Safile Usul
‘Başsavcı gazete küpürü dizmiş’ diyenlere
Kendisi AKP’li olmadığı halde, AKP’ye “beyin” takviyesi yapan bazı mürekkep yalamışların Yargıtay Başsavcısı’nın hazırladığı iddianameye dair sık sık dile getirdikleri bir görüş var.
Buna göre, Başsavcı oturmuş, eski ve yeni gazeteleri taramış, AKP mensuplarının gazetelerde yer alan demeçlerini toplamış, bunları alt alta dizmiş, bu dizgiden de iddianameyi çıkarmış.
Gerçi AKP’nin yöneticileri bunun böyle olmadığını, en azından bir ölçüde, anlıyor ama biz yine de kamuoyuna yanlış yansıtılan ve insanları hatalı bir yönlendirmenin nesnesi yapan bu hususa yer verelim.
Başsavcı’nın iddianamesinin bam teli AKP mensuplarının verdiği demeçler değil.
İddianamenin esas tezi , Adalet ve Kalkınma Partisi’nin anayasal düzene yönelik değişiklik adımı attığı ve bu önlenmediğinde bu eğilimin devam edeceği ve alanının genişleyeceği.
Refah Partisi’nin kapatılma kararını onaylayan AİHM gerekçeli kararında, bir rejime yönelik tehdit tespit edildiğinde, birtakım adımlar henüz atılmamış olsa da, anayasal düzeni değiştirmeye yönelik bir niyet ulusal makamlarca (yargı) tespit ediliyorsa, birtakım değişiklikler henüz gerçekleştirilemeden yargıya müdahale hakkını meşru görüyor.
Yani.
Bir siyasi partinin anayasal rejime yönelmek gibi bir niyeti varsa, söz konusu parti henüz bu niyetini gerçekleştirmeden yargının buna dur demesi hukuk düzenine uygun düşer ve hukuk düzeninin gereğidir, diyor AİHM.
Bu nedenle de, söz konusu siyasi parti mensuplarının hal-i hazırda bir mahkumiyet almamış olması da, onların suçlanmasını ve haklarında dava açılmasını engelleyici bir durum değildir, diyor AİHM.
Bir siyasi partinin, rejimin temeline etki etmek yönündeki niyetini henüz gerçekleştiremeden, durdurulması anlaşılır ve gereklidir, diyor AİHM.
Zaten bir siyasi parti yapacağını yaptıktan sonra Türk yargısına ve AİHM’e uzaktan bakmak düşer, di mi?
Bunda anlaşılması zor bir husus var mı?
Başsavcı da iddianamesinin esasını, işte, AKP’nin Anayasa’ya yönelimi üzerine oturtuyor.
Üstelik , AKP mensuplarının kamu düzeninin tamamına yönelik bir eğilim içinde olduğunu gösteren delillere yer vermesi de tamamen bu esas çerçevesinde ele alınmış.
Herhalde, üst yargıya mensup bir savcı gazete küpürü dizerek iddianame yazacak kadar niteliksiz olmaz ve üstelik bu kadar kötü bir savcı Yargıtay’a başsavcı seçilmiş olamaz, di mi?
Yeri gelmişken şu Venedik Kriterlerine de değineyim.
Hafta başında buna ilişkin bir haber yer aldı GAZETEPORT’ta hatırlanırsa.
Buna ilişkin biraz detaylandırmak istediğim bir iki nokta var.
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin savunmasına ve anayasal değişikliklere baz almak istediği (gerçi şimdi Anayasa’ya, değil dokunmak, yanına bile yaklaşmayacak AKP uzun süre) Venedik Kriterleri 2000 senesinde oluştu.
Şimdi ne olur dikkat!
Venedik Kriterlerini yapan Venedik Komisyonu ile Refah Kararını veren AİHM aynı kurumun organları.
İkisi de Avrupa Konseyi’nin kurumları.
Eğer Türkiye’deki dini kullanım temelli kapatma davalarında Venedik Kriterleri geçerli olacak olsaydı, AİHM Venedik Kriterlerinden tam 3 sene sonra, 2003’de Refah kararını vermezdi.
Nitekim, GAZETEPORT’un haberinde Venedik Komisyonu Sekreteri ne diyor:
“Biz” diyor, “laiklikle ilgili bir şey çalışmadık. Konumuz bu değildi.”
Venedik Komisyonu’nun çalışma ve tespitlerinin bizim laiklik işiyle en küçük bir alakası yok.
Bunu kimse aklından çıkarmasın.
Bizim işlere yönelik içtihat AİHM içtihadıdır.
Ve, Avrupa’da laik hukuk içtihadı oluşmaktadır.
Bunu da kimse aklından çıkarmasın.
Şunu da ilave edeyim.
Venedik kriterleri eski Doğu Bloğu ülkelerindeki parti kapatma davalarından doğan bir ihtiyaç üzerine şekillenmiştir.
Ana siyasi meselesi, eski Doğu Bloğu ülkelerindeki , bilhassa, Roman (Çingene) gruplara karşı şiddete varan ırkçılık yapan marjinal ve küçük siyasi partilerdir.
Romanlar, eski Doğu Bloğu ülkelerinde yaygınca bir halk grubu olup, bu ülkelerin iç siyasi ikliminde etkilidirler.
Venedik Kriterleri bu siyasi eksen üzerinde ve bu ihtiyaca yönelik olarak oluşmuştur.
Bu meselenin bizim laiklikle alakası ise.
Hiç yoktur.
Hülasa.
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Venedik kriterleriyle vakit kaybetmesi beyhudedir.
Ama bir Venedik seyahati iyi olabilir.
Gondollar, aryalar, incili, cicili, bicili evler filan şeklinde.
Pek de romantik ve laiktir.
Gazeteport