Bu haftaki yazı konusuna ilham kaynağı olan kişi Özaydın Mağazaları Genel Koordinatörü Sadık Kemal Aslan. Onlarla yaptığımız eğitim sırasında, satışçıların müşteri karşısında ezber yapmış çocuklar gibi olmamasını söylerken, “robot gibi” sözü ile haftanın yazı konusunu bulduk.

Satış temsilcilerinin bu işi doğru yapıp yapmadıklarını anlamalarını sağlayan en önemli kontrol mekanizmasının kendilerini bir robot ile karşılaştırma yapmaları ile anlayacaklarını düşünüyorum. Eğer bir takım davranışlar monotonlaşmış ve robot gibi hep aynı şeyleri söylüyorsanız bence korkmaya başlamalısınız. Çünkü çok değil, bundan en fazla 10 yıl sonra sizin yerinize bir robotu ya da bir barkot okuyucuyu işe alabilirler. Robotlardan, makinelerden tek farkımızın duygular olduğunu ve satış esnasında bunu göstermemiz gerektiğini hatırlatmak isterim.

Robot satışçı kime denir?

1. Ürünü anlatırken tek düze bir ses tonu kullanıyorsak,

2. Ürünü sunarken, tutarken sanki sevmediğimiz bir şeyi tutuyor gibi yaparsak,

3. Fiyatını soran bir müşteriye etikette yazdığı gibi fiyatı okuyorsak,

4. Müşterinin anlattıklarına mimikler ile katılmıyorsak,

5. Müşteriyi dinlerken sadece kelimelere takılıp duyguları dikkate almıyorsak,

6. Müşteri şikayetleri karşısında; “benim adım Hıdır, elimden gelen budur” havasında bir yaklaşımda bulunuyorsak,

7. Müşterinin fiyat, kalite vb. itirazlarına karşı sürekli aynı şeyleri söylüyorsak,

8. Müşteri ile konuşup konuşup durumu bir türlü satışa getiremiyorsak,

Bence hemen harekete geçmek lazım. Çünkü önümüzdeki yıllarda sizin yerinize bir robotu işe alabilirler.