• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
27 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    21-11-2005
    Mesajlar
    75
    Karizma Gücü
    0

    Soru AK Parti'yi kapattıracak 6 delil daha

    Orijinal adı ‘Minority Report’ olan sinema filmini hatırlar mısınız?

    Memleketimizde ‘Azınlık Raporu’ adıyla gösterilmişti...

    Hani başrolünde Tom Cruise’un oynadığı, meşhur Steven Spielberg filmi...

    İkibiniki’nin mühim filmlerinden biriydi...

    Bu bilim-kurgu filmin konusu aşağı yukarı şöyle birşeydi...

    Yıl ikibinelliler falan...

    İnsanoğlu (Tabii ki Amerikalılar) öyle bir teknoloji geliştiriyorlar ki, bir suç işlenmeden o suç tespit ediliyor ve suçu işleyecek olan ‘potansiyel suçlu’ enselenip kodese tıkılıyor...

    Bunun için ‘Pre-Crime’ diye bir birim kurmuşlar...

    Bu ‘suç öncesi’ biriminde bulunan özel algılayıcılar, alengirli aletler alarm vermeye başladığı vakit, güvenlik görevlileri hemen harekete geçiyor...

    Adamımız John Anderton (Tom Cruise) bu birimin en başarılı elemanlarından biri...

    Gene bir gün, başarılı memurumuz bir potansiyel suçluyu, suçu işlemeden yakalayıp ‘merkeze’ teslim ettiğinde masasındaki alarm çalmaya başlıyor...

    ‘Ulan daha terimiz soğumadan gene yeni bir iş mi?’ diye düşünerekten bilgisayar ekranını açıyor...

    ‘Kimmiş acaba bu suç işleyecek *****?’ derken... ‘Vay anaaam!’ bir de bakıyor ki ekranda kendisi...

    Tabii anında fıyıyor ve olaylar bunun üzerine gelişiyor...

    * * *

    AK Parti’nin kapatılma davasına kadar geçen süreç bana hep bu filmi hatırlattı...

    ‘Şöyle yapacaklarmış’

    ‘Böyle edeceklermiş’

    ‘Geriye götüreceklermiş’

    ‘Şeriat getireceklermiş’

    ‘Laikliği yıkacaklarmış’

    ‘Cumhuriyet kadınını kapatacaklarmış’

    Hooop!..

    Bu ‘mış’ ve ‘miş’ler üzerine film başlıyor...

    Kapatma davası...

    Hadi filmde anladık...

    Teknoloji öyle bir gelişmiş ki (nasıl oluyorsa) özel algılayıcılar ve binlerce bilgisayar yardımıyla adamın yapacağı eylemi önceden görebiliyorsunuz...

    ‘Pre-Crime’ bölümü bunun üzerine harekete geçiyor...

    Pekii, bizde ‘Pre-Crime’, yani ‘Suç Öncesi’ birimi var mı?

    Yook...

    Pekii nasıl oluyor da oluyor, ileride ‘olası’ bir hadiseyi ‘olmuş’ varsayabiliyoruz?

    Daha ikibinelli’lere de gelmedik üstelik...

    Hemmen söyleyeyim kardeşlerim...

    İkibinelli’lere gelmedik amma bizde daha ileri bir teknoloji mevcut...

    Bizim ‘Pre-Crime’ bölümümüz ‘medya’...

    İkibinelli’de gelecek olan teknolojiye kıç attırır...

    Seçimler sonrası bu güzide birimimiz hemen çalışmaya başladı...

    İleriye matuf bütün malzemeleri bir bir ortaya koydular sağolsunlar...

    ‘Taksiden başı açık kadın atma’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’

    ‘Ortaokul öğrencisi kızların bacaklarına asit olması kuvvetle muhtemel sıvı sıkma’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’

    ‘Sergi salonunda abdest alma’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’

    ‘Otobüs durdurup namaz kılma’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’

    ‘Mayolu afiş kaldırma’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’

    ‘Uçaklarda Türk musikisi çalma’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’

    ‘Bidon kafalı adam’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’

    ‘Göbeğini kaşıyan’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’

    * * *

    İşte size ‘Minority Report’...

    Yani ‘Azınlık Raporu’...

    İkibiniki’den bu yana çok zaman geçti amma olsun...

    Bizde bu film ‘yine-yeni-yeniden’ başladı...

    Üstelik biz, yabancı filmlerden esinlenmeyi (yoksa ‘intihal’ mi demeliydim) pek severiz...

    Ne diyelim...

    Haydin bakalım iyi seyirler...



    Benden de minik bir Minority Report


    Ne var yani?...

    AK Parti’nin kapatılma davasında benim de bir parça katkım olmasın mı?..

    Olsun anasına satayım...

    Ne olur ne olmaz...

    Böylece belki ileride hiç olmazsa kendi paçamı kurtarmış olurum...

    En azından ‘azınlık raporu’nda yer almam... (Andıç mı, ardıç mı her ne naneyse, işte onda)

    Biraz safça mı düşünüyorum?..

    Kardeşim ben üzerime düşen vazifeyi yapayım, kendi raporumu oluşturayım da...

    Gerisi büyüklerimize kalmış...

    Efendim, arzediyorum...

    Biiir: Geçen gün bizim evin alt katındaki berbere indim...

    Bir de ne göreyim!

    Duvarda Arapça harflerle yazılı bir levha, altında da Türkçe açıklaması ‘Allahın dediği olur’...

    Burası bir cami değil bir berber salonu... Lütfen kayıtlara geçmesini reca ediyorum...

    * * *

    İkiii: Gene geçtiğimiz haftalarda annemlere köftelik kıyma almak için bizim eski mahalledeki ‘Kasap Muharrem’e gitim...

    Dükkan kapalı. Kapıda bir tabela...

    ‘Cumaya gittim gelicem’...

    Ne demek kardeşim... Eskiden var mıydı böyle bişey... Lütfen bunun da dosyaya girmesini istirham ediyorum...

    * * *

    Üüüçç: Pekii size daha vahim bir hadise...

    Hani o çocukluğumuzun mis kokan simitleri var ya...

    Geçmiş olsun onları da kaybettik...

    Kandil günü bir de gördüm ki, bu geleneksel simitimizin adı ‘Kandil simidi’ olmuş...

    Üstelik de gramajını falan da tırtıklamışlar... Minicik, bit kadar bişey olmuş...

    Allahaşkına bunu da kayıtlara düşünüz... (Nee az önce ‘Allahaşkına’ mı dedim? Aman diyeyim, dilim sürçmüş... Bu kayıtlardan çıksın.)

    * * *

    Dööörrt: ‘Lik TV’ seyrediyorum... Hani şu Şansallı-Ermanlı programı...

    Futbolcularla röportaj yapılıyor... Yabancı futbolcular bile, ki buna ‘siyahi’ olanlar dahil... Türkçemizi ezberlememişler amma, her laflarında ‘İnşallah’ sözünü ağızlarından düşürmüyorlar... Reca ediyorum kayıtlara geçsin...

    * * *

    Beeşş: Saat altı suları işyeriden çıktım... Kadıköy’e doğru yürüyorum... Bir kadın kucağında bir bebekle kesti önümü... ‘Aabbiii Allah ne muradın varsa versin, şu sabiye bi ilaç parası’... Bu ne bi kardeşim... Arabistan’da mıyız?

    Mümkünse bu da kayıtlara alınsın...

    * * *

    Altıı: Eski semtim olan ‘Dolapdere’ye gittim geçen gün... Arkadaşın arabasını boyatıcaz... Bir evin önünden geçiyorum... Duvarda kocca kocca harflerle ne yazıyordu biliyor musunuz?

    ‘Allahını seven buraya çöp tökmesin!’

    Bu da kayıtlara geçsin...

    Bir kere daha gördüm ki neredeen nereye gelmişiz...

    Allah sonumuzu hayır etsin....

    (Aman bu da kayıtlara geçmesin lütfen. Gene dilim sürçtü.)

    Star Gazete Online - Azınlık raporu

    ---
    Nasıl bir hale geldiğimizin farkına varmak adına güzel bir yazı.
    Doğduğumdan beri çevremde olup bitenler, bugün karşıma ülkeyi bölmek adına çıkartılıyor.. Biz veya karşı taraf uzaydan gelmedik/gelmediler, ama öyle muamele ediliyor.

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    13-04-2008
    Mesajlar
    153
    Karizma Gücü
    0
    YetİŞtİrİn Savci Ya Çabukkkkkkkkkk

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    25-03-2008
    Mesajlar
    3,435
    Karizma Gücü
    5
    kendinizi mi eğlendiriyorsunuz böyle haberlerle. biz sizin o filmden esinlenme dediğiniz şeye öngörü diyoruz, yumurta kapıya dayanmadan önleminin almak diyoruz, eşeğini sağlam kazığa bağlamak diyoruz.

    Allah'ın adını kullanarak insanlarla alay edilen haberleri buraya ekleyerek ne kadar dindar olduğunuzu da gösteriyorsunuz.

  4. #4
    necatikaya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2006
    Mesajlar
    3,102
    Karizma Gücü
    6
    sildim..

  5. #5
    inmyplace adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-12-2005
    Mesajlar
    3,421
    Karizma Gücü
    7
    takkiye nedir? bkz: yukarıdaki yazı

  6. #6
    John_er adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2004
    Mesajlar
    9,214
    Karizma Gücü
    9
    Gerek yok bunlara. Şuanki deliller yeterli zaten.

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    21-11-2005
    Mesajlar
    75
    Karizma Gücü
    0
    "Hamdolsun" kelimesini laikliğe aykırı bulurken asıl siz ne kadar dinsiz olduğunuzu gösteriyorsunuz diyelim.
    Benim dindarlığım bana kalsın.
    Bu gerçekler size eğlendirici geliyor ise, söyleyecek çok fazla şey yok aslında. Maksat mesaj yerine ulaşsın

  8. #8
    _OlguN_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2005
    Mesajlar
    18,827
    Karizma Gücü
    10
    Alıntı Cesaret18 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    "Hamdolsun" kelimesini laikliğe aykırı bulurken asıl siz ne kadar dinsiz olduğunuzu gösteriyorsunuz diyelim.
    Benim dindarlığım bana kalsın.
    Bu gerçekler size eğlendirici geliyor ise, söyleyecek çok fazla şey yok aslında. Maksat mesaj yerine ulaşsın
    " HAMDOLSUN " demek laiklige aykrıymış. işte laiklik böyle birşey. - TurkForum.Net

    Konu yalancılıkdan dolayı kapatıldı..
    İddianamede öyle bir şey yok
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ
    1923

    İLALABET !




    Kemalin Askerleri


    1919 Ruhu İle ...



    Bağımsız vekilim Kamer Genç ...




    Mes rêves guident mes pas

  9. #9
    Koyu Siyah adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-12-2007
    Mesajlar
    3,067
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntılı konuya ben alınıtılı cevap vermek istiyorum bu sefer

    Safile Usul
    ‘Başsavcı gazete küpürü dizmiş’ diyenlere

    Kendisi AKP’li olmadığı halde, AKP’ye “beyin” takviyesi yapan bazı mürekkep yalamışların Yargıtay Başsavcısı’nın hazırladığı iddianameye dair sık sık dile getirdikleri bir görüş var.

    Buna göre, Başsavcı oturmuş, eski ve yeni gazeteleri taramış, AKP mensuplarının gazetelerde yer alan demeçlerini toplamış, bunları alt alta dizmiş, bu dizgiden de iddianameyi çıkarmış.

    Gerçi AKP’nin yöneticileri bunun böyle olmadığını, en azından bir ölçüde, anlıyor ama biz yine de kamuoyuna yanlış yansıtılan ve insanları hatalı bir yönlendirmenin nesnesi yapan bu hususa yer verelim.

    Başsavcı’nın iddianamesinin bam teli AKP mensuplarının verdiği demeçler değil.
    İddianamenin esas tezi , Adalet ve Kalkınma Partisi’nin anayasal düzene yönelik değişiklik adımı attığı ve bu önlenmediğinde bu eğilimin devam edeceği ve alanının genişleyeceği.
    Refah Partisi’nin kapatılma kararını onaylayan AİHM gerekçeli kararında, bir rejime yönelik tehdit tespit edildiğinde, birtakım adımlar henüz atılmamış olsa da, anayasal düzeni değiştirmeye yönelik bir niyet ulusal makamlarca (yargı) tespit ediliyorsa, birtakım değişiklikler henüz gerçekleştirilemeden yargıya müdahale hakkını meşru görüyor.
    Yani.
    Bir siyasi partinin anayasal rejime yönelmek gibi bir niyeti varsa, söz konusu parti henüz bu niyetini gerçekleştirmeden yargının buna dur demesi hukuk düzenine uygun düşer ve hukuk düzeninin gereğidir, diyor AİHM.
    Bu nedenle de, söz konusu siyasi parti mensuplarının hal-i hazırda bir mahkumiyet almamış olması da, onların suçlanmasını ve haklarında dava açılmasını engelleyici bir durum değildir, diyor AİHM.
    Bir siyasi partinin, rejimin temeline etki etmek yönündeki niyetini henüz gerçekleştiremeden, durdurulması anlaşılır ve gereklidir, diyor AİHM.

    Zaten bir siyasi parti yapacağını yaptıktan sonra Türk yargısına ve AİHM’e uzaktan bakmak düşer, di mi?

    Bunda anlaşılması zor bir husus var mı?

    Başsavcı da iddianamesinin esasını, işte, AKP’nin Anayasa’ya yönelimi üzerine oturtuyor.
    Üstelik , AKP mensuplarının kamu düzeninin tamamına yönelik bir eğilim içinde olduğunu gösteren delillere yer vermesi de tamamen bu esas çerçevesinde ele alınmış.

    Herhalde, üst yargıya mensup bir savcı gazete küpürü dizerek iddianame yazacak kadar niteliksiz olmaz ve üstelik bu kadar kötü bir savcı Yargıtay’a başsavcı seçilmiş olamaz, di mi?

    Yeri gelmişken şu Venedik Kriterlerine de değineyim.
    Hafta başında buna ilişkin bir haber yer aldı GAZETEPORT’ta hatırlanırsa.
    Buna ilişkin biraz detaylandırmak istediğim bir iki nokta var.

    Adalet ve Kalkınma Partisi’nin savunmasına ve anayasal değişikliklere baz almak istediği (gerçi şimdi Anayasa’ya, değil dokunmak, yanına bile yaklaşmayacak AKP uzun süre) Venedik Kriterleri 2000 senesinde oluştu.

    Şimdi ne olur dikkat!

    Venedik Kriterlerini yapan Venedik Komisyonu ile Refah Kararını veren AİHM aynı kurumun organları.

    İkisi de Avrupa Konseyi’nin kurumları.

    Eğer Türkiye’deki dini kullanım temelli kapatma davalarında Venedik Kriterleri geçerli olacak olsaydı, AİHM Venedik Kriterlerinden tam 3 sene sonra, 2003’de Refah kararını vermezdi.

    Nitekim, GAZETEPORT’un haberinde Venedik Komisyonu Sekreteri ne diyor:
    “Biz” diyor, “laiklikle ilgili bir şey çalışmadık. Konumuz bu değildi.”

    Venedik Komisyonu’nun çalışma ve tespitlerinin bizim laiklik işiyle en küçük bir alakası yok.

    Bunu kimse aklından çıkarmasın.

    Bizim işlere yönelik içtihat AİHM içtihadıdır.

    Ve, Avrupa’da laik hukuk içtihadı oluşmaktadır.

    Bunu da kimse aklından çıkarmasın.

    Şunu da ilave edeyim.
    Venedik kriterleri eski Doğu Bloğu ülkelerindeki parti kapatma davalarından doğan bir ihtiyaç üzerine şekillenmiştir.

    Ana siyasi meselesi, eski Doğu Bloğu ülkelerindeki , bilhassa, Roman (Çingene) gruplara karşı şiddete varan ırkçılık yapan marjinal ve küçük siyasi partilerdir.

    Romanlar, eski Doğu Bloğu ülkelerinde yaygınca bir halk grubu olup, bu ülkelerin iç siyasi ikliminde etkilidirler.

    Venedik Kriterleri bu siyasi eksen üzerinde ve bu ihtiyaca yönelik olarak oluşmuştur.

    Bu meselenin bizim laiklikle alakası ise.

    Hiç yoktur.

    Hülasa.
    Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Venedik kriterleriyle vakit kaybetmesi beyhudedir.

    Ama bir Venedik seyahati iyi olabilir.

    Gondollar, aryalar, incili, cicili, bicili evler filan şeklinde.
    Pek de romantik ve laiktir.

    Gazeteport

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    21-11-2005
    Mesajlar
    75
    Karizma Gücü
    0
    Teşekkürler bilgilendirme için olgun.


    Can Ataklı'ya 'hamdolsun' fırçası
    Başbakan Erdoğan'ın konuşmalarında sık sık kullandığı "Hamdolsun" ifadesi laikliğe aykırı bulan Ataklı'ya Haşmet Babaoğlu sert tepki gösterdi.

    Vatan Gazetesi Yazarı Haşmet Babaoğlu kendi gazetesi yazarı Can Ataklı'ya verdi veriştirdi. "Bizim gazetenin bir yazarı var; Can Ataklı sağolsun, her şeyi ve herkesi malum güncel siyasal-sosyal kamplaşmaya göre yaftalamayı pek seviyor." diye yazan Babaoğlu, "Bazen gülüyorum, bazen “tövbe” çekiyorum." diye devam etti.

    "HAMDOLSUN"U LAİKLİĞE AYKIRI BULDU

    Can Ataklı'nın daha önce de Genç Siviller hareketini “İslâmcı örgüt” , NTV’yi de AK Parti yanlısı televizyon kanalı ilan ettiğini hatırlatan Babaoğlu,

    "Dün baktım; Başbakan’ın 'Hamdolsun' deyişini de laikliğe aykırı buldu.Bu mantıkla Ecevit, Demirel gibi birçok siyasetçi de defalarca 'laikliğe aykırı' eylem ve sözlerde bulunanlar arasına katılıyorlardır elbette ya, işin bu tarafları yazarımızın umurunda değil." ifadelerine yer verdi.

    BUNLAR KENDİLERİNİ DE MEN EDER YAKINDA

    "Ama yazarımızın yürüttüğü mantığı biliyorum." diyen Babaoğlu şunları yazdı: "Son yıllarda laikliği “bir hayat tarzı olarak” tarif etmeye başlayan Türk tipi “yeni laikçilik” akımının eninde sonunda geleceği yerin bu nokta olduğunu da biliyorum.Akşamları kafayı yastığa koydukları zaman zihinlerinden geçen düşünce ve hisleri de laikliğe aykırı bulup kendilerini menederler yakında!"

    Vatan*

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Bu rüşvet çarkı AK Parti'yi de vuracak!
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde topalaliş tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 24.08.11, 10:42
  2. Delil 3.10 (NAMAZ VAKITLERINDE EZAN OKUR)
    2005 Konuları bölümünde Sabit tarafından açılmış
    Yanıt: 15
    Son Mesaj: 25.03.06, 00:02
  3. İnternet Bankacılığındaki e-dekont delil olabilirmi?
    2005 Konuları bölümünde ezkey tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 09.12.05, 21:29

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •