GÜNÜN GAZI:
Polise verilen gazla biber gazı buluştu, günün gazını oluşturdu. Cerrah’tan ‘çıkarmayın’ gazını alan polis, biber gazına sarıldı. İşçilerin üzerine verdi gazı, verdi gazı… Sonuçta ortaya ağlatan bu görüntüler çıktı!
GÜNÜN SALAKLIĞI:
Günün salaklığı da yine bu ikilinin başının altından çıktı. Polis önce işçiye biber gazı sıktı ama hedef şaştı. Yoldan geçenleri hastanelik oldu. Koşarak onları hastaneye yetiştirdi. Ama talihsizlik (!) peşini bırakmıyordu. Elindeki biber gazını düşürüverdi. Artık acil servisin halini siz düşünün!
GÜNÜN KÖTÜ HABERİ:
Günün kötü haberinin sebebi de biber gazıydı. DİSK binasına sıkılan gazdan etkilenerek nefes almaktan zorlanan CHP milletvekili Mehmet Ali Özpolat kalp spazmı geçirdi. CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü de polisin kullandığı biber gazının Cenevre Konvansiyonu’na göre, savaşlarda kullanılmasının bile yasak olduğunu söyledi.
GÜNÜN HİÇBİR ŞEYDEN HABERSİZLERİ:
Onların az ötelerinde kopan kıyametten haberleri yoktu. Bir ara alışveriş merkezinin tenhalığından kıllanmışlardı ama “hafta içi, herhalde o yüzden” diye bahaneyi hemen bulmuşlardı. Kimi market alışverişi yaptı, kimi üstüne başına bir şeyler aldı. İşleri bitip de kapıya çıkınca bambaşka bir dünyayla karşılaştılar. Polis ile çatışan grup arasında kalmışlardı. Polis onlara da verdi gazı, sıktı suyu… Sonra ‘pardon’ deyip evlerine yolladı…
GÜNÜN ŞAŞKINLARI:
Tabii ki turistlerdi. İstanbul’a gelmek için seçe seçe 1 Mayıs’ı seçmişlerdi. Üstelik otelleri de Taksim’deydi. İstanbul’u hiç böyle hayal etmemişlerdi. Evet, İstanbul’un kalabalık bir şehir olduğunu duymuşlardı ama sadece polislerin yaşadığını bilmiyorlardı. Sahi bu insanlar neredeydi?
GÜNÜN İNATÇISI
Kime niyet kime kısmet diye buna denir. İşçi vazgeçti, sendikalar geri çekildi ama o inat etti Taksim’e çıktı. DSP lideri Zeki Sezer Taksim’e girerek ‘Günün inatçısı’ ünvanını almaya hak kazandı. Aceleyle geldiği için yanında çelenk de getirememişti ama o yine de Atatürk Anıtı’nın yanına kadar gitmeyi başardı…
GÜNÜN EHLİ KEYİFLERİ:
Bugün onlardan rahatı yoktu. Taksim’i korumakla görevlendirilmişlerdi. Ama değil işçi, esnaf ya da vatandaş bile Taksim’e gelmediği için tüm gün ense yaptılar. Kuşları seyrettiler, sohbet ettiler, turistleri izlediler. Fonda ise Taksim’in aşağılarından gelen ‘orantılı güç’ün sesleri vardı…
GÜNÜN GAFI:
Günün tek gafı vardı. O da İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’tan geldi. Hastaneler biber gazı yiyenlerle doldu taştı. Bir vekil kalp spazmı geçirdi. Bir genç plastik kurşunla yaralandı. İşçiler tazyikli suya maruz bırakıldı. Üstelik tüm bu görüntüler canlı canlı televizyon ekranlarından seyredildi. Cerrah da bu sırada Taksim’i denetlemeye çıkmıştı. Günün gafına da orada imza attı: İstanbul’da olumsuz bir durum yaşanmamıştır…
GÜNÜN KAYBEDENİ:
Tabii ki işçiler oldu. Bu yıl Hükümet tarafından adı “Emek ve Dayanışma” günü olarak değiştirilen 1 Mayıs Bayramı işçinin burnundan geldi. Bugün ‘emek’ Taksim’e sokulmasın diye büyük bir ‘dayanışma’ vardı. Taksim’e gitme hayali kuran emekçiler, Çağlayan’daki kutlamalardan da oldu. Biber gazı yedi, tazyikli suyla itildi… Bir kez daha Taksim’e çıkamadan evine döndü…
http://galeri.internethaber.com/imag...ry/1175/10.jpg
Bunlarda 1 Mayıstan estanteneler..
Biraz sakin geçmiş gibi görünüyor diğer yıllara nazaran..


LinkBack URL
About LinkBacks










Alıntı Yaparak Cevapla





