Yabancı ilaç firmaları "Türk kobayları" tercih ediyor. Vatandaş da parasızlıktan ek gelir olarak kobaylığı kabul ediyor...
Türkiye’de uyuşturucu bağımlılığı ve alkol tüketiminin düşük olması nedeniyle yabancı ilaç firmaları ‘Türk kobayları’ tercih ediyor. Parasızlıktan ek gelir olarak kobaylık yapan vatandaşa araştırma başına 300 ile 1000 YTL arası ücret veriliyor.
“İnsan kobaylar” üzerinde eczanelerde satılan patentli ilaçların eşdeğeri olarak üretilen yerli ilaçları denediklerini belirten Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hakan Çetinsaya İyi Klinik Uygulama Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Aydın Erenmemişoğlu, gönüllüleri kontrol altında olabilmesi için sadece Kayseri’de yaşayanlar arasından tercih ettiklerini belirtiyor. Erenmemişoğlu, Avrupa’daki mevcut en büyük ilaç araştırma kliniği olduklarını söyleyerek, şu bilgileri veriyor:
YABANCILAR BİZİ İSTİYOR
“Alman Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimine kayıt olduk. Böylece bizim verdiğimiz raporlarla dünyanın her yerinde, Brezilya’dan Hindistan’a ilaç satılıyor. İlaç geliştirmenin çeşitli aşamaları var ama dünyada ilk kez, ürün bazında değil klinik bazda, Faz1, Faz2, Faz3’ü tamamen Türkler tarafından yapılmış ve dünya piyasasına verilmiş ilaçlar var.
Yılda 125-130 civarı Türk firma için biyoeşdeğerlik çalışması yapıyoruz. 12 de yabancı firmadan teklif oluyor. Sevindirici başka bir husus, yurtdışından da tamamen yabancı ilaç firmaları bizimle çalışmak istiyor. Bunun nedenlerinden biri Türkiye’deki deneklerin uyuşturucu bağımlısı olmaması, diğeri Türkiye’de göreceli olarak alkol tüketiminin düşük olması.”
ÇARESİZLİK KOBAYLIĞA İTTİ
2001 krizinde çaresizlikten kobaylık yapan 60 kişinin sayısı yedi yılda 8 bine fırlarken, eşdeğerlik çalışmasında ağrı kesici, antibiyotik, antidepresan, alerji ilaçları ve mide ülseri tedavisinde kullanılan ilaçlar deneniyor.
Kanser ve hormon ilaçları denekler üzerinde kullanılmıyor. İlaçlar, biyoeşdeğerlik araştırmasının ardından, sağlıklı ve hasta denekler üzerinde de deneniyor.
Erenmemişoğlu, gönüllülerin sağlığının tehlikeye düşmesinin söz konusu olmadığını, bugüne dek de ciddi sağlık sorunu yaşayan bir gönüllü olmadığını belirtiyor.
KADINLAR TERCİH EDİLMİYOR
Merkezdeki denek kadın sayısı 30 - 40 civarında. Erenmemişoğlu, “Anatomik özelliklerin yanı sıra sosyokültürel etkenler nedeniyle erkekler kadar rahat değiller. Aileden, eşten izin almaları gerekiyor. Gebe olmadığından yüzde yüz emin olmak gerekiyor. Kadınlarla çalışmayı biz de çok arzu etmiyoruz. Türkiye’de kadınlarda önemli oranda kansızlık ve ilave bir takım hastalıklar var. Erkeklere göre daha uyumsuz, agresif, kavgacılar. Erkek nüfus daha sağlıklı.”
kaynak
Erenmemişoğlu, gönüllülerin sağlığının tehlikeye düşmesinin söz konusu olmadığını, bugüne dek de ciddi sağlık sorunu yaşayan bir gönüllü olmadığını belirtiyor.
olmaz tabi Türkiyedeki hayat şartlarına karşın bağışıklık oluşmuş ülkede..parasızlıktan Avrupanın üzerinde ilaçlarını denediği bir ülke olmamız Avrupanın elinde oyuncak olmamızın yanında solda sıfır kalır..herşey Avrupa için Avrupalılaşmak için ..Batıdan ahlaksızlığı aldık diyenlere bakmayın 1 Numaralı kobayınız kah zaruri kah gönüllüleri emrinizde zaten


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
