Din istismarı denilen şey nedir?Din nasıl istismar olur?
Bugünlerde sıkça duyduğum kelime Din adına ne yapılmaya çalışılsa DİN İSTİSMARI yla suçlanıyor insanlar Sizce nedir istismar ?
Din istismarı denilen şey nedir?Din nasıl istismar olur?
Bugünlerde sıkça duyduğum kelime Din adına ne yapılmaya çalışılsa DİN İSTİSMARI yla suçlanıyor insanlar Sizce nedir istismar ?
Din İstismarına ilk örnek olarak sizin açık yani normal giyinenlere kafir,kapalı giyinenlere ise mümin diyerek propaganda yapmanızı örnek olarak gösterebiliriz.
Din istismarı İnsanların dini duygularına militanca hitap ederek onları Kendi istediği şekilde kullanma ve harekete geçirme olarak algılayabiliriz.
Din istismarı ,Dini Kullanarak yapılan her şeyi meşrulaştırma sanatıdır. örnek olarak Hüseyin ÜZMEZ'in 14 yaşındaki bir kızla beraber olmasının doğruluğuna dair Dinle ilgili kılıfları gösterebiliriz.
Din İstismarı Ortaçağda Hristiyanların yaptığı gibi İncili sadece Latinceye çevirip kimsenin incilde ne yazdığını bilmeden onları Allah Böyle diyor diye kandırma sanatıdır. Günümüzde de Kur'an ı kafasına göre tercüme edip Kur-anda hiç olmamış şeyleri varmış gibi göstermektedirler.
Din istismarı,Kadınalrın üzerinde egemenlik kurma aracıdır. Kadınları bir hiçe içleri doldurulmaya yarayan nesnelere benzetme sanatıdır.
Din istismarı dini Kullanarak baskı oluşturma ,kendilerinden olmayan herkesi düşman ilan etme aracıdır.
Din istismarı Öbür dünyayı vaat ederek Bu dünyadaki Zenginlikleri yağmalama aracıdır.
Din istismarı halkı terorize ederek Görünür ve görünmez ayrımlar yaratma aracıdır. BAŞINI ÖRTMEYENLER,bizen değildir. oruç tutmayanlar bilmem nedir. ALEVİLER ALLAHSIZDIR. gibi..
Din istismarı insanlığa yapılmış en büyük ihanettir. Kaba bir deyişle İnsanalrı kandırarark Malı götürme sanatıdır.
Din istismarı yapanların Allahıda,kitabıda dinide yoktur.
Din istsimarı alabildiğince Oportunisttir. Dini Kullananaların yaptığı tüm ahlaksızlkaları,iğrençlikleri örtmektir.
DİN İSTİSMARININ SINIRI YOKTUR. BİR CANAVARDIR. HEP DAHA FAZLASINI İSTER, DOYMAK BİLMEZ.KAPANALIM DAHA ÇK KAPANALIM DER..
hangi bir özelliğini anlatıyım.
Din istismarı yapanalr empeRyalizmin kölesidirler. Cesaretleri yoktur...
Din İstismarına ilk örnek olarak sizin açık yani normal giyinenlere kafir,kapalı giyinenlere ise mümin diyerek propaganda yapmanızı örnek olarak gösterebiliriz.
DEMİŞSİNİZ OSTRAKİSMOS
KONULARI DORĞRU DÜRÜST OKUMADIGINIZ İÇİN yanlış anlamışınız tekrara okuyunKONU ADI(peki,siz hiç düşündünüzmü)
Din istismarı ,Dini Kullanarak yapılan her şeyi meşrulaştırma sanatıdır. örnek olarak Hüseyin ÜZMEZ'in 14 yaşındaki bir kızla beraber olmasının doğruluğuna dair Dinle ilgili kılıfları gösterebiliriz.
DEMİŞSİNİZ
Dinde yeri olmayan şeyleri ,Dini kullanarak nasıl meşru olur?bu istismar değil ,KİŞİNİN GÜNAHIDIR
Din İstismarı Ortaçağda Hristiyanların yaptığı gibi İncili sadece Latinceye çevirip kimsenin incilde ne yazdığını bilmeden onları Allah Böyle diyor diye kandırma sanatıdır. Günümüzde de Kur'an ı kafasına göre tercüme edip Kur-anda hiç olmamış şeyleri varmış gibi göstermektedirler
DEMİŞSİNİZ
BU İSTİSMAR DEĞİL kandırmaca olur Ben istismar dan bahsettim Ayrıca Kuranı öğrenmek isteyen açar okur yalan söylediğini anlar
Din istismarı,Kadınalrın üzerinde egemenlik kurma aracıdır. Kadınları bir hiçe içleri doldurulmaya yarayan nesnelere benzetme sanatıdır.
Din istismarı dini Kullanarak baskı oluşturma ,kendilerinden olmayan herkesi düşman ilan etme aracıdır.
Din istismarı Öbür dünyayı vaat ederek Bu dünyadaki Zenginlikleri yağmalama aracıdır.
DEMİŞSİNİZ
Buradad istismar değil kandırmaca var Öğrenmek isteyen okur bulur
Bu mesaj en son " 11.05.08 " tarihinde saat 14:27 itibariyle ayneyn tarafından düzenlenmiştir...
Nasıl İstismar değil. Siz vakiti takip etmiyorsunuz heralde. Hergün Hüseyin ÜZMEZ'in yaptığı iddia edilen şeyin meşru olduğuna dair fetvalar alınıyor. Yok 80 yaşındaki bir adama Ermiş ise Allah Tarafından cinsel Güç verilirmiş. Onlarda bu güçle 14 yaşındaki bir kızla bir gecede 60 defa ilişkiye girermiş. vs. gibi
yada Tacix doğru olsa Bile Hüseyin ÜZMEZ mümindir. ona destek olmamız lazım. Bin bir türlü şeyler.
Tekrar ediyorum Din İstismarı ile her türllü ahlaksızlığa Kılıf bulunur. Allah Kitap diyerek her türlü pisliği iğrençliği yapmak meşrulaştırılır.
kURTULUŞ SAVAŞINDA şeyhüsselemın'kUVVAİ MİLLİYECİLERİ KAFİR İLAN EDİP DÜŞMANA KARŞI DİRENMENİN dinden çıkmak olduğuna dair fetva vermesi. Din istismarının ne derece tehlikeli ve işbirlikçi bir zihniyet olduğunu gösterir.
İstismar, Türkçe'ye Arapça'dan geçen ve sözlük anlamı olarak iyi niyeti kötüye kullanma, sömürme anlamına gelen bir sözcüktür.
Vakit Gazetesi hangi ayetten yola çıkıp halkı kandırıyor ?bu olayı caiz kılacak hangi ayet var ?olmayan bir ayetle nasıl halkı kandırır ...burada kandırma var (kananlar varsa)yinede istiamar değil ...
Nasıl bir mantıkla hareket ediyorsunuz bilmiyorum ama benim söylediğim her şey istismara girer. Hepsinde iyi niyeti kötüye kullannma amacı var. Kuranı kafasına göre tercüme edip burda böyle deniyor demek iyi niyetli insanları sömürmek değilmidir. Bir insanı kandırmadan nasıl sömüreceksin.. Önce kendine inandırıp ondan sonrada sömürmeye devam edeceksin..
Binlerce sahte hadis uydurararak peygamberimiz böyle demiş vs diyerek insanları yanlış yönlendirmek te bir istismardır.
istismar ederek halka hoş görünme ve Bunun üzerindenn siyaset yapma ise İSTİSMAR'ın dik alasıdır.
Çocuk yaşataki kızları toplayarak Onalra Türban üzerine slogan attırmak da İstismardır.
aşağıda Aziz nesinin 49 Yıl önce yazdığı bir köşe yazısı var . O zamanda istismar vardı. İstismarın en büyük amacı İRTİCA'dır.
Ne diyorsunuz?Aziz Nesin’in 49 yıl önce yazdığı bu yazısının bazı bölümlerini aktarıyorum:
***
“Genelkurmay Başkanlığı”nın “Erkân-ı Harbiye-i Umumiyye Reisliği” olduğu bir dönemde, bir milletvekili çıkar, ‘ekim, kasım, aralık, ocak’ aylarının adlarını yine eskisi gibi ‘teşrinievvel, teşrinisani, kanunuevvel, kanunusani’ diye çevirelim diye bir tasarı verir. Kimsede ses yok.
Nasıl ses yok? Var. Şu sesi duyarsınız:
- İrtica yoktur!
Erkeklerin ‘şeriat üzre’ dört kadınla evlenebilmelerinin yasallaşmasını isteyen bir milletvekili çıkar. Tıs yok. Nasıl yok? Var. Şu sesi duyarsınız:
- İrtica yoktur!
Anayasanın ‘Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’ olduğu bu dönemde bir milletvekili çıkar. Anayasaya ‘İslam devleti olduğumuzun yazılmasını’ önerir. Bu yolda yurdun dört bir bucağından toplananan binlerce imzanın boyu kilometreler tutar. Hiçbir yankı uyanmaz. Nasıl uyanmaz? Uyanır. Şu sesi duyarsınız:
- İrtica yoktur!
31 Mart kahramanı Volkan’cı Derviş Vahdeti‘nin kalem ortağı, Said-i Kurdi ıkar, milletvekillerine şöyle mektuplar gönderir:
- Türkiye’deki Nurcuların sayısı, polislerin sayısından çoktur. 600 bin Nurcu, Türkiye’de asayişin korunmasında emniyet kuvvetleri kadar önemlidir. Herkeste bir susukluk, yok, değil. Şu sesi duyarsınız:
- İrtica yoktur!
Bir parti kongresinde bir delege, cuma namazı kılınması için cuma ğleden sonraları ‘resmi tatil’ olmasını ister. Kimse aldırmaz. Aldırmaz olur mu? Aldırır. Şu sesi duyarsınız:
- İrtica yoktur!
***
Bizde yasa güvenliği altında din öğretimi var. İlkokulda, ortaokulda, imam hatip okullarında, ayrıca Kuran kurslarında din eğitimi yapılır. Ama yobaz, yasaya uygun bir eğitimle de yetinmez, ilkokuldan bile geçmemiş çocuklara Arap harfleriyle okuma-yazma ğretir. Okul olmayan köylerde bile bunlar vardır. Ama ses çıkmaz. Nasıl çıkmaz? Şu sesi duyarsınız:
- İrtica yoktur!
Türkiye’de tarikatlar, tekkeler vardı: Bektaşi, Kadiri, Rufai, Mevlevi, Nakşibendi. Bunlardan yalnız Mev-levilik yürümektedir. Bütün gelenekleriyle her yıl ayinleri, törenleri yapılır. Bir şey söylemeye kalksanız, karşınıza Mevlana’nın büyüklüğüyle çıkarlar. Oysa Mevlana’nın büyük eseri, bu gericiliğin örtüsüdür. Yirminci yüzyılda Mevlana gibi büyük bir kişi böyle anılmaz. Kürsüler kurulur, kitaplar yayımlanır. Birtakımları da bu ayinlere “turistik gösteri” der, geçer. Mevlana büyükse, Hacı Bektaş-ı Veli de büyük ulu. Neden Bektaşi ayinleri yapılmaz? Bir şey denilmez. Denilmez olur mu hiç?.. Denilir:
- İrtica yoktur!
***
Eyüp Sultan’daki ‘resmi iftar sofralarını’ bir yana bırakınız. ‘Vatan kurtaran aslan’ futbolcularımız, maç kazanmak için Eyüp Sultan türbesine gider, türbeye avuç açarlar... Buna da bir şey denilmez. Denilen yalnız şudur:
- İrtica yoktur!
Bir parti kongresinde zavallı bir genç “Hilafetin geri gelmesini istiyoruz” der. O der, siz diyemezsiniz. Duyulan yalnız şu:
- İrtica yoktur!
Eski değil, daha dün, evet daha dün Bursa’da ayin yapan 17 Nurcu “Nur risaleleriyle” yakalanırlar. Ama yine de:
- İrtica yoktur!
İstanbul’un en güzel, en değerli dini yapılarından Beyazıt Camii, İstanbul Üniversitesi’yle karşı karşıyadır. Namaz kılacak üniversiteli o güzel, o büyük camiye gitse olmaz mı? Olmaaz! Üç yüz metre yürüse vakit kaybedermiş. Onun için ille üniversitenin içinde bir bodruma mescit yapılacak. Siz susarsınız, biri konuşur:
- İrtica yoktur!
***
‘İrtica yoktur’ diyenler, lütfen şunu söyleyiniz:
- 1922‘den 1950’ye kadar yapılanların hepsi mi yanlıştı, hepsi mi kötüydü ki, bugün, o zaman yapılanların büsbütün tersi yapılmaktadır? Açıkça söyleyin, kimden korkuyorsunuz? İşte Atatürk de öldü, öleli yirmi bir yıl oldu. Çekinecek bir şey yok, söyleyin. Ama ‘irtica yok’ diyenlere hiç şaşmamalı. Çünkü, ‘İrtica yok!’ diyenler, ‘Hürriyet var!’ diyorlar.
Anlaşılıyor: ‘Var’la ‘yok’ sözcükleri anlam değiştirdiler.
***
49 yıl önce Aziz Nesin işte bunları yazdı...
Durmaksızın “sol”a vuranlar, demokrasiyi, özgürlükleri sözde savunanlar ne diyecek acaba bu yazı için!..
Din eksenli siyasetin altyapısı öyle birkaç yılda hazırlanmadı... 12 Mart‘lar, 12 Eylül’ler boşuna yapılmadı...
49 yıl önce ve 49 yıl sonra!..
Ben şöle düşünüyorum, bu tür cümleleri kuranlara dikkat ettimde genelde islam konusunda az bilgiye sahip olan insanlar. Yani islamın ne olduğumundan bihaber olan, bilmedikleri gibi, kulaktan dolma bilgilerle millete bir şeyler anlatmaya çalışan, aslında hiç bir şeyden haberi olmayan insanların yaptığı bişey...
diye düşünüyorum....
:hz Neyzen Derya :hz
Gözlerim hayalini ararken kuytusunda her karanlığın... Yüreğim yüreğini dokunur gibi olur... Sızılarımı çoğaltan yalnızlık sebebi olur içimdeki ahımın... Umutlarım umutsuzluk çölünde usulca kurur...
Yorgun yüreğimin iniltisi duyulurken gecede... İçimdeki hüzün akmaz, takılır kirpiklerime... Kuraklığı çöker sevdamın, çöküverir yüreğimin üstüne... Dokunur susuzluk, dokunur ömrüm, feri solan gözlerime...
Fikirlerinize saygı duyuyorum. Doğru ben çok gördüm ben bilirim diye kabadayılık yapanları. Hayatlarına batığımda da koca bir hiç gördüm. Sadece bilmek yetmez tabi. Sadece bilip hayatına geçirememişler tabi istismarın kralını yapıyorlar. Fakat bilen biri böyle bir istismara maruz kalmaz.....
:hz Neyzen Derya :hz
Gözlerim hayalini ararken kuytusunda her karanlığın... Yüreğim yüreğini dokunur gibi olur... Sızılarımı çoğaltan yalnızlık sebebi olur içimdeki ahımın... Umutlarım umutsuzluk çölünde usulca kurur...
Yorgun yüreğimin iniltisi duyulurken gecede... İçimdeki hüzün akmaz, takılır kirpiklerime... Kuraklığı çöker sevdamın, çöküverir yüreğimin üstüne... Dokunur susuzluk, dokunur ömrüm, feri solan gözlerime...
Din istismarı var. Kartel medyanın anlattıkları değil bence...
İçindeki cevherden haberdar olmayan insanlara dışını cilayıp parlatarak yutturulan değerler, istismara giriyor.
Dini bir görüntü içerisinde, dinle alakası olmayan olaylar...
Bunlar sıradanlaştı artık. Herkesin dilinde...
Bir de şöyle bir mevzu var ki bence en sakatı... İnsanlar "kontrol altında tutuluyor." Soner Yalçın(kendisini sevmen, ajan olarak görüyorum) bir kitabında "tarikat şeyhi olarak bildiklerimiz"in aslında gizli yahudi olduğunu açıklıyordu.
Kuran-ı Kerim, ilim ve kalp derken bazıları sadece kalp üzerinde durarak Müslümanlar'ın patinaj çekmesine sebep oluyor. Bazıları ilim boyutunu abartıp kalbi unutuyor.
İşte bence en tehlikelisi de bu. Ululelb olabilmek Kuran'ın anlattığı bir mevzudur. Bu ikisi birbirinden ayrılmamalıdır. Ama günümüzün "Müslüman kontroller(kontrolCÜ"leri Müslümanlar'ın zihnini "İslami mevzuları kullanarak" bulandırıyor. Doğruyu eksik uygulatabiliyor.
Hayırlısı olsun...
Nasılsa alışacaksın sende zamanla
Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
ama alışacaksın...
Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...