çocuksu bir hikayeye ortak bir konu olmuştuk
bahçelerin de yürürken sessiz adımlarla ince narin papatyalara kıyamayaşımdandı bu yakınmalar.
neyin hesabını veriyorum yüreğimde sızım sızım sızlarken dizeler bir bir döküldü önüme ;
bir kaç yağmur damlasına hasret papatya
bir yandan güneşe özlemli
ama bakıyor onu vareden şey ise toprak, ondan koparılmak değilmi bu hazin son ?
rengini aldığı herşeye ihanetmiydi ağlaması
yoksa tarifsiz bir acımıydı anlatamadıkları
bırak,ağlasın...
herşeye rağmen ağlamak güzeldir,herşeye rağmen ağlamak acıdır.
herşey senin içinde bir duygu yoğunluğuysa bırak o herşey akıp gitsin gözlerinden.sen o herşeyin hesabını tutamadın ne de olsa defterinde.
oysa o nefret bile edemedi,yoktu öyle bir hissi nefret edecek olsa ona ihanet eden ellere nefret ederdi.
kendini benliğinden ayıracak olanlara kin kusardı.
ama yapamadı...
belki bir yerler de iyi birşeyler oluyordur
iyilerin gerçekten kıymeti biliniyordur....
gün gelecek solacak gidecek,ha başkası koparmış ha solmuş gitmiş,değil işte;
solacak,ama kendi toprağında kendi varlığıyla solacak...
kendi kendine solacak...
bir başkasının ellerin de değil.
sözcükler biterken başımı kaldırdım,yüzüme düşen bir kaç damla gülümsememe sebep oldu,kopartamadığım papatyamı öptüm ve uzaklaştım sessizce bahçesinden...
umudun güncesi


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla





