Bu yazı Hakan Büyükdere’nin “Özür Dilerim Anne” adlı kitabından.
“6 yaşımda kaybettiğim biricik anneciğime” şeklinde bir ithafla yazılmış
Haberin varmı biliyormusun Anne ?
Sen aramızdan ayrıldıktan sonra, ne çok değişiklik oldu,
Beşiğimi salladığın tatlı vuvamızda.
“Ben ölürsem sana ne olacak” diye ağladığın,
Bahçesinde kaç defa düşüp de bacağımı incittiğim,
Çiçeklerini suladığım,
Kuşlara yem verdiğim o çardaklı evimizi sattık.
Ve ardından Pamuk Dedemin içinde yaşadığı,
İlk güldüğüm ve ilk ağladığım yer.
Her sokağında bir hatıram olan,
Deresinde yüzdüğüm, balıklarıyla oynaştığım,
Gecelerinde masal dinlediğim,
Bahçelerinden meyvelerini yediğim köyümüzü terk ettik.
Babam yasını fazla tutmadı anne.
Yeşil gözlü, genç bir kadın geldi evimize.
Yeni annemmiş güya,
İnsanın bir annesi olur, değil mi anne?
Yalnızlık…
Sadece mezarda olmazmış, Anne.
Bir görsen ben şimdi neler yapıyorum.
Banyomu bile kendim yapıyorum.
Gözüme sabun kaçıyor bazen ama,
Kızıyorlar diye ağlamıyorum.
Elbiselerimi kendim giyiyor,
Düğmelerimi kendim dikiyorum.
Senin öğrettiğin duaları çoktan unuttum Anne
Artık dualarımı gözyaşlarımla yapıyorum.
En çok ne istiyorum Allah’tan biliyormusun Anne ?
Büyümek !
Yaşamadan çocukluğumu.
Şöyle güçlü kollarım olsun istiyorum,
Birde minnacık bir evim.
Parmaklarımın üzerine basmadan yürüyebileceğim,
Titremeden konuşacağım,
Korkusuz gülebileceğim bir evim.
Mezarından kalkıp gelsen,
Babamı tanıyamazdın Anne.
İş dönüşü akşamları öpmez oldu gözlerimden.
Söz verdiği o bisikleti bile almadı, sen ölünce.
Sünnet düğünü de yapmadı babam,
Ersin’in düğününde oluverdim sessizce
Kol saatim; işte o günden hediye.
Şimdi ne mi yapıyorum Anne.
Yatılı sınavını kazandım, parasız okuyorum.
Umutla bakıyorum artık yarınlara.
Ve büyük bir adam olduğumda Anne,
İlk maaşımla bisiklet alacağım bir öksüze…


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla









