![]()
Payıma düşen yalnızlığı buyur ettim bu gece evime
Gizli saklı kalmış ne kadar kelime varsa
Açığa çıkardım bedenimden
Ben söyledim aynadaki aksim dinledi
Sessizlik en güzel senfoni oldu kulağımda
O güzelliği bozan yine ben oldum, acımasızca
Bir ben gizlemiştim kendime benden içeri
O da yetmedi bana, az geldi çığlıklarıma
Hangi vakit rest çekmeye kalksam
Benden güçlüler çıktı muhakkak karşıma
Ağlamak ikinci yarımın bütün gün yaptığı
Gülmekse kalan diğer yarımın günlere yaydığı
![]()
Sıkı sıkıya bağlandığım yaşam benden kolay vazgeçiyor sanki
Ben onu dost belledikçe o beni savuruyor, bilinmeyene
Ne kadar yapışıp yalvarıp yakarsam da sağır gibi, manasız bakıyor
Gözleri beni görmeye yetmiyor,
Duyguları benim yaşadıklarımı küçümsüyor
Ağır gelse de yalnızlığımı vermiyorum
En iyi arkadaşımı emanet edemiyorum kimselere…
Düşünme o kadar da, en azılı tepelere çıkmak zor değil
Zor olan azılı tepede sana gülen güneşi yakalamak
Bir dost eli de arama, gün gelecek sen de göreceksin yalnızlığını
Bileceksin uzanan ellerin kağıttan duvar olduğunu
Tepeye ulaşmana bir adım kala daha çok anlayacaksın
Sana sen lazım olduğunu…
![]()
Susmayı çare, haykırmayı haksızlık bilmiş insanlar
Kuralı bozmaya çalıştıkça senden gider, eksilirsin…
Sen tam olmaya çalıştıkça eksildiğini görmek çökertir seni
Yüzündeki gül bahçesini bakımsız ormanlar yapar, zorluklar
Sen kurumuş yaprakları kenara ittikçe, yenileri gelir daha gür
Güçlüyken güçsüz yapar hayat
Muhtaç olursun beğenmediğin diğer tarafına…
İstemiyorum hayatımda yalanlı dolanlı sebepler
Boydan boya riyakarlıkla yıkanan bedenler
Çıkar havuzunda boğulmaya yüz tutmuş yürekler
Kurtarıcı bekleyen el çırpan temiz yüzler
Her yan sevgisizlikle dolmuş
Bakışlar anlamsız sızıntılarla yoğrulmuş
Emeklerin adı boşa kürek çekmek olmuş
Güzel olan ne varsa dört bir yana savrulmuş
İstemiyorum hayatımda insanlardan biz iz yumağı
Karanlık gecelerde arıyorum artık aydınlığı
Kimsenin olmadığı yerde var biliyorum o saflığı
Kaçışlarımda buluyorum aradığım yalınlığı
Yönler karışmış, saatler derbeder
Kime sorsan her şeyden bihaber
Sevdiğine tembih etsen sana eder bir gün haber
Bu dünya ıslansa her dem yine de olmaz muteber
toplayamıyorum
Bir ilahi güç bekliyorum
Sular altındayım adeta boğuluyorum
Yalnızlık göllerinde çırpındıkça batıyorum
Ben çığlık attıkça sesim duyulmaz oluyor
Her adımımda birilerini arkamda bırakıyorum
Yollar sessizleşirken, kendimle kalıyorum
Sonu dört duvar yollardayım
Yalın ayak taşlar batıyor ayağıma
Gariptir canımı yakmıyor, geride bıraktıklarım kadar
Her ne yöne gitsem kafamı çarpıyorum duvarlara
Bilinçsiz halim, terkedilmiş benliğimle
Bomboş bir oda, tam ortasında ben
Hiçbir yöne dönük değilim
Kapısı yok odanın, penceresiz olduğu gibi
Yere eğiyorum kafamı beton, yukarı kaldırıyorum aynı
Koşmanın mümkünü yok, iki adımlık yerde
Duvarları yıkabileceğim hiçbir şey yok
Tekmelerim manasız, çığlıklarım yankılı
Bir bitiş misali, çömeliyorum, kabulleniş var
Nasıl girdiğimi bilmediğim bu yerde
Bir hayat var, kimseye gösteremediğim
Susmak da bir burada konuşmak da…
Her daim eşit koşullar.
Ama bir kişiye dahi yer yok…
Burada sessizliğin sesi, yalnızlığın kalabalığı var…
![]()
Seni seviyorum desem
Elini tuttuğumda kalbim çarpıyor desem
Nehirler kadar büyük aşkım var sana desem
İnanırmıydın hepsine
Uykusuz gecemde melek olmaktan hiçbir zaman vazgeçmedin
Meraklanma seni hep sevdim seveceğimde


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı Yaparak Cevapla