• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor

Konu: sünnet

  1. #1
    Arin adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-10-2007
    Mesajlar
    1,743
    Karizma Gücü
    5

    sünnet

    22 ayını bitirecek oğlumu 2 yaşına girmeden sünnet ettirmek istiyoruz.ama özel hastaneler çok pahalı (250 ytl gibi bir paradan bahsediyorlar ki bu sezon! açılınca artacakmış)
    devlet hastanesinde yaptırmak istedik ama ne kadar steril olur,ağrı sızı ne kadar sürer tam bi cevap alamadım.
    bu konu hakkında bir bilgi verebilir misiniz?yani hastaneye bilinçli bir şekilde gitmek istiyorum...
    uzun yolculuklardan söz eden erkeklerden korkacaksın,
    hani birde taşlı tozlu yollar, deli gibi koşuyorsa gözbebeklerinde...

  2. #2
    ozocan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-04-2008
    Mesajlar
    439
    Karizma Gücü
    0
    Kardeşim ne olacak .Aynı şeyi özel hastanedede yapacaklar.Her çocukta ağrı görülür.Ama antibiyotik ve kesilen yere sıvı bir ilaç verilir.Bu ilaç ağrıyı hafifletir.Sen hiç tarlada sünnet olan çocuk duymadın galiba.Ama yinede tatmin olmadıysan benim oğlum illaki sünneti özel hastenede olacak diyosan orası sana kalmış.

  3. #3
    Arin adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-10-2007
    Mesajlar
    1,743
    Karizma Gücü
    5
    Sen hiç tarlada sünnet olan çocuk duymadın galiba
    arkadaşım yorumun için saol................ama her örnek doğru örnek demek değildir.
    o zaman doğum içinde doktora gitmeyelim.nasılsa sokakta,tarlada doğuranlar var...
    ben mide ağrısı için için devlet hastanesine gittim,çektirmdikleri işkence kalmadı.
    canım yanınca özele gittim,evet çok para alıyorlar ama acı sızı bişi hissettirmiyorlarda...
    şimdi can mı tatlı,para mı?
    uzun yolculuklardan söz eden erkeklerden korkacaksın,
    hani birde taşlı tozlu yollar, deli gibi koşuyorsa gözbebeklerinde...

  4. #4
    BJK_15 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    2,334
    Karizma Gücü
    7
    Sünnet nedir?
    Sünnet penis glansını (uç kısmını) saran, tıp dilinde prepisyum adı verilen sünnet derisinin belirli şekil ve uzunlukta cerrahi yolla kesilerek alınması ve penis uç kısmının açığa çıkarılması işlemidir.

    Sünnet, çok uzun zamandır uygulanan bir gelenek olması yanında, dünya üzerinde en çok uygulanan cerrahi işlemdir. Tüm dünyadaki erkeklerin ortalama %25’i dinsel, kültürel, tıbbi ya da ailevi seçim dolayısıyla sünnet edilmektedir. 19. yüzyılda, yenidoğanda rutin sünnet uygulamasına hastalıklardan korunmak amaçlı yapılmaya başlanmış ve kısa sürede özellikle İngilizce konuşan ülkelerde kabul görmüştür. Bugün Amerika’da yenidoğan sünneti çok yaygın olarak uygulanan bir operasyondur.

    Ülkemizde sünnet dini ve sosyal bir istek olup tüm erkek çocuklarında uygulanmaktadır. Aile için sünnet töreni yapılması zevkli ve gururlu bir olay, manevi bir mutluluk olarak kabul edilmektedir. Çocuk için sünnet ise arkadaşları arasında prestij kazanmak açısından önemli bir olaydır.

    Sünnet ne zaman yapılmalıdır?
    Sünnet her yaşta yapılabilmekle beraber; özellikle 2-6 yaş arasında yapılması çocuktaki psikolojik travmalardan dolayı pek tavsiye edilmemektedir. Son zamanlarda yeni doğan bebeklerde, cerrahi işlemin kolaylığı, bebekte yara iyileşmesinin çabuk olması, sünnet sonrası bakımın kolaylığı ve yeni doğanda henüz kişilik teşekkül etmediği için psikolojik travma oluşturmaması nedeniyle en ideal yaş olarak kabul edilmektedir. 2-6 yaşlar arasındaki çocukların, kimlik gelişimi döneminde ve uyumsuz olmaları nedeniyle psikolojik etki oluşturmamak için zorunlu olmadıkça sünnet yapılmasını tavsiye etmiyoruz. Fakat fimozis dediğimiz sünnet derisinin ucunun dar olması nedeniyle sık idrar yolu enfeksiyonu olursa yaş aralığına bakılmaksızın sünnet yapmak gerekir.

    Sünneti yapacaklar kimler olmalıdır?
    Ülkemizde sünnet, en eski hekimlik uygulamalarını düzenleyen kanunda belirtildiği gibi hekimler, sağlık memurları ve hatta uygun süre bir sağlık memuru ile çalışan kişilerce bile yapılabilmektedir. Günümüzde en yaygın olarak üroloji uzmanları, çocuk cerrahları, ya da genel cerrahlar tarafından yapılmaktadır. Ancak şartlar uygun olmadığında en azından ehil bir doktor tarafından yapılması gerekir.

    Sünnet nasıl ve nerede yapılmalıdır?
    Toplum tarafından bir hayli önem verilen bir organ için yapılacak cerrahi işlemin, hastane koşullarında ve hatta ameliyathanede yapılması en doğru seçim olacaktır. Halen pek çok sağlık kurumunda lokal ve genel anestezi ile sünnet yapılmaktadır. Ancak son yıllarda kullanılacak anestezi şeklinin de genel anestezi olması gerektiği konusunda artık bir fikir birliği oluşmuştur. Genel anestezi hem çocuğu ruhsal bakımdan koruyacak hem de iyileşme süreci kısalacaktır. Şüphesiz bu konforlu ve daha insancıl bir yaklaşım olmaktadır.

    Lokal anestezide ise hangi koşullarda ve yaşta yapılırsa yapılsın çocuk pipisine yapılacak olan iğne yüzünden büyük korku ve panik yaşamaktadır. Bu anlar çocuk tarafından yaşamı boyunca korkuyla hatırlanmaktadır.


    Yöntemleri nelerdir?
    Her ne kadar sünnet uygulaması konusunda birkaç değişik yöntem mevcut ise de günümüzde uzmanların en sık uyguladığı güvenilir, yan etkileri en az olan yöntem cerrahi yöntem olup, klasik olarak sünnet derisinin cerrahi yoldan kesilerek uçların birbirine dikilmesi şeklinde yapılır.

    Sünnet olacaklar nelere dikkat etmeli?
    Halk arasında doğuştan sünnetli ya da peygamber sünnetli olarak bilinen hipospadias durumu varlığında kesinlikle sünnet yaptırılmamalıdır. Çünkü bu hastalarda idrar deliği olması gereken yerde değildir. Bu durumun ameliyatla düzeltilmesi gerekir ve bu tür ameliyatlarda ameliyatlarda genellikle sünnet derisi kullanılmaktadır.

    Ailede kan hastalığı ya da kanama hastalığı varsa çocuk hiç bir yakınması olmasa bile bir doktora başvurulmadan ve kan tetkikleri yapılmadan sünnet ettirilmemelidir. Düşme ya da diş çekimi sonrası uzun süreli kanama öyküsü olan, iğne yapıldıktan sonra veya bir darbe sonrası morarma, şişlik ve çürükleri oluşan çocuklar ile zaman zaman kendiliğinden dişeti ya da burun kanaması olan çocukların mutlaka kan testleri yapıldıktan sonra sünnet edilmeleri gerekir. Ailede bulunan kronik (müzmin) hastalıklar, önceden geçirilmiş önemli rahatsızlıklar (örn. hastanede yatmayı gerektiren) ve ameliyatlar da girişimi yapacak olan hekim tarafından bilinmelidir. Sorunları olan hastalarda sünnetten önce gerekli önlemler alınarak tehlikeli durumlar oluşmasının önüne geçilebilmektedir.

    Sünnetin kesin olarak tespit edilmiş faydaları:
    - Sünnet derisinin ağzı dar ise (fimozis), buna bağlı idrar yapma güçlüğü ve arkasından enfeksiyon, daha ileri dönemlerde ise tıkanıklığa bağlı yukarı idrar yollarında önemli sorunlar ortaya çıkabilir. Sünnet yapılarak bu darlık giderilebilir.
    - Sünnet penis kanseri gelişme riskini azaltır.
    - Cinsel yolla bulaşan hastalıkların geçişini önler.(örneğin AIDS gibi)
    - Sünnetli kişilerin partnerlerinde serviks kanseri riskinin azaldığı ileri sürülmektedir.
    - Sünnet idrar yolları enfeksiyonlarını 10 kat azaltır. Çünkü sünnet derisinin altında bakteri birikimi ve çoğalması varlığı engellenmiş olur.

    Sünnetin tıbbi endikasyonları nelerdir?
    Fimozis: Sünnet derisinin geri çekilememesi küçük yaş gruplarında fizyolojiktir. Çoğunlukla hekimlerin yanlış yönlendirmeleri ve aile bireylerinin yanlış tutumlarıyla sünnet derisinin geriye çekilmeye çalışılmasıyla ağrıyla birlikte sünnet derisinde yaralanma, yırtılma ve kanamalarla sünnet derisi ucunda aşırı skarlaşma oluşur. Oluşan bu skarlı doku halkası fimozis olarak adlandırılır. Diğer edinsel nedenler, enfeksiyonun tekrar etmesi, kötü hijyen ve sünnet sonrası aşırı nedbe dokusudur. Fimozisin ancak %5’i doğuştandır. Sünnet derisinin uçunun çapı dar olması ve işeme esnasında sünnet derisinin şişmesi tanı için anlamlıdır.
    Parafimozis: Sünnet derisi ucunda oluşan ve geri çevirmeyi egelleyen dairesel skar varlığında sünnet derisi zorlanarak geriye çevrilirse fimotik halka penisin baş kısmını boğabilir. Bu durum penisin sekonder ödemine, ağrıya ve idrar yapamamaya neden olarak acil cerrahi müdahale gerektirebilir. Bu durum sıklıkla elle düzeltilir. Daha sonra normal koşullarda sünnet yapılır. Elle normal haline döndürülemez ise acil sünnet yapılır.
    Balanopostit: Penis ucunda glans ve sünnet derisinin birlikte ihtihabi durum göstermesidir. Kızarık ödemli prepisyumla birlikte prepisyum orifisinden seropürülan akıntı görülür. Patolojinin akut dönemdeki tedavisinin ardından erken dönemde sünnet önerilir.
    Travma: Fermuar içine sıkışma veya sünnet derisinin diğer nedenlerle yaralanmasında acil sünnet uygulanır.
    Ürolojik anomali varlığı: Sık idrar kültürü alınması gereken veya konservatif takipteki böbreğe idrar kaçışı olan(vesiküloüreteral reflü) hastalarda sünnet yapılmasında fayda vardır.

    Anatomik bozukluk saptanamayan üriner sistem enfeksiyonlu çocuklarda sünnet önerilmektedir. Sünnetli çocuklarda üriner sistem enfeksiyon oranı %0.1-0.2 iken sünnetsizlerde bu duruma %1.1-4.2 oranında rastlanılmaktadır.

    Komplikasyon ve sakıncalar
    İşin uzmanı olmayan kişilerce yapılan sünnetlerde oluşabilecek sorunlar şunlardır:
    Kanama: Normal veya kan hastalığı olan çocuklarda uygun olmayan tekniklerle yapılan sünnetlerde ya da sünnet sonrası travmayı takiben gözlenir. Normal çocuklarda ikinci bir cerrahi işlem yeterli iken kan hastalığı olan çocuklarda bazen çok geç kalınabilinir.
    Şekil bozukluğu: Uygun olmayan teknik ya da işin uzmanı olmayan kişilerin yaptığı sünnetlerde gözlenir. Şekil bozukluğu kabul edilebilir sınırlarda ya da aile ve çocuğu rahatsız etmeyecek düzeylerde ise adolesan çağına kadar beklenir. Adolesan çağı sonrası şekil bozukluğu azalmamış ya da kaybolmamışsa tekrar sünnet gerekir.
    Kalıcı sakatlık: Aşırı doku kaybı ya da koter ile aşırı yanık olmuş ise gözlenir. Çeşitli estetik ameliyatlarla kısmen düzeltilme yapılabilse de fonksiyon kayıpları düzelmez.
    Kötü nedbe dokusu: Yara uçları dikilmeyip kendi kendine iyleşmeye bırakılmış çocuklarda gözlenir.
    Enfeksiyon ve bulaşıcı sarılık: Gerekli antisepsi koşullarının sağlanamadığı evde ya da toplu olarak açık alanda yapılan sünnetlerde daha sık görülür. Özellikle toplu sünnetlerde Hepatit B, C ve HIV enfeksiyonu görülebilir.
    Peygamber sünneti: İdrar deliğinin daha aşağıda olduğu çocukların sünnet yapılması ile bu çocukların ameliyat şansını kaybetmesi ya da çok daha ciddi bir kaç ameliyat olması gerekebilir.
    Glans penis yaralanması: Glans penis parsiyel ya da komplet olarak yaralanabilir. Parsiyel kesiler kolay düzeltilebilirken, komplet yaralanmalarda önemli sorunlar yaşanabilir.
    Meatal Stenoz: Frenilum arteri kesilmesi ile veya bezli çocuklarda gelişebilen meatal ülserler nedeniyle meatal darlık gelişebilir.
    Üretral Fistül: Sünnet sırasında üretranın yaralanması sonucu üretrokütanöz fistül gelişebilir. Cerrahi olarak düzeltilmesi gerekir.
    Sünnet derisinin yetersiz kesilmesi: Bu durumda sünnet ile amaçlanan görünüm sağlanamaz.
    İdrar retansiyonu: Sünnetten sonra yapılan bandajın çok sıkı olması nedeniyle idrar çıkım güçlüğü yaşanabilir ve bu durum idrar yolu enfeksiyonuna ve böbrek hasarına yol açabilir.
    Tam penis kaybı olabilir.
    Umarım bu bilgiler merak ettiklerin hakkında sana ışık tutar...
    B E Ş İ K T A Ş K



    Alıntı ... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    sen hiç gitme burdan e mi? 12345


    Gitme Sevgili!
    Sokak aralarında yitirdiğim aklımı geri ver bana..
    yüreğim yüreğinde..
    Böyle kuru bir beden ne işe yarar sensiz?
    Ya dünümü ver ya da hakkımı!
    çok mu arzu ettiklerim?
    Hayatının kısa film akropollerinde hiç mi karem yok?
    Senaryoda figüran olarak ölmek istemiyorum.. Al beni gözlerine…

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    01-06-2008
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    7 yaşındaki sünnetçi!


    1964 yılının ılık bir nisan günü, dişçi koltuğundan fırlayan genç adam, "Buldum, buldum!" diye haykırdı.

    Az önce yirmilik dişini çektirmişti.

    Diş Doktoru Tuncer Altuğ, kerpeteninin ucunda genç adamın kanlı dişini tutuyor ve şaşkın şaşkın ona bakıyordu.

    Kendini, binlerce yıl önce suyun kaldırma gücünü keşfettiği vakit "Evreka! Evreka! (Buldum! Buldum!)" diye bağıran ünlü bilgin Arşimet’e benzeten genç adam, doktora şöyle dedi:

    "Acısız-ağrısız sünnetin nasıl olacağını buldum! Az önce sen dişimi çektin, hiç acı duymadım. Sebebi lokal anestezi yapmandı... Peki, lokal anesteziyi neden sünnette de uygulamayalım?"

    İşte, sünnette devrim yaratarak "acısız sünneti" başlatan bu genç, Kemal Özkan’dı.

    * * *

    O yıla kadar sünnet klasik yöntemle yapılıyor ve sünnet edilen çocukların feryatları yeri göğü inletiyordu.

    İstanbul Sağlık Koleji’nden 1956 yılında mezun olan Kemal Özkan, anesteziyi ilk defa 10 yaşındaki bir çocukta denedi ve ona küçük dozlarla Novakain zerk etti. Sonuç mükemmeldi.

    O günden beri yurtiçinde ve yurtdışında, Avustralya’dan Almanya ve Amerika’ya kadar her yerde, 1 günlük bebekten 85 yaşındaki adama kadar 118 binin üzerinde sünnet yapan Kemal Özkan şimdi bazı televizyonlarda ve yazılı basında olur olmaz kişilerin saçma sözlerine ve halkı kandırmalarına üzülüyor "Bilen de konuşuyor, bilmeyen de...

    Halkımız yanlış yönlendiriliyor" diyerek şunları söylüyor:

    "Sünnet, basit bir işlem gibi görünse de ciddiye alınması gereken bir operasyondur.

    9 aylığa kadar bebekler ve 5 ile 10 yaş arasındaki çocuklar için en uygun zamandır. 1 ile 5 yaşları arasındaki çocukları, aileleri istese de sünnet etmem.

    Çünkü bu yaş aralığındaki çocuklarda sünnet, psikolojik sorunlara ve zararlara yol açabilir.

    Ben, geride bıraktığım 45 meslek yılını 118 bin hatasız sünnetle tamamladım.

    Sünnet, milattan 3 bin yıl önce de vardı, bugün de var, yarın da var olacak.

    Önemli olan hatasız yapılmasıdır.

    Yeni doğmuş bebekleri ücretsiz muayene ederek sünnetle ilgili sorunlar için ailelere kesin ve doğru yolu gösteriyoruz.

    Beyin ameliyatlarında kullanılan, her cerrahın bisturi (ustura) kadar kullandığı Elektrokoker’de ehliyetsiz ve bilinçsiz kişilerin yanlış uygulamaları, gereksiz tartışmalara yol açıyor.

    Akla hayale gelmeyen karalamalarla gerçekleri çarpıtıp teknolojiyi inkár edenler oluyor.

    'Hadım olur, eşcinsel olur, kısır kalır’ gibi ipe sapa gelmeyen bilimsel gerçeklerden uzak yaklaşımlar inanın beni kahrediyor.

    Bugünlerde Avrupa Birliği tarafından sünnete standart getirileceği söylentileriyle Kemal Özkan’ı baltalama hayalleri kuruluyor.

    Oysa bilimsel standartları uyguladığım için, Almanya Sağlık Bakanlığı’nın verdiği "sünnetçilik yetkisi"ne sahip 'ilk ve tek Türk sağlık görevlisi’ benim ve süresiz oturma-çalışma iznine sahibim.

    1973 doğumlu büyük oğlum Murat Özkan bugün çok usta bir sünnetçidir ve ilk sünnetini 1980 yılında henüz 7 yaşında bir çocuk iken yaparak dünyada bir ilke imza atmıştır.

    Murat, kendisinden bir buçuk yaş küçük olan kardeşi Levend Özkan’ı başarıyla sünnet etmiştir.

    1974 doğumlu küçük oğlum Dr. Levend Özkan bugün saygın bir üniversitede üroloji uzmanı olarak böbrek nakliyle uğraşmaktadır.

    Türkiye’de her yıl 1 milyon 200 binin üzerinde erkek çocuk dünyaya geliyor.

    Geniş bir pazar olan sünnetçilikte herkese yeterince iş var.

    Tüm sünnetçiler bilim ve teknolojinin yolundan şaşmasın.

    Bilgisizce yapılan hatalar çocuklarda hayatları boyunca onarılmaz büyük zararlara yol açabiliyor!"
    7 yaşındaki sünnetçi! - Rahmi TURAN - Hürriyet
    5 yaşını doldurmasını beklemek lazım sanırım

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •