• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
24 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5

    Kadin, Erkeği Boşayabilir Mi?

    Kadının boşama yetkisi var mıdır? Yoksa kadının boşanması sadece erkeğin iki dudağının arasında mıdır?



    Kadın boşama hakkını kullanabilir

    İslam’da boşama yetkisi prensip olarak erkeğe verilmiştir. Ancak iyi tanımadığı veya zulüm ve haksızlık yapabileceğinden güvende olmadığı bir erkekle evlenmek durumunda kalan kadın, nikah sırasında erkekten boşama yetkisi ister ve evlilik bu şartla yapılmış bulunursa, kadın da boşama yetkisine sahip olur. Buna tefvizi talak denir. Böyle bir hak alındıktan sonra artık erkek bundan rücu edemez.

    Nitekim Allah Rasulü’nün eşlerinin Medine döneminde bir ara onda olmayan kimi ziynet ve eşyayı istemesi üzerine inen ayette şöyle buyurulmuştur:

    “Eğer siz dünya hayatını, onun ziynet ve ihtişamını istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerini vereyim de hepinizi güzellikle salıvereyim.” (Ahzab-28-29)

    Çoğunluk müctehidlere göre, bu ayetle Hz. Peygamber’in eşlerine boşama yetkisi ve isterlerse Hz. Peygamber’den ayrılabilecekleri bildirilmiştir. Ancak onun temiz eşleri konuştuklarına pişman olmuşlar ve herbiri Allah’ın elçisini tercih etmiştir.

    Şiddetli geçimsizlik veya kötü muamele durumunda ise, kadın daha önceden böyle bir boşama yetkisi almamışsa çoğunluk müctehidlere göre doğrudan boşama hakkı doğmaz. Koca, eşini boşamayı gerekli kılan hallerde boşayabileceği gibi kadın da kendine göre meşru mazeretleri varsa, zulüm veya haksızlığa tahammülü kalmamış ise, o zaman mahkemeye başvurarak boşanma talebinde bulunabilir. (Prof. Dr. H. Döndüren, Aile İlmihali, 558)

    Evlilik birliğinin sona ermesinin bir diğer şekli, eşlerin mahkemeye başvurarak hakim kararıyla boşanmalarıdır. Tercihimiz; eşlerin birbirlerine karşı rıza ve muhabbetle evliliğin devamıdır. Aksi halde evliliği sona erdirmeleri ya da bazı boşanma sebepleri varsa, hakime baş vurarak evliliği sona erdirebilmeleri, İslam’ın bu konuda altarnetifli bir düzenleme yaptığını gösterir.



    İslam’da evlilik akdi süresizdir

    Kişilerin boşanmak için mahkemeye müracaat ettiği zaman, boşama yetkisini hakime verdiği için, hakim onu boşadığında bir talak gider. Geride iki talak hakkı vardır. Buna göre hanımıyla bir araya gelmelerinde kanunen bir sakınca olmadığı gibi dinen de bir sakınca yoktur. Yalnız mahkemece vaki olan boşama şeklini, yani talakı baine mi, riciyye mi olduğunu bilemediğimiz için biraraya gelmek azmedildiği takdirde, tecdidi nikah yapmak lâzımdır. (Halil Günenç, 2/147)

    İslam’da evlenme akdi süresiz olarak ve ömür boyu devam etmek üzere yapılır. Belirli süre için yapılan evliliğe (muta), İslam fakihlerinin büyük çoğunluğu meşru gözle bakmamıştır. Evlilik, eşlerden birisinin ölümü ile sona erebileceği gibi, boşama, irtidat, bir bedel üzerinde anlaşma gibi sebeplerle de sona erebilir. Diğer yandan, bazı durumlarda hakimin evliliğe son vermesi de mümkündür.

    Her halükarda hissi veya keyfi boşamadan eşlerin azami sakınmaları gerekir. Zira Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur. “Allahu Teala, kendisine talaktan daha sevimsiz olan hiçbir şey helal kılmadı. Yüce Allah’a helalin en sevimsizi boşanmadır.”

    “Sırf zevk için sık sık kadın değiştiren erkeklerle, sık sık koca değiştiren kadınlara Allah lanet etsin. Önemli bir neden olmaksızın, kocasından ayrılmak isteyen kadına, cennet kokusu haramdır. Kim, bir kadını kocasının aleyhine kışkırtırsa bizden değildir.”

    Peygamberimizin bu veciz hadisleri üzerinde ciddi bir şekilde düşünmek gerekir.



