bir sona hazırlıyordum kendimi içten içe
biraz burukluk vardı,oysa neleri bıraktık geride,henüz doyulmamış oyunların eşiğinde.küçük bir salıncakta sallanırken hala,kırmızı pabuçlarının altından dünyayı izliyormuşcasına bir huzur sararken yüreğimi,korkmuyordum o zamanlar,ne gelenden ne gidenden.
hani bir taş bulup yerden, çizdiğimiz onca karalamadan bir kaçını canlandırır,oyunumuza oyun katarken önemi yoktur geridekilerin. ya da iple atlarken,zıplarken yarın ne olacak diye düşünmenin korkusundan eser bulamazsın o gözlerde.
ne bugünün önemi vardır,ne yarın yaşanacakların.
anlatılamazlar hepmi can yakar? yakar işte.kelimelerin bittiği yermi olur dersin.olur işte...
o an gözlerinin içine bakarsın dün,dünün tasasını edinmeyen bu çocuğun gözlerindedir korku.
yarını bilmeyen ellerindedir kalbin.
oyun oynarcasına sıkarken ellerinde şeytana emanet etmişcesine ürkek bakışlarının altında ezer seni sorgusuz sualsiz.
Sesini çıkaramazsın,daha önceki yaşanmışlıkların vermiş olduğu acı boynunu eğdirince öne dersin ki yaptıklarının anısınadır bu bedenimden sızan kanlar.
Ben günahımın bedelini yavaş yavaş inleyerek ödedim,buna sebep olan sen ise anca ezmekle görevliydin.bir sona hazırlıyorum kendimi içten içe,korumasız.
Ben yeterince hepsini yaşadım,yeterince ellerimden kayıp gitti tarifsiz nice umudum.sen,bir bir gerçekleştirdin hayat üzerinde ne kadar istediğin oyun varsa.
Sahne ikimizin,ama seyirci yok.hep üçüncü tekil kişilere bağlı kalmış gibi askıda beklermiş umutlar oysa.demiştim daha önce,bir sigara dumanına sığdırdım nice hayali,dağılıp gittiğinde ise ağlıyordum.hayaller benimdi tamam da sigara başkasının,neden hep başkasında kalır bana ait şeyler bilmem.
umudun güncesi


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla
)
( yoga-sopa her zaman işe yarar 



yüreğine sağlık...Duygulandırdın beni




