, kürekçileri sıkıştırmaktan vazgeçtiler. Malüm a, kürek
    çekenler ya Türk, ya Mağribi. Gemi bir kere zaptedil mi,
    bunlar artık serbest. O vakit, Türklere, bu bize şunu etti,
    şu bize işkence yaptı, derler...” (Pedro s.12)”...
    Türk ve Mağripli olan kürekçilerimiz sevinç çığlıkları
    atıyordu; sinirlerimiz bozuldu... Esir düşerse cezalandırılmaktan
    korkan kaptanımız kürek kölelerini şiddetle
    kırbaçlatmak için bir türlü emir veremiyordu...” (Pamuk
    s.11)
    “...İlk önce, öyle bir niyetimiz olmadı değil. Fakat bir
    borda ateşi yiyince teslim olduk...” (Pedro s.13)
    “Şiddetli bir borda ateşine tutulmuştuk, hemen teslim
    olmazsak gemimiz batacaktı...” (Pamuk s.12.)
    “...Birinin bileklerini, kulaklarını ve burnunu kesip omuzuna
    bir pafta yapıştırdılar; paftada şu yazılı idi: ‘Böyle
    eden böyle olur’. Öbürünü kazığa çaktılar...” (Pedro
    s.12)
    AZERBAYCAN TÜRK K&#220TÜR DERGİSİ
    1 6 Eylül - Ekim 2006

    “Kazığa oturtulan korkak kaptanımız yeni ölmüştü. Kırbaççıları,
    burnunu, kulağını kesip ibret olsun diye bir sala
    koyup denize bırakmışlardı...” (Pamuk s.11.)
    “...Rampacılar gemiye daldılar ve herkesi çırılçıplak ettiler.
    Beni tepeden tırnağa soymadılar; sırtımdakiler, onların
    hoşlanmadıkları ve beğenmedikleri şeylerdi. Hem,
    sırtımdakilerle uğraşmaya bir lüzum görmediler; yattığım
    kamara çok daha değerli eşyalarla doluydu...” (Pedro
    s.13.)
    “...Rampacılar gemimize ayak basarlarken kitaplarımı
    sandığıma koyup dışarı çıktım. Gemi ana-baba günüydü.
    Dışarıda herkesi toplamışlar çırılçıplak soyuyorlardı...”
    (Pamuk s.14.)
    “...Cerrah mısın, diye sordular. Hayır deyince, az kalsın
    partiyi kaybediyordum. Bereket versin lafa, sözü geçen
    kaptanlardan Durmuş Reis karıştı. Cenevizli dönme
    Durmuş Reis ‘İdrar ve nabız hekimidir, cerrahtan daha
    faydalıdır” dedi, kürekten işte bu suretle kurtuldum...”
    (Pedro s.13.)
    “...Sonradan Ceneviz dönmesi olduğunu öğrendiğim
    Reis iyi davrandı bana; neden anladığımı sordu. Küreğe
    verilmemek için hemen astronomi bilgimden, geceleri
    yön bulabileceğimden söz ettim, ama ilgilenmediler. Bunun
    üzerine bende bıraktıkları anatomi cildine güvenerek
    hekim olduğumu ileri sürdüm. Az sonra gösterdikleri
    kolu kopmuş birini görünce cerrah olmadığımı söyledim.
    Öfkelendiler, beni küreğe çekeceklerdi ki, kitaplarımı gören
    Reis sordu: ‘idrardan ve nabızdan anlıyor muydum?’
    Anladığımı söyleyince hem küreğe verilmekten kurtuldum...”
    (Pamuk s.14.)
    “...En üste Muhammed’in sancaklarını astılar; bunların
    altına, bizden aldıkları bayrakları, haçları ve Meryem
    Anamız’ın tasvirlerini astılar. Külhanbeyler, başaşağı
    asılan bu haçlarla tasvirleri bir ok yağmuruna tuttular...
    Derken denizlerde eşine rastlanmayan bir top ateşi koptu...”
    (Pedro s.18.)
    “...Bütün direklerin tepesine sancaklar çektiler, altlarına
    da bizim bayrakları, Meryem Ana tasvirlerini, haçları
    tersinden asıp külhanbeylerine aşağıdan oklattılar. Derken
    toplar yeri göğü inletmeye başladı...” (Pamuk s.14.)
    “...Ulu-Türk, tutsakları görmek istedi. İki bine yakın tutsağı,
    ayaklarından zincirleyip sıraladılar; kaptan ve zabit
    olanları boyunlarından çemberlediler ve bizden aldıkları
    trampetaları çalarak, boruları öttürek ve bayrakları sürükleyerek
    hepimizi saraya götürtüler...” (Pedro s.19.)
    “...Bizleri Padişah’a çıkarmak için zincire vurdular, askerlerimizi
    gülünç göstermek için zırhlarını ters giydirdiler,
    kaptanların ve subayların boyunlarına demir çemberler
    taktılar, gemimizden aldıkları borularımızı, trampetlerimizi
    alayla ve keyifl e çalarak eğlene eğlene bizi saraya götürdüler.


    azarbeycan türk kültürü dergisi

    kaynak

  2. #2
    KUKLALARIN EFENDİSİ (: umudun_guncesi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    10,233
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    ilgiyle okudum...
    fransanın yüzsüzlüğü ve kendi çıkarları.
    her tarihi olay geçmişinden sorumludur.biz ise sorumlu olmadığımız bir yükün altında ezilmeye çalışıyoruz.
    kim ne derse desin başımız dik,alnımız açıktır.
    konu için teşekkürler endonezya
    En basit yalanları gözümün içine bakarak söyleyen aptallar tanıdım; inandığımı Sandılar...Bense onların kuş kadar akılları ve cahil cesaretlerine hayrandım...

    Dedim: Çok yalnızım.
    Dedin: ... Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186


  3. #3
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5
    Bazı şeyler yorumlanmaz. Yukardaki yazı da o tip yazılardan biri.
    Tşk endonezya.

  4. #4
    WeYCO adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2007
    Mesajlar
    191
    Karizma Gücü
    0
    Paylaşım için teşekkürler
    Bizi bilgilendirdiğin için saol.

  5. #5
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    İbretlik bir yazı, teşekkürler endonezya...

  6. #6
    Bektaşi58 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-04-2008
    Mesajlar
    11
    Karizma Gücü
    0
    fransa kendi mazisine baksın zencileri afrikalıları kesiyorlardı.. tunus cezayir fas!!
    :hz Denizlerin Yolunda Pir Sultan Sevgisinde ; Cumhuriyetin Bekçisi :hz

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. 'Ermeni soykırımı' ABD'de mahkemelik
    2005 Konuları bölümünde angel_nili tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 06.12.05, 08:28
  2. Ermeni soykırımı kabul edildi!!!
    2005 Konuları bölümünde cihan_zg tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 16.09.05, 19:42

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •