AKP iktidarının "Tarımda reform" adı altında destekleme primlerini azaltmasının sonuçları ile yüzleşen çiftçiler alanlara çıkıyor. Yerli üretimi azaltan ve gıda ürünlerinde dışarıya bağımlılığı artıran bu uygulama köylülerin üretimden dışlanması anlamına da geliyor.

Destekleme primlerinin indirilmesi tarım reformunun bir parçası olarak uygulamaya girerken, üretime etkileri yeni yeni ortaya çıkan bu uygulamanın sonuçları çiftçiler tarafından protesto ediliyor.

IMF ve Dünya Bankası önerileri ile 2001 yılında gündeme gelen tarım reformunun parçası olarak uygulanan destekleme primlerinin azaltılması politikası, tarımsal üretimden devlet desteğinin çekilmesini de beraberinde getirdi. Destekleme primlerinin azaltılması ile tarım ürünlerinin fiyatlarının belirlenmesi "piyasa" koşullarına bırakılmış oldu.

Destekleme priminin azaltılması yerli üretimin daha pahalıya mal olmasına yol açarken, dünya gıda stoklarının yapısını da değiştiriyor. Bu uygulama ile mısır stokları azalan Türkiye, çok uluslu şirketlerin ürettiği mısırı almak durumunda kalıyor. Bununla birlikte, artan petrol fiyatları tarım üretimindeki girdi maliyetlerini de artırırken, devletin desteğini çektiği tarım alanını daha da korumasız hale geliyor. Girdi maliyetlerinin yükünü omuzlamak durumunda kalan çiftçiler, tarım piyasasına belirlenen fiyatlarda ürünlerini satıyor. Bu da gıda fiyatlarında artış, çiftçilerin gelirinde ise azalışı beraberinde getiriyor.

Mısır primi 67 kuruştan 20 kuruşa indirildi
Kahramanmaraş'ta mısırda destekleme primlerinin indirilmesine tepki gösteren çiftçilerin mitingine konu olan bu uygulama, tarımda dışarıya bağımlılığının devlet eliyle yürütülen politikalarla nasıl artırıldığının en çarpıcı örneklerinden birini oluşturuyor. Mısır üreticilerini dışlayan ve bunun yerine Cargill gibi çok uluslu şirketlerinin önünü açan bu uygulama, mısır fiyatlarının artışını da beraberinde getiriyor.

Miting Tertip Komitesi Başkanı ve Türkoğlu Yeniköy Muhtarı Aziz Ilıksoy, Kahramanmaraş'ın önemli bir mısır üretim merkezi olduğunu ve bu yüzden sıkıntılarını dile getirmek için miting düzenledikleri açıkladı.

Kahramanmaraş Hafız Ali Efendi Meydanı'nda düzenlenen mitinge katılan çiftçiler traktörleri ile alana gelirken, 60 köy muhtarı mitinge destek verdi.

Çiftçilere destek amacıyla mitinge katılan Türkiye Ziraat Mühendisleri Odaları Genel Başkanı Gökhan Günaydın da, Türkiye'de 80 bin köy bulunduğunu ve buralarda 25 milyon çiftçinin yaşadığını ifade ederek, "25 milyon insanın yaşamını doğrudan ilgilendiren mısır primi 67 kuruştan 20 kuruşa indirildi. Bu, Türkiye'de başka bir sektörde olsaydı yer yerinden oynamaz mıydı? İşte burada Türkiye'yi yer yerinden oynatmak için bir kıvılcım çakıyorsunuz. Onun için bu miting çok önemli" dedi.

Türkiye'nin 4,5 milyon ton mısır ihtiyacının bulunduğunu ve 2005'de 4 milyon 200 bin ton mısır üretildiğini belirten Günaydın, birilerinin mısırla uğraşmaya başladığını belirtti. Günaydın, mısır'da oynan oyunu şu şekilde özetledi: "Primle oynanmaya başlandı ve bir yıl sonra mısır üretimi 3,8 milyon tona düştü. Geçen yıl mısır üretimi 3,5 milyon ton gerçekleşti. Prim geçen seneden 3 katı daha aşağıya indirildiği için önümüzdeki yıl Türkiye'nin ithal etmek zorunda kaldığı mısır yeniden 1,5 ila 2 milyon tona çıkacak. Size vermedikleri mısır parasını Amerika'nın, Arjantin'in çiftçisine verecekler." Türk çiftçisinin Avrupa'da bir çiftçinin mazota ödediği paranın 1,5-2 katını ödediğini ve ABD'de mazotun Türkiye'ye göre 3 kat daha ucuz olduğunu vurgulayan Günaydın, gübre fiyatlarının da çok pahalandığını ve yerli gübre fabrikalarının bir bir kapanarak yabancıların eline geçtiğini ileri sürdü. Günaydın, "Bir avuç yabancı Türkiye'de 25 milyon çiftçi ile canı istediği gibi oynuyor. 6 ay içerisinde gübre fiyatları iki katı artıyor" diye konuştu.

Bakan: Serbest piyasada spekülasyon doğal
Son günlerde artan gıda fiyatları karşısında Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'den de bir açıklama geldi. Buğday ve pirinç fiyatlarında yaşanan artışla ilgili olarak, "Buğdayda ve pirinçte sıkıntı söz konusu değil. Bazı spekülatörler durumdan istifade edip kâr etmek istiyorlar" iddiasında bulunan Eker, tarımda spekülatörlerin ortaya çıkmasını doğal bir sonuç olarak değerlendirdi.

Toprak Mahsülleri Ofisi'nin (TMO) elinde yeteri kadar çeltik stoğu bulunduğunu ileri süren Bakan Eker, TMO'nun iddia edildiğinin aksine bunu 4 değil de 77 firmaya sattığını belirtti.

Artan buğday ve pirinç fiyatlarının "spekülatörler" tarafından gerçekleştirildiğini savunan Bakan, serbest piyasa ekonomisi koşullarında hükümet olarak pirincin fiyatını belirleme gibi bir durumları olmadığını ifade etti.

Eker "Biz önlemimizi aldık. Bizim sattığımız, vatandaşın almadığı 20 bin ton çeltik var. Bunlar çeltik sanayicisine ait. Bu spekülatif, psikolojik bir durum. Nisan ayında herkes pozisyonunu yeniden dikkate alacak. Yeni sezon geliyor. Yeni sezonda dünyadaki üretimin düşük olduğunu değil, yüksek olduğunu düşünüyorum. Bu arada birileri kısa süreli kârlar yapmak istiyor. İnşallah fiyatlar düşecek" diye konuştu.


Kaynak:http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=30195

Her şeyde dışarıya bağımlı bir ülke üretmeyen sadece dışardan malzeme getirip halkından kar etmeye çalışan bir ülke durumuna doğru hızla ilerliyoruz. T&#220RAŞ TELEKOM vb. Peşkeşlerde cabası!