Muhyiddin-i Arabî, büyük bir İslâm âlimi ve mutasavvıfıdır. Bedüzzaman’ın ifadesiyle “ulûm-i İslâmiyenin bir mucizesi”dir.
Muhyiddin-i Arabî’nin şahsiyeti ve eserleri hakkında Üstat Bediüzzaman’ın Lem’alar isimli eserinde yaptığı değerlendirmeyi özetleyerek verirsek, mesele büyük ölçüde anlaşılacaktır.
Muhyiddin-i Arabî’nin kendisi hâdî ve makbuldür. Doğru yoldadır, imanı makbul bir insandır. Fakat her kitabında mühdî ve mürşit olamıyor. Her kitabında gerçeğe ulaştırıcı ve hakikati gösterici değildir. İslâmî ve imanî hakikatlerde çok zaman ölçüsüz gittiğinden Ehl-i Sünnet ve Cemaatin kaidelerine muhalif hareket ediyor. Bazı sözleri de zahirî mânâsıyla dalâleti, küfrü ifade ediyor. Fakat kendisi dalâlet ve küfürden uzaktır, mü’mindir,muvahhiddir.
“Çünkü bazen söz küfür olarak görünür, fakat sahibi kâfir olamaz.”
Daha sonra Said Nursî, Muhyiddin-i Arabî’nin eserleri ve onların okunması hususunda bir sözünü naklederek nasıl hareket edilmesini açıklar.Muhyiddin-i Arabî’nin sözü şöyle:
“Bizden olmayan ve makamımızı bilmeyen, kitaplarımızı okumasın; zarar görür. Evet, bu zamanda Muhyiddin’in kitapları, hususan vahdetü’l-vücuda dair meseleleri okumak zararlıdır.”1
Bu ifadelerden açıkça anlaşılan mânâ şudur:
Muhyiddin-i Arabî’nin kendisi mü’mindir ve imanı tamdır. Fakat bazı sözleri zahirî mânâsıyla küfrü gerektirebilir; ancak te’vile muhtaç olduğundan gerçek mânâ-sını anlamak güçtür. Bunun için kitaplarının okunmaması daha doğrudur. Çünkü bugün dahi her kitabın, her ilmin, her sahanın belli bir okuyucu kitlesi, bir uzmanı vardır. O ilimden ancak o sahada belli bir birikimi ve malûmatı olan kimseler istifade eder. Herkesin ondan faydalanması düşünülemez, zaten bu mümkün de değildir.
Muhyiddin-i Arabî Hazretlerinin kitaplarını da bu açıdan değerlendirmek lâzımdır.Hattâ okuyanlara zararı dokunduğu içindir ki, İbn-i Âbidin’in ifadesine göre bazı Osmanlı padişahları tarafından Muhyiddin-i Arabî’nin kitaplarının okunması yasaklanmıştır. Bu arada merhum İbni Âbidin şu fıkhî hükmü de zikreder:
“Onun Füsusu‘l-Hikem isimli kitabını yaymak, neşretmek haramdır. Çünkü bu kitap küfrü gerektiren birçok mesele ihtiva etmektedir. İslâmın nurunu söndürmek için çalışan Yahudiler tarafından bu kitaba pek çok ilaveler yapılmıştır.”
Gariptir ki, Füsusu‘l-Hikem 1950 öncesinin materyalist Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından tercüme edilerek yayınlanmıştır. Bu arada Şark Klasikleri adı altında bazı kaynaklar tercüme edilmiş, tercümeler esnasında pek çok yanlış yoruma müsait ifadeler kullanılmış, Müslüman halk bu kanalla da inanç ve yaşayış hususunda şüphe ve tereddütlere düşmüştür.
1. Lem'alar, s. 261-262.
Mehmed Paksu Meseleler ve Çözümleri-2
Muyhiyyddin hazretleri gibi bazı alimlerin sözleri bize küfür gibi gelebilir ve ehli sunnete aykırı tavırları olabilir ama asla bu onların haşa kafir oldugunun delili olmaz..tıpkı istanbulun fethi sırasında kerametvari bir tavır ile veli olan ve meczup olan cibali baba gibi bir zatın bizans tarafında bulunması onun kafir olmadıgını gosterdigi gibi...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


