Avrupa’daki Türkiye karşıtlarının en önemli tezlerinden biri, Türkiye gibi büyük bir tarım ülkesinin üyeliğinin Avrupa’ya büyük yük getireceği yönündeydi. Ancak artık bu argüman geçersiz.
Gıda krizi, AB'nin tarım politikalarını tartışmaya açtı. Deutsche Bank’ın baş ekonomisti Profesör Walter, tarımın Türkiye'nin AB üyeliği için artık bir avantaja dönüşebileceğini kaydetti.
Yükselen gıda fiyatları karşısında AB tarım sisteminde reform çağrıları yeniden yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. AB, kendi çiftçisine ödediği cömert teşvikler nedeniyle yıllardır gelişmekte olan ülkelerin eleştirilerine hedef oluyor.
Tarım ürünlerinin fiyatlarındaki artış, tarım ülkelerine bakışı da değiştirecek gibi görünüyor. Avrupa’daki Türkiye karşıtlarının en önemli tezlerinden biri, Türkiye gibi büyük bir tarım ülkesinin üyeliğinin Avrupa’ya büyük yük getireceği yönündeydi.
Avrupa’nın en önemli iktisatçılarından Deutsche Bank’ın baş ekonomisti Profesör Norbert Walter ise aynı görüşte değil. Walter Deutsche Welle’ye verdiği demeçte, 10-15 yıl sonrasında AB’de aynı tarım teşvik politikasının geçerli olup olmayacağı sorusunun sorulması gerektiğini vurguladı ve şartların değiştiğine dikkat çekti:
“Bence artık konu bu şekilde düşünülmemeli. İnsanlığın makul ve uygun fiyatlarla beslenebilmesi için her karış toprağın ekilmesi gerektiği ortaya çıkıyor günümüzde. Gıda fiyatlarının nasıl arttığını gören herkesin, tarım konusunda deneyimli, toprağı olan ülkelerin Birlik’e girmesine sevinmesi gerekir. Çünkü bu, bizim giderek daha da yokluğu çekilen tarım ürünlerini arz eden taraf olmamız anlamına gelir. Bu şekilde önemimiz artar. Bu sadece Türkiye için değil, Romanya ve tarıma odaklı bir ülke olan Polonya için de geçerli.”
Bildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: Deutsche Bank’ın baş ekonomisti Profesör Norbert Walter
AB’den acil önlem çağrısı
Gıda fiyatlarındaki artış dün Avrupa Parlamentosu’nun da gündemindeydi. Avrupa Komisyonu’nun kalkınma ve insani yardımlardan sorumlu üyesi Louis Michel, uygun fiyatlarla gıda döneminin geçmişte kaldığını, acilen gerekli önlemlerin alınmaması durumunda fiyatların bir daha asla eski seviyesine gerilemeyeceğini vurguladı. Michel, gerekli önlemlerin AB’nin imkânlarını aştığını, bunun uluslararası bir sorun haline geldiğini de belirtti.
Avrupa Komisyonu başta Afrika kıtası olmak üzere tehdit altındaki bölgelere 117 milyon euroluk acil gıda yardımı kararı aldı. Avrupa’da tarım üretiminin artırılmasına karşı çıkan Michel, daha çok, gelişmekte olan ülkelerde tarımın geliştirilmesinin gerektiğini vurguladı.
AP’de biyo-yakıt tartışması
Yükselen gıda fiyatları karşısında en çok tartışılan biyo-yakıt üretimi konusu da gündemdeydi. AB liderleri geçtiğimiz yıl aldıkları kararla, 2020 yılına kadar Birlik’in yakıt ihtiyacının onda birini biyo-yakıttan karşılama hedefi belirlemişlerdi. Biyo-yakıt üretiminde en çok kullanılan madde, şeker kamışı, mısır, tahıl gibi tarım ürünlerinden elde edilen sıvı etanol. Avrupa Parlamentosu’nun en büyük grubunu oluşturan Hristiyan Demokratlar’dan Joseph Daul, biyo-yakıt karşıtı kampanyalara karşı uyardı.
Biyo-yakıt için kullanılan tarım ürünlerinin, toplam tarımsal üretimin sadece yüzde 2’sini oluşturduğuna dikkat çeken Daul, Avrupa’da tarım araştırmalarının genişletilmesi çağrısında bulundu. Şu anki teknolojik seviyeye göre, biyo-yakıt hedefinin tutturulabilmesi için AB’deki toplam tarım alanının yüzde 17’sinin kullanılması gerekiyor. Daul, bu oranın saman gibi atıklar kullanılarak önemli ölçüde azaltılabileceğini vurguladı.
Avrupa Parlamentosu’ndaki Sosyalist grubun başkanı Martin Schulz ise gıda fiyatlarını manipüle etmeye çalışan spekülatörlere karşı uyardı. Schulz, şu an olup bitenin normallikten çıktığını ve gıda fiyatlarındaki yükseliş üzerinden muazzam bahisler döndüğünü belirterek, “Fiyatlar yükselsin ve kar etsinler diye tarım ürünleri sıkıntısı yaratmaya çalışıyorlar” diye konuştu.
AB vatandaşlarının gözünde suçlu ise onlarca yıldır fiyat garantileri veren, üretim fazlasını satın alan, ihracatı teşvik eden ve dev rezervler oluşturan Brüksel.
Avrupa Parlamentosu’nda liberal grubun başkanı Graham Watson, tarımda korumacılığın ve ihracat kısıtlamalarının sona erdirilmesini talep etti. Şu an yaşanan sorunun biyo-yakıt üretiminden değil, AB tarım politikalarından kaynaklandığını belirten Watson çözümün de biyoyakıtın terk edilmesinden değil, tarım politikalarında reformdan geçtiğini vurguladı.
kaynak
Turkiye yi bilmiyorum ama Ingilte'de gida fiyatlari baya artti, hatta Amerika da pirinci sinirli vermeye baslamis bazi supermarketler. Tarim sektoru bunu degerlendirebilirse Turkiye iicn bir avantaj olabilir.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla