Menderes, İnönü den daha fazla Atatürkçüydü
Türkiye , çok partili hayata 14 Mayıs 1950`de geçti. Yakın tarih uzmanı 93 yaşındaki Bozdağ , bu sancılı süreci anlatırken ilginç ifadeler kullandı: "Celal Bayar ve Adnan Menderes , İsmet İnönü `den daha fazla Atatürkçüydü . Atatürk , Bayar `a itimat ederdi. Çünkü İnönü başka hesaplara girişmişti."
Türkiye , çok partili hayata 14 Mayıs 1950`de geçti. Ünlü tarihçi İsmet Bozdağ , bu süreçle ilgili ilginç açıklamalar yaptı: "Bayar ve Menderes , İsmet İnönü `den daha Atatürkçüydü . Atatürk , Bayar `a itimat ederdi. Çünkü İnönü , başka hesaplara girişmişti."
Türkiye `nin çok partili siyasi hayata geçişi sancılı oldu. Tek parti zihniyeti, toplumu esir almıştı. CHP `nin görüşleri dışında bir fikir akımından söz etmek imkânsızdı. Ancak uluslararası konjonktür İsmet İnönü `yü halkın katılımını öngören demokratik sisteme zorluyordu. Celal Bayar , Fuat Köprülü ve Adnan Menderes , İnönü `nün izniyle Demokrat Parti `yi kurdu. İlk demokrasi sınavı 1946`da gerçekleşti. Sonuç hüsrandı. `Açık oy, gizli sayım`ın yapıldığı seçime hile karışmıştı. 14 Mayıs 1950`deki seçimlerde ise halk tüm korkutmalara rağmen görüşünü sandığa yansıttı. DP , yüzde 53 oy oranıyla iktidar oldu. 27 Mayıs darbesine kadar da tüm seçimleri kazandı. 93 yaşındaki yakın tarih uzmanı İsmet Bozdağ , o günlerin canlı şahidi. Bozdağ , Zaman`a bu süreci anlatırken önemli açıklamalarda bulundu. Bozdağ `a göre Celal Bayar ve Adnan Menderes , İsmet İnönü `den daha fazla Atatürkçü , daha fazla özgürlükçüydü. Atatürk `ün Bayar `a İnönü `den daha çok itimat ettiğini anlatan Bozdağ , şöyle devam etti: "Atatürk , 1930`lardan itibaren İnönü `ye olan güvenini yitirdi. Çünkü İnönü başka hesaplara girişmişti. DP ileri gelenlerine `şeriatçı` gibi yakıştırmalar yapılması, Halk Partisi `nin oyunlarıdır. Bu oyunlar Meclis `te başladı. Halk Partisi huzur bozucu hareketler yaptırıyordu. Bunun üzerine Meclis `te bir Tahkikat Komisyonu kuruldu. CHP `liler bu komisyonu demokrasi ve laikliğe aykırı bir yapıymış gibi sundu. Üniversite gençliğini de bu yönde kullandılar." Bozdağ , iktidarı DP `nin devraldığı 14 Mayıs 1950`de ülkede demokrasi ve özgürlük havası estiğini vurguluyor. Bozdağ ; "O zamana kadar CHP `li olmak üstünlük ve ayrıcalık sebebiydi. Diğerlerine hor ve yukarıdan bakarlardı. DP `ye girdi diye bir kişiyi polis veya jandarma alıp döverdi. 14 Mayıs `a kadar Halk Partililer DP `lilere hor bakar, selam vermezdi. Ancak DP hükümeti, CHP `lilere, hırçınlıklarına rağmen hoşgörüyle baktı." şeklinde konuşuyor.
Bozdağ , 27 Mayıs darbesini yapanların arkasında Amerika `nın olduğu düşüncesinde. Bu teziyle ilgili farklı gözlemleri var; ancak o şu anekdotu önemsiyor: "Darbeden üç gün evvel Vatan gazetesi, İstanbul `daki konsolosları gezip, `Ortamı nasıl görüyorsunuz, darbe olabilir mi?` diye sordu. Hepsi, `Ortam çok gergin, askerî darbe tehlikesi var.` diyerek tarafları sükunete davet ederken, sadece Amerika konsolosu, `Hiçbir gerginlik yok, darbe tehlikesi de yok, her şeyi sükunet içinde görüyorum.` dedi. Belli ki o biliyordu ne olacağını. Zaten darbeden sonra Amerika o sefir aracılığıyla ve diğer vasıtalarla cuntaya para yardımı yaptı." Bozdağ , darbe sürecinde İnönü `nün askerlerle temas kurduğu iddialarını ise doğrulamıyor. İnönü `nün askere gitmenin tehlikelerini iyi bildiğini savunuyor.
Kaynak : tumgazeteler
Benim aylardır savunduğum ''İnönistlerin'' beni yerden yere vurduğu konuyu yaşayan canlı tarih anlatmış.
Buyrun bilgilerinize sunulur.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla





