Eleştirel düşünceyi ne teşvik ne de takdir eden bir toplumuz. Başkalarını ancak ve ancak bize benzedikleri takdirde seviyoruz. Bu memleketin sicili düşünce özgürlüğünü engelleme konusunda hayli kabarık. Eleştirel düşünceye bu karşı duruşun kökünde yatan nedeni bulmak önemli sanırım.
Eleştirel düşünce sınırlandırılabilir mi? sınırlandırmaya kalkarsanız sınır nerde başlayıp nerde duracak? sürekli bir korku ve endişe pompamalayarak nereye kadar insanları düşünmekten yıldarabiliriz?
Kozmopolit çoğulculuk desteklenmeli midir? edebiyatımız, kavram tanımlamamız, kimlik yapılanmamız düşünce oluşumumuz çoğulcu, çok sesli ve çok başlı olamaz mı?
Olursa ne olur?
Bilsem sormazdım zaten..


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