    Başka bir ülkeye işçi olarak gidebilmek için evlenmenin hükmü nedir?



    Kadınlar, zor durumda bırakılıyor

    Bir erkek resmi nikahlı eşinden mahkeme yoluyla boşanma suretiyle resmi nikaha son veriyor. Burada en azından üç talaktan bir tanesi gider. İki talak kalır. Bu iki talakla ayrıldığı hanımla dini bir nikahla devam imkanı olmakla beraber zamanımızın insanları gerekli adalete, hak ve hukuka ne kadar riayet ediyor. Bu konuda iyice düşünmek gerekir.

    Bu kişi örneğin Almanya’da bir Alman kadını ile resmi nikahla evlenmektedir. Amacı, işçi olmak. Belki işçi olur, bir şeyler elde edebilir ama kaybettiklerini de hesap etmek lâzım.

    İman, amel, ırz, namus gibi nice güzelliklerden mahrum kalırsa, hatta bunun bedelini cehennemde kalmakla öder de, cennetin mahrumiyeti Allah ve Rasulünün mahrumiyeti bir mümin için hüsrandır. Asıl yaratılış gayemiz, Allah’a kulluktur. Allah (c.c.) rızkımıza kefildir. Ama imanımıza kefil değildir. Yarattığı herşeyin rızkını veren Rabbimiz, bizim de rızkımızı verir. O’na tevekkül edelim.

    Kadınlar, erkeklere birer emanettir. Peygamberimiz (s.a.v.) veda haccında şöyle buyuruyor: “Ey insanlar! Kadınlar hakkında Allah’tan korkunuz! Çünkü siz, onları, ancak Allah’ın emaneti olarak aldınız ve kendileriyle evlenmeyi de Allah’ın kelimesi emir ve müsaadesiyle helal edindiniz. Kadınlar hakkında hayırlı olmanızı tavsiye ederim.” (İslam Tarihi, M. Asım Köksal, 10/253)

    Bir erkek için yurt dışına gitmeyi arzu ederek hanımını boşaması, İslamî yönden boşama sebeplerinden değildir. Hanefi mezhebine göre, İslam hakiminin, kocasının fakirliği yüzünden evliliğe son vermesi caiz değildir.



    Kadınlar, yurtdışı evlilik için nihahlarını vermesinler

    Evlilikte eşler bir elmanın iki yarısı gibi birbirini tamamlayan bütünü temsil ederler. Acı ve tatlı, darlık veya genişlik günlerinde sevinci, üzüntü ve sıkıntıyı da birlikte karşılarlar. Bu yüzden geçici bir süre fakir düşen kocanın, eşini yalnız bırakması, hatta bu nedenle ondan ayrılmaya kalkması, İslam’ın getirdiği aile anlayışı ile çelişir. İslam prensiplerine uygun değildir.

    Diğer bir yönü ile iki evlilik cereyan ediyor. Önceki hanımı resmiyette boşamak sureti ile ondan ayrılıyor. Resmiyette yurt dışında birisi ile resmi evlilik vaki oluyor. Önceki hanım dini nikahlı olarak kalıyor. Ölüm vaki olursa, hiçbir hak da iddia edemiyor, ne garip şey!

    İslam’a göre birden fazla evlilik; farz, vacip ve sünnet kabilinden bir emir olmayıp, bazı durumlarda baş vurulabilecek bir ruhsattan ibarettir. Eşler arasında adaleti ve eşitliği sağlamak şartıyla izin verilmiştir. Ayeti celilede: “Şayet adalet yapamayacağınızdan endişe ederseniz, o zaman bir tane ile yetininiz.” buyuruyor. (Nisa/3)

    Bir erkek ki, kendisi yurt dışına gidecek, üç-beş sene hiç gelmeyecek, hanımın biri ile devamlı kalacak, öbürünü terk edecek, aile saadetinden mahrum kalacak. Hatta uygulamaların pek çoğu şöyledir: Yurt dışındaki hanımı ile dünya nimetlerinden yeterince istifade ettiriliyor. Öbür hanıma ne para var, ne bir şey. Hatta bazıları memleketlerine ne dönüyor, ne de dönmeyi düşünüyor. Tavsiyemiz odur ki, hanım kardeşlerimin hiçbir zaman nikahlarına müsaade etmesinler. Mark, dolar, para, insanlara dünya ve ahiret saadeti vermez. Ancak kalpler Allah’ı anmakla; takva, ihlas, samimiyetle insanlar huzurlu olurlar. Hanımların başörtüsü sorununu çözemeyen erkeklerden adalet bekleyemezsiniz. Bir başörtüsünden dolayı kızlarının tahsilini yaptıramayan erkekler mi adaleti tesis edecekler?



    İffetli ama fakir bir evlilik, zenginlikten hayırlıdır

    Terkettikleri hanımların, haramlara sevk olunabileceğini düşünemeyen erkeklere nikahınızı asla vermeyin. Çocuklarını okşamaktan mahrum kalmayı göze alan bir Avrupalıyı, biricik evladına tercih edebilecek kişilere sakın nikahınızı vermeyin.

    Belki fakir olursunuz, ama edebinizi, iffetinizi, güzelliklerinizi muhafaza edin. Şerefinizle yaşayın. Allah, nice fakirleri zengin, nice zenginleri de fakir yapar. Allah, her şeye kadirdir. Allah’ın lütfu ve ihsanı geniştir.

    Bu konuyu açmamdaki gaye, bazı arkadaşlar boşama hakkı kadına modern hukuk ile gelmiştir demelerinden ve islam dininde kadının erkeğe mahkum olduğu yorumunu yapmalarındandır.
    İslam yücedir, insana ihtiyacı olan herşeyi sunmuştur, izsanlığa huzur verecek Tek kaynaktır.

    Allah’ım, ümmeti Muhammedi Kur’an’a mahkum et! Amin.

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    Kimsenin dikkatini çeken bir konu değil anlaşılan.....

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    11-04-2008
    Mesajlar
    277
    Karizma Gücü
    0
    Elbette boşayabilir.Bizlere bu haklar Atatürk ümüz tarafından verilmiştir.
    TİME LİSTEN TO HEAVY METAL !!

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    25-05-2007
    Mesajlar
    54
    Karizma Gücü
    0
    dini açıdan sevmiyorsa boşabilir ama hiçbir kadın durduk yerde kocasını boşamaz sevmese bile boşanmıyor çogu kadın

  5. #5
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Nitekim Allah Rasulü’nün eşlerinin Medine döneminde bir ara onda olmayan kimi ziynet ve eşyayı istemesi üzerine inen ayette şöyle buyurulmuştur:

    “Eğer siz dünya hayatını, onun ziynet ve ihtişamını istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerini vereyim de hepinizi güzellikle salıvereyim.” (Ahzab-28-29)

    Çoğunluk müctehidlere göre, bu ayetle Hz. Peygamber’in eşlerine boşama yetkisi ve isterlerse Hz. Peygamber’den ayrılabilecekleri bildirilmiştir. Ancak onun temiz eşleri konuştuklarına pişman olmuşlar ve herbiri Allah’ın elçisini tercih etmiştir.
    Kadınlara boşama yetkisini Allah 1400 sene önce vermiş , kadınlar evlenme sırasında bu yetkiyi isteyebilirler.

    Kadın evlenme sırasında mehir ister , ama erkeğin mehir isteme hakkın yoktur.Erkekler eşlerinin geçimlerini sağlamakla mükelleftirler.Kadınların çalışıp ailelerine bakma mükellefiyeti yoktur.

    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı Metal-girl tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Elbette boşayabilir.Bizlere bu haklar Atatürk ümüz tarafından verilmiştir.
    Atatürk daha sünki mesele, düne kadar boşayaıyormuydu yani?

  7. #7
    gün ışığı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-04-2008
    Mesajlar
    9
    Karizma Gücü
    0
    İslam dinine göre kadın erkeği boşayamaz...Yanlız dikketinizi çekiyorum laik bir devlet anlayışına göre durum böyle değil...Medeni kanunda bu hakher iki cinsede verilmiştir.

  8. #8
    --peri--- adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2008
    Mesajlar
    171
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Kadınlara boşama yetkisini Allah 1400 sene önce vermiş , kadınlar evlenme sırasında bu yetkiyi isteyebilirler.

    Kadın evlenme sırasında mehir ister , ama erkeğin mehir isteme hakkın yoktur.Erkekler eşlerinin geçimlerini sağlamakla mükelleftirler.Kadınların çalışıp ailelerine bakma mükellefiyeti yoktur.

    selam ve dua ile,


    mehir nedemek??
    Gelsene dedi bana
    Kalsana dedi bana
    Gülsene dedi bana
    Ölsene dedi bana

    Geldim....
    Kaldım...
    Güldüm....
    Öldüm....

