• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
31 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    Hz. Muhammed'in Hitap Ettiği Ayetler

    turan dursunun sıtesınden alıntıladım bunu anlamadım acıkcası bı sız bakın yorumunu yapın.
    Kuran, İslam inancına göre Allahın sözü kabul edilir. İslam inancına göre Allah, Cebrail adlı bir melek vasıtasıyla kendi sözlerini Muhammed'e iletir. Muhammed ise vahiy katipleri adı verilen kişilere "tanrı" vahiylerini yazdırtır.

    Kuran'ın geneli incelendiğinde hitap dilinin "ben" veya "biz" zamiri olduğu göze çarpar. Oysa Kuran eğer tanrı sözü ise sürekli "ben" zamiri kullanılmalıydı. Örneğin ....yaptık şeklinde cümleler değil de ....yaptım şeklinde cümleler kurulmalıydı. "Biz" zamirinin kullanılması tanrının tekliği ve güçlülüğü, her şeye yeterliği, konusunda şüpheler uyandırmaktadır. Çünkü her ne kadar "biz" denilerek tanrının kendisiyle birlikte melekleri de kastettiği iddia edilse de "Melekler olmasa tanrı bunları yapamaz mıydı? Neden meleklere ihtiyaç duydu?" gibi sorular yanıtsız kalmakta, pek çok konuda olduğu gibi bu sorunun yanıtı da "tanrının takdiri" ne bırakılmaktadır.

    Aslında bu makaledeki esas konumuz yukarıda ele alınandan çok daha düşündürücü: Muhammedin ağzından çıkan ayetler!

    11. Hud Suresi, 2. ayet:

    "Bu Kitap Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."

    Açık şekilde görülmektedir ki bu ayette konuşan Muhammeddir. Bir gaf yaparak ayeti kendi dilinden yazdırtmıştır. Bu gafı farkeden ama örtmeye çalışan kimi mealciler (Kuran'ı Türkçeye çeviren yazarlar), ayetin orijinalinde bulunmayan "de ki" sözcüğünü meale parantez içinde monte etmektedirler. Sitemizde de bulunan bir Kuran mealinde (İslami bir siteden alınmıştır) meal şu şekilde geçmektedir:

    (De ki: Bu Kitap) "Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için (indirildi). Şüphesiz ki ben, onun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.

    Kuran meali kitaplarında parantez içinde yazılan kelimeler, "Bu sözcükler Kuranın orijinalinde yok ama biz siz daha iyi anlayasınız diye bunu yazdık" anlamına gelmektedir. Yukarıdaki mealde de ayetteki çarpıklık örtülmek istenerek orijinalde bulunmayan "de ki" sözcüğü parantez içinde eklenmiştir.

    Toplam yedi ayetten ibaret olan Fatiha Suresi' de aynı mahiyettedir:

    1. Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla.
    2. Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
    3. O, rahmândır ve rahîmdir.
    4. Ceza gününün mâlikidir.
    5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
    6. Bize doğru yolu göster.
    7. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

    Gene pek açık görülmektedir ki ayetler Allahın dilinden yazılmamıştır. Allah, siz bana böyle dua edin de dememiştir. Fatiha Suresi'nde konuşan kişi belli ki bir insandır. O halde hitapda gaf yapılarak açık verilmiştir.

    Benzeri durum Zariyat Suresi' nin 50. ve 51. ayetlerinde de söz konusudur:

    50-"O halde hemen Allah'a kaçın; haberiniz olsun ki, ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.
    51-Allah'la beraber başka bir tanrı uydurmayın; haberiniz olsun ki ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.

    Pek açıktır ki bu Kuran ayetlerinde konuşan Allah değil Muhammedin kendisidir.

    Peki o dönemlerde bunları farkedenler yok muydu? Neden Muhammed'e inandılar?

    Birincisi o dönemde okuma-yazma oranı o kadar düşüktü ki bu ayetleri inceleyeyebilecek insan sayısı çok azdı.

    İkincisi, bu ve benzeri çarpıklıkları farkedip dile getirilenler kafirlikle, münafıklıkla, zındıklıkla suçlanıp aşağılanıyordu. Hatta Muhammedi sadece eleştirmekle kalan şair Ka'b Bin Eşref gibiler bile bunu canları ile ödemiştir. Dolayısıyla gerçeği söylemek çok tehlikeliydi.

    Üçüncüsü, toplumsal statüsü iyi olan muhalifler "kalpleri İslama ısındırılmak" adına rüşvet verilerek susturuluyordu

    Turan Dursun Sitesi » Content » hitap »
    ............
    imza

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    Hud Suresi, 2. ayette, birinci ayet olan “Elif, lam, ra! Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından muhkem kılınıp sonra da ayetleri açıklanmış bir kitaptır” ayetinden sonra, şüphesiz ki ben O’nun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcıyım ve müjdeleyiciyim” ayetinde, konuşanın peygamberimiz olarak görülmesi iki türlü izah edilebilir:

    1. Bir ayette Kur’an’da pek çok ayetin başında takdiren bulunan kul (de ki) ifadesi takdiri olarak vardır. Örneğin, Fatiha suresine başlarken okuduğumuz, bismillahirrahmanirrahim ve elhamdulillah ifadelerinin başında da bu ifade (kul/ de ki) takdiridir. Çünkü bu ifadelerde de zahiren peygamberimiz konuşuyor gibidir. Hakikatte ise konuşan Yüce Allah olduğu için bu ifade benzer ayetlerde –bir üslup özelliği olarak- takdiren (gizli olarak) bulunmaktadır.

    2. Bu durum Kur’an’ın çok renkli, insanı bıktırmayan mucizeli üslup özelliklerindendir. Kur’an insanların alışageldikleri belli bir üslubu takip etmiyor. Olayları farklı zaman kipleriyle, kişileri farklı kiplerle anlatıyor. Örneğin Yüce Allah kendinden bahsederken bazen “Allah”, “Rahman” gibi isimlerini kullanırken bazen zamirlerle “ben”, bazen “o”, bazen de mühim hadise ve kıyamet gibi inkılaplara gücünün yeteceğini ifade etmek için azamet ifadesi olarak “biz” zamirini kullanıyor. Ayetlerin öncesi ve sonrasına (siyak-sibak), konuya (makam) göre bazen gayb (III. Tekil şahıs) bazen muhatap kipiyle konuşulur. Örneğin Fatiha suresinin ilk ayetlerinde gayb kipiyle Allah övüldükten sonra iyyake ifadesiyle birden muhatap kipine geçilir. Medhettiği Yüce Allah adeta karşısındaymış gibi, ihsan makamındaki bir kimse gibi, O’na yalvarıp dua edilir.

    Yine, Kur’an’da kıyamet sahneleri anlatılırken çoğu kere cennet veya cehennemde yaşanacak bir durum, geçmiş zaman kipiyle ifade edilerek kesinliğine vurgu yapılır. Edebiyatta iltifat sanatı olarak isimlendirilen bu durumun Kur’an’daki örnekleri pek çoktur. Kur’an’dan bahseden bir ayette “O kerim bir elçinin sözüdür” ifadesinde Kur’an’ın kerim elçiye (Cebrail’e) nisbet edilmesi de bu konuda bir örnektir. Çünkü ayette Kur’an’ı kerimin elçiye nisbet edilmesi ona ait bir söz olduğu için değil, Kur’an’ın güvenilir bir yolla Peygamberimize ulaştırıldığını ifade etmek içindir.

    İşte Hud suresi 2. ayette de Kur’an’ın bu çok zengin üslup özelliğinin bir yansıması olarak, “sen onlara gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyicisin” ifadesi yerine muhataplar dikkate alınarak, “ben size gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim” ifadesi kullanılmıştır.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    yüzyıllardır arap edebiyatçılarının kusur bulamadığı Kur'an'da Turan Dursun'un edebi bir kusur bulmuş olması ! takdire şayandır Sanattarihçi arkadaşım.

    benim yorumum bu.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  4. #4
    I-131 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-05-2008
    Mesajlar
    27
    Karizma Gücü
    0
    Allah ismiyle işaret edileni kendi özünde aramayıp uzak bir galaksinin tanrısı gibi düşünürsen elbette böyle kafanın karışması çok normaldir. Sanırsın ki konuşan Hz. Muhammed ! Allah yukardan cebraail isimli kanatlı meleğini yolluyor, postacısı Muhammed ' de insanlara onun mesajını iletiyor !? İşte birçoklarının hayalinde tasavvur ettiği din bu maalesef ! Oysa insana şah damarından yakın olan Allah, insanın evlilik hayatınada karışır, insanın yemesine içmesinede karışır, cinselliğinede karışır vs..

  5. #5
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,061
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    SANATTARİH&#199;İ Ateist İslam d&#252;şmanı sitelerden alıp alıp Din böl&#252;m&#252;n&#252; kirletmeyin varsa kendi öz d&#252;ş&#252;nceniz paylaşınız yeterince islam d&#252;şmanı mevcut forumda
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  6. #6
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı coge1978 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    SANATTARİHÇİ Ateist İslam düşmanı sitelerden alıp alıp Din bölümünü kirletmeyin varsa kendi öz düşünceniz paylaşınız yeterince islam düşmanı mevcut forumda
    bılen varsa acıklasın dıye koydum bu konuyu anlamadım acıkcası burda turan dursun ne demek ıstıyor kelıme hatasımıdır bu ?
    ............
    imza

  7. #7
    Neurotomy adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-04-2008
    Mesajlar
    406
    Karizma Gücü
    0
    sanattarihçi al cevapların burda
    TURAN DURSUNA CEVAPLAR
    Sen İyi Olursan Herkes İyi Olur

  8. #8
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı SANATTARİHÇİ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bılen varsa acıklasın dıye koydum bu konuyu anlamadım acıkcası burda turan dursun ne demek ıstıyor kelıme hatasımıdır bu ?
    Sevgili Sanat tarihci;
    Dinde Kanun koyucu olarak İki unsur vardır Allah ve onun Rasulü Peygamber. Turan Dursun gibi Tagutlar aslında dindeki bu olguyu iyi bilmelerine rağmen sanki Kuran'daki " Biz" ifadesinin bir karmaşaymış gibi göstermeleri yeni bir şey değildir. Unutulmamalıdır ki Kuran ayetleri aynı zamanda peygamber içinde uyuşması gereken birer emirdir. allah(cc) ilgili ayette peygamberine kullarını hidayete nasıl çağıracağını duyurmuştur. Peygamberimizin ders aldığı daha bir çok ayetler mevcuttur. Bu konudaki anlam cidden karmaşık bir durum değildir. Allah'ın rasulü kendisine verilen emrin uygulamasını göstermekle mükelleftir. Allah(cc) emri veren, Rasul bu emrin nasıl uygulanacağını tarif edendir. İnanın bu ayetlerninsanlar için birer aydnlık müfdedir. Ama işte kimi görecek kimi reddedecek insanın nefsi bunu belki komedi gibi görecek ama her işin hesap günü var kardeşim. Allah insana " Sana verdiğim ömür müddeditini nasıl kullandın" diye sorduğunda umarım verebilecek bir cevabınız vardır
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  9. #9
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sevgili Sanat tarihci;
    Dinde Kanun koyucu olarak İki unsur vardır Allah ve onun Rasulü Peygamber. Turan Dursun gibi Tagutlar aslında dindeki bu olguyu iyi bilmelerine rağmen sanki Kuran'daki " Biz" ifadesinin bir karmaşaymış gibi göstermeleri yeni bir şey değildir. Unutulmamalıdır ki Kuran ayetleri aynı zamanda peygamber içinde uyuşması gereken birer emirdir. allah(cc) ilgili ayette peygamberine kullarını hidayete nasıl çağıracağını duyurmuştur. Peygamberimizin ders aldığı daha bir çok ayetler mevcuttur. Bu konudaki anlam cidden karmaşık bir durum değildir. Allah'ın rasulü kendisine verilen emrin uygulamasını göstermekle mükelleftir. Allah(cc) emri veren, Rasul bu emrin nasıl uygulanacağını tarif edendir. İnanın bu ayetlerninsanlar için birer aydnlık müfdedir. Ama işte kimi görecek kimi reddedecek insanın nefsi bunu belki komedi gibi görecek ama her işin hesap günü var kardeşim. Allah insana " Sana verdiğim ömür müddeditini nasıl kullandın" diye sorduğunda umarım verebilecek bir cevabınız vardırHAMZA...
    merak etme hamza kardeşım ılk önce benım allaha sorum olucak eger dedıgınız gıbı ahıret dunyası olursa ama .sordugun sorunun cevabını hıc cekınmeden anlatabılırım söylerım ve vıcdanım da cok rahat bu konuda
    ............
    imza

  10. #10
    Neurotomy adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-04-2008
    Mesajlar
    406
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı SANATTARİHÇİ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    merak etme hamza kardeşım ılk önce benım allaha sorum olucak eger dedıgınız gıbı ahıret dunyası olursa ama .sordugun sorunun cevabını hıc cekınmeden anlatabılırım söylerım ve vıcdanım da cok rahat bu konuda
    hiç araştırmadan direk saldırıyorsun gibime geliyor

    bir kere hesap gününde konuşmana izin verilecekmi sanıyorsun? ellerin ve ayakların ne yaptığını söyliyecek zaten

    senin soracağın şumu olacak ? yarabbi beni neden imanlı yapmadın eğer bu olacaksa şu anda fırsat elinde ama sen ne yapıyorsun inkar ve küfürde ısrar ediyorsun

    hadi bırak inadı iman et,iman edersen herşeyi daha iyi anlayacaksın,böyle yaparsan kalbin mühürlenir gökten melekde inse yanına iman edemezsin
    Sen İyi Olursan Herkes İyi Olur

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •