• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
34 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    analizci adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-01-2008
    Mesajlar
    2,220
    Karizma Gücü
    0

    Menderes, İnönü den daha fazla Atatürkçüydü

    Menderes, İnönü den daha fazla Atatürkçüydü

    Türkiye , çok partili hayata 14 Mayıs 1950`de geçti. Yakın tarih uzmanı 93 yaşındaki Bozdağ , bu sancılı süreci anlatırken ilginç ifadeler kullandı: "Celal Bayar ve Adnan Menderes , İsmet İnönü `den daha fazla Atatürkçüydü . Atatürk , Bayar `a itimat ederdi. Çünkü İnönü başka hesaplara girişmişti."

    Türkiye , çok partili hayata 14 Mayıs 1950`de geçti. Ünlü tarihçi İsmet Bozdağ , bu süreçle ilgili ilginç açıklamalar yaptı: "Bayar ve Menderes , İsmet İnönü `den daha Atatürkçüydü . Atatürk , Bayar `a itimat ederdi. Çünkü İnönü , başka hesaplara girişmişti."

    Türkiye `nin çok partili siyasi hayata geçişi sancılı oldu. Tek parti zihniyeti, toplumu esir almıştı. CHP `nin görüşleri dışında bir fikir akımından söz etmek imkânsızdı. Ancak uluslararası konjonktür İsmet İnönü `yü halkın katılımını öngören demokratik sisteme zorluyordu. Celal Bayar , Fuat Köprülü ve Adnan Menderes , İnönü `nün izniyle Demokrat Parti `yi kurdu. İlk demokrasi sınavı 1946`da gerçekleşti. Sonuç hüsrandı. `Açık oy, gizli sayım`ın yapıldığı seçime hile karışmıştı. 14 Mayıs 1950`deki seçimlerde ise halk tüm korkutmalara rağmen görüşünü sandığa yansıttı. DP , yüzde 53 oy oranıyla iktidar oldu. 27 Mayıs darbesine kadar da tüm seçimleri kazandı. 93 yaşındaki yakın tarih uzmanı İsmet Bozdağ , o günlerin canlı şahidi. Bozdağ , Zaman`a bu süreci anlatırken önemli açıklamalarda bulundu. Bozdağ `a göre Celal Bayar ve Adnan Menderes , İsmet İnönü `den daha fazla Atatürkçü , daha fazla özgürlükçüydü. Atatürk `ün Bayar `a İnönü `den daha çok itimat ettiğini anlatan Bozdağ , şöyle devam etti: "Atatürk , 1930`lardan itibaren İnönü `ye olan güvenini yitirdi. Çünkü İnönü başka hesaplara girişmişti. DP ileri gelenlerine `şeriatçı` gibi yakıştırmalar yapılması, Halk Partisi `nin oyunlarıdır. Bu oyunlar Meclis `te başladı. Halk Partisi huzur bozucu hareketler yaptırıyordu. Bunun üzerine Meclis `te bir Tahkikat Komisyonu kuruldu. CHP `liler bu komisyonu demokrasi ve laikliğe aykırı bir yapıymış gibi sundu. Üniversite gençliğini de bu yönde kullandılar." Bozdağ , iktidarı DP `nin devraldığı 14 Mayıs 1950`de ülkede demokrasi ve özgürlük havası estiğini vurguluyor. Bozdağ ; "O zamana kadar CHP `li olmak üstünlük ve ayrıcalık sebebiydi. Diğerlerine hor ve yukarıdan bakarlardı. DP `ye girdi diye bir kişiyi polis veya jandarma alıp döverdi. 14 Mayıs `a kadar Halk Partililer DP `lilere hor bakar, selam vermezdi. Ancak DP hükümeti, CHP `lilere, hırçınlıklarına rağmen hoşgörüyle baktı." şeklinde konuşuyor.

    Bozdağ , 27 Mayıs darbesini yapanların arkasında Amerika `nın olduğu düşüncesinde. Bu teziyle ilgili farklı gözlemleri var; ancak o şu anekdotu önemsiyor: "Darbeden üç gün evvel Vatan gazetesi, İstanbul `daki konsolosları gezip, `Ortamı nasıl görüyorsunuz, darbe olabilir mi?` diye sordu. Hepsi, `Ortam çok gergin, askerî darbe tehlikesi var.` diyerek tarafları sükunete davet ederken, sadece Amerika konsolosu, `Hiçbir gerginlik yok, darbe tehlikesi de yok, her şeyi sükunet içinde görüyorum.` dedi. Belli ki o biliyordu ne olacağını. Zaten darbeden sonra Amerika o sefir aracılığıyla ve diğer vasıtalarla cuntaya para yardımı yaptı." Bozdağ , darbe sürecinde İnönü `nün askerlerle temas kurduğu iddialarını ise doğrulamıyor. İnönü `nün askere gitmenin tehlikelerini iyi bildiğini savunuyor.

    Kaynak : tumgazeteler

    Benim aylardır savunduğum ''İnönistlerin'' beni yerden yere vurduğu konuyu yaşayan canlı tarih anlatmış.
    Buyrun bilgilerinize sunulur.
    Ben varoşlardan geldim,Ana baba parasıyla değil,dişimle tırnağımla kazandım hayatımı.
    Babam bidon kafalı,göbeğini kaşıyan adamdı,anam bir tekel işçisi,ben de bir mühendis oldum.
    Bidon kafalı göbeğini kaşıyan adamda başımın tacıdır,Doktor,Mühendiste,İşçide memurda.

    Ben kimmiyim...Ben Cumhurbaşkanımdan sonra en rütbeli olan Cumhurum.
    Atanmışlar benim hizmetkarımdır,seçilmişlerde vekilim.

    AK Partinin kapatılmak istenmesinin sebepleri:
    1)Teskereyi geçirmedi,2)İran ve Suriyenin işgal edilmesine izin vermedi,3)Ülkemizi ABD ve İsrailin rakibi AB ye üye yapmaya kalktı,4)ABD ambargosuna rağmen İranla gaz ve Petrol anlaşmaları yaptı.5)Devletimizin içine çöreklenmiş ABD ve İsrail güdümlü çeteleri çökertmeye başladı.



  2. #2
    3UygaR5 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-08-2005
    Mesajlar
    7,167
    Karizma Gücü
    8
    Vatanını Satmak Atatürkçülük mü Oluyor???

    Hırçın Denizde Bir Dalgayım Sadece

  3. #3
    analizci adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-01-2008
    Mesajlar
    2,220
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı NegrO HombrE tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Vatanını Satmak Atatürkçülük mü Oluyor???
    Yapma be toprağım,bunun olmadığını sende biliyorsun.
    İşimize gelmedi mi defolun gidin deriz.
    Arsayı evi tıra yükleyip götürecek halleri yok ya.
    Hem onlar artık bizim ortağımız.Bizde Avrupada canımızın istediği yeri satın alabiliyoruz.

    Konuyla ilgili yorumunu bekliyorum.Konuyu çarpıtma lütfen.
    Ben varoşlardan geldim,Ana baba parasıyla değil,dişimle tırnağımla kazandım hayatımı.
    Babam bidon kafalı,göbeğini kaşıyan adamdı,anam bir tekel işçisi,ben de bir mühendis oldum.
    Bidon kafalı göbeğini kaşıyan adamda başımın tacıdır,Doktor,Mühendiste,İşçide memurda.

    Ben kimmiyim...Ben Cumhurbaşkanımdan sonra en rütbeli olan Cumhurum.
    Atanmışlar benim hizmetkarımdır,seçilmişlerde vekilim.

    AK Partinin kapatılmak istenmesinin sebepleri:
    1)Teskereyi geçirmedi,2)İran ve Suriyenin işgal edilmesine izin vermedi,3)Ülkemizi ABD ve İsrailin rakibi AB ye üye yapmaya kalktı,4)ABD ambargosuna rağmen İranla gaz ve Petrol anlaşmaları yaptı.5)Devletimizin içine çöreklenmiş ABD ve İsrail güdümlü çeteleri çökertmeye başladı.



  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-05-2008
    Mesajlar
    14
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı analizci tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Menderes, İnönü den daha fazla Atatürkçüydü

    Türkiye , çok partili hayata 14 Mayıs 1950`de geçti. Yakın tarih uzmanı 93 yaşındaki Bozdağ , bu sancılı süreci anlatırken ilginç ifadeler kullandı: "Celal Bayar ve Adnan Menderes , İsmet İnönü `den daha fazla Atatürkçüydü . Atatürk , Bayar `a itimat ederdi. Çünkü İnönü başka hesaplara girişmişti."

    Türkiye , çok partili hayata 14 Mayıs 1950`de geçti. Ünlü tarihçi İsmet Bozdağ , bu süreçle ilgili ilginç açıklamalar yaptı: "Bayar ve Menderes , İsmet İnönü `den daha Atatürkçüydü . Atatürk , Bayar `a itimat ederdi. Çünkü İnönü , başka hesaplara girişmişti."

    Türkiye `nin çok partili siyasi hayata geçişi sancılı oldu. Tek parti zihniyeti, toplumu esir almıştı. CHP `nin görüşleri dışında bir fikir akımından söz etmek imkânsızdı. Ancak uluslararası konjonktür İsmet İnönü `yü halkın katılımını öngören demokratik sisteme zorluyordu. Celal Bayar , Fuat Köprülü ve Adnan Menderes , İnönü `nün izniyle Demokrat Parti `yi kurdu. İlk demokrasi sınavı 1946`da gerçekleşti. Sonuç hüsrandı. `Açık oy, gizli sayım`ın yapıldığı seçime hile karışmıştı. 14 Mayıs 1950`deki seçimlerde ise halk tüm korkutmalara rağmen görüşünü sandığa yansıttı. DP , yüzde 53 oy oranıyla iktidar oldu. 27 Mayıs darbesine kadar da tüm seçimleri kazandı. 93 yaşındaki yakın tarih uzmanı İsmet Bozdağ , o günlerin canlı şahidi. Bozdağ , Zaman`a bu süreci anlatırken önemli açıklamalarda bulundu. Bozdağ `a göre Celal Bayar ve Adnan Menderes , İsmet İnönü `den daha fazla Atatürkçü , daha fazla özgürlükçüydü. Atatürk `ün Bayar `a İnönü `den daha çok itimat ettiğini anlatan Bozdağ , şöyle devam etti: "Atatürk , 1930`lardan itibaren İnönü `ye olan güvenini yitirdi. Çünkü İnönü başka hesaplara girişmişti. DP ileri gelenlerine `şeriatçı` gibi yakıştırmalar yapılması, Halk Partisi `nin oyunlarıdır. Bu oyunlar Meclis `te başladı. Halk Partisi huzur bozucu hareketler yaptırıyordu. Bunun üzerine Meclis `te bir Tahkikat Komisyonu kuruldu. CHP `liler bu komisyonu demokrasi ve laikliğe aykırı bir yapıymış gibi sundu. Üniversite gençliğini de bu yönde kullandılar." Bozdağ , iktidarı DP `nin devraldığı 14 Mayıs 1950`de ülkede demokrasi ve özgürlük havası estiğini vurguluyor. Bozdağ ; "O zamana kadar CHP `li olmak üstünlük ve ayrıcalık sebebiydi. Diğerlerine hor ve yukarıdan bakarlardı. DP `ye girdi diye bir kişiyi polis veya jandarma alıp döverdi. 14 Mayıs `a kadar Halk Partililer DP `lilere hor bakar, selam vermezdi. Ancak DP hükümeti, CHP `lilere, hırçınlıklarına rağmen hoşgörüyle baktı." şeklinde konuşuyor.

    Bozdağ , 27 Mayıs darbesini yapanların arkasında Amerika `nın olduğu düşüncesinde. Bu teziyle ilgili farklı gözlemleri var; ancak o şu anekdotu önemsiyor: "Darbeden üç gün evvel Vatan gazetesi, İstanbul `daki konsolosları gezip, `Ortamı nasıl görüyorsunuz, darbe olabilir mi?` diye sordu. Hepsi, `Ortam çok gergin, askerî darbe tehlikesi var.` diyerek tarafları sükunete davet ederken, sadece Amerika konsolosu, `Hiçbir gerginlik yok, darbe tehlikesi de yok, her şeyi sükunet içinde görüyorum.` dedi. Belli ki o biliyordu ne olacağını. Zaten darbeden sonra Amerika o sefir aracılığıyla ve diğer vasıtalarla cuntaya para yardımı yaptı." Bozdağ , darbe sürecinde İnönü `nün askerlerle temas kurduğu iddialarını ise doğrulamıyor. İnönü `nün askere gitmenin tehlikelerini iyi bildiğini savunuyor.

    Kaynak : tumgazeteler

    Benim aylardır savunduğum ''İnönistlerin'' beni yerden yere vurduğu konuyu yaşayan canlı tarih anlatmış.
    Buyrun bilgilerinize sunulur.
    Kaynak '''tüm gazeteler'' demişsin.

    Ama kaynak altda görüldüğü gibi ''zaman''

    Neden böyle cinlikler yapıyorsunuz?

    Yoksa zamana inanmayız diye mi?

  5. #5
    Atilla adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2004
    Mesajlar
    1,051
    Karizma Gücü
    0
    Millet sokaklarda ac, issizlik tirmaniyor, fakirlige cozum yok, esnaf agliyor, ciftciler meydanlarda, ulkede kuraklik var, polis devleti mi oluyoruz endiseleri var, avrupa birligi iliskilerinde sorunlar var, dis iliskilerde pasif miyiz tartismasi var, emeklilerin durumu vahim, vatandas gecinemiyor !

    gundem bunlardir !

    zaman gazetesi birazda bunlarla ugrassin...


    sacma sapan konularla kaos yaratmayalim...Mendres daha fazla Ataturcuymus !

    zaman gazetesi rahmetli menderesi sever tabii...rahmetli konusmasinda "siz isterseniz seriat da gelir" demisti acaba ondan mi ?

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-05-2008
    Mesajlar
    164
    Karizma Gücü
    0
    niye gocundunuz ki...

  7. #7
    ultrAslan37 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-04-2008
    Mesajlar
    2,714
    Karizma Gücü
    5
    Güzel ve doğru bir haber...
    G A L A T A S A R A Y


    K A S I M P A Ş A





    İmparator Fatih Terim ... !!!

  8. #8
    mussa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2008
    Mesajlar
    108
    Karizma Gücü
    0
    Köy Enstitülerini kapatarak tüm aydınlanma hareketine balta vuran amerikancı menderes atatürkçü ise o halde ariel şaronda müslümandır.
    Dünün Dindar Abdullah Gül'ü
    “Türkiye’nin AB’ye giremeyeceği kesindir... Çünkü Avrupa Birliği bir Hıristiyan Birliği’dir. Sizi o zenginler köşkünün bahçesindeki bir kulübeye böyle koyarlar işte...”

    Bugünün Haç Nişanlı Abdullah Gül'ü
    “Bugün sizlere Türkiye’nin modern Avrupa kurumları ve değerleriyle olan ilişkilerinin ne kadar tarihsel ve köklü olduğu gibi, bildiğiniz hususları tekrarlamayacağım. Bunlar hepinizin çok iyi bildiği ve zaman zaman çok geniş şekilde konuştuğumuz konular. Bu tarihsel temel artık yepyeni bir olguya dönüşmüştür, yepyeni bir statüye kavuşmuştu....."

  9. #9
    YoldanGeçenAdam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2004
    Mesajlar
    21,476
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    Menderes Atatürkçümüydü ?

    hadi ordan.

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    03-04-2008
    Mesajlar
    2,946
    Karizma Gücü
    0
    Menderesin Atatürkçü olmadığı aşikar.. ancak İnönü'nünde sandığımız gibi fanatik Atatürkçü olduğu söylenemez...!

    Bir sözünde İnönü diyor ki; "Türk milleti Atatürk’ü tek adam yaptı, ben de onun sinirli, asabi hallerini teskin etmişimdir. Benim hizmetim görünmedi, gölgede kaldı."

    kısacası; rahmetli İsmet Paşanın Atatürke karşı belli ki bir kırıklığı ve kompleksi vardı... hatta 1938 de Cumhurbaşkanı seçildiğinde Atatürk’ün fotolarını resmi dairelerden, paradan, puldan kaldırtıp, kendi resimlerini koydurduğu... böyle yaparak Kamuoyu baskısına maruz kaldığı ve Atatürk resimlerinin makamın karşısında İnönü ise baş üstüne konduğu.... bu yüzden o dönemlerde halk arasında ‘Atatürk karşımızda, İnönü başımızda’ diye lafların ortaya çıktığı bilinmektedir.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •