'Komplo teorileri ile laik cihada kalkıştılar'

'Gelişmelerden rahatsız olanlar birtakım komplo teorileri ve spekülasyonlar yaparak, 'Laik Cihad'a kalkışıyor?' diyen Cemal Uşşak gerçekleri yazdı:



Cemal Uşşak'ın yazısı

''Ben Müslümanın fanatiğini severim''!

Geçtiğimiz günlerde, ünlü The Wall Street Journal Gazetesi'ne "Secular Jihad" (Laik Cihad) başlıklı bir yazı yazan, değerli meslektaşımız Mustafa Akyol, yazısına anlamlı ve çarpıcı bir giriş yapmıştı: " Moderate Islam'ın mutaassıb ve azgın düşmanlarının kimler olduğunu düşünürsünüz?

Üsame bin Ladin ve yandaşları mı?Evet bildiniz. Şiddet ve terör yoluyla Allah adına cihad yaptığını düşünen İslamcı militanlar mı ? Fakat onlar bu konuda yalnız değil. Yer küresinin bu köşesinde (Türkiye'de) tam karşı cephede yer alan, ama "Moderate Islam"dan nefret etmede onlardan geri kalmayan bir grup daha var: Türkiye'nin laik fundemalistleri." Türkiye birçok yönüyle gariblikler ülkesi. Bir şeyin aşırısına değil de ılımlısına karşı birilerinin mücadele yürüttüğü yegane ülke de burası olsa gerek.

Önce birileri, "moderate İslam" kavramını çok yanlış ve kasıtlı bir şekilde "Ilımlı İslam" olarak tercüme edip iç siyaset piyasasına sundu. Ondan sonra da, "ılımlılık" üzerinden yakışıksız ve mesnetsiz değerlendirmeler ve spekülasyonlar yapılmaya başlandı. Bir defa, hangi sözlüğe bakarsanız bakın, "moderate" kelimesinin karşılığının "mutedil" ve "dengeli" olduğunu göreceksiniz. "Mutedil"in kökü ise "Adl" ve "Adalet"tir.

Hiç şüphesiz ki, İslam'ın kendisi adelet ve denge dinidir. Bu anlamda bendeniz de çevremde bulunan birçok kimse de, kendimizin "Moderate Müslümanlar", yani "İtidalli Müslümanlar" olarak anılmasından hiç mi hiç rahatsız olmayız. İfrat ve tefriten uzak, ileri ve geri aşırılıklardan azade dengeli Müslümanlar olabilirsek ne ala! Türkiye'de, Sayın Akyol'un yazısında sözünü ettiği "Laik fundemalistler"in kastettiği gruplar Fethullah Gülen Hocaefendi'ye gönül veren, onun "denge" görüşlerinden etkilenerek eğitim hamleleri yapan gruplar olsun, isterse AKP'ye gönül ve destek veren yurdum insanları olsun, aşırılıktan uzak dengeli Müslümanlardır.

Yani "Moderate Islam"ın tarafındadırlar. Esasen Türk halkının büyük çoğunluğunun Müslümanlık anlayışı bu manadadır. Milletimiz ne birilerinin korkuttuğu gibi bir "Şeriat Devleti" arayışı içindedir ne de laikliğe karşı bir tavır içindedir. Hele hele, bazı kesimlerin her iç siyasi kargaşada "günah keçisi"ne dönüştürdükleri, Bediüzzaman Said Nursi ve takipçileri, demokrasiye, toplumsal barışa ve dinlerarası diyaloga vurgu yapan söylemleriyle tam tamına bu "Dengeli İslam anlayışı" nı temsil ederler.

Hal böyle iken birileri bu anlayıştan neden rahatsız oluyor ve ona karşı, birtakım komplo teorileri ve spekülasyonlar yaparak, "Laik Cihad" a kalkışıyor? Atatürk'ün ünlü sözünden ilhamen, birilerinin şu günlerde tam tamına şöyle dediğini duyar gibi oluyorum: "Ben Müslümanın fanatiğini, radikalini ve aynı zamanda paspal ve kirli sakallı olanını severim". "Bu sevginin sebebi de ne ola ki!" demeyin? Merhum Necip Fazıl Kısakürek boşuna dememiştir: " Ey düşmanım; sen benim ifadem ve hızımsın; Gündüz geceye muhtaç, bana sen lazımsın."

BİR FOTOĞRAF Kİ NELER SÖYLEMEZ İNSANA

Geçenlerde bir fotoğraf düştü medyaya ki sormayın. İri cüsseli bir Zat, çevresinde koruma olduğu anlaşılan birileri ile, pardösünü savurarak bir binadan dışarı dışıyor: AMERİKAN HASTAHANESİ. Haberin başlığı: 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İlhan Selçuk'u ziyaret etti. Hafızam geçmişe gitti ve ziyaret eden ve ziyaret edilen arasındaki çapraşık ilişkiler bir resm-i geçit yaptı.Kırk yıl öncesinde, "ziyaret eden", "ziyaret edilen" göre," Morrison Süleyman" idi.

"Emekçilerin haklarını gasbeden faşist sağ görüş" ü temsil ediyordu. "Ziyaret edilen" ise , "Memleketi maceraya sürüklemek isteyen bir avuç gomonistin yardakçısı sol kalemlerin ileri gelenleriden birisi" idi. Peki hangi dağda kurt ölmüştü de bu anlamlı ziyaret gerçekleşiyordu? Elbette, "Ziyaret eden" için, "Dün dündü, bugün de bugün"dü. Dün ile bugün arasındaki temel farklar nelerdi acaba?

Derelerin altından hangi sular akmıştı? Hangi saik, "Morrison Süleyman", ı birilerinin iddia ettiği gibi "Amerikan emperyalizminin bölgede hakimiyetine karşı mücadele edenlerin sembol ismi İlhan Abi"yi ziyarete yönlendirmişti? Ne değişmişti de, bir zamanların "Demokrasi kahramanı" ile "Çobün Sülü", ömrü cunta oluşumları içinde yer almakla geçmiş İlhan Selçuk aynı zeminde buluşmuştu? "Adnan Menderes'in genç avukatı" namıyle maruf, deneyimli politikacı Hüsamettin Cindoruk, neden kendisini ilk ziyaret eden kişi idi? Yoksa benim bütün bildiklerim birer illüzyon mu idi?

Yoksa "Amerikan Hastanesi" levhasını kaderin ironik tecelliklerine bir ibret olarak birileri mi oraya iliştirmişti? Sanal reklam olarak. Kulağıma bir başka ses daha geliyor: "Ergenekon, neo-kon, nereye konarsan kon!". Kayserililerin deyimiyle "Aklıma mukayyed ol Ya Rabbi" demekten kendimi alamıyorum. Ben işin içinden çıkamadım. Siz çıkarsanız bana da haber verin.

BUGÜN

MORAL HABER : ''Ben Müslümanın çok fanatiğini severim''!

Din düşmanlığından başka ne olabilir ki