• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
17 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    eNigMaTr adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-10-2005
    Mesajlar
    2,621
    Karizma Gücü
    0

    Medya din düşmanı mı?Ekrem Dumanlı



    Yukarıdaki keskin soruya bir çırpıda "hayır" cevabı verebilirim. Gazetecilik mesleğini yıllardır yapan; üstelik hemen her medya kuruluşunun üst düzey temsilcilerini tanıyan bir insan olarak "hayır" cevabımı teyit edecek tecrübelerim de var.

    Gayet iyi biliyorum ki "dine sıcak bakan", "dindar", "dine kuşkuyla yaklaşan", "ateist" insanlara kadar pek çok farklı inanca sahip gazeteciler. Bu da gayet tabii bir durum; zira mesele herkesin kendi bireysel tercihidir ve buna kimsenin müdahale hakkı yoktur. Konu bir meslek olunca ne dindarlık bir övünç vesilesidir; ne de dinsizlik bir kınama sebebidir. Yukarıdaki başlık insanların dinî konulardaki tercihiyle ilgili değil; ona kimse karışamaz. Daha açıkçası "dinsiz" olmakla "din düşmanı" olmak "dindar" olmakla "din polisi" olmak arasında dağlar kadar fark bulunmaktadır. İlki, insanların ferdi tercihidir; diğeri "karşı tarafı" rahatsız etmeye sebep olan saldırgan bir tutumdur. Gazeteciliğe zarar veren tercih, bu ikinci seçenektir.

    "Medya din düşmanı değildir" diyebiliyorum gönül rahatlığı içinde. Ancak küçük bir not düşmeyi de kendime vazife telakki ediyorum: "Aslında din düşmanı olmadığı halde medyanın bazı olaylar karşısında din düşmanı gibi algılandığı da bir gerçek." Bu bir algı hatası olabilir; ancak asli mesleği algı yönetimi olan iletişimcilerin en iyi bildiği kural şu olmalıdır: "Siz ne derseniz deyin; algı önemlidir ve yanlış algının düzeltilmesi için mutlaka doğru bir iletişim metodu seçilmelidir." Benzer bir algı dindar ya da muhafazakâr diye tanımlanan kesimler için de geçerlidir. Muhafazakâr değerlere sahip çıkmak ayrıdır; neredeyse herkese cennet bileti kesiyor ya da cehenneme sevk işlemi yapıyor gibi hoyratça hatta bazen yobazca yaklaşmak ve ahkâm kesmek ayrıdır. Böyle bir tutumun rahmet ve şefkat esasına dayanan İslam diniyle ilgisi olmadığı açıktır.

    Meseleye dönecek olursam; demek istiyorum ki, Türk medyasının önemli bir kısmını geniş halk kitleleri "din düşmanı" gibi algılıyor ve bu algının değiştirilmesi gerekiyor. Bu yanlış algının sebepleri üzerinde durmak belki meselenin ilk doğru adımı. Istırap içinde itiraf etmem gerekiyor ki bizim medyanın dinî konulardaki bilgisi yetersiz kalıyor; hatta çoğu zaman bir haber ya da yorum iki paragrafta cehlini ortaya koyuyor. Bu vahim durumun değişmesi şart! Geçenlerde önemli bir gazetenin tecrübeli bir yazarı, Başbakan'ın çakısından hareketle "bıçak taşımanın sünnet olduğunu" öğrenmiş, onun üzerine koskocaman bir dinî ahkâm oturtuyordu mesela. "Bıçak taşımak"tan başörtüsü sorununa ulaşmak sanıldığı kadar kolay değildir. Yazıya bakınca anlıyorsunuz ki ne "sünnet" biliniyor ne "farz", ne "vacip", ne "müstehap". Oysa dinin (her dinin) kendine mahsus bir terminolojisi ve o terimlerin belirginleştiği çizgiler arasında önerdiği yükümlülükler bulunmaktadır.

    "Umurumda değil" demek meseleyi çözmüyor

    Gazeteci empati yapmak; en azından o ahkâmın gördüğü hürmete saygıyla bakmak zorunda. Bu durum, Batı'da belli disiplinlere ulaştı çoktan. Mesela hemen her markette Yahudiler için koşer yiyecek sunulmasına ek olarak Müslüman müşteriler için helal reyonlar ayrıldı ve "Bu çağda böyle şey mi olur bu laikliğe aykırıdır!" diye yazan, çizen, konuşan da yok; zira her türlü yaşam biçimine saygının genel bir yansıması olarak görülüyor ve oralardan "çarpıcı manşetler" yahut "tartışmalı haberler" üretmek kimsenin aklına gelmiyor...

    Din düşmanı imajının tek sebebi bilgisizlik değil kuşkusuz. Bir de acıtıcı, can yakıcı, aşağılayıcı; hatta kışkırtıcı yaklaşımlar gözleniyor medyada. Mesele din olduğunda, dindarlık olduğunda bazı yayın organları ve orada önemli köşeleri tutan bazı isimler öfkelerini gizleyemez hale geliyor. Bir anda bütün dengelerini kaybedenlerin sorumlu yayıncılık ilkelerini hatırlaması hiç de kolay değil. Aslında insan hayatını doğrudan etkileyen bütün meslek erbabının (yargı mensupları, doktorlar, gazeteciler vs.) mesleklerini duygularını karıştırmadan icra etmesi gerekiyor. Sadece duygularını karıştırmaması yetmez; kendi inanç ve hayat tarzlarına dair tercihlerini de meslekî kararlarına taşımaması şarttır. Gazetecilik insana saygıyı esas alır; topluma saygıyı göz ardı edemez. O yüzden her hararetli tartışma konusuna balıklama atlamak yanlış bir tercihtir gazeteciler için.

    Mesela hafta içinde Hakan Şükür üzerinden yapılan tartışmalar dar bir medya dünyasında bir şeyler ifade ediyor şüphesiz. Ancak şövalye rollerini pek sevmiş bazı meslektaşlarımız kendini o ışıltılı medyatik dünyadan soyutlayıp şunu sormalı kendine: "Hakan Şükür'ün Kutlu Doğum Haftası vesilesiyle verdiği centilmenlik mesajına verdiğim tepkiyi halk nasıl algıladı?" Açık söyleyeyim bazı tepkilerin geniş halk kesimindeki karşılığı "din düşmanlığı"dır. Çünkü Hakan'a uygulanan orantısız güç bir futbolcuyu te'dip maksadını (ki öyle bir vazifesi var mı gazetecinin; o da tartışılır) aşıyor ve Diyanet'in 25 yıldır kutlama öncülüğünü yaptığı "Kutlu Doğum'a saldırı" şeklinde algılanıyor. Bu algıdan bahsettiğimizde öfkesi kabaran ve abuk subuk yorumlarına cinnet sosları katan insanlar bile oluyor; ancak algıya dair sonuç değişmiyor; çünkü benzer bir laiklik hassasiyeti Hıristiyan oyunculara yapılamıyor. Halk bu çarpık durumdan "din düşmanlığı" mesajını çıkarıyor maalesef.

    Medyanın genelinde dinî konularda hoşgörüden yoksun bir yol izleniyor. Sert, haşin, bıçkın, hırçın bir yol bu. İncitici, üzücü, rencide edici bir metot bu. Mesela başörtüsü konusu açılır açılmaz demokrasi de unutuluyor demokratik tahammül de. "Sıkma baş" diye yazı yazıyor adam yüzlerce kez. Aynı insan bir kerecik olsun çete-mafya bağlantısını yazamıyor. "Dinciler" diye kükrüyor sabahtan akşama elli kez; ancak "Ergenekoncular" deyip komitacılar hakkında iki satır yazıyı kaleme alamıyor.

    Fanatikliğin özü şudur: Herkes kendi cephesini yüzde yüz doğru ve haklı; ötekini tamamen yanlış ve haksız görüyor. Hataları genelleyip herkesi suçlamak, bir kötü olaydan bütün insanları itham etmek hukukî de değildir insanî de. Sonuçta hepimiz bu ülkenin insanıyız; beraber yaşamaya; hayatı paylaşırken de birbirimize saygı göstermeye mecburuz. Bu demokratik saygı medyaya ne kadar yansırsa bu ülkede demokrasi o kadar içselleştirilir. Bu nedenle herkes, öteki olarak gördüğü kişilere ve kitlelere, onların yaşam biçimlerine saygı duymalı ki düşman olarak algılanmasın. "Umurumda değil, beni düşman görsünler" diyecek külhanbeylerin unuttuğu bir nokta var: Düşman algısı ferdi işaretlemiyor; sosyal ayrışma ve çatışmayı gösteriyor. İşte tam bu nedenle herkesin daha duyarlı yayın yapması, sorumlu gazetecilik ilkelerine dönmesi şart!..

    Fotoğrafı bir kişi mi gördü?

    Geçen hafta bu sütunda bir fotoğraf yayınlayıp "Bu fotoğrafa dikkatle bakın lütfen" demiştim. Ergenekon soruşturması sanıklarından Veli Küçük ile Danıştay saldırısını düzenleyen Alparslan Arslan'ı birlikte gösteren resim ile ilgili olarak fotomontaj iddiaları üzerine güvenlik güçleri fotoğrafı yayınlayan gazeteden bahsi geçen karenin orijinalini alıyor ve teknik inceleme yapıyor ve sonuçta diyor ki "Bu, fotomontaj değildir."

    Durum böyle olunca her şey baştan düşünülmelidir; AK Parti kapatma dosyasının en çarpıcı delili bile. Çünkü Danıştay'a yapılan hain saldırı ile ulusalcılık arasında doğrudan bir bağlantı ortaya çıkmıştır. Emekli General Küçük ile Danıştay üyelerini kurşuna dizmeye yeltenmiş ve bir üyeyi öldürmüş insan arasındaki bağ, Susurluk olayına kadar uzayan ve Gladyo'yu deşifre eden bir gelişmeyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

    Geçen hafta "Bazı medya grupları neden bu olaya Susurluk kadar sahip çıkmıyor, sus pus olmayı tercih ediyor?" diye sormuştum. Tek cevap Hürriyet Ankara Temsilcisi Enis Berberoğlu'ndan geldi. Kendine ve meslekî kariyerine yakışır bir şerh düştü Berberoğlu ve "ikon fotoğraf"ın ciddiye alınması gerektiğini belirtti. Onun dışında hâlâ derin bir sessizlik göze çarpıyor. Fikrî takip gibi gazeteciliğin en vazgeçilmez esası da unutuldu, soruşturmacı gazeteciliğin en unutulmaz ilkeleri de. Bu fotoğrafı görmek bu kadar zorlaşırsa, gazeteciliğin tükenme çizgisine yaklaşılmış demektir...

    EKREM DUMANLI


    KAYNAK

    İnsanın kendi kişiliğiyle hesaplaşması adına güzel bir yaz olmuş... Vakit ayırmanıza değecek bir yazı...
    Bu mesaj en son " 11.10.08 " tarihinde saat 14:42 itibariyle FLoRa tarafından düzenlenmiştir... Neden: yazar eklendi
    _______________
    ____________
    _________
    ____
    __



    ||BDP||

    TürkForum
    Bağımsız Demokrat Parti



    Yiğit isen uslandır beni,
    itirazlarımın altında kalayım,
    huzurla geri alayım söylediğim her itirazı !..

    _______________
    ____________
    _________
    ____
    __

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    Bazı medya yönetimi malesef din düşmanlığı yapıyor bu kesin.

  3. #3
    Neurotomy adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-04-2008
    Mesajlar
    406
    Karizma Gücü
    0
    Bir çırpıda bir çoğu için evet diyebilirim
    Sen İyi Olursan Herkes İyi Olur

  4. #4
    GÖLGEMX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-01-2008
    Mesajlar
    134
    Karizma Gücü
    0
    Din düşmanlığı yapan bir medyaya ratlamadım....
    Toplumun nerdeyse tamamı Müslüman olan bir yerde din düşmalığı yapacak bir medya olabilir mi?
    Ne Eksik Ne de Fazlasını Ara Seni Üzenle Asla Uğraşma!


    3. Yahudi AJC örgütü Erdoğan’a “cesaret ödülü” verdi. Cesaret ödülü verilen 10 kişinin içinde İsrail'in önemli bütün başbakanları var. Yahudi olmayan tek kişi Erdoğan. Erdoğan’a “cesaret ödülü” veren kuruluş “American Jewish Congress” dir. Bu WJC’ye bağlıdır. World Jewish Congress (WJC de) İsrail devletini kuran Yahudi teşkilatıdır. (http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/20...c.html);));));))

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-12-2007
    Mesajlar
    872
    Karizma Gücü
    0
    SORU;ZAman gazetesinin Din düşmanlığından kastı Sayfalarda dini bilgilerin bulunmaması mı?

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    10-10-2007
    Mesajlar
    2,011
    Karizma Gücü
    0
    medya hiçbir şeye düşmanda değil dostta değil...onların tek amacı yalakalık üzerinden reyting yapmak...

  7. #7
    ysfaky adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-04-2005
    Mesajlar
    1,362
    Karizma Gücü
    8
    Sayın Ekrem Dumanlı'ya katılıyorum,biraz sağduyu biraz empati sorunların çözümünde kesinlikle gerekli...Burada bir sorun yok ama yazının sonuna doğru sıkma baş diyenler neden ergenekoncular diyemiyor diye bir laf etmiş...

    Buyrun Dumanlı siz empati kurun ve söyleyin,Erbakan'ın kayıp trilyonları konusunda bir laf ettiniz mi,milyon dolarlık gemi için bir laf ettiniz mi,ya da buyrun yakın zamana gelelim....Atv-Sabah için halk bankalarından alınan kredi için laf ediyor musunuz?

    Söylediklerinize katılıyorum evet ama yaptıklarınıza hayır! Bu durum da ister istemez sizin güvenilirliğinize gölge düşürüyor üzgünüm...


    Sevdiklerimizin ruhlarında oluşan anlık değişimleri, duygu sıçramalarını, her zaman çok da belirli nedenlere bağlı olmayan yakınlaşmalarını ve uzaklaşmalarını, bilinçlerinin alt kısımlarındaki ulaşılmaz bölgelere saklanmış arzularının değişik biçimlerde ve beklenilmeyen zamanlarda ortaya çıkışını izleyebilseydik, herhalde sakin bir denizde suların arasından aniden yükselen bir canavarı gördüğünde zavallı bir balıkçının hissedeceği korkuyu ve şaşkınlığı hissederdik.
    Ürkütürlerdi bizi.

    Ahmet Altan - Aldatmak

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı GÖLGEMX tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Din düşmanlığı yapan bir medyaya ratlamadım....
    Toplumun nerdeyse tamamı Müslüman olan bir yerde din düşmalığı yapacak bir medya olabilir mi?
    ???
    Bunu nasıl söyleyebiliyorsunuz?

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    27-04-2008
    Mesajlar
    158
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Akabeli tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ???
    Bunu nasıl söyleyebiliyorsunuz?
    Bak dostum medya din düşmanlığı yapmaz.
    Onların tek derdi satışdır.
    Hatta bak Ramazan ayında hepsi müslüman kesilip dini yaınlar verirler kuponla.
    Medya kendi çıkarına bakar.

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    2,782
    Karizma Gücü
    0
    Baskalari adina guzel bir ozelestiri olmus...
    Neredeyse her yazisinda dinsel karsitliklari isleyen Bekir coskun gibi, laikcilerin saygin gazetecileri! bir gunde bu gercekler uzerinde durmazlar.

    O halde elbette diger uctan bakilinca bunlar "din dusmani" olarak gorulebilirler.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. ''Cici'' medya ve ''kaka'' medya
    2005 Konuları bölümünde TYPHUS tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 11.11.05, 00:27

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •