Siyasî istikrar ve sıkı para politikası sayesinde tek haneli rakamlara inen enflasyon, iki senedir belirlenen hedefleri aşıyor.
Merkez Bankası, bu yıl için ilan edilen yüzde 4'lük hedefin gerçekleşmeyeceğini açıkladı, yeni tahmin 9,3. Yaşanan sapmayı gıda ve enerji fiyatlarındaki yükselişe bağlayan Başkan Durmuş Yılmaz, hükümetle Uluslararası Para Fonu'na da mektup göndererek hedefi tutturamama sebeplerini anlattı. Dün 'Enflasyon Raporu' tanıtım toplantısı düzenleyen Yılmaz, Avrupa Birliği sürecini çapa olarak gördüklerini söyledi. Ekonomideki dayanıklılığın korunması için malî disiplin ve yapısal reformların büyük önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, "Bu çerçevede, AB'ye uyum ve yakınsama sürecinin devam etmesi ve programda öngörülen düzenlemelerin hayata geçirilmesi konusundaki çabaların sürekliliği önemini korumaktadır." dedi. Merkez Bankası Başkanı, "İktidar partisine açılan kapatma davasının ekonomiye etkileri nelerdir?" sorusuna ise şu karşılığı verdi: "Belirsizlik unsuru ekonomik faaliyetleri etkiliyor. Türkiye'nin risk primi 1 yıl öncesine göre bugün nerede!"
Durmuş Yılmaz orta vadede yüzde 4 hedefine yaklaşmanın 2 yıldan daha uzun bir süre alabileceğini söyledi. Yılmaz, "Ancak bu durum, Merkez Bankası'nın daha gevşek bir politika izleyeceği anlamına gelmemelidir.'' dedi. Merkez Bankası, yılın ilk çeyreğinde yıllık yüzde 9,15 olarak gerçekleşen tüketici fiyatları (TÜFE) artışının, yüzde 9,1'lik belirsizlik aralığı üst sınırını aşması sebebiyle, hükümet ve Uluslararası Para Fonu (IMF)'na mektup gönderdi. 14 sayfalık mektupta, enflasyonun hedeflenen patikadan belirgin olarak sapma nedenleri anlatıldı. Mektupta hedeften sapılmasının en belirgin gerekçeleri olarak, gıda ve enerji fiyatlarındaki yükseliş sıralandı.![]()
Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, enflasyonun yüzde 70 olasılıkla 2009 yılı sonunda, orta noktası yüzde 6,7 olmak üzere, yüzde 4,9 ile 8,5 arasında gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini açıkladı. Gıda fiyatlarında kademeli bir düzelme olacağı varsayımına göre, enflasyonunun 2010 yılı sonunda yüzde 4,9 düzeyine, 2011'in ortalarında ise yüzde 4 seviyesine düşmesinin beklendiğini kaydetti. Toplantıda gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Yılmaz, hedefin revize edilip edilmeyeceğine yönelik soruya şu cevabı verdi: "İki yıl üst üste hedefi tuttaramadık. Bizim gibi tutturmayan merkez bankaları da var. Dünyada enflasyon yükseliş trendine girdi, bu hayatın bir gerçeği. Bugün itibarıyla bir kredibilite açığımız var." 2008 yıl sonu gıda fiyat enflasyon varsayımını yüzde 13'e yükselttiklerini aktaran Yılmaz, bu değişikliğin 2008 enflasyon tahminini yaklaşık 1,2 puan artıcağını söyledi. Enflasyonun kanunsuz bir vergi olduğunu dile getiren Yılmaz, "Bu kanunsuz, temsilsiz vergiyi yok etmek... Orta vadede herkese iş ve aş sağlayacak bir ortam için çalışıyoruz." dedi.
Toplantı sonrası gazetecilerle sohbet eden Durmuş Yılmaz, Merkez Bankası başkan yardımcılığı koltuğundan birinin boş olduğunun hatırlatılması üzerine, "Eli kulağında, çok kısa süre daha bekleyin. Konuya ilişkin açıklama yapılacak." şeklinde konuştu. Yılmaz, atamaya ilişkin ismin ilgili bakanlığa gönderildiğini bildirdi. Yılmaz, bir gazetecinin "Sizi televizyonda izleyen vatandaşlar enflasyona ilişkin açıklamanızdan sonra 'eyvah' desinler mi?" şeklindeki bir soruya ise "Benim bildiklerimi bilseler 'eyvah' demezlerdi." cevabını verdi.
Toplantıda Avrupa Birliği sürecine değinen Merkez Bankası Başkanı, AB'yi çapa olarak gördüklerini söyledi. Ekonomideki dayanıklılığın korunması için mali disiplin ve yapısal reformların devamlılığının kritik önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, "Bu çerçevede, AB'ye uyum ve yakınsama sürecinin devam etmesi ve programda öngörülen yapısal reformların hayata geçirilmesi konusundaki çabaların sürekliliği önemini korumaktadır." diye konuştu. Başkan Durmuş Yılmaz, IMF ile ilgili yeni yol haritasının sorulması üzerine şu değerlendirmeyi yaptı: "Program ne olursa olsun önemli olan Türkiye'nin yaptığı. Biz işlerimizi doğru yaptığımız sürece, bugüne kadar yapageldiklerimizi daha da ileriye götürdüğümüz sürece, mali disiplin, para politikası ve makro istikrarda ben bir problem görmüyorum. Ancak uluslararası camiaya bugüne kadar yapılanların yapıldığı ve yapılacağı konusunda bir yeşil ışık yakması açısından, IMF ile bir şekilde parasız bir anlaşmanın sürdürülmesinin doğru olacağını düşünüyorum."
Kapatma davası belirsizlik unsuru
Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmanın ardından AK Parti'ye açılan kapatma davası Türkiye'nin risk primini de yükseltti. Ülkenin içinde bulunduğu durumun hem yurtiçinde hem de yurtdışında finansman sorunu ortaya çıkardığını aktaran Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, "İktidar partisine açılan kapatma davasının ekonomiye olan etkileri nelerdir?" sorusuna şöyle cevap verdi: "Bunlar hayatın gerçeği. Belirsizlik unsuru ekonomik faaliyetleri etkiliyor. Türkiye'nin risk primi 1 yıl öncesine göre bugün nerede! Bunun araştırmasını yapmak kolay değil. Bugün itibarıyla iktidar partisine açılan kapatma davasına ilişkin elimizde bir veri yok. Bu bir belirsizliktir. Ekonomik aktiviteler boşlukta cereyan etmiyor." Yılmaz, gazetecilerin kapatma davası sonrasında sermaye piyasalarından çıkan paranın ne kadar olduğunu sormaları üzerine "Sermaye çıkışının ardından, son birkaç gündür sermaye girişi oldu." cevabını verdi. Türkiye'nin içeriden de kaynaklanan sıkıntılı bir dönemden geçtiğine değinen Yılmaz, reel sektör ve vatandaşa "Uzun vadeli çıkarlarımızı kısa vadeli çıkarlarımıza tercih etmeyelim." dedi.
Kontrollü faiz artırımına gidilecek
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Para Politikası Kurulu'nun, 2007 yılının ikinci ve üçüncü çeyreğinde temel enflasyon göstergelerinde gözlenen iyileşmeyle birlikte 2007 Eylül ayında ölçülü faiz indirimine başladığını belirterek, Eylül 2007-Şubat 2008 arasında kısa vadeli faizlerin toplam 225 baz puan indirildiğini kaydetti. Gıda ve enerji fiyatlarındaki artışlar ve küresel ekonomiye ilişkin belirsizliklerin devam etmesinin enflasyon göstergelerini bozmasının ardından kurulun mart ayından itibaren faiz indirim sürecine ara verdiğine dikkat çeken Yılmaz, nisan ayı toplantısından sonra gerektiği takdirde faiz artırımına gidebileceğinin işaret edildiğini söyledi. Yılmaz, "Yüzde 9,3'lük enflasyon tahmini kontrollü faiz artırımı dahilinde mi yapıldı?" şeklindeki bir soruya ise "Evet." cevabını verdi. Merkez Bankası'nın hedefine ulaşmak için gerektiğinde faiz artırımına gideceğine işaret etti.
Ercan Baysal, Ankara
Ercan Baysal 01 Mayıs 2008, Perşembe
ZAMAN GAZETESİ [İnternetin İlk Türk Gazetesi] *-*Enerji ve gıdadaki zamlar enflasyonla mücadeleyi zora soktu
valla cok dogru bı yazı


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı Yaparak Cevapla