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı gün ışığı tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İslam dinine göre kadın erkeği boşayamaz...Yanlız dikketinizi çekiyorum laik bir devlet anlayışına göre durum böyle değil...Medeni kanunda bu hakher iki cinsede verilmiştir.
    İslam dinini ne kadar biliyorsunda islam dininde kadın erkeği boşayamaz diye kesin konuşuyorsun?
    Hem laik devlet ile boşanma arasında ne gibi bir bağlantı var?
    Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması değilmi?
    Boşanma veya evlilik ile laikliğin ne alakası var?

    Medeni kanun dediğiniz kanunlarda da kadın veya erkek birbirini boşayamıyor, sadece mahkemede dava açıyorlar, hakim boşanmalarına karar verirse yine mahkeme kararı ile boşanıyorlar.

    İslamda da durum bundan çok farklı değil, eşiyle geçinemeyen, eza ve sıkıntı gören bir bayan mahkemeye müracaat edip eşinnin durumunu anlatıyor ve mahkemeden kendilerini boşamasını talep edebiliyor, mahkeme durumu inceliyor ve bir karar veriyor.

    Birde, Kuran'da boşanmanın ne denli kötü bir hareket olduğundan bahsedilir, bir ayette erkeğin karısını boşamasından arşı ala titrer buyruluyor, yani islam boşanmayı aslında kesinlikle tavsiye etmediği gibi, kötü bir hareket olduğunu belirtiyor, boşanmayı da belli şartlara bağlıyor.
    Vaktinde bu konunun da istismarı yapılmış olabilir, o hatalar islama maaledilmemeli, o zamanki yönetime ve yargıya maaledilmelidir.

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı --peri--- tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    mehir nedemek??

    Mehr, erkeğin evlenirken kıza vermesi gereken altın, mal veya bir menfaattir. İstanbul’da genel olarak 11 Reşat altını mehir olarak verilir. Mehrin altın olması şart değildir. Herhangi bir mal [ev, apartman, bağ, araba, fabrika] veya bir menfaat de olabilir. Dul kadınla evlenen de mehr verir.

    Mehr söylenmeden yapılan nikah da sahihtir. Fakat evlendikten sonra da erkeğin hanımına Mehr-i misil vermesi gerekir.

    Bir kız veya kadın evlenirken, (Benim nikahım mehirsiz olsun) diyemez. Bir mehirde anlaşılır. Bu mehir kadının hakkı olduktan sonra, henüz almadan da kocasına bağışlayabilir. Bağışlaması ise çok sevaptır.

    Hanım, mehrimi helal ettim dedikten sonra, haram olsun demesi ile haram olmaz, hediyesini geri isteyemez.

    Düğünden önce, kıza verilen takılar, nikahta mehirden söz edilmemişse, mehr yerine geçer. Erkek, nişan için gönderdiğim şeyler mehr idi dese, kadın ise, hediye idi dese, yenilen şeyler hediye olur. Başka şeyler, mehr olur.

    Mehr iki kısımdır. Mehr-i muaccel ve mehr-i müeccel. Her iki mehr, nikahta bildirilmedi ise, Mehr-i misil verilmesi gerekir.

    Mehr-i muaccel:
    Acele verilmesi gereken mehr demektir. Bir bilezik, bir küpe, bir buzdolabı vesaire olabilir. Nikah yapılınca, verilmesi vacip olur. Zifaftan veya halvetten önce verilir. Mehr-i muacceli geciktirmek caiz değildir. Hanım ayrılmaya sebep olan bir şey yaparsa, mesela mürted olursa, hürmet-i musahere’ye sebep olursa, mehr-i muaccel verilmez. Erkek boşarsa veya ayrılığa sebep olanı yaparsa, yarısı verilir.

    Önce kıza takılan takılardan hangisinin mehri muaccel olduğu bilinmeli. Nikah kıyılırken o zaman (malum olan) denilir. Bilinmiyorsa, malum olan demek yanlış olur. En uygunu ise, mehri müeccel gibi muaccel de tespit edilip, şu kadar mehri muaccel ve şu kadar mehri müeccel ile denmelidir. Taraflar, mehri muacceli tespit ettikleri halde söylemek istemezlerse o zaman, (aralarında malum olan mehri muaccel ile) ifadesi kullanılır. İleride boşanma vaki olunca takılan takıların hangisi emanet, hangisi hediye, hangisi mehri muaccel olduğu bilinmeli, herhangi bir uyuşmazlığa sebep olmamalı.

    Mehr-i müeccel:
    Hemen verilmeyip daha sonra verilmesi gereken mehr demektir. Halvet olmuşsa veya ikisinden biri ölmüşse, mehr-i müeccelin verilmesi vacip olur. Hanımının istediği zamanda verilir. Eğer istemedi ise, ikisinden biri ölünce, verilmesi vaciptir. Hanım ölünce, kocası, hanımının vârislerine verir. Kocası ölünce, mirasından hanımına verilir. Mehrin başlık parası ile ilgisi yoktur. Başlık parası almak haramdır.

    Boşanma halinde, zifaf veya halvet olmuşsa, müeccel mehrin tamamı, olmamışsa yarısı verilir. Bir âyet-i kerime meali:
    (El dokunmadan boşadığınız kadınlara, mehrin yarısını verin!) [Bekara 237]

    Nikah kıyılırken mehr söylenip de, ne kadarı muaccel olduğu bildirilmedi ise, âdete ve hanımının emsaline göre, söylenilenin bir miktarı muaccel olur. Nikah kıyılırken, mehr-i müeccelin belli bir tarihte ödenmesini şart etmek caizdir. Boşanma halinde, mehrin ödeme tarihi beklenir. Ödeme tarihi belli değilse, boşarken hemen ödenir.

    İslamiyet’te mehr parası, evlenmek için değildir. Evliliğin düzenli, mutlu olarak devam etmesi, kadının hak ve hürriyetlerinin korunması, din cahili huysuz erkeğin elinde oyuncak olmaması içindir. Mehr parasını vermek ve çocukların nafaka paralarını her ay ödemek korkusundan, erkek, hanımını boşayamaz. Bu korkunun olmadığı yerlerde, mahkemeler boşanma davaları ile dolup taşar. Bunun için, evlenecek kızın, İslam’ın güzel ahlakını ve kadına verdiği kıymeti bilen ve bunlara önem veren erkekten az miktarda, böyle olmayandan ise, fazla miktarda mehr istemesi efdaldir.

    Mehr parası, kadın için bir sigorta sayılır. Erkeğin zor ödeyeceği veya hiç veremeyeceği bir mehr ile evlenen kadını, erkek boşayamaz. Boşarsa, maddi hayatı felce uğrar. Mehr vermek korkusu, erkeğin iyi geçinmesine de sebep olur. Şayet erkek, mehr parasını verir de, hanımından ayrılırsa, hanımın kimsesi de yoksa, bu mehr parası ile geçinme imkanı bulabilir. İmkanı olan erkeğin, saliha kız veya kadına çok mehr vermesi iyi olur. Habeş imparatoru Necaşi, Ümm-i Habibe validemiz ile Peygamber efendimizin nikahlarını kıyınca, mehr olarak yaklaşık 2 kilo altın vermişti. (Nesai)

    Mehr biçilmeden yapılan nikah da sahihtir. Ama daha sonra mehr-i misil vermek gerekir. Mehrin çoğunun bir sınırı yoktur. Fakat en azı, 5 gram altındır.

    Boşadığı kadına mehrini ödememek kul hakkıdır. Ödemezse, ahirette azabı çok şiddetlidir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Kadınlara mehrlerini gönül rızası ile verin; kendi arzuları ile mehrin bir kısmını size hediye ederlerse, onu da afiyetle yersiniz.) [Nisa 4]

    Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
    (Mehr vermemek niyeti ile evlenen, kıyamette hırsızlarla haşrolur.) [R.Nasıhin]
    (Hanımını bırakıp mehrini vermemek haramdır.) [Hakim]

    (Mehr olarak, bir yüzük olsa da verin!) [Müslim]
    (Mehr parası hayırlı maldır.) [Deylemi]

    (En iyi mehr kolay ödenendir. Mehirde kolaylık gösterin. Çok mehr istemek düşmanlığa sebeptir.) [Abdürrezzak]


    Bir kız ile bir erkek nikahlanıp, sonra boşanırlarsa, böyle meşru bir halvet de olmamışsa, mehrin yarısını verir. Halvet olmuşsa mehrin tamamını verir.

    Zifafa girmeyen ve halvet de olmayan kız, bir kere boşanınca, bain [kesin boşanmış] olur. Erkeğin buna hemen yarım mehir vermesi lazım olur ve iddet beklemez. Boşandığı gün bile, başkası ile evlenebilir.

    Kardeş cevap olarak bu kadarı yeterli mi?

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •