uzun uzun inceledim onu
bir sigara alırdı önce,yine içecek diye hüzünlenirdim içimden.sonra sağa sola bakınırdı "nerde bu ateş"diye söylendiğinde çaresiz sakladığım çakmağı çıkartırdım ortaya.
yakardı sigarasını sonra gözlerimin içine bakardı,ben de dumanlara bakardım.tek ortak zevkimizdi belki sigara içerken dumanına bakıp "şimdi şu kafamızdakiler de dağılıp gitse" diye gülümsemek.
etrafındaki insanlara oranla daha iyi tanıdım onu..kolay değil yıllarımız birlikte söndü onunla,hayallerimiz gibi.
sadece gözlerine bakarken bile ne demek istediğimizi anlayabiliyoruz artık,o derece
bizimki artık bambaşka birşeydi.onca kahkahaların arasında göz göze geldiğimizde anlardım içindeki yarasını.biliyordum,dışarıdan gülse bile içinden ağlıyordu hıçkıra hıçkıra.
küçücük hatıraların gölgesinde,sığındığı korkularından bambaşka birşey vardı unutamadığı
"şu merette yalnız gitmiyor"dediğinde kahveleri hazırlar koyardım önüne,"içimimi okuyorsun"diye gülümsediğinde buğulanırdı yine o gözler.
sonbaharı yaşayan,gülümsediğinde bile buğulu kalan gözleri,gözlerimiz...
çoğu zaman benim diyeceklerimi bana söyleyen,ne yapacağımı benden iyi bilen.
bu yazının sonu yok,bu yazının bir öznesi yok.
çünkü sana yakıştırılacak bir sıfat olmadı henüz canımdan parçam diyebilsem,anca yetecek biliyorum.tek umudum duan kabul olsun![]()
umudun güncesi


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı Yaparak Cevapla




