• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 202 123456789101151101 ... SonSon
2011 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    _NiSa_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-04-2008
    Mesajlar
    250
    Karizma Gücü
    0

    Var mısınız her gün bir ayet yazalım

    İlk ayeti ben yazayım devamı gelir inşaallah.
    İnanan ve salih amel işleyenler için mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.
    Ra'd - 29

  2. #2
    Kickboxer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2006
    Mesajlar
    976
    Karizma Gücü
    7
    Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki Allah'ın yardımı pek yakındır.
    ( Bakara 214.)


    Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?
    (Ali imran 142)




    1. Elif Lâm Mîm.

    2. İnsanlar, "İnandık" demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler.

    3. Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalancıları da mutlaka bilir.

    (Ankebut 1-3)

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8
    En sevdiklerimden


    ...Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez.
    Bakara-286
    ....

  4. #4
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7
    (NİSA suresi 25. ayet)
    وَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ مِنكُمْ طَوْلاً أَن يَنكِحَ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ فَمِن مِّا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُم مِّن فَتَيَاتِكُمُ الْمُؤْمِنَاتِ وَاللّهُ أَعْلَمُ بِإِيمَانِكُمْ بَعْضُكُم مِّن بَعْضٍ فَانكِحُوهُنَّ بِإِذْنِ أَهْلِهِنَّ وَآتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ مُحْصَنَاتٍ غَيْرَ مُسَافِحَاتٍ وَلاَ مُتَّخِذَاتِ أَخْدَانٍ فَإِذَا أُحْصِنَّ فَإِنْ أَتَيْنَ بِفَاحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى الْمُحْصَنَاتِ مِنَ الْعَذَابِ ذَلِكَ لِمَنْ خَشِيَ الْعَنَتَ مِنْكُمْ وَأَن تَصْبِرُوا خَيْرٌ لَّكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Okunuş Ve mel lem yesteti' minküm tavlen ey yenkihal muhsanatil mü'minati fe mim ma meleket eymaüküm min feteyatikümül mü'minat vellahü a'lemü bi imaniküm ba'duküm mim ba'd fenkihuhünne bi izni ehlihinne ve atuhünne ücurahünne bil ma'rufi muhsanatin ğayra müsafihativ ve la müttehizati ahdan fe iza uhsinne fe in eteyne bi fahişetin fe aleyhinne nisfü ma alel muhsanati minel azab zalike li men haşiyel anete minküm ve en tasbiru harul leküm vellahü ğafurur rahiym

    Diyanet Çevirisi

    Sizden kimin, hür mü’min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü’min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları hâlinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
    Diyanet Vakfı İçinizden, imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan) cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilmektedir. Hep aynı köktensiniz (insanlık bakımından aranızda fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ve sahiplerinin izni ile onları (cariyeleri) nikâhlayıp alın, mehirlerini de normal miktarda verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

    Elmalılı Orijinal


    İçinizden her kim hurrolan mü'min kadınları nikâh edecek genişliğe güç yetiremiyorsa ona da ellerinizin altındaki mü'min cariyelerinizden var, Allah kadrinizi iymanınızla bilir, mü'minler Hep biribirinizden sayılırsınız, onun için fuhuşta bulunmayarak, gizli dost da edinmiyerek namuslu yaşadıkları haled onları sahiblerinin izniyle nikâh ediniz ve mehirlerini güzellikle kendilerine veriniz, eğer evlendikten sonra bir fuhş irtikâb ederlerse o vakıt üzerlerine hur kadınlar üzerine terettüb edecek cezanın yarısı lâzım gelir, şu suret günaha girmek korkusu olanlarınız içindir, yoksa sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır, bununla beraber Alalh gafurdur, rahîmdir

    Elmalılı Sade. 1


    İçinizden kim hür olan mümin kadınları nikahla alacak mali güce sahip değilse, ona da sahip bulunduğunuz mümin cariyelerinizden var. Allah, kadrinizi imanınız ile çok iyi bilir. Siz müminler hep birbirinizden sayılırsınız, o halde fuhuşta bulunmayan gizli dost edinmeyen, namuslu yaşamakta olan cariyeleri sahiplerinin izniyle nikahlayınız, mehirlerini de güzelce kendilerine veriniz. Eğer evlendikten sonra bir fuhuş irtikap ederlerse o vakit bunlara, hür kadınlar üzerine terettüp edecek cezanın yarısı lazım gelir. Bu durum sizden günaha girmek korkusunda olanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Bununla beraber Allah günahları bağışlayandır, merhamet edendir.

    Elmalılı Sade. 2

    Sizden her kim hür mümin kadınları nikah edecek bir zenginliğe gücü yetmiyorsa, ona da ellerinizin altındaki mümin cariyelerinizden efendilerinin rızası ile nikahlamak var. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Siz birbirinizdensiniz. O halde sahiplerinin izni ile ve mehirlerini örfe göre vermek suretiyle cariyelerden iffetli olan, zina etmeyen, dost da edinmeyenlerle evlenin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, o vakit hür kadınlar hakkında gerekli bulunan cezanın yarısı kendilerine lazım gelir. Bu hükümler, içinizden günah işlemekten korkanlaradır. Sabretmeniz ise, sizin için daha hayırlıdır. Allah Gafûrdur, Rahimdir (çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir).


    Ö. N. Bilmen


    Ve sizden her kim hür olan kadınlar ile evlenmeğe fazla bir iktidar-ı malîsi yok ise sağ ellerinizin mâlik olduğu genç mü'min cariyelerinizden evlensin. Ve Allah Teâlâ sizin imânınızı bihakkın bilendir. Bazınız bazınızdandır. İmdi onları, namuslarını siyanet eder, fuhuştan berî bulunur, gizlice dostlar da edinmez oldukları halde sahiplerinin izniyle nikahlayınız. Ve onlara mehirlerini de güzelce veriniz. Eğer onlar evlendikten sonra bir fuhuş irtikab ederlerse o vakit onların üzerlerine, hür kadınların üzerlerine gelen cezanın yarısı lâzım gelir. Bu sizden meşakkate düşmekten korkmanız içindir. Ve eğer sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Ve Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.

    S. Ateş


    İçinizden inanmış hür kadınlarla evlenmeğe gücü yetmeyen kimse, elleriniz altında bulunan inanmış genç kızlarınız(olan câriyeleriniz)den alsın. Allâh sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz (hepiniz aynı kökten gelmekte, aynı toplumun bireylerisiniz; insanlık bakımından aranızda bir fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zinâ etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartıyle, sâhiplerinin izniyle onlarla evlenin, ücretlerini (mehirlerini) de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara yapılan işkencenin yarısı uygulanır. Bu (câriye ile evlenme), içinizden sakıntıya düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha iyidir. Allâh bağışlayandır, esirgeyendir.

    A. Bulaç

    İçinizden özgür mü'min kadınları nikahlamaya güç yetiremeyenler, o zaman sağ ellerinizin malik olduğu inanmış cariyelerinizden (alsın.) Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Öyleyse onları, fuhuşta bulunmayan, iffetli ve gizlice dostlar edinmemişler olarak velilerinin izniyle nikahlayın. Onlara ücretlerini (mehirlerini) maruf (güzel ve örfe uygun) bir şekilde verin. Evlendikten sonra, fuhuş yapacak olurlarsa, özgür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı(nı uygulayın.) Bu, sizden günaha sapmaktan endişe edip korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

    Muhammed Esed

    Aranızdan her kim, içinde bulunduğu şartlardan dolayı hür bir mümin kadın ile evlenecek durumda değilse, onu, meşru şekilde sahip olduğunuz mümin bakirelerden biri (ile evlendirin). Allah, imanınız ile ilgili her şeyi bilir; her birini diğerinizin bir benzeridir. O halde fuhuşta bulunmayan, dost tutmayan ve meşru evlilik bağını gözeten kadınlarla sahiplerinin iznini alarak evlenin ve mehirlerini uygun şekilde kendilerine verin. Onlar evlendikten sonra gayri ahlaki bir davranışta bulunurlarsa, hür evli kadınların tabi oldukları cezanın yarısıyla cezalandırılırlar. Bu (cariyeler ile evlenme izni), günah işlemekten korkanlarınız içindir. Fakat sabırla direnmeniz (ve bu tür evliliklerden kaçınmanız)sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.

    Y.N. Öztürk

    İnanmış hür kadınları nikâhlama genişliğine gücü yetmeyeniniz, ellerinizin altındaki genç, mümin köle kızlarıdan biriyle evlensin. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hep birbirinizdensiniz. O halde onları, ailelerinin izniyle nikâhlayın. Gizli dost edinmeyerek, zinadan uzak kalarak, iffetli hanımlar olmaları şartıyla onların mehirlerini örfe uygun bir biçimde verin. Evliliğe geçtikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara uygulanan cezasının yarısı uygulanacaktır. Bu, köle ile evlenme yolu, günaha ve sıkıntıya girmekten korkanınız içindir. Sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedici, çok merhametlidir.

    S. Yıldırım

    Sizden eşraftan olan hür mümin kadınlarla evlenecek servet ve gücü bulunmayanlar, ellerinizin altında olan mümin cariyelerle evlenebilirler.Allah sizin kadr-u kıymetinizi imanınızla bilir. Zaten siz müminler hep aynı aileden sayılırsınız. Öyleyse, fuhuşta bulunmayarak, gizli dost da edinmeyerek, namuslu kadınlar olmak üzere onları, sahiplerinin izniyle nikâhlayın. Mehirlerini de güzellikle kendilerine verin. Eğer evlendikten sonra zina yaparlarsa, onlara hür kadınlara ait cezanın yarısı uygulanır. Cariye ile evlenme, sizden sıkıntıya düşmekten (zinaya sapmaktan) korkanlar içindir, yoksa sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Bununla beraber Allah gafurdur, rahîmdir (affı ve merhameti boldur).


    Tefhimü-l Kuran

    İçinizden inanmış hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse ellerinizde bulunan müslüman cariyelerden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise, iffetli yaşamaları, zina etmemek ve gizli dost da tutmamaları şartıyla, velilerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden evlenmediği takdirde ahlâkî sıkıntıya düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha iyidir. Allah bağışlayan, esirgeyendir.


    Fizilalil Kuran

    İçinizden mâli durumu mümin ve özgür kadınlarla evlenmeye elverişli olmayanlar. ellerini;,de bulunan mümin cariyeler ile evlensinler. Hanginizin imanı olduğunu en iyi Allah bilir. Hepiniz aynı soydansınız. Onlarla; namuslu olmaları, zinadan uzak durmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde velilerinden izin alarak evleniniz. Ve kendilerine geleneğe uyacak miktarda mehir veriniz. Eğer evli iken zina islerler ise kendilerine özgür kadınlara verilecek cezanın yarısını uygulayınız. Bu, içinizden günaha gireceklerinden korkanlara tanınan bir imkândır. Yoksa eğer sabrederseniz sizin için daha iyi olur. Allah affedici ve merhametlidir.


    A. Gölpınarlı


    İçinizden, hür ve inanmış kadınları almaya gücü yetmeyenler, inanmış erlerin sahip oldukları cariyeleri alsın ve Allah, sizin inancınızı çok iyi bilir. Hepiniz de birsiniz, birbirinizden türediniz. Kötülükte bulunmayan, birisini dost tutmayan namuslu cariyeleri, sahiplerinin izniyle alın, ücretlerini de örfe uygun olarak güzellikle verin, onlar evlendikten sonra kötülükte bulunurlarsa cezaları, hür kadınların cezasının yarısıdır. Bu, içinizden zinâ etmekten korkanlara bir ruhsattır, fakat sabretmeniz size daha hayırlıdır ve Allah, suçları tamamıyla örter, rahîmdir.


    H. S. Yeter

    İçinizden, imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan) cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilmektedir. Hep aynı köktensiniz (insanlık bakımından aranızda fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ve sahiplerinin izni ile onları (cariyeleri) nikâhlayıp alın, mehirlerini de normal miktarda verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

    A. Uğur

    İçinizden, imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan) cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilmektedir. Hep aynı köktensiniz (insanlık bakımından aranızda fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ve sahiplerinin izni ile onları (cariyeleri) nikâhlayıp alın, mehirlerini de normal miktarda verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

    G. Onan

    İçinizden özgür inançlı(kadın)ları nikahlamaya güç yetiremeyenler, o zaman sağ ellerinizin malik olduğu inançlı cariyelerinizden (alsın). Tanrı sizin inancınızı en iyi bilendir. Öyleyse onları, fuhuşta bulunmayan, iffetli ve gizlice dostlar edinmemişler olarak ehlinin izniyle nikahlayın. Onlara ücretlerini (mehirlerini) maruf (güzel ve örfe uygun) bir şekilde verin. Evlendikten sonra fuhuş yapacak olurlarsa, özgür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı(nı uygulayın). Bu, sizden günaha sapmaktan endişe edip korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.


    Ş. Piriş

    İçinizden özgür mümin hanımlarla evlenmeye gücü yetmeyenler, sizin genç ve mümin olan cariyeleriniz ile evlensin. Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Siz, birbirinizdensiniz. Öyle ise, onları velilerinin izni ile nikahlayın ve fuhuş işlemeyen, gizli dost tutmamış olan iffetli hanımlara mehirlerini güzel bir şekilde verin. Evlendikten sonra fuhuş yapacak olurlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısını uygulayın. Bu, sizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlayan, merhamet edendir.



    Yusuf Ali (EN)

    If any of you have not the means wherewith to wed free believing women, they may wed believing girls from among those whom your right hands possess: and Allah hath full knowledge about your Faith. Ye are one from another: wed them with the leave of their owners, and give them their dowers, according to what is reasonable: they should be chaste, not lustful, nor taking paramours: when they are taken in wedlock, if they fall into shame, their punishment is half that for free women. This (permission) is for those among you who fear sin; but it is better for you that ye practise self restraint. And Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.

    M. Pickthall (EN)

    And whoso is not able to afford to marry free, believing women, let them marry from the believing maids whom your right hands possess. Allah knoweth best (concerning) your faith. Ye (proceed) one from another; so wed them by permission of their folk, and give unto them their portions in kindness, they being honest, not debauched nor of loose conduct. And if when they are honourably married they commit lewdness they shall incur the half of the punishment (prescribed) for free women (in that case). This is for him among you who feareth to commit sin. But to have patience would be better for you. Allah is Forgiving, Merciful.
    [COLOR="Red"][B][CENTER]CHP ye karşı hazımsızlığı olan Atatürk düşmanı&dinci&bölücü&yolsuz-hırsız&satılmış&kansız kesim ve
    kesimin ,ezberci şakşakçı destekçileri olan ,geri kafalar
    iyi izleyin!
    CHP nin yükselişini[/CENTER][/B][/COLOR]

  5. #5
    M.571 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2007
    Mesajlar
    1,676
    Karizma Gücü
    0
    Bence belirli bir sıraya göre alıntılanmalı. Ve sonuna kadar gidilmeli. Daha sonra tekrar başa dönülebilir. Kanaatimce böylesi daha mantıklı. Bu sebepten dolayı ben 'alak' suresinin ilk üç ayetini alıntılıyorum.

    ALAK SURESİ

    1) Yaratan Rabbinin adıyle oku.
    2) O, insanı alaktan (embriyodan) yarattı.
    3) Oku, Rabbin en büyük kerem sâhibidir.

  6. #6
    LongingFORaLİFE adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-02-2008
    Mesajlar
    3,254
    Karizma Gücü
    5
    Ben hadis yazsam olur mu?
    ''Müslümanların sorunlarına önem vermeyen ve düşünüp çare aramadan sabahlayan bizden değildir.''
    yazdım bile
    bu gece sabahladımda içime oturdu şimdi silinebilir görevli arkadaş kusura bakmasın artık

  7. #7
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    M.571 kardeşim demiş ki ;

    Bence belirli bir sıraya göre alıntılanmalı. Ve sonuna kadar gidilmeli. Daha sonra tekrar başa dönülebilir. Kanaatimce böylesi daha mantıklı. Bu sebepten dolayı ben 'alak' suresinin ilk üç ayetini alıntılıyorum.


    ALAK SURESİ


    1) Yaratan Rabbinin adıyle oku.
    2) O, insanı alaktan (embriyodan) yarattı.
    3) Oku, Rabbin en büyük kerem sâhibidir.
    Kardeşim haklısında , bazıları rahatsız oluyorlar , ben İSLAM konusunda sırayla alıntılıyordum , rahatsız olan yöneticinin biri silmiş tüm alıntıladığım ayetleri.

    Din Rehberi ve Tartışmaları Öneri-Eleştiri ve Şikayet Kutusu - 55.Sayfa - TurkForum.Net linkinde 820 nolu mesajımda şikayet ettim , yanıt bekliyorum , cevabıgelsin kimmiş ayetlerin sırayla alıntılanmasından rahatsız olan yönetici öğreniriz.Sorunda çözülünce ayetleri sırayla alıntılamaya başlarız .

    LonginFORaLİFE DEMİŞ Kİ ;

    Ben hadis yazsam olur mu?
    ''Müslümanların sorunlarına önem vermeyen ve düşünüp çare aramadan sabahlayan bizden değildir.''
    yazdım bile
    bu gece sabahladımda içime oturdu şimdi silinebilir görevli arkadaş kusura bakmasın artık
    Alıntıladığınız ayetlerin veya hadislerin kaynağını ( sure ismi ayet nosu ve hadsi kitabı , hangi bölüm gibi ) verirseniz çok iyi olur.


    Alak Suresi

    4,5. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.


    6,7. Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.


    8. Şüphesiz dönüş ancak Rabbinedir.



    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    “Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun”
    Taha Suresi:47

    Ve binlerce salâvat, Allah’ın Resulüne ( SAV), son peygamber o Kutlu Nebiye; selam, sevgi O’nun âl ve ashabına olsun.
    O (SAV), içimizden biriydi. Rabbimiz İsra suresinde yeryüzünde melekler olsaydı. Peygamberde melek olurdu, buyuruyor. Bize örnek olarak gönderilen şahsiyet, bizden biriydi.
    Sevindiği hüzünlendiği şeyler vardı... Dünyaya gözlerini babasız bir yetim olarak açtı. Garipliği bizden daha iyi hissetti belki de. Doyamadan, iyice tanıyamadan, sarılamadan annesine de veda etti. Sevdiklerini birer birer kaybetti. O’na, sürekli kol kanat gerecek, bağlanacak kimsesi olmadı. Bütün bunlar, O’nu tüm sevgilerden arındırmak için, Yüce Yaratıcının ilahi eğitiminin bir parçasıydı.
    Hıra’da buldu kendini. Kendini bulmak Rabbi bulmaktı. Büyük Dost’la tanıştı ilkin orda. Ve tebliğ başladı…
    Evet. Yeryüzüne elçi olarak bizden birini gönderdi Hak! Çocuklarını bir bir toprağa verdi, hüzünlendi. O ki, çocukları gördüğü yerde selamlamadan geçmezdi. Olurda elini tutan olursa, o bırakmadan elini çekmez, onunla istediği yere kadar giderdi.
    Biz, çocuklarımızdan koptuk Ya Resulallah! Hiçbir uzman, bize yardımcı olamıyor. Ulaşamıyoruz kendi öz çocuklarımıza. Aramızda bir sürü engeller var. Ellerini tutamıyorum yavrumun; bir elinde telefon, bir elinde bilgisayar! Sesimi duyuramıyorum.
    ….
    “ Sizin en hayırlınız, kadınlara en iyi davrananızdır.” Şiarını öğretmiştin ümmetine. Şimdi kadınlara iyi davrananlara “light” damgası vuruluyor, Efendim! Kadın reyting malzemesi haline geldi. İyi davranmaktan kastın, onları vitrin malzemesi, süslü satış elemanı değil, demi Ya Rasülallah!
    Olanca süsümüz ve her tarafımız boncuklarla kaplıyken “ Müslüman kadınlara söyle; süslerini saklasınlar” buyruğuna rağmen, şefaatinden mahrum etme bizi, Habibim!
    ….
    Senin doğumunun, ümmetinin Kutlu Doğumu Ya Rasülallah! Herkes gül dağıtıyor her yerde. Çünkü güller seni hatırlatıyor bize. Ve herkes tanımadıklarına dağıtıyor. Kimse eş, dost, akrabasıyla görüşmüyor, hasta ziyaretleri unutuldu, Efendim!
    Herkes, Senin aşkınla; kendisini aramayanı arasa, sorsa, gülü ona verse; hastaları ziyaret etse, yetimleri, boynu bükükleri Sen’den aldığı örnekle bağrına bassa! Bir gül uzatıp, bir yarasına merhem olsa!...
    Mahcubum Ya Rasülallah!
    << “ Ebu Evfaoğlu Abdullah (r.a) der ki; Birlikte otururken Rasülullah ( SAV):
    “Bugün, yakınları ile ilişkisini kesen bizimle oturmasın” dedi. Bunun üzerine bir delikanlı kalkarak, aralarında meydana gelen bir meseleden dolayı teyzesine gitti ve ondan kendisini bağışlamasını istedi. Daha sonra aramıza dönünce Nebi (SAV):
    “İyi bilin ki, toplum içinde yakınlarıyla ilişkisini kesen kimseler bulundukça o topluma rahmet inmez.” Buyurdu. >>
    Şimdi herkes birbirine küs Ya Rasülallah!
    Duyun Müslümanlar! Yakınlarıyla ilişkiyi kesenleri yanında bulundurmuyor Peygamberim! Hiçbir akrabasına yakınına küs olmayan var mı! Yakınlarının kalbini hiç kırmayan var mı aramızda söyleyin Allah aşkına!
    “Gelsen, özledik” diyoruz durmadan. Hangimiz katılacağız sohbet halkasına. O’nun ashabı gibi, hemen kalkıp gidip helallik isteyecek yürek var mı biz de.
    Yoksa gurur, kibir mi kapladı kalbimizi.
    Yine bir haber var peygamberimizden kulak verin Müslümanlar!

    “Abdullah b. Amr (r.a) şöyle anlatıyor:
    Peygamber (SAV) bir savaş için yola çıktı ve:
    “Komşusuna eziyet edenler, bugün bize katılmasın!” dedi.
    Oradakilerden biri :
    “Ben komşumun duvarının dibine küçük abdest bozmuştum.”
    deyince Peygamber (SAV) :
    “Sen bugün bize katılma” buyurdu. >>
    Komşusuna eziyet edeni savaşta, cihad da yanına almıyor peygamber! İki iyilikten biri, ya şehit ya gazi olma yoluna hangimiz çıkacağız. Utanıyorum. Başımızı öne eğik. Apartmanlar üst komşuyu alt kata, ortadakini bir alt komşusuna düşürdü. Hoşgörü sınırlarımız kalmadı Ya Rasülallah!
    O güzel ashabın, Sen’den duyduğuna, hemen o anda teslim oluyormuş. Hiç çekinmeden itiraf edebiliyorlarmış. Tek, Senin söylemen yetermiş. Biz okudukça, tanıdıkça, Sana hayran olduk Ya Rasül. Çok sevdik. Ama kalplerimiz değişmiyor Efendim!
    Asrı saadetten bir teslimiyet örneği ile irkildim:
    << Cabir (ra) der ki, Rasülallah (SAV), Çarşamba günü Amr b Arf oğullarına geldi. Cabir hadisi anlatmaya devam etti. Rasülallah (SAV):
    - “Ey Ensar topluluğu! diye seslendi.” Onlarda:
    - “Buyur Ya Rasülallah!” dediler. Rasül-i Ekrem:
    - “Siz cahiliyet içerisinde idiniz. Çünkü Allah’a kulluk yapmıyordunuz, ama önemli işlerde yardımlaşıyor, mallarınızı iyi ve hayırlı işlere harcıyor ve fakirlere yardım ediyordunuz. Nihayet Allah size islamı ve peygamberini ihsan etti. Şimdi ise İslam daha çok iyilik yapmanızı emrettiği halde mallarınızı duvarların içine saklıyorsunuz. Âdemoğlunun, kuş ve yırtıcı hayvanların yediği her şeyde sizin için bir sevap vardır.
    - Cabir derki. İnsanlar Rasülallah (SAV)’ın yanından döndüler ve bahçesinden otuz kapı açmayan hiçbir ferd kalmadı.>>
    İmreniyorum. Seni görüp, Seni duyan, Senin yanında terbiye olan yüreklere imreniyorum. “işittik itaat ettik” düsturuna hayranım Efendim.
    Bizler garip kaldık Ya Rasülallah! bu çağda. Sen’den uzakta. Seni bize o günkü gibi anlatan her haberin var Habibim ama, yalnızız. Boynumuz bükük.
    Yine de şerefliyiz. Çünkü senin ümmetiniz. Şefaatinden mahrum etme bizi. Senin için okuduğumuz salavatlar hürmetine.
    Bütün mahcubiyetimizle, Sen’i anmanın hazzını yaşıyoruz her daim. Yalnız bırakma bizi.
    Salli alâ Rasülüne Salavat! (SAV)

  9. #9
    Neurotomy adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-04-2008
    Mesajlar
    406
    Karizma Gücü
    0
    Tekvir Suresi


    1.Güneş, köreltildiği zaman,

    2.Yıldızlar, bulanıklaşıp-döküldüğü zaman,

    3.Dağlar, yürütüldüğü zaman,

    4.Gebe develer, kendi başına terk edildiği zaman,

    5.Vahşi-hayvanlar, toplandığı zaman,

    6.Denizler, tutuşturulduğu zaman,

    7.Nefisler, birleştiği zaman,

    8.Ve 'diri diri toprağa gömülen kıza' sorulduğu
    zaman:

    9."Hangi suçtan dolayı öldürüldü?" diye

    10.Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman,

    11.Gök, sıyrılıp-yüzüldüğü zaman

    12.Cehennem ateşi çılgınca kızıştırıldığı zaman,

    13.Cennet de yakınlaştırıldığı zaman,
    Sen İyi Olursan Herkes İyi Olur

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8
    M&#252;dahale etmek gibi olmasın ama bence herkes bir ayet yazsa daha g&#252;zel olur
    Konuya bakanların okuması açısından g&#252;zel olur diye d&#252;ş&#252;n&#252;yorum
    ....

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •